Kanal İstanbul

Başlatan Alkyone, Oca 15, 2018, 02:11 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Alkyone

Kanal İstanbul'un güzergahı belli oldu


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan, Kanal İstanbul Projesi'nin güzergahına ilişkin, "Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridoru Kanal İstanbul için en uygun güzergah olarak seçilmiştir." dedi.

İstanbul'un Avrupa yakasında Karadeniz'i Marmara ile bağlayacak yeni su yolu yapma projesinde ilk hedefin, medeniyetlere ve kültürlere başkentlik yapan İstanbul'da Boğaziçi üzerindeki gemi trafik yükünü azaltmak olduğunu ifade eden Arslan, şöyle devam etti:

"Hedef, İstanbul Boğazı'ndan geçen tehlikeli madde taşıyan gemilerden kaynaklı oluşabilecek riskleri azaltmaktı. Bir diğer hedefimiz o bölgede yaşayan vatandaşlarımıza, su yolu güzergahında kentsel dönüşüm de yaparak, güzehgah üzerindeki çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak, daha modern bir yaşam sağlamaktı. Bir diğer amacımız, İstanbul gibi dünya metropolü olan şehirde su yolu taşımasından kaynaklı hem ülkemizin konumunu hem cazibesini artırmaktı."

Arslan, söz konusu proje kapsamında Bakanlığın Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü, ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılan tüm çalışmaların değerlendirilerek, projenin hayata geçirilebilmesi için geçen yıl etüt, proje ve danışmanlık hizmeti alım ihalesine çıkıldığına ve Ağustos 2017'de çalışmalara başlandığına dikkati çekti.

Alternatif güzergahların tespiti, mevcut durumun değerlendirilmesi, sayısal model çalışmalarının, deprem, tsunami, rüzgar ve dalga iklimi, jeolojik etütlerin yapılması dahil tüm çalışmaların yılbaşı itibarıyla tamamlandığını vurgulayan Arslan, bu kapsamda her konunun detaylı olarak ele alındığını söyledi.
Arslan, proje çalışmalarında ülkenin önde gelen İTÜ, Boğaziçi, ODTÜ ve Gazi gibi üniversitelerinden aktif olarak görevde olan, alanında uzman öğretim üyeleri ve uluslararası uzmanlardan destek aldıklarını ve birlikte çalışmaya devam ettiklerini ifade etti.

Planlanan alanlarda 35 ilgili kurum ve kuruluşun yaptığı çalışmaların verilerini aldıklarını anlatan Arslan, "Çevresel koşullar ile flora ve fauna durumunu tespit ettik. Maden alanları, sit alanları, hassas alanlar, jeolojik çalışmaları, yer altı ve yer üstü su kaynakları, toprak kaynakları, denizcilik ve ulaştırma ağlarına etkisi, yarma hacmi, kanal uzunluğu, kamulaştırma, yerleşim alanlarına etkisi gibi etkenler çerçevesinde yapılabilirliği dikkate alınarak 5 farklı güzergah üzerinde çalışmalar devam ettirildi. Sayısal modelleme çalışmaları kapsamında, yapıma esas etüt projesine temel teşkil edecek ön sayısal modelleme çalışmaları tamamlandı. Buna bağlı olarak da Kanal güzergahı boyunca yer altı suyu akımları tespit edildi. Farklı zemin türleri tespit edildi, bu zeminlerin her birinin geçirimliliklerinin farklı olduğu belirlendi."

Yer altı sularının, olumsuz etkilenmemesi için çalışmaların belirlenen koridorda daha hassas bir şekilde yürütüldüğüne dikkati çeken Arslan, tespit edilen alternatif üzerinde daha hassas şekilde çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Arslan, yer altı sularının ve temiz su havzalarının etkileşimlerinin detaylı bir şekilde haritalandırılacağını ve gerekli önlemlerin alınacağına işaret ederek, yer altı su modelleme çalışmasının yanı sıra su kalitesi, sediman hareketleri gibi diğer sayısal model çalışmalarının da devam ettiğini ifade etti.

Bakan Arslan, değerlendirme kriterleri dikkate alındığında 4. alternatif olan "Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu" koridorunun Kanal İstanbul Projesi için en uygun güzergah olarak seçildiğini belirterek, "Küçükçekmece Gölü'nden girecek ve Sazlısu Barajı'nın oradan Terkos Barajı'nın doğusundan Karadeniz'e çıkmış olacak. Güzergahımız yaklaşık olarak 45 kilometre uzunluğundadır." diye konuştu.

http://aa.com.tr/tr/ekonomi/kanal-istanbulun-guzergahi-belli-oldu/1031010
http://aa.com.tr/tr/ekonomi/kanal-istanbulun-sahadaki-son-sondaji-yapildi/1031463

Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

sadalone

Bir ara İstanbul'a ettikleri ihanetlerden bahsediyorlardı bu proje en büyük ihanetleri olacak sanırım...Şu yapay adalara dolgulara kanalın geçeceği akarsu ve göllerin bulunduğu bölgeye bakar mısınız.

İstanbul'a vereceği çevresel zarar bir yana bu proje için on milyarlarca dolar borç alınacak yurt dışından...Rant oluşturmak için on milyarlarca doları bu gereksiz ülkeye hiçbir faydası olmayacak aksine zararı olacak bir projeye harcamak yerine kentleşme sorunumuzu düzeltecek, üretim istihdam odaklı projelere harcamıyoruz.

Anadolu'da yeni bir kent yeni bir cazibe merkezi oluşturmak için harcansaydı yine neyse ama bu proje İstanbul'a daha fazla nüfus getirecek.

Mesajı Paylaş

putty

Yılda sekiz milyar dolar gelir sağlayacakmışız Mesajı Paylaş

murattekin

Bence reel bir proje değil. Gerçekten hayal. 45km uzunluk, 200 metre genişlik, 45 metre derinlik. Bunun olabilitesi var mı?
La Sagrada Familia bile daha bitmedi. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

BETONBEY

Panama, Süveyş işliyorda burası niye işlemesin ?

Gemilerin günlük navlun ücretleri yüzbinlerce doları bulabilmektir. Karadeniz'den yada Akdeniz'den her gelen teknenin direk çift yönlü geçebildiğini mi zannediyorsunuz ?

Bunun trafiği var, kötü havası var, sisi pusu var...

Kanal, her türlü hava şartıda, hızlı ve güvenli geçmek isteyen tüm gemiler tarafından kullanılacaktır. Ayrıca artan geçiş hızı Karadeniz ülkelerinin deniz yoluyla ticaretini arttırmasına yol açacaktır.

İstendiği zaman da ise "geçişler" başlığı altında Rusya'ya karşı sopa olarak kullanılabilecek bir argüman oluşturacaktır.

Ekonomik tarafına ise hiç girmiyorum bile, oluşturulacak değer ortalama 250 milyar dolar olarak hesaplanıyor. 3. Havalimanı, Kanalistanbul ile birlikte çok daha değerli bir proje haline gelicek. Her iki projede birbirini destekleyen projeler...

Yeni limanlar, depolama tesisleri, konteyner parkları, marinalar, ii merkezleri...

Devasa bir lojistik hubı oluşturuluyor. Kaybetmek imkansız bence...

Hepsi para ile mukavim projeler bunlar, paran varsa yada kredibiliten varsa yaparsın. Yoksa ağzın açık kazanana bakarsın.

Çevre konusunda benimde çekincelerim var. Zira boğazın Karadeniz'den Marmara'ya üst, tam tersi yönde ise bir alt akıntısı mevcuttur. Bu denge belki de onbinlerce yılda oluştu. Yapay geçişte bu olmayacak ve nasıl bir durum oluşacak öngörebilen yok.

Ama bu proje bence çok değerli bir projedir... Mesajı Paylaş

merzifonlu

@BETONBEY; Çevreyi mahveden bir proje nasıl değerli proje oluyor?

Bundan başka, İstanbul gibi ülkenin siyasi sınırına yakın bir kenti bu kadar büyütmenin ve vazgeçilmez yapmanın, askeri strateji açısından kabul edilemez bir karar olduığunu izah edecek bir Allahın kulu ASKER kalmadı mı Ankarada? Biz boşuna mı başkenti Ankara'ya taşıdık? Fatih Sultan Mehmet "İstanbul Payitahtın olacaksa, sınırların en yakın Tuna Nehrinden başlamalıdır." diye konuşurken boş boş konuşmuyordu herhalde!

Daha pek çok argüman sayabilirim. Bu proje bence değerli falan değildir... Mesajı Paylaş

commandos

Amaç sadece inşaat sektörünü canladırmak ki onun da ülkeye orta-uzun vadede pek bi faydası yok. Fiyatlar artar, artışlar enflasyonu tetikler, zamlar gelir, vs. vs. Aslında ekonomik oalrak faydadan çok zarar getirir. İşin siyasi yada stratejik tarafını ayrıca düşünmek gerekir. Belki bu tarafı ekonomik tarafını daha da bastırıyordur ve bu nedenle yapılması düşünülüyordur. Kim bilir...
İşin çevre boyutuna girmiyorum. Tam bir felaket. İNşallah doğa intikamını bi şekilde almaz... Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

sadalone

Bu proje değerli değildir aksine İstanbul'a ve Türkiye'ye ihanettir.

Sırf trafik sis kötü hava koşulları için dışarıdan on milyarlarca dolar borç alıp harcayacak durumda mı bu ülke.Ülke'de en son dert edeceğimiz şeyi sanki öncelikmiş gibi sunuyorsunuz bu ülkenin düzeltilmesi için ciddi miktarda maddi kaynağa ihtiyaç duyulan öyle sorunları,yetersizlikleri var ki boğazdaki trafik bunların yanında en son düşüneceğimiz şey.

Oluşturulacak değer 250 milyar dolar diyorsunuz ama bunun bize bu ülkeye ne faydası var sadece birilerine yeni bir rant alanı oluşturuluyor o kadar.Değeri ve nüfusu Anadolu'ya diğer kentlere değil İstanbul'a topluyorsun bundan nihayetinde herkes eninde sonunda zararlı çıkacak.

  Mesajı Paylaş

murattekin

Bölgenin iklimini de bozacaktır + aşağıda yazdığım verilere bakarak bitebileceğini hiç sanmıyorum. Yazık herşey heba olacak. Ülkemiz, para, ekonomi.
Gerek var mı bilemiyorum.
Ha bir de Küçükçekmece gölünün altından tüp geçit yapılacakmış.

Panama kanalında büyük oranda göllerden faydalanıldı. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

farabi

#9
Oca 16, 2018, 08:22 ÖÖ Last Edit: Oca 16, 2018, 08:39 ÖÖ by farabi
@Betonbey , Mursi Mısır'da darbe ile devrilmeden önce , Katar , Türkiye ve Mısır Yeni Süveyş Kanalı projesinde anlaşma sağlamıştı. Projenin parçası olarak yeni bir lojistik-finans merkezi kurulacaktı. Finansmanı Katar sağlayacak müteahhitlik ve mühendislik hizmetleri Türk firmalar üzerinden yapılacaktı. Darbe olunca, proje de Suudi Arabistan-BAE eline geçti. Mısır'ın borçlanmasında en büyük teminat bu proje olabilir, araştırmak lazım...

***

Benim ticari faaliyet alanım deniz nakliyat alanında çalışan bir aile şirketi ve kum tedariği konusunda Türkiye'nin en büyük hazır beton-çimento üreticilerinin ana tedarikçisi olarak çalışan ayrıca hazır beton alanında faaliyet gösteren bir kurumun ise kurucu ortaklarından biriyiz. Bu kurum aynı zamanda, an itibariyle İstanbul merkeze en yakın ticari liman durumunda, Pendik Tersanesine komşu.  Çalıştığımız hacimleri yıllara göre kıyaslarsam , açıkçası İnşaat sektöründe çok büyük bir yavaşlama olduğu fikrine katılamıyorum. Son müşteriye satılan birim bağımsız bölüm ( daire/dükkan) satış adedinde bir yavaşlama varsa , o konuda bir bilgim yok. Mesajı Paylaş

aktifkarbon

Bu aklıevvel procenin bilimsellikle veya mühendislikle hiçbir alakası yok. En basit kanıt:
17bin metre sondaj yapılmış!
17000/50 kilometre = 340 metre kilometre başına yapılan sondaj demektir

Ayrıca sondajar halen devam ediyor.
Gelelim analize, derine girmeden...
*Sondajlar devam ederken ÇED çalışması nasıl devam etti?

*kilometre başına 340metre sondajı kendileri diyor ama bugün şehir içinde bir ev inşaatında bile çok daha yoğun sondaj yapılıyor

*Bu kanaldan kendi çocukları bile para verip geçerler mi. Panama ve Suveyş ile mukayese edenleri zaten oy kullanmasından, internet kullanmasına kadar yasaklamak lazım.

*Askeri gemileri boğazlar antlaşmasını pas ederek geçirmek bize ne kazandıracak. Yavuz zırhlısının 100 sene önce yaptığı şeyi tekrarlamak mı istiyoruz. Ama yetmez!! Çünkü Çanakkale boğazına da kanal açmak lazım. Ama o da yetmez, Marmara denizi de aynı kurallara bağlı.

Bununla birlikte Istanbul'un içme suyunun %5ini sağlayan Sazlıdere barajını, şu küresel ısınma döneminde yok etmek ne kadar akıllıca.
Terkos'un yanından geçerken deniz suyunun terkosa karışması, tarım alanlarında tuzlanma sorunları konuşulmuyor bile.

Hepsinin üstüne tam da savaşa girecek iken bu kadar yatırım hangi akla hizmet edecek
Henüz zemin etüdleri bile bitmeden(yeterli/yetersiz) nasıl güzergah belirlenip bütçesi belirlendi

Bu kadar yatırımı Anadoluya sanayi yatırımına dönüştürsek zaten Istanbul'un trafik ve emlak sorunu çözülür, tersine göç verir.
Bu işten sadece menfaat sağlayacağını düşünenler müeahhit firmalardır ama onların kaybı en fazla olacak, gelecekleri olmayacak.
Gezi'yi mumla ararsınız!! Aramalısınız da..... Mesajı Paylaş
_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
edogudan@aktifkarbon.com
http://www.aktifkarbon.com

SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon

petrichor

öncelikle herkese merhaba... burası bir forumdur herkes istediği konuda yorum yapabilir ama sormak istediğim birşey var kanal projesine olumlu yada olumsuz yorum yapanların(özellikle olumsuz yorum yapanların) uzmanlık alanlarını merak ediyorum. aynı sitemler twitterda da mevcut... doğaya zararlı olduğu savı mesela... bunu kanıtlayacak ya da destekleyecek gerçekten bilimsel bir yazı ya da makale var mı?... yine benzer şekilde acaba uluslararası ilişkiler de veya ekonomik olarak bir kazancı/zararı olacak mıdır?
 
 ben açıkçası rant için böyle bir projenin olacağını çok mümkün görmüyorum benzer paralar kısa vadede insanların bu kadar gözü önünde olmayan projelerden de kazanılabilir eğer amaç rant ise...
  Mesajı Paylaş

aktifkarbon

20+yıldır çevre bilimcilerle birlikte çalışıyorum, inşaat nasıl yapılır ve jeoloji nedir konularında da bilgiliyim. Bilim çevrelerinde söylediklerimi bilimsel olarak yalanlıyabilecek bir akademisyen çıkacağını sanmıyorum.
O 4 üniversitenin onayının da bilimsellikle bağdaşmayacağını iddia ediyorum, onları tarih te yargılayacak Mesajı Paylaş
_________________
Erhan DOĞUDAN
AC-GC Karbon Ürünleri ve Teknolojileri
İZMİR
edogudan@aktifkarbon.com
http://www.aktifkarbon.com

SosyalMedya:
http://twitter.com/aktifkarbon
http://www.facebook.com/aktifkarbon

farabi

Çevresel etki , önemsenmesi gereken bir konudur , eleştirel yaklaşımda uzun periyotta ancak fayda üretir, bunu tenkit etmemek lazım. Onun dışında kalarak , ve Kanal İstanbul üzerinden değilde , inşaat sektörüne yapılan atıf üzerinden bir iki şey söylemek isterim.

Ekonomik açıdan , bir ülke pekala inşaat hizmetlerini kalkınmada itici güç olarak kullanabilir. İnşaat endüstrisi yatay ve dikey olarak yüz üzerinde sektörü besliyor. Hafriyat-nakliyat hizmetlerinden tutun , bin üzerinde ürün-hammadde temininden, tasarım-denetim hizmetlerine kadar bir parantez aldığınızda ülke istihdamının en büyük payı burada.

Ancak burada ivmelenme sadece şehir rantı yaratarak olmaz, o konudaki eleştiriler de haklı. Hukuki altyapı bir başka ayağı , mütekabiliyet yasası ve sair aslında biraz bu amaca yönelikti fakat beklenen etkiyi yapamadı. Avrupa'da Londra , Arabistanda Dubai , Doha ve sair , yapılmakta olan bu tarz projelerin neredeyse tamamında %80 ve üzeri dış yatırım alıyor. Biz neden bu rakamların yarısına yaklaşamıyoruz , sektörün bu anlamda yapısal sorunlarını aşması gerekiyor.

Türkiye'de ayrıca 2000 öncesi yapı stoğunun tam rakamı bilmiyorum ama çok büyük kısmı riskli grupta daha vahim olanı ise yapı denetim mekanizmasını oturtana kadar da ciddi sorunlar yaşandı, yaşanıyor. Yurt genelinde iskan problemleri olan , imara uygunsuzluk, yıkım-düzeltme kararı olan ve sair on bin üzerinde mahkeme dosyası vardır. Bu problemlerimin birikimi olarak , Türkiye'nin kentsel dönüşümünü tamamlaması için yüz-binli rakamlarla ifade edilecek boyutta yeni yapı stoğuna ihtiyacı var. Bu büyüklükte bir dönüşümü devlet sübvanse edemeyeceği için sektörün dış kaynakla beslenmesi gerek.

Lakin , eş-dost , ahbap-çavuş meseleleri , müteahhitlik hizmetlerinin halen sermaye odaklı bir girişim olarak görülmesi ve sektöre giriş zorluğunun olmaması , şehir rantının doğrudan bir ayrı bir iş kolu haline gelmesi , hem imarın hukuki sorumlulukları hem denetim tarafında hem de satış-alış işlemlerinde hukuksal düzenlemelerin yetersizliği , bunun yanı sıra cazibe merkezi yaratmayı metrekare fiyatlarını fırlatmakla eşitleyen bir anlayışın yerleşmesi , yabancı sermayeyi çekme konusundaki eksiklikler gibi sürüyle sorunun birikerek oluşturduğu bir sorunlar yumağı mevcut. Potansiyel var ama onu harekete geçirecek bir organizasyon kapasitemiz henüz yok. Mesajı Paylaş

HDS

@petrichor, Bu konuda itirazı olanların hepsi çok da bildiğinden bu işe karşı çıkmıyor olabilir, ama yüz binlerce yılda oluşmuş bir su havzasının da dengesini etkileyebilecek hacimdeki bir su yolunun açılması konusu "öngörülemezlik" sebepli bile itiraza layıktır.

Menderes nehri yatak taşıması ile İzmir Körfezi öldü. Marmara Denizinin su döngüsünde neye yol açacağını bilmiyoruz. Marmara Denizi mevcut akıntılar ile hayata bağlı. Bu akıntıların ne olacağını bilmiyoruz. Bu bilinmezlik bence dikkate değer.

Beri yanda, bizim memlekette kimin umurunda ki zaten? Çevresinde 20 milyon insan yaşıyor Marmara'nın asit kuyusuna dönse koca deniz kimsenin umurunda değil. Dönüp bakan bile olmaz.

@farabi, Ne Türkiye ne de İstanbul yabancı yatırımcıya pek de bir şey vaat etmiyor. Türk Lirası Dolar'a karşı yükselirken ya da en azından mevzi kaybetmezken belki bir yatırım aracı olabilirdi. Ama devalüe olmaya başladığından beri, enflasyon yükü arttığından beri kolay değil. Üstelik bundan on yıl önce "expat"ların gelmek için can attığı bir memleketti İstanbul mesela. Uzun süredir değil ve zaten sunacak pek fazla bir şeyi de yok.


"Ya zaten bu hükümetle" diyecek halim yok. Ama taşra kafalıyız biz ve zenginleştikçe "zarar verebilme" ve çevremizi de kasabalılaştırabilme yeteneğimiz arttı. Şehirler bu sebeple kurudu. Yoksa "mekan" ve "eğlence" eksikliği hiç yok Türkiye'de. Buna aktarılan para da artıyor. Konuta da yatırılan para artıyor.

Ama konutlar boktan, sokaklar ruhsuz, şehirler kupkuru, sosyal mekanlar sevimsiz, kalitesiz. Eğlence anlayışı çok sığ. Ulaşım zor ve tehlikeli. Bunu sadece kendimize goygoylarız. Öyle de gitti bir süre. Zira, kasabalı kafalı ama cebinde az çok parası olan adam sayısı arttı. Alladığın pulladığın, ucuz ve kalitesiz şeyleri bu "cadre"ye giydirebiliyorsun halen. Bu kadar basitin bu kadar satarı olduğu yerde "uluslararası" kalitesi olan bir şey yapmaya çalışmak maliyet etkin değildi. Mesela o lokomotifin kömürünün artık bitiyor olması. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter