Forum yöneticilerinin tavsiye maili üzerine kokpitaero'da yayınlanan makalelerim

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 23, 2015, 04:57 ÖS

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

Eki 23, 2015, 04:57 ÖS Last Edit: Eki 23, 2015, 05:46 ÖS by HAKAN KILIÇ
Değerli forum üyeleri, forum yöneticilerinin tavsiye maili üzerine tüm makale linklerimi bu başlıklar altında sıraladım. Kokpitaero sayfalarında, yazarlar ve geniş dosyalarda veya blog adresimde de bulabilirsiniz ancak konu açıklamalı olarak buradan linkleri olması sanırım daha kolay olacak. Yayınlanan kısa haberlerimi güncel haberler olduğundan atlayarak, arşiv niteliğindeki uzun makale linklerini sıraladım.
Saygılarımla,

1.Kısım 15 bölümlük;Balistik Füzeler, İran Füze Tehdidi, T-LORAMISD İhalesi, ABM füzeleri ve BMD sistemleri, Dünyada BF'lerde Son Gelişmeler, Türk BMD zaafiyeti üzerine genel değerlendirmeler, AEGIS ve Bölge Hava Savunma Gemileri.

2.Kısım Havadan Havaya Füzeler, Füzelerle Kazanılan Hava Zaferleri, Füzelerden Kurtulma Yöntemleri, Son Gelişmeler

3.Kısım Muhtelif Konular

1-1-Balistik füze; nedir, nasıl çalışır, ne amaçla kullanılır, sınıflandırılması ve çevre ülkeler füze tehdidine kısa bakış? http://kokpit.aero/balistik-fuze-tehlikesi-hakan-kilic

Balistik teröre karşı Türkiye ne yapıyor?

Balistik Füzeler ve son aylarda gündemden düşmeyen Yüksek İrtifa Hava Savunma Füzesi ihalesi ile Çin'den FD-2000 füzelerinin alınması konusunun bu kadar konuşulduğu bir ortamda bu füzelerin ne işe yaradığı ve ya yaramadığı üzerine görüşlerimi paylaşmak istedim. Aslında amacım füzeyi ve rakiplerini karşılaştırmaktan ziyade hangi tehdit için alındığını, bu tehdidin boyutunu ve füzenin hedefi olan hasım tehditleri sizlere anlatmak. Yani Konvansiyonel veya Nükleer başlık taşıyan Balistik Füzeleri…

Makalemizin birinci bölümünde önce Balistik Füzeleri (BF) inceleyip sonra Tehdit ülkelerin (İran-Suriye) füzelerini irdeleyecek, ileriki günlerde yayınlanacak ikinci bölümde ise Balistik Füze Savunma (BMD) yani füzesavar füze sistemlerinin ne kadar etkili olabileceğine dair eleştirileri aktaracağız.

BALİSTİK FÜZE NEDİR? NE İŞE YARAR?

BF' lerin temeli II. Dünya Savaşında Almanların İngiliz şehirlerine fırlattığı V-2 roketlerine dayanmaktadır. Daha önce geniş dosyalar da Havadan-Havaya Füzeleri anlatırken en yüksek teknolojiyi barındıran füzeler olduğunu yazmıştık. BF' ler için ise maliyet, tahrip etkisi, menzil, hız, ağırlık, uzunluk açılarından füzelerin 'en' leri olduğunu söyleyebiliriz. Belki de en büyük farkları savaşların kaderini değiştirecek stratejik silahlar olmalarıdır. Şüphesiz muhtemel 3. Dünya Savaşının baş aktörleri Nükleer Başlık taşıyan BF' ler olacaktır.

Son 30-40 yılda BF sahibi ülkeler arasındaki konvansiyonel savaşlar da da başrolü oynamışlardır. Öyle ki İran-Irak Savaşında Bağdat'ın ortasına düşüp sivillerin katleden İran BF' leri (R-17-Scud ve türevleri Shahab-1,2 vb.) o ana kadar otoritesi sarsılmamış olan Saddam'ın halk nezdinde imajına bir çizik atmıştır. (Bu savaşta her iki taraf 600 dan fazla Scud fırlatmıştır).

Birinci ve ikinci Çeçenistan savaşında Rusların ateşlediği 100' den fazla Scud ve SS-21 Scarab füzesi Çeçen halkının ve mücahitlerin savaşma azmini oldukça kırmıştır. Ayni şekilde Afganistan Savaş'ında Ruslar ile işbirliği içindeki Afgan hükümeti 1100' den fazla Scud füzesini Afgan mücahitlerine karşı ateşlemiştir. Körfez Savaşı'nda Amerikan BMD füzesi olan Patriot füzeleri ile düello yapan Saddam'ın Scud' ları ise beklenen etkiyi göstermemiştir. Bunun sebebi ise İran' nın elindeki füzelerin CEP oranının yani dairesel hata mesafesinin fazla oluşundan dolayı istenen hedeflere tam isabet etmemesidir.



PSİKOLOJİK ETKİSİ DE VAR

Bunu şöyle açıklamakta fayda var: Irak' tan ateşlenen çok sayıdaki BF İsrail şehirlerini hedef alarak bir Arap-İsrail savaşı çıkararak Irak' a karşı oluşturulmuş çok uluslu koalisyonun dağılmasını amaçlamıştı. Ancak Scud' ların çoğu Patriotlar tarafından vuruldu. Böyle olunca da rafineri ve petrol depolama tesisleri gibi İsrail'i cehenneme çevirip savaşa zorlayacak hedefler vurulamadı. Metaneti koruyan İsrail hükümeti hem savaştan kurtuldu hem de koalisyonun Irak' ta taş üstüne taş bırakmayan bombardımanını uzaktan seyretti. Hatta Irak Scud' ları (R-17 ve türevi El-Hüseyin) Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan' ı da hedef almış ve El-Cubayl limanındaki Amerikan savaş gemilerini ve cephane depolarını 200 metre ile kaçırmıştır. Belki de tam isabet etse idi bu gün orta doğuda daha değişik bir haritayı tek bir BF füzesi yüzünden görmek zorunda kalacaktık.

Savaş boyunca Irak' tan ateşlenen 120 Scud türevi BF' ler yüzünden bu dört ülkenin halkı alarm verilen gecelerde sığınaklarda uyumuş "füze terörü şoku"nu derinlemesine hissetmiştir. İsrail şehirlerine düşen birkaç füze ve alçakta vurulduğu için şehrin üstüne düşen füze parçaları da cabası.

BF' lerin kullanım amaçlarını ise ayrıntıya girmeden şöyle sıralayabiliriz. En önemli etkileri toplum üzerinde baskı oluşturmaları olan bu silahları çok caydırıcı kılan şey hedef bölgede yaptıkları tahribattan ziyade hedef ülkenin sivil ve ordu mensupları üzerinde oluşturdukları endişe ve baskıdır.



BALİSTİK FÜZELER NEDEN KULLANILIYOR?

Nükleer / konvansiyonel caydırıcılık, gözdağı vermek; Nükleer güce sahip ülkelerin diğerlerine meydan okuması örneği gibi.

Stratejik silah olarak; Arap-İsrail savaşlarında yenilen ve hava kuvvetleri ile baş edemeyeceğini anlayan Suriye'nin İsrail' i BF'ler ile tehdit etmesi gibi,

Politik güç/ Siyasi propaganda aracı olarak; İran ve Kuzey Kore' yi örnek verebiliriz,

İntikam amaçları ile kullanımda pratik olmaları; 1986 yılındaki Amerikan' ın Libya hava harekâtına karşı İtalyan adalarına Libya'nın attığı BF'ler.

Terör amaçlı metropol saldırıları; İran -Irak savaşında ve II. Dünya Savaşında yüzlerce örneği görüldüğü gibi.

Medya da propaganda yapma örneğine ise Körfez Savaşında Saddam'ın füzelerini CNN'den İsrail'e düşüşünün canlı yayınını örnek verebiliriz.

Uzun menzilli topçu gibi ya da "topçu roketi" şeklinde kullanılması.

Düşman asker ve sivil direnişçilerin savaşma azmini kırmak ve zafere dair ümitlerini yok etmek psikolojik harekât amaçlı; Çeçenistan ve Afganistan-Rus savaşlarında görüldüğü gibi.

MENZİLLERİNE GÖRE AYRILIYOR

Balistik füzelerin sınıflandırılması ise menzilleri baz alınarak yapılır;

- Topçu roketi de denen en kısa menzilli olanları BSRBM olarak adlandırılır ve 150 km ye kadar menzilli füzeleri içerir.

- 150-1000 km arası menzilli olanlara SRBM yani Kısa Menzilli Balistik Füze,

- 1000-2750 km arası olanlar MRBM (Orta Menzilli BF.),

- 2750-5000 km arası olanlar IRBM (Uzun Menzilli BF) olarak adlandırılır.

- 5000 km üzeri menzile sahip olanlarda uzun menzillidir ancak bunlar Kıtalararası B.F. olarak (ICBM) adlandırılır. Uzun menzilli IRBM' ler den diğer bir farkları da genelde nükleer savaş başlığı taşımalarıdır.(Denizaltılardan ateşlenen ICBM' ler ise SLBM olarak kısaltılır.)

BF' ler yakıtlarını yakmak için atmosferdeki oksijene ihtiyaç duymadıklarında fırlatıldıklarından hemen sonra dikey olarak troposfer dışına çıkıp bir nevi uzayda yol aldıktan sonra hedef şehre geldiklerinde tekrar yüksek hızlarda hedefe doğru yönlenirler.

Özellikle Nükleer başlık taşıyan ICBM BF' ler stratosferden (20-50 km) veya mezosferden (50-85 km) yani bir nevi uzaydan tekrar troposfere (0-20 Km yükseklik) girdiklerin de hedeflerine saniyede 7 km hızla yol alabilirler. (Yanlış okumadınız saniyede yani ses hızının 20 katı)

NASIL VURULACAK?

BF leri bir BMD füzesi ile vursanız bile hangi yükseklikte ve hangi coğrafyada vurduğunuz çok önemlidir. Özellikle NBC başlık taşıyan BF'ler için örneğin 15-20 kilometrenin altında bir kimyasal başlığın vurulmasının pek bir anlamı kalmamıştır. Ya da ana kara üzerinde çok yüksekte dahi vurulan bir nükleer başlığın " impulse" etkisi ile Marmara bölgesi büyüklüğünde bir alanda bırakın elektriklerin kesilmesini ve ya arabaların kontak çalıştıramamasını, dedelerimizin mekanik, köstekli cep saatleri bile duracaktır. Tıpkı Hiroşima' da Atom bombasının atıldığı sabah saatlerinde duran müzelerde sergilenen tarihi saatler gibi. Yani BF' leri imha etmek Godzilla filmindeki canavarın Uranyumla beslenmek için Minuteman-3 füzelerini yemesi kadar kolay değil.( Senaristler 32 Ton ağırlığındaki füzenin çoğunu roket yakıtının oluşturduğunu bilmiyorlardı sanırım).

İRAN VE SURİYE BF' LERİ

Şaka bir yana BF'leri en az zarar verebilmesi için ya uzayda terminal safhasına geçmeden ya da ilk fırlatıldığı anda daha uzaya çıkmadan vurulmalı. İşin pratiğine dönersek zaten şu anda hiçbir BMD sistemi olmayan ülkemizde İran BF' lerinin çıkışta vurulabilmesi imkânsızdır. Alınacak olan FD-2000 tarzı BMD füzeleri büyük şehirleri, stratejik tesisleri korumak için konuşlandırılacak ayni zamanda çok pahalı sistemler olduğundan sınırlı sayıda olacaktır. Yani Kars, Ağrı gibi sınır şehirlerine konuşlanmayacaktır. Zaten konuşlansa da İran' nın Tebriz şehrinde ki BF Üssünden atılanlara karşı etkili olsa bile Meşhed ve ya Şiraz gibi uzak şehirlerden atılan BF'lere karşı etkisiz kalacak işi yine terminal safhasına geçmiş haldeyken Ankara-İstanbul da konuşlu füzeler görmeye çalışacaktır. (İran da 14 adet BF Üssü/ Silo Kompleksi mevcuttur)

Daha sonra da anlatacağımız gibi BF' lerin hedefi hiçbir zaman uçak fabrikası, hava üssü, askeri karargâh gibi yerler değildir. Sanılanın aksine daima metropoller, rafineriler ya da toplu katliama sebep olacak başka tesislerdir.

İran BF' lerine gelince; Kuzey Kore'nin ürettiği en uzun menzilli füze olan Taepo Dong-2/ Moksong/ Pekdosan 1 füzesini kopyalanmış ve alınan yardımla Shahab-5 (Şahab) füzesi üretilmiştir. Böylece 4 bin 300 km menzile ulaşmış ve Londra' yı menzil içine almış bulunmaktadırlar. (Shahab-4 füzesi de Kuzey Kore Taepo-Dong-1 füzesinin kopyasıdır).



Tabloda da görüldüğü üzere ülkemizin tamamı nerede ise tüm İran BF' lerinin menzili içindedir. En kısa menzillisi bile Ankara yakınlarına varan İran füzelerinin sayı olarak yüzde 80'den fazlasının tüm Türkiye'yi menzil içine aldığını söylersek abartmış olmayız. Ayrıca yine tabloda görüldüğü üzere kısa menzilli iki tanesi hariç diğer füzelerinin menzili tüm topraklarımızı içine almaktadır.

Çin ve Kuzey Kore' nin yardımı ile Rus R-17 Scud füzelerini çeşitli türevleri olan Shahab ve Zelzal serisi füzeleri geliştiren İran, BF' leri hem tek başına üreten hem test edebilen dünyadaki 10-15 kadar ülkeden biridir. (Tabloda geliştirme safhasın da yazsam bile Shahab 4 ve 5 füzeleri aslında test aşamasındadır.) Ancak şüphesiz İsrail de dahil olmak üzere İran Ortadoğu'da en güçlü BF kapasitesine sahip ülkedir. Hatta İngiltere ve Fransa'nın Nükleer başlık taşıyan BF' lerinin caydırıcılığını bir kenara bırakırsak tüm Avrupa kıtasında İran BF' leri karşılık verecek ne BF envanteri nede onları durduracak yeterli sayıda BMD füzesi mevcuttur.

ABD'nin NATO çerçevesinde Romanya ya yerleştirdiği kara konuşlu ve Akdeniz' de ki AEGIS Kruvazörlerinde ki gemi konuşlu SM-3 füzeleri ise yetersiz sayı ve kabiliyettedir. Gelecek bölümde de de değineceğimiz gibi bu konuda son aylarda çok sayıda spekülasyon çıkmıştır.

UYARI SİSTEMİ NE KADAR ETKİLİ?

Geçen aylarda Associated Pres haber ajansının incelediği ABD Savunma Bakanlığı ve kongre müfettişlerinin hazırladığı raporda milyarlarca dolar harcanarak geliştirilen NATO Füze kalkanı projesinde çok ciddi eksikler olduğu, Malatya-Kürecikte kurulmuş olan BF erken uyarı radarının menzilinin kısa kaldığı için çok işe yaramadığı, özellikle İran' dan gelebilecek BF saldırılarına karşı Avrupa'yı koruyamayacağı, maliyet ve kritik teknoloji sorunları ile boğuşan projenin sonucu radar sistemlerinin bazen son aşamadaki BF savaş başlığı ile havada ki başka bir metal objeyi (raporda duyduğumuz kadarı ile tenekeyi bile yazıyormuş) ayırt edemediği yazmaktaymış. Dolayısı ile şimdilik menzil dışı olmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayan ABD, Avrupa' da ki müttefiklerini dahi koruyamaz iken hiçbir Anti-Balistik Füze sistemi (BMD) olmayan ülkemizin halini siz düşünün.

İran'nın tüm etrafımızı ve Orta Doğuyu Şii çemberiyle kuşatması ve Türkiye'nin bu coğrafyada etkisini kırarak bölgedeki nüfuz mücadelesini kaybetmiş olmamızdaki tek etken son yıllardaki romantizme dayalı dış politik eğilimlerimizin başarısızlığı değil ayni zamanda İran BF gücünü ve alt yapısını görmezden gelen tutumumuzdur. Bu güce güvenen İran artık şunu bilmektedir ki Hava ve Kara Kuvvetleri İsrail ve Türkiye gibi güçlü ülkelerle baş edecek seviyede olmasa bile bu ülkeleri hatta tüm Avrupa ve Arap yarımadasını menzili içine almış olan BF'leri ile ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle metropollere atılacak terör amaçlı BF'ler, ciddi kaos ve kargaşaya sebebiyet verecektir.

Geçenlerde Dünya medyasına yansıyan ve Kokpit.aero'da da haber olan Suudi Arabistan' nın Çin' den DF-21 (Dongfeng, NATO Kod:CSS-5) füzelerini alması Orta Doğuda Balistik dengelerin bir nevi dengelenmesi manasına gelmektedir. Daha önce yine Çin' den DF-3-CSS-2 füzeleri tedarik etmiş olan S. Arabistan' ın bu füzeleri almasındaki amaç medya ya yansıdığı gibi çevre ülke tehditleri, gemi ve uçak gemilerine karşı kullanım vs. değildir. Zaten BF' lerin gemilere karşı kullanımı CEP mesafesinden dolayı pek mümkün görülmemekte. Suudilerin asıl amacı yukarıda anlattığımız İran tehdidine karşı cevap vermektir. DF-21-CCS-5, 1170 km menzili ile tüm İran topraklarını menzil içine almıştır.



Suriye' ye gelince iç savaş ve kaosta bazı hava üslerini dahi kaybeden Suriye Rejimi ne kadar BF'yi elinde tutabiliyor bunu kimse bilmiyor. Ancak Scud-C füzelerinin 800 km menzili rahatlıkla Ankara'yı vurabilecek kapasitede. Bu füzelerin ne kadarı operasyonel bunu da bilmek şuan zor. Ancak en büyük dezavantajları sıvı yakıtlı füzelerin uzun bir fırlatma öncesi hazırlık aşamasına sahip olması. Oysa İran kendi üretimi füzelerde çoktan katı yakıta geçmiş durumda.

Bu şu demek; kriz anında Türk uydu, keşif uçağı, İHA ve ya istihbarat görevlilerinin gözünden saklanan bir Shahab füzesi ağaçların altında çıkarak rastgele bir yerden 20 dakikada atış yapabilir. Sıvı yakıtlılar gibi uzun bir sıvı yakıt yükleme ya da soğutma süreci gerektirmez. Kaldı ki Suriye rejiminin elindeki eski model füzeler uzun bir taşıma sürecine girse bile bunları hemen tespit edebilecek istihbarat teknik alt yapımızın ya da hava istihbaratımızın ne derece olduğu da ayrı bir tartışma konusu. (Geçen yıl Hava Harp Akademisinde yapılan uluslararası bir sempozyumda Amerikalı bir Hava Generali geleceğin savaşlarına Hava veya havadan istihbarata sahip olanların hükmedeceğini ayrıntısı ile anlatmıştı)

Yukarıda balistik füzeleri havada imha edecek tam güvenilir bir sistemin dünyada olmadığını Türkiye de ise tek bir BMD füzesinin henüz olmadığını (Çin FD-2000 gibi) anlatmıştım. Bu konuyu ikinci bölümde ayrıntılı inceleyeceğiz. (Ülkemizdeki NATO Patriaot' larının 80 km' lik kısa menzilleri ile Stratosferden uçan Scud'lara karşı ne kadar etkili olduğu ve füzenin Patriot bataryasına yakınını hedeflemedi ise vurulma ihtimali tartışılır. Örneğin Suriye güneyinden atılan bir Scud'un hedefi Ankara ise Adana'da ki batarya bir işe yaramayacaktır. Bunu söylerken yukarıda Körfez Savaşında Irak Scud'larının İsrail karşısında Patriot' lar sayesinde başarısız olduğunu yazmıştı dediğinizi duyar gibiyim. Açıklayayım: İsrail de ki Patriot'lar tüm İsrail'le dağılmış durumda ve Scud'ları şehirlere düşerken son aşamada imha ediyordu. Hatta o kadar alçak irtifadaydı ki bizler de CNN' de seyrediyorduk. Bizde ise şimdilik bu imkân yok. Çünkü NATO füzeleri Adana, K.Maraş gibi güney şehirlerde. Dolayısı ile çıkış anında vuramadığı gibi Ankara, İstanbul' a Suriye ya da eline geçti ise IŞiD tarafından gönderilecek bir Scud füzesini menzil yetersizliğinden ötürü düşerken son aşamada da vurması mümkün değil.)



İran füze tehdidi hakkında ise sayfalarca yazmak mümkün. Belki başka bir geniş dosya da bunu irdeleriz. Ancak şimdilik kısaca şunu ifade etmek isterim ki Türk Silahlı Kuvvetleri gerek komşuları gerekse dünyanın herhangi bir yerinde kendine tehdit unsuru olacak Hava-Kara ve Deniz unsurlarına karşı müdahale edecek imkânlara bugün sahiptir. Ancak bunun bir istisnası vardır oda konvansiyonel dahi olsa balistik füze saldırısı.

Kısa süreli çatışma-kriz ve ya uzun soluklu bir savaşta son çare olarak İran füzelerinin büyük şehirlerimize düşemeye başlaması sonucu çıkacak kaos ve kargaşa inanılmaz boyutlarda olacaktır. Hava ve Kara kuvvetlerimiz ne kadar cevap verirse versin tek bir İran uçağı kalmasa bile bu bir teselli ve sonuç olmayacaktır.

Savaşta İran BF'lerinin yarıya yakınının sabit tesis yerine mobil rampalarda olmasından dolayı tespitinin çok zor olması avlanmalarını da imkânsız hale getirecektir. Sanırım şu örnek olayı daha iyi anlatacaktır: Yedi yıldan fazla Süren İran-Irak savaşı sırasında yüzlerce Jet vurulmuş pilotlar ölmüş, kara muharebelerinde bir sürü araç ve binlerce insan kaybedilmiştir. Ama her iki ülkenin halkı bunun savaşın gereği görmüş katlanmaya çalışmıştır. Ne zaman ki Bağdat ve Tahran' a BF'ler düşmeye başlamış işte o zaman halkın savaşa ve devlet otoritesine bakışı değişmiştir. Bu iki ülkede demokratik olmadığından belki savaş devam etmiştir ancak bir Avrupa ülkesi başkentine tek bir BF nin düştüğünü ve yüzden fazla kişinin öldüğünü düşünün. Ardından hükümet düşer ya da herhalde sonu dünya savaşına gidecek topyekûn bir savaş başlar.

Peki batı neden İran füzelerine karşı kaygısız ya da çok savunmacı değil? Tüm kaynaklarını füze savunma sistemine aktarıp şu işi bir an önce çözmüyor? Bana göre bunun birkaç sebebi var. Birincisi ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkeler zaten nükleer silahlara sahip olduğundan kendilerini gerekli caydırıcılığı görüyorlar. Ayrıca nükleer olmayan bir savaş için ise ABD şu an menzil dışı olmanın rahatlığını yaşasa da Avrupalı müttefiklerini güvenliğini bir türlü dört dörtlük olamayan füze kalkanı savunma projesine daha fazla para akıtmayarak umursamıyor. Para harcamak yerine son aylarda İran'ı uluslararası sisteme entegre ederek "Nükleer füzeden vazgeç Dubai olmana izin vereyim" politikası güdüyor. Avrupa' da hakeza. Fransa ve çoğu Avrupa ülkesi İran ile çok ciddi ticari ilişki içine girerek bundan İran'nın vazgeçemeyeceği güveniyor.

Ama benden söylemesi bana göre tüm bu umursamazlık, bir kaç yılı kalmış 10 000 km menzilli İran ICBM' si üretildiğinde bitecek. ABD'nin doğu kıyılarının İran menzilline girdiği gün Orta Doğuda her şey farklı olacak. Aslında ABD umursamaz değil belki politikaya hükmeden belli çevreler öyle görünüyor. Savunma Bakanlığına bağlı çalışan Füze Savunma Ajansı'nda (MDA) yüzlerce sivil ve asker her gün akşama kadar İran ve Kuzey Kore füzelerini nasıl durduracaklarına dair kafa yoruyor. Anlayacağınız sırf bu iş için koca bir teşkilat var.

Gelelim bize peki bizim İran'a karşı daha doğrusu BF'lerine karşı en pahalı doğal gazı alan yağlı müşterisi olmamızdan başka ne güvencemiz var? Maalesef henüz yok. İran' dan daha güçlü ve kabiliyetli olan Kara ve Hava kuvvetlerimiz karşısında, kocaman ve anti silahı henüz mevcut olmayan bir füze tehdidi kapı gibi karşımızda durmakta ve biz göz göre göre Suriye deki rejime destek veren İran'a karşı (siyasi ve politik sebeplerini de konu dışı tutarak söylüyorum) hala ses çıkaramıyoruz.

Gelecek bölümde anti balistik füze (füze savunma sistemleri/ Balistic Missiles Defence (BMD) sistemleri üzerine tartışmaya devam edeceğiz.

"Resimleri büyük boyutları ile hepsi yüklenmiyor ayni zamanda da çok yer kapladığından linkden yada blog adresimden büyük boyutlularına ulaşabilirsiniz"









Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter