Suriye Krizi ve Suriye'de İç Savaş

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 27, 2015, 08:28 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

putty

#1065
Eyl 06, 2017, 03:30 ÖS Last Edit: Eyl 06, 2017, 03:39 ÖS by putty
Bu cehennem topu olayı ve Saddam ın tukaka olması gözden düşmesi olayı bir İngiliz vatandaşının Saddam döneminde casusluktan idam edilmesi sonrasında başladı. Bu İngiliz galiba gazeteciydi idam edilince Saddam için her şey değişmeye başladı. Sonrasında cehennem topu baskısı oluştu ve Saddam köşeye itildi sıkştı bir delilik ile Kuveyt e girdi birazda msilleme gibi. Sonrası belli. Yani bütün körfez krizi bunca savaş değişen haritalar aslında bir ingiliz gazetecinin Irak da her baskıya telkine kulaklar kapatılarak idam edilmesi ile başladı. Bunuda bu dünyada iddia eden tek kişi benim. O kadar bilinmez bir şeyki o gazetecinin adını bile şimdi arayıp bulamıyorum örtüldü o hikaye sangi internette hiç yok tarihten silindi. Ama bütün bu zincirleme kriz İngilizin idamı ile başladı hemen bir kaç gün içinde cehennem topu gibi komplolar türetildi İngilizlerce bence. O kriz bu güne kadar hiç bitmedi. Bu olayı bulur musunuz rica etsem o ingiliz gazeteci nin olayı neydi bir kronoloji yapalım bence bütün bu felaketler onunla başladı. Tabiki idam ın intikamı değil hepsi ama o süreç menfaatlerin yönünde seve seve evrilerek basamak basamak bu güne taşındı. Kelebeğin kanat çırpışı gibi bir fırtınaya evrildi. Bu konu bir kitaba dönüştütülüp çok ses getirebilir iyi işlenir ise çünkü bir temeli var gerçektende. Atlandı bu mevzu bu dünyada kimse olayı yakalayamadı benden başka. Benimde imlam edebiyatım zayıf kitap yazamam başka biri yazmalı ben onu desteklerim fikirlerimle. Önce şu idam edilen ingilizi bulmamız lazım onu bana bir ararmısınız rica etsem cehennem topu öncesindeki bir iki yıl içinde idam edilen ingiliz vatandaşı kimdi ben bulamıyorum. Ben o zaman çocuktum hatırlıyorum olayı çok dramatize ediliyordu dinlemedi saddam güç gösterisi yapmıştı sonra her şey aleyhine gelişti ben o zaman bu olumsuz tablonun o idamla ilişkisini kurmuştum çocuk kafamla. Çocuklar bazı şeyleri iyi yakalar hala bu konuda fikrim değişmedi. İngiliz alaveresi dalaveresi kurnazlığı her şeyi var bu işin içinde. Menfaatlerde bunu devam ettirmeye büyütmeye abartmaya izin verdi ortadoğuyu şekle soktular bu sayede. Mesajı Paylaş

BETONBEY







Zamanında bu resimlerle yediler ya bizi ??? Mesajı Paylaş

putty

#1067
Eyl 06, 2017, 05:32 ÖS Last Edit: Eyl 06, 2017, 05:34 ÖS by putty
İsrailli balistik uzmanları bile alay ediyordu o zaman bu iddialar ile ilgili. Ama kimin umurun da adamın yediler başını. İnternet yok bir şey yoktu tv de ne denirse tek doğru oydu o zamanlar. Şimdi olsa anında maskara olur iddia edenler öyle bir yorumlar çıkar ki. Adamın zaten Scud füzeleri filan vardı topa ihtiyacımı var İran a her gün atıyordu savaşta. Sağa sola dönmeyen yukarı aşağı oynamayan taşınamayan cehennem topu Mesajı Paylaş

HDS

@putty, Saddam'a birisi bunu itelemiş olabilir. Hayal satmış olabilir. Üç beş yıl önce de Irak ordusuna patlayıcı tespit eden alet diye saçma sapan şeyler itelemişlerdi, ancak Bull'un bu sisteminin ne kadar çalışıp ne kadar çalışmayacağını bilmiyoruz. O kadar da alay edilecek bir şey olmayabilir.

Bunu tasarlayan herif, konsepti ortaya koyan ve ömrünü buna adayan adam aslında bu yolda bir çok enteresan ve pratik modelleme ve deneysel metot bulan epey parlak bir mühendis. Biz SAGE'de Uçuş mekaniği Laboratuvarında yine onun kurduğu prensibe göre balistik ölçümler yapıyoruz mesela Türkiye'de bile.

Atmasına herhalde bir şeyler atardı bununla Saddam. Ama nereye ne düşerdi, o zamanki teknoloji ile bilinmez.

________


Saddam'ın zıvanadan çıkışı için biraz daha İran-Irak savaşı dönemlerine bakmak gerek @putty. Saddam 80'lerde Suudi Arabistan'dan gelen borçlar ile sadece Bağdat'a dönemin parası ile $24 Milyar para harcadı. Hırpani şehirleri sonradan Amerikalılar'ın onyıllarca bombalayarak ancak düzlediği bir altyapıya kavuşturdu. Dönemin en acımasız ve yarı mekanize savaşını İran ile sürdürdü. İliği kemiği kurudu. Suudi ve arkasında sandığı Batı desteği de kuruyunca, Kuveyt'e girdi. Zira o günlerin petrol rezervleri meselesi epey netameli olsa da, ırak o sırada OPEC'in tüm üretiminin yaklaşık çeyreğini tek başına veriyordu. Kuveyt'i de eline alabilse bu neredeyse %40'lara yaklaşacaktı. Mesele sadece Kuveyt ile olmamakla birlikte, biz dahil, medeni hiç bir ülke dünya petrol arzının ciddi bir miktarının aklı evvel bir herife geçmesine tahammül etmezdi. Edemezdi. Daha petrol fiyatları 73 krizinin şokunu yeni atmış, petrol yeniden epey ucuzlamıştı.

Belki, Saddam ağız yokladığında April Gillespie* aşırı "diplomatik" cümleler kurmaya çalışmak yerine aslında hakikaten de "Yanarsın" falan deseydi bir heyecana kapılıp, belki Saddam Kuveyt'e girmezdi. Zira, kendine bir çıkış yolu arıyordu ve ya konkordato ilan edip memleketini duyun-u umumiyeye emanet edecekti ya da bir yol bulacaktı. En saçma yolu seçti.

Hasılı, özellikle Amerikan-İsrail ekolünün Baas tiksintisi Saddam'ın kendisine olandan fazladır. Zaten birer ikişer hepsi de yamuldu gitti. İlk havlu atan zaten Mısır oldu. 82'de el sıkıştı ve ülke garip bir yamalı bohçaya dönüştü. Irak ise bambaşka bir yola evrildi.


Düşününce, Saddam da Mısır gibi yapıp memleketi borçları falan ile birlikte Amerikan petrol şirketlerine teslim etse şimdi bambaşka bir coğrafyada yaşıyor olabilirdik.

Mesajı Paylaş

putty

#1069
Eyl 07, 2017, 12:59 ÖS Last Edit: Eyl 07, 2017, 01:05 ÖS by putty
Saddam batının pohpohlanan adamı iken kendine güveni zirvedeyken bir çıkıntılık yaptı ingiliz gazetecinin idamına engel olmadı. İngilizde belki arap asıllıydı onuda bilmiyorum ama ingiliz vatandaşıydı. Yapma etme dediler hani Suudiler bizimkilerin kafasını kesmeye kalkardıya ara sıra yalvara yakara ikna ederdik yada edemezdik ama illa ara sıra bunla bizi gerim gerim gerekelerdi aynısını Saddam da yaptı İngilizlere ve iknada edilemedi o adamı astılar. Ondan hemen sonra İngilizler başladı bu şeyleri ortaya atmaya savaş açtılar yani Saddam a örtülü şekilde. Cehennem topunu kim ortaya attı İngilizler attı ne zaman attı gazeteci idam edildikten hemen sonra attılar. Sırf bu yüzden ambargolar filan oldu Türkiye de bile parçaları bulundu el konuldu yok rafineri boruları filan tartışmlar çıkıştı. Tutki top yaptı adam ne olmuş yani ambargoluk bir konumu ama ingilizler Amerika nın da desteğini alarak bu işi istedikleri gibi yönettiler. Şimdi saçma geliyor ulan bütün ortadoğu bir İngiliz yüzündenmi bu hale geldi binlerce Amerikalı asker öldü İşid türedi uçaklar düştü ikiz kuleler oldu filan. Ama evet gerçekten bu İngiliz gazeteci yüzünden oldu her şey. Tabiki kimse buralara olayların gelmesini hayal etmedi belki basit bir tecrit ambargo amaçlandı ama sonra gerilen ortam ambargo tecrit zıtlaşma Irak ın Kuveyt e girişi ile sonuçlandı. Irak da başına geleceği göremedi sadece o ambargolar dan bir zıtlaşma yarattı kendine güvenide vardı bir şey yapamazlar sandı ABD denizleri aşıp gelemez sandı Araplar zaten başedemez dedi çık derler çıkmam çık derler çıkmam nasılsa zaten ambargo var daha kötü ne olabilir dedi belki çıkarım bir şartla ambargoları kaldırın diyecekti belkide ama ABD yığdı ordularını ondan sonrası malum. Bu fırtına o adamın inadına idamı ile başladı. Ben o ilişkiyi gözlemledim yalvardılar yakardılar ikna olmadı asdı ertesi gün çorabı örmeye başladılar Saddam a. sonrasında hiç o gerilim aşağı ivmelenmedi bu güne kadar hep artarak devam etti olaylar bir birini tetikleyerek. Canlarıda böyle istedi fırsatı kullandılar tabi oda var ama her şeyin başlangıcı o olaydır. İkiz kulelerden arap baharına Irak ın işgali Suriyenin parçalanması Şii yayılması hepsinin sebebi o ingiliz gazetecinin idamıdır. Arıyorum arıyorum adamın adını olayı bulamıyorum şimdi google a bunu arama indeksinde gizle denmiş çıkmıyor bir türlü. Abdülhamitin zamanındaki idamı arıyorum bulunuyor ama o kadar bütün dünyanın dil döktüğü krizler yaşanan trajik öyküsü olan adamın haberi resmi yok hiç. TV lerde gazetelerde günlerce çıktı adam halbuki dünya bunu konuştu  haftalarca ama şimdi arıyorum hiç bulamıyorum. Google indezte onu bin sayfa geriye atıyor böyle bir şeyi var kesin devletlerinin şunu ört filan diye. Bu idam tez konusudur bence çok iyi irdelenmeli bunun kronolojisi. Bunu ortaya çıkarttım diye benide çizebilirler. Bunu biraz irdeleyip gerçeklere dayanarak öykülendirsek biraz süslesek biraz sallasak yemin ediyorum her dile çevrilir kitabımız köşeyi döneriz adam uyduruktan metal fırtına yazdı köşeyi döndü onun gibi Mesajı Paylaş

Alkyone

https://www.youtube.com/watch?v=LY42UNNrht4

Videoyu izleyince 2. körfez savaşının neden çıkarıldığını İsrailin Saddama olan kinini biraz daha iyi anlıyor insan... Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone

'ABD helikopterleri DEAŞ'lı komutanları tahliye etti' iddiası


ABD Hava Kuvvetlerinin, Suriye'nin Deyrizor kentinde bulunan terör örgütü DEAŞ'ın bazı saha komutanlarını bölgeden tahliye ettiği iddia edildi.

Rus haber ajansı RIA Novosti'nin, adı açıklanmayan askeri ve diplomatik bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Hava Kuvvetlerine ait helikopterler, ağustos ayında Deyrizor kentindeki 20 civarındaki DEAŞ saha komutanını bölgeden tahliye etti.

Söz konusu terör örgütü DEAŞ'lı komutanların ve bazı militanların, ABD tarafından "başka bölgelerde" kullanılmak için tahliye edildiği öne sürülen haberde, tahliye edilen DEAŞ'lı komutanlardan 2'sinin Avrupa kökenli olduğu da belirtildi.

DEAŞ'lı teröristlerin tahliyesinin Suriye'de ilk kez gerçekleşmediğinin vurgulandığı haberde, mayısta da Deyrizor'dan DEAŞ'lı saha komutanlarının ve bazı Avrupalı paralı askerlerin de tahliye edildiği, haziran-temmuz aylarında ise Rakka'da benzer tahliye operasyonlarının yapıldığı ileri sürüldü.

Beşşar Esed rejimi tarafından salı günü yapılan açıklamada, Deyrizor'un merkezindeki terör örgütü DEAŞ kuşatmasının kırıldığı duyurulmuştu.

http://aa.com.tr/tr/dunya/abd-helikopterleri-deasli-komutanlari-tahliye-etti-iddiasi/903881 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Defence

İsrail'den Suriye'deki hava saldırısına doğrulama


İsrail yönetimi, Suriye'nin Hama kentine bağlı Masyaf beldesinde rejime ait silah yapım ve geliştirme merkezine gece saatlerinde hava saldırısı düzenlediği yönündeki haberleri doğruladı.

İsrail'in Kanal10 televizyonuna konuşan Savunma Bakanı Avigdor Liberman, "Hama'da gelişmiş füze üretim üssü hedef alındı. Biz macera peşinde değiliz, ancak güvenliğimiz için her şeyi yaparız ve kendimizi savunmak için her zaman hazırız." dedi. İsrail'in kırmızı çizgilerine vurgu yapan Liberman, şöyle devam etti: "Düşmanlarımızın bize zarar vermesini önleme ve hatta İsrail vatandaşlarına zarar verme olanaklarını dahi engelleme konusunda kararlıyız. İsrail, kimsenin güvenliği konusunda koyduğu kırmızı çizgileri geçmesine izin vermeyecektir."

Suriye rejimine bağlı resmi haber ajansı SANA, İsrail savaş uçaklarının, Lübnan hava sahasını kullanarak saat 02.42'de Hama'nın Masyaf beldesi yakınlarındaki rejim karargâhını vurduğunu ve saldırıda iki Suriye askerinin öldüğünü duyurmuştu.

İsrail basını da sabah saatlerinde Suriye ve Lübnan kaynaklarına dayanarak verdiği haberlerde, İsrail'in Hama'da Suriye rejimine ait askeri bir noktayı hedef aldığını duyurmuş, ancak İsrail'in resmi kanallarından konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştı. Masyaf, rejimin kimyasal silah tesislerinden birinin yer aldığı bölge olarak biliniyor.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407239/israilden-suriyedeki-hava-saldirisina-dogrulama Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Suriye Ordusu Deyr Ez Zor'da ilerliyor


Suriye Demokratik Güçleri'nin, Deyr ez Zor kentinin doğu kırsalındaki bölgeleri IŞİD'den temizlemek için başlattığı operasyonu sürdürüyor.

Hizbullah destekli Suriye ordusu da güneybatıda IŞİD'in kontrolündeki bölgeleri ele geçirmek için çatışmaları yoğunlaştırdı.

IŞİD'in 3 yıllık kuşatmasını bu hafta ilk kez kırarak sivillere gıda yardımında bulunan Suriye ordusu, Pazar günü kentin doğusunu başkent Şam'a bağlayan karayolunun son bölümünü de ele geçirdiğini duyurdu. Suriye Ordu Komutanı İssam Zahreddin, yıllar sonra ilk kez yolun tamamının ele geçirildiğini ve son ilerleme ile IŞİD güçlerini dağıttıklarını açıkladı.

IŞİD'e karşı Suriye'nin kuzeyinde konuşlanan, Amerika'nın desteklediği Kürt güçleri (YPG) ise, Fırat nehrinin doğusundan Deyr Ez Zor'a yaklaşıyor.

Birleşmiş Milletler, kentin Suriye ordusu tarafından yönetilen bölümünde halen 93 bin sivilin son derece güç şartlar altında yaşadığını açıkladı.

YPG güçleri Pazar günü, kadınlar ve çocuklar dahil olmak üzere yüzlerce sivili kurtardıklarını açıkladı.

Ancak Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, kentin güneyindeki El-Boulil bölgesinde, Suriye Ordusu'na havadan destek veren Rus ordusunun gerçekleştridiği hava saldırırları sonucu 34 sivilin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Fırat nehri üzerinde bulunan Deyr ez Zor kenti 2014 yılında IŞİD'in eline geçmişti.

http://www.euronews.com/2017/09/11/syrian-forces-regain-control-of-key-deir-al-zor-highway Mesajı Paylaş

Terra

CIA, Suriye ordusuna karşı savaşan iki muhalif gruba geri çekilme talimatı verdi


Suriye'nin güneydoğusunda ordu güçlerine karşı savaşan iki muhalif gruba, ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı (CIA) ve Arap destekçileri tarafından Ürdün'e geri çekilme talimatı verildiği bildiriliyor.

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) içerisinde yer alan gruplardan olan Usüd el Şarkiye ve Şehit Ahmed Abdo'dan yetkililer, CIA ve Ürdün ile Suudi Arabistan'ın, kendilerinden savaşmayı bırakmayı istediğini söyledi. ABD liderliğindeki koalisyondan askeri destek alan Usüd el Şarkiye grubundan bir yetkili olan Badr el Din el Salamah, "Bölgeyi terk etmemiz bizden resmi olarak istendi" dedi.

Reuters'ın eline geçen muhalif komutanlara gönderilen mektupta, 'Suriye ordusuna karşı cesurca savaşmış olsalar da etrafları çevrili bir şekilde o bölgede kalmalarının kendileri için tehdit yarattığı' ifadeleri yer alıyor.

CIA ve Arap destekçilerinin bu kararı muhalif gruplardaki yüzlerce militanı memnun etmemişe benziyor. Zira pek çok militan, Ürdün'e geri çekilmenin güçlerini dağıtmak anlamına geldiğini düşünüyor.

AĞIR SİLAHLARINI VE TANK SAVAR FÜZELERİNİ GERİ VERECEKLER

Bunların yanı sıra içerisinde yüzlerce militanın yer aldığı grupların, ağır silahlarını ve ABD yapımı olan düzinelerce tank savar füzeyi de geri vermesi gerekecek.
Öte yandan Reuters'a göre, muhalif komutanlar, kendilerinden geri çekilmelerini isteyen Ürdün'deki ortak komuta merkezine, 'savaş alanını terk etmektense burada kalıp ölmeyi tercih edeceklerini' söylediler.

El Din el Salamah ise Reuters'a demecinde, "Kendilerinden isteneni reddettiler. Zira Ürdün'e çekilmeyi her şeyin sonu olarak görürüz. Oysa şehitlerimizin kanı henüz kurumadı" ifadelerini kullandı.

Reuters'ın Batılı diplomatik kaynakları ise, muhaliflerin geri çekilmesine yönelik kararın, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından, CIA'in Suriye hükümetine karşı savaşan gruplara yönelik eğit-donat programına son verilmesi ile ilişkili olduğunu belirtti.

CIA'in söz konusu programı Trump'ın selefi Barack Obama yönetimini tarafından Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirme çabalarının bir parçası olarak 2013'te başlatılmıştı.

http://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-south/syrian-rebels-say-u-s-allies-push-for-retreat-from-southeast-syria-idUSKCN1BL0YP Mesajı Paylaş

Defence

Suriye'de PKK/PYD işgali büyüyor


Terör örgütlerinin Suriye'deki büyük toprak parçalarını işgali sürüyor. AA harita alan ölçümlerine göre, ABD destekli terör örgütü PKK/PYD'nin alan hakimiyeti yüzde 23'e çıktı, DEAŞ'ın işgal ettiği alan yüzde 14'e geriledi.

Suriye'de yedinci yılındaki iç savaşta, ülkenin yüzde 37'si DEAŞ ve PKK/PYD'nin işgalinde. PKK/PYD, ABD desteğiyle işgal bölgesini son 5 ayda yüzde 2 genişletti.  Yaklaşık 185 bin kilometrekare olan Suriye'de DEAŞ ve PKK/PYD,  ülkenin toplam yüzde 37'sini işgal ediyor.
27 bin kilometrekare civarında bir alanı işgal eden DEAŞ, halen ülkenin yüzde 14'üne hakim.

Fırat Kalkanı Harekatı'nın Türkiye sınırından uzaklaştırdığı DEAŞ, ülkenin doğusunda, Irak sınırında ve Humus çöl alanı ile Dera ve Hama doğusunda varlığını sürdürüyor. Harekatla 2 bin 60 kilometrekare alan DEAŞ ile PKK/PYD'den arındırmıştı.

PKK/PYD İŞGALİ BÜYÜYOR

PKK/PYD'nin kontrolündeki alan, 41 bin kilometrekare ile ülkenin yaklaşık 23'ünü buluyor. Son 5 ayda, terör örgütü 2 bin 500 kilometrekareyi ABD'nin desteğiyle ele geçirdi. Örgüt, Suriye-Türkiye sınırının da yüzde 65'ine hakim. PKK/PYD, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırı boyunca, doğuda Haseke ve Rakka ilinin kuzeyi, Halep'in doğusundaki Münbiç ve kuzeybatısındaki Afrin ilçelerini işgal ediyor.

REJİMİN ALANI YÜZDE 46

Ölçümlere göre, son dönemde Halep, Rakka ve Deyrizor'da ilerleyen Esed rejimi 85 bin kilometre karelik bir alanı elinde bulundurarak Suriye'nin yüzde 46'sını kontrol ediyor. Parçalı bir yapı gösteren muhalifler ve rejim karşıtı askeri gruplar ise tüm toprakların yüzde 17'sini kontrol ediyor.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407586/suriyede-pkk-pyd-isgali-buyuyor Mesajı Paylaş

Terra

ABD'den Deyr ez Zor operasyonu için DSG'ye ağır silah ve zırhlı araç sevkiyatı


ABD, Deyr ez Zor operasyonu kapsamında YPG'nin de içerisinde yer aldığı Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) 90 tırla zırhlı Hummer araçları ile ağır silahlar gönderdi. Sputnik'e konuşan bir DSG yetkilisi, ABD'nin operasyon için kendilerine daha fazla silah göndereceğini söyledi.

ABD, Rakka ve Deyr ez Zor operasyonu kapsamında DSG'ye ağır silah ve zırhlı araçlar göndermeyi sürdürüyor.
Türkiye'nin PKK'nın Suriye kolu olarak gördüğü YPG'nin de içerisinde yer aldığı Demokratik Suriye Güçleri'nden bir yetkili Sputnik'e yaptığı açıklamada ABD'nin silah ve zırhlı araç sevkiyatının kendilerine dün ulaştığını belirterek şöyle dedi:

'DAHA FAZLA SİLAH SÖZÜ VERDİLER'

"ABD, Deyr ez Zor operasyonu nedeniyle bize zırhlı Hummer araçları ile ağır silahlar gönderdi. Bize ulaşan silahlar içerisinde roketler, ısı güdümlü füzeler, doçkalar, otomatik makineli tüfekler, havan topları ve Kalaşnikof silahları var. Silahlar ve zırhlı Hummer araçları Kürdistan bölgesinden (Kuzey Irak) karayoluyla Semelka Sınır Kapısı'ndan Rojava'ya sokuldu. Oradan da tırlarla Deyr ez Zor kentinin doğusunda IŞİD'den temizlediğimiz bölgelere bırakıldı. Silahlar ve zırhlı araçlar 90 tırla geldi. Operasyon için daha fazla ihtiyacımız var. Bunu ABD'li yetkililere bildirdik. Yakında daha fazla ağır silahın gönderileceği sözünü verdiler."

ABD, şimdiye kadar DSG'ye 1480 tırla ağır silah ve zırhlı araç gönderdi. Ankara, YPG'ye silah verilmesine sert bir şekilde karşı çıkıyor.

https://tr.sputniknews.com/columnists/201709131030127461-abd-deyr-ez-zor-dsg-silah-zirhli-arac/ Mesajı Paylaş

Trilogy

Rus denizaltıları, Suriye'deki IŞİD hedeflerini Kalibr füzeleriyle vurdu


Rusya Savunma Bakanlığı, 'Velikiy Novgorod' ve 'Kolpino' denizaltılarının Suriye'deki IŞİD hedeflerini Kalibr tipi kruz füzeleriyle vurduğunu duyurdu.

Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında, "Akdeniz'in doğusunda bulunan 'Velikiy Novgorod' ve 'Kolpino' denizaltıları, su altından gerçekleştirdikleri atımda Suriye'deki IŞİD hedeflerini Kalibr tipi kruz füzeleriyle vurdu" dendi.

'DEYR EZ ZOR'DAKİ IŞİD HEDEFLERİ İMHA EDİLDİ'

Açıklamaya göre Rus denizaltıları, Deyr ez Zor'daki IŞİD'e ait komuta merkezlerini, irtibat noktalarını, silah ve mühimmat depolarını imha etti.

'HEDEFLERİN VURULDUĞU OBJEKTİF KONTROL VERİLERİYLE DOĞRULANDI'

Denizaltıların 500 -- 670 kilometre mesafedeki IŞİD hedeflerine 7 kruz füzesi gönderdiğini de aktaran bakanlık, objektif kontrol verilerinin belirlenen hedeflerin imha edildiğini doğruladığının altını çizdi.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201709141030142055-rus-denizaltilari-suriye-isid-kalibr-fuze/ Mesajı Paylaş

Trilogy

Lavrentyev: İdlib'deki gerilimi azaltma bölgesini Rusya, Türkiye ve İran gözetecek


Kazakistan'ın başkenti Astana'daki Suriye görüşmelerinde Rus heyetine başkanlık eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentyev, Suriye'nin İdlib kentinde kurulacak gerilimi azaltma bölgesinde ateşkesin Rusya, Türkiye ve İran tarafından kontrol edileceğini söyledi.

Kazakistan'ın başkenti Astana'daki Suriye görüşmelerinde Rus heyetine başkanlık eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksander Lavrentyev, Suriye'nin İdlib kentinde kurulacak gerilimi azaltma bölgesinde ateşkesin Rusya, Türkiye ve İran tarafından kontrol edileceğini söyledi.
Bu aşamada dikkatleri gerilimi azaltma bölgelerinde görev yapacak güçlerin üzerine çekmek istemediğini de kaydeden Lavrentyev, konu üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti.

'ANLAŞMA ÇOK YAKIN'

Bu arada Lavrentyev, Astana-6'daki tarafların gerilimi azaltma bölgeleri konusunda anlaşma imzalamaya yakın olduğunu söyledi.

Astana görüşmeleri
© AP PHOTO/ SERGEİ GRİTS
Astana-6'nın ana gündemi İdlib'de kurulması planlanan gerilimi azaltma bölgesi
Suriye'de dört gerilimi azaltma bölgesi kurulması konusunda anlaşma imzalamaya yakın olduklarını kaydeden Rus diplomat, yarın tüm taraflarla yapacakları kapanış müzakereleri sonucunda bu konuda değerlendirmelerde bulunabileceğinin altını çizdi.
Şu ana dek güneyde Ürdün sınırında, Şam yakınındaki Doğu Guta'da ve Humus'un kuzeyinde kurulan üç gerilimi azaltma bölgesinde Rus güçleri tarafından gözetiliyor.

6. tur görüşmelerinde taraflar, İdlib'de kurulması planlanan gerilimi azaltma bölgesinin detayları üzerinde duruyor.

https://tr.sputniknews.com/rusya/201709141030144243-lavrentyev-idlib-gerilim-azaltma-bolge/ Mesajı Paylaş

395V

#1079
Eyl 14, 2017, 09:29 ÖS Last Edit: Eyl 14, 2017, 09:48 ÖS by 395V
Hüsnü MAHALLİ bölgemizdeki gelişmeleri değerlendiriyor:
https://www.youtube.com/watch?v=JMtXLO9baR0
Çok aydınlatıcı bence. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter