Astronomi Dünyasından Haberler

Başlatan The Thing, Eki 28, 2017, 05:51 ÖÖ

« önceki - sonraki »

The Thing

İlk kez Güneş Sistemi dışından bir gök cismi keşfedildi

Independent'ın haberine göre, gökbilimciler Güneş Sistemimiz'de ilk kez farklı bir güneş sisteminden giren bir cisim tespit etti.

Yıldızlararası cisim, gözden kaybolmadan önce üzerinde çalışmalara başlayan bilim insanları bunun bir kuyruklu yıldız ya da meteor olduğunu tahmin ediyor.

Gözlemcilere göre  'hiperbolik bir yörüngeye' sahip olması nedeniyle cisim, Güneş Sistemi'miz dışındaki başka bir yıldızdan kaçmış olabilir.

Uluslararası Astronomi Birliği Küçük Gezegen Merkezi (MPEC) açıklamasında "İleride yapılacak gözlemler bu yörüngenin olağan dışılığını doğrularsa, bu cisim ilk yıldızlararası kuyruklu yıldız vakası olabilir" dedi.

'A/2017 U1' adı verilen gizemli cismi ilk olarak  Hawaii Üniveristesi'ndeki 'Pan-STARRS 1' teleskobu keşfetti.

Üniveristenin astronomi bölümünden Rob Weryk cismi ilk tanımlayan kişi oldu.

Bulgularını Avrupa Uzay Ajansı'nın Tenerife'deki teleskobunun çektiği görüntülerle karşılaştıran Weryk, 'cismin galaksimizdeki (Samanyolu Galaksisi) başka bir yerden geldiği sonucuna vardı.

Cismin çapının 400 metreden biraz daha küçük olduğu ve saniyede yaklaşık 26 km hızla ilerlediği de belirtildi.

Bilim insanları gök cisminin Lyra (Çalgı) takımyıldızı yönünden geldiğini düşündüklerini de ifade etti.

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Dünya Yakınındaki Cisimleri Araştırma Merkezi'nden Paul Chodas "On yıllardır bu anı bekliyorduk. Bu cisimlerin- yıldızlararası seyahat eden ve ara sıra bizim güneş sistemimizden geçen meteor ya da kuruklu yıldızlar- varolduğu uzun zaman önce teorileştirilmişti. Ancak ilk kez tespit edildi. Şu ana kadar bulgular bu yönde ancak doğrulama için daha fazla veriye ihtiyaç var" dedi. Mesajı Paylaş

The Thing

Dünyaya düşen elmas meteoru 'yok olmuş bir gezegene ait'

2008'de Dünya'nın atmosferinde paylayan ve yapısında elmas barındıran bir meteorun, Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde yok olmuş bir gezegene ait olduğu açıklandı.

Kayanın ait olduğu "öngezegenin" milyarlarca yıl önce Merkür ya da Mars büyüklüğünde iken gerçekleşen bir çarpışma sonucu parçlandığı düşünülüyor.

Nature Communications isimli yayın organında yayımlanan araştırmayı gerçekleştiren bilim insanlarına göre bu çaptaki bir elması oluşturacak basınç ancak bu büyüklükteki bir gezegende bulunabilir.

Araştırmacılar, Sudan'ın kuzeyindeki Nubian çölüne dağılan parçalar üzerinde üç farklı mikroskopla inceleme yaparak, 2008 TC3 adı verilen asteroidin mineral ve kimyasal karakteristiğini ortaya koydu.

Bilim insanları, inceledikleri elmas içinde bulunan bazı materyallerin ancak 20 gigapascal üzerinde oluşabileceği sonucuna vardı. Bu basınç seviyesinin ise ancak "büyük bir gezegen gövdesinde" ortaya çıkabileceğini savundu.

İsviçre'deki Lozan Federal politeknik okulundan Farhang Nabiei, bu inceleme ile "ortadan kaybolmuş bu büyüklükteki bir kütleye ait ilk ikna edici delilin elde edildiğini" söyledi.

Aynı öngezegenin kalıntıları olabilir
Elde edilen bulguların, Güneş Sistemi'ndeki gezegenlerin, onlarca öngezegene ait kalıntılardan oluştuğu teorisini de güçlendirdiğini savunuluyor.

Bu çarpışma sonucu oluşan meteorların, uzay kayası kategorisine girdiği ve Dünya ile çarpışan maddelerin yüzde 1'ine tekabül ettiği belirtiliyor.

Araştırmacılar bu tip elmas meteorlarının aynı öngezegenin kalıntıları olabileceğini de düşünüyor.

http://www.bbc.com/turkce/43808171 Mesajı Paylaş

The Thing

Mars'ta ilk defa göl bulundu

Bilim insanları Mars'ta ilk defa buz yüzeyin altında sudan oluşan geniş çaplı bir göl bulunduğunu duyurdu.

Bu keşif, dünyadan 55 milyon km uzaktaki esrarengiz Kızıl Gezegen'de bulunan sıvı haldeki en büyük su kütlesi oldu.

Daha önce yapılan araştırmalar, gezegen yüzeyinde aralıklı su kütleleri olduğuna dair kanıtlar olduğunu gösteriyordu. Ama bu son keşif, Mars'taki su kütlesinin kalıcı olduğuna dair ilk veri.

Mars'ta bulunan su kütlesi, buzun altında yaklaşık 20 kilometrelik bir alanda yer alıyor.

Uzay bilimcilerin bu keşfiyle Mars'ta daha fazla su bulunabileceği ve hatta hayat olabileceği ihtimali kuvvetlendi.

İtalyan araştırmacılar, bu keşfi Roma'da düzenledikleri bir basın toplantısında duyurdu. Araştırma ayrıca ABD'nin Science adlı dergisinde yayımlandı.

Mars şimdi soğuk, çorak ve kuru ama geçmişte ılık ve ıslaktı. Kızıl Gezegen'de yaklaşık 3.6 milyar yıl önce geniş sıvı su alanları ve göller bulunuyordu.

Mars'taki gölün suyu içilebilir değil ve buzun yaklaşık 1.5 kilometre derinliğinde bulunuyor.

Keşif için Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express uydusundaki Marsis adlı radar sistemleri kullanıldı.

Nasıl bulundu?

Marsis radar sistemi gibi araçlarla Mars'ın yüzeyi ve yer altı gönderilen sinyaller ve geri dönen sinyallerle incelendi.

Radar verilerindeki sürekli beyaz çizgi Güney Kutbu'nun başını gösteriyordu. Bu da yufka görünümünde buzlu su ve toza işaret ediyor.

Araştırmacılar bu kütlenin altında olağan dışı bir durum fark etti.

Araştırmanın başındaki isim İtalyan Ulusal Astrofizik Enstisüsü'nden Profesör Roberto Orosei, "Açık mavi olarak görünen alttan gelen yansımalar yüzeydeki yansımalardan daha güçlü. Bu da suyun varlığına işaret ediyor" dedi.

Keşif, Marsis radar sistemleri kullanılarak yapıldı.
Göl, Mars'ın geçmişi ve geleceğine dair yaşam ihtimalini kuvvetlendirse de gölün özelliklerinin belirlenmesi için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Open University'den Dr. Matt Balme, "Şimdi yapılması gereken, tekrarlanan benzer işaretlerin ölçümünün yapılması ve eğer mümkünse, diğer ihtimal ve açıklamaların incelenip elenmesi. Belki de bu, daha önce Antarktika'daki buz altı su kütleleri için yapılan araştırmalar gibi, gölün incelenmesi amacıyla yeni bir Mars misyonunu tetikler" dedi.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-44952726 Mesajı Paylaş

Alkyone

Rusya, yeni nükleer uzay motorunun en önemli parçasını başarıyla denedi

Rus uzay ve atom mühendisleri, 2009'dan beri 1 megawatt nükleer füzyon reaktörünü enerji kaynağı olarak kullanan özel bir uzay sevk sistemi üzerinde çalışıyor. Rusya'daki kamusal harcamaları aktaran sitedeki rapora göre, reaktörün soğumasını sağlayan çok önemli bir parçanın prototipinin testleri tamamlandı.
Sıvı damlacık reaktörü olan bu cihaz, damlacık akımı oluşturarak uzaya çok fazla ısı yayabiliyor. Damlacıklar daha sonra tekrar sistemin içine çekiliyor. YaEDU  (Nükleer Sevk ve Motor Sistemi) olarak bilinen nükleer motorda küçük ve hızlı nötron reaktör, reaktörün ısısıyla beslenen elektrikli jeneratör ve itici araç bulunuyor.

Kimyasal içerikli roket motorlarının aksine YaEDU, roketin daha fazla hızlanmasını sağlıyor. Bu sistem, uzay aracındaki elektrikli sistemler için de güvenilir bir enerji kaynağı oluşturuyor. Dolayısıyla Mars ve ötesinin keşfi gibi uzun mesafeli görevler için daha elverişli bir sistem olma özelliği taşıyor.
https://tr.sputniknews.com/rusya/201810291035897653-rusya-yeni-nukleer-uzay-motorunun-en-onemli-parcasini-basariyla-denedi/ Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter