ABD ve Türkiye'nin İnişli Çıkışlı İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

Trump Türkiye'nin Beklentilerini Karşılayacak mı?

Türkiye'de hükümete yakın medya kuruluşları genellikle Amerika'ya karşı eleştirel bir tavır sergilese de Donald Trump'ın başkanlık görevini devralmasından memnun görünüyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Trump yönetiminin, Türkiye'nin bölgesindeki hassas durumunu anlayıp koruyacak bir bakış açısına sahip olduğunu söyledi.

Gazeteci Semih İdiz, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine ilişkin görüşlerini paylaştığı Al-Monitor web sitesindeki köşe yazısında, birçok Amerikalı kaynaktan Trump yönetiminin Türk hükümetine karşı tahmin edilenden daha fazla anlayışlı olacağı yönünde duyum aldığını yazıyor. İdiz'e göre bu duyumlar, Barack Obama döneminde bozulan Türk-Amerikan ilişkilerinin Trump'ın başkanlığında düzelebileceğine dair beslenen umutları işaret ediyor.

İdiz yazısında, "İki yönetimin ortak düşmanları var ve bu konulara birlikte odaklanmayı deneyebilirler. Ve evet Türk hükümeti Trump yönetiminden Obama'dan fazlasını bekliyor" tespitini yapıyor.

Geçen hafta Başbakan Binali Yıldırım iki ülke arasındaki sorunları sıfırlayarak yeni bir sayfa açmak için yapılması gerekenleri sıraladı. Listenin birinci sırasında Türkiye'nin Temmuz ayındaki darbe girişiminin planlayıcısı olmakla suçladığı Fethullah Gülen'in iadesinin hızlandırılması talebi var.

Başbakan Yıldırım ayrıca Amerika'nın Suriye'de PYD'ye verdiği desteği kesmesini istedi. Türkiye IŞİD'e karşı savaşan ve örgütü Rakka'dan çıkaran YPG'nin terör örgütü PKK ile ilişkisi olduğunu belirtiyor.

Ancak Atilla Yeşilada gibi bazı uzmanlar Gülen'in iade edilmesinin yargı ile ilgili bir konu olduğunu bu noktada da Trump'ın yapabileceklerinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyorlar. Yeşilada, ayrıca Rakka'da IŞİD'e karşı başarı elde eden PYD ile Trump yönetiminin hemen ilişkisini keseceğini düşünmediğini söylüyor.

Yeşilada'ya göre Trump'ın dışişleri bakanı olarak seçtiği Rex Tillerson'ın sözleri de buna işaret ediyor. Tillerson, senatodaki oturumda bölgedeki Kürtleri değerli bir müttefik olarak tanımlarken Erdoğan'a yakınlığı ile bilinen Müslüman Kardeşler'le mücadele edileceğini söyledi.

Bu noktada Semih İdiz de beklentilerin biraz düşürülmesi gerektiğini ama yine de ikili ilişkilerin düzeltilebileceği konusunda ihtiyatlı bir iyimserliğin söz konusu olduğunu söylüyor.

İdiz'e göre Obama "her derde deva olarak görülüyordu" ama sonuç bu şekilde olmadı. Ancak İdiz, Trump yönetimiyle birlikte Türkiye'ye karşı bir yumuşama ve değişimi görmenin mümkün olabileceği görüşünde.Bununla birlikte, İdiz, herşeyi bir anda çözecek bir sihirli müdahale beklemenin doğru olmadığına da dikkat çekiyor.

Bazı uzmanlara göre ise Amerika'nın Trump yönetiminin kararı ile İsrail'deki büyükelçiliğini Tel Aviv'den Kudüs'e taşıması ilişkileri yeniden gerebilir.

Trump'ın Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini desteklemesi Ankara'da ciddi bir kaygı yaratıyor. Son olarak Türk dışişleri bakanlığı yaptığı açıklama ile İsrail'in yeni yerleşim yerleri açma kararını çok sert biçimde eleştirdi ve "bunun uluslararası hukuk kurallarını tanımamanın bir başka işareti olduğunu" belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Pazar günü Afrika gezisine çıkmadan önce gazetecilere "Şu anda Orta Doğu ile ilgili bazı söylemler kulağımıza geliyor ki bu söylemler doğrusu rahatsız edicidir. Onun için tabii bunları oturup değerlendirmek gerekecek," dedi

Atilla Yeşilada, Trump'ın sırf Obama karşıtı olduğu için Türkiye tarafından pozitif algılandığını ama gerçekte durumun öyle olmayacağını iddia ediyor.

Yeşilada'ya göre eğer Türkiye, Trump konusunda hayal kırıklığı yaşarsa iyice Rusya'ya yaklaşacak. Son dönemde Türkiye'nin Washington'la ilişkileri bozulurken Moskova ile yeniden yakınlaştı.

Başbakan yardımcısı Veysi Kaynak da bu noktada İncirlik Üssü'nün yeniden masaya geleceğine dikkat çekti. Kaynak'a göre İncirlik Üssü'nün varlığının halk tarafından sorgulanıyor olması konuyu hükümetin de gündemine taşıyacak.

Türkiye'den gelecek sert bir tepkiye Trump yönetimin yanıtı ne olur? Bu, Avrupalı bir diplomata göre şu an en çok sorulan soruların başında geliyor ve iki liderin öngörülemez tavırları ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda kaygı yaratıyor.

http://www.voanews.com/a/high-expectations-in-ankara-for-trump-presidency/3688123.html Mesajı Paylaş

kimlikci

"Ancak Atilla Yeşilada gibi bazı uzmanlar Gülen'in iade edilmesinin yargı ile ilgili bir konu olduğunu bu noktada da Trump'ın yapabileceklerinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyorlar. "

Bu ülke zaten ne çektiyse çakma uzmanlardan çekmiştir. Adam hala Amerika da ulusal güvenlik deyince akan suların durulacağını öğrenememiş
İade meselesi tamamen Trump ın bakış açısına bağlı
İsterse diplomatik kanallardan bu meseleyi kaşla göz arasında halleder.
"Amerikan hukukunda" ulusal güvenlik meseleleri söz konusu olunca adam isterse sana Guantanamo da olduğu gibi yıllarca avukat yüzü bile göstermiyor Mesajı Paylaş

sadalone

Ama ulusal güvenlik meselesi söz konusu değil en azından ABD için.Uzmana katılıyorum bu iş yargıda halledilmeden iade etmeyeceklerdir,ABD'nin sığınmacılar için güvenli liman algısının yıkılmaması için çok önemli... Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Mercy Corps'dan Türkiye'ye Uzlaşma Çağrısı

"Suriye'de altı yıllık savaşın insani bilançosu" Amerikan Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda masaya yatırıldı.

Türkiye'nin, insani yardım kuruluşu Mercy Corps'un faaliyet iznini iptal etmesi, oturumun ana gündem maddelerinden biriydi. Senatörler, Ankara'nın kararından rahatsızlık duyduklarını söyledi.

Demokrat Parti Oregon Senatörü Jeff Merkley, "Türkiye'nin 300 binden fazla Suriyeli'ye yardım eden Mercy Corps'un iznini iptal etmesinden hayal kırıklığına uğradım" dedi.

Demokrat Parti Maryland Senatörü Ben Cardin de, "Bilmenizi isterim ki, insani yardımın en etkili biçimde ulaştırılması için yollar arayacak ve Türkiye'ye, kararın düzeltilmesi gerektiğini anlatarak size yardımcı olmaya çalışacağız. Senatör Merkley, Senatör Kaine ve komisyondaki diğer isimlerle birlikte çalışacak ve Türk hükümetiyle irtibata geçerek Mercy Corps'un sorunlarını nasıl çözebileceğimize bakacağız. Suriye halkına yardım iletmeniz için Türk hükümeti ile iletişimde olacağız" sözü verdi.

"Hata yaptıysak düzeltmeye hazırız"

Oturumun katılımcılarından Mercy Corps Başkanı Neal Keny Guyer, Türk hükümetinin kararının her ay yardım ettikleri 460 bin Suriyeli'nin hayatını etkilediğini ve izinlerinin iptal gerekçelerini bilmediğini savundu.

Amerika'nın Sesi, Guyer'e, Türk basınında yer alan Mercy Corps'un PYD'ye yardım ettiği, insan kaçakçılığı yaptığı, yurtdışına yasadışı yollardan para çıkardığı ve izinsiz eğitim faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla ilgili görüşlerini sordu.

Guyer, "Bize iznimizin iptal gerekçesi olarak bunlar resmi yollardan iletilmedi. Elbette saygıdeğer küresel bir yardım örgütüyüz. Bağımsız, tarafsız ve ilkeli bir örgüt olarak asla böyle işler yapmayız. Eğer hata yapmışsak onları da düzeltmeye hazırız" yanıtını verdi.

Guyer, Türkiye için yaptıkları planların, bu krize takıldığını söyledi ve "Türkiye ile ilişkilerimize o kadar güveniyorduk ki daha geçen yaz İstanbul'u, bir sonraki küresel liderler toplantısı için seçmiştik. 200 kadar dünya liderini Türkiye'ye getirmeyi planlıyorduk. İstanbul'u seçmemizin de tek bir nedeni vardı. Geçen yaz siyasi karmaşa ve terör saldırılarıyla sarsılan Türk hükümeti ve halkıyla dayanışma göstermek" ifadelerini kullandı.

Miliband'den Türkiye vurgusu

Uluslararası Kurtarma Komitesi Başkanı David Miliband da Başkan Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı'nda yapmayı planladığı bütçe kesintisini eleştirdi.

Miliband, "Uluslararası hukuka destek vermek ve hukuk ihlalinde bulunanları sorumlu tutmak için Amerika'nın varlığı zorunlu. Açıkçası bu noktada Amerika destek vermezse, kimse vermez. Amerikan bütçesinde öngörüldüğü gibi yabancı yardımlar kesilirse, bu kesinti, Suriye halkı için trajedi olur ve Amerika bu yüzden stratejik liderliğini kaybedebilir" dedi.

Miliband, bölgede Türkiye'nin çok önemli olduğuna da dikkat çekti ve "İran ve Rusya doğal müttefik değil. Türkiye ve Rusya da değiller. Türkiye'nin NATO üyesi olduğunu unutmayın. Özellikle Rakka hususunda çatışmaların geleceğinin önemli bir bölümü Amerika, Türkiye, Rusya ve Suriyeliler arasındaki ilişkilere bağlı" hatırlatmasını yaptı.

"Halep'te en tehlikeli yer hastane"

Esat rejiminden korkan Suriyeli doktorlar oturuma yüzlerini gizleyerek katıldı, senatörlere özellikle Halep'te yaşanan dehşeti anlattı.

Feride takma isimli bir doktor yaşadıklarını, "Halep'te en tehlikeli yer hastaneydi. Benim bölümüm üçüncü kattaydı. Her gün füzelere ve kurşunlara hedef oluyorduk. Bir gün sezaryen doğum yaptırırken üst katımıza bir füze isabet etti ve tavanın bir bölümü çöktü. Ameliyat ekibi kaçtı ama kalan doktorlar, kadının hayatını kurtarmayı başardık. Çalıştığım hastane hava saldırılarıyla yıkıldıktan sonra yeraltında bir hastane kurmaya çalıştık ama kuşatma nedeniyle malzemeler şehre giremedi. Sonra başka bir hastanede çalıştım ama orası da kimyasal silahların hedefi oldu" sözleriyle anlattı.

Suriyeli Amerikan Doktorlar Derneği üyeleri, Amerika'nın Sesi mikrofonundan yeni yönetime çağrı yaptı ve Suriye'nin Doğu Guta, Dera ve Humus gibi kuşatma altındaki diğer kentlerine de insani yardım yapılmasını ve yardım konvoylarının korunmasını istedi.

http://www.amerikaninsesi.com/a/mercy-corpsdan-turkiyeye-uzlasma-cagrisi/3775689.html Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Bu önemli bir gelişme. Galiba aklımız başımıza geliyor yavaş da olsa.
Hatırlanacağı üzre, ABD, Irak'ı işgal ettikten sonra ilk icraatı, yardım amaçlı tüm STK'ları Irak'tan çıkarmak olmuştu. Ne de olsa STK'lar aracılığı ile neler yaptıklarını en iyi onlar biliyorlardı.

Bakalım arkası gelecek mi? Yardım kisvesi altında örtülü operasyon yapan başka STK'ların da faaliyetlerine son verilecek mi? Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Cumhurbaşkanı'nın bugünkü konuşmasına bakarsak, diğer STK'lar konusunda da umutlu olabiliriz.

Darısı diğer yanar-döner STK'ların başına diyelim... Mesajı Paylaş

müstafi

İdlib üzerindeki örtülü cia operasyonları "Stk" kılıfında yapılıyor. Geçen yıl İdlib'de yaralanan yardım görevlisi kılığındaki Cia saha elemanı Hatay üzerinden İncirliğe tahliye edilmişti...

Suriye'de Stk kılıfındaki örtülü faaliyetlerin bizim Suriye'deki askeri/siyasi/istihbari faaliyetlerimizi uzun süredir baltaladığı da bir gerçek.. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Trump Yönetiminden Ankara'ya İlk Ziyaret

ABD Başkanı Donald Trump göreve gelmesi ardından yönetimden Ankara'ya ilk ziyareti Dışişleri Bakanı Rex Tillerson gerçekleştiriyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul ettiği Tillerson'un programına son dakikada Başbakan Binali Yıldırım ile görüşmesi de dahil edildi.

Tillerson, bugün sabah 03.30 geldiği Esenboğa Havalimanı'nda ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass tarafından karşılandı.

Tillerson'un Türkiye'ye ilk ziyareti olması dolayısıyla sabah önce Anıtkabir'e gitmesi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine çelenk koyması bekleniyordu. Ancak Tillerson'un, Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki kabulü öncesinde sürpriz şekilde Başbakanlık Konutu'na gitti. Tillerson'un programına, Türkiye'nin talebi doğrultusunda Başbakan Yıldırım ile görüşmesi eklendi. Bu nedenle Tillerson'un Ankara'daki ilk durağı mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte Başbakanlık oldu.

Yıldırım ile görüşülmesi ardından Tillerson ve Çavuşoğlu, Erdoğan tarafından kabul edildi.

ABD'ye "doğru ve meşru aktör" hatırlatması yapıldı

Erdoğan'ın, Tillerson'u 2 saat 15 dakikalık kabulüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı'nca kısa bir bilgilendirme paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından aktarılan bilgilendirmeye göre; Türkiye'nin, Suriye ve Irak'ta başta DEAŞ olmak üzere terör örgütleriyle mücadeleyi sürdürme kararlılığı vurgulandı. Erdoğan, terörle mücadelede doğru, meşru aktörlerle çalışmanın önemli olduğuna dikkat çekti ve iki ülke arasındaki işbirliğini daha da güçlendirme mesajı verdi. Ayrıca Türkiye'nin terör örgütü lideri kabul ettiği Fethullah Gülen'in iadesiyle ilgili süreç ve örgüt mensuplarının ABD'deki faaliyetlerinin önlenmesi konuları da görüşüldü.

Programda yaşanan değişiklik nedeniyle Anıtkabir'in görüşmeler tamamlandıktan sonra ziyaret edileceği bildirildi.

Tillerson'un, Türkiye'nin 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında yabancı konukların programına dahil ettiği TBMM'de bombalanan bölümleri gezmesi ise öngörülmedi.

http://www.voanews.com/a/tillerson-turkey-erdogan-islamic-state/3788474.html Mesajı Paylaş

Defence

Bakalım dünkü Erdoğan/Trump görüşmesinin ardından Perry transferlerine yeşil ışık yanacak mı? Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Amerikalı senatör McCain, "Türk büyükelçisi derhal sınır dışı edilmeli"


Amerikalı senatör John McCain, Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği önünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarıyla elçilik önünde toplanan bir grup gösterici arasında çıkan kavgayla ilgili "Türk Büyükelçisi bu ülkeden gönderilmeli"dedi.

9 kişinin yaralandığı olayla ilgili MSNBC kanalında açıklamalarda bulunan McCain sert ifadeler kullandı. Buna bir cevap verilmeli diye McCain, "Türk büyükelçiliği önündeki bazı kişilerin dövülmesi çok çirkin bir davranış. Türkiye'nin Washington Büyükelçisi bu ülkeyi terk etmeli. Burası Türkiye değil, burası bir üçüncü dünya ülkesi değil. Bu tür davranışlar diplomatik ya da başka yollarla cevapsız kalmamalı. Bu kişilerin kim oldukları saptanıp haklarında yasal işlem de açılabilir ama ilk önce büyükelçi 'istenmeyen kişi' ilan edilmeli. Bizim ülkemizde barışçıl gösteriler yasal ve bu yapılan gösteriler de yasaldı. Bu insanları dövenler basit kişiler değildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarıydı ve bunun da sonuçları olmalı."dedi.

http://tr.euronews.com/2017/05/18/amerikali-senator-mccain-turk-buyukelcisi-derhal-sinir-disi-edilmeli
Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Büyükelçilik Konutu Önündeki Kavgada 14 Kişi Hakkında Yakalama Kararı

Washington Belediye Başkanı Muriel Bowser ve Washington Emniyet Müdürü Peter Newsham, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçen ayki Washington ziyareti sırasında Türk büyükelçiliği konutunun dışında yaşanan kavgayla ilgili açıklama yaptı.

Bowser ve Newsham, olaya karıştığı tespit edilen 18 kişinin suçlandığını, bu kişilerden henüz ulaşılamayan 14'ü hakkında yakalama kararı çıkarıldığını söyledi.

14 kişi arasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumaları Turgut Akar, İsmail Dalkıran, Servet Erkan, Tugay Erkan, Ahmet Karabay, Feride Kayasan, Lütfü Kutluca, Mustafa Murat Sümercan, Gökhan Yıldırım, İsmail Ergündüz, Mehmet Sarman ve Hamza Yurteri ile iki Kanadı vatandaşı Mahmut Sami Ellialtı ve Ahmet Cengizhan Dereci bulunuyor.

Kalan dört kişi ise ABD vatandaşı. Sinan Narin başkent Washington'a komşu Virginia eyaletinde, Eyüp Yıldırım da New Jersey eyaletinde bu hafta içinde tutuklanmıştı. Diğer Amerikan vatandaşları Jalal Kheirabaoi ve Ayten Necmi'nin de olay günü olan 16 Mayıs'ta tutuklandığı hatırlatıldı.

Pasaport kayıtları kullanıldı

Bowser, kavgaya karışanların video görüntüleri ve pasaport kayıtlarından tespit edildiğini de kaydetti. Soruşturma kapsamında yerel birimler ve federal yetkililerle birlikte çalıştıklarını belirten Washington Belediye Başkanı, Gizli Servis, Dışişleri Bakanlığı ve Washington Adalet Bakanı'na da katkıları için teşekkür etti.

Belediye Başkanı Bowser, 9 kişinin yaralandığı olayı bir kez daha kınadığını söyledi ve "Bu olay Washingtonlular ve Amerikalılar olarak taşıdığımız değerlere bir hakaretti ve anayasanın birinci ek maddesine da açık bir saldırıydı. Birinci madde Amerikalılar olarak bize barışçıl toplanma ve protesto hakkı tanıyor ve Washington'da biz bu hakkın teminatı ve korunmasına bağlılık göstermekteyiz" diye konuştu.

Kimliği hala tespit edilemeyenler için çalışmalar sürüyor

Washington Emniyet Müdürü Newsham ise hala bazı şüphelilerin kimliklerinin tespit edilemediğini, bu konudaki çalışmaların sürdüğünü, halktan da bu noktada yardım isteyeceklerini açıkladı.

Kimliğini henüz tespit edemedikleri kişilerin fotoğraf ve görüntülerini de bugün yayınlayacaklarını bildiren Newsham, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olayları müdahale etmeden izlediğini gösteren görüntülerin hatırlatılması üzerine, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gözaltına alınmasını gerektirecek herhangi bir kanıta sahip değiliz" ifadesini kullandı.

"Bu isimler suçlamalara yanıt vermek için gelmeli"

Newsham, haklarında yakalama kararı çıkarılan güvenlik görevlilerinin Amerika'ya geldikleri takdirde tutuklanacaklarını belirterek, "Biz bu kişilerin ABD'ye gelmelerini ve suçlamalara cevap vermelerini bekliyoruz" dedi.

"Amerika'da ve özellikle Washington'da barışçıl protesto hakkını kutsal bir hak olarak gördüklerini" vurgulayan Newsham, "Bu olaylar Mayıs ayı ortasında meydana geldiğinde, sorumlulardan eylemlerinden dolayı hesap sorulması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı söylemiştik. Bu sorumluların da kendi üzerlerine düşeni yapıp suçlamalara yanıt vermek için geleceklerini umuyoruz" diye konuştu.

Newsham, yakalama kararlarının uygulanması konusunda ilave adımların Dışişleri Bakanlığı tarafından ilgili yasa ve düzenlemelere uygun olarak değerlendirileceğini de belirtti.

"Büyükelçilikten olaya karışan yok"

Bir soru üzerine, Türk Büyükelçiliği'nden herhangi bir kişinin olaya karıştığını tespit etmediklerini söyleyen Newsham, polisin mevcut şartlar altında elinden gelenin en iyisini yaptığını söyledi. Newsham polisin müdahalesiyle ilgili bir soruyu yanıtlarken, "Bu olayın en zorlu yönlerinden biri, çok hızlı gelişmesiydi. Bence polis durumu hızlıca kontrol altına almada işini en iyi şekilde yaptı. Böyle bir olayda ilk öncelikleri, yaralıların tıbbi tedavi görmesidir. Böyle bir senaryoda herkesi aynı anda tutuklamak uygun olmaz. Kanıtlar toplamak bence daha iyi bir yaklaşım" diye konuştu.

Newsham, "protestocu grubun hem Türkiye hem ABD'nin terör örgütü kabul ettiği PKK'nın sempatizanları olduğunun" hatırlatılması üzerine, gösterilerin barışçıl yürütüldüğü müddetçe neye tepki gösterildiğinin önemli olmadığını vurguladı.

https://www.voanews.com/a/police-release-name-of-suspect-in-dc-embassy-braw/3901896.html Mesajı Paylaş

BETONBEY

"Newsham, "protestocu grubun hem Türkiye hem ABD'nin terör örgütü kabul ettiği PKK'nın sempatizanları olduğunun" hatırlatılması üzerine, gösterilerin barışçıl yürütüldüğü müddetçe neye tepki gösterildiğinin önemli olmadığını vurguladı."

Haberin son kısmındaki bu açıklamaya karşılık verilen resmi cevap sonrasında çıkan sonuç şu mu oluyor;

El Kaide yada Daiş sempatizanı şahıslar Amerikan misyonu Türkiye'ye geldiği zaman Ankara'da gösteri yapabilir ve bu onların demokratik hakkıdır :o

Bu uygulamalar sonrası izin vermek lazım aslında, devlet ilişkilerinde karşılıklılık esastır.
Mesajı Paylaş

HDS

Bu konuda zaten kimsenin şüphesi yok. Zaten bu işi daha iyi idare edebilsek, NY Times'a boy boy fotoğraf koyan biz olabilirdik. Orada "free speech"in ötesinde bir durum var zaten. Diplomatik teamüle de epey aykırı şeyler bunlar. Ama durumu idare edemedik. Tekme tokat, salya sümük sokak kavgasına giriştik. Dolayısı ile haklı iken haksız duruma düştük. Sorun orası.

Bir çok durumda zaten haksız değiliz, ama ne derdimizi anlatabiliyoruz, ne de zaten derdimizi anlatabileceğimiz bir ortam, bir platform bırakıyoruz.

Senelerce, mesela çok iyi bir demagog olan Dore Gold'un karşısında metanetini ve soğukkanlılığını koruyamayıp öfkeye kapılan, kavgacılaşan Filistin temsilcilerini izledim ve hep içim ezildi. Şimdi aynı duruma doğru sürükleniyoruz. Mesajı Paylaş

HAZERFEN

Mehmet Akif'in çöküş yıllarında söylediği gibi; "haklı olmak başka, haklı çıkmak başka!"... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Boşversenize üstadlar, adamların hiçbir şekilde ne diplomatik nezaketle alakası var, ne müttefiklikle, ne hakla, ne hukukla...

Bu adamlar artık sadece bundan anlar, yani saf güçten...

PYD'ye para ve silah aktarımında bulunma konusunda sorumlu tespit edilen siyasi ve askeri yetkililer hakkında, PYD'nin üst düzey yöneticileri ile irtibatı belgelenmiş ABD üst düzey yöneticileri hakkında Türkiye'de dava açıp, yakalama kararı çıkaracaksın ki arkadaşların kafasına dank etsin bazı mevzular... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter