TEOG ve Milli Eğitimimiz

Başlatan Çetin, Eyl 20, 2017, 02:05 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

ocay

Mevcut dini algının devamı için kurulan liselerden devrimci bir hareket çıkıyormuş bir de.. Mesajı Paylaş

putty

#136
Nis 03, 2018, 08:40 ÖS Last Edit: Nis 03, 2018, 08:49 ÖS by putty
İlber hoca bu konuyu çok güzel anlattı bu konuyu

https://www.youtube.com/watch?v=7vFBkPXaYe8

Mesajı Paylaş

matmat26

Sen Rabbin yaratma gücünü anlatmayip, Hz Ebubekir in hayat hikayesini anlatirsan...

İslami aglak, sizlak bir dinmiş gibi.. Sinmiş, sindirilmiş , arabesk , dilenenler ile dilenmeyenler arasindaki ilahi ilişki ve bağ aracı haline getirirsen..

Az buçuk akil ve mantıklı olan biri kurmaya çalıştığıniz bu düzene , düzenin için de olan da dahil ya karşı çıkacak yada yolunu degistirecektir. Mesajı Paylaş

putty

Hz Ebubekir in hayatı değilde bu aralar biraz Hadis karşıtlığı modası var oradan çıkıyor bu anarşik olaylar. Hadisleri meshepleri bırakın bize Kuran yeter diyenler türedi bu gençleride ikna edecek ile bir kaç düzine kafalara yatmayan hadis bulunuyor tabi rahatlıkla. Hadis i red edincede bizim bütün Sünni yapı çöküyor bütün kurgu bu Hadis lere göre şekillenmiş.  Hadisler olmasın diyenler bence sistemi çökertmeye çalışanlar çünkü o zaman bin yıllık binamız üstümüze çökecek yerine herkezin kafasına göre takıldığı bir din kalacak. Hadis olmayınca meydan işid kafalılara kalacak o daha tehlikeli işte. Mesajı Paylaş

Alkyone

putty den yüzyılın en doğru tespiti seni tebrik ediyorum putty  :)
Açıkçası senden böyle bir yorum beklemezdim

Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

BETONBEY

Bu ortada gezen yaklaşık 1.5 milyon Hadis-i Şerif olduğu gerçeğini değiştirmiyor maalesef...

Sünnet farzın önünde olamaz, Hadisler Kur'an-ı Kerim'de geçen Ayet-i Kerime'ler  ile çelişemez. Asıl sorun tam burada başlar. Mesajı Paylaş

BATTLESTAR

Bizim inancımızda ve itikati mezhebimizde ilk kuranı sonra hadisi sonrada aklımızı kullanmak vardır. Bu yüzyıllar önce bile hadislere bir koruma kalkanı çekilmiş olmasıdır. Biz Eşariler gibi değiliz. Günümüz şartlarında da özellikle emeviler zamanında türetilmiş çok fazla hadisler var. Hatta o zamanki ilim adamları bunların yarısından çoğunu çöpe attı. Diyorlarki o zaman her hadisten sonra istişareye yatmış . Ona rağmen doğruladıkları hadis sayısında da bir yanlış var.

Ülkemizde ne yazıkki Felsefe derslerinde felsefe tarihi Din derslerindede din tarihi öğretiliyor. Kuran-ı Kerim'i bir kere okumamış adamlar hadisler üzerinden dindarlık yapıyorlar.

Yanlış bulan olabilir ama ben çocuklara din kültüründen çok dış etkilerden uzak ve düşünce yeteneklerinin gelişimi aşamasında Kuran'ın Türkçe mealinin bir kere okutulması taraftarıyım.

Çünkü gerekli değerlendirmeyi yapabilen kafalarda gelecekteki hayatlarını şekillendirecek mesajlar var.

Sanırım yakında hadisler üzerinde bir sadeleştirme ve düzeltme çalışması başlatılabilir. Cumhurbaşkanı bunun mesajını verdi.

Bence Kuran-ı Kerim içinde evrensel ve standart mesajları olan bir kitap. 7. yy arap toplumuna indiğindende içindeki kıssalar'n ekolü o döneme ait.

Bize düşen Kuran daki mesajların ve zihin yapısını günümüze uyarlarlayabilirsek bu bizim yeniden doğuşumuz olur.


Örneğin ;


Teknoloji ve Eğitimi şeytan işi gibi lanse ettirmek yerine Yeryüzüne İslamı yaymak ve Müslümanları korumak için bir araç olarak lanse edebilirsek ve bunu en geri kafalara bile sokabilirsek bazı çizgilerden ayrılmadan kurtuluşu yakalayabiliriz.

Bunu en son yaptığımızda İslam rönesansı yaşanıp Müslümanlara 700-800 senelik bir üstünlük verdi. Mesajı Paylaş

hergeleci

Bayagilastirma procesi son surat suruyor. Ustun zekali ogrencilerin gittigi TEVITOL'un basina galenler:

https://twitter.com/ErhanErkut/status/995401975100575745

Mesajı Paylaş

sadalone

#143
May 14, 2018, 08:23 ÖÖ Last Edit: May 14, 2018, 09:19 ÖÖ by sadalone
Yok yok bu ülke iyice zıvanadan çıktı artık, bir ülkede eğitimin içine ancak bu kadar edilebilir ellerine attıkları her şeyi kuruttular bitirdiler resmen ülkeyi.


Okulda şiddetin üstü örtülüyor

Yer Ankara Gölbaşı Hacılar İlköğretim Okulu.
Öğretmenlik uzmanlık gerektiren bir alan olsa da imamların din derslerine girmesinin önünün açılmasıyla, bu okulda da din derslerine öğretmen olarak Hacılar köy camisinin imamı C.D. giriyor.
Velilerin iddiasına göre, 25 Nisan'da 5. sınıf öğrencisi S. ayakkabısının bağcıklarını bağlarken, din dersine giren C.D. ona tekme atmaya başladı. Okuldaki rehber öğretmen görüp çocuğu imamın elinden kurtarsa da, çocuğun ailesine haber veren olmadı. O gün çocuk ayağı şiş halde, yürümekte epey zorlanarak eve geldi. Ailesine hiçbir şey söylemedi. Ama kız öğrencilerden biri olayı annesine anlattı. Ne zaman ki o anne tekmelenen çocuğun ailesini arayıp çocuğun durumunu sordu, çocuğun ailesinin ve diğer velilerin o zaman olan bitenden haberi oldu. Çocuklarıyla konuştuklarında öğrendiler ki, din derslerine giren bu imam aylardır okuldaki (8 sınıflar hariç) neredeyse tüm erkek çocuklara sopayla, metal değnekle şiddet uyguluyor.

11 yaşındaki A'nın, civardaki bir sitede bahçıvanlık yapan babası Bekir Demirbilek anlatıyor:
"Çocuk derse biraz geç girse ya da sorunun cevabını bilemese sopayla dövüyormuş. Benim oğlan sırada otururken ayağını dışarıya uzattı diye kaval kemiğine sopayla vurmuş. Çocuk 3 gün yürüyemedi. Bize 'Düştüm' dedi. Çocuklar korkmuş, söylememişler bize."

5. sınıfa giden bir çocuğun yine bahçıvan olan babası İsmail Can ise oğlunun vücudundaki morlukları şeker hastalığına ve bu nedenle kullandığı insüline bağlamış:
"Benim çocuğumun sırtında metal fırça sapını kırmış. Sırtında defalarca morlukları gördük fakat söylemedi, 'Bilmiyorum' dedi. Biz de 'İnsülinden dolayı vücudu morarma yaptı herhalde' diye düşündük. Son olayla haberimiz oldu. Öğretmenlerin olan bitenden haberi varmış, müdürün baskısı nedeniyle bize söyleyememişler, öğrencilere 'Velilerinize söyleyin' demişler."

Aileler öğrenince, çocuğu tekmelenen velinin darp raporuyla birlikte sunduğu şikâyet dilekçesinin altına 5 veli daha imza attı. Buluşup jandarmaya, kaymakama, ilçe milli eğitime, müftülüğe gidip şikâyetçi oldular. Bilmesine rağmen olayı sakladığı için okul müdürünü de şikâyet ettiler.
"Bir hafta sonra savcılığa giderken 3 aile kalmıştık. Birkaç gün sonra, asıl şikâyetçi olan, çocuğuna darp raporu alan veliyi okul müdürü ikna etmiş, o da şikâyetini geri çekmiş. Şimdi sadece 2 veli kaldık şikâyetçi olan" diyor Demirbilek, "Müdüre gidip 'Bakın olay yargıya intikal etti, siz de gizliyorsunuz, ben bu olayı basına da yansıtacağım' deyince bana 'Elinizde delil var mı, nasıl ispat edeceksiniz' dedi."

Savcılığa gittiklerinde nöbetçi savcı "Böyle şey olur mu!" diyerek hemen şikâyetlerini işleme aldı ve jandarmaya talimat verdi.

İlçe milli eğitim iki müfettiş görevlendirileceğini söyledi.
Okul müdürü ise, velilerin aktardığına göre, "Müfettiş gelse ne olacak sanıyorsunuz? Burada oturup çay, kahve içecek. Hiçbir şey yapamazsınız. Benim arkamda devlet var, hükümet var" gibi laflar etti.
Veliler bir hafta sonra ilçe milli eğitime yeniden gidip okul müdürünün kendilerine bunları söylediğini, olayın üstünü örtmeye çalıştığını, kendilerini okuldan kovmaya çalıştığını söylediklerinde ise şube müdür yardımcısının sert tepkisiyle karşılaştılar: "Okulda ne işiniz var? Siz karışmayın!"

Çocukların psikolojisi bozuldu
Can, "İşin aslı şu..." diyor, "Birincisi, çoğu veli 'İmamdır, yapar' diyor. İkincisi, imamları din öğretmeni olarak direkt hükümetin atadığını düşündükleri için, korkudan sadece 5 veli gelebildi şikâyete. Ondan sonra da asıl darp raporu olan çocuğun velisi şikâyetinden vazgeçti. Diğer ikisinden hiç bilgimiz yok, ulaşamıyoruz, Bekir'le ikimiz kaldık."
Perşembe günü müfettişler okula geldi, çocuklara imamın kendilerine şiddet uygulayıp uygulamadığını sordular. Çocuklardan birinin iddiasına göre, çocuk "Sopayla vurdu" dese de müfettiş elindeki kâğıda "Hafifçe vurdu" yazmış.

Cuma günü ise jandarma tarafından uzman eşliğinde çocukların ifadesi alındı.
Demirbilek, "İmam hâlâ okulda derslere giriyor. Benim çocuğumun psikolojisi tamamen bozuldu, okula gitmek, derslere girmek istemiyor" derken Can da "Sesimizi duyun. Ülkenin okullarının halini görün" diyor.
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/974694/Okulda_siddetin_ustu_ortuluyor.html Mesajı Paylaş

Alkyone



Lise öğrencisinden 6 farklı yakıtla çalışan turbojet motor


Eskişehir'in merkez Tepebaşı ilçesinde uçak bakım ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim veren bir lisede eğitim gören Eray Sarısöğüt, 2 yıllık çalışma sonunda 6 farklı yakıtla çalışabilen yerli gaz türbinli turbojet motor üretti.
Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Sarısöğüt, uçak bakım bölümü öğretmeni Arif Özkan danışmanlığında 2 yıllık çalışma sonunda geliştirilen özel yanma odası sayesinde 6 farklı yakıtla çalışabilen tamamen yerli gaz türbinli turbojet motor geliştirdi.
Ürettiği turbojet motorla katıldığı TÜBİTAK'ın 2018 Lise Öğrenciler Araştırma Yarışması'nda 100 proje arasında "teknoloji-tasarım" alanında Bursa bölgesinde birinci olan Sarısöğüt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gaz türbinli turbojet motorların uçakların hareket etmesini ve yukarıya doğru ivmelenmesini sağlayan sistem olduğunu kaydetti.

Mevcutta kullanılan gaz türbinli turbojet motorların "kerosen" adı verilen yakıtla çalıştığını ifade eden Sarısöğüt, şöyle konuştu:

"Geliştirdiğim sistemle turbo jet motorlarından bulunan bütün özellikleri gözlemleyebiliyoruz. Gecemi gündüzüme katarak 2 yıl bu motor üzerinde çalıştım. Benzerlerinden en büyük farkı 6 farklı yakıtla çalışabilmesidir. Mevcut gaz türbinli turbojet motorlar kerosenle çalışırken, geliştirdiğim bu motor kerosenin yanı sıra LPG, propan, bütan, 130 oktan uçak benzini ve motorinle rahatlıkla harekete geçebiliyor. Bu, yakıt maliyetini düşürüyor. TEI mühendislerinden aldığım yardımla geliştirdiğim özel bir yanma odası, motorun performansını artırırken rahat bir kullanım da sağlıyor. Yanma odası sayesinde emisyonu da azalttık. Çevreci, performansı yüksek ve ekonomik bir motor geliştirdik."
Sarısöğüt, cep telefonuyla uzaktan da takip edilebilme özelliğine sahip motorun roketlerin turbo pompalarında, insansız hava araçlarında, elektrik üretme tesislerinde ve eğitim alanında rahatlıkla kullanılabileceğini söyledi.

"Tamamen yerli tasarım ve malzemelerden üretildi"

Projenin danışmanı ve uçak bakım bölümü öğretmeni Arif Özkan ise havacılıkta kullanılan gaz türbinli turbojet motorların kerosenle çalıştığına değinerek, öğrencisinin 6 tip yakıtla çalışabilen motorunun söz konusu özelliğiyle bir "ilk" olduğunu iddia etti.
Motorun tamamen yerli tasarım ve malzemelerden üretildiğini anlatan Özkan, şöyle konuştu:
"Uçak motorları konusunda önemli bilgi birikimine sahip TEI'deki mühendislerden yanma odası konusunda destek aldık. Yurt dışından kerosenle çalışan bir gaz türbinli turbojet motoru, eğitim amacıyla almaya kalksanız 100-150 bin doları gözden çıkartmanız gerekirken, biz daha iyisini 4-5 bin liraya yaptık ayrıca bu tip eğitim materyallerinin herhangi bir yerinden sorun çıktığında giderilmesi için hem bir maliyet hem de uzun süreler gerekiyor. Eray ile geliştirdiğimiz motorla bu giderlerin önüne geçtik. Bu motoru eğitimde kullanmak üzere birçok okul talep etti."
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/lise-ogrencisinden-6-farkli-yakitla-calisan-turbojet-motor/1146220 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone

Tabii Kaynaklar ve Yenilenebilir Enerji liseleri açılıyor


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, enerji alanındaki nitelikli personel açığını gidermek için yeni bir proje başlattı. "Milli Enerji Eğitim Hamlesi" kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol ile 9 ilde 10 adet Tabii Kaynaklar ve Yenilenebilir Enerji lisesi açılması kararlaştırıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, enerji sektöründe donanımlı ve nitelikli insan kaynağının önemini vurgulayarak, "Meslek lisesi sadece bir okul meselesi değil, bunun ötesinde kalkınma meselesi. Amacımız, bilimsel ve teknolojik bilgiyi pratik alana taşıyarak enerjide teknoloji üretiminde yetkinliğimizi artırmak" dedi.

İmza töreninde konuşan Bakan Albayrak, enerji sektöründe donanımlı ve nitelikli insan kaynağının önemini vurgulayarak, "Milli enerji ve maden politikası Türkiye'nin gelecek hedefleriyle uyumlu şekilde hazırlandı. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için kalifiye, yetişmiş ve nitelikli insan kaynağının oluşturulması da gerekiyor" dedi. Albayrak, enerjide başlıca hedefin yerli üretim ve teknolojinin geliştirilmesi olduğunu dile getirdi.

10 enerji lisesi

Protokolü imzalanan projeye ilişkin bilgi veren Albayrak, "Bu hiçbir maddi yatırımla ölçülemeyecek bir yatırım. 16 derslikli 10 okulun yapımı gerçekleşecek. Bunlardan 3'ü yenilenebilir enerji lisesi, diğer 7'si tabii kaynaklar lisesi olacak. İstanbul, Hatay, Trabzon, Zonguldak, Kütahya, Artvin, Kahramanmaraş, Balıkesir ve Sivas'ın da yer aldığı illerimizde atölye, laboratuvar, pansiyon ve kapalı spor salonlarıyla tam donanımlı liseler kurulacak. Bu okullarımız hem enerji teknolojilerinin geliştirilmesi hem de rezerv madenciliği anlamında çok önemli bir rol ifa edecek" diye konuştu.
https://www.dunya.com/sektorler/enerji/tabii-kaynaklar-ve-yenilenebilir-enerji-liseleri-aciliyor-haberi-415927 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

hergeleci


wazz

bir de siz yks için yayınladıkları soruları görseniz Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter