ABD ve Türkiye'nin İnişli Çıkışlı İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

HARZEMŞAH

ABD ile ilişkilerimiz hiç bir zaman düz ve standart bir çizgiye oturmamıştır. Uluslararası konjoktürdeki gelişmeler ışığında bazen iyi bazen ise kötü olmuştur. İŞİD yüzünden gerginleşen ilişkiler, ancak PKK tehlikesi yeniden ayyuka çıktığında, Türkiye'nin İncirlik'in kullanımı ve İŞİD'i birlikte bombalama tavizleri karşılığında Kuzey Irak'ta PKK hedeflerini bombalama tavizini alabilmiştir.

Türkiye'nin, İsrail'le yaşanan "Mavi Marmara" krizinde kendisini ortada bıraktığını düşünen ve o yüzden Türkiye ve mevcut hükümet ile arasını belirli bir mesafede tutan Obama, bakalım iktidarı Cumhuriyetçilere teslim etmeden önceki son günlerinde üstelik kuzeydeki Beyaz Ayı yeniden dirilmişken ne yapacak? Türk/ABD ilişkileri yeniden bahar havasına dönebilecek mi? Mesajı Paylaş

minigitav

Rusya, Türkiye ve Amerikayı yakınlaştırıyor demek istiyorsunuz.Bakalım bölgede müttefiklerine attığı İran kazığının ardından neler olacak?Bence Amerikanın İran kazığı,başta Suudlar olmak üzere bölge ülkelerinin silah alım tercihlerini de etkiler.Hatta bizim bölgeye olan satışlarımızı da artırır diye düşünüyorum.
Saygılar. Mesajı Paylaş

assslan

Başkanlık sırası cumhuriyetçilerde ve bu durum bizim için büyük bir şans. Özellikle Obama yönetimi ile ilişkiler bu kadar kötüyken.
Yeni başkan yeni şans...

Geçenlerde bir TV kanalında Mc Cain' in ABD' nin Orta Doğu politikasına dair ağır eleştirilerini izledim. Yaklaşık yarım saat boyunca ABD' nin bölgeyi Rusya' ya bırakmasını eleştirdi. Özellikle Suriye politikasını yerden yere vurdu. İşin ilginci ropörtaj boyunca Mc Cain' in görüşleri Sn Cumhurbaşkanı' nın görüşleri ile birebir örtüşüyordu. Bir kaç örnek vermek gerekirse,
ABD' nin Suriye' ye müdahele etmesi gerektiği,
Rusya' nın Suriye operasyonlarına ( ABD tarafından eğitilen gruplara yapılan ) mutlaka çok sert cevap verilmesi gerektiği,
Esad' ın mutlaka devrilmesi gerektiği,
Rusya' nın Akdeniz' de bu kadar etkin olmaması gerektiği
... gibi görüşlere sahip. Bu görüşlere sahip bir parti başa geldiğinde İsrail ve Türkiye ile ilişkilere daha çok dikkat edeceklerini kestirmek zor değil.
Eğer Türkiye' de bu durumu iyi değerlendirebilirse şu an için yerli imkanlarla geliştirilmesi mümkün olmayan ( hatta parasıyla satın almamız da mümkün değil gibi ) ama çok ihtiyacımız olan THAAD ve SM3  gibi sistemleri Rusya sayesinde elde edebiliriz. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Bir Amerikan deyişi vardır. Siyasetçiler bebek bezi gibidir. Sık sık aynı nedenle değiştirilmeleri gerekir. Diye. Neyse sonuçta büyük ihtimalle bir cumhuriyetçi seçilecek ve büyük ihtimalle fikirleri bizim Reisi Cumhura daha yakın olacak. Fakat bu durum bizim menfaatimize mi olur yoksa aleyhimize mi bu ayrı bir tartışma konusu. Bence hele ki savunma teknolojileri hususunda çok fazla bir şeyler umut etmemek lazım... Mesajı Paylaş

Lotus

https://www.youtube.com/watch?v=tZlo_Iw9L-E

Trump ve Türk olduğunu söyleyen bir eleman arasındaki diyalog. ''I actually have a very nice job in Turkey... I think he is friend.'' ::) Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

ABD konusunu açmanın zamanı gelmişti...

Perde arkasında zafer İsrail ve Yahudi Lobisinin. FBI aracılığı ile seçime son dakika müdahalesinin ardından, İsrail-ABD ilişkileri düzelir. Bu seçim sonuçlarına en çok Obama'nın dahi stratejistlerinin ilişkileri kopma noktasına getirdiği İsrail, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye sevindi. Artık İran düşünsün. Bakalım Trump yönetimi hangi bahane ile İran Nükleer Anlaşmasını çöpe atacak? Mesajı Paylaş

southwater

Tahminim, Trump en az Lady Clinton kadar agresif bir dış politika izleyecektir.
Bunu ABD Establishment'i şansa bırakmazzzz!

Yapılacak tek şey, müslümanların bir terör eyleminde bulunmasıdır.
New York veya D.C. gibi bir yerde bir çeçen kendini patlattığında Trump'ı gaza getirmek zor olmayacaktır. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Amerikanın ilişkilerinin kopma noktasında olduğu tek ülke Türkiye değil.Suudlarlada berbat durumdalar.11 Eylülde ölen Amerikan vatandaşlarının ailerimin S.Arabistana dava açabilme hakkı,silah ambargoları,örtülü İran desteği derken Amerika-S.Arabistan ilişkileri bizden bile kötü.Bugün S.Aranistanda 40 gün 40 gece şenlik ilan edilirse şaşırmam. :D Mesajı Paylaş

minigitav

İsrail ile ilişkilerini de unutmayalım? Malum Obama Netenyahunun Amerika ziyaretini engellemek için elinden geleni yapıp,İran ile anlaşarak İsraili de satmıştı.Obama zamanında israil ile ilişkiler buzdolabındaydı.Obama Amerikanın tüm orta doğu ve müttefik ilişkilerini bozup gitti. Mesajı Paylaş

southwater

#9
Kas 09, 2016, 07:48 ÖÖ Last Edit: Kas 09, 2016, 05:36 ÖS by Yönetim
Suudlar bize de iyi nanik yaptılar, şaka maka.
Bkz. Mursi. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hazır çenemiz açılmışken son bir mesaj daha zorunlu oldu:

Trump bana Ronald Reagan'ı hatırlatıyor. Hatırlarsanız ikinci sınıf bir film yıldızı olan Reagan da, Batılı entelektüeller tarafından "Gelmiş geçmiş ABD Başkanları içinde IQ'sü en düşük olan kişi" olarak nitelendiriliyordu. Ama Reagan iktidara gelir gelmez, Avrupa'ya Pershing-2 ve Cruise füzeleri yerleştirip, ikinci dünya savaşından kalan zırhlı savaş gemilerini modernize edip denizlere salıp, hizmetten çıkarılmış uçak gemilerini ve B-52 bombardıman uçaklarını yeniden hizmete alıp, yeni B-2 bombardıman uçak projeleri ile ve SDI-Strategic Defence Investment (Yıldız Savaşları) projesi ile aşırı silahlanıp, Sovyetler Birliğinin karşılık vermesini, dolayısı ile ekonomik açıdan iflas ettirip çökmesini sağlamıştı.

Trump da tıpkı Reagan gibi. Güce inanan, adeta tüm sorunların askeri güç ile çözülebileceğine inanan biri. Muhtemelen önümüzdeki günlerde ABD'nin çok ciddi bir silahlanma politikasına girdiğini, Rusya'nın buna karşılık verdiğini ve soğuk savaşın tepe noktasına geldiğini göreceğiz. Bu durumda ABD, Rusya'yı PKK/PYD'li çapulcular ile mi durduracak? Kafkaslarda, Balkanlarda, Kuzey Afrika'da, Orta Asya'da bir kriz olduğu zaman PKK/PYD'nin yardımı ile mi nüfuz kazanacak?

Önümüzdeki dönem Türkiye'nin günleridir. ABD halkı bilmeden Türkiye'nin artacak önemi için oy kullanmıştır... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Trump seçimi kazandıktan sonra yaptığı konuşmada kampanyasına destek veren generallerin, CIA'in ismini andı. Kampanyasına 200 generalin destek verdiği belirtiliyor. Seçim döneminde FBI'ın yardımları konuşuldu. Bunlar aslında beyaz amerikalı kovboyun beyzbol sopasını eline alarak yavaştan sahaya ineceğinin göstergeleridir.

Obama'nın tersine Trump ABD çıkarları için askeri sahaya sürmeye çekinmeyecektir. Cumhuriyetçilerin klasik kovboyvari davranışları...

Bu meyanda demokratların kadife eldivenleri dolaba girmiş ve beyzbol sopası çıkmıştır diyorum. Bu dönem öyle Obama'nın masada oturarak sopayla poz vermesine benzemeyecektir. Irak'a 2 operasyonunda cumhuriyetçi başkanlar zamanında yapıldığını hatırlamamız lazım zira Obama dönemindeki gibi biz yaptık oldulara çok daha sert cevaplar gelecektir. Siyasilerimizin üsluplarına daha fazla dikkat etmeleri gerekecektir.

Diğer yandan ise ABD politikası bölgemizde flu olmaktan çıkacaktır ki netleşen bu politika bize fazla boşluk bırakmayacaktır.

Bölgemizde ABD politikalarında değişim umuyoruz. Eğer olursa ABD sahada aktif olarak bizi yanında görmek isteyecektir. Bu olayın bir tarafı...

Eğer beklediğimiz değişim gerçekleşmez ve mevcut politikalara devam edilirse sahada aktif yer alan bir ABD ile çatışma rotasında ilerlemek eskisinden çok daha zor olacak ve bölgedeki gidişat bizim daha da  aleyhimize dönecektir.

Bekleyip göreceğiz...

Mesajı Paylaş

BETONBEY

#12
Kas 09, 2016, 11:25 ÖÖ Last Edit: Kas 09, 2016, 11:30 ÖÖ by BETONBEY
Trump'ı değerlendirirken hangi söylemlerle, kimleri etkileyerek başkanlığa geldiğini irdelemek lazım gelir. Zira başkanlığı döneminde bu dinamikler üzerinden sıkıştırılacaktır.

İlk söylenmesi gereken dünya da son dönemde revaçta olan popülist başkan tipinin ABD versiyonu olduğudur. Söylemleri de bu profil çerçevesinde genelde çok sivri, sert ve saldırgan olmuştur.

Göçmenleri hedef almıştır, kadınları hedef almıştır, müslümanlığı hedef almıştır ama asıl üzerinde durulması gereken ABD'nin elitlerini ve belirli bir ekonomik taifeyi hedef almasıdır. Zira Trump'a başkanlığa getiren bu söylemler olmuştur.

Katmadeğeri yüksek ürün geliştirmeden bahsediyoruz ama ülkemizde bunun sadece getiri kısmını konuşuyoruz. Götürüsünü kendi seçim propagandasına koyan Trump karşılığını almıştır. Dünyada yazılım ve finans sektörü son yıllarda ekonomiden aslan payını alırken emek yoğun sektörlerde büyük kan kaybı yaşanmakta, düşen karlar çerçevesinde bu sektörlerden geçinen milyarlarca insanın yaşam şartları, alışageldikleri düzen gittikçe daha fazla bozulmaktadır.

İşte ABD seçimlerinde Trump tam da buradan vurmuş ve basit halkın anlayacağı popülist söylemlerle başarı sağlamıştır.     

2008 yılında ABD'de bankacılık ve finans sektöründe başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizde bu sektör batırılamayacak kadar büyük yaklaşımıyla hareket edilmiş ve devlet sermayesinden yüz milyarlarca dolar bu sektörlere kaydırılmıştır. Krizin mümessili olan bu 2 sektör yıllarca inanılmaz karlar elde etmiş, birkaç yüzbin kişiden oluşan CEO'larının, çalışanlarının sosyal yaşantıları, astronomik maaş ve emeklilik ikramiyeleri çok konuşulmuştur. Bunlara rağmen bu sektör cezalandırılmaz ve hatta mükafatlandırılırken, dünya otomotiv sektörünün kalbi denilebilecek Detroit kentinin 18.5 milyar dolar borç ile iflas etmesine, birçok otomotiv şirketinin iflasına hiçbir müdahalede bulunulmamıştır. Bu iflaslar sadece otomotiv sektörü ile sınırlı kalmamış, dalga dalga yayılmış ve pekçok orta sınıf amerikalının işinden olmasına, mortgage ve araba kredilerini ödeyememesine velhasıl orta sınıfın büyük bir yıkıma uğramasına neden olmuştur.

İşte Trump tam bu damardan girmiş ve eski günleri arayan bu orta sınıf insanın nabzını tutmuş, onların beklentilerine karşılık verecek söylemleri dile getirmiştir.

Başkanlığa geldiğinde FED başkanı Yellen'i görevden alacağını, banka ve finans sektörüne çeki-düzen vereceğini, vergileri düşürerek sanayii harekete geçireceğini, göçmenlerle etkili bir şekilde mücadele ederek, herkesin bir iş sahibi olmasını sağlayacağını vadeden Trump bu söylemlerle milyonlara ulaşmış gözüküyor.

Dış politikada öncelikle amerikan çıkarları üzerinden hareket edeceğini belirten Trump'ın Fetö'yü bize hediyelik paket yapıp göndermesi pek sürpriz olmaz gibi lakin bunun karşılığında bizden ne isteyeceği soru işareti...

Suriye'de kürtlere olan amerikan desteğini kesmek karşılığında saha da türk askerini görmek isteyebilir. Zira kendisine Daiş ile ilgili bir soru sorulduğunda "Türkiye'nin büyük bir ordusu var, istese çok kısa bir zamanda Daiş'i ezer geçer" demesi aklından neyin geçtiğini göstermesi babında önemlidir.

Yeni başkan ile İsrail'in yükselişe, İran'ın ise düşüşe geçeceği bir gerçektir. Daha öncede bunu değişik ortamlarda dile getirmiştim. ABD rüzgarı ve uygun konjonktür İran'ın yelkenlerini sonuna kadar doldurmakta ama esas denizci o rüzgar yokken yada fırtınalı havada belli olur demiştim. Şimdi göreceğiz İran'ın ne kadar başarılı siyaset yürüttüğünü ;)   

İran'dan gelen ilk mesaj sizce nasıldır, tebrik mi ;D

"İran her türlü gelişmeye hazırlıklıdır"

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Kemalvendi, "İran her türlü gelişmeye hazırlıklıdır" açıklamasında bulundu.

İran her türlü gelişmeye hazırlıklıdır.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkanlık seçimlerinden zaferle çıkan Cumhuriyetçi Parti'nin adayı Donald Trump döneminde yaşanacak her türlü gelişmeye hazır olduğunu belirtti.

İran'ın yarı resmi haber ajansı Tesnim'e konuşan Kemalvendi, Trump'un seçim kampanyasında İran ile imzalanan nükleer anlaşmayı feshedeceğine ilişkin söylemlerine işaret ederek, Tahran'ın anlaşmanın devamından yana olduğunu dile getirdi.

Kemalvendi, aksi bir durumda ise ülkesinin uzun vadeli planlara sahip olduğunu ifade ederek, "İran her türlü gelişmeye hazırlıklıdır." dedi.

Trump, seçim kampanyasında sık sık İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında 14 Temmuz 2015'te imzalanan nükleer anlaşmayı eleştirmişti.

Başkan olması halinde nükleer anlaşmayı yırtıp atacağını öne süren Trump'a, zaman zaman anlaşmayı eleştiren ve ülkeye fayda sağlamadığını söyleyen İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, "Onlar anlaşma metnini yırtarsa biz onu ateşe veririz." karşılığını vermişti.

AA
09 Kasım 2016 Mesajı Paylaş

neosinan

#13
Kas 09, 2016, 02:09 ÖS Last Edit: Kas 09, 2016, 02:40 ÖS by neosinan
Bu konu üzerinde tartışıması gerektiğini düşünüyorum, Trumpın konu konu Türkiye hakkında sözlerini paylaşmak lazım

 - Donald Trump 15 temmuz ve Erdoğan hakkında;

 15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre sonra verdiği bu röportajda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da övgüde bulundu ve "Yaşananları tersine çevirebildiği onu çok takdir ediyorum... Bazıları (darbe girişiminin) tertip olduğunu söylüyor ama ben öyle olduğunu düşünmüyorum" dedi.

 - Donald Trump Kürtler hakkında;

Trump, Temmuz'da New York Times'ta yayımlanan röportajında, "Ben Kürtlerin büyük hayranıyım" demiş, soruyu soran gazetecinin "Ama Erdoğan değil, bu durumla nasıl baş edeceksiniz" diye sorması üzerine şu cevabı vermişti:

"İdeali, onların hepsini bir araya getirmek olur. Ve bu bir olasılık olur. Ama ben Kürt güçlerin büyük bir hayranıyım. Aynı zamanda, Türkiye'yle potansiyel olarak çok başarılı bir ilişkimizin olabileceğini düşünüyorum. Ve ikisini bir şekilde bir araya toplamak gerçekten harika olacaktır."

Şunuda eklemek lazım Erdoğan, Trump müslimanları sınır dışı ediceğini söyledikten sonra Trump kulesini açılışına yaptığına pişman olduğunu söylemişti. Ama Yukarıdaki yazılar Erdoğanın konuşmasından sonra Trump tarafından söylenmiş. Ya Trump Erdoğanın konuşmasını duymadı yada Niye eleştirildiğini anladı.

Önce not etmek lazım, Gülen ve Hillary seçim sürecinde görüşmüşlerdi ve Gülene yakın örgütler Clintona iyi para akıtmıştı. Buna rağmen Clinton Suriyede uçuşa yasak bölge ilan edeceğini söylemişti.

------

Bence Trump Milliyetçidir, Liberalleşme ve Nato karşıtıdır demeden bunların hepsinde önce büyük bir İzolasyonist olduğunu kabul etmemiz lazım. Reaganın tam tersine Amerikanın derdinin dışarıda (Sovyetlerde) değil içeride olduğunu görmüş biri Trump. Amerikanın şu an büyük probleminin çürüyen altyapısı ve işsizlik olduğunu söyleyen bir Amerikan Başkanı Trump. Şuan Türkiyenin yaptığı gibi, Ülkesinin yıkılmakta olan köprülerini otoyollarını, okullarını tekrar inşaat ediceğini iddia ederek seçimi kazanmış bir Amerikan Başkanı Trump.

- Burada birçok üyeyi şaşırta bilir ama Ne olursa olsun bizim Türk inşaat şirketlerini Amerikada bu yeni inşaat ve üretim dalgasına dahil etmemiz lazım. 

 - Trump İranla imzalanan anlaşmayı silip atıcağını söyledi, İsrailin Trumpa destek vermesinin en önemli sebebi bu, Irana yaptığı herhamle Obamanın İrana orta doğuda açtığı bütün alanları çok kısa zamanda silip götürebilir. Iraktaki İran hayranlığı çok kısa zamanda biterbilir. Tabi bu adamın çokta stabil olmadığını kabul edip kötü senaryolara da hazırlanmalıyız.

 - Bence Trumpın şu an Türkiyeyi sokabileceği en kötü durum, Dediği gibi onbinlerce Amerikan Askerlerini Işıde karşı Suriyeye sokmasıdır. Ya Hava üstlerimizi Amerikaya açarız Fırat kalkanında açtığımız koridordan Türk Amerikan askerleri beraber girer ki Bu durumun Türkiyede hiç bir kesimde popüler olacağını zannetmiyorum. Yada biz bunu reddederiz, Obamanın Kürt bölgelerine kurdukları üstlerden Kürtlerle beraber girer. Gerçekten bu senaryo iki ucu boklu değnek ve kaçarı yok bir kaç ay içinde önümüze geliyor...

Bizim şu an oturup sıfırdan çok fazla kafa patlatmamız lazım, Çünkü Ne bizim dış politikamız nede başka ülkelerin dış politikası bu duruma ciddi ciddi hazırlıklı değildi.

Dipnot; Şu an komik gelebilir Ama İki Ay Sonra Bu adam dediği gibi Amerikayı Natodan çıkartırsa, Biz Rus ve İran tehtidine karşı ne yapacagız?

Düzeltme; Orijinal mesajımda Trump hakkında Cumhuriyetçi demiştim. Çok düşünmeden yazdığım birşey olduğu için onu sildim. Sonuçta hayattının büyük bölümünde Demoktrak parti destekçisi idi. Mesajı Paylaş

kimlikci

#14
Kas 09, 2016, 03:00 ÖS Last Edit: Kas 09, 2016, 03:43 ÖS by kimlikci
Rusya ile anlaşmayı her ne kadar çok istiyorsa bile Ukraynayı Rusya ya karşı silahlandırma taraftarı

Çini askeri açıdan da kuşatmayı ve Çin malına ek gümrük vergileri planlıyor. 

http://aa.com.tr/tr/abd-baskanini-seciyor/abde-baskan-secilen-trump-in-dis-ve-ic-politikaya-bakisi/681892

Aslında Trumpa genel olarak bakacak olursak müzakereci ve çetin ceviz olduğunu söyleyebilirim

Karşı tarafa tamamen teslim olmuyor. Mesela Rusya ile yüzde yüz bir anlaşma garanti değil...

Ama en önemli özelliği karakterinin dengesiz oluşu kesinlikle sağı solu belli değil

Bu arada Trump ın bir dönem Kuzey Kore yi ziyaret etme hevesi olduğunu ve Kim Jong-Un ile bizzat görüşmeyi istediğini de buraya not etmiş olayım(Bunun artık Güney Kore ve Japonyaya ne ifade ettiğini siz düşünün)
Mesela bir ara İŞİD için 30 bin Amerikan askeri yeterli olur demişti. Bu güvenlikçi yaklaşımı sergiliyor. Ama yine mesela Amerikanın Irak işgal etmesinin yanlış olduğunu buna karşılık
Iraktan çıkılmaması gerektiğini de söylüyor.
Bana kalırsa biz bu adam başkan olana kadar Orta doğu dengelerinin tam olarak nasıl şekilleneceğini bilemeyeceğiz

Asyada ise durum tam tersi...

Öncelikle Çinin ekonomik durumu malum adamların ekonomisi balon sağlam temelleri yok
Bunun üstüne yeni teknoloji ve sanayii trendlerini de ekleyecek olursak Çinin durumu Trump tan önce bile hiç ama hiç parlak değildi.
Trendleri bu arada açmak lazım.
Bugün Almanya da bazı firmaların uzak doğu da ki ucuz iş gücünden vazgeçip Almanya ya geri dönüş yaptıklarını ve artık robotları fabrikada aktif olarak kullandıklarını görüyoruz
Adidas bu konuda ilk atılımları yapmış durumda
Aynı şekilde Almanya da yaşlanan nüfusun çaresinin de böyle bulunabileceğini
Ve bu yeni trendin sosyopolitik olarak yabancı düşmanı Avrupa ülkeleri tarafından destekleneceğini söyleyebilirim
bu yeni robot&yapay zeka trendi bizim istihdam politikamızı ciddi olarak sıkıştıracak bana kalırsa....
Kaynak: http://www.antalyaosb.org.tr/index.php?goto=haber_detay&idx=208
Ana konuya dönecek olursak
Çinin bu ekonomik yıpranmışlığı yeni gelişmeler derken artık bekasını devam ettirebilmek adına radikal kararlar almak durumunda kalacaktır

Adam Amerikanın en bağımsız kuruluşları arasında gösterilen Merkez bankasının başkanını görevden almaktan bahsediyor. Artık onlar için mesele Başkanın söylediklerini yapıp yapamayacağı ile ilgili bir durum. Her ne kadar Cumuhuriyetçiler hem temsilciler meclisinde hemde senatoda çoğunluğu alsa da Trump ı kendi partisinin destekleyip desteklemeyeceği belirsiz
Ya devasa bir dönüşüm gerçekleşecek. Yada Trump sadece söyledikleriyle kalacak
Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter