ABD-AB-ÇİN Ekonomik İlişkileri Kapsamında Türkiye

Başlatan BETONBEY, Mar 03, 2018, 10:14 ÖS

« önceki - sonraki »

BETONBEY

Trump'tan Avrupa yapımı otomobile vergi tehdidi

ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerinin ABD'nin gelecek hafta Avrupa'dan yapılan çelik ve alüminyum ithalatına uygulayacağı vergilere karşılık vermesi durumunda ABD'nin Avrupa yapımı araçlara vergi uygulayacağını açıkladı.
Trump'ın gelecek hafta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 oranlarında ek gümrük vergileri getirileceğini duyurması üzerine Avrupa Birliği (AB), ABD'den yapılan ihracata karşı önlemler alınacağını açıkladı.

Trump, bunun üzerine Twitter hesabı üzerinden şu açıklamayı yaptı:

"AB zaten yüksek vergilerini daha da artırmak istiyorsa ve ABD şirketlerinin orada iş yapmasının önüne engel koyuyorsa biz de basit bir şekilde ABD'ye serbestçe gelen arabalarına vergi uygulayacağız. Onlar arabalarımızın (daha fazlasının) orada satmasını imkansız hale getiriyorlar. Büyük ticari dengesizlik."

"KÜRESEL TİCARET SAVAŞI"UYARISI

Ekonomistler, Trump yönetiminin korumacı politikalar çerçevesinde uygulayacağı gümrük vergilerinin misillemelere yol açabileceği ve bunun küresel bir ticaret savaşı başlatabileceği uyarısında bulundu.

Trump ayrıca "aptalca" olarak tanımladığı ticari anlaşma ve politikalardan dolayı ülkesinin ticaret açığının yıllık 800 milyar doları bulduğunu iddia etti.

Trump, "İstihdamımız ve zenginliğimiz bizi istismar eden ülkelere gidiyor. Liderlerimizin ne kadar aptal olduğuna gülüyorlar. Ama artık yok." paylaşımında bulundu.

ABD'DEN ÇELİK VE ALÜMİNYUM GÜMRÜK VERGİSİNE ZAM

Trump, geçen hafta Beyaz Saray'da yapılan toplantıda Amerikalı çelik ve alüminyum üreticileriyle bir araya geldi ve ithal çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 ek gümrük vergisi getirilmesine karar verdiğini açıkladı.

Detayları henüz belli olmayan gümrük vergisi düzenlemesinin gelecek hafta imzalanacağı belirtilirken, açıklamanın ABD Başkanı'nın en eski danışmanlarından Hope Hicks'in görevinden ayrılmasıyla meşgul olan ülke gündemini değiştirme amacını taşıdığı ileri sürüldü.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Hicks'in istifasının, ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi önünde Rusya soruşturmasıyla ilgili olarak 8 saat ifade vermesinden bir gün sonra gelmesi dikkati çekti.

Trump'ın ithal çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 ek gümrük vergisi getireceğine dair haberler ise piyasalarda soğuk duş etkisi yaptı.

NEW YORK BORSASINDA SERT DÜŞÜŞ

ABD'nin en fazla çelik ve alüminyum ithal ettiği ülkelerin misilleme yapma ihtimali piyasalarda "ticaret savaşları" korkusuna neden olurken, New York borsaları da sert düşüş gösterdi.

ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce Beyaz Saray'a sunduğu raporda çelik ve alüminyum ithalatını azaltmak için üç alternatif önerilmişti.

Çelik için önerilen alternatiflerden ilki, tüm ülkelerden ithal edilen çelik ithalatına en az yüzde 24 ek gümrük vergisi getirilmesiydi. İkinci alternatif ise Çin, Brezilya, Hindistan, Güney Kore, Rusya, Güney Afrika, Tayland, Mısır, Kosta Rika ve Türkiye'nin oluşturduğu 12 ülkeye en az yüzde 53 ek gümrük vergisi ile diğer tüm ülkelerin çelik ithalatını 2017 seviyelerinde sınırlandıracak kota uygulamasını içeriyordu. Raporda tüm ülkelere 2017'de ithal ettiklerinin yüzde 63'ü düzeyinde kota getirilmesi de teklif edilmişti.

Alüminyum ithalatına ilişkin tavsiyelerde ise tüm ülkelere en az yüzde 7,7 ek gümrük vergisi getirilmesi birinci alternatif olarak sunulmuştu. Çin, Hong Kong, Rusya, Venezuela ve Vietnam'dan ithal edilen alüminyuma yüzde 23,6 ek gümrük vergisi getirilmesiyle diğer tüm ülkelere ithalatını 2017 seviyelerinde sınırlandıracak kota uygulanması ikinci alternatif olarak önerilmişti. Tüm ülkelere 2017'de ithal ettikleri alüminyumun yüzde 86,7'si düzeyinde kota getirilmesi ise üçüncü alternatif olmuştu.

WASHINGTON / AA

https://twitter.com/KararHaber/status/970034973263761408?ref_src=twcamp%5Ecopy%7Ctwsrc%5Eandroid%7Ctwgr%5Ecopy%7Ctwcon%5E7090%7Ctwterm%5E3

Trump'ın geçen hafta çelik ve alüminyum ithalatını ekstra vergilendirme düşüncesini dile getirmesi ile ortalık karıştı. Çin ve AB'den farklı yaptırımların hayata geçirilerek karşılık verilebileceği tehdidine Trump gene bomba bir karşılık verdi.

Bu restleşmenin nereye gidebileceği ve bize doğrudan yada dolaylı olarak etkisi hakkında forum ahalisinin düşüncesini merak ettim.

Yıllık yaptığımız çelik ihracatının % 10'u ABD'ye ve zaten yanlış hatırlamıyorsam hem AB hem de ABD'de hakkımızda açılan antidamping soruşturmaları vardı. Mesajı Paylaş

Alkyone

Türkiye'nin aleyhine olan soruşturmalar lehimize sonuçlandı. Amerikan mahkemeleri soruşturmaya gerek olmadığına karar vermişti
Ama yaklaşmakta olan şey eğer sistematik bir krize ve inada binerse iş kağıt paranın çöp olmasına kadar gider buda 3. Dünya savaşının kapısını açar Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone

Trump Amerika yı bir devlet başkanı edasıyla değil bir şirket ceo su edasıyla yönetiyor. Bu hazımsızlık ise ona ekonomik çöküntü olarak dönüyor. Şöyle ki adam bir taraftan kendi yandaş şirketleri için vergiyi düşürürken diğer yandan düşürdüğü vergiler sebebiyle ithalatı patlama noktasına getiriyor. Bu da ticaret açığını yükseltiyor. Açığın müsebbibi olarakta diğer ülkelere göz yumulan tavizleri görüyor.
Halbuki Amerika Dünyanın en büyük ekonomilerinden ve bu büyüklüğü devam ettirmek için de diğer ülkelere muhtaç
Diğer ülkelerin ona uygulayacağı bariyerler umurunda bile değil. Tehdit gördüğü herkesi aba altından sopa göstermekle yola getirebileceğine dair çarpık bir zihniyeti var... Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

BETONBEY

ABD'nin ithal çeliğe vergi uygulama girişimine karşı Avrupa'dan misilleme tehdidi gelince bu kez Trump, Avrupa'dan ithal otomobillere ek vergi konabileceğini açıkladı. Kur savaşlarından ticaret savaşlarına geçtik. 27 Ocak tarihli yazımda bunu yazmıştım.

https://twitter.com/mahfiegilmez/status/970180334284431360?s=19

Kur Savaşları, Ticaret Savaşları ve Küreselleşme

Uluslararası ekonomi, ülkeler arasında gerçekleşen üç temel ilişki üzerine kuruludur: (1) Mal ve hizmet alış verişi (dışticaret), (2) Sermaye hareketleri, (3) Emeğin dolaşımı.

Uluslararası mal ve hizmet ticareti binlerce yıl önce kent devletlerinin kurulmasıyla ortaya çıktı. Arkeolojik kazılarla bulunan kil tabletlerden anlaşıldığı kadarıyla bundan yaklaşık 4.000 yıl önce Asurlu tüccarların Anadolu halkı (Hattiler) ile yaptığı büyük çaplı uluslararası ticaret bunun bir örneğidir. Bugün gelinen aşamada uyuşturucu, silah vb gibi mallar dışında kalan mallar ve hizmetler, belirli vergiler (gümrük vergisi gibi) ödendikten sonra serbestçe ithal veya ihraç edilebiliyor.

Sermaye hareketlerinin serbest kalması yani paranın uluslararası dolaşımı, mal ve hizmetlerin uluslararası dolaşımıyla kıyaslanamayacak kadar yeni bir gelişme olarak 20'nci yüzyılda ortaya çıktı. Sermayenin uluslararası dolaşımının serbestliği gelişmiş ekonomiler arasında başladı ve yirminci yüzyılın son çeyreğinde bu serbestlik çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldı. Bugün neredeyse bütün dünya sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir düzen içinde bulunuyor. Üstelik bu dolaşıma bir vergi de uygulanmıyor. ABD'de bir bilgisayardan bir düğmeye basmakla, para, Çin'e, Rusya'ya, Türkiye'ye veya İngiltere'ye gidebiliyor ve orada sermaye yatırımına ya da portföy yatırımına dönüşebiliyor.

Emeğin dolaşımı birkaç istisnai bölge dışında serbest değil. Hatta neredeyse dolaşımını yasaklayacak kadar katı koşul ve kurallara tabi.

Özetle bu üç faktör içinde dolaşımı en serbest olanı sermaye, vergi gibi bazı yükümlülükler ödenmesi kaydıyla serbest olanı mal ve hizmet ticareti, kısıtlı olanı ise emek.

Günümüzde sermaye hareketlerine kısıtlama getirilmek istediğinde genellikle eskiden olduğu gibi sermaye denetimi gibi yollara başvurulması yerine kurlarla oynanıyor. O nedenle de bu tür eylemler kur savaşları olarak adlandırılıyor. Bir ekonomin ihracatında düşüş, ithalatında artış, dolayısıyla dışticaret açığında yükseliş varsa o ülke parasının değerini düşürme yoluna gidiyor. Eskiden sabit kur rejimi varken bu devalüasyonla yapılırdı, şimdi artık dalgalı kur rejimi olduğu için farklı yöntemlerle yapılıyor.

Mal ve hizmet ticaretine getirilen kısıtlamalar çok daha çeşitli yöntemler denenerek yapılıyor. Gümrük vergilerinin yükseltilmesi, tarife dışı engeller (ithalatı zorlaştıracak kurallar, denetimler), anti damping ve telafi edici vergi önlemleri gibi uygulamalar bu yöntemlerin en bilinenleri.

Bretton Woods sistemi ve onun getirdiği kurumlar olan IMF, Dünya Bankası ve GATT (sonra Dünya Ticaret Örgütü) önceki dönemde ortaya çıkan ticaret savaşlarının yarattığı refah kayıplarını gidermeyi görev edinmişti. İkinci Dünya Savaşı öncesinde kimi ülke ithal ikamesi modeli uyguladığı için,i kimi ülke dışticaret açığını kapatmak için mal ve hizmet ticaretine çeşitli kısıtlamalar uygulamış ve bu uygulamalar dünya refahının düşmesine yol açmıştı. Bretton Woods sistemi dünya ticaretinin gelişmesinin dünya refahının artmasına katkıda bulunacağı kabulüne dayanıyordu. Aslında bu kabul kapitalizmin 'karşılaştırmalı üstünlükler teorisine dayalı refah artışı kabulünün' de temelini oluşturuyor. Dünya Bankası, önceleri savaşta yıkılan Avrupa'yı ayağa kaldırarak dünya ticaretine katılmasını sağlamayı hedef edinmişti. Bu misyon tamamlandıktan sonra gelişmekte olan ülkelerin altyapı yatırımlarını uygun koşullarla kredilendirerek onların dünya ticaretine aktif katılımını sağlamaya yöneldi. IMF, ödemeler dengesi sıkıntısına düşen ülkelerin dünya ticaretinden çekilmesini önlemek için geçici destekler vermeyi hedef alıyordu. GATT ile başlayan ve Dünya Ticaret Örgütü ile devam eden oluşum da dünya ticaretinin kurallarını belirliyordu. Bretton Woods sistemi uzun süre dışticaret kısıtlarına başvurulmaksızın yürütülebilen bir düzen kurmuştu. Küreselleşme bu düzenin doruk noktasıydı. Bu noktaya varıldığında artık dünya ticaretine eski sosyalist ülkeler de katılmış, olay genişlemiş ve geri döndürülemez bir aşamaya ulaşmıştı. Yirmibirinci yüzyılın başlarında görünüm böyleydi.

Ne var ki yaşam kitaplarda ya da planlarda öngörülenden çok daha karmaşık ilişkiler yaratabiliyor. Mal ve hizmet ticaretinin, serbest kalan sermaye hareketlerinin eşliğinde, geri dönülemez bir serbestliğe ulaştığı düşünülürken işler tersine dönmeye başladı.

Önce kur savaşları başladı. ABD ile Euro Bölgesi arasında ya da belki daha doğru bir ifadeyle Dolar ile Euro arasında bilek güreşiyle kur savaşları gün yüzüne çıktı. Ne var ki bu bilek güreşi şaka gibi bir görünüm taşıyordu. Yani ikisi de galip gelmek için değil de berabere kalmak için sahneye çıkmış gibiydiler. Sonra sonra iş ciddileşmeye başladı. Zaman zaman iki taraf da güçlü bir para birimi istemediklerini dile getirir oldular. Çünkü para biriminin böyle bir ortamda güçlenmesi demek ihracatın düşmesi, ithalatın artması ve dolayısıyla ticaret açığının yükselmesi demekti. Biraz daha zaman ilerleyince bu kez kur savaşlarına Japonya da katıldı. Japonya'nın derdi Çin ve Kore ile idi. Onların para birimlerini düşük tutması aşağı yukarı benzer ürünleri ihraç eden Japonya'nın ihracatını sıkıntılı bir duruma sokuyordu. 2016'da Japonya Yen'i düşük değerde tutmaya çaba gösterdi. 2017'den itibaren görünüm değişti ve üç ülke de paralarını bu şekilde kollamayı bıraktılar.

ABD yönetimi öteden beri karşılıklı ticarette açık verdiği ekonomilere belirli ölçülerde baskı uyguluyordu. Bu baskı özellikle de Çin'e yönelikti. Bunu tam olarak bir ticaret savaşı diye nitelendirmek o zaman için pek doğru olmazdı. Çünkü baskılar daha çok sözlü ya da Dünya Ticaret Örgütü üzerinden yürüyordu. Trump'ın, başkan seçildikten sonraki söylemleri ve bunları giderek yaşama geçirmesi çoğu kez su yüzüne çıkmamış olan ticaret savaşlarını bu kez açığa çıkarmaya başladı. Son dönemde iki önemli gelişme yaşandı. ABD, korumacılığa dönüş eylemlerini uygulamaya sokmaya yöneldi ve yurtdışına gitmiş olan Amerikan sermayesinin ülkeye geri dönmesi için vergi indirimleri başta olmak üzere teşvik uygulamalarını devreye soktu. Trump, Davos toplantısının hemen öncesinde "Önce Amerika" sloganını ortaya attı. Bu slogan, sonradan farklı anlamlar verilmeye çalışılmış olsa bile ABD'yi serbest ticaret şampiyonluğundan indirecek kadar önemli bir değişime işaret ediyor.

Böylece dünya ABD'nin serbest ticarete dayalı kapitalizm şampiyonluğundan korumacılığa geçiş bocalaması içinde olduğu, buna karşılık Çin'in serbest ticaretin erdemlerini savunduğu tuhaf bir aşamaya geldi.

Emeğin dolaşımının serbest olmadığı bir dünyada serbest görünen ticaret ve sermayenin dolaşımı da sekteye uğrarsa küreselleşmeden dönüş başlamış olur. O zaman herkesin kendi başının çaresine bakmaya yöneldiği dağılmış bir dünya yapısını karşımızda bulabiliriz. Bu gelişmeler bize, neredeyse yarım yüzyıl üzerinde çalışarak Sovyet sistemini dağıtmaya ve çok kutuplu bir dünyadan tek kutuplu bir dünyaya geçişi sağlamaya uğraşan ABD'nin bunun sonucunda ortaya çıkacak düzene hiç de hazır olmadığını gösteriyor. Her tarafta saçma sapan savaşlara girmesi, çatışmalar çıkarması, çelişkili kararlar alıp uygulamaya çalışması da bundan olsa gerek.

Mağfi Eğilmez

27 Ocak 2018 Cumartesi Mesajı Paylaş

HDS

@Alkyone, Bunlar hep @theavengers'ın yaptığı gibi sağdan soldan okunmuş kimi o kadar bildiği için kimi de öyle bilinsin istediği için yazılan şeyler. Bu da zor bir şey, durup bir de "Trumpist" gözükmek var, ancak bunların bir de öteki tarafı var.

En azından, madem bu konuda "lakırdı" ediyorsunuz, bunun öteki tarafını bilmek ve önümüzdeki dönemde başta Amerika ve dünyanın da belki kalanını sarsacak bu "yırtılma"nın sebeplerini biraz daha net göreceksiniz. "Adam  CEO gibi yaa" diyerek pek ilerleme şansımız yok.


Bu arada da; Arada bunun daha teknik taraflarına da girmek gerekecek. Zira olmasını beklediğimiz bazı şeyler işte olmuyor. Japonya ve "kur" derken, Japonya borcunun vadesini "liquifiye" ediyor, enflasyonunun artmasını bekliyorsun, olmuyor.




Trump'ın başka bir "ekonomik model"i temsil ettiği bir gerçek. Bunun kısa kaldığı yerler de var, ama "gerçekçi" daha doğrusu, bunun yanlışı doğrusu olmaz; Seçmeninin talebine de uygun olduğu noktaları da var.

Bugün Trump ile dalga geçersin, yarın "impeach" edersin, öbür gün başına daha beter bir şey gelir. Mesajı Paylaş

Alkyone

#5
Mar 04, 2018, 11:09 ÖÖ Last Edit: Mar 04, 2018, 12:05 ÖS by Alkyone
Aslında benim taa Ağustos ayından beri anlatmaya çalıştığım şey şu
Burada bahsettiğimiz olay basit bir ekol değişiminden ibaret değil.
Çünkü yukarıda kur savaşları denilen şey ticaret savaşlarına evrildiğinde yaşanacak olan değişimler ve çöküşler çok hızlı gerçekleşecek
Bunun en önemli sebebi sistemin "babaları" nın ortak bir ekolde uzlaşamamasından ileri geliyor. Birbirlerine bu kadar bağımlı ekonomiler bu kadar büyük ölçekli gelecek planları yaparken yaşanan en ufak hareketlenme ülkelerin birbirlerine uzun vadede verebilecekleri zararı hesaplarken ciddi kararlar almaya sevkediyor. Amerikanın çatışmacı tavrı karşı tarafın planlarında devasa gedikler açıyor. Bugün için ufak gibi gelen mevzilenmeler yarın Çin için belki de devasa bir kuşatmaya dönecek.

Sayın Harzemşahın Avrupa ekonomisi üzerine yaptığı yorum (https://sadfor.savtera.org/index.php?topic=638.msg38160#msg38160) Avrupa ekonomisinin devasa krizler karşısında ne kadar derin bir uçurumla yüzleşmek zorunda kalacağına işaret eden güzel bir örnek

İşte küresel ekonominin mevcut yöntemlerle çözülmesi mümkün olmayan krizlere girmesi bir anda devasa çöküşleri meydana getirecektir. Ve bunun hem askeri hem jeopolitik sonuçları olacaktır. 
---------------------------------------------------
Şuanda artık yapılan kuşatma planları 20 yıllık 30 yıllık planlardan değil
5 yıllık planlardan söz ediyoruz burada
Amerika açık açık Çin ekonomisini sabote edeceğini ilan ediyor. Bu örtülü savaşta da kendi ekonomisini öne çıkartıyor. Bu durum dolayısıyla Çin'in gelecek öngörülerinde devasa gedikler açıyor. Çin de böyle bir durumda karşılık vermek zorunda kalacağını ilan ediyor.
İşte bütün bunlar olup biterken artık haticeye değil neticeye bakmak lazım. Çünkü sonuçların sistematik olarak yönetilmesi imkansız hale geliyor. Sizin yaptığınız plan başka oyuncular tarafından baltalanıyor. Bu da ekonomiler üzerinde oynanan oyunları bir sonra ki seviyeye çıkartıyor.
Trump hariç herkes bir tür rus ruleti oynadığının farkında
Çünkü bankaların paradan para kazanması demek olmayan parayı satması demek. Bu da risk yönetimini kritik bir mesele haline getiriyor. Her şey domino taşı gibi birbirine bağlı. Dünya ekonomisinin temel direklerinde meydana gelecek devasa dalgalanmalar bu denizde gemi yüzdüren herkesi etkiler
Bugün kü mesele artık 2008 de ki gibi Amerika'nın iç ekonomik dengelerinde meydana gelecek kırılmalarından ibaret basit bir denklem değil.
Ki onun dahi Dünya ekonomilerini nasıl artçı şoklarıyla çarptığı ortada
Bu çökmenin ardından Amerika veya Çin'in veya diğer büyük oyuncuların 10 yıl sonra bugünkü seviyesine dönmesi imkansız.
Çünkü masaya adamlar her şeylerini koymuş durumdalar Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone



AB'den ABD'ye misilleme hazırlığı


Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström, "Tedbir alınacak ABD ürünlerine yönelik hazırlık yapıyoruz. Bu geçici listeyi AB üyesi ülkelere danışıyoruz ve yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Bu listede çelik, sanayi ve tarım ürünleri mevcut." dedi.

Malmström, Brüksel'de ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma yönelik uygulamayı planladığı ilave gümrük vergileriyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Bu konuda AB stratejisinin 3 aşamalı olduğunu belirten Malmström, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları içerisinde diğer ülkelerle koordine bir yaklaşım geliştirmek, bu durumun önemli bir ekonomik etki doğurması halinde alınacak tedbirleri hazırlamak ve ekonomik etkiye göre diğer ABD ürünlerine karşı tedbirler almak olduğunu anlattı.

Malmström, ABD'nin uygulayacağı gümrük vergilerini adil bulmadığına dikkati çekerek, "ABD'nin uygulamayı planladığı vergilerin DTÖ kurallarına uygun olduğundan şüphe duyuyoruz." diye konuştu.

ABD'nin henüz resmi bir karar almadığını anımsatan Malmström, "Bu vergilerin AB'ye zararı dokunur. Bu vergiye karşı adil ve orantılı biçimde karşılık verilir." ifadesini kullandı.

Malmström, bugün AB komiserlerinin bir araya geldiği "Kolej" toplantısında konunun ele alındığına işaret ederek, "DTÖ kurallarıyla uyumlu ve orantılı bir biçimde tedbir alacağız." dedi.

Çelik ve alüminyumda yaşanan sıkıntıların kaynağında "fazla kapasite" sorununun olduğunu anlatan Malmström, tek taraflı, korunmacı politikalar yerine ortaklaşa çalışılması ayrıca AB'nin bu gümrük vergisi uygulamasına tabi olmaması gerektiğini vurguladı.

ABD Başkanı Trump'ın Avrupa araçlarına ilave vergiler uygulayabileceği açıklamasıyla ilgili Malmström, "AB şirketleri ABD'de 2 milyon araba üretiyor. Bu şirketler ABD'de istihdam sağlıyor." dedi.

Malmström, "Tedbir alınacak ABD ürünlerine yönelik hazırlık yapıyoruz. Bu geçici listeyi AB üyesi ülkelere danışıyoruz ve yakında kamuoyu ile paylaşacağız. Bu listede çelik, sanayi ve tarım ürünleri mevcut." diye konuştu.

AB kaynaklarına göre, AB'nin ABD'ye yanıt olarak yüzde 25 gümrük vergisi uygulamayı planladığı geçici listede, fıstık ezmesi, kot pantolon, motosiklet, nevresim, ruj, çelik gaz tankı, haddelenmiş çelik, boru, tüp, ızgara, lavabo, vantilatör, merdiven, yat, barbunya, pirinç, viski, yaban mersini, portakal suyu, tütün, puro gibi çeşitli ürünler bulunuyor.

ABD ve AB arasında ticari restleşme

ABD yönetimi, geçtiğimiz günlerde ticaretteki korumacı politikaları çerçevesinde ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulanacağını açıklamıştı.

ABD'nin ithal çelik ve alüminyuma ek gümrük vergileri getirileceğini duyurması üzerine AB, ABD'nin bölgeye yaptığı ihracata karşı önlemler alınacağını açıklamıştı.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB ile ABD arasında ticari ilişkilerde denge sağlamak için birkaç gün içerisinde "misilleme" yapılacağını belirterek, "Ulusal güvenlik gerekçesi olmadan atılan bu adımla ABD kendi sanayisini korumaya yönelik bariz bir müdahalede bulunuyor. Bu adımı esefle karşılıyoruz. Korumacılık, çelik sektöründeki ortak sorunun yanıtı olamaz." açıklamasında bulunmuştu.

https://aa.com.tr/tr/dunya/abden-abdye-misilleme-hazirligi/1082339 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone



Trump, ithal çelik ve alüminyuma ek vergi kararını imzaladı

ABD Başkanı Trump, "Bugün ABD'nin ulusal güvenliğini korumak için ithal çelik ve alüminyuma gümrük vergileri getiriyorum. Sınırlarımıza gelen ithal çeliğe yüzde 25, alüminyuma yüzde 10 gümrük tarifesi uygulayacağız." dedi.

https://aa.com.tr/tr/dunya/trump-ithal-celik-ve-aluminyuma-ek-vergi-kararini-imzaladi/1083824 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

putty

#8
Mar 09, 2018, 03:27 ÖÖ Last Edit: Mar 09, 2018, 03:31 ÖÖ by putty
Asgari ücretin 1400 dolar olduğu mutlu insanların başarılı ülkesi asgari ücretin 150 dolar olduğu ülkelere karşı her halde önlem alacak ne yapsın başka çeliği ucuzlatmanın yollarını bulacak değil. Rekabet edebilmek için şu resimdeki işçilere 150 dolar maaş mı versin Amerika. Adamların hepsi mutluluktan nasıl şişmanlamışlar bunlara 150 dolar bir gün yetmez Mesajı Paylaş

Alkyone

Gümrük vergisinde yeni perde


Asya borsaları ABD'de ekonomiyi koruma politikalarının güç kazandığı endişeleriyle gerilerken, ılımlı bir isim olarak tanınan dışişleri bakanını görevden alan ABD Başkanı Donald Trump Çin'den ithal bazı ürünlere yüksek gümrük vergileri getirmeyi planlıyor.

ABD yönetiminden iki kaynak Trump'ın Çin'den ithal bilişim teknolojisi, tüketici elektroniği ve telekom ekipmanlarına tutarı 60 milyar doları bulabilecek gümrük vergisi getirmeyi değerlendirdiğini bildirdi. Haberin ardından MSCI Japonya dışındaki Asya ülkeleri bilişim teknolojileri endeksi  yüzde 0.6 geriledi.

Beyaz Saray politikalarına ilişkin belirsizlik artıyor

Trump yönetiminin attığı bu adımlar yatırımcıların hisse piyasalarından küresel çapta çekilerek güvenli liman varlıklara yönelmelerine yol açtı. Dolar değer yitirirken, yatırımcıların yöneldiği tahvil piyasasında getiriler düştü.

Japonya dışındaki Asya-Pasifik borsalarını dolar cinsinden izleyen MSCI endeksi yüzde 0.7 gerileyerek dün gördüğü bir buçuk ayın zirvesinden yönünü aşağı çevirdi. En sert kayıplar teknoloji hisselerinde görülüyor. ABD borsaları da dün kayıplarla kapandı. S&P 500 yüzde 0.6, Nasdaq yüzde 1 düştü. ABD borsalarındaki kayıplar Trump'ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ı görevden alarak yerine sert politikalar yanlısı ve kendisine yakın bir isim olan CIA direktörü Mike Pompeo'yu atamasıyla hızlandı.

Bundan kısa bir süre önce Beyaz Saray'da serbest ticaret politikaları yanlısı ekonomi danışmanı Gary Cohn da görevden ayrılmıştı. Ilımlı politikalar yanlısı isimlerin yönetimden ayrılması Beyaz Saray'ın ileride izleyeceği politikalar hakkında belirsizlik yaratıyor.

https://www.dunya.com/finans/haberler/gumruk-vergisinde-yeni-perde-haberi-407166 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone

Çin'den ABD'ye 'ikili ilişkileri tehlikeye atmayın' çağrısı


Çin Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada,  ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin dün imzaladığı ve Çin'e yaklaşık 60 milyar dolar tutarında ek vergi ve yatırım kısıtlaması getiren genelgeye kesinlikle karşı çıkıldığı belirtilerek, bu adımın tek taraflılık ve ticari korumacılık olduğu belirtildi. Genelgenin ne ABD'nin ne Çin'in ne de dünyanın çıkarına olduğu vurgulanan açıklamada, Pekin yönetiminin oturup çıkarlarına zarar verilmesini izlemeyeceği, bu konuda yeterli hazırlıkları yaptığı ve meşru haklarını kararlılıkla savunacağı bildirildi.

"Çin bir ticaret savaşı yapmak istemiyor ama böyle bir savaştan da korkmuyor." ifadesine yer verilen açıklamada, her türlü savaşa cevap verebilecek kabiliyette oldukları konusunda güvenlerinin tam olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, ABD'ye ticaret savaşının eşiğinden dönmesi ve makul hareket etmesi çağrısı yapılarak, iki ülke ilişkilerinin tehlikeye atılmaması uyarısında bulunuldu.
Ayrıca açıklamada, Washington yönetimine mevcut Çin-ABD iş birliğine zarar vermekten kaçınması, sorunların iki tarafın müzakere ve diyaloğu ile çözülmesi ve Çin'in endişelerini çözmesi çağrısı yapıldı.

Yaklaşık 60 milyar dolarlık ek vergi ve yatırım kısıtlaması getiren genelge

ABD Başkanı Trump dün Çin'e tutarı 60 milyar doları bulabilecek ek gümrük vergisi ve yatırım kısıtlamaları getirilmesini öngören genelgeyi imzalamıştı.

Genelgeyle, ülkesinin fikri haklarını ve teknolojilerini korumak amacıyla Çin'e yönelik birtakım ticari tedbirler getirilmesi direktifi verdiğini kaydeden Trump, Çin'i bir dost olarak kabul ettiğini belirterek, "Çin Devlet Başkanı Şi'ye büyük saygı duyuyorum. Bize Kuzey Kore konusunda çok yardım ediyorlar." ifadelerini kullanmıştı. ABD Hazine Bakanlığı ve Ticaret Temsilciliğine (USTR) verilen genelgede, USTR'nin belirlediği Çin menşeli bazı ürünlere yüzde 25 ek gümrük vergisi getirilmesi öngörülüyor.

Söz konusu gümrük vergisinin savunma, havacılık, bilgi teknolojileri ve imalat sektörüne yönelik olması planlanıyor.
USTR'nin Beyaz Saray'ın talebi üzerine geçen yıl ağustos ayında 1974 tarihli Ticaret Yasası'nın 301 numaralı bölümü kapsamında yapılan soruşturma sonucunda, Çin'in ABD'de üretilen teknolojilere erişim için uygun olmayan yollara başvurduğu hükmüne varıldığı bildirilmişti.
https://aa.com.tr/tr/dunya/cinden-abdye-ikili-iliskileri-tehlikeye-atmayin-cagrisi/1096932

Dolar 4 liranın üstüne çıktı, euro 4.95'i gördü

Dolar/TL ve euroda gece saatlerinde yükselme yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Çin'e 50 milyar dolarlık ek gümrük vergisi ve yatırım kısıtlamaları getirilmesini öngören genelgeyi imzalamasını ardından dolar, kısa süreli olarak 4 TL'nin üzerine çıktı.
Dolar 4,036 seviyesini görerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Euro ise ani bir yükselişle 3,95 seviyeleri gördü. Dolar/TL bu sabah saat 07:15 itibariyle 3.9675 seviyelerinden güne başladı. Euro/TL ise 4,8950'den işlem görürken, euro/dolar 1,2335 da seviyesinde yer alıyor.
https://www.dunya.com/finans/haberler/dolar-4-liranin-ustune-cikti-euro-495i-gordu-haberi-408498

ABD'nin 23 Mart itibarıyla ithal çelik ve alüminyuma uygulamaya başlayacağı ek gümrük vergilerinden, Kanada ve Meksika'nın yanı sıra AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Güney Kore'nin de muaf tutulacağı bildirildi.
https://www.dunya.com/ekonomi/abdnin-celik-ve-aluminyum-tarifelerinden-muaf-ulke-sayisi-artti-haberi-408495 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

merzifonlu

#11
Mar 23, 2018, 06:51 ÖÖ Last Edit: Mar 23, 2018, 06:56 ÖÖ by merzifonlu
Muafiyet kesin değil.

"Sizler müttefik sayılırsınız. Nisana kadar görüşürüz, şantaja boyun eğerseniz ne ala, eğmezseniz size de vergi var." diyorlar. Lütfetmişler cenapları...

İlginç olan şey, anlı şanlı Nato Müttefiki(!) Türkiye'nin bu şantaj listesine bile alınmayışı. Elemanlar lisan-hâl ile buyurmuşlar: "müttefikten bile saymıyoruz sizi!" Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Çünkü Türkiye, AB kapsamında değerlendiriliyor. Bu konuda AB'yi bağlayan her karar Türkiye'yi de bağlıyor. Her tavizden Türkiye de yararlanıyor. Mesajı Paylaş

Dolphin

James Rickards'ın Kur Savaşları kitabını tavsiye ederim. Dünya Ticaret savaşlarını çok iyi anlatır. Mesajı Paylaş

Alkyone

Çin 26 martta Uluslararası Şangay Enerji Borsasında resmen yuan/altın cinsi vadeli petrol işlemlerine başladı.
http://turkish.cri.cn/1781/2018/02/11/1s188540.htm

Çinin Amerika'ya verdiği yanıt belli oldu. Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter