İsrail ve Filistin Sorunu

Başlatan dalamper, Eki 15, 2015, 04:40 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

sadalone

Ah birde kendi insanımızı kendi şehirlerimizi kendi ülkemizi bu kadar düşünsek korusak. Mesajı Paylaş

kara mehmet

Bence bu olayda nerede, neden durduğumuzu bi daha gözden geçirmeliyiz. Kudüs veya Filistin hangi noktaya kadar bir sorun olmaya değer. Mesajı Paylaş
SAVAŞMA SEVİŞ

sadalone

#108
May 18, 2018, 01:50 ÖS Last Edit: May 18, 2018, 01:52 ÖS by sadalone
Türkiye ve İsrail'in ilişkilerinin kötü olması her iki tarafın da zararına.İlişkiler olabildiğince iyi olmalı,uzun vadeli stratejik bir ortaklık bile yapılabilir duruma gelinmeli, emin olun bu şekilde filistin davasına şu ankinden çok daha fazla katkı yapma şansımız ihtimalimiz olur.

 
Mesajı Paylaş

merzifonlu

Ne işbirliği ile ne de işbirliği olmadan, Filistin Sorununa şimdiki güç düzeyiyle fazla bir katkımız olamaz. Adam "o yerler benim toprağım" diyor, bir zamanlar onundu da. Bu konuda taviz vereceğini düşünmek saflık olur.

Öte yandan, bence asıl sorulması gereken soru şu: Filistin/Küdüs davasını ne dereceye kadar sahiplenmeliyiz? Ben gereğinden fazla sahiplenildiğini düşünüyorum. Mesajı Paylaş

putty

Filistin sorunu değil Kudüs sorunu bu. 2000 yıllık bir inat var ortada. Roma almış haçlılar almış Türkler almış bu kudüsün hikayesi ne onu okuyup çözün bence. Lüksemburk un bile güçlü bir Kudüs yaklaşımı vardır. Bu ahlaki bir mecburiyet. Filistin mevzusu değil bu daha olayı anlayamamışsınız siz kadim bir yarış var inatlaşma var Kudüs ile alakalı. Hindistandan berideki her ülke bunu bilir. Mesajı Paylaş

HDS

Filistin meselesi bir "güç" meselesi değil. Zamanının Nasır'lı Mısır'ı, UAR'i ne kadar güçlüydü. Ne oldu?




Filistin halkı zeki insanlar. Orada onlara bir "iş" ve gayret yaratabilmek gerek. Türkiye'nin bunu sağlayabilecek kapasitesi var aslında. Mesele de İsrail'le Akdeniz'de itişip kakışabilecek tek "güç" ve o kadar güçlü olmamız. Adam bize karşı uçak aldı koşa koşa, şimdi denizaltı peşinde.


Öncelikle İsrail'in kendi içinde Filistin toprakları ile ilgili ne yöne gideceğine karar verip delikanlı gibi de kalkıp dünyaya bunu söyleyebilmesi gerek. Şu anda bir puştluk dönemi içindeler. Mesajı Paylaş

putty

Lübnan a yüz bin asker bir hava üssü zırhlı birlikler çıkarmak gerek. Bunu şimdi yapmalıyız çünkü Suriye de kendine biraz toprak kopartmak istiyor Golan'ın doğusunu da almak istiyor. Ürdün ü ikna edersek oraya da asker göndermek gerek. Bu İsrail gerçek asker görmemiş iyice havaya girmiş. Lübnan da zaten güçlerimiz var onu arttırmak gerek 100 bin asker mesela. Lübnan ile hava köprüsü A400 ler le sürekli trafik.
Mesajı Paylaş

putty

F16 ile koruyacağız Mesajı Paylaş

muhendus

Ben mi çok farklı bakıyorum duruma anlamadım.
Bize ne Kudüs'ten yahu, o defterleri kapatalı 100 yıldan fazla oldu.

Araplar ihanet, yahudiler cinayet kavmidir demişti vaktinde Yaşar Nuri Öztürk. Yesinler birbirlerini. Bizim küresel vizyonumuz bölgesel kısır çatışmalardan, sonuçsuz çırpınışlardan çok daha ötede olmalıdır ve öncelikle soy bağımız olan insanları ve bölgeleri hinterlandımız dahilinde değerlendirmeliyiz. Kimse Kırım için, Kerkük için, hatta ve hatta öz be öz kendi toprağımız olan adalarımız için bu kadar ses çıkarmadı, Batı Trakya'daki soydaşlarımızın derdine bu kadar düşmedi.

Kimse kusura bakmasın ama bu araplar ki bizi müslüman yapana kadar 300 yıl soykırım yaptılar resmen, yüzbinlerce Türk yok edildi. Desteklenecek hiç bir ideolojik tarafları yok, sadece insani açıdan üzülebiliriz ki onu da bizim için yapan yok. Mesajı Paylaş

HDS

Arap'la karşılaştığımızda Müslüman'dık biz.


Mevzu sadece Kudüs meselesi değil aslında. Hükümet ve RTE bunu tabii ki bir "basamak" olarak kullanıyor ve ondan hepimiz biraz tiksindik konudan. Ancak, Doğu Akdeniz çanağındaki bu gariplikler bizi ilgilendirir. Kudüs, Şeria ve Gazze konusunda da emniyetteki, rahat bir İsrail de gelir bizim gözümüze çomak sokmaya çalışır. Orada sürekli meşgul kalması gerekir.

Ancak, bundan önce, İsrail'in gerçekten de "tek devletli çözüm"ü dayatıp milyonlarca Arap'ı içinde eritmeye çalışıp çalışmayacağından da emin olmak gerekir. Şimdiye kadar işaretler bunu gösteriyor ama gerçekte pek başarılabilir gözükmüyor bu. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Siyonist güdümlü medyanın bize pompaladığı bazı yanlış algıları, doğru tarihi verilerle düzeltmek gerekiyor.

Yanlış algı: Kudüs, tarih boyunca hep Yahudilerindi, onların doğal vatanıydı. Filistinliler dahil başkaları hep bu toprakları Yahudilerin elinden almaya çalıştı. Yahudilere zulmetti ve onları sürgüne gönderdi. Şimdi Yahudiler, aslen kendilerinin olan şeyi yeniden alıyorlar.

Tarihi gerçekler: Kudüs her daim Yahudi yurdu değildi. Sonradan oldu. Mesela Hz. Musa, Kudüs'e hiç gitmedi. Ama Kudüs her daim Filistinlilerin topraklarıydı. O vakitler hak yoldan uzak olan (muhtemelen putperest vs.) Filistinlilerin elinden Kudüs'ü ilk defa Hz. Davut Peygamber fethederek almıştır ve o vakitten sonra Kudüs'te Yahudi yerleşimleri olmuştur. Daha sonra Davut Peygamber'in oğlu Süleyman Peygamber o meşhur tapınağı inşa etmiştir.

Kesintilere uğramış olmakla birlikte, Hz. Davut Peygamber'in kral olduğu MÖ 1000 yıllarından itibaren, MS 70 yılına kadar Kudüs Yahudilerin hakim olarak yaşadığı bir kent olmuştur.

Bu süre zarfında, MÖ 586'lı yıllarda Babil kralı Buhtunnasır (Nebuchadnezzar), azgınlıkları neticesinde Kudüs üzerine yürümüş, kenti ve tapınağı yıkmış ve Yahudileri Babil'e sürgün etmiştir. Bu sürgün Babil imparatorluğu Persler tarafından yıkılana kadar 60-70 yıl kadar sürmüştür.

Sürgün yıllarının sonunda gelen Azra (muhtemelen Üzeyir Peygamber) Yahudileri yeniden Kudüs'e yerleştirmiş ve yıkılan Süleyman mabedini yeniden inşa etmiştir.

Daha sonra MS. 70 yılında, yine azgınlıkları neticesinde, bu sefer Roma'nın gazabına uğramışlar. İskenderiye'de bulunan Roma veliahtı Titus (daha sonra imparator olmuştur), ordusuyla Kudüs üzerine yürümüş, kenti ve Süleyman Tapınağını yıkmış, Yahudileri de bir kez daha, ama bu sefer binlerce yıl sürecek bir sürgüne göndermiştir. Süleyman Tapınağı'ndan geriye sadece bugünkü "Ağlama Duvarı" (ki tapınağın dış avlu duvarlarından bir kısmıdır) ayakta kalabilmiştir.

Bu tarihi gerçeklerden yola çıkarsak:
- Filistinliler Kudüs'ün en eski ve en kadim sahipleridir. Bir dönem Yahudiler ile birlikte Yahudi hakimiyetinde bulunmuşlardır ama şehirdeki Filistin varlığı tarihin her döneminde olmuştur. Filistin hakimiyetinden önceki döneme ait herhangi bir tarihi veriye sahip olmadığımıza göre, bu şehrin kurucularının da Filistinliler olduğunu varsaymak oldukça makuldür.
- Yahudiler bu şehrin kurucuları değillerdi; şehri sonradan Filistinlilerden fethettiler. Şehirdeki ekseri varlıkları, Babil, Pers, Roma gibi dönemin güçlü imparatorluklarının hegemonyası altında ve kesintilerle yaklaşık 1000 yıl kadar sürmüştür.
- MS 70 yılındaki ikinci sürgünden, 1948 yılına kadar ki geçen yaklaşık 2000 yıllık sürede, şehirdeki Yahudi varlığı yok denecek kadar azdır. Özetle Yahudiler, Kudüs şehrinde var oldukları süreden çok daha fazla süreyle bu şehirden uzak oldular. (Gönül bağı ayrı mesele, zira herkesin bu şehirle ilhili gönül bağı var.)
- Eğer Kudüs bir kavmin asli vatanı, doğal yurdu olarak görülecekse, bunu en çok hakeden kavim Filistinlilerdir. Çünkü muhtemelen Kudüs Şehrini Filistinliler kurdular ve Yahudilerden önce, Yahudilerle birlikte ve Yahudilerden sonra her daim bu şehirde var oldular ve yaşadılar. (Belki de gaddar ve zalimce yürütülen Filistinli katliamlarının altında yatan neden de bu gerçeği bilen ve ortadan kaldırmaya çalışan Siyonist hırsı ve kıskançlığıdır.)
Mesajı Paylaş

kara mehmet

Olaya "bu topraklara sonradan işgalle yerleştiler" diye yaklaşacaksak işimiz zor. Zira orta Asya ya dönmemiz gerekir. Belki Sibirya ya. Olaya "araplar hain ne halleri varsa görsünler" noktasında yaklaşmakta doğru değil. Zira bu gerçeklik payı şaibeli ideolojik bir yaklaşımdır. Putty nin 100.000 asker yığalım fikrini tamamen görmezden geleceğim. Ben hds nin dediği gibi İsrailin meşgul edilmesi fikrinden hoşlandım. Fakat buda pek insani gelmedi. Hoş önemli olan bu da değil.

Şimdi şunu merak ediyorum. Filistinlilerin bu günkü topraklarında mutlu mesut barınması mümkün değil. Filistinin bir ülke olması bile mümkün değil.

Golan tepeleri karşılığında Suriye Filistinlileri kendi ülkesine kabul etse herkes için daha iyi olmaz mı? Zaten bu insanlar Arap dil sorunları din sorunları olmayacak. Filistin var olsa kendi halkına eziyetten başka bir şey getirmeyecek. Laik ve müslüman bir diktatörlük Filistinliler için her bakımdan daha konforlu olur kanaatindeyim. Hem ileride diktatörlük kalkabilir. Mesajı Paylaş
SAVAŞMA SEVİŞ

Baltica

Bolgede meydana gelen gelismeleri, Filistin sorunu-Kudus sorunu-Kuzey Irak sorunu, Suriye sorunu-Lubnan sorunu-Akdeniz sorunu-Kibris sorunu vb. kompartimanlara ayirmak, sadece universitelerde siyasi tarih vs. okuyan ogrenciler icin didaktik fayda saglamasi veya bu konularda kalem oynatan akademisyenler icin, akademik cerceve olusturmasi bakimindan faydalidir.

Gercek hayatta, yani sahada, ayni Avrupa'nin 19. YY. sonu ve 20. YY. basinda tanimladigi gibi bu sorunlar yumaginin dogru tanimi "Dogu Sorunu"dur (Avrupa cografyasindan bakildiginda gorulen bir cografi perspektif ile !) ve hepsinin, yani sun'i olarak kompartimanlara ayrilmis olan bu uyusmazliklarin hepsinin bir sekilde kuyruklari birbirine baglidir.

Dolayisi ile "Cografya kaderdir" ve bu topraklar uzerinde nisbeten de olsa huzur ve refah icinde yasamak istiyorsak, istesek de, istemesek de, mudahil olmak durumundayiz. Imparatorluk zabitleri bunu sahada yasayarak, tatbik ederek bilirler ve ona gore davranirlardi. Kamuoyuna pompalanan, "Ne Sam'in sekeri, ne Arabin yuzu", "Yurtta sulh, cihanda sulh" minvalinden propagandanin esbabi mucibesi ise, sadece ve sadece, o donemde, gucumuzun askeri mudahaleye izin vermemesi idi. Ancak, gerektiginde, Hatay meselesi cikararak, Hatay'a asker sokmaktan da cekinilmezdi.

Bunu asla unutmayin. Mesajı Paylaş

Balamir

"Arap'la karşılaştığımızda Müslüman'dık biz." Kaynak? Hala GökTanrı'ya inananlarımız var da o açıdan..
Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter