Suriye Krizi ve Suriye'de İç Savaş

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 27, 2015, 08:28 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Aliarmau011fann

#1725
Oca 09, 2019, 11:17 ÖS Last Edit: Oca 09, 2019, 11:19 ÖS by Aliarmau011fann
Suriye ve Irak bölümünü alıntı yaptım. Diğer kısımları aşağıdaki adresten okuyabilirsiniz.

9 Ocak 2019: Dışişleri Bakanı Sn. Mevlüt ÇAVUŞOĞLU "Türk Dış Politikasındaki Son Gelişmeler" hakkında Komisyonu bilgilendirmesi

Sizlerin de yakından takip ettiği gibi, gündemimizdeki öncelikli konulardan bir tanesi Suriye'dir. Suriye'deki konulara gelince, birden fazla önemli konuyu aynı anda takip ediyoruz. Bunlardan bir tanesi, ABD'nin çekilme kararından sonra bu süreci nasıl koordine edebiliriz? Bir taraftan çekilme kararı alan ABD'yle bu işi nasıl koordine ederiz, bunun çalışmalarını sürdürüyoruz Dışişleri Bakanlığı olarak, yine diğer kurumlarımız bu çalışmaları muhataplarıyla sürdürüyor. Dün Bolton ve James Jeffrey, aynı zamanda Genelkurmay Başkanı Dunford da Ankara'daydı ve İbrahim Kalın Bey, yine Bakan Yardımcımız Sedat Bey, aynı şekilde, Genelkurmaydan ve yine Millî İstihbarat Başkanlığımızdan arkadaşlarımızla bu toplantıları gerçekleştirdiler.

Görüyoruz ki ABD'nin bu kararından ABD'yi vazgeçirmek için çaba sarf eden ülkeler de var, ABD içinde de farklı sesler var; tüm bunları konsolide etmeye çalışıyoruz, muhataplarımızla bu konuları enine boyuna değerlendiriyoruz. Son günlerde ABD'nin mazeret olarak özellikle işte, "Kürtleri öldürmeyin" gibi söylemlerini de şiddetle reddettiğimizi zaten defaatle söyledik, Sayın Cumhurbaşkanımız da dün grup konuşmasında bunu açık, net bir şekilde vurguladı.

Esasen, buradan çekilmekte ABD'nin bazı zorlukları olduğunu görüyoruz. Bir terör örgütüyle bu kadar iç içe olduktan sonra, bu kadar angaje olduktan sonra terör örgütünden ayrılmak o kadar da kolay olmuyor, ABD'nin karşı karşıya kaldığı zorluklardan bir tanesi bu ama kendi içinde farklı kurumlardan farklı seslerin geldiğini de görüyoruz. Diğer taraftan tabii, başta Batılı muhataplarımız olmak üzere ama özellikle de Astana formatın da birlikte çalışageldiğimiz Rusya ve İran'la da bu süreci koordine etmek istiyoruz.

Buradan doğacak boşluktan özellikle terör örgütleri faydalanmasın, ne DEAŞ ne YPG/PKK, bizim için hepsi aynıdır. Diğer taraftan, yine başka sorunların ortaya çıkmaması için bugüne kadar birlikte çaba sarf ettiğimiz, birlikte çalıştığımız ortaklarımızla da süreci değerlendiriyoruz. Bu anlamda Moskova ziyaretimizi zaten takip etmiştiniz, aynı şekilde, İran'la da yakın temas içindeyiz, görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Seversiniz, sevmezsiniz yani bunu ABD ve diğer ülkeler için söylüyorum, İran da Suriye'de bir aktördür, dolayısıyla burada var olan aktörlerle yapıcı bir şekilde çalışmaya devam etmemiz lazım.


İkinci unsur ise terörle mücadele. Terörle mücadele konusunda kararlılığımızı herkes gördü, sınırımızın ötesinde var olan terör örgütlerinin hepsiyle başından beri mücadele ettik, bundan sonra da mücadele edeceğiz. YPG ve PKK'nın Suriye topraklarında güçlenerek ülkemize tehdit oluşturmasının önüne geçmek için gerekli tedbirlerimizi aldık, adımlarımızın nasıl Afrin'de attıysak, nasıl Fırat Kalkanı'yla yine Fırat Nehri'nin batısında, Cerablus bölgesinde ve El Bab'a kadar adımlarımızı attıysak Fırat'ın doğusunda da bu adımları atmaktan hiçbir zaman çekinmeyeceğiz.

Diğer taraftan, işin insani boyutuyla da yakından ilgileniyoruz ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Birliğiyle, bir taraftan Suriyeli mülteciler diğer taraftan şimdi Suriye'ye dönmeye başlayan 300 binden fazla Suriyeli ve diğerlerine de insani yardımları nasıl oluşturabiliriz, bunların geri dönmesi için neler yapabiliriz, bunları tüm uluslararası camiayla birlikte yürütmeye çalışıyoruz.

Suriye'de en önemli süreç siyasi süreçtir ve İdlib 'deki durumun şu anda olduğu gibi muhafaza edilmesidir ve İdlib muhtırasının tam olarak uygulanması için özellikle Rusya'yla ve İran'la birlikte çalışıyoruz. Sahada zorluklar var ama bunların üstesinden geliyoruz. Bir taraftan rejimin siyasi çözüm yerine askeri çözümü tercih etmesi diğer taraftan sahada radikal grupların olması -ki son zamanlarda bazı çatışmalar da var- işimizi zorlaştırsa da bugüne kadar bu İdlib muhtırasının uygulanmasında bir sorun yaşanmadı, bundan sonra da yaşanmasını arzu etmiyoruz. İdlib muhtırasının uygulanması neden önemli?

Siyasi çözüm için yani rejim ile muhalifler arasında bugüne kadar zor da olsa bizlerin de desteğiyle yürütmeye çalıştığımız siyasi süreçte artık belli bir aşamaya geldik. Nedir bu? Anayasa Komisyonunun kurulmasıdır. Cenevre'de 3 Dışişleri Bakanı olarak bir araya geldiğimiz zaman BM Özel Temsilcisiyle beraber Anayasa Komisyonu kurulması için çok önemli mesafe katettiğimizi söylemek isterim. Şimdi, birkaç ismin dışında özellikle sivil toplum listesinde de bir mutabakat var. O isimler üzerinde de özellikle rejimin garantörleri Rusya ve İran'ın rejimle birlikte çalıştığını görüyoruz, bunların detaylarına, eğer sorularınız olursa daha sonra gireriz. Yani Türkiye olarak Suriye'deki gelişmelerin tüm boyutunda varız, yapıcı bir şekilde varız, Suriye'nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekliyoruz, Suriye'nin istikrarı, barışı ve huzuru bizim için de çok önemlidir.

Diğer taraftan, hemen diğer komşumuz Irak'ta seçimden sonra kapsayıcı bir hükûmet kuruldu, birkaç bakan henüz daha atanmadı ve geçtiğimiz günlerde Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih, Dışişleri Bakanı ve bazı diğer bakanlarla beraber ülkemize bir ziyaret gerçekleştirdi yani 2019'un ilk ziyareti Irak tarafından ülkemize gerçekleştirildi ve son derece faydalı bir ziyaret oldu. Bir taraftan, bu kapsayıcı hükûmeti desteklerken, yine gerek terör problemi gerekse başka sorunlar sebebiyle yıkılan, yakılan bir ülke hâline geldi. Yani Irak'ın yeniden inşası çok önemli, bu konuda da Türkiye'den beklentiler yüksek, bunları değerlendirdik. Enerji konusunda, yine güvenlik konusunda, PKK'yla mücadele konusunda tüm düşüncelerimizi ve politikalarımızı paylaşma imkânımız oldu. Önümüzdeki süreçte Irak'la komşu bir ülke olarak ve stratejik bir ilişkimiz olan kardeş bir ülke olarak ilişkilerimizi daha da geliştirmek konusunda mutabık kaldık. Enerji ve ticaret gibi, yeni gümrük kapılarının açılması, özellikle çifte gümrük vergilerinin önlenmesi gibi konularda da mutabıkız, çalışmaya devam edeceğiz

Kaynak: https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2256 Mesajı Paylaş

Aliarmau011fann

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Suriye'de yaşanan gelişmeler ve ABD'nin çekilme süreci başta olmak üzere gündeme ilişkin soruları NTV canlı yayınında yanıtladı. 

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Münbiç'te uzlaşmada başarılı uygulansaydı bunlar olmazdı. ABD'nin güvenlik birimleri Trump'ı caydırmak istiyor. ABD geri vites yapmayı öğrendi. YPG'ye harekat ABD'nin çekilmesine bağlı değil" dedi.

"Esasen bu olayı ABD'nin çekilme kararına bağlarsak tam olarak izah etmiş sayılmayız. Bizim uzun süredir ABD'den YPG'ye desteğe son vermesini istememiz ortada. 4 Haziran'da ABD'yle Münbiç Yol Haritası'nı imzaladık. Haritanın 90 gün içinde tamamlanmış olması gerekiyordu eğer bu yol haritası tamamlanmış olsaydı bugün bunu konuşuyor olmazdık. YPG bölgeden çekilmeyi bırakın ABD tarafından sürekli desteklendi. Biz Fırat'ın doğusuna harekat yapacağımızı söyledikten sonra ABD çekileceğini açıkladı. Diğer taraftan bu süreçte bakıyoruz özellikle ABD'nin güvenlik birimleri başkanı bu karardan caydırmaya çalışıyorlar. Ne dediler: Türkler, Kürtleri katletmesin. Bu son derece yanlış bir üslup. Biz YPG'ye karşı Afrin operasyonunu başlattık, ABD neden o zaman değil de şimdi böyle bir üsluba girmeye çalışıyor."

"ABD'NİN GERİ VİTES YAPTIĞINI DA GÖRÜYORUZ"

"Müttefikliğe sığmadığı gibi rahmetli Demirel, "Süper güçlerin geri vitesi olmaz" derdi. Burada ABD'nin geri vites yaptığını da görüyoruz. Burada karar Trump'ın ve Trump açıklamasını yaptı. Dün Pompeo da bunu açıkladı. Suriyeli Kürtler demek YPG demek değildir, Türkiyeli Kürtler PKK demek değildir. Bunu esasen herkes çok iyi biliyor. Pompeo CIA Direktörlüğü yaptı bunu herkesten daha çok bilmesi gerekiyor."

"YPG'nin sürgüne gönderdiği yüzbinlerce Suriyeli Kürt var Türkiye'de. Bizim problemimiz şu bir terör örgütü var ve ABD bu terör örgütüne destek veriyor. Bu terör örgütü ABD'nin desteğiyle Arapların yaşadığı yerleri zorla kontrol ediyor. Madem ABD haklar konusunda son derece hassas, YPG Suryanilere eziyet ediyor. Bunları niye duymuyorsunuz."

"TRUMP'IN VERDİĞİ SÖZ BİZİM İÇİN GEÇERLİDİR"


"Koskoca bir devletin tüm NATO müttefikliğimize ve işbirliklerimize rağmen bir terör örgütüne sığınması doğru bir şey değildir. Recep Tayyip Erdoğan da bir söz verdiği zaman durur. Münbiç Yol Haritası'nın uygulanması ve Fırat'ın doğusundan YPG'nin tamamen çekilmesi önemli. Son gelişmeler budur. Biz bu işin peşini hiçbir zaman bırakmadık. Bizim YPG'ye yönelik harekatımız ABD'nin çekilmesine bağlı değil. Böyle bir karar yokken Sayın Cumhurbaşkanımız Fırat'ın doğusuna gireceğiz dedi. Şimdi ABD çekileceğiz diyor ama sahada çekilmemesi için çalışanlar var. Trump'ın verdiği söz bizim için geçerlidir. Bolton'un ve diğerlerinin açıklamalarını görüyoruz ki onlar çekilme taraftarı değil. Burda Trump'ın verdiği söz belli."

YPG'YE VERİLEN SİLAHLARIN TOPLANMASI

"ABD öyle bir çekilme kararı almadan önce de silahları neden veriyorsunuz diye sorulduğunda bunları geri alacağız dendi. Irak'ta da bu silahlar verildi ama toplanamadı. Şimdi de o konuda farklı görüşler var. Silahların bir kısmı satıldı, bir kısmı Türkiye'de kullanıldı. Bir kısmı Kandil'e götürüldü. Tamamen toplamaları gerçekçi değil ama ABD'nin sözü var. Trump diyor ki İran, Rusya ve Türkiye DAEŞ'ten nefret ediyor. Bugüne kadar hangi ülke Türkiye kadar DAEŞ'le mücadele etti. ABD DAEŞ'le ne zaman çarpıştı. Rakka'da gördük DAEŞ'lileri otobüse bindirip onlar gönderdi. Bu tür söylemlerin bir faydası yok. ABD çekilme kararı aldı bu süreci koordine etmek istiyoruz. Teröristlerin burdaki boşluktan faydalanmasını istemiyoruz bu Irak için de önemki. Suriye'nin toprak bütünlüğünü muhafaza edecek şekilde bu işi yürütmemiz lazım."

ABD'NİN SURİYE'DEKİ ASKERİ ÜSLERİ

"ABD'nin Suriye'de kurduğu üsler konusunda farklı sayılar var ama hepsi bizim bildiğimiz gibi üs değil. Ama ABD buradan çekilecekse buraları da boşaltacaktır. Esasen Münbiç Yol Haritası'nı uygulasaydık ABD buraları yerel yönetimlere bırakacaktı. Sonra siyasi çözüm olduğunda da tüm bu yapılanmalar merkezi yönetime bırakılır."

"BUGÜN POMPEO İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ PLANLIYORUM"

Bizim çalışma grubumuz var biliyorsunuz. Son toplantı sebebiyle çalışma grubunun toplantısı ertelendi. Sayın Cumhurbaşkanımız nasıl Putin'le görüşüyorsa, Trump'la da görüşürüz. Bizler muhattaplarımızla görüşürüz. Yine Pompeo ile bir telefon görüşmesi yapmayı planlıyoruz. İşin içinde Milli Savunma Bakanımız var Genelkurmay var. Karşı tarafta da aynı şekilde muhattaplarımız var. Bu işi sürdürmek istiyoruz ama samimi bir şekilde ve sözümüzde durarak. Hem Pompeo'nun hem de Trump'ın Türkiye'ye gelme sözü var. Karşılıklı ziyaretlerin olmasında fayda var. En son telefon görüşmesinde de Trump, Türkiye'ye gelmek istediğini söylemişti.

"Son görüşmede de arkadaşlarımız Münbiç Yol Haritası'nın uygulanması en sağlıklı yöntem diye muhattaplarına ilettiler. Terör örgütlerinin oradan çekilmesi en sağlıklı yöntemdir. Son cümle diyor ki Münbiç bittikten sonra bu haritanın diğer bölgelere uygulanması."

RUS BİRLİKLERİN MÜNBİÇ'TE DEVRİYE

Münbiç'te ABD var, kontoründeki YPG var. Ortak devriyelerimiz var. Geçen yıldan beri Münbiç'in etrafında rejim ve Rus unsurlar da var. Yine rejimin Münbiç'e gireceği yalanını ortaya attılar, rejim yalanladı. YPG herkesi kullanmaya çalışıyordu ama Rusya gerçekleri gördü. Şimdi YPG yeni müttefikler aramaya çalışacak, rejimle işbirliğine gitmeyi denediler. Karşılıklı şartları uyuşmuyor o başka bir şey rejim de biliyor bunların amacının ne olduğunu. Önümüzdeki günlerde girift ilişkiler olabilir ama bizim tek bir hedefimiz var oradaki terör örgütleri."

FIRAT'IN DOĞUSUNA OPERASYON

"Bu konuda Türkiye kararlıdır. Fırat Kalkanı'nda ve Zeytin Dalı'nda Türkiye'nin kararlılığı görüldü. Bu kararlık var ama zamanlamasına ilişkin kararı da biz veririz bu konuda kimseden izin almayız. ABD çekiliyorum derken Sayın Cumhurbaşkanımız bir bekleme sürecine geçelim dedi ama bu iş uzatılırsa, gerçek olmayan söylemlerle bu işi savsaklamaya çalışırlarsa biz de bu kararı uygulamaya koyarız."

SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ

Bu konuda gerekli açıklamaları Sayın Cumhurbaşkanımız gerektiği zaman yapar.

İDLİB'DE SON DURUM: RADİKALLER MUHALİFLERE SALDIRIYOR, TEDBİRLERİMİZİ ALIYORUZ

"Burada terör örgütlerinin olduğu bir gerçek. Bu terör örgütlerini İdlib'e biz getirmedik bizzat rejim otobüslerle teröristleri İdlib'e getirdi. Amaç bunları bahane ederek İdlib'e saldırmaktı bunu da yaptılar. Silahsızlanmış bölgeden çekilmelerini büyük ölçüde sağladık. Bir de ılımlı muhalefet var her zaman radikal gruplara karşı mücadele etti. Radikaller güç kazanmak için muhalefete ve sivil halka saldırıyorlar. İçlerinde yabancı terörist savaşçılar var. Biz de gerekli tedbirleri alıyoruz. Mutabakatın içinde İdlib içinden tacizin olmaması diğer taraftan rejimin de buraya saldırmaması. Mutabakat budur. Bu saldırı rejime ya da Ruslara yönelik bir saldırı değil. HTŞ'nin diğer taraflara saldırması olursa bir risk ortaya çıkar. Bu mutabakatın uygulanmasında ufak tefek gecikmeler olabilir ama genel anlamda İdlib Mutabakatı başarılı bir şekilde uygulandı."

"SADECE RUSLARLA DEĞİL HERKESLE GÖRÜŞÜYORUZ"

"Biz sadece Ruslarla değil, terör bölgesinde neler yapılacağını herkesle görüşürüz. Terör örgütlerine karşı bugüne kadar Ruslarla ilişkilerimiz iyi."

PUTİN-ERDOĞAN GÖRÜŞMESİ

"İki görüşme planlanıyor. Birincisi ikili görüşme, diğeri Soçi'de başlayan üçlü görüşme. Önümüzdeki haftalarda bu üçlü zirve için arkadaşlarımız çalışıyorlar. Ruslardan tarih tekliflerini bekliyoruz."

"RUSLAR DA YPG'NİN SİLAH BIRAKMASINI İSTİYOR"

"Rusya'nın ve İran'ın bu konulardaki tutumu açık. Diyorlar ki tüm Suriye toprakları Suriye'nindir. Biz de diyoruz ki Suriye toprakları bütündür. Bunda da hemfikiriz. Burada ABD çekilirken koz verecek adımlardan herkesin kaçınması gerekiyor. Bu bizim YPG'yle mücadelemizi kapsamıyor. Güvenlik endişesinin de olmaması gerekiyor. Rejim gelince YPG'yle nasıl bir işbirliğine gidecekler bilmiyoruz. Bu temel kriterlerde anlaştığımız zaman problem olmaz. Rusların da YPG'nin de silah bırakması gerektiği açıklaması, YPG'nin ne kadar tehlikeli olduğunun göstergesidir."

"Irak var şimdi. Bu işleri Irakla da koordine etmemiz lazım. Irak artık hükümetini kuruyor. Irak'la da işbirliği yapacağız. Bölgedeki güçler ve aktörlerle bu işleri koordine etmek istiyoruz."

DAEŞ'LE MÜCADELE NASIL OLACAK

Bu konularda görüşüyoruz. Türkiye tek başına DAEŞ'le mücadele etme kapasitesine sahiptir. Irak'ta da DAEŞ'le mücadele ettik. Bugünün imkanlarıyla bunlar Türkiye için zor değildir.

S-400 ANLAŞMASINA KİMSENİN SÖZ SÖYLEME HAKKI YOK

"ABD Patriot konusunda ilk teklifini sundu. Rusya'yla yaptığımız bir anlaşmayı savunmak çabasında değiliz. Bizim şu anda hava savunma sistemine ihtiyacımız var. İleride Patriot da alabiliriz. Sonuçta bir ticaret yapıyorsunuz, artık dayatmaları kabul etmeyen bir Türkiye var. Biz ABD'ye de şeffaf olduk, "Bizim ihtiyacımız var sizden istedik vermediniz". NATO'nun da görüşü bu yönde, "NATO müttefikleri istedikleri hava savunmasını alabilir". Zaten bitmiş bir anlaşma var, verdiğimiz sözü hiçbir zaman unutmayız. S-400 anlaşması da zaten olmuş bitmiş bir anlaşmadır. Patriot için ABD'yle anlaşabiliriz ama S-400 konusunda dayatma olursa, olmaz."


Kaynak: https://www.ntv.com.tr/dunya/disisleri-bakani-cavusogluypgye-harekat-abdnin-cekilmesine-bagli-degil,NpRGL80dvEqoy28wvoTNAQ

Altını çizdiğim kısımda, sanki Trump-Erdoğan anlaşması var. İş olmazsa eyleme geçeriz gibi bir açıklaması var. Belli ki, 14 Aralık telefon görüşmesinde ciddi kararlar alınmış. Keza MSB Akar'ın bize yeni görev verildi söylemini alt alta koyduğumuzda bir ittifak var. Fakat alttan bunu bozmaya çalışanlarda var. Keza bugün CNN'e Bolton'un bizim heyete sunduğu teklif, bir yetkili tarafından açıklanıyor. Bolton-Pompeo'ya karşı Trump söylemleri. ABD birbirine girmiş durumda, biz Trump'a güveniyoruz. Bakalım, gelişmeler nasıl olacak. Kesinlikle Trump'a güvenip, IŞİD/DEAŞ bahanesiyle Suriye derinliklerine inmemeliyiz. Mesajı Paylaş

Aliarmau011fann

Üst düzey bir yetkili, Bolton'ın Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Ankara'da yaptığı görüşmede konuşulanları sızdırdı.

CNN International'a isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, "Bu, diyaloğun başlangıcı" diyerek diplomasinin vakit alacağı yorumu yaptı; Bolton'ın görüşmede, ABD'nin Suriye'deki hedeflerinin ana hatlarını şu şekilde listelediğini aktardı:

Kod [Seç]
1)Türkiye'nin güvenlik endişelerine 'müzakere edilmiş' bir çözüm aranması ve özellikle yerel azınlık grupları olmak üzere, tüm sivillerin korunması [CNN, bu ifadeyle ABD destekli Kürtlerin kast edildiğini belirtti];

2) Suriye'nin güneyindeki Tanaf bölgesinde bulunan üsteki Amerikan askeri varlığının 'İran destekli grupların çekilmesi ve siyasi çözüm arayışı ile' korunması;

3) Suriye'nin kuzeyindeki IŞİD karşıtı askerlerin 'ölçülü, düzenli ve somut bir şekilde çekilmesi';

4) Çekilme sırasında IŞİD'den geriye kalan militanların yenilgiye uğratılması, çekilme sürecinde diğer IŞİD hedeflerinin vurulması ve 'IŞİD'in canlanmasını engellemek için gereken operasyonlarda ihtiyaç duyulan kapasitenin kalması;

5) Türkiye ve IŞİD karşıtı koalisyonun diğer üyeleriyle örgüte karşı operasyonların sürmesi ve Suriye'nin kuzeydoğusunun hava sahasında ihtilaf yaşanmasının önlenmesi için işbirliği yapmak;

6) ABD'yle beraber IŞİD'e karşı savaşan muhalif güçlere herhangi bir şekilde kötü davranılmasının önlenmesi;

7) Suriyeli muhalif grupların elindeki yabancı IŞİD savaşçılarının serbest bırakılmaması.


CNN kanalı ABD'nin şartlarının ucu açık ve uzun bir sürece işaret ettiğini belirtirken, Pentagon'un çekilme sürecinin başlarında Suriye'ye daha fazla asker göndermesinin gerekebileceği yönünde bir çelişkiye de işaret etti. (Dış Haberler)

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/01/10/cnne-sizdi-bolton-ankarada-ne-anlatti/ , https://edition.cnn.com/2019/01/09/politics/us-syria-withdrawal-confusion/index.html Mesajı Paylaş

BETONBEY

C.başkanı'nın neden görüşmediği belli, bu noktadan dialog başlamayacağına güzel cevap verilmiş.

Konuşmayı sızdıran da bir yetkili falan değil bilfiil ABD devletinin kendisi...

Ha hangi tarafıdır orası muamma :) Mesajı Paylaş

saladin

S-PKK'nin temsilcisinin ABD ziyareti iptal edilmis.
https://twitter.com/Charles_Lister/status/1083401349386158081
Ayrica ABD bazi araclarini cekmeye baslamis (personel hala Suriye'de deniyor).

S-PKK iyice Rusya'ya yanasmaya baslamis, Suriye butunlugu falan filan moduna girmis.

ABD ayak suruse de cikiyor, ama cikarken kazigini atip bolgeyi Rusya ve Suriye'ye birakma derdinde. Hayir yani nasil bir stratejik cikar bekliyor bundan bilmiyorum.

Neyse, Turkiye'den bir heyet 5 Subat'da ABD'nin asker cekmesini konusmak icin Amerika'ya gidecekmis. Bu da harekatin bir ay attigi anlamina gelebilir, ki o sirada S-PKK Rusya'nin korumasina girebilir, ama Menbic olmazsa bile daha dogudan bir harekat olmasi mumkun. Ayni zamanda Suleyman Sah Turbesi  vesilesiyle Menbic'den gecilebilir.
Mesajı Paylaş

Tuğra

Münbiç'de ki patlamada bir Suudi diplomat da ölmüş.Bu haber doğruysa kirli pazarlıklar tam gaz gidiyor


https://twitter.com/op_shield/status/1085627537991061504 Mesajı Paylaş

saladin

Konudan bağımsız olarak SA ve cetesinin Suriye'ye gelmesine çok olumlu bakıyorum. Mesajı Paylaş

hergeleci

#1732
Oca 16, 2019, 09:22 ÖS Last Edit: Oca 16, 2019, 10:47 ÖS by hergeleci
Herif geliyor memlekette adamin tekini kitir kitir kesiyor birkac haftalik sizdirmalar sonunda bir sey oldugu yok. Adam geliyor Suriye'de Idlib'de is karistiriyor. Ummeti, yani arap yalamalarini, topluyor bize karsi. HIcbiri bu kadar olana ragmen bize karsi Suriye'nin arkasina gecmekte hic tereddut etmiyor. Yetmiyor, PKK'yi desteklemek icin Suriye'nin dogusunda isler ceviriyor...

Aselsan dergisinde Suud ile yapilan calismalardan bashediyordu. Aselsancilarin falan cekilmesi gerekiyor bu islerden. Ne diye bunlarla hala is cevirilir ben anlamis degilim... Turkiye'nin bariz bir deterrence eksigi var gorunuste. Birilerinin ornek "yapilmasi" gerekiyor Suriye'de. Artik Suud mu olur, Fransiz mi olur... Mesajı Paylaş

HüsamettinErTürk

Biz amerikadan silah almaktan neden vazgeçmek istiyoruz sn hergeleci?

Sebebini herkes biliyor Amerikayla ters düştüğümüz anda Amerika bize ambargo koyuyor diye biz kendi sistemlerimizi geliştirme yoluna gittik.

Bizim bu tercihi yaptığımız dönemde amerikanın Trye yaptığı satışlar silah pastasından sadece çok küçük bir kısmını eksiltti suud vd ülkeler düşünülürse.
Ancak amerikanın bize karşı yaptığı bu örtülü ve açık ambargo bütün amerikan "müttefik" lerine örnek oldu, bu adamlar kendi müttefiklerine bile ambargo koyuyor diye amerikadan silah alacak bütün alıcılar şüpheye düştü.

Peki biz henüz amerikanın satışı kârı ve piyasayı domine etmesinin onda birine ulaşamamışken nasıl olurda müşteri seçeriz?

Adamlarla kritik teknolojinin know how ını yapmıyoruz son tahlilde. Mesajı Paylaş

hergeleci

Suud'a hicbir anlamli satis yapamayacagiz. Onlar sadece bir kukla... Kuklalarin bagimsiz bir politika izlemesi beklenemez. Mesajı Paylaş

NoLoven

Bu Suudi, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn vb. ülkelerin bizimle alıp veremediği nedir? Örneğin Yaşadığım İlçeden Yemen Harbine gidenlerden sadece 1 Kişi dönmüş ve kimseyi beklemeyin, hiç biri sağ kalmadı demiş. Buna rağmen Annemin 2 dayısını uzun süre beklemişler. Bizde evlat acısı var, Vahabilere karşı. Onların kuyruk acısı tam olarak nedir? Yani bunlar bizim kılıç zoru ile sonradan Müslüman olduğumuza yönelik görüşlere sahip oldukları seslendirilen bir konu. Gerekse bunların aşiret tarihlerini de kaba hatlarıyla biliyorum.  Okunacak düzgün kaynak arıyorum. Yardımcı olursanız sevinirim. Mesajı Paylaş

petibor

Bu ülkelerin bizimle dertlerini ben size söyleyim. Türkiye dindarların iktidarda olduğu bir ülke bu bahsi geçenlerde ise dindar olmayanların iktidarda olduğu ülkelerinde aşırı dincilere karşı mücadele edildiği rejimler. Nasıl olur diyor tabi insan ama bu gerçek. Suudi kralı da Mısır başkanıda Saddam da Kaddafi de Cezayir Fas Ürdün kralıda kendi ülkesinin ılımlı islam kesimini temsil ediyor her müslüman ülke aşırı islamla mücadele veriyor nerede ise kurulduğu günden beri. Türkiye ise islamcıların iktidara gelmesini istiyor bu yüzden aramız kötü. Biz buna siyasal islam diyoruz. Mısır da ki eski devrilen rejim gibi yani rejimler iktidara gelsin istiyoruz. Tek mevzumuz budur. Dünyada kendi dengeleri içinde dini tarafın iktidarda olduğu iki müslüman ülke var biri İran öbürü Türkiye. Kalanların hepsi dinle meselesi var şiddetle dini rejimleri engelliyorlar. Biraz şok edici ama dediğim gibi her ülkeyi kendi özelinde inceleyin bunu düşünürken. Çoğunda oranın ılımlısı öbürünün aşırısından daha aşırıda olabilir buna aldanmayın. Kafa kesen kadına yasak koyan Suudi rejimi ılımlı İslam aslında ama kendi ülkesine göre ılımlı. Mesajı Paylaş

Southwater

Putty şahanesin hocam.
Yazdıkların tamamen yanlış bence ama olsun.
Mesele zayıf rejimi öpenin çok olması. Arkasında halk desteği olmayan rejim ABD'nin işine gelir. Mesajı Paylaş

petibor

Tamamen yanlış diyorsun bir şey biliyor kesin diyoruz peşinden bir şey anlatmanı bekliyoruz ABD öper diyon çıkıyon. Bumudur senin olayları izah şeklin. Ben o kadar şey anlatıyorum sen öper diyon çıkıyon böyle itiraz olurmu biraz bir şeyler anlat bildiğin bir şeyler var belliki.  Mesajı Paylaş

HDS

@putty, Bu ülkelerin bizimle sandığın gibi bir derdi yok. Sen Sisi-Mısır olayını şablon gibi taşımak istiyorsun ama öyle değil. Bu iş sadece bir En Nahda, Müslüman Biraderler mevzusu da değil.

Bunlar kendilerince bir "Sultanlıkları yaşatma derneği" kurdular, biz de karşılarında yer aldık. Suud sarsılsa, bahsettiğin diğer ülkeler kimse dayanamaz buna. Kafalarında kendi mahalleleri gibi bir Ortadoğu var ve biz maalesef bu senaryodan farklıyız, role uymuyoruz.

Yarın öbür gün RTE hakkın rahmetine kavuşsa, daha liberal ve içe kapanık bir CB ve iktidar dahi olsa bu böyle olacak.

Bizim bu konuda doğal akışının tersine iletişimimiz olan, aslında daha yakın olmak gerekirken uzak olduğumuz tek Ortadoğu ülkesi herhalde en az konuşulanı; Ürdün.  :)

Yok Suriye'ymiş, yok Mısır'mış.. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter