Hava Üslerin Yapılaşmaları ve Yapı Tartışmaları

Başlatan mhm, Eki 20, 2015, 08:08 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

mhm

http://sadfor.savtera.org/pist-tahrip-silahlar-antirunway-t321.0.html

 Yukarıda ki başlıkta üslerin yapılaşma şekillerinin konuşulmaya başlanmasını mütakiben konumuzun sadece üs yapılarının olacağı bir başlık açmanın zamanı geldiğini ve yeri olduğunu düşündüm. Üsler üzerinde ki her türlü görüşümüzü sanırım bu başlık altında tartışabiliriz. Mesajı Paylaş

putty

O zaman bende yazımı buraya ekleyim.



Benim endişe ettiğim konu görüş ötesi silahların daha doğrusu SOM gibi akıllı seyir füzelerinin mevcut hava alanlarımızı 1500 km den bile ateşlenerek rahatlıkla tamamen imha edebilecek olmasıdır. Uçaklarımız kabak gibi ortada komik korugan larda hedef olarak bekliyorlar. Rusya İsrail ve İran Yunanistan gibi çok becerikli veya sürprize çok açık endişe edilmeyi hak eden düşmanların kolaylıkla bu imkana sahip olacaklarıdır.

Hava alanlarımız mevcut durumunu ben şöyle görüyorum. Mesela düşman İsrail ise yada Rusya ise sabah 5 de savaş başlar ise biz 5.30 savaşı kaybetmiş artık kaçınılaz yıkım ve hatta işgal için geri sayıma girmiş halde olabiliriz. Bir düzine hava alanımızda 200 muharip uçağımız koruganlarda hedef olmayı bekliyorlar.
İşte en büyük hava alanlarımızdan Diyarbakır hava alanı. Bir seyir füzesi için olabilecek en güzel geometrik referanslar ile uçaklar tertemiz işaretlenmiş
Çimleri biçilmiş aynı tonda bir zeminde tertemiz cizgiler yollar onların sonunda yuvarlaklar onun ardında dörtköşe standart koruganlar ve içlerinde bir uçak. Hedefini karayolunu nehri takip ederek bulabilen bir füze için tertemiz bir algoritma imkanı.
Soğuk savaşın hava savunma önlemlerine göre tasarlanmış hava alanlarımızı süratle elden geçirmek en azından bir miktar kritik rakamda uçağı yer altında saklamak gerek. Artık yer altımı olur bir tepenin yanınamı taşınır orayı oyarlar bilmem ama şu hali ile çok tehlike altındayız. İran geçenlerde taktik füzeleri ile nokta atışı yeteneği kazandığını ilan etti. Doğru ise çok iyi hava savunma sistemleride yeterli değil. Bizim şu halimiz kabusluk resmen. Rusya mesela planları çoktan yapmıştır bir düğmeye basıp bütün hava gücümüzü yıkabilir buna çok inanıyorum. İsrail de öyle ve İranda öyledir.




Yukarıdaki resimde ne kadar soğuk savaşın izleri var. Aslında yapıldığı zamanın özenine sahip hava alanı. Dalışa geçen bir uçak her dalışta en az hedefi imha edebilecek şekilde yerleştirilmiş koruganlar. Yani hava alanını yapanlar akıllı tasarlamışlar ama zaman değişti artık dalışa geçen uçaklar yok 1000 km gelecek füze tepene inecek.
Hava alanlarının imhası büyük sorun değil. Sivili var bazı karayolları bile lazım olursa kullanılabilecek şekilde yapılmış. Tahrip olan yeri onarmak için istihkamcılar çok hazırlıklılar hemen priz alan çimentoları filan var ama uçaklar vurulursa ne yaparız. Hepi topu 200 uçak bu. Gözle görünen çok bariz bir tehdit var önlemi elden geldiğince geciktirmeden almış olmak gerek. Belkide almışlardır bilemiyorum çok eçık tehdit çünkü gözden kaçması olanaksız

Bakın bizden daha fazla derinliği olan iran tekerlekli her yere taşıyabileceği füzeyi bile korkudan nasıl saklamış. Bir spor salonunda bile gizler savaşta istese ama yer altına saklamış.
Biraz dağların içindeki hava alanı kahvehane muhabbeti şehir efsanesi ne döndü ama gerekli olan bu artık komik şekilde.


.



Mesajı Paylaş

mhm

Askeri Uçakların Bakım ve Harbe Hazırlığında Deneysel Askeri Üsler
 
 Uçakların yerde iken faal tutulması, gerektiğinde görevine uygun bir biçimde giydirilmesi uçak kullanıcılarının karşılaştığı en büyük zorluklardandır. Bu zorlukların maliyetleri, uçağın ömrü düşünüldüğünde kolaylıkla uçağın maliyetinin üstüne çıkmaktadır. Bakım ve göreve hazırlık için yapılması gerekenler oldukça yüksek sayıda insanın çalışması anlamına ve dolayısıyla maliyet artışı ve komuta kontrolde zorluklar anlamına gelmektedir. Ayrıca bu işlemler sırasında kaybedilecek zaman da olası çatışma durumlarında hayati önem arz edecektir.
 
 İnsan beyninin sorunlara çözüm bulma kabiliyeti oldukça yüksektir. Bu kabiliyet günümüzde insan yaşamını gittikçe kolaylaştırmakta ve yeni buluşların ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Teorik olarak sürekli daha iyiye gitmekte olan insan hayatı kendini askeri alanda da göstermektedir. Taraflar arasında ki sorunlar sonucu ortaya çıkabilecek olası çatışmalar aslında insan beynini en çok zorluyan durumlardan biridir. Çünkü temelde karşı karşıya gelen insanların beyinleri aynı kapasitededir. Bu durum karşısında bakılan ölçeğe göre büyüklük ve küçüklükleri değişen avantajlar kimin üstünlük sağlayacağını belirlemektedir.
 
 Askeri uçağın bakımı ve göreve hazırlanması günümüz muharebe sahasında büyük önem arz etmektedir. Çünkü bu işlemlerin yürütülmesi sırasında geçen süre uçağın havada kalma süresini etkileyecek ve böylece ortaya bir üstünlük faktörü çıkacaktır. Üstünlüğün sağlanabilmesi için uçak piste teker koyduğu andan itibaren en kısa süre içerisinde rule yapmalı, bir sonraki görevi her ne gerektiriyorsa gerekli yük en kısa sürede yüklenmeli ve en önemlisi gerekli bakım en kısa sürede yapılmalıdır. Uçağın hayatı idamesinde yapılacak bu değişiklikler bir avantaj halini alacak ve üstünlüğün kabul ettirilmesinde birer etken olacaktır.

 İşte aktarılan nedenlerden ötürü yazı boyunca bir askeri uçağın en maliyetli ve hızlı şekilde nasıl idame ettirilebileceğine cevap arayacağız. Bunun için örneklere sıklıkla başvuracağız. Hatta hayali bir üs bile oluşturacağız. Ayrıca bir yapının inşasında gerçekleşen süreçlere de bir göz gezdireceğiz. Farklı yapılar yaratıp bunların etkinliklerini tartışacağız. Amacımız askeri üs içinde ki yapıların nasıl maliyetleri azaltabileceği ve uçağın destek görme süresinin nasıl kısaltılacağı.

1. İsterler

 Bis üssün tasarımına başlamadan önce ortada istenilen özellikler olmalıdır ki tasarımımız anlam kazansın. O nedenle aslında her türlü tasarımın temeli olan isterler mevzusu burada da oldukça önemlidir. İsterlerin doğru şekilde belirlenmesi bir inşaatın sağlam zemin üzerine temellendirilmesi gibidir. İsterlerin doğru belirlenmemesi yapının devamında kronik sorunlara neden olacaktır. Bu sorunlar ileride mutlaka yapımın ömrüne ve işleyişine tehdit oluşturacaktır.
 
 Bizim üssümüzün ilk isteri savaş uçaklarına ev sahipliği yapacak olmasıdır. Ancak üssümüz sadece savaş uçaklarına değil gerektiğinde destek ve kargo uçaklarına da hizmet verebilmedir. Bu da ikinci isterimizdir. Uçaklarının operasyonlarını güvenli bir şekilde icra edebilmeleri bir başka ve tamiyle ayrı bir yere sahip oldukça önemli bir isterdir. Yer hareketleri sırasında uçakların güvenli şekilde hareket edebilmeleri ve iniş kalkışlarının her türlü hava koşulunda güvenli bir biçimde yapılabilir olması önemlidir. Bir başka önemli konuda üssün uçak destek faaliyetlerini mümkün olduğunca destekleyecek, özellikle destek kısmını yüksek hızla yerine getirebilecek olmasıdır. Örneğin görevden bir uçağın hemen bir sonraki göreve hazırlanması sırasında yaşanacak her türlü hıza dair kazanım, uçağın havaya ulaşma süresini kısaltacak bu da özellikle hava üstünlüğünün kazanılmasında oldukça önem arz edebilecektir. O nedenle bu konunun üzerinde ayrıca durulması gerekmektedir. Ayrıca üssün acil durumlarda sivil trafiğe de açılması havacılığın bir başka önemli güvenlik mevzusudur. Üssün saldırı anınında da hizmet verebilmesi kendine has, ayrı bir önemli konudur. Bu konunun önemi oldukça yüksek olduğundan ayrı bir başlık altında değerlendirilmesi gerekmektedir.

1.1 Yapı ve Operasyon Desteklemek

 Bir yapının şekli, boyutları, o yapının hizmet edeceği amaca göre belirlenmelidir. Bu doğrultuda askeri üsler içinde inşa edilecek yapının da amacına en uygun şekilde inşa edilmesi önemlidir. Burada ki önemli nokta uygunluğun tanımlanması yani ne kadar ve nasıl uygun olacağıdır. Örnekle devam edersek, bir adet savaş uçağı göreve hazırlanacak diyelim. Gelen emir doğrultusunda uçak belli mühimmatlar ile donatılacak. Normalde bu mühimatlar emir doğrultusunda mühimmat deposundan alınır. Mühimmat deposuda üssün ayrı bir kısmında yer alır. Buradan istenilen mühimmat görev yapacağı uçağa taşınır. Burada ciddi zaman kaybına neden olan kısım mühimmatın taşınması kısmıdır. Depoların üssün ayrı bir kısmında olması mühimmatın taşınması sırasında ciddi zaman kaybına neden olmaktadır. Ayrıca özellikle çatışma gibi tüm filonun aktif görevde olacağı durumlarda uçakların donatılması sırasında komuta kontrolde sıkıntılar yaşanabilmektedir. Bir diğer olası sıkıntı da uçakların bakımları sırasında yaşanabilir. Bilindiği gibi uçakların ağır bakımları genellikle belli merkezlerde yapılır. Bu merkezler olmak zorundadır çünkü her bir üsse benzer merkezler kurmak oldukça pahalı bir iştir. O nedenden ötürü uçağın ana üssünde alacağı bakım sınırlıdır. Ancak bu durum değişebilmektedir. Bizim için önemli olan bakım sınırının nerede olduğudur. Eğer bu sınır uçağın üssünde mali olarak avantajlı olacak an alt sınıra kadar gelirse bu durum uçağın desteklenmesinde oldukça faydalı olacaktır. Uçak eğer mali olarak en avantajlı şekilde bakımlarının olabildiğince bulunduğu üsse daha da önemlisi bulunduğu HAS(Hardened Air Shalter)'de alabilir olması uçağın destek süresini kısaltacaktır. Bu da uçağın havaya daha erken ulaşacağı anlamına veya görevi için daha fazla zaman bulacağı anlamına gelir. Özellikle uçağın HAS altında bakımlarının büyük çoğunluğunun karşılabilecek olması birçok alanda kolaylığa neden olacaktır.
 
 Yapıların operasyon desteği özellikle sürekliğin sağlanması gereken koşullarda daha da öne çıkmaktadır. Uzun süreli çatışmalarda uçağın desteğini sürekli sağlayabilmek güçlü olmak kadar önemlidir. Çünkü elinizde her ne olursa olsun onun kullanım durumunu belirleyen aslında uçağın sürdürülebilir desteğidir. Bu kısım aslında güçlü olmaktan daha önemli olabilmektedir. Çünkü şu ana kadar ki savaşlar ve çatışmalar göstermiştir ki gücü muhafaza edebilmek yani dayanıklı ve sürdürülebilir olmak saf güce sahip olmaktan çok daha değerlidir. Yapılaşmayı uçaklar için önemli kılan nokta burasıdır. Yapılaşmanız şekli aslında sizin uçak desteklemeye olan bakış açınızı yansıtır. Yapılaşmanın şeklinden kuvvetlerin taktik ve stratejileri, hatta doktrinleri ile ilgili bilgiler elde edilebilir.
 
1.2 OCA Strike ve Yapılaşma

 OCA(Offensive Counter Air) Strike düşman hava hareketliliğinin durdurulmasını amaçlayan saldırılardır. Bu amaçla çoğunlukla düşmanın hava üsleri hedef alınır. Hedef alınan üssün görev icra edebilme kabiliyetine darbe indirmek ana hedeftir. OCA Strike görevlerin bu amaçları kuvvetleri bu saldırı şekline  karşı önlem almaya itmiştir. Hava savunmasının aşılması sonrası gelecek savunma methodu, yapıların saldırılardan en az atkilenecek şekilde inşa edilmesinden geçer. Bu yazı için önemli olan inşa edilmesi gereken yapıların OCA Strike ile olan ilişkisini yeniden yorumlamaktır.

1.2.1 Günümüzde ve Gelecekte OCA Strike

 Günümüzde hava üstünlüğün sağlanması için oldukça farklı yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasından öne çıkanlarından biri de OCA Strike'dır. OCA Strike görevlerinin tarihsel gelişimine bakarsak düşmana karşı hava üstünlüğünün sağlanabilmesi için ilk olarak uçakların işlevsiz kılınmasının amaçlandığı görülür. Etkisiz kılmanın ilk yöntemi uçakların imhasıdır. Özellikle uçakların elektronik cihazlara kavuşmadan önceki dönemlerde OCA Strike görevlerinin iki ana şeklinden biri bu olmuştur. Elektronik cihazlar öncesi dönemde ki ikinci ana operasyon şekli ise uçakların üslerininde ki özellikle pist omak üzere taksi yolu gibi noktaları vurarak uçakların yerde kalmasını sağlamak olmuştur. Bu iki ana şekil OCA Strike görevlerinin gelişimde arka arkaya gelmiştir. İlk olarak pist vurularak uçakların kalkması önlenmiş sonrada uçakların imhası ile düşmanın hava üstünlüğünü kesin olarak sonlandırmanın yolu açılmıştır.
 
 Ancak uçakların elektronik cihazlarla donatılmaya başlanması uçakların işlevsiz kalmasını sağlayacak başka yöntemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Örneğin basit bir düşünce şekliyle düşman uçağının iletişim kanalları kesilirse uçak büyük oranda işlevsiz kalacaktır. İletişim kanalları işlemeyen bir uçak günümüz uçakları kolay bir avdır. Uçakların elektronikleşmesinden günümüze kadar geçen sürede uçakları işlevsiz bırakacak yöntemlerin artması, OCA Strike görevlerinin de işleyişini etkilemiştir. Görevlerin eski, düşman hava araçlarını veya pistleri imha etmeyi amaçlayan yöntemleri yerini düşman iletişim araçlarını imha etmeyi amaçlayan saldırılara bırakabilmektedir.

 Ağ merkezli harekat günümüzün ve geleceğin harp sahasında çok büyük bir öneme sahiptir. Bu sayede birbirinden çok farklı unsurların birbirleriyle iletişim içinde olmaları sağlanabilmektedir. Ayrıca farklı unsurlardan gelen bilgilerin işlenmesi yani füzyona uğraması ile elde edilecek bilgi yine ağ merkezli harekatın sonuçlarındandır. Ancak bu ağ yapısının OCA Strike için daha farklı bir anlamı vardır. İletişime dayanan ağ merkezli harekatta bir kanaldan gelen iletişimin veya bilgi akışının kesilmesi o ağa dahil bütün unsurları etkileyebilmektedir. Yani tek bir yere yapılacak saldırı ile düşmanın bilgi işleme ve iletişim kabiliyetine ciddi zayiat verdirilebilir. Bu nedenden ötürü OCA Strike görevlerinin ilk yöntemi günümüzde daha çok iletişimin kesilmesine yönelmek olmuştur. Bu yöntemi pist ve taksi yollarını tahrip etmek ve uçakları imha etmek izlemektedir. Ancak geçmişte olduğu gibi bu yöntemlerin hepsi arka arkaya uygulanmak zorunda değildir. Düşman bilgi akışına öyle bir zayiat verdirilebilir ki hava araçlarının uçmasının hiçbir anlamı kalmayabilir.

 Ancak günümüzde halen eski yöntemlerinde yeri vardır. Bir pisti tahrip etmek o üssün kullanımını tamamen durdurabilir. İletişim kanalları ne kadar gelişmişte olsa düşman uçakları pistlerinin olmaması nedeniyle herhangi bir icraata bulunamayacaktır. Günümüzde bu alandaki en büyük sorun bir pisti devre dışı bırakabilecek mühimmat sayısıdır. Günümüzde pistlerin eskisine oranla daha büyük ve özellikle daha sağlam olduğu göz önüne alınırsa bir pisti devre dışı bırakmak eskisine oranla çok daha fazla miktarda mühimmat gerektirecektir. Bu da daha fazla uçağın havalanması anlamına gelecektir. Daha fazla uçakta, düşman üslerinin cephe hattının arkasında yer aldığı düşünülürse, daha fazla riskli operasyonlar anlamına gelmektedir.

 OCA Strike görevlerinin genellikle cephe hattının arkasında gerçekleşmesi düşman hatlarının içine doğru içeri sokulmak anlamına geleceğinden birçok farklı riski içinde barındırmaktadır. Ancak cephe hattını hedef üssün sınırlarına kadar getirirsek derinlemesine yapılacak bir saldırının birçok riskinden kurtulursunuz. Ama cephe hattının bu kadar ilerlemiş olması düşmana karşı bir üstünlük kurulduğu anlamına gelmektedir. Bu da OCA Strike görevlerini gereksiz kılabilir çünkü hava üstünlüğü büyük oranda sağlanmıştır. Hava üstünlüğünün nasıl sağlandığı önemlidir. Eğer üstünlük düşman hava araçlarının büyük oranda imhası ile sağlanmışsa OCA Strike yapmanın amacı büyük oranda yine ortadan kalkabilir. Eğer cephe hattı düşman üssüne kadar gelmişse cephe hattında BARCAP(Barrier Combat Air Patrol) icra edecek uçaklar ile uçağın havalandığı anda vurulması mümkün olabilir. Özellikle OCA Strike yerine böyle bir uygulamaya gidilmesinin en büyük nedeni maliyetler olacaktır. Çünkü bu durumda daha az uçakla hedeflenen başarılabilecektir. Ancak böyle bir kabiliyetin ortaya konulması için gelişmiş sensör kabiliyetli ve düşman üssünü takip eden uçakların olması gerekmektedir. Yani bu kabiliyetleri ya devriye icra eden uçaklar tarafından ya da tamamen ayrı bir sensör uçağıyla orataya konulmalıdır. İleride savaş uçakalrının daah kabiliyetli olacağı düşünüldüğünde burada aktarılan CAP görevini gelecek nesil uçaklar çok daha iyi icra edebilecektir.

 Ancak eğer hava üstünlüğü düşman imhasından çok, karşı üstünlüğün kabul ettirilmesine mütakip düşmanın kayıp vermeden geri çekilmesi ile sağlanmışsa o zaman OCA Strike görevlerine tekrar ihtiyaç duyulabilir. Çünkü düşman halen ciddi sayıda uçağı elinde bulundurmaktadır ve mühimmat desteği ile defensive olsa bile halen ciddi sorun yaratabilecek bir güçtür. Ancak özellikle gelişen teknoloji ve özellikle maliyetlerin etkisiyle bir önceki paragrafta aktardığımız gibi bir durum da gerçekleşebilir. Yani OCA Strike yapmak yerine hedef üssü sürekli gözetim altında tutarak uçak havalandığında veya hareketlilik tesbit edildiğinde harekete geçecek, yer operasyonuda eklenmiş BARCAP görevi OCA Strike görevlerinin yerini alabilir. Ancak burada dikkate alınması gereken bir başka maliyet faktörüde vardır. O da bir OCA Strike paketinin aşırı büyük ve maliyetli olabilmesidir. Belki OCA Strike icra edecek uçaklar fazla maliyet yapmayabilir ancak bu uçakları destekleyecek SEAD ve Escort görevli uçakların yaratacağı maliyet çok uç noktalara ulaşabilir. Bu da OCA Strike görevleri için bir başka kötü etkilenecek noktadır. Bu durum da kuvvetleri OCA Strike yerine farklılaşmış CAP görevlerine itebilir.

 Böyle bir BARCAP görevinin özelliklede gelecekte yer alma ihtimali daha yüksektir. 5. nesil uçakların vaat ettikleri teknolojiler göz önüne alındığında bir hava üssü OCA Strike görevlerine göre daha az sayıda uçak tarafından gözetim altında tutulabilir. Maliyetlerinde askeri projeler için hiç olmadığı kadar önemli olduğu ve bu önemin artarak büyüyeceği göz önüne alındığında bu yeni BARCAP görevi daha yüksek ihtimalle ileride kendine yer bulabilir.

 Eğer uygulamaya geçerse bu yeni BARCAP görevinin de kendine göre sıkıntıları olacaktır. Bir üssü belirli mesafeden gözetleyecek bir uçağın devriye şekliyle bu görevi icra edebilmesi için ilk olarak bölgenin hava savunmasından temizlenmesi gerekmektedir. Yani aslında cephe hattının hedef üssün sınırlarına kadar getirmek gerekmektedir. Bu da hiç kolay bir iş değildir.
 
 Bahsi geçen yenilenmiş BARCAP görevi ile cephe hattının erişebileceği üslerde etkili olabilse de cephe hattından uzak üslerin görev icra edebilmesini önlemek halen OCA Strike ile mümkündür ve gelecekte de böyle olacaktır. Ancak böyle bir durumda OCA Strike görevlerinin içeriğinin şimdikine göre değişmesi beklenebilir. Görevlerin içeriğinde uçak veya pisti imha etmek yerine ağ merkezli harekatın unsurlarına saldırı düzenlemek daha öne çıkmaktadır.

 OCA Strike görevlerini anlamsız kılacak bir başka olası uygulama da düşmanın havada imhası ve füze savunması ile olabilir. Yani düşman uçaklarının havaya ulaşması beklenecek ve uçaklar havada imha edilecektir. Bİr örnekle anlatılmak istenilen daha iyi anlatılabilir. Düşünün ki A ve B adlı iki devlet arasında ki sorunlar nedeniyle sıcak çatışma yaşanıyor. A ülkesinin uçakları sadece hava-hava ve SEAD görevleri icra ederken B ülkesinin uçakları ise hava-hava ve hava-kara görevlerinin karışık olduğu görevler icra ediyor. A ülkesinin amacı düşmanın belirli bölgelerde ki yer konuşlu hava savunma unsurları temizleyerek temiz bir bölge oluşturmak ve daha sonra sadece hava-hava görevleri icra ederek düşmanın uçaklarını imha etmek. Burada uçakların büyük çoğunluğunun hava-hava görevi icra edecek olması önemlidir. Kalan uçaklarda SEAD görevi icra ederek temiz bölge oluşturacaktır. Temiz bölgeler oluşturulduktan sonra bu uçaklarda hava-hava görevleri icra etmeye başlayacak ve düşman uçaklarının büyük çoğunluğu imha edildikten sonra diğer hava-yer görevlerinin icrası başlayacaktır. Hava-hava ağırlıklı bu görevde de uçakların havada imha edilmesi OCA Strike görevlerini gereksiz kılacaktır çünkü düşmanın hava üstünlüğü sağlayabilecek bir aracı kalmamıştır. Ancak düşman burada uçak kaldırmamayı da seçebilir. Bu gibi durumda eğer gerekli görülürse OCA Strike seçeneğine gidilebilir. Ancak düşmanın uçak kaldırmaması aslında bir anlamda düşmanın sizin üstünlüğünüzü kabul ettiğiniz anlamına gelir. Yani bir anlamda çatışmanın amacına ulaşılmış olacağı için ne OCA Strike görevlerine ne de BARCAP görevlerine ihtiyaç duyulacaktır.

 Bir önceki paragrafın son kısmı ile ilgili olarak aslında bir ihtimal vardır ki aslında hem OCA Stike görevlerini hem de BARCAP görevlerini gereksiz kılabilir. O da düşmana üstünlüğün kabul ettirilmesidir. Böyle bir durumda çatışma veya savaşın sonlanacağı dikkate alındığında mali olarak en etkin seçenek bu olacaktır. Ancak bunun için ciddi gelişmelerin yaşanması gerekmektedir. Düşünün ki çatışmanın ilk saatlerinde düşmana öyle bir zayiat verdirdiniz ki düşman sizin üstünlüğünüzü kabul etti ve elinde ki mevcut gücüde kaybetmemek adına gücünü geri çekti. Bu kısmı anlamak için şu açıklamanın yapılması gerekmektedir: Bir önceki cümlede geçen 'öyle bir zayiat' sözüyle antılmak istenen verdirilen kaybın şiddeti değil etkisidir. Bu etki düşmanın bütün üslerinin vurulması ile de yaratılabilir veya örneğin kritik bir komuta üssünün vurulması ilede. Aslında üstünlüğün kabul ettrilmesi başlı başına çok büyük bir konudur. Hatta bu durumun sağlanabilmesi sadece savaş halinde değil barış zamanında ki davranışlara da bağlıdır. Özellikle caydırıcılık kavramının burada fark yaratacak kısım olduğuna dikkat edilmeldir. Bu üstünlük konusu belirtildiği gibi başlı başına bir konudur, o nedenle şimdilik bu kadar üzerinde durmak bu yazı için yeterlidir.

 Peki bu kadar yazıdan sonra OCA Strike ile ilgili sonucumuz nedir? Günümüzde OCA Strike'ın öncelikleri geçmişte ki gibi uçak veya pist vurmaktansa ağ merkezli harekatın unsurlarını vurmaya kaymıştır.Bunun ardından uçak destek tesislerinin( yakıt depoları, mühimmat depoları vb.) vurulması gelmektedir. Bir OCA Strike sırasında öncelikteki bu değişim isim olarak değişmesede içerik bakımından ciddi değişim anlamına gelmektedir. Gelişen teknolojiler uçakları hedeflerini daha uzak mesafelerden izlemeye ve vurmaya imkan tanımaktadır. Bunun sonucu olarak cephe hattına yakın olan üslerin kontrolünde OCA Strike yerine yeni içerikli BARCAP görevi daha maliyeti etkin ve kolay olarak uygulabilir olması gelecek açısından önemlidir. Ancak halen OCA Strike görevleri mevcut olacaktır. Bunun için üslerin tasarımda halen göz önüne alınmaldır.

1.2.2 OCA Strike ve Onarım

 OCA Stike'ın halen düşünülmesi gereken bir yönü vardır. O yön de OCA Strike ile verilen zayiatın ne kadar zamanda giderileceğidir. Örneğin pistin hedef alındığı bir başarılı bir OCA Strike görevi sonrası pist gerekli çalışmalar yürütülürse tekrar eski haline dönecektir. Ancak burada göz önünde bulundurulması gereken pistin ne kadar zamanda onarılacağıdır. Günümüzde teknolojiye paralel olarak ortaya çıkan araçlar bu tarz onarım faaliyetlerinin gerçekleşme süresini oldukça kısaltmıştır. Ypaı kimyasalları sektöründe yaşanan bu gelişmeler sayesinde saldırı sonrası pist eğer eğer yeterince hızlı onarılırsa düşmana karşı savaşmadan ciddi avantajlar elde edilebilir. OCA Strike'ın pan zehiri olabilecek bu konu aslında taraflara birçok anlamda ciddi taktiksel derinlik kazandırmaktadır. O nedenle yapının sadece sağlam yapılması değil onarıma da elverişli olması yani kolay onarılabilecek olması önemlidir. Tarafların onarım kabiliyetlerinin yüksek olması aslında ayrı incelenmesi gereken bir konudur. Ancak burada OCA Strike'ı etkisiz kılabilecek olması nedeniyle üslerin tasarımında onarım kolaylığı ele alınması gereken bir konudur.
 
2. Yer Hareketleri

 Havacılık da günümüzde her alanda olduğu gibi en çok maliyetlerden etkilenmektedir. Bu durum hem sivil hem askeri havacılıkta aynıdır. Ancak askeri havacılığın amaçları uğruna bazı maliyetlerin altına girilmek zorunda kalınabilir. Bu zorunluluk yapılması gereken maliyetli işin minimum maliyetle yapılmasının yollarının aranması konusunda itici güç olmuştur.
 
 Sivil havacılıkta uçakların olabildiğince havada kalması yerde ise olabildiğince az kalması istenmektedir. Çünkü uçak havada kaldığı her süre boyunca bünyesi altında uçtuğu şirkete para kazandıracak ancak yerde durduğu her süre boyunca da şirkete para kaybettirecektir. Askeri havacılıkta da benzer bir durum yaşanmaktadır. Kendini özellikle savaş zamanı hissetirecek bu durum taraflara paradan çok daha fazla şeye mâl olabilir. Barış zamanı ise durum sivil havacılıktan daha farklıdır. Bu defa uçakların yerde kalması istenilen durumdur. Çünkü askeri uçaklar herhangi paralı kazandıracak hizmet vermezler. Yani askeri uçakların çatışmalar haricinde uçması sadece para kaybettirecektir. Ama uçaklar uçmak için yaratılmıştır ve uçaklar bir şekilde uçmalı ve sonucu olarak yerde hareket etmelidir. Yoksa bu uçakların alınma nedenlerine ihanet edilmiş olur. Yer hareketlerin azalatılması ise sivil ve askeri havacılığın ortak isteğidir. Bu nedendir ki uçakları işleten kuruluşlar uçaklarının yer hareketleri sırasında mümkün olduğunca az yol katetmesini isterler.

 Yer hareketinin azaltılması uçağın daha az motor çalıştırmasından, uçağın motor bakımlarının daha geç bir periyotla yapılmasına kadar birçok farklı şekilde etki edecektir. Tasarrufun öneminin daha da arttığı şu dönemlerde yer hareketleri konusu daha da önemlidir.
 
2.1 Pistler ve Taksi Yolları

 Uçağın yerle ilk temas ettiği an yer hareketi başlar. Uçağın ilk temasından sonra en kısa sürede park pozisyonuna gitmesi istenilen durumdur. Rule süresinin azaltılması uçağın en kısa yolla park pozisyonuna ulaşması demektir. Burada da taksi yollarının uzunluğu devreye girmektedir. İstenilen durum, güvenlik sınırları içinde kalınarak yerde en kısa yolun katedilmesidir. Burada ki ilk konu uçağın pist üzerinde ki optimum veya en düşük maliyetli duruş mesafesidir. Bir uçak çok kısa mesafelerde durabilir(örneğin 1 km'den kısa mesafelerde). Ancak bu durum uçağın başta iniş takımları olmak üzere diğer bazı kısımlarını zorlayacak ve dolayısıyla zorlanan parçaların daha çok bakımdan geçmesi gerekecektir. Böyle bir durum karşısında uçağın minimum mesafede durması sonucu ruleden kazanılan yol sırasında elde edilen tasarruf, bakım harcamaları tarafından geçilebilir. O nedenle yaratacığımız askeri üste bir askeri uçak için en düşük maliyetli durma mesafesini dikkate alacağız. Üssümüzün pistinin sahip olması gereken bir başka özellikte sadece envanterde ki uçaklar değil aynı zamanda müttefik kuvvetlerin uçaklarına ve hatta sivil uçaklara da hizmet verebilcek şekilde olması. Sıkala bu ölçeğe çıktığı zaman pistimizin boyu ve mukavemeti oldukça artmaktadır. Pist genişliği ise OCA Strike ve uçakların güvenliği ile oldukça ilgilidir. O nedenle pist genişliğinde maliyetin işin içinden çıkması zor da olsa gerekmektedir.
 
 Pistinimizin taksi yollarına gelirsek burada yine OCA Strike'a karşı tedbirler ön plana çıkmaktadır. Piste paralel bir taksi yolu bu anlamda önemlidir çünkü taksi yolu ikinci bir pist anlamına gelecektir. Genişliğinin ise uçakların operasyonlarını rahat bir şekilde yürütübilmesine imkan vermelidir. Uçakların pisten çıkışını sağlayacak hızlı çıkışlarda özellikle rulenin kısaltılmasında oldukça önemli. Ancak hızlı çıkışların şekli ile taksi yolu yapımında kullanılacak asfalt veya beton miktarında önemli bir azalış sağlanabilir. Uçakların rule kuralları burada önemlidir. Örneğin biz kendi üssümüzde kullacağımız hızlı çıkışların piste 90o'lik açı ile bağlanması ile, piste 30o'lik bir açı yaparak bağlanması arasında ciddi inşaat maliyeti vardır. Burada unutmamamız gereken nokta harcanacak her bir metreküp beton veya asfaltın bizim için önemli olduğudur.

 Pistten sonra taksi yolları gelir. Taksi yolları aslında uçakların yerdeki hareketlerinin büyük bir kısmını gerçekleştirdiği kısımdır. Bu nedendir ki bu yolların kısalığı oldukça önemlidir. Aslında taksi yolları oldukça kısa tutulabilir fakat güvenlik konusu uçakları ve hatta üssün görev yürütebilme kabiliyetlerini etkileyebilmektedir. Güvenliğe dikkat edilmeden yaratılacak taksi yolları belki maliyetlerin kısılması bakımından oldukça etkili olabilir ancak durumun yaratacağı risk kabul edilebilir düzeyde değildir. O nedenle bizde taksi yollarımızı tasarlarken güvenlik ve görev yürütebilme kabiliyetini ön planda tutmalıyız.

 Uçağımız pisti terk ettikten itibaren ruleye başlamış olur. Uçağın en kısa mesafede park pozisyonuna ulaşması hem yakıt sarfiyatını azaltacak hem de motorun daha kısa çalışmasını sağlayacak bu nedenle de dolaylı ve direk olarak uçağın bakım maliyetlerini azaltacak ve her bir uçak için harcanması gereken bakım süresini kısaltabilecektir. Ayrıca uçağın bakıma ihtiyaç duyma süresi de uzayacaktır. Uzayan süre de bakım personeli üzerinde ki yükü alacak hatta bakım personeli sayısının azalmasına bile sebep olabilecektir.
 
 Peki elimizde ki verilere bir bakalım. Öncelikle yukarıda yazdıklarımızı matematiksel olarak ifade etmemiz lazım. Diyarbakır AJÜ'yü ele alalım. AJÜ'nün batı apronunda bulunan HAS'lardan A olarak adlandıracağımız bir tanesini seçelim. Daha sonra B olarak adlandıracağımız, eski terminal binası tarafında yer alan, ikinci bir HAS seçelim. Uçaklarımızı 16 pist başına çıkacak şekilde rule yaptıralım. A HAS'sinden pist başına mesafe yaklaşık olarak 2340m, B HAS'sinden pist başına mesafe ise 380 m'dir. Uçağımızın 20 knot'lık hız(yaklaşık 37km/sa) ile taksi yaptığını varsayarsak A HAS'sinden pist başına ulaşmak yaklaşık 228 sn, B HAS'ından pist başına ulaşmak ise 36 sn alacaktır.
 

Resim 2.1

 Bir F-16'nın ömrünü 8000 sa ve 30 yıl olarak ele aldığımızda uçağımızın haftada 5 sa 6 dk çalışması gerektiği sonucuna ulaşılır. Bu süreyi de haftada iki uçuş olarak ikiye böldüğümüzde 2 sa 33 dk'lık, tek bir uçuşta uçağın çalıştığı süreyi elde ediyoruz. Uçağımızın daha sonra açıklanacağı üzere inişini 16 değilde 34 pistine yaptığını varsayarsak ve rulenin uçakların pist başına gelirken kullandığı yollardan geri gerçekleştiği düşünüldüğünde her bir uçuş için rule de harcanacak süreler şöyle olmaktadır: A HAS'si için 456 sn, B HAS'si için 72 sn. Bu sürelerin en büyük etkisi uçakların havada kalış sürelerinde olacaktır. Uçağın her bir uçuşta 2 sa 33 dk çalışır halde olduğunu düşünürsek A HAS'sini kullanan uçak için 2 sa 25 dk, B HAS'sini kullanan uçak için 2 sa 31 dk 48 sn'lik bir uçuş süresi elde ederiz. Buradan da uçağın ömrü boyunca yaklaşık 3120 kere durup çalışması gerektiği sonucuna ulaşılır. Uçağın sürekli aynı üsde konuşlanmayacağı, tatbikatlar veya görevler gereği farklı üslere de konuşlanacağını göz önüne alırsak uçağın ait olduğu üste 20 yıl kadar geçirdiğini varsayabiliriz. Bu da uçağın ait olduğu üste yaklaşık 2080 uçuş gerçekleştireceği anlamına gelir. Buradan hareketle A HAS'sini kullanan bir uçak rule için 263 sa 27 dk harcayacak demektir. B HAS'sini kullanan bir uçak ise rule için 41 sa 36 dk harcayacaktır. Aradaki bu fark, farklı uçağın daha fazla havada kalması amacıyla kullanılabilir. Veya 8000 sa'lik ömre daha geç erişmek için kullanılabilir. Hatta daha güzel bir örnek yakıt tüketimin azaltılması olabilir. Yakıt örneğimizi genişletirsek şöyle bir sonuca ulaşabiliriz: F-16, %70 RPM(idle da iken) de iken 1 litre keroseni(JP8) 4,7 sn de tüketir. A HAS'sini kullanan F-16, bir yılda rule sırasında yaklaşık 10090 L yakıt tüketir. B HAS'sini kullanan bir F-16 ise yılda yaklaşık 1593 L yakıt kullanacaktır. Her iki durum arasında ki tüketim farkı 8496 L'dir. Bu sayıyı uçak sayısı ile çarparsak (örneğin 240 ile çarptığımızda 2039234 L eder), pist başlarına yakın mesafede ki HAS'ların en büyük avantajı ortaya çıkacaktır. Böylece hem daha az yakıt tüketilecek, daha az yakıt masrafı yapılacak ve çevreye daha az gaz salınımı yapılarak karbon ayak izinin azaltılmasında rol oynanabilecektir.

  Rule süresinin bakım süresi üzerinde ki örneğini de farklı bir şekilde işleyelim. Diyelim ki bir adet F-16 uçağımızı havada kalış süresi 2 sa olan görevlere yolluyoruz. Bu durumda A HAS'sini kullanan bir uçak 2 sa 4 dk 56 sn çalışır vaziyette kalacaktır. B HAS'sini kullanan bir uçak ise 2 sa 1 dk 12 sn çalışır vaziyette kalacaktır. Bu durumda 8000 sa'lik ömür boyunca ilk uçak yaklaşık 3846, ikinci uçak yine yaklaşık olmak üzere 3968 uçuş gerçekleştirecektir. Bu durumda her iki uçak arasında ki uçuş farkı 122 olarak gerçekleşecektir. Haftada iki uçuştan B HAS'sini kullanan uçak A HAS'sini kullanan uçağa göre 61 hafta sonra 8000 saatlik ömrünü dolduracaktır. 61 haftalık bu süre bir yıldan uzun bir süreye tekabül eder ki bu süre uçak başına düşecek bakım onarım süresini arttıracak ve bakım personeli üzerinde ki yükü bir miktar alacaktır. Böylece teknikerlere daha rahat bir çalışma ortamı kazandırılabilecektir.

 Bu noktadan sonra üssümüze ait kaba taslak bir görüntü kafamızda oluşmuştur. Şimdi yapılması gereken bu görüntünün tamamlanmasıdır.

3. Uçağı Desteklemek

 Uçağın desteklenmesi uçağın amacına uygun şekilde işletilmesi anlamına gelir. İşletilme kelimesi yapı kelimesi ile tam olarak ilişkilidir. Bakım, onarım, donatım faaliyetleri uçakların yapı ile ilişkisinde işletilme kelimesinin içini doldurmaktadır. Bu faaliyetlerin olabilğince hızlı ve hatasız gerçekleşmesi havacılık için son derece önemlidir.

 Ancak günümüzde bu bilgiler bilindiğinden çoğu yapının tasarımında bakım, onarım gibi ilişkilere dikkat edilmektedir. Bizim için bu kısmı önemli kılan kısım yapıların uçakları destekleği hallerinin ne kadar ileriye gidebileceğidir. Özellikle konu maliyet ile sınırlandırıldığında ortaya üzerinde şiddetle durulması gereken konular çıkmaktadır.

3.1 HAS'ler, Hangarlar, Depolar
 
 Uçakların evleri olan kapalı yapılar uçakların işletilmesinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Aynı bir insanın ev hayatında olduğu gibi uçaklar kapalı alan içinde yer alan eşyalarının işlevi, şekli, konumu uçağın yapı içinde ki destek görme şeklini ve süresini etkileyecektir. Bunun için yapılarda ki iç mimar katkılarının artması uçakların işletilmesini doğrudan etkileyecektir.

 Bir savaş uçağının yapı desteğine en çok ihtiyaç duyduğu noktalar bakım, onarım ve donatılma aşamalarıdır. Bakım-onarım kısmını ele alırsak, bu kısımda daha öncede belirtildiği gibi yürütülecek bakım-onarım işleminin seviyesine göre üsler içinde farklı bakım-onarım yapıları kurulmuştur. Bu yapılarla ilgili basit olarak ağır faaliyetlerin belli bir yapıda, hafif faaliyetlerin ise uçağın normal park pozisyonunda yapıldığı söylenebilir. Bizim için üzerinde durulması gereken kısım ağır faaliyetlerinde uçağın normal park pozisyonu olacak bir HAS'de yürütülebilmesidir. Uçağın her türlü desteği alabileceği kendine ait yapıya sahip olması uçağın bakım-onarım süresini oldukça kısaltacaktır. Ancak böyle bir HAS yapısında bir engel vardır o da maliyetlerdir. Bahsi geçen HAS'lerin ağır bakım-onarım yürütebilmesi için belli seviyede alet ve ekipmana sahip olması gerekmektedir. Bu durumda her bir HAS için alet-ekipman masrafı çok ciddi boyutlara ulaşabilir. İşte bu kısım iç mimarlara ve mühendislere ciddi yük bindirmektedir. Maliyeti azaltmada özelikle alet-ekipman tasarımların büyük etkisi olacaktır.

 Mühimmatın uçağa yüklenme süresini en kısa süreye indirmek için farklı mühimmat deposu ve HAS  tasarımları denenebilir. Bu tasarımlarda dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlardan biri deponun olası saldırılar karşısında kolayca hasar görmemesidir. Bunu sağlamak için mühimmat depoları toprağın altına inşa edilebilir. İnşaat esnasında farklı katmanlar ile koruma sağlabilir. Deponun giriş çıkışları yapının zayıf noktasıdır. Bu noktaların korunması daha farklı tasarımlarla sağlanabilir. Mühimmatın depoya yüklenmesi sırasında oluşabilecek zaman kaybı da örneğin otomatikleşme ile önlenebilir. Ancak bu defa da maliyetler artabilir.
 
 Mühimmatın yüklenme süresinin kısaltılmasında en hızlı yöntem deponun HAS'lere olabildiğince yakın olmasından geçer. Durum bu olunca yapılabilecek en iyi çözüm mühimmat deposunun HAS'nin altında inşa edilmesidir. Böylece mühimmat deposunu hem korunması sağlanabilir hem de donatım süresi kısalabilir. Ancak burada bahsi geçen deponun genel bir depo değilde HAS'ye özel, yani uçağa özel bir depo olduğu anlaşılmalıdır. Bu depoda uçağın göreviyle ilgili her türlü pod, mühimmat bulunacaktır. HAS'nin deponun altına konuşlandırılmasıyla mesafe sorunun üstesinden gelinebilir. Fakat yükleme işleminin kısaltılması ile ilgili sorunlar devam edebilir. Bu kısmın üstesinden gelebilmek için bilgisayar kontrollü otomatik bir konveyör sistemi kullanmak sorunu çözebilir. Böylece insan faktörü en düşük seviye indirilebilir. Bu konveyor sistemi tamamiyle otomatik bir şekilde, belirtilen mühimmatı yerinden alıp uçağın pilonlarının altına kadar getirebilir şekilde tasarlanırsa zamana yönelik çok ciddi bir kazanç sağlanabilir. Bu kazanım öyle değerli olabilir ki büyük denebilecek miktarda mali yükün altına girmeye orta ve uzun vadede değebilir.

 Ancak depoların ve HAS'lerin otomatikleşmesi ve değişime uğraması ciddi bir maliyetin altına girilmek anlamına gelebilir. Buna karar vermek için getiriler götürüler hesabı iyi yapılmalıdır. Örneğin mühimmatın konveyör sistemi ile taşınması maliyetli bir iştir. Ancak donatım sırasında insan sayısının azaltılması maaş verilecek daha az insan anlamına gelmektedir. Bu ve benzeri birçok örnek verilebilir. Burada eğer hesaplar iyi yapılırsa maliyeti etkin bir yapılaşma ortaya konulabilir.

 Böyle bir HAS yapısında deponun güvenliğinin sağlanması deponun ve üstünde ki HAS'nin sağlam yapılmasından geçer. Ancak bu şekilde olası saldırılardan en aza hasarla kurtulabilir. Tabi bu defa da İlk hedef HAS ve dolayısıyla uçak olacaktır. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, eğer uzun sürecek bir çatışma durumu varsa, HAS'leri mümkün olduğunca az kullanmak olacaktır. Eğer aktarıldığı gibi uzun soluklu bir çatışmadan söz ediliyorsa üsde ki normal park pozisyonları önemli olacaktır. Ancak üssümüzde bakım işlerimizi HAS'ye yıktığımız için burada bakım-onarım kabiliyetlerinde sıkıntı yaşanabilir. Bu sıkıntının olmaması için uçakları normal pozisyonda da bakım-onarıma tabii tutacak araç ve makina alımı yapılmalıdır. Bu da maliyet artışına neden olacaktır ancak böyle harcamanın çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Yani maliyet burada hesap dışı bırakılmalıdır.

4. Yazıyla Gelebilecek Düşük Maliyetli ve Hızlı Çözümler

 Havacılık kurallarla var olur, olmak zorundadır. Bu kuralları tanımlayan mevzuatlar ise havacılığa yön veren yazılardır. Bu yazılarda yaşanacak değişiklikler ile havacılığın işleyişi de değiştirilebilir. Maliyetlerin ve hızın bu yazılarla olan ilişkisi şöyledir: Güvenlik bilindiği gibi havacılığın birinci kuralıdır. Bu kuralın sağlanmasına yönelik sayfalarca mevzuat vardır. Ancak şunun farkına varılmalıdır ki bu mevzuatlar havacılık teknolojisi ile yakından ilgilidir. Yani mevzuatları ortaya koyan dönemin teknolojilerin izin verdiği gerçekleştirilebilirliktir. Teknoloji bilindiği gibi yerinde durmamaktadır. Gelişen teknoloji günümüz araç ve gereçlerini daha güvenli ve akıllı hale getirmiştir. Bu da uçuş güvenliğini önemli ölçüde arttırmıştır. Bunun sonucu olarak havacılıkta sağlanması gereken güvenlik önlemleri makineler tarafından sağlanır olmuştur. Bu durumda da mevzuatta ki güvenlik sıkıntıları nedeniyle gerçekleştirilemeyecek bir olay, örneğin uçakların takip mesafesi gibi, günümüzde artık güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilir olmuştur. Mevzuatın teknolojiyle beraber değişime uğramaması uçakları gereksiz uygulamalarla oyalayabilmektedir. Bu durumda uçaklar daha fazla çalışacak, pilotlar daha uzun süre çalışacak, daha fazla yakıt parası ödenecektir. Eğer mevzuatlarda teknojiyi takip eden değişiklikler yapılır ise uçakların işleyişinde hem düşük maliyet elde edilebilir hem de operasyon süresi kısalabilir.
 
 Atatürk Havalimanı'nın son yıllarda ki trafik artışına cevap verebilmesi mevzuatların teknoloji ile elden geçirilmesi ile olmuştur. Ancak sivil havacılıkla askeri havacılık arasında halen ciddi farklılıklar vardır. Çoğunluğu güvenlik tedbiri barındırmayan bu farklılıklar mevzuatları esnek hale askeri havacılık için esnek hale getirebilir. Uçakların yer hareketini azaltmak amacıyla park noktalarına yakın olan pisten kalkış yapmaları çok güzel bir örnektir. Örneğimizde kullandığımız Diyarbakır AJÜ'yü tekrar ele alalım. Burada uçaklarımızı 16 pistinden kaldırmış ancak inişlerini 34 pistinden gerçekleştirmiştik. Bunun nedeni yer hareketini azaltmaktır. Basit bir mevzuat değişikliği ile her uçuş için böyle bir uygulamaya gidilirse hem mali hem de zaman kazanımı sağlanabilir(Burada inişlerin birçok farklı etkenden etkilendiği açıktır ancak konunun anlaşılması açısından basit bir düşünce şeklinin yürütülmesi iyi olacaktır). Bir diğer mevzuat değişikliği ile gelebilecek kazanımda uçakların o an ki park pozisyonlarına yakın olan pisten kalkış yapmasıdır. Pistlerin farklı uçlarına yakın park pozisyonlarında bulunan uçaklar aynı anda yer hareketinde bulunsa bile böyle bir uygulamayla ciddi bir kazanım sağlanabilir. Hatta bu pist seçimi durumu eğer yeterince sağlam bir temele oturtulabilirse çatışmalı zamanlarda bile bu mevzuatlar geçerli olabilir.

 Güvenlik nedeniyle ve güvenlik dışı etkenlerle mevzuatlar farklı durumlara maliyetli ve hızlı cevap verecek esneklik ve bütünlüğe sahip olursa ortaya ciddi bir kazanım çıkacaktır. Yazılarda gerçekleşecek birkaç kilobyte'lık değişiklik ile çok ciddi kazanımlar elde edilebilir.

5. Türk Hava Kuvvetleri ve Üsler

 Türk Hava Kuvvetleri kullandığı üslerin yorumlanması bu yazıda sınırlı kalacaktır. Çünkü üslerin yorumlanması gizli kalması gereken bilgiler içermektedir. Bizim için yorumlamanın temeli maliyetler olacaktır. Bunun için ilk olarak park pozisyonlarının ve HAS'lerin pistlere olan yakınlığı, ikinci olarak da mevzuatlar sorgulanmalıdır. Aslında incelendiğinde HvK'nin bazı üslerinin hem OCA Strike hem de maliyeti azaltma çalışmalarının etkisiyle iyi şekilde planlandığı görülebilir. Ancak örnek olarak kullandığımız Diyarbakır üssümüzde ve diğer bazı üslerimizde olduğu gibi, özellikle üslerin yaşı sebebiyle, bazı üslerin yeterince verimli olduğunu söylemek zordur. Yine üslerin yaşları gereği üslerde yürütülecek verimlilik çalışmaları zor ve maliyetli olacaktır. Ancak bu maliyetler, eğer bu üsler uzun süre aktif olarak kullanılacaksa önemini kaybedecektir. Maliyet etkinliğinin üzerine operasyonel kolaylıklarda eklendimi üslerde yapılacak tadilatlar çok daha göze alınabilir olmaktadır.

 Mevzuatlar aslında HvK için en az üslerin planlanması kadar, hatta daha fazla miktarda maliyet düşürebilecek etkiye sahiptir. Burada yapılması gereken her bir üs ayrı ayrı ele alınıp, uçuş güvenliği riske atılmadan gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Eğer inşa edilmesi düşünülen yeni üsler veya yapılarda varsa, bu yapılar en düşük maliyetli mevzuatlar dikkate alınarak tasarlanması önemlidir.

 Tekrar değinmek gerekirse üslerin ve mevzuatların elden geçirilmesiyle elde edilecek kazanımlar özellikle orta ve uzun vadede oldukça büyük olmaktadır. Bu sayede hem uçaklar daha hızlı hizmet alabilir, uçaklar daha az maliyetli işletilir hem de çevreyle olan ilişkimizde daha iyi bir yol izlenebilir. Deneysel tasarımların hayata geçirilmesinde azimli ve kararlı olunmalı, insanın daha iyiye olan yolculuğunda en az bilimsel bir gelişme kadar önemle arzulanmalıdır.

Saygı ve sevgilerimle.

Mesajı Paylaş

putty

#3
Eki 20, 2015, 08:51 ÖS Last Edit: Eki 20, 2015, 09:08 ÖS by putty
İsrail de bir hava üssü.
Bakıyorum bizmki gibi açık hedefler göremiyorum
Biraz kamuflaja dikkat edilmiş hatta ortada kırmızı daire deki hariç uçak ların koruganlarını bile bulamadım ben
Tabi profesyoneller biliyorlar neyin ne olduğunu ama benim amatör gözlerim savaşa daha hazır bir hava alanı görüyor
İsrail in hava alanlarında hiç böyle bizimki gibi kolay hedef ben göremiyorum
Şu resme bakın bunca uçak nerede? Bütün hava alanları bu şekilde.




Buda Mısır da cepheye yakın bir hava alanı
Bakın hafiften korugan ın biri yer altına iniyor. Buda kolay imha olur tabi ama bilemeyiz o girişteki korugan geriye ne kadar devam ediyor. beş metre aşağı inmiş bir korugan yapmış ama artık yer altındasın devamı varmı yokmu belli değil kesin değil. Bir nebze iyi yani hem kamuflaj açısından hem bilinmezlik olarak. 6 gün savaşında tüm hava gücünü ani baskınla kaybeden adamlar tabi bunlar. Bu iki ülke bu işi çok yakından tatmış ülkeler. Onları izlemek gerek.
Birde bizim en yukardaki diyarbakır hava alanına bakın. Hiç bir şey yapamıyoruz, iş uzun ve çok bari bu hafta sonu o koruganları toprak rengine boyayın. Ruslar Hazarda karadenizde elleri tetikte ona göre. Yarın sınırda iki rus uçağını kazara düşürsek misilleme yapmak istemeyecekleri bellimi.



Mesajı Paylaş

mhm

Sn. putty,

 Aslında belirttiğiniz gibi yerin altına hava üssü inşa etmek aslında iyi bir fikirdir. Bu sayede hem olası saldırılar az hasarla atlatılabilir hem de personele hava durumlarında etkilenmeyen bir çalışma ortamı sağlanabilir. Hatta uçaklarda aşırı hava durumlarından böylece etkilenmez. Ancak tamamiyle yerin altında inşa edilecek bir tam üssün çok ciddi inşaat maliyetleri olacaktır. Burada bahsettiğim yüksek maliyetli üssün basit birkaç hangardan oluşmadığının altını çizerim. Bahsettiğim üs, bütün birimleriyle yerin altında olan bir üstür. Yine bu boyutta bir üssün işletim maliyeti de çok yüksek olacaktır. Bunun dışında işin mühendislik ve mimarlık sorunları da vardır. Örneğin tam ölçekli bir hava üssünü yer altına taşımak havalandırma açışından çok ciddi bir zorluk anlamına gelmektedir. Ve eğer burada havalandırma sisteminin yeterince yedeklenmemesi gibi durumların üssün kırılgan noktaları olacağının da altı çizilmelidir. Yani yerin altına üs inşa etmek bazı anlamlarda olumlu gelişmelere sebep olabilecekken bazı anlamlarda da kötü sonuçlara neden olabilir.

 OCA saldırılarında da benzer şekilde artılar ve eksiler vardır. Artı olarak belirttiğiniz gibi vurulma zorluğu gösterilebilir. Ancak böyle bir üsse karşı düşmanların mühimmat geliştirme süreci günümüzde ki bu tarz örneklere bakıldığında çok uzun sürmemektedir. Yani 5, en fazla 10 yıllık bir süre için bu boyutlu bir üs inşa etmek için çok sağlam bir ekonominizin olması gerekmektedir. Bu yer altı üssüyle ilgili bir eksi yönde üssün olası hasarları sonucunda hasarların onarımı ile ilgilidir. Yüzeyde yer alan bir üs günümüz inşaat şartlarıyla kısa sayılabilecek sürelerde tekrar inşa edilebilir. Ancak bir yer altı üssünün hasar gördükten sonra yeniden inşası zaten zor olan inşaat sürecini daha da zorlayacaktır.

 Sorularınıza şu ana kadar bütün bir üssü düşünerek cevap verdiğimin farkındayım. Şimdi ise asıl belirttiğiniz şekil olan kısmi yer altı yapılaşmalı bir üssü ele alalım. Böyle bir karma üs ile aslında yine maliyetinin altından kalkılabilirnirse hem yüzey üssün hem de yer altı üssünün avantajları bir araya getirilebilir. Ancak bu durum aynı zamanda her iki tarafında dezavantajlarını da biraraya getirebilecektir. Söz konusu hava üsleri olduğunda böyle bir durum mükündür. Yani halen yer altı tesisleri örneğin termobarik silahlar karşısında çok daha zarar görebilir(Özellikle burada ki personel açısından). Yine bu kısmi yer altı tesisinin saldırılara karşı daha sağlam olması neredeyse her anlamda daha masraflı olacağı anlamına gelmektedir.
 
 Peki günümüzde askeri anlamda mali kaynakları geniş olan veya en azından bu tarz yapılara para bulabilecek ülkelerde durum ne? Bilindiği gibi ülkemiz ve ABD gibi birçok ülkede genellikle mühimmat ve yakıt depoları gibi kısımlar yer altında ya da yer altı sayılabilecek seviyelerde, ancak bütün hangar veya bakım atölyeleri ise yüzeyde bulunuyor. Bunun nedenleri birden fazla. İlk neden ülkelerin coğrafi konumları kaynaklı OCA Strike'a maruz kalma ihtimalleri. Bilindiği gibi ülkemiz yüz ölçümü bakımından Avrupa ülkelerinden ve birçok Ortadoğu ülkesinden geniş. Ana jet üslerimiz de bilindiği gibi sınır bölgelerde değil. Genellikle iç sayılabilecek bölgelerde. Bu durum üslerimize karşı olabilecek OCA saldırıları karşısında uçakların geçmesi gereken büyük bir alan var anlamına geliyor. Bu büyük boyutlu alanın OCA Strike yapacak kadar güvenli tutulması ise bir anda olacak bir olay değil. Yine coğrafi büyüklüğümüzle ilgili olarak ülkenin örneğin batısı ile doğusu arasında ciddi mesafe farklarının olması üslere olan düşman erişimini kısıtlayan bir başka etken. Yani ülkenin coğrafi büyüklüğü çoğu üssü düşman için erişilemez kılıyor. Tüm üslere erişmek için uçakların en az bir yakıt ikmali yapması gerekiyor. Bu durumda birçok zorluk zincirleme bir reaksiyona girerek zaten coğrafi olarak kolay olmayan üslere olan erişimi daha da zor kılıyor.

 Bizim için coğrafi olarak tek artı büyüklüğümüz değil. 3 yönümüzün denizle kaplı olması coğrafi genişliğimiz kadar önemli. Çünkü deniz aşırı ülkelerden gelecek saldırılarda denizlerin aşılması uçakların ciddi miktarda yakıt harcaması anlamına geliyor. Bu da olası düşman uçaklarının hareketlerini büyük ölçüde kısıtlıyor. Örneğin Ege Denizi aslında bir bakıma hem Yunanistan hem de Türkiye için avantaj. Tabii burada işin bir de deniz savaşı kısmı işin içine giriyor ancak basit düşünceyle Ege Denizinin her iki ülke içinde olası çatışmalarda avantaj olarak kullanılabilmesi mümkün.
 
 Bizim için üsleri yer altına inşa etmemenin tek nedeni coğrafi özelliklerimiz değil. Ayrıca bizim OCA Strike karşısında savunan taraf olarak bakış açımızda bu yapılanma da etkin. Ülkemizin coğrafi büyüklüğü bilindiği gibi düşmanı zorluyor. Ancak bu genişlik bizim için basit düşünceyle avantaj olabilir. Çünkü geniş bir alanı savunmak daha fazla uçağı uçurmak anlamına geleceğinden düşman saldırdığı zaman üste büyük ihtimalle bir-iki uçak anca bulacaktır.Ayrıca kuvvetin bir başka bakış açısı da ülkenin coğrafi genişliğinin sonucu olarak olası bir saldırı sırasında haber olunacağı ve bu durumda uçakların kaldırılacağı. Burada şunun farkına varılmalıdır ki günümüzde Türkiye gibi askeri kabiliyetleri bir ölçüde oturmuş ve coğrafi olarak büyük ölçekli ülkelerde OCA Strike'ın habersiz gerçekleşmesi mümkün değildir. Yani düşmanın cephe arkasında ki ve cephe de ki bir üsse OCA Strike boyutunda ki paketi habersiz şekilde intikal ettirmesi çok zordur. Bunun için hedeflenen üsse temiz bir uçuş koridoru açılması gerekmektedir. Bunun içinde yine bir miktar efor harcanması gerekmektedir. Hatta eğer hedef üs cephe hattının arkasındaki derinliklerde kalıyorsa o üsse koridor açacak eforla düşmanın uçaklarının başka şekillerde etkisiz kılmak yani hava üstünlüğünü OCA Strike'sız sağlamak mümkün olabilir.
 
 Ayrıca hedeflerin çok açıkta gibi görülmesi ve sayılarının da fazla gibi görünmesi aslında onları daha kolay bir hedef değil, daha zor bir hedefte yapabilir. Eğer yeterince çok yüzey yapısı bulunursa düşmanın bunlardan hangilerinin önemli olduğunu seçmesi zor olacaktır. Yeni aşırı yüzey yapılaşması özellikle seyir füzeli veya uzun menzilli akıllı mühimmatlı saldırılarda eli güçlendiren bir etken olabilir. Böyle durumlarda düşman için yapılacak en iyi çözüm bütün hedefleri vuracak kadar füzeyi yollamaktır. Ancak bu da çok ciddi bir mali ve koordinasyon yükü getireceğinden eğer çatışma uzun soluklu olacaksa sonuçları çok ağır olabilir.

Saygı ve sevgilerimle.
Mesajı Paylaş

putty

#5
Eki 22, 2015, 12:44 ÖÖ Last Edit: Eki 22, 2015, 01:08 ÖÖ by putty
Yerin altı olsun dağın içi olsun gibi bir önerim yok aslında. Sorunun farkında olup her hangi bir çözüm üretilebilir. Mühendisler bunun en iyisini bulurlar. Hiç olmazsa koruganlar şimdikiler gibi sıfır kodundan başlamasın az harfiyat kaldırılsın koruganın çatısı sıfır kodunun 2 metre altında kalsın bunda zor olan bir şeyde yok. Mahallemizdeki binalarda bunun iki katı harfiyat kaldırılıyor. Üs bölgesi İsrail in üsleri gibi sıfır kodundan eksiye doğru yapılaşsın yeterli. Hiç olmasa arazide bir kamuflaj sağlanır görüntü işleme algoritmalarının işi zorlaştırılır ve aşağıda büyük oranda tahmin edilsede bir nebze bilinezlik sağlanır.
Öyle bir üs yapmışızki gel beni vur diyor neredeyse. Düşman füzesinin yazılımını yapan adama üssün tasarımını bıraksak bu kadar iyisini yapabilir ancak. Şu diyarbakır üssünün resmini paint le save as yaparken siyah beyaz iki bit lik formata çevirin ne kastettiğimi alayacaksınız. Uçağı tespit etmek için düzgün disiplinde geometrik yuvarlaklar dört köşeler yollar gerisi çarşaf gibi bir zemin

TRmilitary de bir arkadaşın koyduğu resim
İsviçre de bir askeri hava alanı. Uçaklar dağın içinde. Bir bilinmezin içinde yani bir tanemi alır 10 tanemi sağamı gidiyor solamı öbür taraflardan dışarı bir metre kadar yaklaşan yedek çıkış varmı
Dağı delmeye ne var istihkamcılara ver bir makina lazım oldukça makinayı sok gır gır delsin on yıllarca lazım oldukça. Düşman merakından çatlasın o girişin ötesinde ne var diye.
Şimdi bir arkadaş çıkacak o girişide vururlar diyecek. Vururlar tabi vurulmayan giriş nasıl icat edelim. Vururlarsa iki iş makinası gider içerden dışardan uğraşır bir saatte açar tekrar.
Yani her şeyin sıkıntısı vardır ama bizimkisi kadar zavallı olmaya gerek yok. Soğuk savaşın 50 yıl öncenin hava üsleri bunlar. Uçakların bütün engelleri aşıp tepene gelip dalışa geçip bomba atmak zorunda kaldığı dönemin üsleri bunlar. 







Mesajı Paylaş

Tolga

http://www.aeroseum.se/bilder/aeroseum_saab_viggen.jpg
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/13/Saab_AJSH-37_Viggen_37911_55_%287497723496%29.jpg/800px-Saab_AJSH-37_Viggen_37911_55_%287497723496%29.jpg

Viggen'in dikmesinin yatar vaziyete getirilebilmesi beni çok etkilemişti.
Ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda silah üretebimek ve alt yapı hazırlayabilmek büyük bir avantaj olmalı. Mesajı Paylaş

süper çavuş

Hazardan atılıp güneyimizden uçarak suriyedeki hedeflere gönderilen rus seyir füzelerini tespit edebildik mi ?
Barış Kartalı ile füzeler lançerlerinden fırladığı anda haberdar olup füzeleri izleyebildik mi ? 
OCA Saldırısı için derinliklerimize illada uçaklardan oluşmuş saldırı paketleri beklememek gerek  ,, 
Mesajı Paylaş

mhm

Sn. putty,

 Günümüzde sırf algoritmaların işi daha zor olsun diye alınan tedbirlerin birşey yaramadığı anlaşılmalıdır. Günümüz teknolojileri artık bu gibi zorlukların üstesinden gelebilmektedir. Yani bir bilgisayar için artık o üstü toprakla örtülü yapıları birbirinden ayırmak sadece hesaplama süresinin 10 milisaniye değilde 20 milisaniye olması demek. Bu nedenlerden ötürü bizimkilerde üsleri tasarlarken bu tarz gelişmelerin farkında olduğu için konu üzerinde çok durmuyor. Burada bombardımanın olasılık kavramı üzerinden değilde net, kesin bir bilgi kavramı üzerinden geliştiği anlaşılmalıdır. Yani eğer bir ülke örneğin seyir füzesi ile üslerimizi bombalıyorsa bombaladığı yerle ilgili belli bilgilere mutlaka sahiptir. Eskinin olasılıklar içerikli, yani 'bu hangar uçak dolu olabilir' tazı söylemleri artık günümüzde bir bombardımanı başlatmak için yeterli sebep değil. Eğer kaynaklarında 'bu hangarda kesin uçak var' veya 'bu yapı komutanın merkezi' gibi kesin ifadeler varsa bombardımanlar başlamaktadır. Bir başka örnekte olası yer altı veya en azından kamuflajlı olduğunu düşündüğümüz yapılarla ilgili. Burada bu tarz yapılarla düşmanın füzesinin yanıltılamayacağı anlaşılmalıdır. Bu tarz yapıların günümüzde sağlayacağı en büyük avantaj füzelerin hedeflerini seçen personeller için. Eğer düşman size bir seyir füzesi yollamışsa(bu örnek uçak kaldırmak içinde geçerlidir) senin o koruduğunu düşündüğün hangarın altında ne olduğunu ve o hangarın ne kadar sağlam olduğunu biiliyor demektir. Bu bilgiler bilinmediği zaman zaten bir bombardımandan söz edilemez. Bir başka deyişle olasılıklar üzerinden yürütülecek bir operasyonun riskini kimse kaldıramaz. Diyelim ki düşman bir üssümüzü seyir füzeleri ile vuruyor. Bu üssümüzde 10 adet HAS var. Ancak düşman bu atışları şansına güvenip yapıyor. Yani atışların arkasında herhangi bir bilgi yok. Peki sizce 10 hedefinde bombardıman sırasında içlerinin dolu olması ihtimali nedir? Hesap yapalım. Bir HAS ya doludur ya da boştur. Yani her bir HAS'nin dolu olma ihtimali 1/2'dir. Bütün HAS'lerin dolu olma ihtimali ise 1/2^10'dan 1/1024'dür. Şimdi buraya dikkat, geriye kalan 1023/1024'lük ihtimaller toplamının 1023 adet senaryosunun her birinde en az bir adet HAS'nin boş olduğuna dikkat edilmelidir. Yani o 1023 ihtimalin hepsinden belirli bir risk faktörü elde edilecektir(En az bir füzenin boşa gitmesi). Peki siz bu boyutta bir risk altında iken o üsse harekat yapmayı göze alır mısınız? Konuyu Diyarbakır AJÜ üzeriden devam ettirelim. Diyarbakır'da 25 adet HAS var. Yani olası bir saldırıda bütün HAS'lerin dolu olarak vurulma ihtimali 1/2^25'dir. Bu değerinde ne kadar büyük olduğu ve yaratacağı risk miktarının ne kadar büyük olduğu ortadadır. İşte bu nedenlerden ötürü olası bir saldırı kesin bilgiye dayanmalıdır. Eğer düşman füzesini ateşyecek noktaya gelmişse o zaman HAS'larınızın dolu olup olmadığıyla ilgili bilgiye sahiptir demektir. Yine bu HAS'lerin olası zırhlanma tedbirlerininde farkındadır. Yani ve yani füzeler ateşlenmişse yapılacak tek şey o füzeleri düşürmektir. Aksi halde füzeler önemli bir kayıp verdirebilecektir.   

 Bir başka nokta da şu: Bir önceki mesajım da belietmeye çalıştım ancak tekrar söyleyeyim. Üslerin bu şekilde yapılanmasının bir başka sebebi de kuvvetlerin harp kavramına bakış açısından kaynaklanıyor. Örneğin ABD'yi ele alalım, ABD sınırları içinde ki hava üslerine baktığınız zaman aslında Amerikalıların hiçte öyle her uçağa bir hangar kavramından gitmediklerini görebilirsiniz. Özellikle ABD'nin askeri anlamda lojistik merkezleri olan çoğu üsde çok az hangar tarzı yapılanmanın olduğuna dikkatinizi çekerim. Bunun nedeni ABD sınırları içinde bir ülkenin OCA Strike'a maruz kalma olasılığı ile ilgilidir. Sizce bütün ABD deniz ve hava kuvvetlerinin aşılıp örneğin Nellis AFB'ye saldırı olma ihtimali nedir? Bunun hem coğrafi hem de ABD askeri kuvveti kaynaklı bazı nedenleri vardır. Coğrafi nedenler: ABD ülkesinin coğrafi büyüklüğü, iki yanının(doğu, batı) okyanusla çevrili olması. Kısmi coğrafi kısmi politik nedenler: Kuzeyin'de Kanada gibi bir ülkenin güneyinde de Meksika gibi bir ülkenin olması. Yani ABD sınırları içinde ABD'ye karşı bir OCA Strike gerçekleşme olasılığı çok ama çok düşüktür. Bu nedenden ötürü bu üslerin saldırı altında olacakmış gibi tasarlanmalarına bir neden yoktur. Kuvvetlerde ülkeleri ile ilgili böyle durumların farkındadır. Bu kuvvetlere THvK(Türk Hava Kuvvetleri)'de dahildir. THvK'de farklı savunma katmanlarının aşılıp üslerine saldırı olması ihtimalini hesaplamıştır. Tekrar belirteyim THvK böyle bir durumda uçaklarını kaldırmak üzerine planlarının yapmıştır. Türkiye'nin coğrafi yapısı çevre coğrafi yapısı bu seceneği var etmeye uygundur.
 
 Aslında uçakları bazı yer altı tesislerde güvence altına almak harp kavramının ülkerde ne kadar farklılaşabildiğinin bir göstergesidir. Uçakları bu tarz şekillerde saklamak aslında başta o kuvvetin olmak üzere farklı kurumların ülkenin hava kuvvetlerine ve dolayısıyla silahlı kuvvetlerine ne kadar güvendiğinin bir göstergesidir. Eğer zaten o ülke askerine yeterince güvenseydi uçakları havada tutmanın az da olsa galibiyet ihtimal yaratacağını bilirdi. Yani aslında yer altı tarzı hangar yapıları birilerinin birşeylerden ne kadar korktuğunun bir göstergesidir. Yani ve yani o uçakları saklayan ülke harba 1-0 yenik başlamıştır. Yani ve yani ve yani hedeflerin ortada gibi görünmesi aslında biryerlere mesajdır. Bu bir zaafiyet değil gücün göstergesidir.
 
 Umarım açıklayıcı olmuştur.

 Saygı ve sevgilerimle.
 
Mesajı Paylaş

putty

#9
Eki 22, 2015, 09:03 ÖS Last Edit: Eki 22, 2015, 09:09 ÖS by putty
Doğrusu beni ikna edemediniz hemen hiç bir konuda.

Bahsettiğimiz risk in cehennemin kapısının aralanması olduğunu fark etmek gerek
Hava kuvvetiniz imha edilir ise tanklar ülkeyi işgale başlar ve hiç bir şey onları durduramaz karadaki.
Bu risk için elden gelen her şeyi yapmak gerek bu böyle bir tehlike. Tankları gözden çıkarabiliriz ama uçakları çıkaramayız
Riskin büyüklüğü çok önemli
Torbaya on bin beyaz boncuk koyalım bir tane siyah boncuk koyalım. Beyazı seçersen bir milyon tl vericem siyahı seçersen kafana sıkıcam deseler elini o torbaya yinede götürmezsin. ama çöpü dökmek için yazı tura bile atarsın. Yüzde elli her zaman aynı yüzde elli değil yani
Öyle olursa böyle olursa diyemeyiz en kötü senaryo gerçekleşebilir kabul etmek gerek bu tehlike karşısında. Mesajı Paylaş

mhm

 Demem o dur ki bahsettiğiniz üs yapıları günümüzün hava harbı(diğer kuvvetleri işin içine katmıyorum) kurallarında çok büyük olmayan bir yere sahiptir. Bu büyüklük ülkerin coğrafi konumları ve özelliklerine göre değişmektedir. Ancak çok uç durumlarda bu daha fazla korumalı üs yapısı anlam kazanır. Örneğini verdiğiniz İsrail ve Mısır örneğinin bazı kısımları bu uç durumları teşkil etmektedir. Aşağıda fotoğraflarını paylaşacağım askeri üslerin birbirlerine olan yakınlığı tarafların olası saldırıları karşısında reaksiyon gösterme sürelerinin saniyeler süresine indirmeye zorlamaktadır. Ancak bu tarz bir acil durumda bile uçakların ve üssün saniyeler içinde hazır olamayacağı gerçeği dikkate alındığında İsrail ve Mısır'ın üslerini saldırılara karşı daha da sağlamlaştırma dışında bir seçeneklerinin olmadığı açıktır. Ancak Türkiye gibi coğrafi yapıya sahip ve üslerini sınırın bu kadar yakınına kurmamış bir ülke için bu tarz eylemler gereksizdir. Çünkü Türkiye gibi bir ülke yeterli reaksiyonu gösterecek zamana sahip olacaktır. Hatta Türkiye gibi ülkeler için o üslerin bu kadar geniş alana yayılması ve çok gibi görünen hedef sayısı saldırıyı düzenleyecek tarafa, o korunaklı üslere göre çok daha zor bir durum olarak görünebilmektedir ve görünmektedir. Eğer uçakların tamamı kaybedilmişse o zaman işler çok daha farklı gelişebilir. Ama bu konuştuklarımızdan çok farklı bir konudur.






Mesajı Paylaş

ocay

Bu olasılıkları görünce aklıma doktorların sıkça kullandığı bir söz geldi, "bir hastalığın sıklığı %1 olabilir; ama başınıza gelirse sizin için %100'dür"

Hasmınızın elinde bolca seyir ve balistik füze kombinasyonları ve stand off saldırı yapabilecek uçakları varsa; hangar boş mu dolu mu; pist onarılır mı onarılmaz mı demeden saldıracaktır.

O yüzden gerekli fiziksel önlemler hem simetrik hem asimetrik tehdidlere karşı alınmalıdır. Mesajı Paylaş

mhm

 Sn . ocay,

 Gerçekleşebilecek her olasılığa karşı tedbir almak hepizin ortak arzusu ancak gelin görün ki günümüz Türkiye'si, hatta sadece Türkiye değil günümüz dünyası o her türlü tedbiri almamız konusunda sorunlar çıkarıyor. Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde mali anlamdaki gelişme ve kırılganlıkları/kırılganlık seviyeleri her türlü projede yapılacak hata veya yanlış zamanlı yatırımı çok daha tehlikeli kılıyor. Aktarılan bu tarz nedenlerden ötürü seçimler yapmamız gerekiyor. Bu seçimlerin öncelik sırasının belirlemekte tam olarak olsalık konusuyla yakından ilişkili. Yani öncelik olasılığı yüksek olan olaylar. Belirtmeliyim ki burada olasılık kavramının askeri alanda tanımı ve hesabını tartışabiliriz. Ancak algılamamız gereken kısım tanım, kapsam ve hesap tartışmalarından sonra ortaya konan olasılık kavramının seçim yapmada ana etken olduğudur. Tekrar edersek seçim yapmak zorundayız ve ne yazık ki bu seçimlerin bazılarının önceliği olmak zorunda.

 Saygı ve sevgilerimle. Mesajı Paylaş

HDS

Eh bir deneylim bakalım yahu. Bir üssüne denersin ne olacak? Her bölgenin faunası, zemini farklı. Çözümleri farklı olabilir. Mesajı Paylaş

putty

#14
Eki 23, 2015, 04:51 ÖS Last Edit: Eki 23, 2015, 04:53 ÖS by putty
mhm olasılık konusunun üstüne ısrarla gittiğin için belirteyim
bir hangarda uçak olma olasılığı ya vardır ya yoktur seçeneği iki tane diye % 50 demek değildir. Senenin yarısını hangarda geçiriyor ise % 50 dir.
Sizde ya dirisiniz ya ölüsünüz bu yarın % 50 ihtimal ile hayatta olacaksınız demekmidir.
Ya fenerlisinizdir ya değilsinizdir öyleyse yarı ihtimalle fenerlimisinizdir
Evin rengi ya kırmızıdır ya değildir öyleyse yarı ihtimalle kırmızımıdır
piyangoyu ya kazanırsınız ya kaybedersiniz öyleyse bilet alınca yüzde ellimidir kazanma ihtimali Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter