Kıbrıs

Başlatan Sihirbaz, Eki 20, 2015, 06:50 ÖÖ

« önceki - sonraki »

meraklı

İngiltere, Brexit kapsamında Kıbrıs'taki üslerle ilgili Güney Kıbrıs'la müzakereye başlayacak

Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı alan İngiltere ile Rum Yönetiminin, İngiltere'nin Birlikten ayrılmasından  sonra Kıbrıs'taki askeri üslerinin durumuyla ilgili müzakereye başlayacağı haber verildi

Fileleftheros "Kıbrıslı Rumların Hakları Masada" başlıklı haberinde, Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis'in, İngiltere ile Ağrotur ve Dikelya'daki iki askeri üsse ilişkin diyaloğun başlama tarihini 11 Ekim olarak açıkladığını yazdı.

Habere göre, Kasulidis, Rum Meclisi Dışişleri Komitesi'nin dünkü toplantısında, Büyükelçi Minas Hacimihail'in Rum tarafının baş müzakerecisi olarak atandığını da söyledi. Kasulidis Avrupa Komisyonu'nun, Rum tarafının onayı olmadan herhangi bir şey yapılmayacağını teyit ettiğini ve  Rum Yönetimine İngiltere ile müzakere talimatı verdiğini söyledi.

Haberde, Kıbrıs'taki İngiliz askeri üsleriyle ilgili Rum-İngiliz müzakerelerinin, İngiltere'nin Brexit (AB'den ayrılma) müzakerelerinin dışında tutulacağı ve varılacak anlaşmanın Ayrılma Antlaşması'na dahil edileceği kaydedildi.

Kasulidis, murad edilenin,  bugün Avrupa müktesebatının geçerli olduğu üs bölgelerinde ikamet etmekte olan, Güney Kıbrıs'ın AB'ne katılım Antlaşması'na eşlik eden 3'üncü protokolüne tabi Rumların mevcut haklarının güvenceye alınması olduğunu kaydetti.

Habere göre ELAM Başkanı Hristos Hristu ise, İngiltere'nin, AB'den ayrılmasına paralel olarak Kıbrıs'taki üslerden de ayrılması gerektiği görüşünü ortaya koydu.

Rum başkan adaylarından Vatandaşlar Hareketi Başkanı Yorgos Lillikas da dün katıldığı bir etkinlikte "üsler konusunu derhal yeniden açmamız gerek. İngiltere'ye mesajımız; Kıbrıs sorunundaki politikasını değiştirmez ve işgale son verilmesi konusunda bize etkin destek vermezse, üslerin kapatılması ve üzerinde faaliyet gösterdikleri Kıbrıs toprağının geri alınmasını gündeme getireceğimiz olmalı" dedi.

Lillikas Birleşik Krallığın Ağrotur üssü içerisinde, geçen Mart ayında tamamlanan, toplamda 46 milyon Euro'luk  bir dizi iyileştirme çalışması yaptığını, Rum Yönetiminin Ağrotur'daki çalışmaların sürdüğü 20 ay boyunca Londra'ya önemli kolaylıklar sağladığını, İngiltere'nin ise buna Crans Montana'da Türklerin, Kıbrıs'ta Türk vatandaşlarına AB vatandaşlarıyla eşit muamele talebine destek vererek karşılık verdiğini savundu.

Alithia haberi "Kıbrıs-İngiltere… Üsler İle İlgili Diyalog Başlıyor" başlığıyla aktardı.

Aynı gazete Güney Kıbrıs'ın, İngiltere'nin AB'den çıkışından ekonomik açıdan etkilenecek ilk 4 ülke (İrlanda, Malta, Güney Kıbrıs, Hollanda) arasında bulunduğuna dikkat çekti.

Habere göre Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis,  dünkü Meclis Dışişleri Komitesi'nde yaptığı konuşmada İngiltere'nin AB içerisinde olmamasının Kıbrıs sorunu ve Türk-AB ilişkileri açısından "olumlu olacağını" savundu.

İngiltere'nin Güney Kıbrıs'ın toplamda 2, hizmetler ve yatırımlar konusunda 1 numaralı ticari ortağı olması nedeniyle gelecekteki İngiltere-AB ilişkilerinin Güney Kıbrıs'ı çok ilgilendirdiğine dikkat çeken Kasulidis, denizcilik gibi, çıkarlarının birleştiği konularda İngiltere'nin önemli rol oynadığına da işaret etti.

http://www.bagimsizhavacilar.com/ingiltere-kibristaki-uslerle-ilgili-guney-kibrisla-muzakereye-baslayacak/ Mesajı Paylaş

putty

#31
Eki 05, 2017, 08:26 ÖÖ Last Edit: Eki 05, 2017, 08:32 ÖÖ by putty
İngiltere üsleri devredecek ise kuzeyde bulunan üssün KKTC tarafından devralınacağı şimdiden ilan edilmeli. Bu üs Türk ordusunun 74 de dayandığı sınırdır eğer orada üs olmasa orasıda alınacaktı mantıken çünkü orada karman çorman bir sınır oluştu bu üs yüzünde. Bu yüzden gerçekten de orası Türk kesiminin hak iddia etmesi gereken bir üstür. İngilizler olmasa şimdi şüphesiz bizde olacaktı. Hem böylece Rumların karşısında İngilizlerin elini güçlendiririz Rumlara dert yaratırız. Rumlar sürekli bu pazarlığı yaparken bizimde yapmamız gerek İngilizlere üssü devredin niye demiyoruz bu rumların hakkı değilki orada iki devlet var Rumlar kadar bizimde meselemiz bu. Niye sadece Rumlar bunun derdine düşüyor o üsler bir gün devredilecekse hiç şüphesiz Rumlara verilecek diye bir durum olabilirmi ama şimdi böyle manzara. Biraz şok lazım üsler devredileceği zaman kime devredileceğininde görüşülmesi gerek demek lazım Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Rumlar da en az bizim kadar komikler. Çoğu zaman kendi kendilerine gelin-güvey oluyorlar. İngiltere, Kıbrıs'taki üslerini AB'den mi aldı ki, Brexit sonrası AB'ye ya da Güney Kıbrıs Rumlarına bıraksın? Daha yeni modernizasyon ve yeni yatırım yaptılar... Mesajı Paylaş

meraklı

Güney Kıbrıs'ın, kısa adı "PESCO" (Permanent Structured Cooperation) olan, AB Daimi Yapısal Savunma İşbirliği'ne katılacak ilk ülkeler arasında olmak istediği için "Zigi"deki (Terazi) deniz üssü, Baf'taki hava üssü ve Larnaka'daki "Zinon" isimli harekat üssünü değerlendirmeye ve modernize etmeye çalıştığı haber verildi.

Politis'in "Deniz ve Hava Üslerinin Genişletilmesi… Avrupa'nın Savunmasına Katkı" başlıklı haberine göre, Güney Kıbrıs, PESCO'ya katılmak için aranan Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 2'sini savunma harcamalarına aktarılması, ortak savunmaya gerek asker gerek altyapı ve silah sistemleriyle katılma kriterlerini zaten yerine getiriyor. 

RMMO'nun, özellikle deniz ve hava (açık deniz devriye gemileri ve insansız hava araçları) alanlarında güçlendirilmesinin tesadüf olmadığına dikkat çekilen haberde, bütün radarların kontrol edilmesi için kurulacak merkezi hava izleme sistemi koordinasyon sisteminin de Güney Kıbrıs'ın beklenen (PESCO'ya) katılımı açısından artı bir unsur addedildiği kaydedildi.

Habere göre, Rum Yönetimi bu amaçla Terazi'deki "Evangelos Florakis Deniz Üssü"nü genişletme çalışmalarına başladı. Çalışmalar 2020'ye kadar tamamlanacak. Üssün genişletilmesi ile AB'nin dış sınırlarını koruma-gözetme ve AB'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinde görev alacak Avrupa ülkelerinin savaş gemilerine ev sahipliği ve hizmet sunabilecek.

Bunun paralelinde Baf'taki "Andreas Papandreu Hava Üssü" de Avrupa kuvvetlerine destek verebilmek için modernize ediliyor.  Üssün saldırı amaçlı saldırı mevzii olarak kullanılmasına müsaade edilmeyeceği vurgulandı. Bu altyapıların genişletilmesi ve modernizasyonunun bir kısmının AB tarafından finanse edilmesi için çalışılıyor.

Güney Kıbrıs'ın Avrupa savunma altyapılarından biri olarak kullanılabilecek diğer bir  unsurunun da Larnaka'daki "Zinon" isimli "Harekat Koordinasyon Merkezi" olduğu kaydedildi. "Zinon"un, bölgede bulunan veya operasyon yapan kuvvetlerin kontrol ve koordinasyonunu denetleme olanağı tanıyan modern bir merkez olduğu da kaydedildi.   

Fileleftheros ise "F-16'ları Kıbrıs Semalarında Daha Sık Göreceğiz… Resmigeçitteki Varlıkları Kıbrıs-Yunanistan'ın PESCO Aracılığıyla İşbirliğini Gösteriyor" başlıklı haberinde,  Yunan Hava Kuvvetleri'ne bağlı 2 F-16'nın  16 yıl aradan sonra bu yıl 1 Ekim'deki askeri resmigeçitte uçmasının, Güney Kıbrıs'ın PESCO'ya katılım niyeti çerçevesinde gerçekleştiğini yazdı.

AB'nin, Lizbon Sözleşmesi'nde öngörülen, ortak hava ve kara tatbikatlarına da olanak tanıyan savunma işbirliğini yeniden öncelik belirlediğini kaydeden gazete,  bu gelişmeler ışığı altında Güney Kıbrıs ile Yunanistan'ın da deniz araştırmaları, v.b. alanlarında işbirliğini ileri götürmekte olduğunu, F16'ların da bu çerçevede Güney Kıbrıs semalarında daha sık görüleceğini ekledi.

http://www.kaptanhaber.com/haber/46938/guneyde-deniz-ve-hava-usleri-modernize-ediliyor.html Mesajı Paylaş

Atılgan

Güney Kıbrıs Rum Polisi ile Fransa işbirliği

Polis Şefi Zacharias Chrisostomou, Fransa'nın Kıbrıs Büyükelçisi René Troccaz ve Fransa Sahil Güvenliği Komutanı Christophe Boyer, Güney Kıbrıs Rum Polisi ile Fransa Sahil Güvenliği arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi isteklerini dile getirdi.

Güney Kıbrıs Rum polisi tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşmede diğer konuların yanı sıra Liman ve Deniz Polisi ile Fransız Sahil Güvenliği arasında işbirliği memorandumu hazırlanması konusu da gündeme geldi.

Görüşmeden sonra açıklama yapan, Güney Kıbrıs Rum Polis Şefi, Fransa Sahil Güvenliği ile arasında uzun yıllardır var olan mükemmel işbirliğine değinerek, terör eylemleri, uluslararası suç, insan ve göçmen ticareti, güncel ve gelecek uluslararası eğitim programlarında uzmanlar arası bilgi değişimi gibi konulara da değindi.

Polis Şefi, Güney Kıbrıs Rum Polisi'nin çabalarının, Kıbrıs Sahil Güvenliği oluşturulması, Uluslararası Polis İşbirliğinin güçlendirilmesi ve Cumhuriyet sınırları mekanizmasının uygulanması hedefiyle mevcut Liman ve Deniz Polisi'nin, Hava Operasyonları Birimi ve diğer yetkili kamu hizmetleriyle konsolidasyonu yönünde olduğunu vurguladı.

Fransa Büyükelçisi ise kendi tarafından görüşme için Polis Şefine teşekkür ederek, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasındaki önemli işbirliğine değindi. Ayrıca, Liman ve Deniz Polisi'nin Fransa Sahil Güvenliği arasında imzalanacak bir anlaşmayla bu işbirliğinin daha da güçlendirilmesi dileğinde bulundu.

Son olarak Fransa Sahil Güvenliği Komutanı Christophe Boyer, iki ülke arasındaki mükemmel işbirliğinden söz ederek Liman ve Deniz Polisi'ne teşekkürlerini sundu.

http://www.denizhaber.com.tr/guney-kibris-rum-polisi-ile-fransa-isbirligi-haber-77108.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Kıbrıs açıklarında gergin anlar yaşandı

Güney Kıbrıs açıklarında doğalgaz araştırması yapan Saipem 12000 adlı petrol platformunun Türk Donanması'na ait bir savaş gemisi tarafından engellenmeye çalışıldığı belirtildi.

Politis'de yer alan haber göre dün akşam saatlerinde 3. Parsel'de doğal gaz çalışmaları yapan geminin, bölgede NAVTEX ilan eden Türkiye'nin bir savaş gemisi tarafından engellendiği belirtildi.

Her iki geminin de karşılıklı olarak bekleyişinin sürdüğü belirtiliyor.

KKTC DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'NDAN AÇIKLAMA

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Rumların doğalgaz çalışmalarıyla bölgede gerilimi yükselttiğine işaret ederek, işbirliğine yanaşılmadığı sürece karşı adımlar atılacağı uyarısında bulundu.

KKTC Dışişleri açıklamasında "Haklarımızı yok sayan adımlar atıldığı, işbirliğine yanaşılmadığı sürece KKTC olarak Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız" denildi.

Rumların Doğu Akdeniz'deki doğal zenginlikleri gerginliğe davetiye çıkardığına işaret edilen açıklamada, "İşbirliği ve uzlaşma mantığına dayanan tüm açıklama ve çağrılarımızın ısrarla görmezden gelinmesi üzüntü vericidir" ifadesine yer verildi.

http://www.denizhaber.com.tr/kibris-aciklarinda-gergin-anlar-yasandi-haber-79444.htm Mesajı Paylaş

Energy

Exxon Mobil, Güney Kıbrıs'a iki gemi gönderecek

Exxon Mobil'in, Güney Kıbrıs'ta yaz sonunda başlayacağı iki sondaj çalışmasında kesin nokta belirlemek üzere deniz altı araştırmaları yapacak, deniz altı robotu taşıyan iki gemiyi ay sonunda bölgeye göndereceği aktarıldı.
Güney Kıbrıs'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin 10'uncu parselinde ruhsatlandırdığı Exxon Mobil şirketinin, yaz sonunda başlayacağı iki sondaj çalışmasında kesin nokta belirlemek üzere deniz altı araştırmaları yapacak, deniz altı robotu taşıyan iki araştırma gemisini ay sonunda bölgeye getireceği haber verildi.

Fileleftheros gazetesinin haberine göre, Exxon Mobil şirketi yetkililerinin ay sonunda bölgeye iki özel araştırma gemisi getirileceği bilgisini doğruladığını yazdı.

Haberde, uzaktan kumandalı deniz altı robotlarının deniz dibi yüzeyini tarayarak sondaj için alternatif noktalar belirleyeceği, bu çalışmalar çerçevesinde alınacak çoğu verinin de, sondaj izni için şart olan olası batıklar, eski eserler, hassas çevresel veya diğer şartlarla ilgili olacağı belirtildi.

Gazete, yaz sonu itibarıyla 10'uncu parselde çalışmaya başlayacak iki geminin, bugünlerde Hayfa Limanı bölgesinde benzer çalışmalar yürütmekte olan "Med Surveyor" ve uzaktan kumandalı su altı robotu operasyonlarının gerçekleştirileceği "Ocean Investigator" isimli offshore gemisi olduğunu belirtti.

Exxon Mobil'in bu aşamada 10'uncu parselde "Anthias", "Delfinos" ve "Glafkos" olarak isimlendirilen üç hedef üzerinde odaklandığını, önümüzdeki haftalarda yapılacak çalışmalarla da ilk iki sondajın bu üç hedeften hangilerinde yapılacağının kesinleştirileceği öğrenildi.

http://www.denizhaber.com.tr/exxon-mobil-guney-kibrisa-iki-gemi-gonderecek-haber-79574.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Türkiye'nin askeri tatbikatı Güney Kıbrıs'ı endişelendirdi

'Saipem 12000' gemisi Türkiye'nin münhasır bölge olarak kabul ettiği üçüncü parselde doğalgaz araması yapmak istedi. Bunun üzerine Türkiye de bölgede askeri tatbikat başlattı.
Doğu Akdeniz'de İtalyan ENİ şirketine 'Saipem 12000' gemisi Türkiye'nin münhasır bölge olarak kabul ettiği üçüncü parselde doğalgaz araması yapmak istedi. Bunun üzerine Türkiye de bölgede askeri tatbikat başlattı. 'Saipem 12000' gemisi, üçüncü parsele yaklaştığı sırada karşısında Türk savaş gemilerini buldu. Rum basını ENİ'nin bölgede araştırma yapmaktan vazgeçmesi durumunda, Rum tarafının itibarının sarsılacağını yazdı.

Türk Deniz Kuvvetleri, Rumların Akdeniz'de doğalgaz araması için sondaj çalışması yapmak istediği 3'üncü parsel bölgesindeki faaliyetlerini 10 Mart'a kadar uzattı. Bunun üzerine Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis Bakanlar Kurulu'nu 'acil' toplantıya çağırdı. Toplantıdan Türkiye'yi uluslararası alanda şikâyet etmek için çalışma başlatılması kararı çıktı. Anastasiadis, Yunanistan Başbakanı Alexsis Çipras ile de telefonda görüştü.

Güney Kıbrıs Rum kesiminin, Doğu Akdeniz'deki doğal zenginlikler üzerinde Türk tarafının haklarını yok sayarak, tek taraflı adımlar atmaya devam etmesi, bölgedeki krizi tırmandırıyor. Adadaki doğalgaz krizi, İtalyan ENİ şirketine ait 'Saipem 12000' gemisinin, Türkiye'nin münhasır bölge olarak kabul ettiği üçüncü parselde doğalgaz araması yapmak için bölgeye hareket etmesiyle patlak verdi. Türkiye, Rumlara bölgede doğalgaz arama izni verilmeyeceği çıkışı yaptı. Ancak ENİ'ye ait 'Saipem 12000' gemisi rotasını değiştirmedi. Bunun üzerine Türkiye de bölgede askeri tatbikat başlattı. 'Saipem 12000' gemisi, üçüncü parsele yaklaştığı sırada karşısında Türk savaş gemilerini buldu. Türk savaş gemilerinin, 'Saipem 12000'i bölgeye sokmama kararlılığı karşısında, ENİ'ye ait gemi, geri çekilmek zorunda kaldı. İtalya hükümeti de konuya müdahil oldu, yapılan diplomatik görüşmeler sonunda geminin üçüncü bölgeye uzak bir yerde konumlanması sağlandı.

Bu arada Türkiye'den yeni bir hamle geldi. Münhasır Ekonomik Bölge'de (MEB) faaliyetlerini sürdüren Türk savaş gemileri, 22 Şubat'ta sona erecek Navtex'i 10 Mart'a kadar uzattı. Bunun üzerine Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Bakanlar Kurulu'nu 'acil' toplantıya çağırdı. Toplantıdan Türkiye'yi uluslararası alanda şikâyet etmek için çalışma başlatılması kararı çıktı. Rum lider Anastasiadis, Yunanistan Başbakanı Alexsis Çipras ile telefonda görüştü. Anastasiadis'in, Çipras'tan Ankara'ya baskı yapılması için diplomatik destek istediği ifade edildi. ABD'yi de sürecin içerisine katmak isteyen Anastasiadis, ABD'nin Lefkoşa Büyükelçisi Kathleen Doherty'i de Rum Başkanlık Sarayı'na çağırdı.

TÜRKİYE'Yİ BM'YE ŞİKÂYET ETTİ

Anastasiadis, Türkiye'nin Navtex yayınlamasını Brüksel gündemine de taşımak için çalışma başlattı. Rum yönetimi ayrıca Türkiye'yi BM'ye şikâyet etti. Şikâyette, "Türkiye'nin, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını, deniz hukuku da dahil uluslararası hukuku ihlal, bölgedeki barış ve istikrarı tehdit ettiği" öne sürdü.

RUM MEDYASINDA GENİŞ YER BULDU

Konuya geniş yer veren Rum medyası da 'Türk meydan okuması' başlıklarını kullandı. Kıbrıs Türk tarafının da Türkiye ile hareket ettiğine vurgu yapılan haberlerde, 'Üçüncü parselin Türk ablukası altında olduğu' ileri sürüldü. Rumların ilk kez doğalgaz aramasının engellendiğine dikkat çekilen haberlerde, yoğun bir diplomatik çalışmanın da devam ettiği kaydedildi.

Politis gazetesi, "Munhasır ekonomik bölgedeki gerginlik büyük bir AB-Türkiye krizine dönüşebilir, ortam yatışmazsa Güney Lefkoşa ve Atina yaptırım talebinde bulunabilir. Türkiye-AB ilişkileri başlığını kesin kapatacak, Türk karşıtı güçler de orada hazır olacak" yorumunda bulundu.

'RUMLARIN İTİBARI SARSILACAK'

Fileleftheros gazetesi de ENİ'nin bölgede araştırma yapmaktan vazgeçmesi durumunda, Rum tarafının itibarının sarsılacağını yazdı. Gazeteye göre ENİ geri çekilirse, şu sorunlar ortaya çıkacak: "Rumların bütün enerji programı, Türk meydan okumaları şartına bağlı olacak. Rumlar, yalnız enerji konularında değil, bütün konularda egemenlik haklarını kullanmakta aciz kalacak. Enerji programı kesin şekilde buzdolabına girecek. Süreç bundan sonra Türk hükümetine bağlı olacak. Yabancı şirketler ve bölgedeki müttefikler açısından da güvenilmez hale gelinecek, bunun da birçok olumsuz etkisi olacak.

'DOĞALGAZ TÜRKLER VE RUMLARIN ORTAK DEĞERİ'

Rumların enerji konusunda tavrını, Doğan Haber Ajansı'na, 'kabul edilemez' olarak değerlendiren üst düzey bir yetkili, "Rumların akıllarını başa alması gerektiğini" ifade etti ve "Doğalgaz Türkler ve Rumların ortak değeri" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da "Bizim için Afrin neyse Ege'deki, Kıbrıs'taki haklarımız da odur" açıklaması yapmıştı.

http://www.denizhaber.com.tr/turkiyenin-askeri-tatbikati-guney-kibrisi-endiselendirdi-haber-79649.htm Mesajı Paylaş

bnb

Saipem12000 gemisinin mart ayında Fas'ta da işi varmış. Şirketler böyle belirsizliklerden kaçınırlar. Mesajı Paylaş

Atılgan

Kıbrıs açıklarındaki İtalyan sondaj gemisi çekildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) Akdeniz'de tek taraflı doğalgaz arama çalışmaları kapsamında faaliyet gösteren İtalyan enerji şirketi ENI'ye ait sondaj gemisinin, Kıbrıs açıklarından ayrıldığı bildirildi.

GKRY Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis, Rum RIK Radyosuna yaptığı açıklamada, sondaj gemisinin, Limasol Limanı'na doğru hareket ettiğini açıkladı.

Hristodulidis, ENI'nin bölgedeki sondaj planlarının ertelendiğine dikkati çekerek, "İtalyan sondaj gemisi bölgeden ayrılarak Limasol'a geldi. Ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti enerji planlarını iptal etmeyecek" diye konuştu.

Sözcü Hristodulidis ayrıca Rum kesimi lideri Nikos Anastasiadis'in Brüksel'deki AB Zirvesi'nde liderlerle bir araya gelerek bölgedeki gelişmeler konusunda bilgilendireceğini, AB'den Türkiye'ye karşı gerekli tepkiyi göstermesini beklediklerini kaydetti.

Rum Hükümeti Sözcü Yardımcısı Viktoras Papadopoulos da bugün bir kez daha sondaj gemisinin Türk donanması tarafından engellendiğini iddia ederek, geminin bölgeden ayrılacağını söyledi.

Rum basınına göre, ENI'ye ait "SAIPEM 12000" isimli sondaj gemisinin Limasol Limanı'nda 2-4 gün arasında demirleyerek, yeni bir arama yapmak üzere Fas'a doğru hareket edeceği belirtildi.

http://www.denizhaber.com/genel/kibris-aciklarindaki-italyan-sondaj-gemisi-cekildi-h74157.html Mesajı Paylaş

Atılgan

Doğu Akdeniz'de 'algı operasyonu' yapılıyor

Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarına ilişkin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor.
Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarına ilişkin "ABD Deniz Kuvvetlerinin 10. parsele yönelik sondaj çalışmalarına koruma sağlayacağı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığı, bu durumun ABD'ye ait savaş gemilerinin planlı faaliyetleri dikkate alındığında da ortaya çıkacağı belirtildi. Güvenlik kaynakları, bu yöndeki iddialarla Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını vurguladı.

ABD Deniz Kuvvetlerine ait savaş gemilerinin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinde artış yaşanıyor. Iwo Jima, New York ve Oak Hill amfibi gemilerinden oluşan grup, Libya'nın kuzeyinde yer alırken, Mount Whitney ve Carney gemileri de Orta Akdeniz'de bulunuyor. ABD donanmasına ait Warner denizaltısı ise Sicilya'nın doğusunda NATO denizaltı tatbikatına katılıyor.

Bunların yanı sıra Rusya'ya ait fırkateyn ve denizaltılar, Fransa'ya ait fırkateyn, amfibi gemi ve muhripler, İngiltere'ye ait Albion amfibi gemisi de Doğu Akdeniz'de görev almaya devam ediyor.

ABD Deniz Kuvvetlerine ait gemilerin Akdeniz'deki faaliyetleri, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki basın tarafından Exxon Mobil'in 10. parselde yapmayı planladığı faaliyetle ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Güvenlik kaynakları, yaratılmaya çalışılan bu hatalı algının Türk ve Rus medyasında da yer aldığını belirterek, "ABD Deniz Kuvvetlerinin 10. parsele yönelik sondaj çalışmalarına koruma sağlayacağı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

ABD'ye ait savaş gemilerinin planlı faaliyetleri dikkate alındığında bu hususun açık bir biçimde anlaşılacağına dikkat çeken yetkililer, bununla ilgili özellikle yanlış bir algının oluşturulmak istediğini bildirdi.

"Sıra dışı bir durum değil"

Sondaj yapılması düşünülen parseller bakımından İtalyan ENI şirketinin faaliyet göstermeye çalıştığı 3. parselle ABD'li Exxon Mobil şirketinin faaliyet göstermek istediği 10. parsel, konumları itibarıyla farklılık gösteriyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş gemileri KKTC'nin münhasır ekonomik bölgesi içinde bulunması sebebiyle ENI firmasına ait Saipem 12.000 gemisini engellerken güvenlik kaynakları, 10'uncu parselin KKTC ve Türkiye münhasır ekonomik bölgesi dışında kaldığına dikkati çekiyor.

Diğer yandan bölgedeki ABD gemileri, İsrail ile Juniper Cobra - 2018, Yunanistan ile Noble Dina - 2018 ile NATO'nun Orta Akdeniz'deki Dynamıc Manta tatbikatlarına katılıyor. ABD'nin Basra Körfezi'nde konuşlu 5. Filo'sunda görev yapan uçak gemisi ve amfibi gemi görev grupları, rutin gemi değişimlerini Akdeniz yoluyla yapıyor. ABD gemilerinin Akdeniz'de önceki yıllarda da NATO ve diğer ülkelerle ortak deniz tatbikatlarına katıldığını belirten yetkililer, bazı haberlere konu olan bu gemilerin bölgede bulunmasının sıra dışı bir duruma işaret etmediğini vurguladı.

Güvenlik kaynakları, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından bu gemilerin bölgede bulunmasının bir fırsat olarak görüldüğünü, gemilerin asıl faaliyetlerinin bilinmesine rağmen kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını belirtirken, bazı basın yayın organlarında yer alan "ABD 6. Filosu Akdeniz'e geldi" ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, söz konusu filonun kurulduğu 1946 yılından beri zaten Akdeniz'de faaliyet gösterdiğini söyledi.

http://www.denizhaber.com.tr/dogu-akdenizde-algi-operasyonu-yapiliyor-haber-80009.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Ocean Investigator gemisi, Limasol Limanı'na ulaştı

Kıbrıs açıklarındaki 10. parselde doğalgaz araması için Amerikan ExxonMobil Şirketi tarafından kiralanan Ocean Investigator gemisi, Limasol Limanı'na ulaştı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)'nin tek taraflı olarak Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan etmesi ve buralarda dünya enerji devi firmalara sözde doğalgaz arama ruhsatları vermesiyle başlayan gerginlik giderek büyüyor.

İtalyan ENİ şirketi'ne ait bir sondaj gemisinin Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) kabul ettiği alanda çalışma yürütme girişimiyle gündeme gelen Doğu Akdeniz'deki hak ihlallerine bir yenisi daha ekleniyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın eski CEO'su olduğu ABD'li enerji devi Exxon Mobil, 10. parselde doğalgaz aramak için Kıbrıs açıklarına bir gemi gönderdi. Bir süredir Atina'nın Lavrion Limanı'nda bulunan "Ocean Investigator" adlı araştırma gemisi dün Limasol Limanı'na ulaştı.

İKİ GEMİ KİRALANDI

10'uncu parselde çalışmaya başlayacak ikinci geminin "R/V Med Surveyor" olduğu belirtiliyor. Med Surveyor şuan İsrail'in Hayfa Limanı'nda araştırmalarına devam ediyor. Rum basınına göre söz konusu iki geminin 20 Mart'a kadar 10. parseldeki araştırmalarına başlaması bekleniyor.

DONANMA TETİKTE

Türk Deniz Kuvvetleri de Akdeniz Kalkanı Harekatı kapsamında Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerine devam ediyor. İki fırkateyn, bir korvet, bir akaryakıt gemisi ve iki hücumbot ile deniz eğitimleri icra eden Türk Donanması, olası hak ihlallerini önlemek için de belirli bölgelerde Navtex yayınladı. Navtex'e göre 10-18 Mart tarihlerinde, Apostolos Andreas'ın kuzey doğusundan Baf'ın batısına kadar olan deniz bölgesi bağlandı. Benzer deniz eğitimlerinin 22-29 Mart arasında da icra edileceği duyuruldu. Navtex'in kapsadığı bölge, Exxon Mobil şirketinin araştırma yapacağı 10. parselle kesişmiyor. 10. parsel, Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölge kabul ettiği alanla keşismesede, Kuzey Kıbrıs'ın ada üzerindeki eşit haklarından dolayı Rum Yönetimi'nin tek taraflı yaptığı anlaşmalar Türkiye tarafından tanınmıyor.

http://www.denizhaber.com.tr/ocean-investigator-gemisi-limasol-limanina-ulasti-haber-80122.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

İtayan enerji şirketi Eni, Kıbrıslı Rumlara güvence verdi

Türkiye'nin geçen ay Kıbrıs açıklarına gönderdiği savaş gemileriyle adanın çevresinde doğalgaz aramasına engel olduğu enerji şirketi Eni, Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaptığı anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getireceği güvencesini verdi.

İtalyan'ın kontrolündeki şirketin başkan yardımcılarından Lapo Pistelli, Roma'da Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Kristodulides ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından Güney Kıbrıs hükümetinden yapılan açıklamada, Rum kesiminin ada çevresinde ilan ettiği 13 parselden altısında sondaj gerçekleştirmek üzere anlaşma imzalayan Eni şirketinin, sözleşmelerden doğan "yükümlülüklerini yerine getirme konusunda kararlı olduğu" belirtildi.

Pistelli ve Kristodulides'in, Doğu Akdeniz'in hem bölge hem de Avrupa için önemli bir gaz kaynağı olarak büyük önem taşıdığı konusunda mutabık oldukları açıklandı.

6 parselden 4'ü çakışıyor

Eni tarafından kiralanan "Saipem 12000" adlı gemi Şubat ayında, Rumların adanın güney kesimi açıklarında tek taraflı olarak ilan ettiği 13 parselden 6'ncısında yaptığı sondaj çalışmalarının ardından 3'üncü parsele yönelmişti. Ancak Türk savaş gemileri tarafından durdurulan sondaj gemisi, Limasol Limanı'na dönmüştü.

Güney Kıbrıs'ın 2011 yılındaki tek taraflı hamlesinden hemen sonra Kuzey Kıbrıs da Ankara ile anlaşarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) ada açıklarında petrol ve doğalgaz arama yetkisi vermişti. Ancak TPAO'ya yetki verilen bölgelerden bazıları, Güney Kıbrıs'ın uluslararası enerji şirketleri aracılığıyla arama yaptırdığı parsellerle çakışıyor. Eni'nin arama ruhsatı aldığı altı parselden 2, 3, 8 ve 9 numaralı olanlar da bu kapsama giriyor.

Kıbrıslı Rumlar sürdürdükleri doğalgaz arama faaliyetlerini egemenlik hakkı olarak görüyor ve olası bir ekonomik kazancın ada birleştikten sonra tüm Kıbrıslılara adilane bir şekilde paylaştırılacağını savunuyor. Doğalgaz arama çalışmalarının Kıbrıslı Türk ve Rumlarca birlikte yürütülmesi gerektiğini savunan Ankara ise tek taraflı faaliyetlere karşı çıkıyor. Kıbrıslı Türklerin adanın çevresindeki doğal zenginlikler üzerindeki hakkının hiçe sayıldığını belirten Türkiye, birlikte yapılacak sondaj sonrası çıkarılacak kaynakların gecikmeden paylaşılmasını öneriyor.

Güney Kıbrıs ile 10 numaralı parselde arama yapmak için anlaşan ABD'li enerji şirketi Exxon Mobil ve Katar devletine bağlı Qatar Petroleum'un (Katar Petrolleri) iki gemisi de geçtiğimiz günlerde adanın güneyinde demirledi. Gemilerin Türk donanması tarafından engellenmeden faaliyet gösterebilmesi için ABD'nin bölgeye 6'ncı Filosu'nu gönderdiği iddiaları ise yalanlanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şubat ayında Eni ile 3'üncü parsel nedeniyle yaşanan krizin ardından yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs hükümetiyle anlaşarak ada açıklarında doğalgaz arama faaliyeti yürüten uluslararası şirketlere de "Rum tarafına güvenerek hadlerini ve güçlerini aşan işlere alet olmamalarını tavsiye ettiklerini" söylemişti.

Erdoğan, bu ay başında tamamladığı Afrika turu sırasında da, "O bölgede KKTC'nin ve Türkiye'nin rızası olmaksızın bir adım atılamaz. Eni hadisesinde bu görüldü. Yarın Fransa, belki Total ile yapmak isteyecek bu işi. ABD belki Exxon ile yapmak isteyecek. Ama KKTC'nin ve Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklarından haklarının çiğnenmesine fırsat vermemiz elbette mümkün değildir" ifadesini kullandı.

Güney Kıbrıs'ın sondaj çalışması için ruhsat verdiği bir diğer şirket de Fransız Total. Güney Kıbrıs'ın 12'nci parsel olarak adlandırdığı bölgede ise ABD'li enerji şirketi Noble Energy 2011 yılında 127 milyar 400 milyon metreküplük doğal gaz rezervi bulmuştu. Ancak bu rezervin çıkarılması için herhangi bir işlem yapılmadı.

http://www.denizhaber.com.tr/itayan-enerji-sirketi-eni-kibrisli-rumlara-guvence-verdi-haber-80185.htm
Mesajı Paylaş

Atılgan

ABD, Rumların doğalgaz aramalarına destek verdi

Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wess Mitchell, Washington yönetiminin Rumlar'ın Akdeniz'de petrol ve doğalgaz aramasına destek verdiğini söyledi.

Amerikan Associated Press (AP) haber ajansı, Mitchell'in Rum lider Nicos Anastasiades ile Lefkoşa'da görüştüğünü bildirdi. ABD'li bakan yardımcısı, söz konusu açıklamayı büyükelçi Kathleen Doherty'nin yer aldığı buluşmada yaptı.

ABD'li enerji şirketi Exxon Mobil ve Katar şirketi Katar Petrolleri, Güney Kıbrıs ile 10 numaralı parselde arama yapmak için anlaşmıştı. Şirketlere ait iki gemi geçtiğimiz günlerde adanın güneyinde demirledi. Gemilerin Türk donanması tarafından engellenmeden faaliyet gösterebilmesi için Pentagon'un bölgeye 6'ncı Filo'yu gönderdiği haberleri ise resmen yalanlandı.

http://www.denizhaber.com.tr/abd-rumlarin-dogalgaz-aramalarina-destek-verdi-haber-80222.htm Mesajı Paylaş

Energy

Berat Albayrak: Katarlıların Kıbrıs doğalgazına ilgisine şaşırdım

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Kıbrıs Rum Kesimi'nin çağrısıyla bölgedeki hidrokarbon kaynak arayacak şirketler arasında Katarlıların da bulunmasına şaşırdığını söyledi.
Kıbrıs Rum Kesimi'nin, Türkiye'nin uyarılarına rağmen bölgede petrol ve gaz aramaları için yabancı şirketlere lisans vermesi sonrası yaşanan gerginlik sürüyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Kıbrıs Rum Kesimi'nin çağrısına uyan şirketleri uyardı. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin içinde olmadığı bir projenin fizibıl olamayacağını belirten Albayrak şöyle dedi:

"Bir sürü küresel firma var. Amerika'dan, İtalya'dan geliyorlar, araştırma yapıyorlar, yatırım yapacaklar. Gülerek izliyorum. Niye? Küresel firma bir yatırıma gelince, fizibil mi diye bakar? Geri dönüşü var mı? Halka açık şirketler bunlar. Ben de diyorum ki, Türkiye'nin içinde olmadığı hiçbir proje ekonomik olarak fizibil değildir."

ZARAR ETMEK İSTEYEN GELİR

Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını koruyacağını belirten Albayrak, küresel firmalara şu uyarılarda bulundu:

"Hangi pazara, hangi altyapı ve boru hattıyla ulaşacaksınız? Ha 'Siyasi inat ediyoruz, illa yapacağız' diyorsanız zarar etmek, batmak istiyorsanız, yatırımcılarınızı üzmek istiyorsanız, buyurun. Ya Türkiye ile kazan-kazan bir süreç ya da buyurun devam edin."

Enerji Bakanı Albayrak, Rum kesiminin çağrısına uyarak Ada çevresinde hidrokarbon kaynaklara ilgi gösteren firmalar arasında Batılıların yanı sıra Körfez ülkelerinden de şirketler bulunduğunu hatırlattı. Albayrak şöyle konuştu: "Bizi hayrete düşüren firmalar içinde Katar'ın da olması. Açıkçası duyduğumda şaşırdım. Katar gibi bir ülkenin, ekonomik ve siyasi olarak çok gerçekçi olmayan projelerin içinde olması bizi sadece şaşırtmadı, aynı zamanda da üzdü."

http://www.denizhaber.com.tr/berat-albayrak-katarlilarin-kibris-dogalgazina-ilgisine-sasirdim-haber-80274.htm Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter