Milli Eğitimimiz

Başlatan Caner Çetin, Eyl 20, 2017, 02:05 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

BETONBEY

Ben yabancı dil eğitiminde hedef kitlenin yanlış seçildiği düşüncesindeyim.

İyi, orta yada kötü seviyede yabancı dil bilgisi olan bir vatandaş bu bilgisini hayatı boyunca genel anlamda nerede kullanacak ?

Akademik kariyer için zorunlu olmasını konuşmuyorum yada lisans eğitimi seviyesinde verilmesini de konuşmuyorum.

Bizim çok daha temel eğitim problemlerimiz var. Şahsen istemeyene zorla dil öğrenimi konusu tartışılmalı kanaatindeyim. Mesela seçmeli ders olsa ama almayanın türkçe dil bilgisi yada edebiyat dersi sayısı arttırılsa gibi...

Üniversite girişinde belirli lisans programlarında 1 yıl kesintisiz zorunlu yaparsınız. Lisans programlarının tamamında 4 yıl boyunca ağırlıklı olur.

Ama asıl belirli konumlarda, kurumlarda, makamlarda bu yabancı dil ayrımını yapmadığınız sürece bu yabancı dil öğrenimi konusunda birşey değişmeyecektir.

İyi seviyede yabancı dil bilmeyene kesinlikle  akademisyen kadrosu vermeme, ordu da dahil olmak üzere devlet kadrolarında belirli seviyelerde dil bilmeyenin rütbe, makam ve derece-kademe ilerlemesini yapmama gibi basit idari tedbirler olmadığı sürece kim, niye dil öğrensin ki ?

Özel sektör zaten kendi ayrımını yapıyor. Geriye kalan vatandaş taifesi yurtdışına tatile gittiğinde kullanmak için yada Türkiye'de turistin teki bir yer sorduğunda cevap vermek için mi yabancı dil öğrenecekler...

Eğitimi serbest bırakılsa ve liyakat anlamında bahsettiğim kademelerde bir kaldıraç olarak etkili bir şekilde kullanılsa yabancı dil eğitimi için kullanılan kaynaklar daha verimli kullanılabilir ve dil eğitimi almak istemeyene ise temel eğitim anlamında daha fazla vakit ayrılır.

Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

Ama sorun dil egitiminin erken baslamasi gerekliligi. Yoksa cok gec  ve cok zor oluyor. Dolayisiyla cocuk butyudugunde dil ogrenmeye ihtiyaci olup olmayacagina kim karar verecek?

Dolayisiyla belirli bir seviyede yabanci dil matematik gibi fen gibi olmazsa olmaz bir unsur temel egitimde bence. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

delidumrul

Okumayı sevmiyoruz.Yazmayı da az buçuk biliyoruz.Farklı taraflara sündürmeden, işin temelini halledince gerisi gelecektir eminim.Hatta iddia ediyorum,tüm şehirlerdeki kütüphane kapasitesini arttırıp tüm geleceğimizi bir şekilde o yapılar ile içli dışlı edersek bilmem ne zamandır tartışılan mevzular bir bir çözülür.Okumayı söker,öğrenmenin lezzetine varırız.Bir de toplumu taşıyacak dahileri bu çarktan ayıklamak mesele. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Bu konuda kapımızda büyük bir şans var. Kütüphaneler tarihe karışıyor. Tüm eserlerin dijital ortama aktarılmasıyla, her yurttaşın, Dünyanın her yerinden her esere ulaşabilmesi çok yakın. Biz de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile bu tür çok çok önemli bir dijitalleştirme projesi yürütüyoruz...

Bence ilk ortadan kalkacak mesleklerden biri de kütüphanecilik. Eğer ben bir kütüphanecilik bölümü öğrencisi olsaydım ya da ülkemizdeki üniversitelerin kütüphanecilik bölümlerinden birinin bölüm başkanı olsaydım, tüm gücümle "dijital kütüphaneler" ve "dijital kütüphaneciler" üzerinde yoğunlaşırdım... Mesajı Paylaş

saladin

Kisisel görüşüm, Amerika bazında konuşuyorum,  kutuphaneler kalkmayacak evrimine devam edecek.

Elbette kutuphanecilerin bazı görevleri yapay zekaya geçebilir ama henüz o kapasitede teknolojiden uzagiz. Yeterli ticari getiri olmayacağı için şirketlerin bu konuya öncelik vereceğini sanmıyorum.

Ne tür görevleri yapay zeka yapacak, sadece kaynak gösterme kısmında ve kısıtlı olarak. Daha derine inmesi için genel yapay zekanın gelişmesi lazım ama bu şu anda uzak bir teknoloji.

Ayrica kütüphanelerin başka bir sürü görevi var. Örneğin eğitim verilmesi, dar kesimin kaynaklara ulaşımı, sosyal ortam vs. Günümüzde kütüphaneler 3d yazıcıya bile sahip.

Evet kitapların bir kısmı dijitale kayıyor ama eğitim ihtiyacı olduğu sürece kütüphane olacaktır.

Harzemsah'in dediğine katılıyorum, sırf dijital değil, çok yönlü günün ihtiyaçlarına cevap verecek kütüphaneci yetiştirmek gerekiyor.
Mesajı Paylaş

BETONBEY

İlkokul 4-5'te güç bela okuyan bir dünya çocuğumuz var. Bunların dil bilgisi hangi seviyededir düşünebiliyormusunuz ?

Erken yabancı dil eğitimi için iyi bir ana dil bilgisi gerekir. Yoksa çocuğa türkçede bilmediği dilbilgisi kuralını yabancı dilde öğretmeye çalışırken bulursunuz kendinizi :) Mesajı Paylaş

cagribey

Konu dil eğitimi ama ben de buradan farklı bir yola gireyim. Önceden konuşma arasına yabancı kelime sokulduğu vakit plaza dili diye dalga geçilirdi. Şimdiyse herkes bu halde. Ve mesela, mühendislik gibi konularda, böyle konuşmamanız mümkün değil gibi. Ciddi bir yabancı kelime girişi var Türkçe'ye, internet vesair gelişmeler dolayısıyla. Ne olacak bu hal? Mesajı Paylaş
''Bre sorun Nemçelü'ye Lehli'ye,
Ne de çabuk unuttular Muhac'ı''

delenda_est_carthago

Soruyu ters cevirip bir soruyla cevap vereyim: Turkce'ye ciddi bir  yabanci kelime girisi olmadigi herhangi bir donem olmus mudur gectigimiz bin kusur yilda? Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

theavengers

İmam hatiplere fen liselerinden 15 kat fazla bütçe ayrıldı

Cumhurbaşkanlığının, '2019 Yılı Yatırım Programının Kabulü ve Uygulanmasına Dair' kararına göre imam hatip liselerine ayrılan bütçe artırıldı.

Buna göre 2021 yılına kadar tamamlanması planlanan projeler içinde en büyük bütçe 162 yeni imam hatip lisesi için ayrıldı. Bir bölümünün yapımına 1995'te başlanan imam hatip lisesi projelerinin toplam bütçesinin 2 milyar 289 milyon lira olduğu bildirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2019 yılı içinde inşa edilmesi planlanan imam hatipler için 460 milyon lira ödenek ayırırken, fen liseleri için yalnızca 30 milyon lira ayırdı. Böylece, imam hatiplere fen liselerine ayrılan bütçenin 15 katından fazla ayrılmış oldu.

2021'e kadar tamamlanması planlanan fen lisesi projesi sayısı ise dokuzda kaldı.

Yatırım programında 151 yeni anadolu lisesi inşaatı da yer aldı. Anadolu lisesi projeleri için 1995 yılından 2018 yılına kadar 1 milyar lira harcayan bakanlığın bu projelere 2019 yılı için ayırdığı ödenek 325 milyon lira.

Uygulamaya konulduğu 2011 yılında 7 milyar lira yatırım öngörülen Fatih Projesi'ne de 2018 itibarıyla 3.4 milyar lira harcandığı duyuruldu.

Projenin bakım onarım, uygulama yazılımı ve teknoloji giderleri için 2019'da ayrılan bütçe ise 200 milyon lira oldu.


http://www.diken.com.tr/imam-hatiplere-fen-liselerinden-15-kat-fazla-butce-ayrildi/ Mesajı Paylaş
All animals are equal but some animals are more equal than others.

petibor

#204
Şub 24, 2019, 08:29 ÖÖ Last Edit: Şub 24, 2019, 08:56 ÖÖ by petibor
Geri döndürülemez nokta diye bir kavram var bunu bazı endişelerde dikkatten kaçırmamak huzur verici olabilir. Bu dindarlık endişesinde de gördüğüm kadarı ile Türkiye geri döndürülemez eşiği aşmış bir ülke olarak görülüyor. Mesela namaz kılma % 22 ye düşmüş bunu çok çabalayarak % 80 e çıkartma imkanı yok artık. Dindarlıkta genelde bu geri dönülmez nokta olayı var ve bizde bu nokta dindarlık aleyhinde fazlası ile aşılmış. Bu noktadan sonra gökten yıldızları indirecek gücünüz bile olsa işe yaramaz o kritik nokta eşik aşılmış. Sıfır tehlike var bunu tehlike olarak görenleri rahatlatmak anlamında söylemek istedim. Çok imam hatip öyle bir Türkiye neticesi getirmeyecek. Mesajı Paylaş

HDS

Bir din min yok zaten @putty. Az sayıda ciddi itikatli insan var ve sayı azalıyor.

Sorun da anadolu insanının sıkıcı ve boğucu sosyal örgüsünü dindar muhafazakarlık adında şehre empoze etmeye çalışması. Mesajı Paylaş

petibor

#206
Şub 24, 2019, 10:20 ÖÖ Last Edit: Şub 24, 2019, 10:23 ÖÖ by petibor
HDS o dediğin tabi 20 yy Türkiye gerçeği idi. Bu gerçeğe göre aşırı yoğun şehirleşme ile ilkel sayılabilecek köylü dindarlığı rafine şehir dindarlığını istila etti. Beklenti yine şehrin er geç ipleri ele alacağına olan güvendi.  Ancak bu 21 yy internet ve iletişim çağı ile bütün o eski güven verici durumları bile darmaduman etti kendi muazzam gerçeğini dayattı.
Buna artan eğitim seviyesi kırsalın adeta şehirleşmesi bilginin muazzam paylaşımı interneti bireysel yaklaşımı desteklemesi ... Bu tabloda eyvah imam hatip korkusu yaşamak gerçekten komik buna inanıp uğraşanlarada gerçekten yazık yani kurdukları hayallere. İsterimki bütün okulları bu sene imam hatip yapıp bir an önce bu hüsranla yüzleşsinler yavaş yavaş anlayacaklarına.
Kritik geri dönülemez eşik çok fazlası ile aşılmıştır hiç ama hiç bir ihtimal kalmadı Türkiye için o hayallerin. Mücadeleye bile gerek yok otur izle zaten kazanmışsın Mesajı Paylaş

petibor

Bir ilave satır eklemek istiyorum. Eskiden olumlu gelecek yorumlarımda karamsar bir durum olarak "ama ne yazıkki bu güzel günleri bizler göremeyeceğiz" diyordum. Çünkü eski dünyada değişimler devamlı iyiye doğru durdurulamaz olsada çok yavaştı ve insan ömrü yanında kısa kalıyordu. Biz görmeyeceksek de ne kıymeti olacak gerçeği vardı. 21 yy ın interneti ise öyle bir şeyki üç beş yıl bile bir çok şeyi değiştirmeye yetiyor. İnternetin faktör olduğu değişimlerde hiç bir şeye bizim ömrümüz maalesef yetmez demiyoruz buda çok güzel elbetteki. Artık güzel ülkem için umutlarımı doya doya görme yaşama şansım var internet sayesinde. İnternet asırları yıllara sıkıştırıyor böyle bir sürükleyici gücü var. Dahada yolun başındayız bunlar emekleme devirleri. 
Yani bu umutları görme hakkı güzel bir şey. Artık herkes kendi geleceği için umutlanıyor evlatlarının geleceği için değil. Mesajı Paylaş

sadalone

PISA Direktörü: "Çocuklara Kodlama Öğretmek Zaman Kaybı"


OECD'nin (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) eğitim direktörü Andreas Schleicher, çocuklara kod yazmayı öğretmenin bir zaman kaybı olduğunu, bu becerinin modasının yakın zamanda geçeceğini söyledi.

Schleicher, bu becerinin "günümüzde kullanılan bir teknikten ibaret" olduğunu ve gelecekte önemsiz hale geleceğini belirtiyor. "Bir bakıma, kodlama günümüzde kullanılan bir teknikten ibaret ve bu aracı eğitime dahil etmenin kötü bir hata olacağını düşünüyorum."

"Şu anda üç yaşındaki çocuklara kodlama öğretiliyor ancak mezun olduklarında size 'Kodlama neydi acaba?' diye soracaklar. Yakın zamanda işe yaramaz bir beceri haline gelmiş olacak."

Kodlamayı trigonometriyle karşılaştıran Schleicher şöyle devam etti: "Aynı ikileme düşeceğiz. Bu tür şeyler hakkında daha iyi bir denge kurmamız gerektiğini düşünüyorum. Bugüne özel bir tekniği öğretmek yerine veri bilimi ya da sayısal düşünmeyi öğretmeyi tercih ederim."

İngiltere hükümeti, 2017 Sonbahar Bütçesi'nden 84 milyon sterlini bilgisayar öğretmenlerinin sayısını üçe katlamak için harcayarak kodlama ve programlama becerileri öğretimini desteklediğini gösterdi.

Bu alandaki 8.000 yeni öğretmeni yetiştirmek için yeni bir Ulusal Bilgi Teknolojisi Merkezi kuruldu. Programlama, 2014 yılında ulusal müfredatın bir parçası haline geldi ve daha fazla kodlama ve programlama içeren yeni bir kazanım uğruna bilişim teknolojileri alanındaki Uluslararası Genel Ortaöğretim Sertifikası sekteye uğramış oldu.

Paris'te gerçekleşen Dünya Eğitim İnovasyonu Zirvesi'nde (World Innovation Summit for Education) konuşan Schleicher, şu anda kodlamaya verilen önemin aslında eğitimdeki daha geniş çaplı bir sorunun parçası olduğunu belirtti: "Her gün, şu an için çok önemli olduğunu düşündüğümüz bir fikir ortaya çıkıyor, ama geleceğin farklı olacağını düşünmüyoruz."

Schleicher, geçmişte öğretilen pek çok konunun günümüz eğitim sistemiyle hiçbir alakasının olmadığını ve önemli olanın daha az konuyu daha derinlemesine öğretmek olduğunu söyledi.

Schleicher şöyle devam etti: "Trigonometri bu duruma güzel bir örnek. Bir matematikçiye trigonometrinin matematiğin temeli olup olmadığınız sorduğunuzda size, 'Hayır, sadece özel bir uygulama,' cevabını verir. Yani, uzun süre müfredatta kalmasının tek sebebi tarihsel bağlamda bir yerinin olması." 

Schleicher, eğitimin "son derece muhafazakar bir sosyal ortam" olduğunu; toplumun çocuklara öğretecek konulara ekleme yapmakta çok iyi, ancak konuları azaltmakta o kadar da iyi olmadığını dile getirdi. "Önemli olan, daha az konuyu daha derinlemesine öğretmek. Eğitim başarısının temelinde yatan şey budur."

İngiltere Eğitim Bakanlığı sözcülerinden biri ise şunları söyledi: "Geniş ve dengeli bir müfredatın parçası olarak yüksek kaliteli bir bilgisayar eğitimi; öğrencileri gelecekteki iş dünyasına uygun ve modern dijital dünyanın aktif katılımcıları haline getirerek onları dijital okuryazarlığa hazırlamaya yardım eder."   

https://www.telegraph.co.uk/education/2019/02/21/teaching-children-coding-waste-time-oecd-chief-says/ Mesajı Paylaş

Alkyone



'Ata tohumları' öğrencilerin elinde hayat bulacak


Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Şanlıurfa'da, unutulmaya yüz tutan ata tohumları, lise öğrencileri tarafından üretilip çoğaltılacak. İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ata tohumlarının korunması, üretiminin sağlanması ve öğrencilerin bu konuda bilinçlendirilmesi amacıyla "Sağlıklı Tohumlar, Sağlıklı Nesiller" ile "Şifalı Bitkiler" projeleri hayata geçirildi.

Bu kapsamda, Türkiye'nin birçok bölgesinde öğretmenlerle irtibat kurulup yörelerindeki ata tohumları tespit edilerek, ekiminin yapılması için Şanlıurfa'ya getirildi. Tohumlar, Harran Ovası'nda tarım üzerine eğitim veren Şanlıurfa Altınbaşak Uluslararası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin uygulama serasında, proje ortağı Eyyübiye Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin de katılımıyla toprakla buluşturuldu. Daha sonra sera dışına fide olarak ekilecek bitkilerden elde edilecek tohumların çoğaltılması hedefleniyor.

İl Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte meslek liselerini altyapılarına uygun alanlarda geliştirmek için çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Şanlıurfa'da "GAP'ın başkenti" konumunda olması dolayısıyla tarım faaliyetlerinin yoğun yapıldığını vurgulayan Turan, tarım alanında kalifiye eleman yetiştirilmesi amacıyla Şanlıurfa Altınbaşak Uluslararası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini bu yıl modern tarım eğitimi veren bir okula dönüştürdüklerini dile getirdi.

Turan, okulun bereketli Harran Ovası'nda 54 dönümde kurulduğunu ifade ederek, "Okulumuzda öğrencilerimiz ata tohumları, tohum bankası konuları üzerinde önemli çalışmalar yapmaya başladı. Şu anda Türkiye'nin birçok yerinden getirilen, dedelerimiz, ninelerimizden kalan ata tohumlarını öğrencilerimiz burada üretip çoğaltacak. Daha sonra çevredeki çiftçilerimize, tarımla uğraşan insanlarımıza bu ata tohumlarını dağıtmak istiyoruz." diye konuştu.

"50 çeşit ata tohumu toprakla buluşturuldu"

Öğrencilerin tarım uygulamalarını daha rahat yapması için arazi tedarik etmeye çalıştıklarını anlatan Turan, bu kapsamda okulun çevresindeki 100 dönümlük araziyi kullanmak için ilgili kurumdan talepte bulunduklarını bildirdi.

Araziyi temin etmeleri durumunda daha güzel çalışmalar yürütme fırsatı yakalayacaklarını belirten Turan, şunları kaydetti:

"Bu arazide öğrencilerimiz 100 farklı firmayla birlikte 100 farklı ata tohumunu birlikte üretecek. Şu anda çoğunluğu sebze, 50 çeşit ata tohumunu öğrencilerimizle toprakla buluşturduk. İnşallah meslek lisemiz Türkiye'de bu alanda adından bahsettirecek. Gelecek yıldan itibaren yaklaşık 70 yabancı öğrenci de okulumuzda eğitim görmeye başlayacak. Yabancı öğrencilerimizle birlikte tarım üzerine çok kaliteli bir eğitim vermek istiyoruz."

Projeden sorumlu öğretmenlerden Esra Acar da ata tohumlarının önemini vurgulamak amacıyla çalışmanın hayata geçirildiğini dile getirdi.

Türkiye'nin birçok bölgesindeki öğretmenlerle irtibata geçerek bölge halkından tohumların toplandığını bildiren Acar, "Projeyle öğrencilerimize ata tohumunun ne olduğunu, nasıl yetiştirileceğini, ekonomik ve manevi değerini anlatıyoruz. Özellikle ata tohumlarının kaybolmasını engelleyerek tekrar üretime kazandırılmasını öğrencilerimizle birlikte sağlamak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Uygulama eğitimi kapsamında ata tohumlarını ektik"

Öğrencilerden İsmail Demir ise modern tarım tekniklerinin teorik ve uygulamalı eğitimini aldıklarını söyledi.

Uygulama eğitimi kapsamında ata tohumlarını ektiklerini belirten Demir, "Filizlenip fide haline gelecekler. Daha sonra fideler büyüyüp ürün verecek. Bu ürünlerin tohumlarını toplayacağız. Bunu her yıl gerçekleştirip ata tohumlarının çoğalmasını sağlayacağız. Ayrıca ekimini yaptığımız diğer thttps://www.aa.com.tr/tr/yasam/ata-tohumlari-ogrencilerin-elinde-hayat-bulacak/1440147arım ürünlerini de burada kendimiz tüketiyoruz ve ihtiyacı olanlara dağıtıyoruz." dedi.
https://www.aa.com.tr/tr/yasam/ata-tohumlari-ogrencilerin-elinde-hayat-bulacak/1440147 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter