Savtera Think Tank Başlığı

Başlatan BATTLESTAR, May 26, 2018, 09:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »

BATTLESTAR




Arkadaşlar beni yanlış anlamayın ve sığ görmeyin . Bir tarihçi olarak bizim ırkımız var olduğundan bu yana dünya tarihinin %85'inde dünyanın önde gelen ilk 6 kuvvetinden biri olmuştur.

Fakat şu sıralar bu durumumuzdan çok gerideyiz.  Bunun nedeni Ekonomi, Eğitim, Kültür, Spor, Ordu, Teknoloji, Toplum olarak geride  olmamızdan ileri geldiği açık.

Bu başlığın amacı bizim ülkemizi her hangi bir alanda daha ileriye taşıyacak bir fikir, bir öneri, bir düzenleme hakkında her şeyi alan gözetmeksizin yazmanız ve tartışılmasıdır. (Örneğin

Türk sanayisi hangi alanlara yatırım yapmalı, Türk tarımı için reform önerileri, Eğitim sistemimizde değişmesi gerekenler, Toplumla ilgili çıkması gereken bir yasa önerisi herşey ama herşey)

Belki burada bizlerden çıkan bir fikir yayılır, olgunlaşır, belirli yerlere ulaşıp hayat bulur. Mesajı Paylaş

BATTLESTAR

İlk ben başlayayım. Öncülük edeyim. Bir eğitimci ve bir tarihçi olarak ülkemizin/ırkımızın son gerilemesi bildiğimiz gibi 16.yy'ın ikinci yarısında başladı. Bütün gerileme nedenlerini sebepleri veya çözümlerinin ana kalbinde yatan sistem EĞİTİM, EĞİTİMDEKİ GERİ KALMIŞLIK. Evet arkadaşlar askeri, ekonomik, toplumsal temelinde eğitim var. Sorun buydu buna bu sebep verdi buna bu derken son durak eğitim oluyor hep .


Bende bir eğitimci olarak şu anki eğitim sistemimizi reforme edecek 15 maddelik bir reform paketi düşündüm. Onu sizle paylaşacağım. ( Başka bir yerdeki tüm kelimeler ufak harfle yazılan bir yer olduğundan metin böyle olacak. Kusura bakmayın )

1_) okul öncesi eğitim kesinlikle zorunlu olmalı. çünkü anaokuluna giden öğrenciyle gitmeyen arasında çok fazla fark var. genelde hocalar bu zaten anaokulunda yazmayı saymanın temeli atıldığından bu öğrencilere uyarak konuları hızlıca geçiyor ve onların tempolarına diğer öğrenciler yetişemiyor. bir çok öğrenci bu yüzden her öğrenilen bilginin temelinin daha önceden öğrenilmesi gereken matematik gibi derslerden ilerde başarılı olamıyor.

2_) emeklilik yaşı gelmiş öğretmenlerin belirli bir alan bilgi ve akıllı tahta ve tablet kullanım sınavından geçirilip gerekli şartları sağlayamayanlar emekli edilmeli. yerine yeni genç öğretmenler atanmalı.

3_) akıllı tahta doğru kullanıldığında çok güzel bir icat ama bunun amaç dışı kullanımları engellenmeli içerik arttırılmalı. tablet konusunda ön yargılıyım içine sıgdırılan ders materyalleri çok güzel ödevde yapılabilir. ama çocukların hesap kitap ve yazıda yazması gerek. hem tablet hemde defter içeren tablet kılıf veya kitleri dağıtılabilir.

4_) sınıfta kalma tekrar kesinlikle gel-me-lid-ir. zaten üni öncesinde çok zor kalırsınız. ama bu sistem gelmeli yoksa nitelikli niteliksizler sistemi tıkıyor. buda nasıl olmalı bir sonraki maddede söyleyeyim.

5_) liselerde amerikan/üniversite karışımı bir sistem uygulanmalı. oda şöyle ;

- şubelerin değil öğretmenlerin dersliği olması lazım. nasıl ? örneğin 9-a 9-b değilde. tarih-1 dersliği. böylece her hocaya bir derslik ve makam verilmiş oluyor. ve bu hocalara bu sınıflarda tamamiyle bir ser-be-sti verilmeli.

- hoca orada isterse sıraları yuvarlak yapar , isterse kare halinde dizdirir. sınıflarda yerleri halı kaplatır. köşelere tarihi kıyafetler nebiliyim fizik iskeletleri biyoloji bilmemneleri koyar. dersteki sınıf akıllı tahtasını istediği gibi günceller. o sınıfı istediği gibi düzenler. böylece sınıfları daha verimli alanlara çevirmek mümkün.

- lise ders seçimleride yine öğrenciler yapmalı. 1. hazırlık sınıfında temel mat fen vs alması zorunlu olabilir. ama sonraki sınıflarda bütün derslerini kendi isteğindeki gibi seçebilir. ama bununda bir ek şartı var. 2 tür dersler var formal ve yardımcı dersler.

formal dersler = fen (fizik kimya biy ) matematik (mat,geo) , türkçe (edeb, dil anlatım), tar ( tarih, vatandaşlık vs.), yabancı dil (ing, arap,fran) yardımcı dersler ; müzik, resim(hatta sanat dersi), bilgisayar programcılığı, el işi, din, kuran, osmanlıca, vizyonerlik, toplumsal dayanışma, sosyal hizmetler,ahlak, bilinçli vatandaşlık, ilk yardım, trafik vs.

- formal dersleri illaki alması lazım. fakat yardımcı dersler konusunda serbest. ama yardımcı dersleri kendisi istediği gibi seçebilir. amma velakin çocuk dersten geçtiğinde atıyorum spor seçti voleyboldan bir lisansa sahip olması veya müzik bir aleti çalmaya yetecek sefiyede sertifika alması veya bilg. programcılıgı yeterli seviyede sertifika almalı ve bu sertifikalar onlara verilmeli.

- ders programı ve kalma geçmede şöyle olmalı = her dersin kredisi zorunlu ve seçmeli dersler ve mezun olma kredisi olmalı . bu krediyi sağlayan öğrenci mezun olur.

- sınav sistemide şöyle oluyor.okullarda üni gibi vize final dönemi var. meb öğretmenlere her formal dersin vize sınav ve final konularını yolluyor. onların görevleri vize süresine kadar öğrencileri bu konulara hazırlamak.

sınavlarda test olanlar bilgisayar üstünden yapılacak diğer klasik sorularda mebin daha önceden belirlediği sorulardan öğretmenler tarafındna belirlenip klasik sorulacak ve cevap kağıtları meb'e teslim edilecek . orada kurulacak birimde öğrencilerin kimliğini göremeden bağımsız öğretmenler tarafından değerlendirilecek ve çocuk notunu alacak .

- en önemlilerinden birisi, sözlü denilen not kalkacak. yerine dönem proje ödevleri gelecek . bu ödev mesela ne ? öğrencinin o ders hakkında o dönemin konularından birinin hakkında kitap özeti veya tanıtımı, belirli bir konu hakkında makale (dipnotlu vs), fen lerde proje ödevi , ders sunumu bir konu hakkında slaytlı vs.

böylece öğrenci ilerde bilimsel bir çalışma yaparken proje çıkarmayı, akademik makale yazmayı, ders anlatmayı yanı sunumu vs. en azından temelini atacaklar. bunun değerlendirmesi hocalarda ama er ödev için minik bir rapor ve materyali mebdeki denetleyici departmana yollamak zorunda.

- yani öğrenci böyle gireceği toplamda bir 150-160 sınav ve aldıkları bu proje ödevleriyle. aldıkları not ortalamalarıyla üniversitelere başvuracaklar. zaten devlet kontrollü bu kadar sınavda yamuk yapamazlar ama. yinede bazı bölümler ve bazı önemli üniversiteler bazı kendilerine özel yetenek sınavlarını başvuran ortalaması uygun öğrencilere uygulayabilir. (örn : odtü fizik , hacettepe tıp vs. )

6_) bir önceki maddede belirttiğim sistemle öğrencinin tüm eğitim aktivitesini son seneye yığmıyoruz. liselerin önemini arttırıyoruz çünkü üniversitelere girme şartları son senedeki bir sınav değil lisedeki aldıkları notlar. böylece dersin derste öğrenildiği 4 seneye yayılan başarı odaklı bir sistem gelmiş oluyor. ayrıca sınıflardaki dediğim değişikliklerin yapılırsa sınıflaşma ve gruplaşma önleneceğiden derslerin kaynatılması ve ögrencilerin sorun çıkarmasıda azaltılacak öğrencinin 4 senede sadece kendi sınıfı değil tüm öğrencilerle karma sınıf vasıtasıyla tüm öğrencilerle etkileşime girebilmesi sağlanabilir.

7_) başka bir durumsa okul binaları. biliyorsunuzki okul binalarımız gerçekten bir yaşam alanı değil ve avrupa amerikaya göre çok kötü. ben yeni lise veya ilkokul binası yapılmasını doğru bulmuyorum. 5 lise binası yapmak yerine içinde derslikler spor alanları yemekhane ve kütüphane, havuz, yeşil alanlı ve diğer tesislerin olduğu 5 lisenin bütçesine sahip lise kampüs okullarının yapılması taraftarıyım.

bu kampüse geçecek 5 lise binasınıda düzenleyip ilkokullara verilecek . böylece elden çok fazla para çıkarmadan çok daha nitelikli okullara sahip olunacak .

aslında böyle bir proje vardı meb in bir sürü tasarımda yapıldı ama içinden geçilen süreçten anlaşmalar olmadı.

örnek bir bina videosu için ;

https://www.youtube.com/watch?v=rpr8IzBkCpg

buda mevcut liselerin yeni ilkokullarına yenilenmesinin bir örneği

http://www.arkitera.com/proje/4262/gungoren-tozkoparan-ilkogretim-okulu

8-) böyle özel adlı özel armalı ve bayraklı ekolleşmiş liseler sayıları daha az mevcutları daha fazla olacağından denetlenmeleri de daha kolay olacak ve daha donanımlı daha kurumsal ve ekol ve daha eğitim sistemi oturmuş markalaşmış liselere sahip olacağız.

9-) tabi bu liselerin koroları resim takımları, çeşitli spor dallarında spor takımları olacak olmalı. yüzme takımları vs. işte lise sayılarıda 5 te 1 azalacağından bu kurumların takımları arasında her spor dalında şampiyona ve ligler olacaktır. böylece geleceğin sporcuları erkenden farkedilebilecek veya en azından sportiflik aşılanacak.

10-) ayrıca bu eğitim komplekslerinde ünilerdeki gibi ucuz kahvaltı öğle emeği , süt , meyve vb. hizmetlerde verilmeli.

11-)tabi bu kompleksler toplu taşımaya ve metro ve tramvaya yakın hatlara kurulmalı ve okula otobüs ringleri kaldırılmalı.

12-) tam gün egitim olmalı 8.5 - 3.5 arası.

13-) ev ödevi olmamalı fakat 5.5 saat ders (6 ders ) +1.5 saat öğretmenler gözetiminde etüd olması lazım.. böylesi daha anlamlı.

14_) okul öğrencilere 5 e kadar kalan 1.5 saatte çeşitli antreman genel aktiviteler vs için açık olabilir.

15_) serbest kıyafete felan hiç girmiyorum hatta öğretmenler için bile serbest kıyafet olabilir. ve çeşitli baar şenliği normal aktivteler olabilir.

not = bu yazı öğrencilerin daha okulları sevmesi daha derse odaklanmaları daha öğrenmeye uygun bir sistemde olması amaçlı yazılmıştır. Mesajı Paylaş

putty

Eğitim arttıkça ülkenin siyasi yelpazesi sola doğru kayar Sola kaymak tabi solcu olunacak anlamına gelmiyor aşırı sağda toplanmış seçmen kitlesi merkez sağa toplanır. Ama sonuçta sola doğru bir yönelim olur. Eğer iktidar merkez sağ değilde aşırı sağ ise eğitimin zararı oy kaybı çok daha ağırdır. Merkez sağa aşırı sağdan kaymak çok daha kolay dır buda aşırı sağ iktidarları sol rakiplerinden çok sağ rakiplerinden korkmaya zorlar. Türkiye de bu tablo eğer gerçekten bilimsel bir gerçek ise ne kadar eğitim endişesi yaşanacak tahmin etmek zor değil. Eğitmeme seçeneği yoksa bari kafamıza göre eğitelim telaşı olacaktır mantıken. Bu ne kadar başarılabilir diye sorunca pek bir şans verilemiyor bu çağda insanları kitleler halinde kafanıza göre eğitemezsiniz.
Bu mevzu böyle iken bizde eğitim büyük bir aşk a sevdaya kararlılığa dönüşmeyeceği ortadadır. Bunu gözlem yaparak da görebiliriz. Yanından geçtiğiniz okullara bir bakın sonra hastanelere bakın parklara bakın yollara bakın otobüslere bakın kamu binalarına mahkeme binalarına trenlere uçaklara bakın. Devletin okula sıra gelince bir şeyleri esirgediği okulun fiziki halinden hemen anlaşılır. Çocukluğunuzda gittiğiniz okula bakın hala aynı şekilde göreceksiniz ama kalan tüm kamu yatırımları büyük değişimler göstermiş bulacağız. Bunun altında bir gönülsüzlük ama kaçınılamayan mecburiyet vardır. Bir isteksizlik var insanları eğitmek konusunda ama bir yolu yok zarar görmeden bunu yapmanın. Yollara hastanelere harcanan emeğin çok daha azı ile bütün eğitim sorunumuzu aşabiliriz ama lütfenlik göstermelik şeylerle geçiştiriliyor bu mesele. Asıl sorun seçmenin tercihlerinin muhafazakarlık ile eğitimin önlenemez şekilde ters yönlü olması
Öncelikli sorumuz şu olmalı aslında binaları fiziki şeyleri konuşmadan önce. Bu gerçekten isteniyor mu önce onu bir anlamak gerek. 100 birim yapabileceği şey varken 20 mi yapıyorlar akıllı tahtalar filan bu yirmi ile mi oluyor onu anlamak gerek. Bu yolları hastaneleri yapanların şunu demesi çoktan gerekmez miydi. Biz liseden mezun olan herkesin yabancı dili konuşmasını sağlayacağız. Bunun için eğitim saatleri laboratuvarlar öğretmenler materyaller araştırmalar devreye sokmaları gerekirdi. En basiti bu mesela çok yaratıcı olunmayan en basit konu. Yapmıyorlar  ama işte. Niyet yok ve bunu anlamak gerek kimse kendi ayağına bile bile sıkmaz. Hal böyle iken okulları birleştirelim filan çok masum istekler olarak kalıyor. Biz önce olayın bir farkına varalım kim yapacakmış o şeyleri bu ülkede.  Mesajı Paylaş

putty

Bu görüşümü perçinleyecek bir farkındalık yaratmak istiyorum. Bu ülkede eğitime ne zaman çok önem verildi bir düşünün ne zaman vaz geçildi. Yani tutkuyla imkanlarının limitlerinin zorlanması ile alakalı değerlendirme istiyorum. Atatürk zamanında İnönü zamanında bu maksimum seviyelerde yapıldı. Çünkü eğitim çağdaşlaşma bu kesimin iktidarına yarayacak insanlar yetiştirecekti. Ama yetmedi o ayrı mevzu ambar o kadar dolu ki yüz yıl lazımdı olmadı. Menderes ile başlayan sonraki dönemde bir iki yıl haricinde isimi faklı AP ANAP DYP AKP bir sürü çoğu merkez sağ ve aşırı sağ iktidarlarımız oldu. Hepsi bunların insanların eğitiminden korkmuş olamaz mı. bunu hayatımız boyunca bizde fark etmedik mi. Daha düne kadar ilk okul sadece mecburi idi onda bile yakasına yapışılmıyordu okuma yazma bilmeyen genç insanlar çokça görüyorduk. Yani çok üzücü kahredici bir tespitte iddiada bulunuyorum. 1950 den beri bilerek köylü bırakılmaya çalışıldık eğitimsiz kılındık. Hiç olmazsa az eğitelim dediler. 100 birim ideal iken 80 birim e güç yetecekken 20 ile yetindiler iktidarlar hep. Çünkü hep sağ yönetti ülkeyi ve eğitim oyları hep bir tık sol yönde değiştirir biliyorlar. Bugünde devam ediyor bu durum. Mesajı Paylaş

Tuzmen

Çok kısa bir şey söyleyeceğim: Ne zaman her alanda "torpil" yerine liyakat dikkate alınır ve doğru insanlar iş başına gelir o zaman her alanda kalkınırız. Mesajı Paylaş

putty

Ben sağ görüşlü iktdarların bizim gibi ülkelerde eğitime önem vereceklerine inanmıyorum. Her şeye parası yeten petrol ülkeleri bile eğitime sıra gelince lütfenlik elleri gidiyor para harcamaya. Bunun anlaşılabilir sebepleri var ama hiç ahlaklı hiç vatanseverce değil bence. Forumda sık sık belirttiğim bir eleştiriyi soruyorum tekrar bu ülke 1950 hadi liseyi diyelim ki yapamadı orta okulu mecburi yapamaz mıydı hadi onuda geçtik okuma yazmayı % 100 e inatla çekemez miydi ilk okul mecburidir ama devletin yumruğunu masaya vurup herkes okuyacak diyemez miydi. 1970 de lise eğitiminin mecburi olmaması böyle bir ülkede tartışılabilir bir şey mi ama biz o yılları bırak 2000 lerde bile buna geçemedik. Anca şimdi geçtik oda deniz bitti rezalet duruma düşüldüğü için Afrikalılar bile liseye gittiği için. Ne kadar ayak sürülmüş fark ediyor musunuz. Bilerek eğitimden kaçtı bu ülkeyi yöneten sağ partiler. Köylü olsun bizim olsun dediler. Şu anda bile kesinlikle bir eğitim heyecanı yok her şey lütfenlik okulları kapatacak da halleri yok tabi. Eğitim sağ partilere zarar veren bir şeydir. Hele hele aşırı sağ partilere kat kat daha çok zarar verir. Bizde sağ yok artık aşırı sağ var ve birazcık eğitsen bu insanlar merkez sağa kayarlar oda yıkım bu partiler için. Aşırı sağ için eğitim felakettir merkez sağ ikna olabilir ama gönülsüzce olur onlar için bu derece feci değil durum zira her ülkede eğitsende merkez sağ güçlüdür yada en azından dengededir ama bizim gibi aşırı sağın hemde iki tane aşırı sağa yetecek oy potansiyeli olan bir ülkede eğitim çok fenadır bu partiler için çünkü hop diye sola değil merkez sağa kayar oda felakettir yani. Merkez sağdaki adam aşırı sağa oy vereceğine sola oy verir çoğu zaman.
Yani bu sorunu para pul yada akıl edememe olarak görmeyelim sadece. Herkes her şeyi biliyor okul yapmayıda ders anlatmayıda bilirler ama gönülleri gitmiyor. Bakın imam hatiplere hepsi beş yıldızlı otel gibi. Bu ülkenin büyüklüğüne yakışan işte tüm okulların öyle olmasıdır. İdeali hayali demiyorum gayette mümkün yani zor değil para var kaynak var ama el gitmiyor. Mesajı Paylaş

putty

#6
May 26, 2018, 07:17 ÖS Last Edit: May 26, 2018, 07:20 ÖS by putty
Eğitim tam gün olacak
Karma eğitim kalkacak
Meslek eğitimi meslek liselerinden hızlandırılmış meslek kurslarına kaydırılmalı.
30 yaşındaki insanlar bile meslek edinebilmeli hatta mesleğini değiştirebilmeli. Meslek sertifikasına geçilmeli meslek diplaması değil. Ara kadroları kastediyorum tabi. Çok kritik alanlar dışında meslek eğitimi kurslarla olmalı bunun işlemesi içinde sertifikasız çalışma batıdaki gibi sıfırlanmalı. Hatta çok lazımsa  meslek lisesi yerine ön lisans seviyesinde meslek eğitimi verilsin okul olarak.
İngilizce yabancı dil eğitimi yaygınlaşması
İmam hatiplerin hepsi kapatılmalı
Lise sona kadar öğrencilerde ve öğretmenlerde başörtüsü kaldırılmalı
Bütün semtin ihtiyacını karşılayacak şehir veya semt liseleri açılmalı 5000 öğrencilik mesela üniversite kampüsü gibi okullar toplu taşıma servisleri filan.
Mesajı Paylaş

395V

Karma eğitimmiş sorun yani. Teşekkürler putty. Avatarındaki gözler mi tespit etti bu sorunu? Mesajı Paylaş

putty

Kız erkek anlamında karma değil ilk orta lise anlamında dedim. Yanlış kullanmış olabilirim haklısın. İlk okullar la orta okullar birleşti bir aradalar yada liselerle aynı bina tesis eksikliği yani Mesajı Paylaş

hergeleci

#9
May 26, 2018, 09:34 ÖS Last Edit: May 26, 2018, 09:39 ÖS by hergeleci
Egitimin okulda nasil yapilacagi isin teknik konusu. Verim analizi yapilir, yurt disi ornekler incelenir, hangisi en iyisi ve uygunu ise ona gore gelistirilir. Bizim eksikligimiz bu cocuklarin odun olarak girip yari bilgili odun olarak cikmalari. Ne yaparsak yapalim marjinal kazanc disinda bir sey goremeyecegiz eger bu isin kokune inmez isek.

Cunku hem cocuklar islenmeye uygun degil hem de islemeyi egitimin (okulun, ogretmenin, diger ogrencilerin, vs olusturdugu ekosistemden bahsediyorum) yaptigini zannediyoruz. Hayir, cocuk kendini isleyecek. Nasil? Soru soracak, o kadar. Egitim sadece ve sadece ona cevaplari bulmasi icin katalizor olacak ve diger ogrencilerle bu cevaplarin bulunmasi icin sinerji yaratacak.

Soru sorabilmenin ise sadece iki on gereksinimi var: cocuk merakli olacak ve hayal gucu olacak. Bu kadar. Sosyal aktivitelerle, sporla, sanatla, muzikle beyni gidiklanacak ki hayal gucu olsun. Perspektifi bulan adamlarin resimlere bakinca ulan bu paralel cizgiler neden birbirlerine degiyor demesi gibi. Ellerini kullanacak oyuncagi kiracak ve icine bakacak ki merakini giderebilsin. Biraz yasi ilerleyince eline alet edevati alip maker kulturunu edinip; yani muhendis egitimi almadan bir muhendis gibi dusunebilmesi gibi.
 
Ayrica egitimi sadece okul, ders, ogretmen, vs. olarak gormemeliyiz. Bir suredir YouTube akademileri var (Khan Academy gibi). Turkiye'de neden yok? Bir ogretmen ogrenciyle daha iyi iliski kurup dersi daha iyi anlatiyorsa neden o ders internet ortaminda yapilmasin?

Ya da, neden ayni haberi 2300 dilde vermeye calisan dandirik TRT kanallari var iken bir TRT Bilim kanali yok? Eskiden ben orta okuldayken Bilim ve Teknik dergisi vardi dort gozle beklerdik ciksa da okusak diye. Simdi ne kaldi? Sunu yapabilmek icin ne kadar paraya ihtiyac var ya?

https://www.youtube.com/watch?v=an0dXEImGHM

Ben ulkenin en aydin en bilgili beyinlerini, haftada bir, iki saatlik gece programlarinda, geveze, soru sormayi bilmeyen, bes para etmez gazeteci musveddeleri ile SETA'li aymazin yaninda derdini anlatmaya calisirken izlemeye mahkum muyum? Turkiye'de yapilan seminerlere gidecek, yapilan konusmalari YouTube uzerinden canli yayimlayacak bir olusum cok mu zor? Canli yayinda evrimi konusup bazilarini fitil etmekten guzel ne var ya?

Ben bu yasta merakimi tatmin edemiyorsam kucucuk cocuk nasil yapacak?

Ve son olarak tabii ki secici olun. Bu memleketin akilli cocuklari ayri siniflarda ve okullarda okuyacak...

Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Daha iyileri incelemeden kendi eğitim sistemimizdeki eksiklikleri görmemiz mümkün değil.

Nerede eksik olduğumuz bilmezsek neyi değiştirebiliriz ki? Kişi önce kendini bilmeli, değil mi?

Pisa sisteminde daima zirvede olan Finlandiya'nın eğitim sistemini inceleyerek işe başlayabiliriz. Ondan sonra kendi eğitim sistemimizdeki aksaklıkları konuşuruz.

http://youtu.be/n4yh3nTgdag

http://youtu.be/nPHU3dK09wg

http://youtu.be/Gxpoq-34QOM

http://youtu.be/ptJ1lAveB_0

http://youtu.be/8jJONUXGsNo Mesajı Paylaş

hergeleci

Lessons from a Calf (1991)
https://www.youtube.com/watch?v=nSF0zvbLXws

Japonya'da cocuklarin bir inek buyuturken nasil ogrendiklerini gosteren bir dokuman. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter