ABD ve Türkiye'nin İnişli Çıkışlı İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

sadalone

PYD'nin üst düzey yöneticileri ile irtibata geçmiş yöneticler derken bizdeki yöneticiler de bu duruma dahil oluyor mu acaba?Ülkemize ziyaretleri vardı da bunların...
Bize'de başka örgütleri desteklemeden bir suçlama gelmesin sonra?

Ülkemizdeki medyanın ağır propagandası altında gerçeklikten kopup ve gaza gelip yine bizi daha da batıracak aptalca bir şey yapmak yerine bu yaşanan olaydaki yaptığımız eşşekliği,dangalaklığı kabul edelim tekrar bu tarz olayları yaşamamaya dikkat edelim. Mesajı Paylaş

southwater

@ HDS, Saeb Erekat?
 Abd'nin düşmancıl eylemlerine gıkımız ÇIKMAZ, nefesimiz bu!
Mrap'ları falan bombalasak iyi olurdu.
Bizim liderler gaz alır, gavurlar ise ekrad koridorunu.
Bye bye Emevi camii, hello yiten misakı milli. Mesajı Paylaş

HDS

@BETONBEY, Burada haklı olduğunuzu sanmıyorum. Burada zaten artık Türkiye'deki düşünüş biçimimiz olarak, kendimize giydirdiğimiz "Değerli yahut 'bargain value' yalnızlık" gömleği ile kendimize bir dünya yaratma psikozuna girdik.

Çok bir şeye gerçekten ihtiyacımız yok, "Bunu yapamayız.." diyecek, sürekli gaza değil, arada frene de basabilecek bir kaç insana ihtiyacımız var. Korktuğumuz, sindiğimiz, "Aman ayıp olur.." falan dendiği, deneceği için değil. Bir "Planı" olduğu, bir "soğukkanlılığı" olduğu için.

Tamam ABD'lilere burada dava açıp hüküm giydirtip falan hiç bir halt edemeyiz. Ama adamı kendi evinde ve kendi hukuk yolları ile vurabilirdik. Hayır, onlar çok becerikli değiller, biz çok çabuk küsüp mızıkçılık ediyoruz. Tıpkı "E askere de uğurlamayalım mı!.." diye İstanbul'un ana arterini tıkayan sokak serserisinden bir farkı olmalı yetişmiş insanımızın. Bir değer yargısı, bir kendine yakıştırdığı duruşu olmalı.

Ama insanımızın zaten kendi memleketinde hukuka, hukukun yoluna, o yolu didik etmeye niyeti, sabrı, inancı yok ki. Kolluğun yok. Siyasetçinin de yok. O artık yüzümüze vurdu. Nereden baksak, sırada duramayan, hakkına razı olamayan, ergen bir "halk" olarak görülüyoruz. Çünkü öyleyiz. Siyasetçi de öyle çünkü halkı öyle. Kolluk da öyle.

Yazık oldu çocuklara, seyahat yasağı vs.


____

@SW, Erekat, eh..
"Resolution two for two..." diye zemini çizilmiş artık, onun demagogu başka türlü olmalı. Oysa "rug salesman" pazarlığı bizden sorulur. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın Sadalone, kimsenin gazına geldiğimiz yok. Sizin anlamadığınız ABD'de sevsenizde sevmesenizde bu ülkenin devlet başkanına, diplomatik misyonuna saygısızlık yapılıyor. Bunun ne  siyasi tercihle alakası var, ne de başka birşeyle...

Yapılan şey, eşeklik değildir, dangalaklık hiç değildir. Orada C.Başkanına meydan okunmuyor, Türkiye'ye meydan okunuyor. Gösteri yapan taife PKK tarifesi, izin veren ABD makamları, dayağı atanda türk korumalarıdır.

Aslen olması gereken o gösterinin hiç yapılmaması, korsan bir faaliyet olursa da diplomatik misyonun güvenliği babında anında ABD polisi tarafından müdahale edilerek gösterinin engellenmesidir. Biz ABD misyonundan birilerinin ülkemize gelmesi durumunda bırakın gösterilere izin vermeyi ana caddeleri trafiğe tamamen kapatıyoruz. Karşığında gördüğümüz bu !

PYD üst yönetiminden geçmişte sadece Salih Müslim Türkiye'ye gelmiş ve sadece kendisiyle görüşme yapılmıştır. Salih Müslim geçmişte PKK'nın herhangi bir kademesinde görev almamıştır. Suriye kürt hareketinin başta misyonunun başında yer almış, sonrasında ise ABD'nin yardımları ve desteğiyle PKK ile aynı çizgiye girince bizim tarafımızdan terörist ilan edilmiştir hatırlatırım.

Öyle bir yorum yapıyorsunuz ki sanki Bahoz Erdal'la, Feyman Hüseyin'le, Murat Karayılan yada Cemil Bayık'la görüşen üst düzey devlet görevlilerimiz var.

Ama bunlarla görüşen Abd senatörü John McCain var, ABD IŞİD'e karşı mücadele koalisyonu özel temsilcisi Brett McGurk var, son dönemde orta seviye PKK yöneticileri ile aynı kareye giren ABD ordusu subayları var. Kullanmak istedikten sonra done çok ve PKK'nın BM resmi terör listesinde ismi geçerken bu ABD yetkilileri ile PKK yöneticileri yan yana getirilip çarşaf çarşaf dünya medyasına servis edebilirsiniz.

Zaten ABD'nin bu tavrının altındaki gerçek budur. En üst ağızdan ABD'nin bu ikircikli tavrı dünya medyası vasıtası ile yüzlerine sürekli çarpılmaktadır. Mesajı Paylaş

BETONBEY

HDS üstadım bu konuyu gerçek örneklemelerle anlatmak sanırım daha kolay olacak. Biz çoğunlukla bu tip konularda ABD nezdinde bir İran kadar dikkate alınmayız, neden biliyormusunuz ?

İran'da devlet ilişkilerinde çoğunlukla kısasa kısas hakimdir. ABD İran'a karşı bir harekette bulunduğunda İran bunu kesinlikle karşılıksız bırakmaz. Misal, bundan 8-10 yıl önce Erbil'de alt kademe diplomatik misyonu olan 5 İran görevlisi ABD  askerleri tarafından tutuklandı. İran direk durumu protesto etti ve adamlarını geri istedi lakin karşısında muhatap bulamadı. Üzerinden daha 2-3 gün geçmeden Kerkük bölgesinde ana güzergah üstünde sürekli kontrol noktası tesis eden 8-10 kişilik bir ABD Birliği hiçbir emare bırakmadan kayboluverdi :o

Sonrasında resmi anlamda ne olduğunu bilen yok ama muhtemeldir ki gayriresmi karşılıklı bir değiş tokuş oldu. Bir daha da kürt bölgesinde tutuklanan yada dokunulan bir İran diplomatik misyonu duymadım, görmedim. Bazen safi güç gerekir ve büyükler sadece bundan anlar.

Biz güncelde çok konuşup az iş yapıyoruz. Çok iş yapıp az konuşmamız gerekiyor ama CB'nın da düsturu böyle ne yapalım...

Bir diğer husus ise hep aklıma gelen bir deyimde gerçeklik bulur.

"Bekara karı boşamak kolay"...

Gerçekte ülkenin dünya arenasında tam anlamıyla neyle karşı karşıya olduğunu kim gerçek anlamda biliyor ?

Bilmediğimiz bunca şey var iken bizde çok konuşmuyormuyuz ? Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Bugün Cumhurbaşkanı Rusya Savunma Bakanı ile İstanbul'da bir görüşme yaptı. Bu, Erdoğan ve Putin'in 6-7 Temmuzda Almanya'da G-20 zirvesinde gerçekleştireceği zirve öncesi üzerinde varılan mutabakat konusundaki son rötüşleri içeren bir görüşme idi...

Acaba yenilenen soğuk savaş öncesi NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'yi, Rusya ile işbirliğine zorlayan üçüncü sınıf ABD'li analistler şu anda ne hissediyorlardır? Mesajı Paylaş

HDS

"But they're secular" demeye devam ediyorlardır. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Ne düşünecekler?.. Çıtayı daha da aşağı seviyelere indirip, 15 Temmuzdan daha aşağılık darbe ve suikast planları üzerinde çalışacaklar. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Başkanlık sistemi geçti, geçiren olmazsa ne olur ?

Geçiren olmazsa AKP ne olur ?

Geçiren olmazsa Türkiye'de ne olur ?

O kadar kırılganız ki... Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD Dışişleri Bakanı Türkiye'ye Gidiyor

Amerika Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın, 9-10 Temmuz'da Türkiye'yi ziyaret edeceği açıklandı. Bakanlık Sözcüsü Heather Nauert yazılı açıklamasında, Tillerson'ın gelecek hafta için planlanan yurtdışı ziyaretlerinin ayrıntılarını paylaştı. Açıklamada, Tillerson'ın 9-10 Temmuz'da İstanbul'da üst düzey Türk yetkililerle temaslarda bulunacağı belirtildi. Görüşmelerde ikili ve bölgesel konuların masaya yatırılacağı kaydedildi.

Görüşmelerin gündemi yoğun

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson İstanbul'da Dünya Petrol Kongresi'ne katılacak ve burada enerji güvenliğinin bir ulusal güvenlik önceliği olarak taşıdığı önemle ilgili bir konuşma yapacak. Trump yönetiminde görev almadan önce Amerikan petrol şirketi ExxonMobil'in CEO'luğunu yürüten Tillerson'a ayrıca, sektöre katkılarından dolayı ödül verilecek.

Bakanın temasları konusunda gazetecilere brifing veren ABD Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey bir yetkilisi, henüz programın netleşmediğini, ancak Türk hükümetinin üst düzey yetkilileriyle yapılacak görüşmelerde, bakanın, "IŞİD'le savaşta Türkiye'yle ortaklığın ve Türkiye'nin IŞİD karşıtı koalisyonun bir üyesi ve aynı zamanda da NATO müttefiki olarak oynadığı kilit rolün önemini vurgulayacağını" kaydetti.

Görüşmelerde Fethullah Gülen'in iadesi ve PYD konusunun gündeme gelip gelmeyeceği konusundaki bir soru üzerine Amerikalı yetkili, Tillerson'ın Suriye konusunu hem genel çerçevede hem de bazı belirli ayrıntılar temelinde ele alacağını söyledi. Yetkili, Türklerle aralarında bir koordinasyon meselesi olduğuna işaret ederek, bu konunun Türk yetkilileriyle her düzeydeki diyaloglarının bir parçasını oluşturduğunu belirtti.

Fethullah Gülen'in iadesinin Türkiye açısından önemli bir konu olduğuna ve Türk yetkililerin bu konuyu arka arkaya gündeme getirdiğine işaret eden yetkili, Gülen meselesinin yasal parametrelerinin neler olduğu noktasındaki tutumlarını çok net ortaya koyduklarını hatırlatmakla yetindi.

Demokrasi uyarılarını yineleyecek

Yetkili, Tillerson'ın Türkiye'deki gazeteci tutuklamalarını gündeme getirip getirmeyeceği sorusunu da şöyle yanıtladı:

"Bakanın Türklerle toplantılarında hangi konuları gündeme getireceğini önceden söylemek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim; şeffaflık ve hukukun üstünlüğünü Türk demokrasisinin kritik ve korunması gereken öğeleri olarak gördüğümüzü Türklere ve Türk hükümetine hem açık ortamda hem de özelde net biçimde ifade ettik. Bu Amerika açısından önemli bir mesele ve ilişkilerimizin boyutu içerisinde geniş biçimde gündeme getirmeye devam ediyoruz."

Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının kapatılması hakkında bir soruyu yanıtlarken de yetkili, "Demokrasi, şeffaflık ve sivil toplumun değeri konuları, Türkiye'yle süren diyaloğumuzun bir parçası. Spesifik sivil toplum kuruluşlarının detaylarına girmeden şunu söyleyeceğim; bir ülkede ne kadar güçlü bir sivil toplum olursa o kadar güçlü bir demokratik sisteme sahip olursunuz. Bu mesajı Türklere vermeye devam ediyoruz ve bakanın da bunu yapmasını bekliyorum" diye konuştu.

Katar krizinde Türkiye'den 'destekleyici rol' beklentisi

Yetkili, Katar krizinin nasıl bir çerçevede gündeme geleceğine dair de, "Hem Türkiye hem ABD Körfez'deki gelişmeleri takip ediyor. Türkiye'nin herkesin söylemlerini yumuşatması ve bölgedeki tüm tarafların işine yarayacak bir çözüm bulunmasına katkı için destekleyici bir rol oynayacağını ümit ediyoruz" dedi.

İsviçre'de devam eden Kıbrıs görüşmelerinin sorulması üzerine Amerikalı yetkili, herkesin üzerinde mutabık kaldığı iki bölgeli iki toplumlu bir federasyona yönelik uzun vadeli hedefi karşılayan bir çözümün bulunmasının önemini vurguladı. Yetkili, bu yolda görüşmelerin gerçek anlamda eşsiz bir fırsat oluşturduğu mesajını adadaki tüm taraflara ilettiklerini söyledi. Yetkili, taraflara esneklik, yaratıcılık ve Kıbrıslıların öncülüğündeki süreci muhafaza etme çağrıları yaptıklarını, bunun ada ve bölge halkının sahip olduğu yüksek potansiyelleri ortaya çıkarmanın en iyi yolu olduğunu kaydetti. Tillerson'ın temaslarında bu yönde mesajlar vereceği belirtildi.

Yetkili bir başka soru üzerine, "Türkiye kritik bir ortak. IŞİD'le mücadele başta olmak üzere iki tarafı ilgilendiren konularda onlarla ne kadar yakın işbirliği ve temaslarımız olursa o kadar iyi. Her zaman aynı görüşte olmasak da bu ilişkiler ilerleme ve sonuç almak için çaba ortaya koymaya değer" diye konuştu.

"Suriye'de atılacak adımlar 'şeffaf' olmalı"

Amerikalı üst düzey yetkili, Tillerson'ın görüşmelerinde Afrin konusunun gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu yanıtlarken de şunları söyledi: "Suriye'de karmaşık bir savaş var ve orada yaşananlar konusunda Türkiye de dahil olmak üzere müttefiklerimizle çok çok yakın koordinasyon içinde olmalıyız. Dolayısıyla, sahadaki gelişmeler hakkında Türklerle yakın temas halinde kalmak, Onların attığı ya da bizim attığımız her türlü adımın koalisyonun geri kalanıyla tam şeffaflık içerisinde olması, sürprizlerin olmaması ve hepimizin aynı hedef doğrultusunda çalışması gerektiği yönündeki mesajımızı pekiştirmek istiyoruz."

Yetkili, Tillerson'ın Türk yetkililere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington ziyareti sırasında kavgaya karışan korumaları hakkında çıkartılan tutuklama kararını gündeme getirip getirmeyeceğine dair bir soruyu da yanıtladı.

Bunun polisiye bir mesele ve yargı kanalları üzerinden yürüyen bir süreç olduğuna işaret eden yetkili, "Genel anlamda konuşmak gerekirse, olaydan hemen sonra ve ileriki zamanlarda da olmak üzere, Bakan ve diğer yetkililer Türk güvenlik mensuplarının davranışına dair duydukları hoşnutsuzluğu dile getirmişti. Türklerin bu mesajı net aldığını düşünüyorum" diye konuştu.

Önce Hamburg ve Kiev'e gidecek

Tillerson, İstanbul ziyaretinden önce de 5-9 Temmuz'da Başkan Donald Trump'a Hamburg'da G-20 zirvesi sırasında eşlik edecek. Sözcü Nauert'in açıklamasına göre, Tillerson Hamburg'un ardından 9 Temmuz'da Ukrayna'nın başkenti Kiev'e bir günlük resmi bir ziyaret yapacak.

Tillerson Kiev'e ilk resmi ziyareti sırasında Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko'yla hükümet yetkilileri ve sivil toplumdan genç reformcularla bir araya gelecek.

Amerikalı bakanın, ülkesinin Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne bağlılığını yeniden vurgulayacağı ve diğer yandan da Kiev hükümetini Ukrayna'nın ekonomik, siyasi ve askeri direncini güçlendirecek reformları hayata geçirmeye devam etme yönünde teşvik edeceği belirtildi.

https://www.amerikaninsesi.com/a/abd-disisleri-bakani-turkiyeye-geliyor/3931101.html Mesajı Paylaş

Merkator

ABD Savunma Bakanı Mattis: "Bu sistemler NATO'nunkilerle hiçbir zaman uyumlu olmayacak"

ABD Savunma Bakanı James Mattis, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri alıp almayacağına bağımsız bir biçimde karar vereceğini söyledi.

Mattis, Pentagon'da bir gazetecinin, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri almasını ABD'nin onaylayıp onaylamadığı yönündeki sorusu karşısında, "Bu, Türkiye'nin bağımsız bir biçimde vereceği bir karar" dedi.

Mattis, bir NATO ülkesi olmasına karşın Türkiye'nin, Rusya'dan S-400 almayı planlamasının, Türkiye ve ABD arasında bir gerilime neden olup olmadığı sorusu karşısındaysa, Türkiye'nin Rusya'dan hava savunma sistemleri alması halinde bu sistemlerin NATO'nun kendi sistemleriyle uyumlu olup olmayacağının soru işaretleri yarattığını söyledi.

"Bu sistemler NATO'nunkilerle hiçbir zaman uyumlu olmayacak" diye devam eden Mattis, şunları söyledi: "Türkler gerçekten S-400 füzeleri alacak mı? Bu sistemleri sadece bir bölgede mi kullanacaklar? Bu soruların cevaplarını beklemek gerek."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin haziran ayında ülkesinin Türkiye'ye S-400 bataryaları sevk etmeye hazır olduğunu söylemişti.

Rusya'nın devlet savunma sanayi şirketi Rostec'in genem müdürü Sergey Çemezov da yine haziranda yaptığı bir açıklamada, Rusya ve Türkiye'nin S-400 sözleşmesinin teknik konuları üzerinde anlaşmaya vardığını söylemişti.

Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Hüseyin Diriöz de dün Sputnik'e verdiği demeçte, S-400 görüşmelerinin olumlu ilerlediğini belirtip Türkiye'nin Nato üyeliğinin bu ülkeye savunma sistemi sevk etmeye engel olmayacağını kaydetmişti.

http://www.kokpit.aero/turkiye-s400-alimi-nato Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD'den Türkiye'ye Suriye haberi tepkisi


ABD Savunma Bakanlığı, Suriye'deki askerlerini ve üslerini gösteren Anadolu Ajansı haberine tepkili. Pentagon, bilgilerin koalisyon güçlerini riske sokacağına dikkat çekti.

Suriye'nin kuzeyinde Amerikan askerleri tarafından kullanılan askeri tesislerin Anadolu Ajansı tarafından ifşa edilmesine ABD tepki gösterdi.
Tepkiyi dile getiren ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un sözcüsü Adrian Rankine-Galloway, hassas askeri bilgilerin paylaşılmasının koalisyon güçlerini gereksiz bir risk altına soktuğunu belirtti. Galloway ayrıca böyle bir hamlenin IŞİD'e karşı operasyonları sekteye uğratma potansiyeli taşıdığını vurgulandı.

Habere bilgi sağlayan kaynakların kim olduğunu doğrulayamadıklarını belirten Pentagon sözcüsü, "NATO müttefiki bir ülkeden yetkililer hasas bilgileri paylaşarak bizim güçlerimizi kasıtlı olarak risk altına sokuyor ise çok endişe duyarız" açıklamasını yaptı. Galloway, ABD'nin bu konudaki kaygılarını Türk hükümetine ilettiğini de belirtti.

Deşifre edilen üsler

Anadolu Ajansı, Pazartesi günü Suriye'nin kuzeyindeki askeri tesisleri gösteren bir haber yayınlamıştı. Haberde Suriye Demokratik Güçleri arasında yer alan YPG'ye destek için bölgede iki hava sahası ve sekiz askeri tesis kullanıldığı belirtiliyordu. Rakka'nın kuzeyindeki Ayn İsa'da 200 Amerikan askerinin yanı sıra 75 Fransız özel kuvvet gücünün yer aldığı bilgisi haberde yer alıyordu.

ABD, SDG güdümünde IŞİD'e karşı  Rakka'da başlatılan operasyonda savaşan birlikler arasında Suriyeli Kürtlerden oluşan YPG'ye silah sağlama kararı almıştı. YPG'yi PKK'nın Suriye uzantısı olarak gören Türkiye, gruba verilen silahların kendi güvenliği için tehdit oluşturacağı gerekçesiyle Suriyeli Kürt güçlere destek verilmesine karşı çıkıyor.

http://www.dw.com/de/t%C3%BCrkei-ver%C3%A4rgert-die-usa-mit-ver%C3%B6ffentlichung-von-syrien-st%C3%BCtzpunkten/a-39763851 Mesajı Paylaş

Defence

ABD Savunma Bakanı Mattis, Türkiye'ye geliyor


ABD Savunma Bakanlığı, Bakan Jim Mattis'in 23 Ağustos'ta Türkiye'yi ziyaret edeceğini bildirdi.
Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Bakan Mattis, 23 Ağustos'ta Türkiye'yi ziyaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşecek." ifadesi kullanıldı.
Mattis'in, temaslarında iki ülke arasındaki "stratejik müttefikliğe" vurgu yaparak, bölgesel istikrarın sağlanması adına iki ülkenin ortaklığını ele alacağı, görüşmelerde aynı zamanda Türkiye'nin terör örgütü PKK'ya karşı güvenlik endişelerinin konuşulacağı belirtildi.
Bakan Mattis'in, Türkiye ziyareti öncesinde Ürdün'e giderek Kral II. Abdullah ve Genelkurmay Başkanı Mamut Freihat ile görüşeceği kaydedildi.
Açıklamada, Mattis'in 24 Ağustos Perşembe günü Ukrayna'da olacağı, Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko ve Savunma Bakanı Stepan Poltorak ile bir araya geleceği bildirildi.

http://www.dunyabulteni.net/gunun-haberleri/406049/abd-savunma-bakani-mattis-turkiyeye-geliyor Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Mattis'in Ziyareti Gerginlikleri Giderebilecek mi?

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in, Ürdün'den sonraki durağı olan Türkiye ziyareti, Washington'un Suriyeli Kürtlere verdiği destek nedeniyle Ankara ile gerilen ilişkiler açısından kilit önem taşıyor.

Eski Erbil Başkonsolosu Aydın Selcen, ilişkilerin olabilecek en kötü noktada olduğu görüşünde. Ancak Selcen, Türkiye'nin jeopolitik önemini de vurguluyor ve bölgede Türkiye'nin desteği olmadan ABD'nin Irak ve Suriye'de IŞİD'den kurtulmasının mümkün olmadığını belirtiyor.

Uzmanlar Mattis'in ilk amacının, ilişkilerde daha fazla gerilemeyi engellemek olacağı fikrinde birleşiyor. ABD'nin Suriye'de IŞİD'e karşı savaşan YPG mensubu Suriyeli Kürtler'e silah sağlaması Ankara'yı kızdıran başlıca mesele. Zira Ankara YPG'yi terör örgütü PKK'nin uzantısı olarak görüyor. Son olarak Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın "Buradaki esas ironi ise Marksist Leninist bir örgüt olan PKK'nın bugün ABD tarafından destekleniyor olmasıdır" değerlendirmesinde bulundu. PKK, ABD'nin de terör örgütleri listesinde.

Siyaset uzmanı Cengiz Çandar ise Türk hükümetinin, YPG'ye askeri destekle ilgili Washington'dan gelecek hiçbir açıklamayı kabul etmeyeceğini söylüyor. Ancak Rakka'nın neredeyse yarısı YPG tarafından IŞİD'den temizlenmişken, Washington'ın politika değişikliğine gitmeyeceğinin Ankara da farkında.

Rakka'nın ele geçirilmesinden sonra ne olacağı Mattis'in çantasındaki en önemli konulardan biri. Ankara Siyaset Merkezi'nin başındaki eski büyükelçi Ünal Çeviköz de YPG'ye giden silahların daha sonra PKK'nın eline geçmesini engellemenin Türkiye'nin önceliği olduğunu vurguluyor. Çeviköz'e göre ikinci konu da IŞİD'den temizlendikten sonra Rakka'nın nasıl şekilleneceği. Türkiye büyük olasılıkla, Rakka'da gelecekteki yönetimin Sünni Araplar'ın elinde olmasını talep edecek.

Ankara, Rakka'da IŞİD'le mücadele eden Suriye Demokratik Güçleri'nin ağırlıklı olarak Kürtler'den oluştuğunu ve yerel nüfusu temsil etmediğini savunuyor. Cengiz Aktar da Ankara'nın uzun vadeli stratejisinin, Suriye'nin kuzeyinde Kürtler'in oluşturacağı fiili bir yönetimi yok etmek olduğunu belirtiyor.

Türk ordusu, YPG kontrolündeki Afrin bölgesinin çevresine konuşlanmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Afrin'e olası bir operasyon konusunda uyarılarını yineliyor.

Ünal Çeviköz, Rakka operasyonunu etkileyeceği gerekçesiyle Türkiye'nin müdahil olmasını, ABD'nin istemediğini belirtiyor. Mattis'in ziyaretinde bu konuda tarafların anlaşmaya varmasını da beklemiyor. Çeviköz, Türkiye'nin Afrin'de ve İdlib'de harekat olasılığını İran ve Rusya ile de değerlendirdiğini söylüyor.

Ankara, Tahran ve Moskova ile, Suriye'de iç savaşın çözümü için başlatılan Astana sürecinde zaten işbirliği yapıyor. İdlib, aynı zamanda Suriyeli muhaliflerin kontrolünde alan son bölgelerden biri. İdlib'in geleceği de Mattis'in ziyaretinde konuşulacak konular arasında. Çeviköz'e göre Amerikalılar, İdlib'in çok sayıda cihatçı barındırdığından endişeli. Daha da önemlisi İdlib'de 10 bin civarında El Kaideli var. Ancak Rusya ve Türkiye'nin Amerika'dan İdlib meselesine karışmamasını istemesi olası.

Ankara'nın Moskova ve Tahran'la işbirliğinin artmasının, Batılı müttefikler arasında endişe yarattığı bir gerçek. Ancak Iraklı Kürtler'in gelecek ay yapmayı planladığı bağımsızlık referandumu, Mattis'in Türkiye ile ortak bir paydada buluşmasını sağlayabilir. ABD de Türkiye de bu referanduma karşı çıkıyor.

https://www.voanews.com/a/us-secretary-of-defense-to-visit-ankara/3995839.html

Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Erdoğan'ın korumalarına dava kararı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Washington ziyareti sırasında yaşanan kavgayla ilgili ABD'de başlatılan soruşturmanın iddianamesi açıklandı. Büyük Jüri, Washington'da Türk Büyükelçiliği konutu önündeki arbedeye karışan 15'i Erdoğan'ın koruması 19 kişi hakkında "nefret suçuyla artırılmış şiddet suçu işlemeye tesebbüşten" dava açılmasına karar verdi. Korumalardan 12'si hakkında hali hazırda haziran ayında çıkarılmış yakalama kararı bulunuyor.

Erdoğan'ın Washington'u ziyaret ettiği 16 Mayıs'ta, Cumhurbaşkanı'nın korumaları ile protestocular arasında yaşanan arbedede 11 kişi yaralanmıştı.

Olayın ardından ayrıca Washington'dan Türkiye'ye tepki gelmiş; "ABD'de barışçıl toplanma ve protesto hakkının kutsal" olduğu belirtilmişti.

http://www.euronews.com/2017/08/30/us-indicts-three-more-turkish-security-officials Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter