Huzur Veren Şehirler

Başlatan anafor2016, Kas 11, 2017, 03:20 ÖS

« önceki - sonraki »

Alkyone

Uzungöl'de yıkılacak tesisler belirlendi


Trabzon Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İmar Kanunu'nun 18. maddesi gereğince Uzungöl'de yapılan çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Tok, "Bu kapsamda Uzungöl'de Gölbaşı mevki ve göl etrafındaki yıkılacak tesisler belirlendi. Şu anda mahkeme kararının çıkmasını bekliyoruz. Bir hafta içerisinde de esnaf ve vatandaşımıza gereken tebliğleri iletmeyi planlıyoruz." diye konuştu.

Tebliğlerin ardından yıkımlara başlanacağını belirten Tok, yılbaşına kadar da yıkımları gerçekleştirmeyi planladıklarını ifade etti.

http://aa.com.tr/tr/turkiye/uzungolde-yikilacak-tesisler-belirlendi/963302

Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

putty

#16
Kas 12, 2017, 02:26 ÖS Last Edit: Kas 12, 2017, 02:37 ÖS by putty
Türkiye 1950 den sonra kendi şehirleşme devrimini yaşadı. Gelişmiş olmak için nüfusun en az % 80 i şehirde yaşaması gerekiyor. Biz bunu 1950 de hızlandırdık 70 ler de dramatik seviyelere geldi bu günlerde ise büyük oranda nüfus hareketi anlamında başarıldı. Şimdi şehirlere çok şükür toplanan nüfus ile gerçek anlamda şehir kültürünü yaratmak zorundayız. Şehrin fiziki yapısı da tabi ki bunun bir tamamlayanı insanların kalitesi kadar. Her ikisini de bir arada bu dönemde yükseltmek zorundayız. Şehirlerimiz gerçekten kötü ama özel durumumuz gereği iyi olması da pek mümkün değildi. Biz finans edemeyeceğimiz boyutta iç göçü başarmak zorunda idik ve bu göçün neticelerine katlanmayı seçtik. Kötü şehirler bunun sonucudur. İnsanları şehirlere toplamak bir devrimdir hiç bir başka başarı mesela güzel şehirler gibi başarılar bunun yanına bile yaklaşamaz. Aslında iyi yoldayız yani daha doğrusu geç kalınmış bir sanayi devrimini halletme meselesi bu. O kısmı yani kalabalıkları şehre toplama kısmını hallettik geriye bu insanlara güzel şehirler yaratma meselesi kaldı. Çünkü bir araya toplanan bu kalabalıktan umduğumuz faydayı güzel şehirler olmadan sağlamak mümkün değil. Bunca emek boşa gider yapmazsak eğer. Gönül tabi sindire sindire bu süreci götürmek dilerdi ama bizim iç göçümüz ve ekonomik durumumuz buna izin vermekten çok uzaktı. Devletin bu göçe tek desteği elindeki devlet arazisiniz talan edilmesine göz yummak oldu. Şehre göç kredisi veremedi parası yoktu elinde olan tek şey boş arazilerdi ve onun gasp edilmesine talan edilmesine izin verdi. İnsanlar talan edilen devlet toprağına kendi evlerini kendileri yaptı devlette oraya yol yaptı otobüs gönderdi elektrik su okul yaptı hiç demedi bu araziyi sen benden çaldın sana neden elektrik vereyim. Çünkü bu bir kredi gibiydi bu şehirleşme devriminin isimsiz kahramanlarına teşekkür gibiydi. Gecekondu hikayesinin asıl öyküsü budur bu kötü mahalleler bir devrim hikayesidir başarı hikayesidir. Okuma yazma bilmeyen köylü anne babalar oralarda çocuklarını üniversitelere gönderdiler. Şimdi o hali beğenmeyen bizler ortaya çıktık kabuğumuzu beğenmiyoruz. Tabi ki beğenmeyeceğiz bizde bu devrimin öbür kısmıyız doğru olanı yapıyoruz. Yani bu beğenmeme hali de doğrudur o beğenilmeyen şehirde doğru idi. Düzelecek bunlar bu bizim kaderimiz değil başarımızdır aksine. Kötü mahalleler semtler düzelecekler ve ortaya muhteşem bir uygarlık çıkacak. Buda 1950 de başlayan şehirleşme devrimimizin yaklaşık bir asırlık macerası olacak tamamlandığında.  Bu izbelik görüntüsü altında bir başarısızlık değil muhteşem bir başarının içindeyiz. Muazzam bir kalabalığı şehirlere topladık artık domates biber tavuk ile geçinme şansı olmayan on milyonlarca Türk ün yaşam mücadelesinin sonuçlarını göreceğiz. Bu ülkenin aklı da bu ülkenin düzü de bu ülkeye fazlası ile yetecektir kuşkusuz.  Üzücü olan yada bir şans olan bizlerin tarihin bu kırılma devresinde doğmuş olmamız belkide. Türklerin bin yıllık baş edilmez izbeliğinin içinde değiliz son yarım yüzyıllık devriminin içindeyiz sıkıntılar bu yüzden. Şehirleri iyileştirmek yada yeni şehirler yapmak gibi fikirler üretilebilir ama artık şehre köyden değil şehre şehirden insan göçünün hesaplarını yapıyor olacağız.
Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim. Mesajı Paylaş

merzifonlu

#17
Kas 12, 2017, 04:17 ÖS Last Edit: Kas 12, 2017, 08:38 ÖS by merzifonlu
Sayın hergeleci'ye hak veriyorum, tüm stratejik yığınağı İstanbula yapmamız çok hatalı. Avrupa süratle ırkçılaşıyor, daha bugün Polonyalı ırkçılar boy gösterisi yaptılar. (Polonyalıların olması da çok ironik, faşizmin en ağır sillesini yiyen Polonya idi) NATO ayağına Romanya'ya silah yığılıyor, Bulgaristan'ın da eli kulağındadır. Yunanistan da fırsatçılık edecektir ilk fırsatta.

Durum buyken, İstanbul'un peyderpey boşaltılması ve üstüne de vizeli giriş konulması gerekiyor. Mesajı Paylaş

hergeleci

South Korea is building a $40 billion city designed to eliminate the need for cars
http://www.businessinsider.com/songdo-south-korea-design-2017-11


Koreliler araba gereksinimi minimuma indiren bir sehir uzerinde calisiyorlar. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter