İran ile Nükleer Uzlaşma Sonrası: Bölgede Değişen Dengeler

Başlatan HARZEMŞAH, Eki 12, 2015, 02:35 ÖS

« önceki - sonraki »

HARZEMŞAH

(Bu yazı Rusya'nın Suriye müdahalesi öncesinde kaleme alınmıştır)

İRAN İLE NÜKLEER UZLAŞMA SONRASI:
BÖLGEDE DEĞİŞEN DENGELER; ÇÖKEN İTTİFAKLAR VE TÜRKİYE



Geçtiğimiz aylarda İsviçre'nin Lousanne kentinde 5+1 ülkeleri (ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin + Almanya) ile İran arasında varılan ve İran'ın nükleer faaliyetlerini düzenleyen uzlaşma, bölgedeki tüm dengeleri değiştirmiştir. Her ne kadar bunun sadece bir uzlaşma olduğu ve gerçek anlaşmanın ilgili devletlerin parlamentoların onaylarından sonra geçerlilik kazanacağı düşünülse de ABD'nin, İran ile uzlaşmak uğruna, başta İsrail, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye gibi müttefiklerine ihanet etmesi, hem bölgede, hem dünyada hem de ABD içinde bile dengeleri değiştirecektir.

Gelmiş geçmiş ABD başkanları içinde en başarısız olma unvanını yine bir Demokrat olan Jimmy Carter'dan almak üzere olan Obama, tarihe, basiretsiz, vizyonsuz ve öngörüsüz bir başkan olarak geçecek ve muhtemelen seçimlerde iktidarın Demokratlardan Cumhuriyetçilere geçmesine neden olacaktır. Hatırlanacağı üzere vaktiyle Jimmy Carter'ın uyguladığı zayıf politikaların sonucu olarak,   zamanında da İran devrimi olmuş, İran batı paktından uzaklaşmış, Nikaragua  Sandinist solcu gerillaların eline geçmiş, Afganistan ise bizzat SSCB tarafından fiilen işgal edilmişti.

Herhangi bir Orta Doğu politikasına sahip olmayan ve tutarlı bir siyaset uygulayamayan Barack Obama'nın uyguladığı amaçsız politika yüzünden, görüntüde de olsa uluslararası ambargo altındaki İran, önce Irak, sonra Lübnan ve Suriye'nin ardından şimdi de Yemen'i nüfuzu altına almaya çalışmaktadır. Tüm bunlara bir de, nükleer uzlaşmanın ardından üzerindeki ambargoların kalkması ile iyice rahatlayacak ve cesaretlenecek olan İran, Türkiye ve Mısır'ı da karıştırmaya çalışacaktır. Bunun bilincinde olan ve tümünün ortak rahatsızlıkları İran olan, İsrail, Suudi Arabistan, Mısır, Körfez Ülkeleri ve Türkiye, aralarındaki sorunları giderip İran'a karşı ortak politikalar uygulayacak ve yeni ittifaklar tesis edeceklerdir.

Olası ilk gelişme, Suudi Arabistan'ın arabuluculuk girişimleri sonucunda Türkiye ve Mısır arasındaki buzların iyileşmesi ve iki ülkenin arasının düzelmesidir. Bunun ardından bu kez Mısır'ın arabuluculuğu ile bu kez Türkiye ile İsrail arasında siyasi ilişkiler düzelecek ve Körfez Ülkelerinin de katılması ile bölgede Türkiye-İsrail-Suudi Arabistan-Mısır-Körfez Ülkeleri arasında yeni bir ittifak oluşacaktır. Türkiye ve Katar arasında geçtiğimiz ay imzalanan ve Türkiye'nin Katar'da askeri bir üs kurmasına dayalı anlaşmaya ek olarak, söz konusu ülkeler Yemen'de ortak bir kara harekatı ile Yemen'i İran etkisinden kurtararak, İran'ı tecrit etmeye çalışacaklardır.

Bölgede oluşabilecek bir diğer olası gelişme ise İran'da iç karışıklıkların başlaması olacaktır. İran nüfusunun %20'sini oluşturan Azerilerden başlayarak, %10'unu  oluşturan Kürtlerin de katılmaları ile yayılarak İran rejimini tehdit eden ve ilgisini yurt dışından yurt içine çevirmesine neden olabilecek söz konusu iç karışıklıkların yılın üçüncü çeyreğinden sonra etkinleşeceği öngörülebilir.

Bölgede başlayacak ABD karşıtlığı ve ABD'ye karşı başlayan güvensizlik, kısa süre içinde ABD Kongre'sinde ve Senato'da kendisi göstererek, ABD yönetiminin Demokrat Parti'den Cumhuriyetçi Parti'ye geçmesi sürpriz olmayacaktır.

Bahsi geçen nükleer uzlaşmanın Türkiye'ye olan olumlu etkileri; Türkiye'nin, İsrail ve Mısır ile ilişkilerinin düzelmesine ve başta Suudi Arabistan ve Körfez Ülkeleri ile daha da yakınlaşmasını sağlayacak  olmasıdır. Ancak karşımızda artık görüntüde de olsa dostane bir tutum sergilemeyecek ve Türkiye'deki Alevi ve Kürt yurttaşlarımızı kışkırtacak politikalar uygulayacak bir İran olduğu da asla unutulmamalıdır.
Mesajı Paylaş

ayibarishi

İran istesek de istemesek de bir düşman ülke statüsüne bürünüyor. Ayrıca kalkan ambargo dolayısı ile silahlanma politikalarına hız vereceği de muhakkak. Özellikle hava kuvvetleri açısından hızlı bir modernizasyona ihtiyaç duyuyorlar. Bu ülkenin kanatları altında olan uydu ülkecikler olarak Irak hükümeti,  Esad hükümeti,  Lübnan Hizbullah'ı, Yemenin ise yarısı sayılabilir.  İranın balistik füze kabiliyeti de çekinilecek kadar gelişmiştir. Ayrıca bu ülkenin terör ve teröristi manupüle etme yönünde doğal bir becerisi de vardır. Hem silahlanma politikamızı hem de hızımızı tekrar gözden geçirmemiz elzemdir.  Saygılarımla... Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Bir ekleme: İran bugün yeni bir güdümlü balistik füze denemesi yaptı. Füzenin adı "Emad", menzili 1.700 km. hata payı  500 m., savaş başlığı 750 kg. Füze Kuzey Kore'nin Nodong füzesi temel alınarak geliştirilen Shabab-3'ün bir türevi...

http://edition.cnn.com/2015/10/11/middleeast/iran-ballistic-missile-test/



Mesajı Paylaş

minigitav

İran parlamentosundan nükleer anlaşmaya onay

İran parlamentosu, P5+1 ülkeleri ile yapılan nükleer anlaşmayı onayladı. 290 sandalyeli mecliste 161 parlamenter anlaşmaya 'evet' oyu verdi.

İran ve P5+1 ülkeleri geçen temmuz ayında anlaşmaya varmıştı.

İran parlamentosu, hükümetin P5+1 ülkeleri ile yaptığı nükleer anlaşmayı onayladı. İran resmi devlet ajansı IRNA, anlaşmaya 'evet' oyu veren parlamenter sayısının 161 olduğunu açıkladı. İran meclisinde 290 sandalye bulunuyor. IRNA haberinde, uluslararası gözlemcilerin İran'ın askeri tesislerine kısıtlı bir giriş hakkı olduğunu vurguladı. İran ve Batı arasında geçen temmuz ayında varılan anlaşmaya göre Birleşmiş Milletler müfettişleri, haklı gerekçeler gösterme koşuluyla İran'da askeri tesislere girebilecek. Bunun karşılığında İran'a uygulanan yaptırımlar kalkacak. İran anlaşma koşullarını 65 gün içinde yerine getirmezse, yaptırımlar yeniden yürürlüğe girecek.

Konu ile ilgili ayrıntılı bir inceleme linkte

http://www.aljazeera.com.tr/haber/iran-parlamentosundan-nukleer-anlasmaya-onay

Saygılarımla.

Mesajı Paylaş

dalamper

#4
Eki 21, 2015, 06:23 ÖS Last Edit: Eki 21, 2015, 06:28 ÖS by dalamper
Hamaney, Ruhani'ye 'Nükleer Anlaşma' mektubu gönderdi.

"5+1 ülkeleriyle yapılan nükleer anlaşmada birtakım belirsizlikler, yapısal zaaflar vardır. Bu zaaflar dikkate alınmazsa, ülkenin şimdiki ve gelecekteki durumu için büyük zararlara yol açabilir. Amerikan Başkanı ve AB ülkeleri yaptırımların kaldırılması konusunda kesin teminatlar vermelidirler. Amerikan Başkanı Obama ve AB yaptırımların kaldırılacağına dair yazılı açıklama yapmalıdırlar. Uygulanacak her türlü yeni yaptırım yasak edilmeli. Her yaptırım nükleer anlaşmanın ihlal edilmesi demektir. Erak ağır su reaktörünün yenilenmesi ve uranyumun ülke dışına gönderilmesi kesin bir sözleşme şartına bağlıdır. Nükleer anlaşmanın belirsiz konularında karşı tarafın yorumu kabul edilemez ve görüşme metinleri esas alınmalıdır. ABD ister nükleer mesele de  ister başka meselelerde İran'a karşı düşmanlık yapmıştır ve bundan sonra da vazgeçmesi uzak ihtimal. ABD Başkanı, İran'a  askeri saldırı ve hatta nükleer saldırı düzenleme tehditlerinde bulunarak gerçek niyetini ortaya koymuştur. Bu tehdidinden dolayı Amerika'nın  uluslararası bir mahkemede yargılanması gerekir. Amerika'nın bu bitmeyen düşmanlığı İslam İnkılabı'nın ilkelerine bağlı İslam Cumhuriyeti'nin mahiyetinden kaynaklanmaktadır. ABD'nin bu düşmanlığı İran'nın iç dinamikleri ve gücüyle onları meyus ettiği, umutsuzluğa sürüklediği sürece devam edecektir." Mesajı Paylaş

HAZERFEN

#5
Eki 21, 2015, 08:26 ÖS Last Edit: Eki 21, 2015, 08:30 ÖS by HAZERFEN
Muhterem üstadlar aykırı bulmazsınız umarım ama ben Obama'yı çok başarılı buluyorum. Bugüne kadar onun gibi Ortadoğu'yu bataklığa çevirip de İsrail'e altın çağını yaşatan bir Başkan daha çıkmadı.
İran ile yürüttüğü diplomasi de çok yerinde. Eğer İran'ı güçlendirmese Ortadoğu'da şii örgüt ve milislere abilik yapıp lojistik destek verecek sağlam bir yapı olmazdı. Bu sayededir ki mezhep çatışmasını en derinden körükleyebilmiştir. Sünnilere göre çok daha azınlık olan şiiler İran'sız asla dayanamazlardı. Lakin Obama bu işi de halletmiştir. 
Bunları yaparken bir başka başarısı bu mezhep savaşını kendi parasıyla değil Suud ve Katar parasıyla finanse etmesidir. Tabi insani dramdan doğan maliyetleri de komşu ülkelere yüklemiştir. Hatta mülteci akını kartıyla AB'ye bile Rusya'ya karşı ortak tavır için tokadını basmıştır.
Sonu gelmeyen başarılarından biri de petrolün fiyatını düşürerek Rusya'yı fena halde sopalaması aynı anda doların değerini yükselterek ıslatmasıdır. Bu başarının "b bendi" de bundan en çok zarar görecek olan Arap'ları bu işe memur etmesidir.
Yani ben şimdi kısacık zamanda bunları yazabiliyorum ama, bir gün birileri bu başarıları bir kitap ile tarihe mâl edecektir. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

ABD Donanmasına ait gemiler, sözlü uyarılara ve sis bombası atışlarına rağmen kendilerine yaklaşmaya devam eden 4 İran gemisine uyarı ateşi açmış.
Trump'ın yönetime gelmesi ile İran bu huzurlu(!) günlerini çok arayacak...

http://www.reuters.com/article/us-usa-iran-defense-idUSKBN14T1AX Mesajı Paylaş

kimlikci

#7
Oca 11, 2017, 08:32 ÖÖ Last Edit: Oca 11, 2017, 08:51 ÖÖ by Yönetim
Başarı olarak gördüğünüz her şeyin alt yapısı Clinton (Natocu klik) ile yapılan anlaşmaya bağlıydı.
Amerika İrana mezhep savaşı için kredi açmıştı. Şimdi ise Rusya Amerikan seçimlerinde yaptığı manipülasyonla Trumpı başa geçirdi. Ve anlaşma buhar oldu.
Bazı arkadaşlar Obamanın anlaşmayı garantiye almak için ekonomik anlaşmalar imzalandığını düşünebilir. Ama Trump Amerika da kökten bir değişim vaat ediyor.
Burada BM için kulüp diyen bir adamdan bahsediyoruz. Aynı adam Pariste iklim değişikliği anlaşmasını Amerikanın ekonomik çıkarlarına tehdit olarak gördüğü için iptal etmenin çaresini arıyor...
Dolayısı ile 3 5 uçağı hiçte umursamayacağını düşünüyorum Mesajı Paylaş

petibor

ABD ile İran aslında cilveleşiyor şu sıralar. İran a ABD Irak da o kadar büyük jest yaptıki İran utanmasa ABD nin elini bırakıp ayağını öper bırak düşman olmayı. ABD de bunun farkında tabiki. Arada kesinlikle düşmanlık kalmadı şu halde. Göz teması ile dillendirilmeden kesişerek cilveleşiyorlar iki ülke. Biri süper güç öbürü dini anlamda kültürel anlamda etkisi anlamında interlantı anlamında bir güç. ABD gibi bir roma imparatorluğu devlet İran gibi bir partnerle ilelebet küs kalmak istemez. Her ülke İran ile dost olmak ister buralarda. Biz orta asyanın barbar kavmiyiz onların nazarında Anadoluyu işgal etmiş hiç hak etmeyen muhatap bile alınması içe sinmeyen ülkesiyiz ama İran ise Avrupa tarihinin bir parçası ülkedir. İran Antik Yunan gibi bir mirası batı medeniyetinin onun için filimler yapılıyor ama bizim için yapılmıyor. Biz daha batıdayız ama İran ile dönüp dolanıp efrafımızdan dolaşıp yine yakınlaşır bu batı bizde oturur imrenerek izleriz öfke içinde. İsrail de İran ile er geç hayalini kurduğu ilişkileri geliştirecek. İran her ülkenin dost olmayı hayal ettiği bir ülkedir. İran Avrupa medeniyetidir aslında. Tabi İran da irite bir rejim var bununla barışmanın yolunu kitaba uydurmak kolay değil. Çok istiyorlar içleri gidiyor ama bu şartlarda pek mümkün değil her sorunu aşmak. Buna rağmen şu anda bile sorunlar buzdolabına atıldı karşılıklı jestleşme başladı kesinlikle. Irak ı altın tepside Şia ya verdi ABD daha ne yapsın 500 yıllık rüyaydı bu onlar için. SSF de yazardım hatırlayan varmı. Gün gelecek İran ve İsrail çok iyi iki dost olacak. Bu kaçınılmaz bir şeydir. ABD İran ilişkiside böyle aynı şekilde. Avrupa yı zaten saymıyoruz onlar hiç bir zaman zaten iplerini kopartamadılar İran ile bu kadar fenalıklara rağmen. Bizim için geçen yüzyılda Humeyni bir can simidi gibi geldi bize yarım yüzyıl kazandırdı. Humeyni olmasa burada bizim yüzümüze bakan olmazdı Şah dönemi İran ı devam etse idi. Mesajı Paylaş

kimlikci

İran-Amerika "cilveleşmesinin" Amerika kısmı bir tarafa İran kısmında da olağanüstü değişimler söz konusu
İran da reformistlerin hamisi Haşimi Rafsancani öldü. Böylece zamanında Hamaneye iktidarı altın tepsi de sunan adam gitmiş oldu. Ruhani en çok ona güveniyordu.
Dini rehber seçiminde artık ibre tamamen muhafazakarlardan yana...
Böylece meydan tamamen Devrim muhafızlarına kaldı. Trump gibi katıksız İsrail yanlısı bir Amerikan Başkanının karşısında artık daha dengesiz bir İran var Mesajı Paylaş

nokta

İran, Hürmüz Boğazı'nda ABD askeri gemisine engelleme yaptı ⁠⁠

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Hürmüz Boğazı'nda İran botlarınca, ABD'nin Usns Invincible adlı askeri keşif gemisine yönelik önleme yapıldığını bildirdi.
Pentagon, denizaltı füze tespit radarlarıyla donanımlı gemiye, boğazdan geçtiği sırada İran Devrim Muhafızlarına ait hücum botlarca önleme yapıldığını ve geminin rotasını değiştirmeye zorlandığını açıkladı.

PROFESYONEL OLMAYAN BİR YAKINLAŞMA

Gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Pentagon Sözcüsü Albay Jeff Davis, önlemenin 'Güvenli ve profesyonel olmayan bir yakınlaşma.' olduğunu söyledi.

ALBAY DAVİS: 550 METREYE KADAR YAKLAŞTILAR

Geminin kendisini daha da tehlikeye atmamak için yolunu değiştirdiğini ifade eden Jeff Davis, botların gemiye 550 metreye kadar yaklaştığını bildirdi.

İNGİLİZ KRALİYET DONANMASI EŞLİK ETTİ

Botlarla iletişime geçilmeye çalışıldığını ancak yanıt alınamadığını dile getiren Jeff Davis, Usns Invincible'a olay sırasında İngiliz Kraliyet Donanması gemilerinin eşlik ettiğini kaydetti.

İKİ GÜN ÖNCE DE TACİZ EDİLDİ

Jeff Davis, Usns Invincible gemisinin, iki gün önce de Umman Körfezi'nde bir İran firkateyni tarafından 150 metreye kadar yaklaşılmak suretiyle taciz edildiğini bildirdi.

Bunun da "profesyonel olmayan bir yaklaşma" olduğunu belirten Jeff Davis, ancak firkateyn Amerikan gemisiyle paralel hareket ettiğinden bunu "güvenli olmayan bir yaklaşma" şeklinde nitelemediğini söyledi.

http://www.denizhaber.com.tr/iran-hurmuz-bogazinda-abd-askeri-gemisine-engelleme-yapti-haber-73075.htm Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter