Cep Denizaltıları

Başlatan farabi, Ağu 19, 2018, 09:33 ÖS

« önceki - sonraki »

farabi

Ağu 19, 2018, 09:33 ÖS Last Edit: Ağu 19, 2018, 09:41 ÖS by farabi
Şöyle ilginç bir yazı var , D-Mitch de twitter hesabından paylaşmış :
http://old.nationaldefense.ru/5380/5522/index.shtml?id=5452

Yazar , Emekli Amiral Victor Patrushev'in Cep denizaltılar ve doktrini hakkında söyledikleri üzerinden bazı tespitler yapmış ve halihazırda Rusya'nın sürmekte olan faaliyetlerini derli toplu biçimde özetlemiş.

1980'lerin sonlarında Sovyet Donanması için iki Proje 865 "Piranha" özel amaçlı cep denizaltısı (SSW) inşa edildi. Bu sublar su altında 319 t. tam deplasmana ve üç kişilik mürettebata sahip olmasına karşın oldukça verimli bir çözüm olduğu ortaya çıktı. Düşük hacime, iyi manevra kabiliyetine, dikkate değer dalış derinliklerine (200 m) ve kolay kullanım özelliklerine sahip bir denizaltı ortaya çıkardılar. İki torpido kovanı ve mayın dökme kabiliyeti bulunan araçlar ayrıca 6 kişilik sualtı personelini de taşıyabiliyordu.

Proje , üzerinde süregelen güvensizlik ve aynı yıllarda yaşanan siyasi kaotik ortamlar ekonomik krizler derken artık 90'ların sonunda bu gemiler hurdaya çıkmış olsa da , Malachite DB ofisi, proje üzerinde çalışmaya devam etti. Bu durum bu gün 1060t deplasmana kadar ulaşan ve bazı limitli şartlar altında , farklı görev ve ihtiyaçlara cevap vermesi hedeflenen bir denizaltı ailesi ortaya çıkmasını sağlamakta. Düşük gürültü ve elektromanyetik ize sahip , havadan bağımsız tahrik sistemine sahip , su altından satıha füze saldırısı yapabilecek ( Club-S , Brahmos gibi ) , ikmalsiz 30 gün görev yapabilen denizaltılar...

Piranha grubunun en büyük gemisi P750 ise 65 metre boy ve 6,4 m. çapıyla hacmi günümüz alman dizel denizaltılarına ulaşmış durumda. Ancak 1000t deplasmanlı bu denizaltılarda şaşırtıcı olan 300+ km menzilli Club-S 3M-14E gibi seyir füzelerini dikey olarak fırlatacak şekilde de tasarlanıyor olması. kapalı denizlerde , takım adalardan oluşan coğrafyalarda görev yapacak bu tespiti zor , küçük ve sessiz denizaltıların kıyıdan içeride kalan derin hedeflere angajmanı anlamına geliyor.

Yazıda DCNS'nin çalışmalarına da yer verilmiş. Bu ve diğer forumlarda da Fransız konsept tasarımları zaman zaman tartışılıyor.

Sizce , günümüzde yaşanan teknik ilerlemeler , cep/cüce denizaltılarının su altı harbini yeniden şekillendirmesine izin verecek mi ?


Proje 865 , ilk nesil Piranha


P650E SSW ve Aip modülü.





Mesajı Paylaş

hergeleci

#1
Ağu 20, 2018, 12:02 ÖÖ Last Edit: Ağu 20, 2018, 06:30 ÖÖ by hergeleci
Guzel konu.

Ikinci Dunya savasi baslamadan Birlesik Krallik ile savasin kacinilmaz oldugunu goren Donitz, Hitler ve Kriegsmarine'nin komuta kademesiyle cekismeli bir mucadeleye girmisti. Kralligin sadece deniz baglantilari kesilerek, yani bogularak, yenilecegini biliyordu. Amaci 300 adet Type VII ile savasin basinda adayi bogup kralligi savas disi birakmakti. Hitler'den gelen cevap ise krallikla hic bir sekilde savasilmayacagi cunku bu olursa bunun "finis Germaniae" olacagi idi. Sonucta Alman U-boat kollu Type VII'lara ilaveten daha buyuk Type IX denizaltilari ile donatilmaya baslandi. Her Type IX uretim perspektifinden bakilirsa uc Type VII'a denk geliyordu. Yani savasin basinda 300 Type VII sayisina ulasmis bir U-boat kolu bir hayal idi (Hitler gibi bir karaci altinda aslinda bir palavra idi) ve Type IX'lerin gelmesiyle bu sayi daha da dustu.

Alman U-boat kolu savasin basinda adayi bogamayinca savasin karakteri degismeye basladi. Gelisen teknoji ile (hf/df, santimetre dalgaboylu radarlarin minyaturize edilip gemi ve ucaklara takilmasi, leigh light, vs) ve ASW guclerinin olusturulmasi ile U-boat kuvvetleri degisik tiyatrolara itilmeye baslandi. Bu daha uzun menziller ve dayanim gerektiriyordu. Once mid-atlantic gap, sonra Kanada kiyilarinda Newfoundland'e yapilan sortiler, sonra Rommel'a destek amaciyla Akdenize yapilan akinlar, Afrika'da Freetown onlerine yapilan sortiler, sonra Amerika'nin resmi olarak olmasa bile kralliga yardimlariyla ve konvoy koruma gorevlerine katilmasiyla once kita sahanliginin en kisa oldugu (bu onemli) Hatteras burnu, sonra Florida, Gulf of Mexico'nun savas alanina dahil olmasi, ve en sonunda Karayiplere yapilan akinlar.

Savasin bu derece hizli sekilde bir tiyatrodan diger tiyatroya kaymasi U-boat kolu icin yapilan butun planlari alt etti. Ilk once en bariz konu tabii ki daha kucuk olan Type VII'lerin menzil/dayanim sorunu idi. Almanlar bunlari yabanci bayrak altinda gizlenmis lojistik gemileri ile desteklemeye calistilarsa da, Enigma'yi kiran Ingilizler (mukemmel derecede sofistike bir istihbarat kullanimi ile denizaltilari direk olarak yok etmek yerine) bu lojistik gemilerini teker teker batirmistir. Bunun sonucunda Almanlar Type IX'den devsirme U-tanker projesine girismis, lojistik gemilerin yerine koyduklari bu lojistik denizaltilarla (torpido haric) uzak tiyatrolarda operasyona devam etmislerdir. Hatta bize uretirken el koyduklari U-A denizaltisi bu is icin ilk modifiye ettikleri denizaltidir. Ilginc sekilde Ingilizler uzun sure, bir tanesini batirmalarina ragmen, bu lojistik denizaltilarin varligini reddetmislerdir.

Type IX'lerin daha buyuk olmalari, yani dayanimlarinin daha uzun olmasi, onlarin daha iyi bir secenek oldugu anlamina gelmiyordu. Bataryalarini sarj etmek icin geceleri deniz ustune cikmalari gerekiyordu. Ozellikle komunikasyon gereksinimleri yuzunden HF/DF ile, ve sonra santimetre radarlari ile kopruustu yansimalari ile hizla tespit edildiklerinden, cok hizli dalmalari gerekiyordu. Bu Type IX'ler icin mumkun degildi bu yuzden kiyiya yakin ama derin sularda (Hatteras Burnu gibi) operasyon yapmalari gerekiyordu. Hizli dalmayi gerektiren bir baska neden ise, Florida yarimadasi ve Akdeniz'de fosforesans etkisi olmasi idi. Savas sonunda ortaya cikan Type XXI ile de bu gereksinimlere cevap vermeye calismislar ama cok gec kalmislardir.

Sonuc? Nasil bir denizalti olmali konusu cok berbat bir optimizasyon problemi idi.

* Dayanim bir alanda ayni tutabileceginiz denizalti sayisini belirledigi icin cok onemli bir parametre idi.
* ASW kuvvetlerinin kapladigi kucuk ve sikisik denizler denizaltilar icin tam bir olum fermani idi.
* Denizaltilarin en buyuk getirisi batirdiklari gemi miktari degil sadece bir bolgede bulunmalari ile o bolgeden gecisi aksatmalari ve bir cok hava ve deniz platformunu o bolgeye baglamalari idi.
* Butun bunlara ilaveten U-boat kolu savasci gemilerden uzak durmus (bir kac istisna haric) ve ilginctir ki, en basarili saldirilardan biri Italyan dalgilclar tarafindan tek kisilik torpido denizalatilarla yapilmistir:  https://en.wikipedia.org/wiki/Raid_on_Alexandria_(1941)

Ozet olarak degisik gereksinimlere cevap veren bir yapi kurulmasi gerekiyor bu denizalti isinde. Kendi denizlerimize bakarsak bu gereksinim acik olarak goruluyor. Ege Denizi ve Karadeniz'in ortalama derinligi Buyuk veya Atlantik okyanusunun yarisi. Ege denizi zaten cok sikisik bir deniz. Buna ilaveten Ege denizi her tarafa serpistirilmis adalariyla sensor altyapisi kurulmasina cok uygun bir yer. Ben acikcasi Ege'nin su an envanterimizde bulunan denizaltilar icin bir olum denizi oldugunu dusunuyorum. Burasi icin kesinlikle daha ufak denizaltilar gerekli.

Karadeniz'in de ufak denizaltilar icin cok uygun oldugunu dusunuyorum. Hedef olarak dusunursek (hem bizim tarafta hem obur taraflarda) devriye atilacak alan olarak buyuk degil. Son zamanlarda Rus'larin Kirim'a yaptiklari yatirim ile ustunlugu ele gecirmeleri bence ister istemez bir Karadeniz deniz gucunun kurulmasini tetikleyecek. Ne kadar kapasitesi olur nereye olur bilemem ancak modern sensor ve silahlarla donatilmis bir cep denizalti filosu Karadenizi Oludeniz'e cevirebilir.

Evet, bence belli tiyatrolarda (Ege ve Karadeniz) ve modern muhimmatla bu cep denizaltilari ise yarar. Aynen Ada sinifinin firkateynleri rahatlatmasi gibi asil vurucu gucumuz olan denizaltilarimizi rahatlatabilir. Sonra ver elini Akdeniz...
Mesajı Paylaş

Topgun

Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı. Teşekkürler, hoşuma gitti. Mesajı Paylaş

putty

Piranha pek cep sayılmaz. 1000 ton diyor yani bizim AY sınıfı kadar. Biz onların cep dedikleri ile vatanı koruyoruz Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter