1.Kısım 13.Bölüm

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 24, 2015, 06:44 ÖÖ

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

1-13-Bölge hava savunma gemileri 1. Bölüm ve AEGIS

http://kokpit.aero/hakan-kilic-hava-savunma-gemi-13

Hava savunmaya gemi desteği

Kimi zaman gazetelerde "Amerikan gemisi Karadeniz'e çıktı" haberlerini görürüz. Bu gemiler ne yapıyor? Hakan Kılıç yazdı…

 Hava savunmaya gemi desteği
Yazı dizimizin bu günkü bölümünde şu ana kadar anlattığımız balistik füze savunma sistemlerinin önemli bir ayağı olan deniz konuşlu sistemleri yani "Bölge Hava Savunma Gemilerini" tanıtacağız. Kısaca "BHSG" diyeceğimiz bu gemiler, yüzlerce kilometre karelik bir alanda hava savunması görevini yerine getirmek üzere uzun menzilli sensör/radar ve silah sistemleri ile donatılmış genelde kruvazör, destroyer ve firkateyn sınıfında güdümlü füze gemilerdir. Konumuz gereği sadece hava savunma görevi icra edenleri kapsam dışı bırakarak çift rollü olup hem hava soluyan hedefleri hem de balistik füzeleri önleme kabiliyeti olanları inceleyeceğiz.

Günümüzün tehdit ortamında ülkelerin Hava Kuvvetleri ile yani havadaki uçakları ile üstesinden gelemeyeceği iki silah türü özellikle BHSG'ni ihtiyaç haline getirmiştir. Bunlardan biri çok alçaktan adeta denizi yalayarak uçan, çok ince ve küçük yapıları, yüksek hızları sebebi ile radarlarda çok zor görülen Cruise-Seyir füzeleri, diğeri ise Balistik Füzelerdir (BF).

DÜNYADA TREND BHSG'DEN YANA

BHSG'lerinin önemini ya da geleceğin dünyasındaki yerini sizlere anlatabilmek için özet istatistik bilgileri vermek istiyorum;

Dünya genelinde gemi inşa programlarında raporlama, tahmin ve çeşitli analizler ile veri bankası oluşturan AMI INTERNATIONAL firması tahminlerine göre dünya ülkeleri BHSG'leri inşası için 2034 yılına kadar 300 milyar USD harcanacak.



Ayni firmanın diğer tahminlerine göre bugün dünyada ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin, İspanya, Hollanda, İtalya, Almanya (sadece hava), Danimarka, Japonya, Güney Kore ve Avusturalya hava ve füze savunması amacıyla BHSG inşa programları yürütmekte ve firma verileri ve tahminlerine göre bunlara ayrılan bütçe tüm dünya gemi inşa projelerinin %20 sine eşittir. Tahmini olarak 2013-32 yılları arasında dünya genelinde inşası planlanan BHSG'si konseptindeki firkateyn ve detroyerlerin toplam sayısı 124 civarında olacaktır. Bu sayı tüm destroyer ve firkateyn üretimine oranlandığında dünya çapında üretilen bu iki sınıf da ki her üç gemiden birinin BHSG olacağı görülmekte daha doğrusu tahmin edilmektedir.

Bu oran ABD için 86 gemide 34, NATO ülkeleri için 100 gemide 13, Rusya için 53 gemide 40 rakamı ile ülkelerin verdiği önemin başka bir göstergesidir. Rusya'da ki oran yüksekliği 84+3 Zumwalt sınıfı 87 gemi ile ABD karşısında geri kalan Rusların yetişme azmini göstermesi açısından dikkat çekicidir.

BHSG Yani hava ve füze savunması için gerekli uzun menzilli radarlar ve füze sistemi ile donatılmış savaş gemilerinin ülkemiz donanmasında henüz olmamasının ya da gelecekte üretilecek olmasının önemi nedir?

Balistik Füze Savunma (BMD) ayağını zaten 11 bölümdür anlattığım için direk diğer görevine dikkat çekmek istiyorum. Hava soluyan hedefler özellikle çok alçak uçan seyir (anti-gemi füzeleri dahil) füzeleri ve uçaklar donanma için hatta kara hedefleri içinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili enerji ve hammadde ithalatı ile diğer ihracatının %90'ını deniz yolu yapan ülkemizin deniz yollarının güvenliği belki de savaş anında ülke dışında kalan kısımlarda ki hava ve kara ulaşımı güvenliğinden bile önemli hale gelecektir. Hasım bir ülkenin Doğu Akdeniz veya Ege veya dünyanın herhangi bir yerinde Türk gemilerine karşı uygulayacağı ambargo ya da tecrit yukarıdaki ihracat ve ithalatı durma noktasına getirecek ve bu durum deniz ticaret hacmi düşünüldüğünde hava ve kara yolu ile ikame edilemeyecektir.



Böylesine tırmanma veya sıcak savaş durumlarında sivil ve askeri gemilerin hava savunması örneğin Antalya ve İzmir gibi şehirler de konuşlu hava savunma füzeleri ile yapılması teorik olarak bile mümkün değildir. Aynı şekilde hava kuvvetleri uçaklarının havada kalış süreleri düşünüldüğünde geçici bölgesel koruma harici 24 saatlik bir koruma bugün ABD gibi çok sayıda uçak gemisine sahip olan birkaç ülke dışında kimsenin yapabildiği bir şey değildir. 7 Adet tanker uçağımızın olması da bu durumu fazla değiştirmemektedir. İşte bu yüzden dünyada hava savunma konsepti geliştirilmiş ve armadalar kendi hava savunmalarını yine bünyelerindeki gemilerle sağlama yoluna gitmişlerdir. CAP, İnterceptor veya CAS görevlerinde bile hava savunma gemisi olmadan bir kuşatma, tecrit veya ambargoyu delmek tek başına yeterli değildir.

Teoriyi reel bir örnekle anlatmak gerekirse geçen yıllarda Yunanistan ekonomik krize girmeden önce Doğu Akdeniz'de İsrail ile ortak petrol arama çalışmalarına girdiklerinde Yunan ve İsrail uçakları ile Akdeniz üzerinde karşılaşan F-16'larımız basında haber olmuştu. (Oysa yıllar öncesinde Türkiye'de ayni siyasi çizgide bir hükümet varken İsrail uçakları yıllarca Konya'da Anadolu Kartalı Tatbikatına katılıyordu. Türk uçakları ile Akdeniz üzerinde yapılan taciz veya dogfight belki de tarihte ilkti. Tam olarak Doğu Akdeniz üzerinde ne yaşandığını açık kaynaklardan öğrenemiyoruz sadece malumunuz birkaç yıl önce hava sahası ihlalleri ve gemilerimize karşı yapılan tacizler o zamanlar basına yansımıştı)

Bu senaryonun gelecek de daha ciddi bir boyut kazanması örneğin 5 yıl sonra Doğu Akdeniz de donanmamıza karşı yapılacak bir tecrit ya da yasak bölge uygulamasını sadece hava kuvvetlerimiz ile savunmamız bizim içinde daha bir sürü Avrupa ülkesi içinde çok zordur. En azında anti-gemi amaçlı seyir füzelerine karşı etkili bir hava savunma firkateyn gurubu yoksa Yunan exocet füzesi ya da İsrail Gabriel(Cebrail), Popeye füzeleri karşısında çaresiz kalmaları muhtemeldir.



Bu sebeple Türkiye için deniz konuşlu hava savunma sistemleri kara konuşlu olanlardan daha önemsiz ve gereksiz değildir. Hatta şunu iddia edebilirim ki FD-2000 füzesinden ihalede teklif edilen bataryada mevcut 288 adet füze alımı için 3,4 milyar USD ödeyeceğimize İspanyollar gibi 5 adet AEGIS SYS yüklü gemi alıp AEGIS entegrasyonu yapılmış olsaydı hem Malatya radarın sayesinde çevremizden çıkış yapan bir balistik füzeyi anında tespit ve teşhis edecek ve üç denizde olduğundan mutlaka birinin menzili içinde kalacak ve SM-3 füzesi ile imha edilecekti. (Bu tedariğin maliyeti daha yüksek olabilir ayrıca sadece BF savunması yani BMD sistemi olarak kasdediyorum. T-LORAMIDS ihalesinde bölgesel stratejik hedeflerin hava savunması amaçlandığından kara konuşlanması gerekiyor ve hava hedeflerinin esas öncelik tercih edildiğini artık sağır sultan da duydu. Ancak bu örneği vermekteki amacım basitçe şunu anlatmak ve aradaki teknoloji farkına dikkat çekmek. Özetle; ancak 600 km menzilli BF hedeflerini vurabilecek 288 adet FD-2000 füzesi, midcourse-ortayol önleme füzesi SM-3 barındıran üç denizde üç adet AEGIS gemisinin yapacağın işin yüzde birini bile söz konusu BF önlemek olduğunda yapamayacaktır.)

BHSG'NİN AVANTAJLARI

BHSG'lerinin dünyadaki diğer hava savunma sistemlerine göre çeşitli avantajlar içermektedir. Bunları maddeler halinde sıralamak istiyorum;

-Kara konuşlu sistemler gibi sabit olmadıklarından koruma sağlanacak bölgeye doğru intikal etme imkanlarının olması.

-Kara ve hava sistemlerinin menzilleri dışındaki açık denizlerde bölgesel hava savunma yapabilmeleri.

-Sürekli seyir halinde olduklarından kara konuşlu sistemler gibi yerleri belli olmadığından gizlenme ve elektronik aldatma tedbirlerini de kullanarak düşman füze ve uçaklarına karşı karadakiler kadar kolay hedef olmamaları.

-En önemli avantajlarından biride kara sistemleri ülkeleri sınırlarından itibaren korurken deniz sistemleri (Basra Körfezi ve Akdeniz' de dolaşan ABD AEGIS gemileri gibi) ülkeleri sınırlarının çok ötesinde balistik füzeler daha yarı yolu dahi kat etmeden ana vatanı koruyabilme özellikleri olması.

-Kara konuşlu hava savunma sistemleri sadece hava ve füze savunması yaparken deniz sistemleri büyük bir platform olduğundan denizaltı savunma, kıyı koruma gibi standart savaş savaş gemilerinin üstlendiği daha birçok görev tipini daha yerine getirmektedir.

Tüm bu avantajlar hava ve füze savunmasında BHSG'lerinin çok daha rantabl görülmesi sonucunu doğurmuş ve yukarıdaki istatistiklere sebebiyet vermiştir.



Yarın TF-2000 projesi ile Türkiye'den başlayarak tüm ülkelerdeki BHSG'lerini tanıtmaya devam edeceğiz.

Yine Bölge hava savunma gemileri ile ilgili olan AEGIS konulu son bölümlerin linkleri aşağıdadır.

12.BÖLÜM http://kokpit.aero/hakan-kilic-balistik-fuze-tehdit12

11.BÖLÜM http://kokpit.aero/deniz-balistik-bekci-2

10.BÖLÜM http://kokpit.aero/deniz-balistik-bekci

 
hakan.kilic@kokpit.aero

http://hakankilicaero.blogspot.com.tr/

Kaynak: www.kokpit.aero










Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter