1.Kısım 3.Bölüm

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 23, 2015, 06:24 ÖS

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

3-Öncelikle İran ve diğer komşu ülkeler füze tehdidini ayrıntıları. Füze tehdit haritası, Tüm İran haritası üzerinde bütün füze üsleri ve NBC tesisleri haritam ve tüm dünya bal.füze tablosu.(Tüm tabloların güncellenmiş halini blog adresimden bulabilirsiniz bu makaleler yayınlandıktan sonrada sürekli güncelleme yapıyorum)

http://kokpit.aero/balistik-fuze-tehdit-3-hakan-kilic

İran'ın önemsemediğimiz gücü!
Hakan KILIÇ
http://hakankilicaero.blogspot.com.tr

Balistik Füze Tehdidini konu alan yazı dizimizin üçüncü bölümde de İran ve diğer komşu ülkeleri incelemeye devam edeceğiz. Teknolojik ve stratejik düzlemdeki gelişmelere paralel olarak Füze Kalkanı, Yüksek İrtifa Hava Savunma Sis. İhalesi, BF tehdidi gibi üçü de aynı kapıya çıkan sorunlar karşısında Türkiye' nin açmazlarını, eksiklerini ve ne yapması gerektiğini gelecek bölümden itibaren tartışmaya açarak, görmezden gelinen bu tehdide karşı kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Türkiye'nin BF (Balistik Füzeler) tehdit algısı, 1991 yılındaki Körfez Savaşındaki Irak'ın Koalisyon ülkeleri ile İsrail'e karşı fırlattığı ve bizi de tehdit eden Scudlar ile uyanmaya başladı. Uyandı diyorum çünkü o ana kadar sanki İran-Suriye ve Irak'ta hiç BF yokmuş gibi kamuoyunda lafı bile geçmiyordu. Bu uyanış, Saddam için ülkemize konuşlanan Patriot bataryalarının Saddam' la birlikte gidişi ile son buldu ve uyku moduna yakın zamana kadar devam edildi.

Bu arada çocukluğumdan beri adı geçen hava savunma füze ihaleleri yıllar sonra bile sonuçlandırılmış olup alçak ve orta irtifadan sonra yüksek irtifa hava savunma füze ihalesi hala sonuçlanmamış bir ülke olarak devam etmekteyiz. (80' li yılların sonunda lise öğrencisi iken Savunma ve Havacılık dergisinde bir türlü sonuçlanmayan alçak-orta hava savunma ihalelerini yıllarca okuduğumu çok iyi hatırlarım)

GERÇEKTEN UYANDIK MI?

Peki şimdi niye uyandık? Çünkü sınırımızda Esad, Esad'ta da Scud füzeleri... Şahsi fikrim (genelde makalede reel-politik kabul edilen savları ve açık kaynaklardaki teknik bilgileri aktardığımdan özellikle belirtiyorum) bence hâlâ kimsenin uyandığı yok. Uyananlarda ters taraftan uyanmış... Üç beş füzeli Esad'i tehdit görürken binlerce evet yanlış okumadınız binlerce BF' si olan İran tehdidini yok sayıyorlar. Hem de İran asker/ sivil makamlarından son zamanlarda her ay tehdit açıklamaları yapılmasına rağmen.... (Önceki bölümlerde iki tanesini aktarmıştım)

Şimdi öncelikle diğer komşularımızı kısaca inceleyecek son olarak da İran' la birlikte "BALİSTİK TERÖR" yazı dizimizin BF kısmını bitirip, anti-balistik füze sistemlerine gelecek bölümle giriş yapacağız.

KOMŞULARIMIZINDAN KAYNAKLANAN KİTLE İMHA SİLAHLARINI TAŞIYAN BALİSTİK FÜZE TEHDİDİ

SURİYE

Suriye'nin tehdit oluşturduğu esas unsur, kimyasal başlıkla teçhiz edilmiş yüzden fazla (birkaç yüz adet olduğu iddiası vardır) Scud füzesine sahip olmasıdır. 1973 Arap-İsrail Savaşından sonra İsrail' in daimi hava üstünlüğünü'ne karşı stratejik dengesini ancak BF satın alarak sağlamıştır.

Türkiye ise Soğuk Savaş döneminde Rusya'nın müttefiki olan Suriye'den gelecek BF tehdidinin NATO kapsamında karşılanacağı ümidi ile fazla ciddiye almamıştır. Komşularımız içinde İran ve Rusya' dan sonra en fazla füze envanterine sahip olan Suriye, Ankara'yı menzili içine alan kimyasal başlık taşıyan BF'leri sayesinde tehdit edebilmektedir.

Devam eden iç savaşta muhaliflere karşı çekinmeden kullandığı kimyasal başlık taşıyan silahları ile 1998 (Apo gerginliği), 2012 ve 2014 (Muhaliflere Türkiye'nin desteği) olaylarında ülkemizi tehdit etmiştir.

İran' dan sonra devlet yetkililerinin BF'leri ileri sürerek ülkemizi tehdit beyanları veren ikinci ülkedir. Zaten Suriye'nin Türkiye, İsrail gibi ülkeleri tehdit edebileceği daha doğrusu caydırıcılık sergileyebileceği başka bir askeri yeteneği yoktur.

ERMENİSTAN

Rusya' dan birkaç düzine Scud satın alan Ermenistan diğer zayıf askeri yetenekleri düşünüldüğünde bunları son çare silahı olarak kullanacağı için ülkemiz için ciddi tehdit değildir. Çünkü bilindiği gibi hiçbir ülkenin toprağında gözümüz olmadığından Ermenistan'ın işgali söz konusu olmayacağına göre onlarında çok zayıf askeri yeteneklerini göz ardı ederek BF ile saldırmaları mantıklı bir hareket değildir.


RUSYA

Sovyetler Birliğinden miras kalan Taktik BF envanteri Rusya Federasyonu tarafından Türkiye'yi vurabilecek Kafkaslardaki kuvvetlerin emrine verilmiştir. Nükleer başlık ve bunları taşıyan ICBM ve SLBM (denizaltıdan fırlatılan kıtalararası BF) sayısı bakımından dünya birincisi olan Rusya'nın ABD, İngiltere, Fransa, İsrail gibi Nükleer Harp başlığı taşıyan BF sahibi ülkelerden önemli bir farkı daha vardır. O da, İran envanterinden geri kalmayan konvansiyonel başlık taşıyan çok sayıda Taktik BF' ye sahip olmasıdır. Oysa diğer nükleer ülkeler Nükleer Füzeleri olduğundan Taktik Füze sayısını sınırlı tutmaktadır. Bu istisnaya Çin, Pakistan ve Hindistan'ı da katabiliriz.

Rusya'nın muazzam nükleer gücünü ancak bir nükleer savaşta ve NATO karşısında tüm köprüleri yakarak kullanacağını varsayarsak o zaman tehdidin ne olduğu sorusunu sormamız lazım.

Rusya'dan kaynaklanan BF tehdidi; Rusya'nın (tıpkı İran-Irak gibi) kısa menzilli BF'lere envanterine çok sayıda yer vermesi ve bunları konvansiyonel kara harekatının geleneksel ve meşru silahı görmesidir. Afgan-Rus Savaşından Rus yanlısı Afgan yönetiminin attıkları ile birlikte 1700 adet R-17 Scud füzesi Afgan halkına ateşlenmiş, yine Çeçenistan Savaşlarında 100' den fazla Scud ve K-79 Tochka (NATO kod: SS-21 Scarab) füzesi atılmış ve son olarak 2008' de ki Gürcistan Savaşında Gürcü taktik ve stratejik hedeflerine BF ateşlemekten çekinmemiştir. Bu da Rusya'nın gelecek de yaşanacak nükleer olmayan savaşlarda hatta kısa süreli krizlerde bile kullanmaktan çekinmeyeceğinin göstergesidir.

Makalenin daha önceki bölümlerinde izah ettiğimiz gibi gerek ticari ilişkilerin yoğunluğu gerekse bazı çevrelerin iddia ettiği dış politikadaki eksen kaymasının Rusya'ya yaklaştırması Rus tehdidini azaltmakla birlikte Malatya-Kürecik radarının kurulması açıkça tehdit mesajlarının verilmesine sebep olmuştur. (Bu radarı gelecek bölümlerde ayrıntılı anlatacağım)

Sizler için yaptığım haritada görüldüğü gibi bu radar şu anda İran'a çevrili. Ancak mobil radar olduğundan ihtiyaç anında Rusya'ya çevrilebilir. Sadece 1000 km menzilli olan radar Rusya'nın Kafkasya bölgesini gözetleyip iç bölgeler menzili dışındadır.

Malatya Radarı ve NATO füze kalkanı projesi (ikisinin varlığını da şiddetle destekliyorum) Rusya ile bizi karşı karşıya getirmiş ve tehdit mesajlarına sebebiyet vermiştir. Tarihler 4 Mart 2012'yi gösterirken  Rus yetkili Vladimir Ivanovski "Füze kalkanında ısrar misilleme getirir" uyarısında bulunmuştur. Ayrıca Kürecik Radarı ile Rusya artık Malatya'nın taktik BF'lerinin hedefinde olduğunu açıklamıştır.

DİĞER ÜLKELER

Bulgaristan envanterinde ki Scud' ları NATO üyeliğinden sonra imha etmiştir.

İran-Irak Savaşında 500' e yakın, Körfez Savaşında ise 120' den fazla BF fırlatan Irak ise Amerikan işgalinden sonra tüm BF kabiliyet ve alt yapısından arındırılmıştır. Bugünkü konjonktür düşünüldüğünde uzunca bir süre Irak'ın BF kabiliyetine sahip olacağı düşünülmemektedir.

Yunanistan' ın sahip olduğu ATACMS füzeleri Kara Kuvvetlerimizin envanterinde de bulunmakta olup kısa menzilli taktik füze ya da çok namlulu roket sistemi olarak tanımlanmakta ve kısa menzilleri açısından konumuz dışında olup BF tehdidi kapsamında değerlendirilmez.

Suudi Arabistan ise Çin' den aldığı 1170 km menzilli DF-21 (NATO kod:CSS-5) ve 2650 km menzilli DF-3 A(CSS-2) füzeleri ile yukarıdakiler haricinde ülkemizi menzil içine alan tek Orta Doğu ülkesidir. Ancak BF yatırımının ve hedefinin tek sebebinin İran olduğu aşikar olan bu ülkenin BF'lerinin de tehdit olmadığını söyleyebiliriz. (İran BF tehdidi Orta doğu için öyle bir hal almıştır ki küçücük bir Körfez ülkesi olan Katar bile Patriot bataryalarının yanı sıra THAAD (Terminal High-Altitude Area Defence-Yüksek İrtifa Terminal Alan Savunma) füze siparişi vermiştir.


İSRAİL

İsrail ise 4800 Km menzili Jericho-3 füzelerine sahiptir. Bazı kaynaklar bu füzeleri envanter dışına çıkardığını iddia etmektedir. Ancak İsrail' in gelecek bölümlerde göreceğimiz gibi asıl gücü BF yapısı değil kendi kurduğu Demir Kubbe anti balistik füze savunma sisteminden kaynaklanmaktadır.

Son savaşta (2014) test etme imkânı bulduğu sistem tüm bölge ülkelerinin BF'lerine karşı belki de Dünyanın en etkili sistemidir. İsrail nükleer başlığa sahip BF'lere sahip olsa da ve iki ülke arasında savaş ihtimali zayıftır ve böyle bir savaşta İsrail'in nükleer başlık kullanma ihtimali çok düşüktür.

Klasik İsrail söylemi varlık mücadelesine karşı son çare olarak nükleer başlık kullanma şeklinde olduğundan bizim de yine İsrail'i işgal gibi bir planımız olamayacağından buda ihtimal dışıdır. Zaten İsrail' in ülkemizi tehdit etmek için BF'ye ihtiyacı yoktur. Çünkü Orta Doğu'nun hatta İngiltere hariç tüm Avrupa ülkelerinin içinde en güçlü Hava Kuvvetlerine sahiptir.

BF Uzmanı Michael Elleman İsrail ve İran BF yapısını kıyas ederken İsrail' in, İran' a göre daha yetenekli BF' leri olsa da sayısı ve türü az olduğundan Orta Doğunun en büyük ve çeşitli BF cephaneliğine sahip İran' dan geri kaldığını iddia etmektedir.

İRAN BF TEHDİDİ VE GELİŞİMİ

Tüm Türkiye topraklarını vurabilecek Shahab-3 ve Doğu Avrupa' yı etki altına alan Sejil-2,' leri üreten İran BF alt yapısı İran-Irak savaşına dayanmaktadır. 25 yılda bugünlere gelen İran teknolojisi maalesef BF açısından bölgede bir numaradır. İran BF altyapısının tüm dünyadaki uzun menzilli füzelere sahip olan ülkeler gibi sonucunun ya da hedefinin nükleer başlığa kadar ulaşacağını artık bir çok uzman kabul etmiştir.

Dünyada Kıtalararası yani uzun menzilli BF ICBM füzelerine sahip olup nükleer başlığı olmayan ülke yoktur. (Hindistan, Pakistan da dahil). Tıpkı sürat motoru almak gibi. Hız yapmayacaksan neden alasın, aldığına göre hız yapacağını iddia etmekte iftira olmayacaktır. Aynen bunu gibi tüm ICBM sahibi ülkeler füzeleri konvansiyonel değil nükleer başlıkla teçhiz etmiştir.(Bkz. 2. bölüm tüm dünya BF tablosu).

Zaten 40-50 Milyon değerindeki bir ICBM' ye birkaç tonluk konvansiyonel başlık koyup hedef ülkede sadece bir tane bina yıkmak ne derece verimlidir?ICBM'lere atmosfere girişteki aşırı hızları sebebi ile kimyasal ve biyolojik başlık konulması da tercih edilmemiştir. Çünkü sesten 20 kat gibi olağan üstü hızlarda bu başlıkların yapısı bozulup özelliklerini yitirebilmektedirler.



İRAN NEDEN ICBM İSTİYOR?

Bu sebeple Dünyada nükleer başlığı olup ta uzun menzilli BF' si olamayan ülkede yoktur. Bunları neden anlatıyorum. ICBM yapama hedefi olduğunu hiç gizlemeyen ve inkâr etmeyen hatta Simorgh SLV (uydu taşıma aracı ) nı ICBM yapımında basamak gördüğünü deklere eden İran'nın bunlara konvansiyonel başlık takacağına inanmak saflıktan başka bir şey değildir.

İran, şehirde nereyi vuracağı belli olmayan 40-50 milyon dolarlık en fazla 2 ton başlık taşıyan bir füzeyi ABD'ye neden göndersin ki? Sonuç olarak İran'nın nükleer başlıklı bir ICBM yapma arzusu bu kadar gün yüzüne çıkmış iken Türkiye ile arasındaki son 500 yıldır varlığını koruduğu iddia edilen stratejik dengenin İran lehine bozulmasına sebebiyet verecektir. Aslında şu anki mevcut konvansiyonel BF kapasitesi ile de çoktan bozulmuştur.

Konumuz hakkında yüzeysel bilgi sahibi olan medya ve kamuoyu, Batı dünyasını özellikle ABD'yi en çok endişelendiren, hatta düşüncesinin dahi kabus olduğu tehdidin Kuzey Kore ve İran'nın nükleer başlığa sahip olması gibi yansıtmaktadır. Oysa sanılanın aksine batının kabusu nükleer başlık değil bu başlığı ulaştıracak ICBM (Kıtalararası Balistik Füze-Yani uzun menzilli füze) üretme ihtimalleridir. Çünkü bugün Pakistan gibi Müslüman ülkelerin dahi sahip olduğu nükleer başlığa bu iki ülkenin 5-10 yıl içerisinde sahip olacağı kaçınılmaz ve kabullenilmiş bir gerçektir. Bu başlığı ABD ye ulaştırmanın tek yolu ise bu iki ülke için BF' dir.

Batılı füze uzmanlarına göre İran' nın 6000 km menzilli Shahab-6, Kuzey Kore' nin ise 8.000 km üzeri menzille sahip Taepo Dong-3 füzelerini geliştirmelerine ramak kaldı. 2 ile 5 yıl arasında bu füzeler operasyonel hale gelmiş olacak. İşte bu durumu en güzel ifade eden Türk deyimi ile dünyada "dananın kuyruğunun koptuğu an" o an olacak.

Amerika kıtasının kuzey-batı kıyılarının K.Kore menziline, kuzey-doğu kıyılarının da İran menziline girdiğinde dünya konjonktüründe neler değişeceğini o zaman göreceğiz. Muhakkak ki ABD Savunma Bakanlığına bağlı çalışan Füze Savunma Ajansı (BMA) en büyük gayretini bu iki füze konusundaki gelişmelere ve karşı tedbirlere ayırmaktadır.

IRBM'ler hem nükleer hem konvansiyonel savaş başlıkları ile ülkelerin tercihleri ve imkânlarına göre silahlandırılmaktadır. Aslında imkân derken tamda doğru kelimeyi seçmiş oluruz. Çünkü bugün ICBM ve onun denizaltılarda taşınan ve yine denizaltından fırlatılan modelleri olan SLBM' leri üreten ülkeler zaten nükleer silaha da sahip olan ülkelerdir. Eğer İran Shahab-6 ICBM füzesini Nükleer bombasından önce üretir ise bu konuda dünyada ilk ve tek örnek olacak.



BUGÜNE NASIL GELİNDİ?

İran BF altyapısında dönüm noktası 1985 ten sonra Kuzey Kore ile Huasong-5 füzelerini ortak üretimi ile girdiği teknolojik kazanımlarım 600 km menzilli Shahab-2 ile sonuçlanmasıdır. Scud-B modelini esas alan HS-5' ten Shahab-1' i, Huasong-6' nın ortak üretimi ile de Shanab-2'yi üretmiştir. Bugün Qiam, Safir, Sejil gibi kendi füzelerini geliştirip üreten İran füze motorları konusunda da Rusya, Ukrayna ve K.Kore' den destek almaktadır.

MRBM olan Shahab-3 füzesinde K.Kore üretimi NoDong-1 motorunu kullanmakla birlikte sonraki modellerde büyük ilerleme kat edilmiştir. Bugün İran kendi üretimi 2510-3000 km arası menzile sahip, iki kademeli (yani fırlatılmadan bir süre sonra ilk kademeni terk edilerek böylece ağırlığın ve menzilin artırıldığı daha sonra ikinci kademe de koptuktan sonra harp başlığının tek başına seyrine devam ettiği), katı yakıt motorlu Sejil-2 füzesine sahiptir. Ayrıca daha uzun menzilli hem BF hem SLV (uydu fırlatma aracı) olarak kullanılan Safir ve Simorgh füzeleri ile ayrıca K.Kore' den satın alınan 4000 km menzilli BM-25 Musudan füzelerini envanterine katmıştır. Geçen bölümde (2) İran füzeleri hakkında teknik veri ve tablolar yayınlamıştık.

İRAN FÜZELERİNİ TAMAMEN İMHA ETMEK NEDEN İMKÂNSIZ?

İran karşısında güçlü bir Hava ve Kara kuvveti olan ülkemizin, Hava kuvvetlerimizi İsrail ve İngiltere ile birlikte Orta Doğu-Avrupa bölgesini en güçlü, Kara gücünü ise zaten bölgede tek olduğunu kabul ederek söyleyebiliriz ki etkili bir caydırıcılığı vardır. Ama konu BF'lere gelince maalesef İran BF'lerine karşı hiçbir savunma ve de ayni ile mukavele edecek caydırma sistemi yoktur.

Olası bir savaşta tüm İran BF üslerini ve silo komplekslerini imha etmek de imkânsızdır. Bir önceki bölümde yayınlanan İran haritasında görüldüğü üzere bunların sayısı 14 adettir. Elimizde uzun mesafeden vuruş imkânı sağlayan Stand-off veya at-unut tarzı füze sayısı (İsrail'den tedarik edilen AGM-142 Popeye ile Amerikan yapımı AGM-84 SALM-ER, AGM-154 JSOW, yeni yerli üretime başlayacak olan SOM) sınırlı sayıda olup her bir füze ile bir adet BF korunganı ya da rampasının imha edileceği düşünülürse mantıken bile imkânsızdır.

Ayrıca diyelim ki İran üzerinde hava hâkimiyetini bir şekilde Hava Kuvvetlerimiz sağladı ve klasik bombardıman ya da daha kısa menzilli AGM-65 Maverick tanksavar füzeleri ile imhaya kalkıştığımızda bile bunu başarabilmek için çok geniş bir cephane envanterine ve şu anki uçak sayımızın birkaç katı uçağa ihtiyacımız olacaktır. Rakam tartışmalı olsa da yukarıdaki diğer hususlar su götürmez ve bu konudaki tüm otoritelerin kabul edeceği bir gerçektir.

Tekrar diyelim ki bir şekilde sabotaj vb. yollarla bu siloları etkisiz hale getirdik. İran da geçen makalede resimlerini gördüğünüz yüzlerce mobil rampayı ne yapacağız? Bırakın özel donanımlı taşıyıcıları nerede ise sivil nakliye tırları üzerine yerleştirilmiş M-17 Scud' ların gelişmiş versiyonları-Shahab serisi-Sejil, Qiam vb. savaş durumunda İran coğrafyasında cirit atıp atış anına kadar ağaçların altında saklanacaktır. Pe ki bunu Körfez savaşlarında Amerikan Silahlı kuvvetleri daha doğrusu koalisyon güçleri başarabildi mi? Hepimizin bildiği gibi HAYIR. Onlarcasını Amerikan özel kuvvetleri yerde iken sabotaj düzenleyerek imha etmiş olmasına rağmen. İran' ın sahip olduğu füzelerin çok daha kısa menzillilerine sahip olan ve tüm üsleri vurulmuş Irak, mobil Scud rampalarından Diyarbakır, İsrail, Suudi Arabistan' a bir sürü Scud fırlatmayı başardı. Bunların Patriotlar'la olan düellolarını televizyonlardan hep beraber seyrettik. Hatta İsrail de Patriot un ıskaladığı ya da çok alçakta vurduğun için şehir içine düşen Scud' ları (El-Hüseyin) gördük.

Olası Türk-İran savaşında İran' na yapılacak hava saldırısında hedef sayısının binleri bulabileceği buna teknik ve sayı yetersizliği hareketli Shahab ve diğer füze bataryalarının tespitinin zor olması Türkiye için tam bir handikaptır.(Bkz.2.Bölümdeki İran haritası) İran artık sıvı yakıtlı füzeleri geride bırakmış katı yakıtlı binlerce füzeye sahiptir. Bu neden önemli?

Körfez savaşında sıvı yakıtlı El-Hüseyin gibi Scud türevlerini kullanan Saddam' ın BF' leri seyyar rampalardan ateşleme yaparak sürekli hareket ediyor ancak yarım saatlik yakıt yükleme ve soğutma sırasında istihbarat faaliyetlerine karşı zayıf bir dönem geçiriyordu. Bunu fırsat bilen ABD özel kuvvetlerine bağlı ajan / komando veya avcı uçakları onlarcasını ateşlenmeden imha etmişti. Ancak bırakın bizi ABD' nin bile bugün İran BF' leri için böyle bir imkânı olmayacaktır. Çünkü binlerce seyyar batarya vardır. Hem de resimde görüldüğü üzere karayolundaki bir nakliyat tırından farksız. Dolayısı ile bugün NATO' nun her bir İran BF' si için bir veya daha fazla BMD yani anti-balistik füze harcaması gerekecektir.

Mobil rampalar nasıl tespit ediliyor? Uydular sadece hava şartları ve ağaç gibi tabi engeller izin verdiği kadar etkili olduğundan kesin çözüm değil. Irak savaşında sadece Amerikan Hava/Kara kuvvetlerini envanterinde bulunan EC-135 tipi uçaklarla tespit ediliyordu. Buna rağmen tespit edilen Scud rampası Amerikan jetleri ya da gemilerden ateşlenen Tomahawk tarzı seyir füzeleri yetişene kadar BF sini ateşlemeyi başarıyordu. Uzun lafın kısası bizde EC/RC-135 de olmadığından sorun yok! Sonuç olarak olası bir kriz durumunda rahat uyabiliriz! Çünkü yapılacak bir şey yok!

Onlar 20 yıldır bu konuda mesafe kat ederken biz uyuduk. Emekleme dönemindeki 300 km'ye ulaşan BF çalışmalarınızın geçmişi on yılı bile bulmaz. Daha önce bahsettiğim batı dünyasındaki panikte bizden farklı değil. Avrupa durduramayacağı füzelere karşı İran'ın petrol müşterisi ve karşılıklı ticaretine ve Romanya' da ki üç beş NATO BMD füzesine güvenirken Amerika şimdilik İran IRBM'lerini menzili dışında olmanın dayanılmaz rahatlığını yaşıyor. Ancak hiçbir Amerikan yetkilisi şimdiye kadar çıkıp İran ICBM yaptığında dünya denizlerinde gezen AEGIS Destroyerlerinden atılan SM-3 lerle ya da kara konuşlu THAAD' lar la kesin vururuz kaçırmayız diyemedi.

Sonuçta en güçlü ülkelerin dahi garanti altına olmadığı bir tehdit karşısında henüz hiçbir BMD füzesi olamayan ve ihaleleri yıllardır sonlandırmayan, hatta Hava Sav.Füze İhalesinde ki şartnameye anti-balistik füze özelliğini dahi öncelik koymayan ikincil amaç gören ülkemiz yöneticilerinin kaygısız tavrı anlaşılır gibi değildir. (Çin den almayı düşündüğümüz FD-2000 atış testlerinde Türk Yetkililere Demo yaparken İHA vurulmuş herhangi bir BF ye atış yapılmamıştır. Zaten ihale şartnamesinde öncelik uçak vurmasıdır. FD-2000' in anti-balistik özelliği konusunda açık kaynaklarda bile çok fazla tereddüt olup bu kabiliyetin olmadığını iddia edenler bile vardır).

BF ile savaş kazanılmaz diyenler çıkacaktır ya da her şeyin sonumu şeklinde soranlar. BF'lerin sivil toplum ve cephedeki askerler üzerindeki etkisini bilen uzmanlar bu soruların cevabını tartışmak yerine önleme sitemlerine kafa yormayı daha faydalı bulmaktadır. İkinci Dünya Savaşı, 1973 Yom Kippur, İran-Irak, Çeçenistan, Afgan-Rus savaşlarında BF'lerin nelere muktedir olduklarını inceleme fırsatınız olsa idi sanırım tehdidin daha iyi farkına varacak ve neden Amerikan Savunma Bakanlığına Bağlı MDA adında koca bir kurumun kurulduğunu ve bir sürü sivil ve askeri uzmanın bu kurumda neden çalıştığını anlayacaktınız.

ABD' de NBC silahlarına karşı savunma ya da terör savunma ajansı gibi bir ajansı duydunuz mu? Buna gerek yok çünkü bütün bu silahları ve kendi başına terör silahı olduğunu kabul edersek hepsinin BF'ler taşır. BF'lerin cep mesafeleri yüzlerce metreyi bulduğundan sivil haklı vurma ihtimali çok yüksektir. Zaten savaşlarda pratikte askeri hedeflere atıldıkları pek görülmemiştir. Yani pratikte şu ana kadar görülen bir ülkenin hava üssü yerine şehrin ortasına veya petrol rafinerisine atılması daha çok tercih edilir ve edilmiştir. Bu sebeple BF'ler için dünyadaki en pahalı, en teknolojik ve etkili "terörist" dersek teşbihte çok hata yapmış olmayız.

ICBM/SLBM' ler daha kısa menzilli MRBM ve IRBM' den farklı olarak birden çok harp başlığı ve sahte hedefler taşıyabilmektedir. Ayrıca terminal safhası ve hedefe son yaklaşmada ses hızının 20 katını geçtiklerinden hızları için diğer bir ayırt edici özellikleri diyebiliriz. (İnanması güç ama ses hızının 23 katına kadar çıkanlar vardır) Bu hız ve sahte hedef taşıma farkı ile ICBM' ler diğer BF'lere göre önleme sistemlerine karşı (BMD) çok daha fazla dirençli ve bu sayede daha fazla caydırıcıdır. Yani ülkelerin bunları geliştirmekteki tek gayesi daha uzaktaki hedefleri vurmak değil caydırıcılığı arttırmaktır. İran dan atılan bir füzenin Londra'yı, Orta Asya' dan atılanın Amerika' yı vurmasının 30 dakikayı geçmeyeceği düşünüldüğünde bu füzelere karşı önleyici tedbirlerin ne kadar zorlu olduğu, reaksiyon süresinin ne kadar az olduğu ve İran'nın neden peşinden koştuğu anlaşılmaktadır.

Kabaca bir tahminde bulunduğumuzda; İran dan çıkış yapan her füzeyi Amerika' nın SM-3 füzesi ile önlemeye çalışmasını düşünürsek her çıkış yapan füzeyi kime yöneldiğini anlamadan vurmayacağını varsayarak şöyle diyebiliriz. Füze hava sürtünmesini ve dolayısı ile uçuş süresini azaltmak için tam bir eğik atış şeklinde değil, İran topraklarından dik bir şekilde atmosfer dışına kadar yükselecektir. Daha sonra yerçekimi etkisini kullanarak dik açıya yakın bir açı ile çok hızlanmış vaziyette hedefe yönelecektir. Yani parabol şeklinde bir uçuş yolu izlemektedir. Dolayısı ile bu aşamada nereye gittiği belli olmayacaktır. Ta ki düz uçuşa geçip Avrupa ' ya yani Türkiye ' ye yöneldiğinde niyeti anlaşılacaktır. Tabi füze diğer alternatif Rusya üzerinden giderse buda yarı bir açmaz. BF Saldırısına maruz kalan bir ülke için en büyük zorluklardan biriside askeri ve sivil bürokrasini hızlı haber alması (yani bürokrasi diye tabir edilen hantallığın olmaması), koordineli çalışması, hızlı karar alması ve sonuçta hızlı reaksiyon göstermesidir. (Tam da bizim ülkemizi tarif ediyorsun dediğinizi duyar gibiyim) Yani İran veya Suriye' den çıkıp İstanbul a yönelen bir füze için maksimum 15-20 dakika (aslında çok daha az olabilir) içinde karar alıp anti-balistik füze ateşlenmeli. (Henüz bir tanesi dahi envanterde olmayan füzelerden)



NATO KARŞI TEDBİR OLARAK NE YAPACAK?

NATO' nun Kasım-2010 tarihinde Lizbon' da gerçekleştirdiği yeni Balistik Füze Savunması Stratejilerinin görüşüldüğü zirvesinde, 28 ülke tarafından imzalanan deklarasyon metnine göre; özellikle metinde belirtilmese de İran BF'leri ciddi tehdit olarak algılanmış ve bugüne kadar uygulanan sadece muharebe sahasındaki askeri unsurların korumasına dayalı Aktif Katmanlı Muharebe Sahası Balistik Füze Savunması (ALTBMD) stratejisinden vazgeçilerek tüm NATO üyesi ülkelerin savunmasını içeren bölge savunma stratejisine dönmüştür.

Özellikle İran BF' lerine karşı kurulacak sistem ve kararlar için Türk Basınında Türkiye istediğini aldı dediği oldu şeklinde haberler çıksa da ben ne kazandık ne aldık bunu hala anlamış değilim. Toplam maliyeti 20 Milyar EUR' u geçeceği tahmin edilen sistemin 2020 yılından tamamlanması hedeflenerek kurulacak erken uyarı ve tespit radarları ile NATO ülkeleri envanterinde bulunan ASTER-30, SAMP/T, PAC-2/3, MEADS, THAAD füzelerinin sisteme entegre edilmesi kararlaştırılmıştır. Bu sistemi, yeni stratejiyi ve bahsi geçen BMD füzelerini yazı dizimizin ileriki bölümlerinde ayrıntılı olarak inceleyerek NATO ne yapmak istiyor sorusunun cevabını arayacağız.

Balistik füzeler çoğunlukla atmosfere çıkarken ya da düşerken (terminal safhasında) vurulabilir. Bu sebeple ya tüm önemli şehir ve sanayi kümelenmelerini olduğu bölgelerde füzesavar füze sistemlerimizin olması (PAC-3 Patriot, S-300/400, FD-2000,SM-3 vb.) ya da Kars, Ağrı gibi sınır vilayetlerinde olması gerekmektedir. Ancak ikinci tercih İran' ın doğusundaki Füze Üslerinden ateşlenen füzeler için işe yaramayacaktır. "Çıkarken ve Düşerken" tabirleri ile neyi anlatmaya çalıştığımı biraz açayım. Yukarıda da değindiğim gibi BF' ler fırlatıldıktan sonra dikey olarak atmosferin üst katmanlarına (bir nevi uzaya ) çıkarak daha yerçekimi etkisini de kullanarak sesten kat kat hızlı olarak dik açıya yakın açılarda hedefe yönelirler. İşte bu terminal safhası en uygun andır. Eğer çıkarken vuramaz iseniz mecburen tekrar Uzayın sınırlarından atmosferin alt katmanına girdikten sonra vurmayı deneyecek ve düşeceği şehirde konuşlu veya o bölgeyi menzilinde barındıran bir gemide konuşlu füzeler ile vurmak zorunda kalacaksınız demektir. (AEGIS Kruvazörlerindeki SM-3 füzeleri gibi) Bu konuyu yazı dizimizin 4-5-6. bölümde BMD füzelerini anlatırken ayrıntılı tartışacağımız için şimdilik nokta koyuyorum.

Balistik Füze Savunma Sitemlerini tüm yönleri ile tanıtmaya çalışacağım dördüncü bölümde görüşmek üzere.

NOT: Kaynakları ve tablo içeriklerini soran okuyucularımız için şu ana kadar yayınlanan üç bölümde ve bundan sonra yayınlayacağımız bölümlerde sizler için yaptığım orijinal hali ile bana ait tablo ve haritaları listelemek istedim. Ayrıca makaledeki teknik konuları araştırdığım kaynakları da yazı dizisinin sonunda yayınlayacağım.

*Çevremizdeki, komşu ülkeler BF tehdidi tablosu,

*Sejil füze kesiti,

*Dünya çapında en önemli BF' lerin özelliklerini ve ölçekli şekillerini içeren tablo. İkinci tablo bu bölümdeydi,

*İran hatirası üzerinde tüm BF üsleri, Hava üsleri ve NBC tesislerini gösteren harita ile tüm füzelerinin menzilleri tablosu,

*Dünya üzerinde tüm İran BF' lerinin menzillerini işaretlediğim tehdit haritası,

*Uydu resimleri açıklamalı.(Gelecek bölümlerde de yayınlanacak),

*Malatya' da ki ve Orta Doğudaki Amerikan AN/TPY-2 BF önleme radarlarının kapsama alanlarını gösteren harita,

*Tüm dünyadaki BMD füzeleri ve BF önleme sistemleri ülke envanterlerine göre sıralanmış tablo. (Alıntı. İnternet kaynaklarından çeviri ve eklemeler yaparak oluştu. ),

*NATO BMD füzelerinin genel özellikleri tablosu,

*İran ve Kuzey Kore BF' lerinin ABD anakarasında önlebileceği alanların haritası,

*Çok sayıda konumuzla alakalı internetteki açık kaynaklardan elde edilen fotoğrafların tarafımdan derlenmesi.



http://2.bp.blogspot.com/-8mJPqizU8Ms/VhoOVEHjGfI/AAAAAAAACT0/Vzm_ORxKfAs/s200/iran%2Bmobil%2Brampalar.jpg











  Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter