Kuzey Irak Kürt Özerk Bölgesi

Başlatan Sihirbaz, Eki 13, 2015, 08:05 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

KDP Goran'a: Erbil'den ayrılın

Geçtiğimiz günlerde şiddet olaylarına sahne olan Irak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde muhalif Goran Partisi, KDP'nin olaydan kendilerini sorumlu tuttuğunu ve önde gelen üyelerinden Erbil'i terk etmelerini istediğini söyledi.

Muhalif partinin açıklamasına göre KDP siyasi bürosu, Goran Partisi üyesi  parlamento başkanı ve kabinedeki bakanların Erbil'den ayrılmalarını istedi. Irak Kürdistan Özerk Bölgesi Başkanı Mesut Barzani'nin partisi KDP'yle rekabet halinde olan Goran ve Kürdistan Yurtseverler Birliği partilerinin güçlü olduğu Süleymaniye ve Halepçe kentlerinde meydana gelen şiddet olaylarında KDP'nin merkez binaları saldırıya uğramıştı.

Mali krizin yaşandığı Irak Kürdistan Bölgesinde maaşlarını alamayan binlerce vatandaş son günlerde Süleymaniye kentinde protestolar düzenlemişti. Eylemciler Barzani'yi istifaya çağırmıştı.

KDP ise, Goran Partisi'ni öfkeli halkın protestolarını kullanmakla suçluyor. Cumartesi ve Pazar gününde Irak Kürdistan Bölgesi'nin güneyindeki çoğu kentlerde protesto düzenlenmişti. KDP binalarının ateşe verildiği eylemlerde en az 4 kişi ölmüştü. 

Irak merkezi hükümetin Başbakanı Haydar İbadi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni (IKYB) ve siyasi partileri sağduyuya çağırdı. KDP lideri Mesut Barzani'nin başkanlık süresinin dolmasıyla özerk Kürt bölge, siyasi bir çıkmaza girdi. Siyasi partilerin Barzani'nin yerini alacak bir isim üzerinde anlaşamaması nedeniyle KDP liderinin görev süresi uzatılmıştı. 

http://www.aljazeera.com.tr/haber/kdp-gorana-erbilden-ayrilin

Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Kuzey Irak'taki Özerk Kürt Bölgesinde durum vahim. PKK/KDP çatışması artan bir tempoda genişliyor...

Temel sorun Kürtlerin liderinin kim olduğu sorusundan kaynaklı. PKK'nın temsil ettiği Abdullah Öcalan sembolündeki Türkiye Kürtleri mi, yoksa Kuzey Irak'taki Kürdistan Demokrasi Partisi KDP'nin lideri Mesut Barzani mi?

Bir yanda, Kuzey Irak'ta, Türkiye olmadan Kürtlerin varlıklarını sürdüremeyeceğine inanan ve bu amaçla güçlü bir Türkiye'nin, güçlü bir Kürdistan için zorunlu olduğu görüşü ile seçimlerde AKP'yi destekyen Barzani, öte yanda ise Kuzey Suriye'nin ardından Kuzey Irak ve Güney Doğu Anadolu'yu da içine alan bir Kürt Devleti kurmak için Türkiye'yi parçalamaya çalışan PKK/DBP/BDP üçlüsü.

PKK, Kuzey Irak'taki, Irak Özerk Bölgesinde hakimiyete sahip değil. Varlıklarını sadece Kandil ve Türkiye sınırında sürdürebiliyor. Amacı tüm Kuzey Irak'ı kontrol altına alarak, Kuzey Suriye'de ilan ettiği kantonlar ile birleştirerek Suriye'den Akdeniz'e ulaştırmak. Arkasından da Türkiye'deki Güney Doğu Anadolu bölgesini de içine alan bir "Büyük Kürdistan" kurmak. Bu amaçla Suriye'de ABD ve Batılı güçleri, İŞİD ile savaşma bahanesi ile yanına çekerek ilerlemeye çalışıyor. İŞİD'in Kuzey Irak saldırısı öncesi her şey dengede idi. Barzani AKP'yi destekliyor, PKK ise HDP'yi destekleyrek kendine siyasal bir nüfuz alanı yaratmak istiyordu. Tüm Kuzey Irak, Türkiye'nin arka bahçesi haline gelmişti ve tüm ekonomi Türkiye ile entegre idi.

Ancak İŞİD'in kuzeydeki Kürt özerk bölgesine başlattığı saldırı sonucunda Erbil havaalanına kadar gelmesi ve panik içindeki Barzani'nin 7 kez Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yardım istemek amacıyla araması, ama sayın Cumhurbaşkanının bazı danışmanlarının yönlendirmesi sonucunda telefonlara çıkmaması, Türkiye ile Barzani yönetimi arasındaki ilişkinin sonunu getirdi. Can havliyle İran'ı arayan ve aradığı desteği anında bulan Barzani, Türkiye'yi bir kenara atarak, yeni müttefik olarak İran'ı seçti. Bunun somut sonucu da 7 Haziran seçimlerinde görüldü. Artık AKP'yi desteklemeyen Barzani'nin desteğini çekmesi ile bölgedeki oylar ezici bir şekilde HDP'ye gitti.

Tüm bunlar yaşanırken, Türkiye ile arasının bozulduğu Barzani yönetimini yıkıp, Kuzey Irak'ta  yönetimi ele geçirmeye çalışan PKK ise bu amaçla yanına Talabani ve Goran Cephesini almış durumda. Kürt Özerk Bölgesinde Goran Grubunun ardına saklanarak sürekli gösteriler düzenliyor, eylemler yapıyor ve Barzani yönetimini yıpratıp yaklaşan Kuzey Irak seçimlerinde çökertmeye çalışıyor. Durumun farkında olan Mesut Barzani'nin, görev süresi sona erdikten sonra da kendi görev süresini yasaları zorlayarak uzattırması, eylemlerin son günlerde iyice çığırından çıkmasına sebep oldu. Bakalım Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren bu nüfuz savaşında sonuç ne olacak? Mesajı Paylaş

HDS

PKK'nın uzun vadede aslında gözlerini Suriye'ye diktiğini, Türkiye, Irak ve İran'da "uzun" vadede hedeflerini elde edemeyeceğini anladığı, ancak Suriye'de şartların hiç beklenmedik şekilde bu organizasyonu yeğlediği, yani sadece "Kürtler"i değil, PKK'yı yeğlediğini yorumladığını görüyorum. BU sebeple, Suriye'deki "biricik" konumu tahkim edebilmek için "çatışma" sınırını Türkiye ve Irak Kuzeyi içine çektiğini yorumluyorum. Yani, gerek Irak'taki Kürt yönetiminin Suriye'ye nüfuz gücünü, gerekse de en büyük tehlike olarak gördüğü Türkiye'nin bu bölgedeki olgulara müdahale kabiliyetini budamaya çalıştığını düşünüyorum.

IŞİD'in artık "doğal" sayılabilecek coğrafyasında, varlığını tahkim ettiğini ve kurumsallaştığını ancak seziyoruz. Öteki başlıkta @Modus'un yazdığı gibi, bölge hakkındaki lakırdı "clutter"ı tam olarak neler olduğunu ve yaşamın yeni normlarını sezmemizi biraz zorlaştırıyor.IŞİD'in yerleşikleşmesi ve mevzilenmesi, artık arta kalan yerlerdeki alanların kaderinin birilerince maniple edilmeye çalışılmasını ortaya çıkarıyor. Bu yeni mevzilenmelerde şüphesiz ki Atlantik hattından tutun da Rusya-İran-Çin kısmi aksının gelecek planlarının da gölgesi var.

PKK'nın bu Atlantik'in Batısından Pasifik'in doğusuna her odağı aynı potada buluşturan bu kazanda, biraz da ufkunu aşan bu "dizayn"ın biraz nalıncı keserli bir heykeltraşı gibi konumlanmak istemesi, bu ihtirası, onu da bizi de gelip Ankara'nın göbeğinde dahi vuruyor. Mesajı Paylaş

dalamper

İran, Kürt Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani'yi Cumartesi günü Tahran'da yapılacak olan güvenlik konferansına davet etti. Ve haliyle Barzani de bu konferansa iştirak edecek. Neçirvan'ın çağırılmasındaki husus elbette son yaşanan olaylar. Mesajı Paylaş

dalamper

Amerikan Özel Kuvvetleri, gece Kürt bölgesinde gerçekleştirdiği operasyonda 70 Iraklı Kürt'ü kurtarmış ve 1 Özel Kuvvet operatörü ise ölmüş.

Delta Force diyorum ama? Mesajı Paylaş

dalamper

Fox News'un operasyon ile ilgili iddiası ise;

Delta Force'un Al-Hawija bölgesinde, Kürtleri kurtarmak için değil de Tıkrit yakınlarında çoğunluğu Irak askerlerinden oluşan rehineleri kurtarmak için operasyon gerçekleştirdi. Mesajı Paylaş

dalamper

CENTCOM, operasyon ile ilgili açıklama yayınladı. Fox News'un iddia/haberini çürütüyor.

http://www.centcom.mil/en/news/articles/oct.-22-centcom-commanders-statement-on-hostage-rescue Mesajı Paylaş

swat

Barzani uzunca zamandır gizli veya aleni bir şekilde ABD tarafından Almanya ile birlikte desteklendi. Ama Irak ve Suriye gibi kürt bölgesel yönetimide İran ve Rusya'dan destek gördükleri anda yakınlaşacak karakterdeler.

Bu nedenle Batılı devletler için riskli bir müttefik oldular bir süre sonrada müttefik olamayacaklar. Mesajı Paylaş

HAZERFEN

Danışman görüntüsü adı altında Mossad kuşatmasında olan bir Adam asla İsrail'in istemediği bir ittifak kuramaz. Bu yakınlaşmada şüphelenen taraf ancak Rusya olabilir. Sorunlu bir NATO üyesi olduğumuz halde bize şüpheyle bakan ve "Türk Akımı" Projesini donduran Rusya'nın Barzani ve Irak hükümetine karşı halet-i ruhiyesini bir tefekkür edin lütfen. Mesajı Paylaş

BGTN

#9
Kas 08, 2015, 12:57 ÖS Last Edit: Kas 08, 2015, 01:15 ÖS by BGTN
Kerkuk valisi yakin zamanda KIBY'e katilmak icin referandum yapma kararini aldiklarini acikladi.
Vali Necmettin Kerim'e gore Kerkuk Kurdistan'in bir parcasi ve yapilacak olan referanduma herkesin saygi duymasi gerektigini acikladi az once.

Bundan sonra yapmak istediklerini tahmin etmek hic de zor olmasa gerek.

KIBY ve Kurtlerin hak iddia ettikleri bolgelerin geri alinmasi var. Kerkuk yolu ile referandum yapip KIBY'e katmak ve en son  3. adimi atip bagimsizlik icin referandum ile Kurdistan devletini ilan etmek. Mesajı Paylaş

putty

Kuzey Irak politikamız şu olmalı ve birazda öyle.
Kürtlere orada sınırlarımıza taşmayan ama varsın gelecekte büyük kürdistan hayalleri kursunlar önemli değil bir devlet sahibi olmalarını sağlamak.
Bu devletin sınırları Arap coğrafyalarından petrol bölgeleri de dahil olabildiğince fazla toprak alması olmalı
Ancak bu yayılmanın bizim Arap coğrafyası ile kara sınırımızı kopartmayacak şekilde yani batıda denize ulaşmayacak şekilde olması gerekir.
Türkiye biliyorsunuzdur Kürdistan ı kurmaya çabalayan en birinci ülkelerden birisidir. Bilmeyenlerde artık bunu görseler alışsalar iyi olur zira bu devlet politikamız çok uzun yıllardan beridir. Sınırları Kürtlerin aidiyetini ve gelecek beklentilerini memnuniyetlerini tatmin edecek kadar geniş olması bizim için iki kere iyidir. Birincisi dediğim gibi Kürtlere yeten bir vatan ortaya çıkar ikinciside Kürtler ile öbür komşusu araplar arasında bu yüzyılda halledilemeyecek kadar derin sorunlar yaratır. Tabi bu muhtaçlığa bizim kendi tam çözülemeyen zamana ihtiyaç duyulan kürt sorunumuz için ihtiyacımız var. Bunun içinde kürtlerin denize ulaşmaması gerekiyor. İran Türkiye Arap lar arasında sandöviç olmuş bir kara ülkesi en idealidir. Bu yüzden zaten kırmızı çizgiler koyduk Suriye de Kürt ilerlemesine karşı.
Kerkük Musul bunlarında Kürtlerin eline geçmesinde çok sıkıntı duymamak gerek. Kürdistan ın refahından korkmamak gerek. Bizim Kürdistan kurmaktaki menfaatimizin bir önemli parçasıda orada refahın olmasıdır. Cazibe merkezi olmayacak kürtlerin gururunu okşamayacak aidiyet duygusunu tatmin edemeyecek kürdistan faydadan çok az fayda sağlar. Ama zarar yinede sağlamaz o kadarda iyi bir şeydir kürdistan. Kerkük Musul Kürt devletininde ötesindeki bir büyük halkın kalabalığın coğrafyanın toprağı olacağına komşu küçük ülkedeki bir gönül bağımız olan şehir olsun daha iyidir bizim için. Mesajı Paylaş

HAZERFEN

ABD ve İsrail en kullanışlı piyonuna petrol bölgelerini vermek istiyor. Basra petrollerini ve Irak devletini Şiilere vermişlerdi zaten. Kalan petrol yataklarını da Kürt yönetimine vererek Sünni Arap'ları iktisaden de bitirecekler. Böylelikle İsrail'in gerçek düşman olarak gördüğü ve Bush'un Haçlı seferinin gerçek hedefi olan Sünni İslam/Araplar bir de bu yönden darbe yiyecek. Mesajı Paylaş

putty

#12
Kas 08, 2015, 02:06 ÖS Last Edit: Kas 08, 2015, 02:13 ÖS by putty
Eksik söylediniz Amerika İsrail ve Türkiye istiyor. Sıraya koyarsak kürdistan ı en çok kimler ister diye benim sıralamam şöyle olur. 1. Kürtler ister 2. Türkiye ister 3. İsrail ister 4. ABD ister. En çok istemeyenler ise toprak kaybedecek olanları hariç tutarsak tam sıralama yapamam ama şunlar önlerde yelir. Yunanistan Fransa Almanya Rusya İran. Bakmayın Almayna nın silah filan verdiğine bir vakit sudan çıkmış balık gibi kalakaldı Fransa Almanya ikilisi ama sonra baktı başka seçenek yok kötünün iyisi deyip destekliyorlar. Onlara kalsa bölgede kıyamete kadar kürtler devletsiz kalsın ve mücadele etsin yada daha iyisi Türkiye den bir gün gelip toprak kopartsınlar. Kopartamayacaklarını da biliyorlar ama en azından o zamanda hep bir sıkıntı ile bizi yorarlar taciz ederler. Fransa Almanya için en kötü senaryo şu anda ortaya çıkan kuzey ırak senaryosudur.
Kuzey ırak durumu bizim ilk günden beri sarıldığımız bize altın tepside sunulan bir kürt meselesi çözüm aracıdır. Bizim Kuzey ırakta bir kürt devleti kurmaktan başka kürt meselemizi çözecek ikinci bir yolumuz yoktur. Baskılarız ama çözemeyiz. Ne kadar şanslıyızki Allah yardım etti Irak da bu olaylar yaşandı da Kürtler en nihayetinde bir devlete kavuşmaya çok yaklaştılar. Türkiye bu kürt devleti hayali ile yanıp tutuşan bir devlettir. Olaya böyle bakın kolay değil tabi kemikleşmiş öfkeler var ama bu meselede pragmatik davranıp kürtlerin lehinde şeyler istemek zorundayız.
Bir gün gelecek Türkiye kürtleri kendilerini anavatan dışındaki diyaspora kürdü olarak kabul edecek ve bu bir çözümdür işte. Mesajı Paylaş

BETONBEY

K.Irak hususunda genel itibarı ile pek görüşlerinize katılamıyorum üstadlar,

Öncelikle bölgede coğrafi konumları gereği Talabani (Ikyb) her zaman İran' la, Barzani(Ikdp) ise Türkiye ile iş tutmuştur. 1990'lı yıllarda İran destekli Talabani, Türkiye destekli Barzani ile yıllarca savaştı. Boşluğu doldurmaya çalışan Saddam'ı farkeden Abd zorla iki grubu biraraya getirerek ortak bir yönetim altında birleşmelerini sağladı ki bu birleşmenin o kadarda kolay olmayacağını her zaman söylemişimdir. Bence ilk büyük yanlış bu 2 grubun yekpare bir güç olarak görülmesidir. Bu olayı şöyle düşünün, bu kadar Türk devleti var ama aynı devlet altında yaşamıyoruz. Diğer taraftan ülkemizde yaşayan kürtlerinde bu denkleme eklenmesi bence bir o kadar zordur.

K.ırak kürtlerine dönecek olursak 2004'teki körfez savaşı esnasında da kürtler Musul ve Kerkük'ü fiili olarak işgal etmişlerdi. Lakin ortalık durulunca tıpış tıpış bölgeyi terk etmek zorunda kalmışlardı. Keza İşid'in büyük bölgeleri kontrolü altına almaya başlaması döneminde Barzani Irak yönetiminin aciz durumunu bahane ederek referandum vasıtasıyla devletleşme isteğini tüm dünyaya duyurmuş fakat ilk ters tepkiyi Abd'den almıştı. Ben Abd'nin bölgede terk parça halinde bir devlet istediğini düşünmüyorum. Bilakis Ulus Devletleri yıkma yönünde hareket ediyor ve bunu önce Irak'ta sonra Suriye'de gördük. Niye Kürtleri birleştirmek istesin ki, kendi politikalarına ters bir durum bu! Ulus devletleri etnik ve mezhepsel dinamikleri tetikleyerek parçalayıp, daha rahat kontrol etmek, modern dünya sömürgesi elde etmek  amaç!!!

Bizim bir Kürt devleti kuracağımız yönündeki görüşlerede katılmıyorum. Bence bizde amaç bir Kürt devleti oluşturmak değil, özerkliğe sahip Kürt gruplarını Irak yada Suriye'den plesibit yoluyla kopartıp aynı esaslarla Türkiye'ye bağlamaktır. Bu yolda desteklenmekte kürt gruplar, yani özerkliğini tesis edip ayrılma hakkı iddaa edebilecek kadar güçlü ama bir devlet şeklinde hayatta kalamayacak kadar zayıf...

Türkiye kürdü Zazaki, Kurmançi konuşur, Barzani bölgesindeki kürt Behdinan, İran ve Talabani bölgesindeki kürt Soran, Goran, Suriye kürdü Behdinan ve Kurmançi lehçeleriyle kürtçe konuşur ve birbirlerini çok da anlamazlar. Ortak kelimeler olmasına rağmen birbirlerinden iki ayrı dil kadar farklıdırlar.Yani sanıldığının aksine birleşmeleri çokda kolay değildir dil anlamında! Mevcut ve geçmişteki konjonktürler kapsamında yaşadıkları bölgeler ve devletler özelinde birbirlerinden sosyal, ekonomik ve kültürel anlamlarda oldukça farklılaşan Kürtleri biraraya getirip bir devlet kurmak bence Türkleri tek çatı altında toplamaktan daha zordur.

Bunu bizde, Abd'de çok iyi bilmekteyiz bence!

Sadece amaçlar ve beklentiler farklı ;D

Musul, Kerkük olayı ise bambaşka bir dinamiktir bence!!! İki bölgeden çıkan petrol, ilk 5 petrol üreten ülkenin her birinin toplam üretimi civarındadır sanırım. Böyle bir kaynağı ne tek başına Kürtlere, ne Araplara, nede bize yedirirler ;D

Biz isteriz de almak çok zor bir uğraş :(  Öbür yandan bence bunu tek başına kontrol etme potansiyeli bölge halkları arasında bence en fazla bizde var. Zaten bunu bir şekilde  becerebilsek arkası çorap söküğü gibi gelirde şu an uygun zaman değil...

Asya-Pasifik hattında patlayacak bir savaş ortamında ekonomisini ve ordusunu üst seviyeye taşımış bir Türkiye istikrar adası olarak, o konjonktürde niye Suriye, Irak üzerinde hak iddaa etmesin ve bunu fiiliyata geçirmesin diyorum.

Saygılarımla... Mesajı Paylaş

HAZERFEN

#14
Kas 08, 2015, 07:53 ÖS Last Edit: Kas 08, 2015, 07:56 ÖS by HAZERFEN
Şahsen Musul ve Kerkük petrollerinin Barzani'ye bırakılmasını Kürtlere bırakılması olarak görmüyorum. Sünni Araplardan alınıp küresel sermayenin sömürüsüne daha müsait hale gelmesi olarak görüyorum. Eğer BOP haritasına bakarsak zaten akibetin ne olacağı ya da ne olması istendiği orada belli zaten. "O harita cumhuriyetçilerin, demokratların değil" diyecek üstadlar olabilir. Bence o harita cumhuriyetçilerin "üst aklının" haritası ve üst akıl her zaman ABD'de iktidarda. Zaten birincisi demokratların son 2 dönemde bu haritayı gerçekleştirmeye baya hizmet ettikleri hepimizin malumu. Irak'ı cumhuriyetçiler bu hale getirdi ama Suriye'yi demokratlar halletmedi mi? Ya Libya,Yemen ve Belucistan?
İkincisi cumhuriyetçilerin iktidara geleceğinin kesin olduğu gibi bir algı oluşturuluyor. Ya doğru çıkarsa. Yine bu harita gündeme oturmayacak mı? Her halükarda Kerkük oldu bittiye gelecek.

Ben her zaman "büyük ayının izlerini" takip edelim derim. Kargayla, kuzgunla uğraşmayalım. Barzani'nin, Talabani'nin, Sisi'nin işleri, çırpınışları beyhudeden öteye geçmiyor. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter