Kıbrıs

Başlatan Sihirbaz, Eki 20, 2015, 06:50 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Eki 20, 2015, 06:50 ÖÖ Last Edit: Ağu 05, 2017, 12:16 ÖS by Yönetim
Türkiye,Cumhurbaşkanının ağzından hiç bir şart öne sürmeden Güney Kıbrısa su vermeyi önerirlrken,Kıbrıstan gelen yanıt:

Kıbrıs: 'Türkiye'ye onay vermeyiz'

Kıbrıs, sığınmacı krizinde devreye girmesi karşılığında Türkiye'ye AB müzakerelerinde ödün verilmesi önerisine tepki gösterdi.

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ioannis Kasulides, sığınmacı akınının durdurulması karşılığında AB müzakerelerinde Türkiye ile bazı fasıllar açılması önerisiyle ilgili görüşlerini devlet televizyonu NET'te yayınlanan bir söyleşide açıkladı.

Kasulides, "Türkiye ile ilişkilerde herhangi bir değişiklik olmadığına" dikkat çekerek, dondurulan fasılların açılmasına onay vermeyeceklerini söyledi.

Kıbrıs liman ve havaalanlarının açılmasını istiyor

Kıbrıs, Türkiye'nin liman ve havaalanlarını kendi gemileri ve uçaklarına açmasını talep ediyor. Ankara'nın bu konuda adım atmaması nedeniyle Kıbrıs yargı ve temel hakları düzenleyen 23'üncü fasıl ile adalet, özgürlük ve güvenlik başlıklarını kapsayan 24'üncü faslın müzakereye açılmasını engelliyor.

Davutoğlu: 'Ahde vefa'

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye ziyaretinde fasılların açılması konusu da gündeme gelmişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu, mülteci krizinden sonra Türkiye'ye yeni bir AB perspektifinin kazandırılmasını istediklerini ve "Ahde vefa" ilişkisi çerçevesinde yeni fasılların açılmasını istediklerini belirtmişti.

Merkel: '17'nci faslı açmak istiyoruz'

Merkel ise Davutoğlu'na şu karşılığı vermişti: "AB üyeliği ucu açık bir husus. Almanya 17 nolu faslı açmak istiyor. 23 ve 24'üncü fasıl üzerinde de konuşabiliriz. Ancak 17'inci faslı açmak istiyoruz. Eskiden Türkiye toplantılara katılıyordu. Şimdi yeniden toplantılara nasıl dahil edilebileceğini düşünmemiz gerekiyor."

17'nci fasıl ekonomik ve parasal politikaları kapsıyor.

Kuzeyi yalnızca Türkiye tanıyor

Kıbrıs adası Türkiye'nin 1974 yılındaki askeri müdahalesinden bu yana ikiye bölünmüş durumda. Uluslararası toplum tarafından tanınan Kıbrıs Cumhuriyeti, 2004 yılında AB'ye üye oldu. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" ise yalnızca Türkiye tanınıyor.

http://www.dw.com/tr/k%C4%B1br%C4%B1s-t%C3%BCrkiyeye-onay-vermeyiz/a-18791035
Mesajı Paylaş

Kabardey

Büyük ihtimal ile Kıbrıs'da bu fırsattan istifade AB'den, özellikle Almanya'dan birşeyler koparmak isteyecektir. Mesajı Paylaş

putty

Kıbrıs ta barış harekatı ile öyle büyük menfaat kopardıkki vere vere gitsekte orta yolda biz her şekilde karlı olacağız
Euro ya geçişi TC ye karşı bir küstahlık olarak görmemek gerek. KKTC bizden izinsiz hiç bir şey yapmaz dış politikasında.
AB ile yolumuzda biz KKTC den ödün vererek yol alacağız. Yaptığımız şey iyi pazarlıkla bu işi götürmek.
Rum larda ellerindeki kartları doğru oynuyor bize boyun eğdirmek amaçları var ve bunda hayal kurmuyorlar her şey çok gerçekçi çok mantıklı ve hatta kaçınılmaz şekilde Rum ların kafalarındaki ile uyumlu
Her şeyde Rumların Yunanlıların iki dudağı arasında değil onuda görmek gerek. Avrupa nın bin yıllık davası Kıbrıs ı Avrupa lı tutmaktır yoksa bu kadar rahat olamaz karşımızdakiler.
Vizesiz dolaşım konuşuluyor bu akıl alacak gibi değil olursa ne yapalım ondan sonra biz AB ye üye olmayı. Serbest ticaret var vizesiz seyahat var bir tek iş gücünün dolaşımı kalır geriye oda zaten Bulgarlar a bile verilmemiş bize de vermesinler kimin umrunda.
Vizesiz seyahat için çok şeyde ödün vermemiz gerekir Rum lar bu kartı asla heba etmezler şaşırıpta. Bizde veririz yani bu az bir kazanım değil. Mesajı Paylaş

dum

#3
Eki 21, 2015, 07:51 ÖÖ Last Edit: Eki 22, 2015, 07:17 ÖÖ by dum
Kıbrıs'a ve kıbrıslı'ya bakışın tam olarak doğruyu yansıttığını söyleyemem.

Tespitlerim şöyle:

* Trafik kurallarına riayet ederler. Türkiye'den yeni gidenler biraz ortalığı karıştırsa da çok kısa sürede onlar da adapte olurlar. Kimse sarı ışıkta kornaya basmaz. Zaten kimse genelde kornaya basmaz. Müthiş bir sessizlik ve uyum hakim. Mesela dönel kavşak kuralını herkes bilir ve uygular, ışık ve polise gerek kalmadan trafik akar. Kuralları uygulamayan ve sırasını beklemeyenlere çok tuhaf bakarlar. Açıkçası aracın içinde acil hasta yoksa % 90 Türkiye'den yeni gelen biridir. Mesela iki şeritli yolda karşılıklı gelen iki şoför durur ve muhabbete başlar, arkalarındaki şoförler korna çalmadan, küfür etmeden bekler, ne zaman selamlaşma biterse yol akmaya devam eder. Kimseye garip gelmez, ertesi gün de aynısını o yapacaktır. Kimsenin acelesi de yoktur.

*Ailelerine ve sosyal yasantılarına çok önem verirler. Çoğu yerde mesai bitiş saatinden sonra mümkün değil kimseye iş yaptıramazsınız. Çünkü mesai dışı saatler ailelerine aittir ve para kazanacağım diye ödün vermezler. Her pazar hava müsait oldukça diğer kasabalara akraba ziyareti ve/veya  mesire yerlerinde ailecek pikniğe gidilir. Hava müsait değilse aile büyüğünün evinde mangal yapılır. O mangal mutlaka yakılır. Yağmurlu günlerde evin mutfağında veya şöminelerin içinde yakılır, ama illaki yakılır.

* Ada'nın herhangi bir yerinde cenaze veya düğün varsa , nerede olursa olsun mutlaka gidilir. Aynı gecede 3-4 düğüne gideni bilirim. Her giden mutlaka hatırı sayılır derecede altınını/parasını takar. Çiftler genç yaşta evlendirilir. Aileler mutlaka evlerini (erkek tarafı) ve eşyalarını( kız tarafı) alır. Yeni evli çiftler kirada oturmazlar. Düğünler bahçelerde düzenlenir, maliyeti oldukça ucuza ve eğlencelidir. Daha çok bir takı töreni denilebilir. Eğlence kısmı genelde kısıtlı bir çevreyle taverna eğlencesiyle sınırlıdır. Aşağı yukarı her aile yaz kış cumartesi gecesi dışarı eğlenmeye çıkar. Gençler kulüplere, aileler tavernalara gider. Fiks menü şeklinde gayet uygun fiyata geç saatlere kadar eğlenilir. Bu türden her organizasyon eşlerle beraber yapılır. Kimse karşı cinsten kimseye yan gözle bakmaz. Gündüzleri herkes adanın dört bir yanında plajlarda ve club'lardadır. Sarkıntılık, rontgencilik yok denilebilir. Derdi olan gider medenice sorar, reddedilirse uğraşmaz, teşekkür eder ve ayrılır.

*Eğitim kötü dediniz ya ; takıldım ben ona. Müfredatın farklı olduğu ve önem verilen şeylerin değiştiği bir gerçek. Dönem başı ve sonunda, sene sonunda, bayramlarda ve özel günlerde mutlaka okulca parti veya balolar düzenlenir. Okul kıyafetler genç yaşantıyla uyumludur. Kız erkek öğrenci ilişkileri gayet medenidir. Kıbrıs'ta liseyi bitiren gençlerin hepsi bir şekilde üniversiteye giderler. Kariyer veya akademik yönden istekli olanlar Kıbrıs'taki veya Türkiye'deki üniversitelere de gidebiliyor ama genel tercih ingiltere'deki üniversitelerde. Müfredat ve yaşantı olarak orada daha rahat ediyorlar. Şöyle diyeyim yılda 3000 sterline liverpool'da bir üniversitede mühendislik okuyabilmeleri mümkün. İlaveten eğer 3-4 ay evvel bilet alırlarsa larnaka-londra uçağı 30 sterline mevcut. Ama TC vatandaşları rum tarafına geçemediğinden pegasus ile aktarmalı en ucuz 1000 tl civarı gidebiliyor ki o da bileti önceden alırlarsa. Özetle kıbrıs'ta lise bitiren çocuklar seviye olarak Türkiye'dekilerden görece bizdekine göre az olsa da, sosyal yaşantı ve mutluluk oranında bizi sollarlar. Ama illa bizim sistemde okutmak isteyenler için ; TED koleji, DOĞA koleji, ODTÜ kampusündeki kolej, YAKIN DOĞU üniversitesi koleji, daha iyisi ve uluslar arası olarak GİRNE AMERİKAN koleji, ENGLISH SCHOOL gibi seçenekler de mevcut. En iyi okul ise Lefkoşa MAARİF KOLEJİ  (devlet okulu) yani öğretmen lisesi.

*Apartman kültürü sadece girne, magosa ve lefkoşada , o da genelede ikinci, üçüncü ev olarak kullanmak veya kiralamak için mevcut. Öğrenciler, iş için Türkiye'den ve diğer ülkelerden gelenler, Hafta içi çalışmak için şehirde bulunması gerekenler filan apartmanlarda oturuyor. Diğer herkes şehirlerin etrafında köy denilen ama neredeyse bakkalı bile olmayan, sadece müstekil ev ve villalardan oluşan mahallelerde oturuyor. Sabah büyükler kendi arabalarıyla ada'nın neresinde çalışıyorlarsa oraya, gençler kendi arabalarıyla nerede okuyorlarsa oraya giderler. Okul servisleri hariç toplu ulaşım çok az, ama yollarda yürüyen de pek yok aslında. Geçenlerde Girne LEMAR arkasına inşa edilmekte olan bir residansa asansör koydular da millet bakmaya geldi , o derece.

*İklim güzel, benzin ucuz, sebze ve meyveler organik, halkı da gayet görgülü ve temizdir. 2012'de GİRNE boğaz'a kar yağdı, Rum Lefkoşa'sından bile gelip fotoğraf çekilenler ve 2 parmak kar ile kartopu oynayanlar vardı. Aslında torodosların zirveleri hariç kar çok nadir bir durum. Avrupa 'dan gelen mallar vergisi az olduğundan nispeten daha ucuz.  Ve maalesef Türkiye KKTC'ye gümrük vergisi uyguladığindan , Türk ürünleri daha pahalı. Ve isteselerde tercihte bulunmak zorunda kalıyorlar. Evet Türkiye KKTC'ye vergi uyguluyor.. güneyde benzin kuzeyin yarısı kadar, et 1/3'ü fiyatında, gerisini düsünün.

* Her iş grubunun sendikası var ve gayet aktifler. Mesela öğretmenler ve polisler toplu sözleşmede greve falan gidiyorlar, bütün ada bu tür eylemleri destekliyor. Hatta eğitim bakanı da maliye'nin önünde eylem yapan öğretmenler ile beraber oturup slogan atıyordu geçen yaz. Sivil roplum örgütleri de faal. Drag yarışlarından tutun, antika araba gezinti konvoylarına, motor turlarından tutun, model uçak ve fotoğraf faaliyetlerine, sahilleri temizleme veya hayvan hakları için haftasonu sabahın 7'sinde yollara düşenleri mi yoksa engelliler için gönullü çalışanları mı ararsınız her çeşit var. Ada basını oldukça etkin. Ufacık adada yanlış bilmiyorsam 7-8 tv ve bir o kadar belki daha fazla gazete var. Bunlar okunuyor ve seyrediliyor.

* Mesela bir olay anlatayım, bizim uzun, Türkiye'de bir laf etmişti bikini ve iffet hakkında. O laftan 3-5 gün sonra da Ada'ya gelecekti. havaalanında 3-5 bin bikinili abla eylem ve karşılama yaptılar. Tepkisiz değiller yani.

* Biraz geçmişten gelen maddi imkanları dolayısıyla, genellikle ev ve arsa gibi emlak kirası ve satışından olmak üzere ada'nın çoğu yerlisi orta-üst gelir durumunda veya durumundaydı. Tarihinde ilk defa sermayenin çoğunluğu geçen yıl Türkiye'den gelenlere geçti. Bugün artık Türkiye'den gidenlerin yanında tersine durumdan daha fazla Kıbrıslı Türk çalışıyor. Ada'lılar 8-5 mesaisiyle, cumartesi mesaisi ile, iş performans değerlendirmeleri ve ona göre maaşla filan tanıştılar birkaç yıldır. E artık satacak toprakları da azaldı, yeni nesil çalışmak zorunda.

* Türliye'de deniliyor ki, Bizim paramızla yatıyorlar...... nolamaz , nayır yalan.... eeee, senin bütün lüks genelev ve striptiz kulüplerin ile kumarhanelerin kıbrıs'a taşındı. Üstelik dönen milyarlarca liranın vergisini de Türkiye alıyor. Şirketler kıbrı'a sadece kira veriyor. (Bu tür yerlere KKTC vatandaşlarının ve adadaki askerlerin girmesi yasak ve kontrol ediliyor. ayrıca özellikle striptiz kulüpleri belli bir bölgede toplanmış durumdalar, heryerde değiller . Yani ada'nın yozlaşması nedeni ile değil,  istanbul, izmir, antalya ve ankara'daki kumarhaneler ve kulüpler kapatılsın diye buraya getirildiler. Yanılmıyorsam 96 yılında... Üstelik buradaki otel ve kumarhanelerde çalışmaya gelen onbinlerce kişi de vergi vermeden yaptıkları birikimleri her yıl Türkiye'ye aktarmaktalar. Puanı yetmediği için Türkiye'de bir üniversiteye giremeyen ve buralarda nispeten ucuza üniversite okuyan onbinlerce genci de unutmayalım.

* el netice ; uzaktan sallamamak lazım. Geleceğe dair en büyuk sıkıntı su idi, o da geldi..

NOT: Bir süre Kıbrısta bulundum. Şu anda da evim de orada.  Ben belli aralıklarla gidip geliyorum. Çok yakında komple yerleseceğim. Af edersiniz ama çocuğum yolunu şaşırıp kaybolsa bulan ilgilenir sonra da getirir. Eşler çocuklar bir nedenle gece dışarda olmaları gerekse rahatça dolaşırlar. (Ve yanlış anlamayın ırkçı bir bakış açısı olarak değil ama güvenlik kaygılarım nedeni ile etrafta bazı insanlar olmadığından kafam daha rahat.) Mesajı Paylaş

dum

Valla ben oğlumu kıbrısta başlattım okula, gayet de memnunum. Muhtemelen de , üniversiteyi ya burada, ya londrada okumasını planlıyorum.

Şahsi olarak bu slowmotion hayattan da geyet memnunum. Ooh , her gün tatil gibi. Ömrüme ömür katıyor.

Askeri liseden bahsetmeniz çok ironik. Dünyanın en anti sosyal eğitim ve öğretim sisteminde, vasat üstü ortaokul mezunlarını alıp tornaya sokmak mı amacımız. Yoksa sosyal ve istediği yönde gelişecek bir insan yetiştirmek mi?

Radar mevzusu doğrudur. İlk geldiğim aenenin faturalarını toptan ödedikten sonra (3000 kusur tl), ben de artık trafik kurallarına uymaktayım. Bugünkü aklımla baktığımda da, keşke Türkiyede de olsa da, hanzolar zapt edilse.

Hayatta karşılaşılan olumsuz durumlar genelde dış güçlerin kışkırtması ve kandırılmışların halt etmesidir zaten. Çünkü sadece sizin gerçekleriniz doğrudur. Diğer herkes size düşmandır ve yalan söylüyordur.

Neyse, hem özelden hem buradan size cevap vermekten hakikaten gerildim. Mesejınız gelecek diye siteye mümkünse girmemeye başladım. Yıldım yani.

Siz kendi gerçeklerinizle yaşayın ben kendiminkilerle. 

Ikna etmeye çalışmasanız, ve içinde yaşamadığinız bir halka olumsuz karakter bürümeye çalışmazsanız sevinirim. Sonuçta tatil için giderek veya belli bir çevreden ve siteden çıkmadan ev-iş mantığıyla, veya hep aynı şekilde düşünenlerle konuları tartışarak oluşturulan fikirler başkaları için geçerli olmayabilir.

Unutulmamasi gerekir ki, farklı diye kimse kötü veya düşman değildir. Üniversite kantininde farklı gruplarla tartışıp, kaynaşıp veya kavga etmekle ; 13 mart sitesinde sürekli, birbiriyle aynı şekilde giyinen ve düşünenlerle beraber konuşup durmak arasında biraz fark oluyor.

Bu konuda daha da yazma ihtiyacı hissetmiyorum. Özelden de beni rahatsız etmeyi keserseniz sevinirim.

"Alea iacta est" Mesajı Paylaş

dum

Dediğim gibi herkesin fikri kendine.


Hani bakış açımda bir değişiklik yok yalnız. Ben kıbrısa emeklilik planım olarak gidiyorum. Çalışırken elimden geleni yeterince yaptım. Artık ailemle zaman geçirme zamanı. Şimdi mücadeleyi gençlere devrediyorum. Kıbrısa gidiyorum diye ülkeyle bağımı da koparıyor değilim ayrıca. En azından 2 haftada bir vodafone arenaya maç izlemeye geleceğiz.



@ünal; yazını okuyunca gidip diğer öm kutuma baktım . Ağustos  ayında öyle bir mesaj atmışsınız. Umarım görmediğim ve cevap vermediğim için siz de benim kusuruma bakmazsınız. Mesajı Paylaş

putty

Kıbrıs a özel bir durum değil o taşraya özel bir durum
Kıbrıs ın karşısında Anamur var benim orada yazlığım var orada da aynı şeyler geçerli trafik saygılı insanlar nazik kızlar gece sokağa çıkabilir vs. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Zaten konu da Kıbrıs değil Kıbrıs Sorunu . Mesajı Paylaş

sailordream

Güney Kıbrısa bir mülteci akını yapılsa pek bir hoş olur :) Mesajı Paylaş

putty

Demin bir yazı okudum çok şaşırdım

İngiltere de 300 000 KKTC vatandaşı yaşıyormuş
KKTC 300000 kişi İngiltere dede 300 000 kişi bu sayı hiç normal gelmedi bana
Bence bilerek Kıbrıs da Türk nüfusun azalması için kötü niyetle İngiltere devleti bu göçe zemin hazırlamış ve bazı Türklerde haliyle buna balıklama atlamışlar
Şu anda İngilterede KKTC den daha fazla Kıbrıslı Türk yaşıyor.
Bence bir çeşit vatan hainliği bu kötü niyetli gayrete kişisel menfaat ile boyun eğmek
Herkes İngiltereye göçerse KKTC diye bir şey kalmayacak bu gidişle
Hani milyonlarca nüfusu olsa nasılsa kurtarır deriz ama yarısı gitmiş kalan yarınında zaten yarısı Anadoludan gelenler ve gidenler.
Yine bize düştü yani KKTC yi kurtarmak. Yerli halkı KKTC de tutmanın yada geri dönüşü cezbetmenin yolları aranmalı
Üç kuruşa gidiyorlarsa atalım önlerine geri dönsünler kaç para bunların maaşları altı üstü

http://www.aksam.com.tr/yazarlar/kibrisin-gercek-sahibi-ingiltere/haber-262179 Mesajı Paylaş

dum

#10
Nis 29, 2016, 10:06 ÖÖ Last Edit: May 05, 2016, 09:11 ÖÖ by dum
Kıbrıslı Türklerin hem ingilterede oturma izni ve çalışma izni almaları eski bir koloni olarak ingiliz vatandaş gibi, hem de AB pasaportları olduğundan seyahat ve yerleşme hakları da var. Kim olsa gider , 50 yıldır bu göç var. Çoğunun evi barkı var ama hala geride.

Ote yandan adada Turkiye göçmeni sayısı kıbrıslı Türkleri geçti. Sermaye ve iş sahipliği olarak da ustünlüğü aldılar. Gitmeleri o bakımdan bence aksine faydalı.

Mesela deniliyor ki geçen ay hükümetin düşmesinde ve ondan evvelki su sorunun temelinde, ihaleleri Türkiye kökenlilere verme ve 20000 civarında yeni kktc vatandaşı kabulü de etkili olmuş olabilirmiş.

hali hazırda 400000 kişi civarında insan yaşıyor yuvarlak hesap.

220000 civarı vatandaş ( ki yarısından fazlası TC göçmeni) , 30/40 bin arası oğrenci , 20/30 bin arası asker , 100/150 bin civarı oturma ve çalışma izniyle bulunan ( ki yarisından fazlası TC vatandaşı, geri kalanı pakistanlı, vietnamlı, filipinli , hintli, rus, ukraynalı).Bir de kuzeyde evi olan tam zamanlı veya yazları gelen 20/30 bin civarı ingiliz var.

Misalen, yan evde ingiltereden emekli olup gelmiş ihtiyarnbir ingiliz çift, çaprazımda yeni emekli bir başka iskoç asıllı ingiliz, onun yanında bulgaristan göcmeni ab pasaportlu Turk, arkada eşi ukraynalı bir hataylı eleman , yukarıda savaştan sonra gelmiş bir rizeli aile, onun yanında slovak bir aile var. Ortam biraz karışık yani.. Mesajı Paylaş

putty

#11
Nis 29, 2016, 10:15 ÖÖ Last Edit: Nis 29, 2016, 10:20 ÖÖ by putty
Rumlar gitmiyorda KKTC liler neden koşa koşa gidiyor İngiltere ye peki. Birileri gitsin tamam ama hepsi gitmiş neredeyse baksanıza. Hiçmi dava insanı vatanseveri yok bu toprakların. İstanbul köyden göç bile bu kadar değil illa birileri kalır ana vatanda. Demek istediğim bu kişilerin önlerine bir şeyler atılmış çaktırmadan bu göç teşvik edilmiş onlarda yemleniyor semiriyor hayatlarından memnunlar belliki. İngiltere almıyorum dese almaz Avusturalyalı bile bu kadar kolay gidip Londraya yerleşemiyordur. Asil Nadir gibi olsunlar bari biraz ana vatan için kalpleri çarpıyor ise biraz menfaat sağlıyorlarsa gittikleri yerlere bağlarını koruyorlarsa ne ala. Ama yeyip için oraları unutup hayatlarından memnunlarsa o kötü Mesajı Paylaş

HDS

Rumlar'ın yarıdan fazlası İngilitere'de yahu. Yunanistan'ın aklı başında, kafası çalışan, okumuş gençleri İngiltere'de ya da İngiliz firmaları ile dünyada çalışıyor. Mesajı Paylaş

dum

Avusturyalı gidemez belki o kadar rahat ama, avustralyalı aynı rahatlıkta gider. Kolonial bir durum var sanırım. Kıbrısınki çift katmerli hem AB hem Koloni yakınlığı var.

Ayrıca Londra bu yahu.. Gidersin..

Hadi Londra olmadı, liverpool oldu o da olumlu. Millet haftasonu alışverişe bile gidiyor. 2-3 ay önceden larnaka-londra arası 25 ero'ya uçak bileti mevcut.


Mesajı Paylaş

byemre

Londra'da adım başı Türk ve kürt ile karşılaşa bilirsiniz. Öyleki bütün berber, lokanta vb işleri kapatmışlar. Özelikle Plymount'da hizmet sektörü bunların elinde, gece kulüpler ise filistinli ve arapların.  Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter