Kuzey Afrika Türkleri : Cezayir, Tunus, Libya , Mısır

Başlatan farabi, Oca 08, 2018, 07:57 ÖS

« önceki - sonraki »

farabi

Cezayir Türkleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun 16. ve 18. yüzyıllar arasında Asya'nın batısında ve Kuzey Afrika'da gerçekleştirdiği fetihler sonucunda ortaya çıktı. Bir kısmı, başta Arap nüfus olmak üzere 'yerel halka karışmayı' başardı, bir kısmı ise kısıtlı bir topluluk içinde, yerli halkla kaynaşmadan hayatını sürdürüyor.
Ülkedeki etnik azınlıkların sayısını azaltma politikası izleyen Cezayir yönetimi, Türklere de bu kuralı uyguladı. Çeşitli kaynaklara göre, Türklerin Cezayir nüfusundaki oranı yüzde 5 ile yüzde 25 arasında değişiyor.

2014 nüfus sayımlarında çıkan 38 milyon kişilik sonuç baz alındığında, 760 bin ile 9,5 milyon arasında bir Türk azınlıktan söz etmek mümkün. 760 bin rakamı, saf Türkleri işaret ediyorken, diğer kaynakların rakamı ise farklı halklarla 'karışmış' Cezayir Türkleri'ne ait olabilir. Bunların yanında, özellikle İngiltere ve Fransa'da olmak üzere, Avrupa ülkelerinde de binlerce Cezayir Türkü bulunduğunu belirtmek gerekiyor.

ANKARA'NIN CEZAYİR POLİTİKASI GÜNÜMÜZÜ NASIL ETKİLİYOR?

Ankara, Cezayir Türkleri'ni kayıt altına alıyor ancak diaspora içinde Türkçe konuşulması ve kültürün yaşatılması gibi konularda herhangi bir önlem almıyor, Türk pasaportu verme gereği görmüyor. Bunun nedenlerinden biri, ülkedeki Türk vatandaşlarını Cezayir milliyetçileri önünde zor duruma düşürmemek olabilir. Ankara'nın Cezayir'i 1972'ye kadar resmen tanımaması, belki de bugün yaşanan zorlukların kaynağını teşkil ediyor.

YEREL HALKLA EVLENMEYEN TÜRKLER HIZLA YÜKSELDİ

18. yüzyılda Cezayir Türkleri, gördükleri baskı sonucu yerel halkla aile kurma pratiğini azalttı. Yerel halkla evlilik yapan Türkler'e tanınan ayrıcalıklar kaldırıldı. Yerel halkla evlenmeyen Türkler ise, devlet içinde başarı basamaklarını daha hızlı tırmandı.

Uygulanan bu yaptırımlar, Cezayir Türkleri arasındaki bağlılığı arttırdı ve çıkarlarını daha fazla korumalarını sağladı. Bu sayede Fransızlar, Cezayir'i aldıklarında sömürgecilere karşı koydular, Arap ve Berberilere karşı kendilerini savunabildiler.

TÜRKLERİN ÜST DÜZEY GÖREVLERDE BULUNMASI RAHATSIZ EDİYOR

Son dönemde Cezayir Türkleri'ne yönelik karşıtlığın artması, ülkedeki sosyo-ekonomik durumun kötüleşmesi ve ülke yönetimindeki farklı gruplar arasındaki gerilimin yükselmesiyle ilişkili olabilir.

Türklerin üst düzey görevlerde bulunması, yaşanan gelişmelerin sebeplerinden biri. Bu isimler arasında, farklı gruplarda olmalarına rağmen, Cezayir ordusunun gizli servisi DRS'nin başında Muhammed Meden, halef Atman Tartag ve Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika yer alıyor.

Irak ve Suriye gibi Arap ülkelerinde ayrıcalıklara sahip olmayan Türklerin Cezayir'de bu kadar çok üst düzey mevkiye sahip olması, 500 yıl boyunca Cezayir içinde dağılmalarını önleyen bağlılık sayesinde gerçekleşti.

2. DÜNYA SAVAŞI CEZAYİR TÜRKLERİ'Nİ GÜÇLENDİRDİ

2. Dünya Savaşı ve Hindistan-Çin savaşlarında askeri tecrübe edinen Türkler, Fransa'dan bağımsızlık kazanmadan önceki dönemde Ulusal Kurtuluş Cephesi içindeki iktidar mücadelesinde üstünlüğü ele geçirdi. Bağımsızlığına kavuşan Cezayir'in ilk lideri Ahmed Ben Bella'nın devrilmesinin ardından Türkler, iktidardaki güçlerini pekiştirdi ve bunu günümüze kadar taşımayı başardı.

MUHALEFET OSMANLI KARŞITI PROPAGANDA İMKANINA SAHİP

Bugün ise 'Osmanlı diasporası'nı Arapça'yı yok edip yerine Fransızca'yı yerleştirmekle suçlayan radikal İslamcılar, Cezayir Türkleri için tehdit oluşturuyor. Buteflika, son 15 yılda bu tehditleri yönetimde söz sahibi olan 'yasal' İslamcıların desteğiyle ortadan kaldırdı. Ancak bugün bu önlemler yeterli olmayabilir. Artık Cezayir muhalefeti, kitleleri iktidara karşı mücadeleye çekmek için Osmanlı karşıtı söylemler kullanabilir.

sputnik - 27.08.2015 Mesajı Paylaş

farabi

LİBYA HAKKINDA BİR KÖŞE YAZISI

İki buçuk ay öncesine kadar Libya'nın Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı görevinde bulunan ve bugün kendi isteğiyle görevinden ayrılan Ali Hammuda, Libyalı bir Türk. Ankara'da Millî Düşünce Merkezinde verdiği bir konferansta Libya'da Türk varlığını anlattı.

Kısaca tarihî gelişim şöyle: 1510'da Trablusgarb İspanyolların işgaline uğrar, 1532'de bir Haçlı teşkilatı olan Malta Şövalyelerine teslim ederler. Yapılan zulümlere dayanamayan Trabluslular, İstanbul'a Abdullah Almurabıt'ın başkanlığında bir heyet gönderirler ve Türklerden yardım isterler. Kanuni Sultan Süleyman, yardım için Murat Ağayı gönderir. Murat Ağa Tacura'ya gelip gönüllüleri eğitir, savaşçıları donatır. Sinan Paşa liderliğinde bir filo harekete geçer. 9 Ağustos 1551'de savaş başlar. 16 Ağustos 1551'de Trablus bağımsızlığına kavuşur. Sonra Libya'nın diğer bölgelerinde Osmanlı hâkimiyeti başlar. 1556'da Mısrata bir Osmanlı şehri olur. 1711-1835 arasında Karamanlı Hanedanı gelir. 1911'de kadar bu bölgede Osmanlı yönetimi hâkimdir. 1911'de Trablusgarp Harbinde Berkaa, Bingazi, Derne, Tobruk, Trablus, Mısrata, Humus, Zaviye cephelerinde Mustafa Kemal, Enver ve Nuri Paşalar İtalyanlara karşı fedakârca savaşırlar.

Osmanlı bölgeyi Malta şövalyelerinden kurtarmak üzere Kuzey Afrika'ya, Libya'ya bol miktarda Türk askeri göndermiş. Libyalılar gelen Türkleri din kardeşi ve kurtarıcı olarak görmüşler. Türk subay ve askerleri yerli kadınlarla evlenmişler ve çoğalmışlar. Bu aşirete Kuloğlu veya Köroğlu diyorlarmış. Kuloğulları, Kuzey Afrika'da halkın önemli ve büyük bir parçasını oluşturuyormuş. Libya'da Kuloğullarının yani Türklerin oranı %15 imiş. Libya'daki Türk kabilelerinin isimleri şunlar: Çerkezler, Fırtasiler, Mukavibeler, Karara, Yidir, Dradfa, Raas Ali, Dırata, Aabad, Cihanlar, Zavabiler, Şavahideler, Almoksba, Alblabila, Alramla.

Osmanlı, 16. yüzyılda Kızıldeniz'e ve İslam mukaddes mekânlarına yönelik hazırlanan sömürgeci, acımasız, zalim Portekiz Haçlı ordularına geçit vermediler. Hint Okyanusu ve Arap Körfez bölgelerindeki Portekiz sömürgecilerinin Hicaz'a girmelerine engel oldular. Portekizliler, Kızıldeniz'e girip Cidde limanını ele geçirecek, Hicaz bölgesini işgal edecek, arkasından Mekke'ye yürüyecekler, Mescid-i Haram'a girecekler, Kâbe'yi yıkacaklar, sonra Medine'ye yürüyüp Hz. Muhammed'in (sav) kabrini yok edecekler, sonra Tebük üzerine yürüyüp Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı ele geçireceklerdi. Haçlı Portekizlilerin bu şeytanî planlarını akamete uğratan Osmanlı oldu. Haçlı orduları, Kuzey Afrika'yı ele geçirip bura Müslümanlarının dinini ve kültürünü yok edip sömürgeleştireceklerdi. Osmanlı, bu bölgeye işte bu Haçlı planlarını boşa çıkarmak, kutsal beldeleri korumak, barış ve güvenliği desteklemek, bölge Müslümanlarının dinini, kültürünü ve varlığını korumak için oraya gittiler.

Ali Hammuda şöyle devam ediyor: "Eğer Allah, Türkleri, Osman hanedanını ve sultanlarını uyandırmasaydı, hem karada hem denizlerde filolarla savaşmasaydılar ve devlet olarak ortaya çıkmasaydılar İspanyollar ve Portekizliler, Kuzey Afrika, Kızıldeniz, Hicaz ve Körfeze hâkim olurlardı ve bu bölgenin durumu bugünden çok farklı olurdu." ( Reconquista )

Bugün Libya'nın Mısrata şehri, Türklerin bütünüyle blok halinde yaşadıkları bir yer. Libya'nın tam ortasında bulunan Akdeniz'in iki sahilinin üzerinde duran Mısrata, yüzölçümü ve nüfusuna göre Libya'nın 3. büyük şehridir. Bu şehirde Kuloğlu/Köroğlu Türk aşireti hâkim. Daha önce Kaddafi bu şehri ve burada yaşayan Türkleri yok etmek için çok uğraşmış. Bugün de eski rejim kalıntıları, Arap ırkçıları, Batı yanlıları Mısrata'yı sırf Türk oldukları için yok etmeye uğraşıyorlarmış. Ali Hammuda diyor ki: "Biz hiçbir zaman soyumuzu inkâr etmedik ve etmeyeceğiz. Onunla veya onun sebebi ile hiçbir zaman utanmayacağız. Ondan bize zarar verecek, rahatsız edecek veya mahcup edecek bir şey yok. Ayrıca aziz Allah'ın iradesini temsil ediyor."

Kaddafi, korktuğu ve güvenmediği için Mısratalıları askerî okullara almamış, askerî güvenlik kurumlarında yöneticilik yapmalarını yasaklamış. Ayrıca kendisini destekleyen bedevileri yoğun olarak Mısrata'ya yerleştirip onlara güvenlik yöneticiliği vererek Türk nüfusu etkisiz hale getirmeye çalışmış. Bugün de Libya Türkleri, Irak ve Suriye Türkleri gibi büyük bir özgürlük mücadelesi vermeye devam ediyor.

( yazan : Prof.Dr.Nurullah Çetin - Kasım 2014 ) Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter