Kıbrıs

Başlatan Sihirbaz, Eki 20, 2015, 06:50 ÖÖ

« önceki - sonraki »

southwater

Kıbrıs Sorunu diye bir şey yok, Hatay sorunu var.
Hatay Devleti çaktırmadan Kıbrıs'ı fethederek, ada Türklüğünü kurtarmıştır.
Adada 1. Rumlar, 2. Hataylılar.
 sonra Türkler gelir. Mesajı Paylaş
Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!  (Yunus, 100)

korat

Rum kesimi faydalı ömrünü dolduran mistral manpads ları envanter dışına çıkarıyorlarmış. Mesajı Paylaş
Her yeni nesil uçak yeni bir stratejimi gerektirir?

Sihirbaz

Yunanistan Dışişleri Bakanı: Türk askeri Ada'dan çekilmeli
,
Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias, Kıbrıs'taki sorunun Türk askerinin varlığı olduğunu dile getirdi. Alman Haber Ajansı dpa'ya konuşan Kotzias, Türk ordusunun Kıbrıs'tan çekilmesi gerektiğini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) 40 yılı aşkın bir süredir Kıbrıs sorununun çözümü için çaba gösteriyor. İsviçre'nin Mont Pelerin kentinde bu ay içinde yapılan görüşmeler, sorunun çözümüne ilişkin umutları güçlendirdi.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias Alman Haber Ajansı dpa'ya verdiği mülakatta, "Kıbrıs sorununun çözülmesini istediklerini" vurguladı. Ancak sorunun Ada'daki Türk askeri varlığı olduğunu vurgulayan Kotzias şunları söyledi: "Sorun nedir? Sorun Ada'nın kuzeyinin Türk ordusu tarafından işgal edilmesidir. Kıbrıslı Türklere azami güvenliği sağlayacak ve Kıbrıslı Rumlara da mümkün olan en üst düzeyde güvenlik oluşturacak bir çözüm bulmamız gerekiyor. Kıbrıs, egemen, Avrupa Birliği (AB) ve BM'nin üyesi bir devlet olmalı. Yani; Türk ordusu Ada'yı terk etmeli. Türkiye'nin müdahale hakkının olmaması gerekiyor. Garantör güçler sistemi de kaldırılmalı."

Atina'nın Ada'da "garantör güçler istemediğini" vurgulayan Dışişleri Bakanı Kotzias, Yunanistan'ın da garantör olmak istemediğini söyledi. Üçüncü bir ülkenin müdahale hakkının uluslararası hukuka ve BM kararlarına aykırı olduğunu hatırlatan Kotzias, bu nedenle bir öneri getirdiğini belirtti. Kotzias önerisini şu sözlerle dile getirdi: "Barış, işbirliği ve güvenlik için bir sözleşme. Bu şekilde Türkiye, Kıbrıs ve Yunanistan terörizm veya organize suçlar gibi tehlikelere karşı ortaklaşa bir tutum izleyebilir."

"Türkiye garantör güç olma hakkında ısrar ederse ne olacak" şeklindeki soruyu ise Kotzias şöyle yanıtladı: "Garantör güçler ile akılsızca davranılmış olunur. Örneğin Rusya da gelip, Baltık ülkelerindeki Rusça konuşan halklar için müdahale hakkı istiyorum diyebilir. Böylelikle Pandora'nın kutusu açılır. Bunun yanı sıra egemenliğe sahip bir Kıbrıs'a ihtiyacımız var. Aksi takdirde, Türkiye garantörlük hakları sayesinde AB'ye ilişkin konularda da söz hakkına sahip olabilir.

Ada'daki Türk askeri varlığı

Kıbrıs'taki sorunun Türk askerinin işgali olduğunu savunan Yunanistan Dışişleri Bakanı Kotzias, Türkiye'nin Kıbrıs'tan çekilmeyeceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi: "Eğer bir sorunu çözmek istiyorsak, bunun nedenlerini ortadan kaldırmamız lazım. Ne hakkında tartışıyoruz? Sorun, Kuzey Kıbrıs'ın gayrimeşru bir şekilde işgal edilmiş olması. Umarım Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümünün kendi yararına da olduğunu anlar. Zira Türkiye şimdiye kadar Kıbrıslı Türkleri koruma isteğiyle bölgedeki jeopolitik hırslarını birbirine karıştırıyor. Ama bu görüşmelerdeki mesele değil."

Ada halklarının hakları nasıl garanti altına alınacak?

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias, Ada'daki halkların haklarının garanti altına alınması için federal bir sistem üzerinde çalışıldığını hatırlatarak, "her iki halkın da eşit haklara sahip olacağını" vurguladı. "Kıbrıslı Türklerin siyasi açıdan tamamen eşit haklara sahip olacağını" belirten Kotzias, bütün önemli konularda "veto haklarının" olacağını kaydetti. En yüksek mahkemenin de, her iki halkın dörder temsilcisinden oluşacağını söyleyen Kotzias, "bu eşitlik, normal bir devletten çok daha fazla" dedi. Kıbrıslı Türklerin kendi eyaletlerinde yaşayacağını ve güvenliklerini kendilerinin sağlayacağını belirtti. "Federal bir polisin" de olacağını kaydeden Kotzias, bu polis gücünün yarısını Kıbrıslı Türklerin, diğer yarısını da Kıbrıslı Rumların oluşturacağını söyledi.

http://www.dw.com/tr/yunanistan-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-t%C3%BCrk-askeri-adadan-%C3%A7ekilmeli/a-37222420
Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Erdoğan müsaade ederse Kıbrıs birleşir

İngiltere'de yayımlanan haftalık Economist dergisi, Kıbrıs'ta çözüm için güvenlik garantilerinin kritik rol oynadığını ve bu nedenle de birleşmenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takınacağı tutuma bağlı olduğunu yazdı.

Economist'in Cuma günü çıkan en güncel sayısında, Kıbrıs'ta bugüne kadar yapılan birçok girişimin başarısız olduğunu ancak aralarında "güçlü kişisel bir samimiyetin" olduğu Rum lider Nicos Anastasiades ile Türk lider Mustafa Akıncı'nın bu kez çözümü ufukta görünür hale getirdiğini ifade etti.

Derginin "Türkiye'nin cumhurbaşkanı müsaade ederse, Kıbrıs birleşebilir" başlıklı yazısında, 1960 tarihli anlaşmalar uyarınca Türkiye'nin İngiltere ve Yunanistan ile birlikte garantör devlet olduğu anımsatılarak şu yorumlara yer verildi: "Bugün ne yazık ki, adanın kaderi büyük oranda Türkiye'nin otoriter cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinde bulunuyor. Kıbrıslı Rumlar (ve Yunanistan'ın kendisi de) bu garantilerin kaldırılması ve adanın kuzeyinde bulunan, sayıları birkaç bin olan Türk askerinin de çekilmesinde ısrar ediyor.
"Ancak, Kıbrıslı Türklerin kaygılarını gidermek için BM adaya çok uluslu bir polis gücünün konuşlandırılması gibi bazı yeni öneriler gündeme getirmiş olsa da, Erdoğan şu ana kadar tutumu değiştirmeyi reddetti."

Kıbrıs sorununun merkezinde güvenlik garantilerinin yattığının vurgulandığı yazıda, bu konunun çözülmesi halinde toprak ve güç paylaşımı gibi diğer kritik meselelerde de çözümün önünün açılmasının muhtemel olduğu ifade edildi.

Erdoğan'ın önceliği Nisan'daki referandum

Erdoğan'ın garantörlük konusunda nasıl bir adım atılacağının bilinmediği ve şu andaki önceliğinin de Nisan ayında yapılması beklenen anayasa referandumu olduğu belirtildi.
Economist ayrıca, İngiltere Başbakanı Theresa May'in Cumartesi günkü ziyaretinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in önümüzdeki hafta Ankara'da yapacağı temaslar sırasında Erdoğan'ın nabzını yoklayacağını da öne sürdü ve şu yorumu yaptı:
"Bu rahatsız edici sorunun çözüleceğini umut etmek makul olur ve Anastasiades ile Akıncı'nın cesareti de bir anlaşmayı kışkırtıcı derecede erişilebilir hale getirdi. "Ancak, Kıbrıs'ın birleşmesini beklemek, beraberinde Erdoğan'ın bugüne kadar ortaya koymak için çok az şey yaptığı devlet adamlığına da güvenmeyi beraberinde getiriyor."

http://www.economist.com/news/europe/21715722-after-43-years-division-greek-and-turkish-cypriots-are-verge-deal-cyprus-can-be Mesajı Paylaş

kimlikci

Henry Kissinger 74 te Türkiye yi Kıbrısa sokmamak için asker göndermeyi düşünmüş...

http://www.dunyabulteni.net/manset/392288/abd-turkiyeyi-kibrisin-disinda-tutmak-istemis Mesajı Paylaş

kimlikci

Arda bey Yunanistanın orduyu güçlendirme planlarından bahsetmişti.
Yunan tarafı darbeci askerleri teslim etmemesi üzerine bize hiçte iyi niyet beslemediğini göstermiş oldu.
Darbeci askerler, Kıbrısta ki malum diplomatik ve siyasi dengesizlik(onların bir türlü taviz vermeye yanaşmaması)
Üstüne bizimkilerin Kardakta Genel Kurmay Başkanıyla yaptığı çıkarma bu sene Yunan tarafıyla ciddi çekişmelere gireceğimizi gösteriyor Mesajı Paylaş

murattekin

Kuzey Kıbrıs lideri Mustafa Akıncı, Kıbrıs müzakerelerin geldiği son noktayla ilgili bir açıklama yaparak, çözümün toprak iadesine bağlı olduğunu söyledi.

http://www.bbc.com/turkce/38792672

Densiz herif. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

Atılgan

Umman'ın Güney Kıbrıs'a hediye ettiği açık deniz gemisi yola çıktı

Umman Sultanlığı'nın Güney Kıbrıs Rum kesimine hediye ettiği açık deniz gemisinin Güney Kıbrıs'a gelmek için yola çıktığı ve geminin, önümüzdeki hafta Güney Kıbrıs'ta olmasının beklendiği öğrenildi.

Geminin boyutunun Mari'de (Tatlısu) bulunan Evangelos Florakis Deniz Üssü'ne sığmayacak olmasından ötürü, Larnaka veya Limasol limanına yanaşacağı ve gemide Güney Kıbrıs Deniz Kuvvetleri'nden görevlilerin yanı sıra, Umman Kraliyet Donanması'ndan yetkililerin de bulunduğunu belirtti.

Umman Kraliyet Donanması'ndan yetkililerin, yolculuğa paralel olarak, geminin işleyişi ve idaresiyle ilgili teknik konular hakkında, gemide bulunan Güney Kıbrıs  Deniz Kuvvetleri'nden görevlileri eğitmekte oldukları ve  gemide gerekli mekanik çalışmalar ile bakım çalışmalarının yapıldığı da kaydedildi.

Gemideki çalışmaların toplam maliyeti yaklaşık 4 milyon Euro'yu bulduğu ve bunun tamamının Ummam Sultanlığı tarafından karşılandığı öğrenildi.

Güney Kıbrıs  Deniz Kuvvetleri için ilk büyük geminin alınması, ayrıca İsrail'den satın alınan geminin de önümüzdeki Aralık ayında Güney Kıbrıs'a gelmesiyle, Mari'deki deniz üssünün genişletilmesi gerekliliğinin daha acil hale geldiği de belirtti.

Rum Savunma Bakanlığı'nın, Mari'deki Deniz Üssü'nün genişletilmesi konusu üzerinde çalışıyor.

http://www.denizhaber.com.tr/ummanin-guney-kibrisa-hediye-ettigi-acik-deniz-gemisi-yola-cikti-haber-72482.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Umman'ın Güney Kıbrısa hediye ettiği gemi törenle teslim edilmiş. Eski adı Al-Salam olan geminin yeni adı Alasia olmuş. Gemi 61 mt. uzunluğunda, 10 mt. genişliğinde imiş ve eski bir yattan adapte edilmiş. 15 knot hız yapabiliyormuş. Aşağıdaki linkteki haberde geminin fotoğrafına da yer verilmiş.



http://cyprus-mail.com/2017/02/14/gifted-omani-vessel-christened-larnaca-ceremony/ Mesajı Paylaş

Çınar Çakmak

Kıbrıs'ta Türk tarafı görüşmeye katılmayacak
22 Şubat 2017

"Rum lider Nikos Anastasiadis'in geçtiğimiz hafta KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile görüşmesinde kapıyı vurup, masayı terk etmesinin ardından Kıbrıs'ta çözüm için yürütülen müzakereler durdu. Yarın iki lideri bir araya getirecek bir görüşmeye Türk tarafı katılmayacak."

http://www.ntv.com.tr/dunya/kibrista-turk-tarafi-gorusmeye-katilmayacak,yp0qiyhN1kGGRE4ZHbT3DA Mesajı Paylaş
Turkish Navy Shipbucket
http://turkishnavyshipbucket.blogspot.com/
Savunma ve Stratejik Analizler
http://rewreward.blogspot.com/

Atılgan

Yeni sismik araştırma için Japonya'dan gemi geliyor

Japonya'dan, "Ramform Hyperion" isimli yeni inşa edilmiş sismografi gemisinin, "Kıbrıs Cumhuriyeti" hesabına araştırmalar yapmak için , Rumların tek yanlı ilan ettiği "Münhasır Ekonomik Bölgesine" geleceği haber verildi.Kaynak: Yeni sismik araştırma için Japonya'dan gemi geliyor.

Japonya'dan, "Ramform Hyperion" isimli yeni inşa edilmiş sismografi gemisinin, "Kıbrıs Cumhuriyeti" hesabına araştırmalar yapmak için , Rumların tek yanlı ilan ettiği "Münhasır Ekonomik Bölgesine" geleceği haber verildi.

Singapur'da testten geçecek olan geminin amacının, MEB'deki sekiz parseli içine alan bölgeyi, son teknoloji ürünü olan üç boyutlu sismografi ile taramak olduğunu yazan Fileleftheros gazetesi, geminin Norveçli PGS şirketine ait olduğunu kaydetti.

Gazete, Ramform Hyperion'un, geçtiğimiz aylarda Rumların tek yanlı ilan ettiği  MEB'i içerisinde araştırmalar yapmış olan kardeş gemisi Ramform Tethys ile birlikte, dünya üzerinde en modern ve güçlü sismografi gemileri olarak kabul edilmekte olduklarına vurgu yaptı.

Gemilerin, aynı anda her biri 10 kilometre uzunluğa kadar olan 14 sismik kabloyla çalışabileceğini ifade eden gazete, gemilerin seyir halinde bin 500 metrelik bir alanı sismografik olarak kaydedebileceğini belirtti.

Ramform Hyperion'un, modern üç boyutlu sismografiyle, 7 bin kilometrekarelik bir alanı tarayacağını yazan gazete, üç boyutlu sismografi yapılacak olan bölgelerin esas olarak İtalyan ENI şirketinin sahip olduğu 2, 3, 8 ve 9 numaralı parselleri kapsadığını belirtti.

Araştırmaların sonuçlarının, İtalyan ENI şirketi tarafından önümüzdeki 12 ay içerisinde yapılması planlanan iki sondaj için belirleyici olacağını da kaydeden gazete, geminin araştırma yapacağı bölgenin, 6, 7 aynı zamanda 11 ve 12 numaralı parsellerin de sınırları içerisindeki kısımlara kadar uzanmakta olduğuna dikkati çekti.Araştırmaların dört aydan fazla sürmesi ve 17 Ağustos'ta tamamlanmasının beklendiğini de yazan gazete, Rum Yönetimi'nin hali hazırda bu araştırmalar için bir NAVTEX yayımladığını haber verdi.

Ramform Hyperion'un kardeş gemisi Ramform Tethys'nin de, yaz başında, özellikle 10 numaralı parselde araştırmalar için yine Rum MEB'ine gelmesi ihtimali olduğundan da söz eden gazete, bu geminin 2016 yılında Rum Yönetimi hesabına araştırmalar yaptığını anımsattı.Rum Yönetimi'nin Norveçli PGS şirketiyle, 2006 yılından bu yana MEB içerisindeki sismografik veriler konusunda "münhasırlık anlaşmasına" sahip olduğunu da belirten gazete, bunun "Kıbrıs" denizleri içerisinde teferruatlı sismografik araştırmaların yapıldığı beşinci periyot olduğuna dikkati çekti.

Exxon Mobil-Qatar Petroleum şirketinin ise, Ramform Tethys tarafından yapılan üç boyutlu sismografik araştırmaların digital ortamda işlenmesini beklemekte olduğunu yazan gazete, şirketin, 10 numaralı parselle ilgilenen diğer büyük şirketler gibi geçtiğimiz yıllarda yapılmış iki ve iç boyutlu araştırmaları satın aldığını da ifade etti.

ÇEVREDE ŞU AN DÖRT PLATFORM SONDAJ YAPIYOR

Rumların tek yanlı ilan ettiği MEB'i çevresindeki bölgelerde şu an dört platformun sondaj yapmakta olduğunu da anımsatan gazete, üç platformun Mısır hesabına (ikisi Zohr yatağında), bir tanesinin de İsrail hesabına "Leviathan" parselinde sondaj yapmakta olduğunu belirtti.

Buna paralel olarak, Rum Yönetimi'nin iki başka NAVTEX yayımlayarak MEB içerisindeki bir bölgeyi bağladığını da kaydeden gazete, "Global Sentinel" isimli özel bir Amerikan gemisinin, İngiliz Üsleri hesabına deniz altına elektronik iletişim amaçlı kablolar döşemekte olduğunu haber verdi.

ÇOK ULUSLU ARAMA-KURTARMA TATBİKATI

Diğer bir deniz bölgesinin ise, çok uluslu bir arama-kurtarma tatbikatı için bağlandığını kaydeden gazete, tatbikatın bu sabah 5.30 ile 8.30 saatleri arasında "Kıbrıs" sorumluluk bölgesi içerisinde icra edilmesinin beklendiğini belirtti.

Gazete "Aynı Anda Bin 200 Futbol Sahasını Tarıyorlar" başlığı altında verdiği haberinde ise, gemilerin bazı dikkat çekici özelliklerine yer verdi.Gemilerin, 12 sismografik görüntüleme sistemine sahip olduğunu kaydeden gazete, gemilerin, deniz tabanı yüzeyinin altındaki 10 kilometreyi aşan bir derinlikte ve yaklaşık bin 200 futbol sahasına eşit bir alanda, jeolojik verileri kayda geçirebildiğine işaret etti.Gazete, gemilerin 6 bin tona kadar yakıt depolama kapasiteleri olduğunu da ekledi

http://www.kaptanhaber.com/haber/45911/yeni-sismik-arastirma-icin-japonyadan-gemi-geliyor.html Mesajı Paylaş

Energy

Rum Dışişleri ABD'nin deniz tabanına kablo döşediğini doğruladı


ABD'nin İngiltere ile istişare içerisinde Rum yönetiminin tek yanlı "Münhasır Ekonomik Bölge" ilan ettiği sulara deniz altı fiber optik kablo döşediği ve kabloların Ağrotur İngiliz Askeri Üssü'nde son bulduğuna ilişkin haber, Rum Dışişleri Bakanlığı tarafından doğrulandı. Bakanlık, kurulmakta olan sistemin Rum yönetimince de "bölgesel depremselliği izlemek için" kullanılacağını kaydetti.

ABD'nin İngiltere ile istişare içerisinde Rum yönetiminin tek yanlı "Münhasır Ekonomik Bölge" ilan ettiği sulara deniz altı fiber optik kablo döşediği ve kabloların Ağrotur İngiliz Askeri Üssü'nde son bulduğuna ilişkin haber, Rum Dışişleri Bakanlığı tarafından doğrulandı. Bakanlık, kurulmakta olan sistemin Rum yönetimince de "bölgesel depremselliği izlemek için" kullanılacağını kaydetti.

Fileleftheros "Yasa'nın Üzerinde… Dışişleri bakanlığı  ABD'nin Kablo Döşemesi Konusunda Prosedürlere Uyulup Uyulmadığı Sorusuna Cevap Vermiyor… İsrail Amerikan Talebini Reddetti, Sonra Kıbrıs MEB'inde Planlama Yapıldı " başlıklı haberinde, Dışişleri Bakanlığı'nın, gazetenin pazar günkü sayısında yer alan haberi doğrulayan açıklamasına yer verdi.

Habere göre açıklamada, kablo döşeme işleminin, Güney Kıbrıs ile ABD arasında yapılan ve Rum Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan Stratejik İşbirliği Antlaşması çerçevesinde gerçekleştiği kaydedildi.

ABD ile yapılan stratejik işbirliği antlaşmasının "güvenlik ve özellikle  terörle mücadele, uluslararası silahsızlanma ve kitle imha silahlarının dolaşımının engellenmesini öngören düzenlemelerin güçlendirilmesini" öngördüğü belirtildi.

Açıklamada, ilgili antlaşmanın bir sismik-hidroakustik sistemle ilgili olduğu ve Nükleer Denemelerin Kapsamlı  Yasaklanması Antlaşması Örgütü (Comprehensive Nuclear Test Ban Treaty Organisation - CTBTO) olanaklarının güçlendirilmesi çabaları çerçevesinde kullanılacağı kaydedildi.

Bakanlık, bu sistemden Rum yönetiminin de veri alacağını, verileri bölgenin depremselliğini izlemek maksadıyla kullanacağını, CTBTO'ya Güney Kıbrıs'ın da taraf olduğunu belirtti. Bakanlık açıklamasında, "gerek egemenlik haklarını korumak gerek deniz hukuku ve uluslararası hukuk teamüllerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli bütün prosedürler uygulandı ve önlemler alındı"  denildi.

Gazete, Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasının şu sorulara cevap vermediğine dikkat çekti:

"1-Devlet mevzuatına uyuldu mu? Yani kablolar konusu yetkili komitede görüşüldü mü? 2-Amerikalılar çevresel etki raporu (ÇED) ve diğer raporları sundu mu? 3-ABD'yle yapılan antlaşma, toplanacak verilerin (üslere) gideceği İngilizleri de kapsıyor mu? 4-Bakanlık açıklamasında anlatıldığı kadar önemli bir başarı ise İsrail, ABD'nin  MEB içerisine kablo döşeme talebini neden reddetti?"

Haberde, Amerika'nın bu amaç için "CS Global Sentinel" isimli gemiyi seferber ettiği, Girit'teki Suda Üssü'nden  6 Şubat'ta hareket eden geminin 27 Mart'a kadar MEB içerisinde faaliyet gösterdiği, fiber optik kabloların ulaşacağı tesisin de İngilizler tarafından Ağrotur İngiliz Askeri Üssü'nde kurulacağı hatırlatıldı.

Alithia da, Dışişleri Bakanlığı açıklamasını okurlarına "Kıbrıs-ABD Depremsellik İzleme Antlaşması" başlığıyla aktardı.

http://www.kaptanhaber.com/haber/46684/rum-disisleri-abdnin-deniz-tabanina-kablo-dosedigini-dogruladi.html Mesajı Paylaş

Energy

Rumların hayal kırıklığı


Kıbrıs'ta Rumların tek taraflı doğalgaz sondajında, 28 milyar metreküp civarında rezerv bulundu. Rum medyası, sonucu hayal kırıklığı olarak niteledi.
Rumların sözde münhasır ekonomik bölgesinin 11. parseldeki sondajında, Türkiye'nin 7 aylık tüketim miktarına denk gelen yaklaşık 28 milyar metreküplük bir rezerv bulundu. Rumlar adına sondajı gerçekleştiren şirketler, daha büyük rezervler bulunması için çalışmalara devam edeceklerini açıkladı.

Bulunan rezervin herhangi bir ticari değeri olmadığını belirten Rum medyası haberi hayal kırıklığı olarak niteledi.

Adadaki doğalgaz rezervlerinde Kıbrıslı Türklerin de hakkı bulunduğunu savunan Türkiye, Rumların tek yanlı sondaj çalışmalarına karşı çıkıyor.

http://www.ntv.com.tr/dunya/rumlarin-hayal-kirikligi,nk5LJSUd4UWakrsJSCkRcg Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter