İsrail ve Filistin Sorunu

Başlatan dalamper, Eki 15, 2015, 04:40 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

dalamper

İran & İHH birlikteliği? Mesajı Paylaş

anafor2016

Burada asıl üzerinde düşünülmesi gereken,


"...... yaparken bize mi sordun?" Kalıbıdır. Yarın öbür gün bunun farklı versiyonlarını duyabiliriz Hiç bir sorumluluk almadan işin  merkezinde olduğu halde, sorumluluk almadan  yağ gibi kıvırma kalıbıdır.




  Mesajı Paylaş

matmat26

Devletin kaybı yok ki,

Devlet Suriyeli, Türk, Arab, Mecusi.. Menfaatine hangisi gelirse onu sahiplenir. Suriyeliler devletin menfaatine. Halkın değil. Devlet Vergisini alır, elektrik, su satar.. Yol var, Okul var, alt yapı var, konut var.. Tartıya koysanız Devlet kârda..   

Sadece devlet mi? Esnaf, üretici, tüccar, müteahhit  onlarda  menfaat sahibi. Ucuz iş gücü, hazır tüketici kitle.. Devlet Suriyelilere bakmak için kimden mal alıyor ? Tüccardan.. Tüccar kimden? Çiftçiden. Sistem işlediğine göre kimse zarar etmiyor.

Dolayısıyla alan - satan memnun. Suriyeliler de ilk yıllarda haliyle ne yapacaklarını bilmiyordu. Başka memleket , başka dünya..
Şimdi topluma da alışmış durumdalar. Kimseye zararları yok. Yaşayıp gidiyorlar.. Bol bol ürüyorlar. Adapte oldular, kızları açılıp saçılıyor. Oğlanları bizim kızlara yavşıyor..

Esnaf kendisini araplara ifade etmek için Arapça harfler eklediği tabelasını söküp, Türkçeleştirmeye başladı. Suriyelilerin de buna ihtiyacı kalmadı. Türkçe öğrendiler.

Ülkenin büyüme rakamlarını bunlar coşturuyor.

Iraklılar ise muazzam tembeller. Dünyanın en tembel insanları. Beş para etmezler. Suriyeliler onlara göre daha çalışkan..
Mesajı Paylaş

BETONBEY

#33
Haz 29, 2016, 10:30 ÖS Last Edit: Haz 29, 2016, 10:33 ÖS by BETONBEY
Sayın Matmat26 güzel konulara değinmiş. Ben üzerine biraz daha ek yapayım. 2015 yılında ülkeye  yapılan doğrudan yatırımın % 38'i araplar tarafından yapıldı ve bunun yarısı Suriye'liler tarafından gerçekleştirildi ;)

2010 yılından beride aşşağı yukarı durum böyle, hala unutmam 2014'te Esed verdiği bir röportajda Türkiye zenginlerimi çalıyor diye bir ifade kullanmıştı ;D

Gerçektende durum bu, savaşın hız kesmediğini gören Suriye'li işadamlarının çoğu sermayesini, kaldıysa fabrikasını Türkiye'ye transfer etti. Siz gelen 3 milyon Suriye'linin hepsinin sümüklü olduğunu falanmı zannediyorsunuz ;D

Bu 3 milyonun yüzbinlercesi zaten Avrupa'ya geçti, AB karıştı. Kalanların 700-800.000'i kamplarda, geriye kalan 1 milyon küsuru ise Türkiye'ye dağıldı. Ve bu dağılan taifenin içinde çok zenginlerde, mühendisler, doktorlarda, memurlarda, işçilerde, it ve uğursuzlarda var.

Ama hırsız taifesinin çoğu benim konuştuğum 2-3 Suriye'liye göre o bölgenin çingenesi, yani yerlisi değiller.

Sonuçta Suriye'liler S&P'nin Türkiye'nin ekonomik değerlendirmesi içerisine dahi girmiş vaziyetteler ;D

Türkiye'nin büyümede dünyada ilk 5-6'ya girebilmesinin, dünya krizdeyken hala 4'lerde büyüme gerçekleştirebilmesinin sebepleri arasında Suriye'lilerin oluşturduğu ekonomiyide sayıyor ;)

Ülkemizdeki Suriye'lilerle ilgili gerekli entegrasyon çalışmalarının yapılması bence önem arz etmektedir.

Savaş sonrasında ise bölgede parası olan konuşacak. Bize yerleşen ve zenginleşmeye devam eden, bizden vatandaşlık almış pekçok Suriye'li savaş sonrasında bu bölgeye ağırlığını koyacak ve bölgede yaptıkları iş bağlantılarını Türkiye'deki teşekküllerine  göbekten bağlayacaktır.

Bölgedeki savaşı kazansakta kaybetsekte, savaş sonrasında Suriye ekonomik anlamda bizdeki Suriye'liler vasıtasıyla zaten elimize geçmiş vaziyettedir.

3 milyon Suriye'linin esas hikmeti bence buradadır  :) Mesajı Paylaş

sailordream

Sayın  Betonbey Ürdünde milyonlarca filistinli var bu filistinliler vasıtası ile zaten eline geçmiş ne vardır? Ben söyleyim yıllardır orası ile ticaret yaparım eline hiç bir şey geçmemiştir.
3 milyon suriyelinin hikmeti elimizde patlamasıdır.

Bu forumun iktidar sempatisi iyice artıyor ya sabır. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın Sailordream,

İnsanların işlerine gelen verileri kullanıp işlerine gelmeyeni görmezden gelmeleride forumda baya artmaya başladı.

Bu tespitleri ben yapmıyorum, S&P yapıyor. Suriye'lilerin ülke büyümesine katkısını, doğrudan yatırımlarını değerlendirmelerine alıyor.

Diğer taraftan neredeyse hiçbir ekonomisi ve zenginliği olmayan, arap dünyasından aldığı yardımlarla ayakta duran Filistin'lilerle Suriye'lileri karşılaştırmanızda oldukça ilginç olmuş. Suriye'liler aman aman bir zenginliğe sahip olmasalarda Filistin halkıyla karşılaştırılmayıda haketmiyorlar :)

Yaptığım yorumlarla ilgili ise sizden fikir almak yada sizin düşündüğünüz paralelde yorum yapmak gibi bir zorunluluğum yok üstadım.

Özgür düşünce ;) Mesajı Paylaş

sailordream

#36
Haz 30, 2016, 01:59 ÖS Last Edit: Haz 30, 2016, 02:29 ÖS by sailordream
Ürdün de zamanında birebir bizim iktidarımız gibi Filistin yüzünü bana dönecek diye düşünerek milyonlarca mülteci aldı. Suriyede filistinde demografik olarak birbirine çok benzer ülkelerdir. O yüzden de benzetilmesi kadar doğal bir durum olamaz. Yarın Suriye özgürleşince fakir bir ortadoğu devleti olunca buradaki Suriyeli mülteciler, olmayan Suriye zenginliğinden fayda sağlayacak zannediyorsanız sizi gerçekten aldatmış Yiğit Bulut ve türevleri diyeceğim.

Standart & Poors'un o raporunu hazırlayan kişilerden birisi de Sayın Umurcan Gago'dur israrla vurgulanan bu yükselişin anlık olduğu ve yapılan kamu harcamalarını karşılamadığı yönündedir. Biraz daha okumaya devam edin bence.

Kısacası siz raporu okur işinize geleni görürsünüz biz kitabı okuruz. Özgür düşünce ;)

Lütfen yanlış anlamayınız eğer gidişatı başarılı buluyorsanız zaten yazabileceğim bir satır daha kalmamış demektir. Mesajı Paylaş

BETONBEY

#37
Haz 30, 2016, 02:32 ÖS Last Edit: Haz 30, 2016, 02:48 ÖS by BETONBEY
Bu olaya öncelikle insani boyutta yaklaşan biriyim. Devletsiz kalmanın ne demek olduğunu hangimiz biliyoruz ?

Bir sabah kalktığınızda devletinizin yerinde yeller estiğini, savaşın alıp başını gittiği bir ortamı hangimiz yaşadık ?

Komşu komşunun külüne muhtaçtır atasözü Suriye'lilerin değil bizim atasözümüzdür.

Temelde bu konuda karşı olduğum bu insanların değerlendirilme şeklidir. Deseniz ki "bu adamlar bizi işimizden ediyorlar, gelirimize ortak oluyorlar" bu görüşü saygıyla karşılarım. Ama bunun yerine bu 3 milyon insan için hırsız, uğursuz, terörist lafını söylemek hangi vicdana sığar.

Bu insanları ülkemizde misafir etmenin elbetteki bir bedeli var ama götürüler konuşulurken rahatsız olmuyorsunuzda az yada çok getiriler konuşulunca niye rahatsız oluyorsunuz ?

Biz daha önce bu seneryonun benzerini telaffuz ettiğiniz üzere zaten yaşadık. O zaman hiçbir dahlimizde olmamıştı ama farkındaysanız senaryo değişmedi.

Ben bu tecrübeden hareketle bazı tahlilleri yapıyorum. Savaş sonrası Irak'la ticaret hacmini en çok geliştiren ülke biz olduk. 2014 yılında 14 milyar dolarlık bir ihracat hacmine ulaştık ve bu neredeyse tek taraflı bir ticaretti. Şu an bu rakam Almanya'ya yada İngiltere'ye yaptığımız ihracata yakın bir rakamdır ve bu ülkelerden daha fazlasını ithal ediyoruz.

Bu gerçek ışığında Suriye ile ticaret hacmimiz savaş sonrası çok artacaktır öngörüsünde bulunmak neden yandaşlık oluyor açıklarmısınız...

Yandaşlık tabirine gelince, unutmayınız bu mecralarda sizde bir tarafsınız ve buda sizi başka bir tarafın yandaşı yapar.

Ama biz size her ne olursa olsun yandaş kelimesini kullanmazken sizler bize düşündüklerimiz üzerinden ne hadle bu kelimeyi kullanıyorsunuz ?

Bu kelime belki anlam olarak küfür değil ama yaşadığımız dönemde de pek düzgün bir manada kullanılmadığı da ortada sanırım.

Zira ne makamımız mevkimiz, ne de tonla paramız var.

Not:Yazınızı görmeden bu yazıyı yazdım, bilgim, görgüm okumak kadar olayları yerinde görmeye de dayanır üstadım. Ben gördüğüm, bildiğim, havasını içime çektiğim, suyunu içtiğim yerler hakkında yorum yapıyorum bilginize...

Suriye'de yaşananlara ise yarım bardak su gözü ile bakıyorum üstadım, sanırım siz boş, ben dolu tarafından yorum yapıyorum. Son tahlilde ne iyi nede kötü diyebiliyorum.



Mesajı Paylaş

southwater

Yani Beton abimizin iyimser kafasına sahip olmayı ben de isterdim.
Bir ülkeye 3 milyon insan doluşturmak -bir anda- iyi olsa, bunu Anglo-Saxonlar yaparlar, hem de hemen.
Ama adam ne yapıyor?
Eğitimli misin, paran var mı, bakıyor.
Seçerek alıyor.
Bizim bazı kardeşler bir ara Suriyelilere toprak verilsin diyordu.
Türklere ver sen o toprağı.
Mesajı Paylaş

matmat26

Türkiyenin %4 büyüme rakaminin %2 kadari %20 gibi aslı astari olmayan eğlence ve sağlık harcamaları artışından geldi. Diğer kısmı ise kamu harcamalari artışından. Askeri ücret artisi büyümeye katkısı olmadi. Çünkü çalışan kesiminin bankaya olan borcuna karşılık gitti. Sisteme girmedi.
Devlet AB kriterlerine göre istatistiki standartlari var ancak veriler yalan olunca ciktilar da yalan oluyor.

Ülkenin kısa vadeli borcu 200 milyar dolar. Ulkeye para çekmek için TBMM yasa yapıyor. Ne gelecek kara para tabii ki.. Istatistiki veriler dogru olsa kuculen ve resesyona girmis bir ulkeye kim para getirir, kim borc verir ? Kimse..

Doğru verinin de bize faydası yok.
İçerde satilan arac ve tasitlarin %75i ithal, içtiğiniz kahve ithal,ayakkabin ithal.. yerli ürün kullanmiyor halk. Devlet ne yapacak?  Böyle halka böyle tarak. Sonra çıkıyor devleti elestiriyorsun.

Sen herşeyi dogru yapiyor musun ? 20 yilda kendini amorti edecek betona ve demire para yatirip gelecek 10 yil boyunca beton için çalışıyorsun.

Devlet çiftçiye her çeşit destek veriyor. Hayvan veriyor, hibe veriyor, urun desteği, her cesit destek. Gidip kullanabilecek kapasiten var mi ? Alti ustu dort kağıdı imzalatmaya gideceksin. Bunlari bile beceremeyen halk toplulugusun..

Neymiş esnafa zarari varmış Suriyelilerin. . Esnaf ne üretiyorda ne zarari ediyor. Çinden ithal ettigi malı al sat yapiyor. Bankadan aldigi TTK, BCH ile araba, ev aliyor. Fransiz bankasından kredi ile alman otomobili alip,  Fransiz sigorta sirketine kaskolatiyor. Aldığı kredi faizini ise vergiden dusuyor. Bu ulkenin sırtındaki en büyük yük bu sırtlan surusudur. Bes kuruşluk bu ulkeye katkisi yok. Bunlarin zarar etmesi bu ulkenin menfaatinedir. Ulkede satilan evlerin %80 bu esnaf sürüsü aliyor. Konut kredisi kullanmayip ttk ile aliyor. Vergide vermiyor.

Türkiyenin gercek problemi bu.. suriyeliler değil

Dort kelimeyi bir araya getirip, adını soyadini yazamayan, imza atmayı beceremeyen sığır sürüsü. Mesajı Paylaş

Yönetim

Sayın üyelerimiz,

SADFOR'u diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri de yazışmalarda kullanılan üsluptur. Mesajlarda kullanılan alaycı ifadeler, gülen veya göz kırpan sembollerin karşımızdakileri kırabileceğini lütfen göz ardı etmeyiniz? Forumun nitelikli ve seviyeli düzeyini korumak için azami önem göstermenizi rica ediyoruz. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Ben ülkenin cari açığına, bütçe dengesine ve toplam borcun toplam gelire olan oranına bakarım.

Dünyanın kabul ettiği oranlar üzerinden 2 tanesi normalse teker yürür, değilse herkes üzülür.

Esnaf yada tacir konusunda ise gene sayın Matmat26 ile aynı fikirdeyim.

Başlarına ne geldiği zerre kadar umurumda değil açıkçası...

Bir ücretli olarak daha maaşımı almadan vergisi kesiliyor. Alışveriş yaparken, gezerken pekçok esnafın vergi tabelasına ve birde sahibinin durumuna bakarım. Ben bir ücretli olarak bu adamların çoğundan daha fazla vergi öderken onlardan daha kötü şartlarda yaşıyorum :o  

Ne duruma düştükleri beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Büyük esnaf büyük, küçük esnafsa küçük çalıyor ve toplanamayan vergi son tahlilde ücretliden ve dolaylı vergiler yoluyla halkın genelinden tahsil ediliyor.

Diğer taraftan işleri iyi giderken gelirin sefasını benimle sürmediler sonuçta, kötü giderken de eşyanın tabiatı gereği ceremesini kazandıkları zamanda olduğu gibi tek başlarına çekmeliler kanaatindeyim.

Sayın Ünal, şahsımla alakalı olumlu yada olumsuz lütfen hiçbir yorum yapmayınız.

Fikirlerimi eleştirmek hakkınız, ama o kadar...

Son tahlilde benim fikirlerim beni, sizin fikirlerinizde sizi bağlar. Kabul etmek yada onaylamak zorunda değilsiniz. Bende değilim...

Mesajı Paylaş

MAGNETO

Yerli ürünlere halkımızın ilgisini artıracak çareler bulmalıyız. Cari açığın önüne geçmek için bu şart.

Özellikle fiş kesmeyi alışkanlık haline getirmemiş küçük esnaflarımız için halkımızın bilinçli olup buradan yaptıkları alışverişte mutlaka fiş almalarını teşvik edecek çareler geliştirmeliyiz.

Suriye konusunda ise çok şeyler yazıldı çizildi. Bu savaşın şiddetlendiği ve mültecilerin arttığı ilk dönemde Suriye'ye tampon bölge için tek taraflı da olsa girmeliydik diye düşünüyorum. Bu tampon bölgenin güvenliğini ise ağırlıklı olarak Türkiye'nin eğittiği muhaliflerden oluşan müttefik örgütler ile üstlenebilirdik. Nihayetinde savaştan kaçan ülkemize sığınan insanlara kültürümüz örf adetimiz gereği kapımızı açmamızı eleştirmiyorum ama bu insanların toplum içine entegrasyon süreci yönetilemedi. Çok başıboş kaldılar. Neredeyse İstanbul'da her köşede dilenciler karşımıza çıkar oldu.

Bence hala geç değil. Rusya ile ilişkiler düzelmişken tampon bölge seçeneğini uygulamaya sokabiliriz. Karşı çıkan olursa da o zaman 3 milyon Suriye'liyi Avrupa'ya yolluyorum dersin ve elini güçlendirirsin. ABD'nin bu tampon bölgeye çok sert tepki göstereceğini düşünmüyorum çünkü bizi kaybettiklerinde bu boşluğu Rusya'nın dolduracağını öngörüyorlardır. Biz ise bu dengeyi kullanmayı tam anlamıyla beceremiyoruz diye düşünüyorum.

Ülkemizin şuan en büyük zaafı kürt kimliği üzerinden yürütülen pkk savaşıdır. Suriye'den ülkemize gelen mülteci kürt nüfusu bu zaafımızı daha da büyütecektir. O açıdan tampon bölge seçeneği bizim bir çok yaramıza şifa olacak derecede öneme sahiptir.

Doğu illerimizin bazılarına hükümetin Ahıska Türklerini yerleştirmesini destekliyorum ve bu politikanın bölgede demografik düzenin devletin çıkarlarını güvence altına alana kadar devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Mesajı Paylaş

matmat26

#43
Haz 30, 2016, 09:12 ÖS Last Edit: Haz 30, 2016, 09:16 ÖS by matmat26
Siz daha önce Terörle mücadele edildiğini mi sanıyorsunuz? Bu ülke de 93 dönemi hariç terörle mücadele edilmedi.
Örgütü tasfiye etmek, ekonomik ayağını bitirmek için siyasi, askeri, ekonomik mücadele edilmedi.

- Çocukluğumdan çok iyi hatırlıyorum. Istanbul sanayi mahallesi, Tüfekçi Mahallesi, Huzur Mahallesi, Seyrantepe, Kağıthane, Kasımpaşa, Esenler, Gaziosmanpaşa gibi yerlerde gece sokağa çıkamazdınız. Örgütlü, örgütsüz adamı o saatlerde görsünler keserlerdi. Çünkü varoştu.... Insanlar boştu.. Her gün olay, kavga.. Milli Gençlik vakıfları, Ülkü ocakları, Solcular her sokak arasında türemiş gençlik buralara çekilmeye çalışıyordu. Çok güzelde ağ atıyorlardı. Geziler, Yemekler, sosyal aktiviteler düzenleyip bu gibi yerlere eleman kazandıranlara değerli gözü ile bakılıyordu.

Bugün Sur, Cizre, Nusaybin, Yüksekova ve diğerleri.. Bu varoş kültürün hakim olduğu yerler. Gençler yukarıda saydığım Örgütlerin farklı kollarına çekiliyor. Insanlar boş.. Vakitleri çok. İş yok. Şehir Merkezleri modern yaşamın olması gerektiği gibi değil.. Bu varoşlar maalesef terörist üretiyor. Bunun finansmanını ise tarlalarda yetiştirdikleri uyuşturucudan sağlıyorlar.
- Arkadaşlar 12 Milyar TL'lik sadece Lice de Uyuşturucu ele geçirildi.  Bu yenilir yutulur bir miktar değildir.  Bu rakam dehşet ötesi bir acizliğin göstergesidir. Bu kadar uyuşturucunun yetiştirildiği bir bölge veya bölgelerin "DEVLET " tarafından bilinmemesi mümkün değildir. Bu para ile ister asker, vali, kaymakam, siyasi kimi isterseniz satın alabilirsiniz.  Zaten satın alınmışta..

Bu zamana kadar şehit olmuş Tüm askerler aslında bir nevi Kravatlı veya değil, Devlet içerisinde yada değil.. Hepsi tarafından ihanete uğramıştır. Milli geçinen de ihanet etmiştir, ihanet etmek isteyende görevini yapmıştır. O askerlerin tamamı esasında kendi yönetim kademelerinde ki insanlar, devlet memurları tarafından ihanete uğramıştır. Hepsi bir amaç uğruna değil, amaçsızlık nedeni ile pisi pisine şehit oldular. Maalesef Lice de görülen bana bunları söylettiriyor. Terörü finanse eden bir bölgeyi kurutmadan terörü bitiremezsiniz. Peki bilinmiyor muydu? Biliniyordu.. Neden yapılmadı.. Çünkü menfaati olanlar yaptırtmadı. O şehitler IHANETE UĞRADI.  

Terör örgütü bu varoştaki gençleri dağa bedavaya götürmüyor. Hepsine para veriyor, maaş bağlıyor. Ailesine para yolluyor. Işsiz adamda parayı kim verirse onu tercih ediyor. Terör büyüyor, Terörist sayısı artıyor. Işıd dan daha büyük finansman kaynağı olan bir terör organizasyonu var. Bu öyle bir örgüt ki Siyasi Parti kurup, onu bile finanse edecek ekonomik büyüklüğe sahipler. Avrupa dan gelen para deve de tüy kadar. Örgüt bölgede ki esnafı, tüccarı, müteahhiti,  kamyoncuyu, çiftçiyi haraca bağlamış. Karşınızda Ermenistan'ın GSYH büyüklüğünde bir terör örgütü var.

Bu noktaya gelininceye kadar yetkililer neredeydi? Söylim mi.. Bu değirmenden nemalanıyor, bu değirmene su taşıyorlardı. Buna iktidar, muhalefet, milliyetçisi, ihanet şebekesi, asker hepsi dahil..

Muhalefet Partileri bu uyuşturucunun büyüklüğünü bilmiyorlar mıydı? Neden ağızlarını açmadılar.. Iktidar Partisi bilmiyor muydu? Kaymakam, Vali.. Asker bilmiyor muydu? Buradan uyuşturucu nasıl çıkıyor. Işınlanmıyordur.. Lojistiği var, Nakliyesi var..

Bu ülke gelişmez, gelişemez arkadaşlar. Bu ülke parası , kazancı, neması helal değil. Ticareti bozuk, insanı bozuk. Karakteri bozuk. Esnafı bozuk.

700, 800 milyarı büyüme rakamlarını konuşmanın anlamı yok. Değmez.. Sistem bozuk. Yılda 500 Miyar $ ihracat yapsan ne yazar? Ekonomi küçülse ne olur, büyüse ne olur? Konuşmanın manası yok.

Suriyeliler de içimizdekilerden daha mı haysiyetsiz?.. . Mesajı Paylaş

delidumrul

matmat26 hocam içinizi dökmüşsünüz.Vallahi helal.Saygı ve selametle. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter