Somali

Başlatan Trilogy, Eyl 19, 2017, 06:55 ÖS

« önceki - sonraki »

putty

Türkiye kontrol edilemezse bela olma potansiyeli ne kadar yüksek bir ülke olduğunu gösteriyor. Polonya filan değiliz biz bizimle iyi geçinmek gerekli bir şeydir bunu anlamaya başladı herkes. Mısır Fransa Zavallı ülke Almanya boşuna şirinlik yapmıyor. ABD de anladı ama daha kaz kafalı oldukları için hızlı reaksiyon gösteremiyorlar. Rusya ya Somali'ye ilham verdik durduk yerde nereden aklına gelecekti. İsrail ABD Avrupa üç buçuk atıyordur şimdi bu haberler üzerine.Rusya uçaklarına hava sahamızı açtık filan. Siz şimdi bu tabloda Avusturya dış işleri bakanı yine geçen çıkmış "Türkiye'nin Avrupa da yeri yok" demiş. Eski etkiyi yapıyor mu sinek vızıltısı bize Avusturya, Hollanda, Lüksemburg, İsviçre filan artık. Eskiden bu şehir devletleri bizi donunda sallardı bağırır çağırırdık hiç takmazdı kimse kahrımızdan öldürürlerdi. Daha iyi olacak inşallah tam daha alışamadılar ama alışacaklar hepsi Türkün gücünü görecek. Mesajı Paylaş

Baltica

Yuru be Putty kim tutar seni !  :D  :D  :D

Putty, o uslerin icini haddizatinda sadece silah, ekipman, muharip birlikle vs. doldurmak yetmiyor, arkasini diplomatik, sosyolojik, ekonomik muhteviyat ile de doldurmak gerekiyor.

Biz bunu simdilik sadece saglik ve kismen egitim alaninda yapabiliyoruz.  Peki Disisleri'nde, TSK'de cok iyi derecede Arapca bilen, Sahraalti Afrika  konusunda uzman, kac tane adamimiz var ? Dun baktim, butun basin RTE Savakin adasina gidince, hepsi internetten bulduklari ayni iki kisa paragrafi hatalariyla birlikte, haberlerine copy-past yapmislar.

RTE gitmeseydi, Basinda hatta Disisleri'nde, TSK'de adanin yerini internete bakmadan haritada bulabilecek kac adamimiz vardi ?

Biz yine biraz klasik bu islere sahsi gayret gosteren 3-5 kisi ile ve biraz da istim arkadan gelsin zihniyeti ile yola cikmisiz gibi geliyor bana. Mesajı Paylaş

HDS

Hocam bu kez ben söyleyeyim: Hay ağzına sağlık. Tam da bunları yazacaktım.

Bu girişimler ancak ve ancak, askeri tarafı az ancak ticari tarafı bol olursa bir şey getirir. Zira, belirli bazı inşaat işleri ve ufak tefek ticaret dışında buraları tanıyan eden kimsemiz yok. Dilini bilen yok.

Kısaca, öncelikle ticari ve diplomatik hizmetler, yardım faaliyetleri vasıtası ile buraya girip, sünger gibi içimize çekip öğrenmemiz gerekiyor.



Amerikalılar Irak'a 2003'te girerken iki hazırlık yaptılar: Tanklarını falan çöl kamuflajına boyamışlardı, bir de her askere "Bu 'hajiler' kıçlarını sol elle yıkarlar, ondan sağ elle tokalaşırlar, sakın ha tokalaşmak için sol elinizi uzatmayın" diye tembihlediler (Who does that?).


..ve tabi ki perişan oldular..

Biz de onlara benzemeyelim.




Hariciyenin, TİKA, Kızılay, vs vs ve Sağlık Bakanlığı gibi kurumların falan da organize olarak, burada zamanında iş yapmış, bölgeyi bilen insanları hızla arasına katabilmesi gerek.


Ki böyle az insanımız yok. Bundan 10-12 sene önce, Moritanya'da enerji işleri kovalayan bir baba-oğul ile tanışmıştım. O sıralar Paris-Dakar yarışı oradan geçiyordu ve ben de Rahmetli Kemal Merkit'le falan da görüşüp, sürekli haritadan bu parkuru çalışıyordum, Dakar hayali kurduğum için.  :)  Vesile ile şehirler, topoğrafya ağzımdan dökülünce çok şaşırmışlardı, lakin ben de şaşırmıştım. Epeyce bilgili ve aydın insanlardı. Tam da o sıralar oranın kaderi değişiyordu ve mesela 2007 Aralık sonunda Portekiz'den başlaması planlanan yarış, ekipler "Start" podyumuna dizilmeden bir gece önce iptal oldu. Ertesi sene de Güney Amerika'ya taşındı.

Bunlar gibi bir dolu insanımız var. Eminim ki çoğu onları sefil etmeyecek bir maaş bedeli ile, bu işin de ruhi tatminini benimseyerek gereken kurumlar için çalışacaklardır. Buna askeriyemiz de dahil.

Yani; Yapacak çok iş var ve memurumuzu eğitmeye çalışmayalım, yetişmiş insanımızı sahaya sürelim ve çoğaltalım. Mesajı Paylaş

BETONBEY

15 sene evvel bu günlerde yaşananları iyi ve kötü anlamda hayal edebilen kim vardı ki...

O kadar hızlı bir yerlere geldik ki babadan kalma  "kervanı yolda düzeriz" sistemi bile yetersiz kaldı.

Afrika konusunda açılım sanırım bir 10 seneyi buluyor. Ekonomik giriş şu anda başka noktalara evrilmeye başladı ki alanda halktan karşılık görmesek bu işlere kalkışamazdık bile...

İnsanımızın girişimci ruhunu azbuçuk tanıyorsam Somali'ler, Sudan'lar, Katar'lar yakın zamanda bize Kıbrıs gibi olur. Mısır boşuna arayı bulmaya çalışmıyor, görüyorlar etraflarında el verdiğimiz ülkelerle neler yaptığımızı... Mesajı Paylaş

sahin1

Ben Türkiye Diyanet Vakfı çalışanıyım. Vakfımız uzun yıllardır bahsedilen coğrafyada (Afrika) faaliyet gösteriyor. Tika da yine uzun yıllardır bu coğrafyada faaliyet içerisinde. Yani bölgeyi aslında yakından tanıyoruz. Durum bu anlamda çok vahim değil. Mesajı Paylaş

HDS

Hocam muhakkak öyledir. Bence de pek yoksunluğumuz yoktur. Ancak "Cavidoff" zırt pırt Tataristan'a gidip gelip elli tane iş kovalarken, Rus'un Kırım işgali sonrası Kırım Tatarları meselesini Kazan Tatarları ile konuşmaya çalışan hariciyemiz de vardı.

Zaten yukarıda verdiğim örnekteki gibi yok da değil, lakin bunun sürekli bilgiye ve "yorum"a dönüşmesi, bu insanların bir yerden sonra "devlet" ve "kurumlar" içinde ayrıcalıklı ve bu işlere odaklanabilecekleri bazı müşavirliklere gelmesi ve bu bilginin yayılması gerekiyor. O konuda pek iyi olduğumuzu sanmıyorum. Değişiyoruz, ama acele etmeliyiz. Mesajı Paylaş

Baltica

Ben de size bir ornek vereyim ;

Olay cok yakin gecmiste 1-2 yil once yasandi. Adini veremeyecegim bir Afrika ulkesinde mevcut buyukelcimiz saglik sorunlari yasayinca, tedavisini surdurebilmesi icin merkeze alindi. O ulkeye bir hanim buyukelci atandi.

Yeni buyukelci hanim, ikametgahindan zorunlu olmadikca ayrilmadigi gibi, zaten FETO nedeniyle zar zor is yapan Turk isadamlarinin bir sosyal sorumluluk projesi olarak, arkalarina buyukelciligin de destegini alarak baslattiklari ve o ulke makamlari tarafindan  da heyecanla bitirilmesi beklenen projeyi rafa kaldirdi. O kadar ki, projenin maketini bile buyukelciligin girisinden kaldirarak, B.elciligin deposuna attirdi. Eski buyukelcinin sahsi gayretleri ile tesis edilen bazi kritik iliskiler, kendi haline birakildi.

Allahtan, bu projeyi destekleyen, o Afrika ulkesindeki isadamlarindan biri, AKP nin onde gelen bakanlarindan birinin yakin akrabasiyda da, konu RTE'a iletilebildi. Bunun uzerine, o ulkeye yaptigi ziyarette,  Cumhurbaskanimiz ile yaptigi gorusmede, o hanim bir de Cumhurbaskanimiz karsisinda bacak bacak ustune atip oturunca, saglam bir firca yiyip, akabinde de jet hiziyla gorevden alindi.

Yani demem o ki; Bu isler, uzun vadeli saglam, iyi hesaplanmis devlet politikalari ve bu politikalari benimseyip, uygulayabilecek iyi yetismis kadrolar gerektirir. Yoksa, bir iki burokratin sahsi gayreti ile kisa vadeli basarilardan ote gitmez.

P.S. Sahin1 hocam, Afrika'daki daimi personeliniz arasinda tek bir tane bile birak cok iyi duzeyi, orta derecede bile Ingilizce veya Fransizca bilen elemaniniz yok. Bu yuzden zaten yerel halkla iliskileri minumum duzeyde ve sadece Turklere hizmet ediyorlar. Afrika'ya gelen elemanlarinizin zaten yarisi torpille geliyorlar. (Avrupa'ya gelenlerin neredeyse tamami torpilli) Bu arada diplomatik pasaport avantaji ile Turkiye'ye ucuz mal goturup, satip para yapma pesinde kosanlardan, diplomatik skandala yol acanlarda var. Haberin olsun. Mesajı Paylaş

farabi

#22
Ara 27, 2017, 11:30 ÖÖ Last Edit: Ara 27, 2017, 11:32 ÖÖ by farabi
Betonbey üstadım , 15 yıl önce bu günleri hayal edebilen kim vardı diye sormuşsunuz , sanırım birisini biliyorum . Yaptığı doğrular , yanlışlar tartışma konusudur fakat rahmetli İsmail Cem , o adamlardan biriydi. Cumhuriyet tarihinde , Afrika açılımı , AB ile olan pazar problemlerinin de nedeniyle , ilk onun döneminde gündeme alınmıştı diye hatırlıyorum. Mesajı Paylaş

sahin1

Sevgili Baltica kardeşim, personel açısından haklı sayılırsın. Özellikle Afrika'da yerel mihmandarlarla/elemanlarla iş yapmaya çalışıyoruz. Son yıllarda eleman sayımız çok arttı, ama iş yoğunluğu o kadar çok arttı ki bu bile yetersiz kalıyor. Zamanla daha iyi olmayı umuyoruz.
Bahsettiğin olumsuzlukları biraz açarsan üst mercilere iletirim. Mesajı Paylaş

sahin1

Diplomatik pasaport konusunu ise tam anlayamadım. Bahsettiğin Diyanet İşleri Başkanlığı ise onu bilemem. T. Diyanet Vakfı ise her ne kadar DİB hizmetlerini desteklemek amacıyla kurulmuş ise de hukuki olarak özel bir kuruluş sayılıyor. Yani bizde diplomatik pasaport yok. Mesajı Paylaş

Baltica

Evet hocam biliyorum, zaten bahsettigim, atase sifati ile DIB'ndan yurt disina gonderilen personel. Ancak, her ne kadar hukuken farkli olsalarda, ben her iki kurumun personelini farkli dusunmuyorum. Malum bu iki kurum arasinda gecisler oldukca yaygin.

Bahsettigim olayda, diplomatik rezalate yol acan DIB personeli zaten hem Baskanlik'ca, hem Buyukelciligin rapor etmesi uzerine Disisleri'nce geri cekildi ama gitmemek icin araya 50 tane torpil soktugundan, geri cekilmesi aylarca surdu. Bu tur isler, onca para ve emek harcanarak insa edilmeye calisilan imajimiza da cok zarar veriyor. 

Malum, ozellikle Maliki, Safii ve Hanefi Musluman nufusun yaygin oldugu Dogu Afrika'da, Diyanet personeline, bir yandan, Suud ve BAE destekli Vahhabi akim ve kuruluslar,  diger yandan, Iran destekli Sia akim ve kuruluslari ile yurutulen propaganda ve penetrasyon cabalarina karsi cok is dusuyor. Bu yuzden, oralara gonderilen personelin, sadece kendi isine konsantre olmus, adanmis, yerel kosullarda yasayabilecek ve en onemlisi LIYAKAT esasina gore secilmis personelden teskili cok onemli.
Mesajı Paylaş

sahin1

Liyakat konusunda yerden göğe haklısın. Bu durum ülkemizin genel bir sorunu.
Başkanlıktan Vakfa, Vakıftan da Başkanlığa personel geçişkenliği olduğu hususu ise kısmen doğru. Vakfın Mütevelli Heyeti'nde (yani yönetim kurulu) Başkanlıktan gelen (çoğu emekli) kişiler vardır. Vakıftan Başkanlığa pek geçiş yoktur. İlk defa önceki Diyanet İşler başkanı döneminde bizim önceki genel müdürümüz başkanlığa atanmıştır. Ben Vakıftan Başkanlığa üst düzey başka atama bilmiyorum. Mesajı Paylaş

putty

Uçsuz bucaksız Rusya yı Afrika ya koyarsak bu kadar yer kaplıyor. Potansiyel bu işte.


Mesajı Paylaş

canıtez

Tam 27 yıl sonra hava trafiği ülke kontrolüne geçti

Somali, Birleşmiş Milletler'e (BM) ait Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından yürütülen ülkesinin hava sahası kontrolünü 27 yıl aradan sonra devraldı.

Somali Cumhurbaşkanı Muhammed Abdullah Farmacu, başkent Mogadişu'daki Aden Abdulle Havalimanı'ndaki hava sahası kontrol kulesinin açılışında yaptığı konuşmada, "Tarihi bir güne tanıklık ediyoruz, Somali devleti 27 yıl sonra ilk kez kendi hava sahası trafiğini kontrol edebilecek" dedi.

Havalimanına yerleştirilen ofis ve teçhizatı yerinde inceleyen Fermacu, yaşanan son gelişmenin hava sahası kontrolü noktasında devleti yeniden özgürlüğüne kavuşturduğunu ve bunun ülkenin kalkınmasına yönelik önemli bir adım olduğunu söyledi.

Somali'de 1991 yılında merkezi hükümetin çökmesinden bu yana ülkenin hava sahası trafiği komşu ülke Kenya'nın başkenti Nairobi'deki ICAO tarafından yürütülüyordu.

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/tam-27-yil-sonra-hava-trafigi-ulke-kontrolune-gecti.html Mesajı Paylaş

matmat26

Putland yönetimi Bae'nin açacağı Askeri üssü iptal etmiş sanırım. Sebebi ise Yemen den atılacak Husi füzeleri gösterilmiş.

Ne kadar doğru haber bilmiyorum. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter