1.Kısım 6.Bölüm

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 23, 2015, 07:16 ÖS

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

1-6-NATO füze kalkanı, ALTBMD, EPAA, Lizbon zirvesi
http://kokpit.aero/balistik-fuze-tehlikesi-6

NATO'nun yeni balistik füze savunma stratejisi

Yazarımız Hakan Kılıç, Balistik Füze tehlikesine işaret ettiği yazısının altıncı bölümünde Anti-Balistik Füzelerin teknik özellikleri, Dünya envanterini ve NATO Füze kalkanını tanıtıyor.

 NATO'nun yeni balistik füze savunma stratejisi
Balistik Füzeler yazı dizimize son iki bölümde Anti-Balistik Savunma Sistemleri (Balistik Füzelere karşı) ile devam etmiştik. Sekizinci bölümle Anti-Balistik Füzelerin teknik özellikleri ve Dünya envanterini anlatmaya başlamadan önce Lizbon Zirvesi ve NATO Füze kalkanını tanıtmak ve eleştirileri aktarmakta fayda var.

BİR ÖNCEKİ YAZI İÇİN TIKLAYIN

NATO'NUN "AKTİF KATMANLI MUHAREBE SAHASI BALİSTİK FÜZE SAVUNMASI (ALTBMD)"

Soğuk Savaş ortamında Sovyet taarruzu karşısında Rus sayısal üstünlüğü sebebi ile nükleer karşılık vermeden SSCB'yi yenemeyeceğini anlayan Reagan yönetimi,1983 yılında "Stratejik Savunma İnisiyatifi" medyatik adıyla "Yıldız Savaşları Projesini" başlatmak zorunda kaldı. Günümüzde BF'leri (Balistik Füze) tespit için yörüngede dönen çok sayıda uyduya benzer şekilde uydulara bir de lazer silahı monte ederek uzaydan füze vurmak şeklinde özetlenecek proje, SSCB'nin dağılıp Soğuk Savaşın sona ermesi, çok yüksek maliyeti ve o günü teknolojisinde imkânsız olması sebebi ile sonradan rafa kaldırıldı.

Ancak Körfez Savaşı ile batı dünyası tekrar BF tehdidi ile tanıştı. Bugün Rusya'dan başka Çin, İran, Kuzey Kore ve gibi ülkeler ABD ve müttefikleri için çok ciddi tehdit oluşturmaktadır.

Bu tehdidi bertaraf etmek için NATO'nun 2005 yılında başlattığı Aktif Katmanlı Muharebe Sahası Balistik Füze Savunması (ALTBMD-Active Layered Theatre Ballistic Misilse Defence System) programının amacı komuta kontrol sistemleri ve haberleşme alt yapısının modernizasyonu ulusal ve NATO savunma sistemleri arasında gerçek zamanlı haberleşme sistemi kurulması ve testiydi. Sistem sayesinde NATO'nun sorumluluk alanı içinde ve dışında uzun menzilli tespit, haberleşme ve füze savunma kabiliyeti tesis edilecekti.

İki katmandan oluşan sistemin birinci kademesi SRBM (kısa menzilli), ikinci kademe ise MRBM (orta menzilli) füzelere karşı önleme sağlayacak şekilde idi. İkinci aşamada hayata geçecek programın operasyonel kabiliyet seviyesi olarak tanımlanmış ilk aşamasında komuta kontrol ağının yenilenmesi, Patriot Pac-2 ve 3 ile ASTER-30 füze sistemleri ile karadaki ve AEGIS gemilerindeki radarların hava komuta kontrol sistemine entegre edilmesinin kapsamaktaydı.



2008' deki Bükreş Zirvesinde ise sadece askeri birlik ve stratejik hedefler değil tüm NATO ülkeleri sivil halkının füze şemsiyesi altına alınması kararlaştırılmıştır. Bu kararın verilmesinde ki etken ise ABD ana karasını korumak için ABD'nin Kara Konuşlu Yarı Yol Savunma Sisteminin (GMD) ileri unsurlarını baskı yaparak Avrupa' ya yerleştirmeye ikna etmiş olmasının sonucudur.

Bu sistemlerden kasıt geçen bölümlerde yayınladığım haritada gördüğünüz Romanya ve Polonya'ya SPY-1 AEGIS Ashore radarı, Türkiye'ye AN-TPY-2 radarı ve birçok ülkeye Pac-3 ve ileride THAAD ve GMI füzeleri ile SM-3lerin kara konuşlu tipi üretilince bu füzeleri çeşitli Avrupa ülkelerine yerleştirmek. Böylece Avrupa'yı hedef alan İran-Rus vb. füzelerini imha ederken ABD'yi hedef alan füzeleri de daha Avrupa üzerinde iken imha etmektir.



Romanya'da ki AEGIS Ashore SPY-1 Radarının kara konuşlu versiyonu.

NATO'ya BF tehdidine karşı gerçek zamanlı durum değerlendirilmesi kazandıracak olan ACCS projesi ile de NATO bünyesindeki tüm ülkelerdeki mevcut radar (sensör), hava komuta kontrol sistemi, gemi konuşlu radarları (AEGIS) tek bir entegre C2 sistemine bağlanmak sureti ile modernize edilecekti (ACCS:NATO Hava Komuta ve Kontrol Sistemi). Esas olarak bir yazılım paketi olan ALTBMD çeşitli NATO ülkelerinde ki birbirinden farklı çalışma karakteristiklerine sahip algılayıcı sensörlerin gelen verileri birleştirip entegre eden bir arayüz ile NATO'nun belirlediği C3 merkezlerine ileterek füzenin düşeceği bölgeye en yakın savunma birliklerine (ABM füze rampaları) rehberlik ve atış imkanı sağlamayı amaçlamıştı.

Tahmini maliyeti 800 Milyon EUR olan proje ile 300'ün üzerinde sensör yaklaşık 12 milyon satır kod yazılarak birbirine bağlanacak daha doğrusu tüm veriler C2 merkezinde toplanarak entegre çalışacaktı. LOC-1 olarak adlandırılan bu birinci aşama ile örneğin İran veya Rusya'dan fırlatılan bir füze (sadece BF'leri kasdediyorum) çıkışından hedefe varış anına kadar takip eden tüm sensörler birbirleri ile irtibatlı ve hedef takibi açısından süreklilik arz edecekti.

Daha anlaşılır ifade ile her birim kendi ekranında bir füze görüyorken yeni sistemle basit bir örnekle yan yana konmuş tv ekranları gibi hedef çeşitli C3 veya ACCS merkezinden başından sonuna takip edilebilecektir. Bunun olağan üstü bir stratejik avantaj sağlaması amaçlanmış idi. ALTBMD'nin Başlangıç Harekat Kabiliyeti 2012, Tam Harekat Kabiliyeti ise 2017 yılına kadar tamamlanması hedeflenmişti. (Geçen bölümde Balistik Füze Savunması yani BMD'nin dört aşamalı bir mücadele olduğunu anlatmış, istihbarat ve tespit safhalarından bahsetmiştim.) Bugün Avrupa'da Füze Savunmasından bahsedildiğinde ise Lizbon Zirvesi kararları ve EPAA söz edilmelidir.

2010 LİZBON ZİRVESİ VE AVRUPA İÇİN AŞAMALI UYARLANABİLİRLİK YAKLAŞIMI (EPAA)

2004 Yılı İstanbul Zirvesinde temelleri atılan Kasım-2010 Lizbon zirvesinde ise Obama Yönetimi ile gündeme gelen ABD'nin İran Füze Tehdidine karşı Avrupa'da uygulamak istediği EPAA projesi (Avrupa İçin Aşamalı Uyarlanabilirlik Yaklaşımı) tüm NATO ülkeleri tarafından kabul edilmiştir. EPAA bundan sonraki on yıllar boyunca NATO savunma stratejilerini temelden değiştirecek bir çığır açmıştır.

Yapılan açıklamaya göre proje dört aşamada gerçekleşecekti;

2011'e kadar karadaki birinci aşamada; THAAD, PAC-3 gibi ABM füzelerini desteklemek için SM-3 yüklü AEGIS gemilerinin Avrupa Denizlerinde dolaşması ve Türkiye ve Bulgaristan' a AN/TPY-2 erken uyarı radarlarının kurulması.(Bulgaristan'a henüz kurulmadı) Karadeniz'de bu gemilerden dolaşması böylece ülkemize tam koruma sağlaması planlanmıştı. Çünkü Doğu Akdeniz'de dolaşan gemilerin füze menzili Doğu ve Güney Doğu Anadolu'yu kapsamamaktadır. Ancak gerek Montrö Boğazlar Sözleşmesine aykırı olması gerekse Rusya'nın yoğun itirazına hükümetimizin verdiği ilginç! destekten sonra NATO gemileri Karadeniz'e kısa süreli tatbikatlar haricinde konuşlandırılamadı.



MDA Sitesinden alınmış resim üzerine daha iyi anlaşılması için gerekli açıklamaları ekledim. Marshall Adalarından 15 Nisan 2011'de fırlatılan bir BF'nin O'Kane Destroyerinden ateşlenen SM-3 füzesi ile başarılı şekilde imha edilmişti.

İkinci aşamada ise 2015'e kadar gemi konuşlu SM-3 Blok 1B'lerin geliştirilmesi ve karaya da yerleştirilmesi hedeflendi. Romanya'ya AEGIS Ashore ismi verilmiş olan kıyı konuşlu SPY-1 radarı (gemilerdeki) yerleştirilerek Avrupa'da ki radar kaplaması genişletilmiş, MK-41 lançeri içine yerleştirilecek SM-3 füzeleri ile de Romanya'da Avrupa'yı koruyacak ABM füze sistemi kurulmuş olacaktı. Ayrıca üst katman önleme füzesi olan THAAD füzelerinin koruma kapsamı dışındaki Doğu bölgelerimizde konuşlanması planlanmıştı ancak henüz gerçekleşmedi.

2018 yılına kadar sürecek üçüncü aşamada SM-3 Block-IIA füzelerinin Polanya'ya (kara konuşlu) ve AEGIS gemilerine yerleştirilmesi. Ayrıca Polanya'ya AEGIS Ashore (SPY-1) radarı kurulması. Füzelerin önlenmesinde Yarı yol (MidCourse-Tepe noktası) aşamasındaki bir BF'nin düşebileceği alanın çok geniş olması ve reaksiyon zamanının çok daralması sebebi ile füzenin henüz yerden yükseldiği anda tespiti için PTSS (Hassas Takip Uzay Sistemi) denen erken uyarı uydularının eskileri ile değiştirilmesi. Üçüncü aşama ile elde edilecek teknolojik kabiliyetler ve Füze kabiliyetleri ile NATO Avrupa' da ICBM (Kıtalararası Balistik Füze) füzelerini önleyecek aşamaya geldiğinden Rusya'nın yoğun itirazına sahne olmaktadır. Rusya bu sistemlerin planlandığı şekilde devreye girmesi halinde Nükleer başlıklı BF caydırıcılığında önemli kayıp olacağının farkındadır.

Dördüncü aşamada BF'lerin bütün tiplerine ICBM' ler dahil karşı etkili olabilecek SM-3 füzesinin Block IIB ve Block III modelinin geliştirilmesi ve AEGIS Ashore' nin en son yazılımı ile bu füzeye entegresi. Bunu biraz açıklayalım; İran veya Rusya'dan fırlatılan bir ICBM'i Amerikan ana karasından konuşlu GMI füzelerini beklemeden Avrupa üzerinden daha uzaya da iken Avrupa'dan ateşlenen SM-3 ile vurulması. SM-3 BF'leri hem MidCourse aşamasında hem de terminal fazında (yeniden atmosfere giriş ve sonrası) vurabilen exoatmosferik irtifalarda önleme yapabilen bir füzedir.

Lizbon zirvesinde alınan kararla ABD'nin EPAA projesi ile NATO ALTBMD entegrasyonu için yukarıda bahsettiklerimiz ve diğer maliyetler hariç sadece sistemlerin birbiri ile entegrasyonu için 200 Milyon EUR maliyet hesaplanmaktadır. Şu ana kadar adı geçen tüm füze ve radarlar bu ağa entegre edilecek ve ulusal sistemler kendi ülke askerleri tarafından ABD'nin sağladığı füze ve sensör sistemleri ise EUCOM (ABD ordusu Avrupa Komutanlığı) askerleri tarafından işletilecektir. Zirvede alınan karara göre 2017 yılında tam harekat kabiliyetine ulaşılacaktır.

Lizbon zirvesinde adı zikredilmemiş olsa da İran Füze Tehdidine karşı Rusya ile stratejik ortaklık yapmak için teklif götürme kararı alınmıştır. Bu konuda, Azerbaycan' da kira sözleşmesi yenilenmeyen Dalyan Radar Tipideki dev Gebele radarı NATO'nun tam aradığı şeydi. Tüm Orta Doğu'yu gözetleyebilen radarın BF izleme menzili üst katman hedefleri için 7 000 km' ye kadar ulaşmaktaydı. Ancak bugün gelinen noktada Ukrayna krizi Rusya ihtimalini ortadan kaldırmıştır.



İran'ın kendi üretimi B modelinin menzili 2000 km'ye varan Shahab-3 füzesi fırlatma anı.

Lizbon Zirvesinde NATO 8 yıllık geleceğinin planlamış gözükse de aslından 21.Yüzyılın ilk çeyreğini şekillendirmiş olmaktadır. Artık askeri birlikler ve stratejik hedeflerin savunmasından sivil yerleşim yerlerini de içine alan topyekün savunma moduna geçme şekilde gözüken kademeli savunma stratejisi dördüncü aşamada tamamlanınca gerçekleşmiş olacaktır. Böylece NATO unsurları "konvansiyonel" ve " nükleer" güçlere ilave olarak "Füze Savunma" birliklerini de barındırırmış hale gelecektir.

DİĞER NATO ZİRVELERİDE BALİSTİK FÜZE SAVUNMASI İÇİN ALINAN KARARLARIN KISA ÖZETLERİ

NATO zirvelerinde Balistik Füze Savunması hakkında alınan kararları tarih sırasına göre şöyle özetleyebiliriz;

-NATO'nun yeni dönem Balistik Füze Tehdidine karşı savunma stratejileri serüveni Kasım-2010 Lizbon Zirvesi ile başlayıp, zirvede alınan karara göre göre BMD tüm NATO üyeleri sivil halklarını kapsayacak şekilde genişleyecekti. ABD gerekli teknoloji ve ekipmanı sağlamada aslan payını üstlenecek diğer üyelerde sisteme gönüllü katkı yapacaktı.



-2012 Chicago Zirvesinde ise geçici operasyonel yetenek kazanılmış olup SRBM ve MRBM tipindeki füzelere karşı ilk aşama gerçekleşmiştir. (Ancak kısmı olarak çünkü sadece Avrupa'da ki topraklar için geçerlidir, Türkiye'nin doğusu dahil değildir.)

Lizbon ve Chicago Zirvelerinin aksine 2014 Galler Zirvesinde ise yeni bir ilerleme kat edildiğine dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

EPAA Projesinde kullanılacak Anti-Balistik Füzelerin (ABM) kabiliyetlerini ve özelliklerini yeni versiyonları da dahil ederek sekizinci bölümde anlatacağım için burada konuyu sonlandırıyorum.



Orion GBI füzesinin üretim aşaması ve Fort Greely Alaska'da ki silolarda çekilmiş resmi.

FÜZE KALKANI NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

Aşağıdaki Amerikan MDA (Missile Defence Agency) sitesinden alınan grafikte kademeli savunma sistemi açıkça anlatılıyor. Ancak konuya yabancı okuyucularımız için kısaca açıklama yapmak isterim. NATO'nun yukarıda anlattığımız kademeli ve topyekûn tüm toprakları savunma konseptinin gereği olarak BMD sistemi ve buna bağlı olarak ABM'ler kademeli olarak ve menzillerine göre her ayrı tür BF için ayrı türde ABM füzesi ile savunma yapmaktadır. Örneğin kısa menzilli SRBM füzeleri resimde görüldüğü gibi yine en kısa menzilli ABM olan Patriot'lar la vurulmaktadır. Buradaki amaç sadece maliyet ve diğer kaynak (insan, teknoloji, bilgi, koordinasyon) israfını önlemek değildir. Ayni zamanda bu füzeler gerek hızları, arayıcı başlıkları, çıkabildikleri yükseklik sınırı ile de birbirlerine uyumludur. Yine örnek olarak bir ICBM tüm diğer füzeleri geçip terminal safhasına gelmiş ise artık çok yapılacak bir şey kalmayacağı gibi yine de dağıttığı savaş başlıklarında bir kaç tanesi Patriotlar ile vurulabilir. Ancak yine de diğer başlıklar hedeflere varmıştır. İşte bu yüzden grafikte de görüldüğü gibi ICBM ler GMD-(Ground Based Midcourse Defense-Kara Konuşlu Orta Yol Savunması) sistemleri ile vurulur. Orion gibi GBI füzeleriyle yani üst katman önleme füzeleri ile.



Bunu da kısaca anlatarak konuyu şimdilik kapatalım. ICBM Rusya'dan çıkış yaptığında sensörler tespit eder etmez Fort Greely Alaska'dan GBI füzeleri ya da Atlas Okyanusunda ki Arleigh Burke sınıfı destroyerlerden fırlatılan SM-3 füzeleri karşılar. Böylece Orta Doğu'da ki Scud saldırılarında Irak, İran veya İsrail halkının yaşadığın paniği yaşamayacak Amerikalılar evlerinde uyurken olaydan haberleri dahi olmadan füze vurulmuş olacaktır. (Tabi ülke genelinde alarm verilmemiş ise). GBI füzeyi atmosferin dışında yani 100 km ile inanması güç ama 2000 km arası yükseklikte yani uzayda ucunda taşıdığı exoatmospheric saldırı aracı EKV ile imha eder. EKV son anda yalnız kalarak kendi irtifa kontrol ve yönlendirme sistemi sayesinde yine inanılmaz bir hızda saniyede 7,13 km hızla hedefi uzayda imha eder.



RIM-161,SM-3-Füzesinin uç kısmında bulunan kızıl ötesi arayıcı başlığı.

En azında füze savunma mimarisi kağıt üzerinde bu şekildedir. Daha öncede söylediğim gibi söz konusu BF ise hiçbir savunma tedbirinin garantisi yoktur. Şekle dönecek olursan yukarıdaki iki tip füze ICBM haricinde uzun menzilli IRBM'ler içinde caydırıcıdır. THAAD ve Partiotlar ise kısa (SRBM) ve orta (MRBM) menzilliler için çözümdür. Sonuç olarak herkes kendi menzilinde ve kendi çıkış irtifasındaki füzeyi kademeli olarak karşılamak üzere bir yerleşim yapılması planlanmıştır. Tüm makalelerde geçen anti-balistik füzelerin teknik ayrıntıları ile birlikte tablolar yardımı ile sekizinci bölümde anlatacağımı tekrar hatırlatmak isterim. Füze kalkanına yönelik eleştirileri ve maliyeti hakkında bilgiler vereceğimiz yedinci bölümde görüşmek üzere…

 hakan.kilic@kokpit.aero
 http://hakankilicaero.blogspot.com.tr/



Orion ABM füzesinin siloya yerleştirilme anı.

İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Şu ana kadar yayınlanan altı bölüm için kaynakça;

1-Savunma ve Havacılık Dergisi Sayı-141,"Lizbon Zirvesi ve NATO'nun Yeni Füze Savunma Stratejisi'nde Türkiye'nin Rolü!", İbrahim SÜNNETÇİ

2-C4 Defence Dergisi Sayı-2,"Balistik Füzeler ve Füze Kalkanında Son Durum", Sami ATALAN

3-Iran's Ballistic Missile and Space Launch Programs Elements and Considerations, Steven WIETMAN, Nova Publishers 2013 baskısı.

4-Füze Tehdidi ve NATO Füze Kalkanı Türkiye Açısından Bir Değerlendirme, Dr. Sıtkı EGELİ, 2012 Baskısı

5-"Türkiye'nin Balistik Füze Programı", Dr. Sıtkı EGELİ, Ortadoğu Analiz Ekim-2013, Cilt-5, Sayı-58

6-Modern Hava Sistemleri Sami ATALAN,

7-Modern Kara Sistemleri-Taarruz ve Taarruz Destek Silahları-Sami ATALAN, 2012 baskıları.

8-"Iran's Ballistic Missile Programs", Michael ELLEMAN, http://iranprimer.usip.org/resource/irans-ballistic-missile-program

9-http://www.mda.mil/

10-http://missilethreat.com/

11-http://www.mda.mil/

12-Savunma ve Havacılık Dergisi-158-160-162-163 Sayılardaki çeşitli makaleler

13-"Iranian Missiles and the Comprehensive Nuclear Deal", Greg THIELMANN, http://www.armscontrol.org/files/Iran_Brief_Iranian_Missiles_Comprehensive_Nuclear_Deal.pdf

14-http://www.wnd.com/2013/03/revealed-evidence-iran-crossed-nuclear-red-line/

15-"Iran's Ballistic Missile and Space Launch Programs", Steven A. HILDRETH, CRS Report for Congress, https://www.fas.org/sgp/crs/nuke/R42849.pdf

16-"ABD-NATO Avrupa Füze Kalkanı ve İhanet Hançeri Kürecik Radarı", Haluk DURAL, http://www.guncelmeydan.com/pano/avrupa-fuze-kalkani-ve-kurecik-radari-haluk-dural-t31794.html

17-"Gebele Radar İstasyonu: Biri Bizi Gözetliyor", Sinan OĞAN, http://www.dispolitika.org.tr/dosyalar/sogan_100302_p.htm

18-"Nato Lizbon Zirvesi Sonuçları, Füze Savunma Sistemi Ve Türkiye", Doç.DR. Sait YILMAZ, http://www.beykent.edu.tr/WebProjects/Uploads/NATOL%DDZBONZ%DDRVES%DD_F%DCZESAVUNMAS%DDSTEM%DD.pdf

19-http://missiledefenseadvocacy.org/

20-http://www.ausairpower.net/

21-http://www.cfr.org/missile-defense/ballistic-missile-defense/p30607

22-http://www.nato.int/cps/en/natolive/topics_49635.htm

23-https://www.academia.edu/6886202/Ballistic_Missile_Defense_and_NATO-Russia_Relations

24-http://www.janes.com/article/47258/russia-upgrades-its-missile-arsenal

25-https://www.armscontrol.org/threats/Irans-Missile-Program-and-Its-Implications-for-US-Missile-Defense

26-http://www.mda.mil/global/documents/pdf/ps_syring_032514_HASC.PDF

27-"İran'ın Balistik Füze Kabiliyetleri Üzerine Bir Analiz", Ömer ÇAY, https://www.academia.edu/9406720/%C4%B0ran_N%C3%BCkleer_Program%C4%B1n%C4%B1n_T%C3%BCrk_D%C4%B1%C5%9F_Politikas%C4%B1na_Etkisi

Kaynak: www.kokpit.aero













Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter