Taksiciler

Başlatan hergeleci, Şub 24, 2018, 08:13 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

muhendus

Bu esnaf grubu ki Atatürk havaalanında olan saldırı sonrasında orada bulunan ve uzaklaşmak isteyen insanlara dolarla fiyat çektiler, neden bahsediyoruz?

Ülkenin imajını bir bu taksiciler, bir de turistik yerlerde sapma sapan sanki memleketin her yerinde develer varmış gibi deve getirtip para karşılığı fotoğraf çektirenlerin bozduğu kadar bozan yok. Mesajı Paylaş

matmat26

#16
Şub 25, 2018, 09:40 ÖS Last Edit: Şub 25, 2018, 09:43 ÖS by matmat26
Putty,


FSM den geçip, 3 Köprü yoluna nereden gireceğini biliyor musun ?

En yakını Taa Alemdağ dan.. Tabii Sultanbeyli tarafından girmemişse.. 1 hafta önce Tuzlaya giderken FSM den geçip, o yolu kullandım Trafikten kurtulmak için.. 
Her yer de tabela var. Yol bile farklı..

Youn en kuzeyinde Koca tabela var. Yavuz Sultan Selim Köprüsüne gidiş için SOL dan devam et diyor.  Tenha ıssız bir yol.


Hadi 3. Köprüye döndü.. Tekrar Avrupa yakasına doğru gidiyor.. Nereden çıkacak bu şerefsiz..
FSM gitmek için Alibey köy yolundan.. 


Bu adamın yaptığı aptallık değil, kötü niyetlilik..

Ve muhtemelen daha önce aynı b.ku fazlası ile yedi.. Ancak çekirge işte 1, 2 , 3..

Sonrası tırt..

Bizim Hukuk Sistemimiz de APTAL olmak Kusur dan kaçmak için bahane değil. O kadar aptal ise gitsin heyete girsin, geri zekalı raporu alsın.. Tüm hakları elinden düşsün.. Ehliyeti bıraksın.. İmza yetkisi bile elinden alınsın..
Madem o kadar geri zekalı..

Taksirli dolandırıcılık yapmış bu taksici.. Çeksin cezasını ..

Beter olsun.
 
Otogar da taksiye bindim. Benden Otogara giriş çıkış parası istiyor. 15 Lira.
Gece 3 eve geldik.. Para uzattım bunu bozamam .. İstersen üstü kalsın der.

Bu iğrençlik nedir arkadaşım..

Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Bunları kim şımartıyor böyle?

Her esnaf böyle davranamadığına göre bunları şımartan birileri olmalı. Mesajı Paylaş

murattekin

Son icraatları
ARABAMA ZARAR GELSEYDİ, O ZAMAN GÖRÜRDÜN"

Olayı gören Bekir Murat, "Taksi şoförü sokakta müşteriyi indirdi. Sonra arkasına bakmadan geri manevra yaptığı esnada çocuklu bir kadına çarptı. Sonra kadına hakaret ederek bastı gitti. Baya hakaret etti. 'Arabama zarar gelseydi, o zaman görürdün' dedi. Kadının çocuğu 1 buçuk aylık falandı. Sonra ben dışarıya çıktım kadını aldım kaldırıma oturttum. Çocuğunu da kızıma verdim. Biraz sakinleştirdikten sonra, 'Şikayetçi olmak isterseniz kamera görüntüleri var. Polis çağıralım ilgilensinler' dedim. Kadın da, 'Ben siteye misafirliğe geldim. Sonra şikayette bulunacağım' dedi. Kadın yere düştü, çocuk da kadının kucağındaydı" dedi.

Haberin tamamı:
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/aracindan-indirdigi-bebekli-kadina-carpan-taksicinin-sozleri-kan-dondurdu-40757175 Mesajı Paylaş
Murat Tekin

HARZEMŞAH

Bu topraklardan nice Padişahlar, Cumhurbaşkanları, Devlet Adamları geçti ama "Patrona Haliller" bir tür bitmedi...

Pazartesi günü İstanbul Taksiciler Odası, Adliye önünde, "Über Davası" sürerken yüzlerce taksi ile bir gösteri yapıyor. Kornalar çalıp yeri göğü inletiyor. Ama vahim olan, başlarındaki kişinin, yani İstanbul Taksiciler Odası Başkanının, ağzından salyalar akarak Devleti, Yargıyı ve Milleti açıkça tehdit etmesi. "Eğer Devlet "istedikleri(!)" kararları çıkarmazsa ya da Yargı, kendi lehlerine karar vermezse, yakarız-yıkarız" demesi. Yeni Patrona Halil, "bizi buna mecbur bırakmayın" diyerek aleni bir şekilde Devleti tehdit ediyor.

Buna 21.yy'da yeni bir "Patrona Halillik" özentisi olarak bakılabilir. Ama daha da vahim olan-çok daha vahim olan Devletten ve Yargıdan, bu tehdide ilişkin tek bir söz duyulmaması. Devlet ve Yargı İstanbul Şoförler Odası Başkanına yani yeni Patrona Halil'e tek bir laf söylemiyor, "Sen kimsin ki Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk Yargısını tehdit ediyorsun?" diye sormuyor...

Her zaman derim:
"Bir kişiyi, bir şirketi ve bir devleti felakete götüren hatalar, zirvede iken yapılan hatalardır. Çünkü başarının gözleri kör etmesi nedeni ile, ölümcül hatalar görmezden gelinir, düzeltmek için herhangi bir çalışma yapılmaz."

Tıpkı Osmanlı'nın zirvedeyken çöküş yoluna girmesi gibi. Yolsuzluğun bir yaşam biçimi olmasının, rüşvet ve toplumsal çürümenin özeti olan "Selam verdim rüşvet değildir diye almadılar" sözü Osmanlının en şatafatlı zamanında söylenmiş bir sözdü.

Eğer bu ülkede, Devlet otoritesi, Adalet ve toplumsal düzen varsa, Devlet yeni Patrona Haliller ortaya çıkmasını engellemeli ve kim olduğuna ve boyunu bakmadan Türkiye Cumhuriyeti Devletini tehdit eden İstanbul Şoförler Odası Başkanına "Patrona Halil"in sonu hatırlatılmalıdır... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Taksilerde, dolmuşlarda, halk otobüslerinde esas bu hava parası muhabbetine müdahale etmek lazım...

Ülkede bu parası olan asalak "aracı" taifeden kurtulmadığımız sürece her hizmeti, ürünü pahalı almaya devam edeceğiz ve gelir adaletsizliği artarak devam edecek.

Bu konuda da bir farkındalık geliştirilmeli üstadım... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

Mudahale mi? dua edin de uygulamayi genisletmesinler.

Okul ve personel servislerine de ayni taksilerdeki gibi bir plaka uygulamasi getirilmesi konusuluyordu kasim 2015 genel secimleri oncesi Istanbul'da mesela. Servisciler bu yonde gosteriler falan yapmislardi, sonra onlara sozler verildi diye  hatirliyorum. Daha sonra takip etmedim ama ne oldu ne bitti.

Bir taksi plakasi istanbul'da 1.8 Milyon lira deniyor. Nasil mudahale edeceksiniz? Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

HARZEMŞAH

Bedrettin Dalan'ın Başkanlığı zamanında da taksiciler kazan kaldırmıştı. Müşteri seçmeler, yakın mesafeye ve trafiği yoğun bölgelere yolcu götürmemeler, trafiğin yoğun saatlerinde kontak kapatmalar gibi. Belediye ne dediyse ne anlattıysa dinlemediler. Bunun üzerine Bedrettin Dalan, plaka tahdidini kaldırarak kura ile her ay 1.500 er adet taksi plakası dağıtmaya başlamıştı. 3. ay sonucunda taksiciler teslim olup, kaprislerinden vazgeçmişlerdi.

Lakin bu durumdan kurtulmanın bir yolu daha var. @Hazerfen ile başlattığımız proje sonuçlandığında bu ve bunun gibi sorunlar büyük ölçüde sonuçlanacak gibi... Mesajı Paylaş

HDS

Türkiye'de paranın olduğu her yerde hemen bir çakallaşma oluyor. Hemen sansarlar türüyor. İşin komik tarafı sürekli ve bol miktarda gaza gelen, getirilen ve satın alınan adam bulunuyor. Türk insanı işte, ya iki kuruş çıkarı uğruna, ya gaza gelip, hemen her trene biniyor.

İki çıyan çıkıp Aysel Tuğluk'un anasının cenazesini provoke ediyor, peşine elli kişi takılıyor. Sorsan, konuşsan, mezardan insan çıkarıp atacak adam değil, ama gaza geliyor.

Taksicinin açlıktan ağzı kokuyor, plaka sahibinde elli tane plaka var, adedi 2 milyondan. Kendisi e ortada yok, hemen altında bir sansar grubu beliriyor. Hemen federasyonun ipleri hareketlendirilebiliyor. Herifin ekmeğine kazancına pek de etkisi olmayacak ama asıl plaka sahibinin hilafına işte mermi saydırtılıyor, sopa çektirtiliyor.


Taksiciler resmen bu memleketin dibi tutmuşunun aynası. Senelerdir anlatır dururum, "Metro sizin işinize gelir, salak salak konuşmayın" diye. Halen binersin, toplu taşımaya giydirir. Oysa her yerde taksicinin en büyük kazancı metrodan eve, duraktan işe falan gidiş gelişlerdir.




Peheey. Daha biz bunların araçlarını elektrifiye edeceğiz de, falan da filan da. Mesajı Paylaş

sadalone

Bu şoförler ayrı olay zaten senin kavgan değil ki bu bırak plaka sahipleri düşünsün.Plaka sahibine değilde Uber'e çalışsan takside kazandığından çok daha fazlasını kazanırsın.

Kalitesiz,dolandırıcı,magandacı tiplerin türemesinin en büyük sebebi artık iyice çığırından çıkmış mafyalaşmış plaka düzeni.

Söylenenlere göre 1966'dan beri İstanbul'da ki taksi plakası sayısı aynı.Nüfusun şuan 10 kat daha fazla olduğunu düşünürsek bu akıl almaz bir rakam.

Mesajı Paylaş

putty

Türkiye de ticaret ahlaksız işlemek zorunda bırakılmış. Bunun sebebi de yüksek vergiler yüzünden faturasız bir ticaret yaşamının olması. Sistem ahlaklı çalışana yaşam hakkı tanımıyor. Ahlaksızlıkta mafyöz karakterli gözü kara risk alabilen insanı zorluyor. Gelişmiş ülke ile bizim gibi ülke arasında refahı bir noktada durduran en büyük sebeplerden birisi bu darboğazdır. Refah tabana bu yüzden yayılamıyor bir yerde ticaretin alt kesiminde kitlenme oluyor. Küçük esnaf kan ağlıyorun gerisnde yatan budur aslında. Devlet % 18 KDV yi dayamış bunu versen öbürü vermiyor vermesen o dünya sana ters o zaman paranı tahsil etmek için iki adamın olması kapıya gittimmi paranı icrasız alabilmen lazım faturasız hayatta alacak verecek mafyöz bir iştir vermiyeceğim paranı faturan yok dese ne yaparsın dimi. İşte bu mafyözlük böyle bir şey. Türkiye'de iki tane adam çalıştıran herkez gidin gözlemleyin kabadayı mafyöz pozdadır çünkü racan öyle başka türlü iş yapamaz hafif korkunç görünmesi gerek. Cafe ye gidiyorum kahvaltı ediyorum hoşuma gidiyor cafe nn en masum müşterisiyim yani sabahın köründe allahın cafesinde etraf racon kesen bakışı duruşu yürüyüşü kurtlar vadisi kılıklı adamlarla dolu. Geliyorlar menemen yiyorlar ama hal ve hareket hepsinde tabancayı yan tutan çukur dizisindeki adamlar gibi. Cafe yahu ye menemeni iç kahveni izle LCD yi kızla kesişeceksen kesiş çek git bar değil pavyon değil. Niye böyle bu ülke çünkü hayat insanları mafyözlüğe zorlamış. Halbuki vergiyi % 8 yap herkezden al zaten verirler o zaman insnalar karını zararını bilsin haksız rekabet olmasın vergi kaçıranla düzgün bir ticari hayat olsun işlesin sistem. Ama şimdi % 18 eroin satmak gibi her türlü baskıya rağmen adam vergiyi kaçıracak. Ben ödüyorum vergimi ama neler çekiyorum mafyöz değilim çünkü ben. Mesajı Paylaş

Moon&Star

Yaşadığım şehirde taksi kültürü İstanbul'a nazaran pek yok. Fakat ara sıra binmek zorunda kalabiliyoruz( Senede 1 veya 2 defa). O yüzden bu tür olaylara sizler gibi pek rast gelemiyoruz.

3 veya 4 sene önce, gece saat 01:00 da Havaş servisinden inip yürüsem 15 dk, araba ile ise sadece 2-2.5 dk sürecek olan yola elimde valizler olması ve o mesafenin ne kadar tutacağını da bildiğim için  taksiye bindim. Eve vardığımızda taksici 10 TL bile tutmayacak yol için 50 TL istedi. Taksimetre açmak falan da yok. Kısa bir "vereceksin- vermeyeceğim" tartışmasından sonra " Ya bu 10 TL yi al, yada en yakın karakola gidelim " teklifimi duyunca mecburen geri vitese geçti. Bana da iyi bir ders oldu. Olur ya kazara taksiye binerim ara sıra, önce kaç liraya götüreceğini soruyorum.

Velhasıl durum böyleyken benim gibi 5 senede toplasan 5 kere taksiye binen adamın başına bile böyle bir olay geliyorsa durum gerçekten vahim. Mesajı Paylaş

matmat26

İletisim, ulastirma, finans ve bankacılık, gida uretimi ve perakende mutlak surette kartellesmeden , kurtarilmali.

Bankacılık cebine 300 milyon doları koyup dukkani kurup, faizli para satma isi degildir.
Her bolge , her şehirin kendisine , uretim yapısına ekonomisine gore banka olmali..

İletisim aynı şekilde. Turkcel Vodafone, telekom.. 80 milyon bunlara gebe.. en az on tane operatör olmalı.. tamamen kartel bu sektör

Ulastirma.. Kartellesmeden ziyade tekelleşme var. Özellikle şehirler arası ulaşımda..


Onlarca alt alta farklı sektor.

Taksiciler ve minubus de ayni.. Uber, biber ne varsa destekliyorum.

Bugün istanbul da ne kadar minibüsçü ve taksicisi varsa alayinin geçmişi Korsanciliktir.

Korsan Minubus, Korsan taksi 90 larda kayit altina alinip bedava veya uc kurusa plaka aldilar.

Haliyi kaldir altindan %90 korsan cikar. Gecmisleri bu...

Yok su kadar yatirim yaptik vs... Bunlar hikaye..



Mesajı Paylaş

kosavalı1989

#28
Mar 14, 2018, 01:51 ÖS Last Edit: Mar 14, 2018, 02:01 ÖS by kosavalı1989
Taksicilik konusunda ben biraz daha taksicilerin araçlarına binenlerin müşteri olduğunu hatırlaması için öneriler sunacağım. Bir ara BiTaksi uygulaması vardı sonra ne oldu bilmiyorum. Bu tarz uygulamalar mecburi bırakılmalı. Kim kimi nerden aldı nereye bıraktı net olarak bilinmeli. Aynı zamanda yasal mevzuatın gerektirdiği cezalarda biraz arttırılmalı. Bu şekilde taksicilerin keyfi uygulamalarının biraz önüne geçilip vatandaşın sıkıntıları biraz önlenebilir diye düşünüyorum.

Ha bu arada Uberinde sonuna kadar destekçisiyim.

Ayrıca Taksicilerin aldığı psikoteknik belgede daha dikkatli incelemeler yapılmalı diye düşünüyorum. Uyuşturucu kullanan taksici biliyorum İstanbulda. Psikoteknik belge süresi 5 yıldan 2 yıla düşürülebilir mesela.

Ek: Taksiciler odası başkanına cezai müeyyide uygulanmalı. Hatta mümkünse görevden el çektirilmesi gerekir. Öyle her kafasına esen toplumu ve devleti tehdit edebilirse buna müsaade edilirse ilerde önümüze çok daha kötü şeyler gelebilir. Mesajı Paylaş

Kartalbey

Aynı şahıs dünde medyayı tehdid etti. Taraflı haberlerini sürdürürlerse başlarına gelecekleri düşünmelilermiş. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter