Milgem Programı

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 26, 2015, 10:54 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

HARZEMŞAH

Kasım 2010 tarihli bir yazı. savunmasanayi.net'ten:

MİLGEM PROGRAMI: 10 YILIN ARDINDAN NEREDEYİZ?


Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı tarafından basın kuruluşlarına servis edilen bir haber, yıllardır gördüğümüz bir rüyanın gerçekleştiğinin müjdesi idi. Türkiye'de tasarlanıp, inşa ve entegrasyonu gerçekleşen ilk milli gemi "MİLGEM" seyir denemelerine başlamıştı.

Türk Deniz Kuvvetlerinin yıllar süren kuvvet planlamalarında önemli bir güç çarpanı olacak söz konusu yeteneğin kazanılması paha biçilemez bir değer taşımaktadır. Uzun yıllar boyunca gücünü, çoğu ikinci dünya savaşı görmüş, ya da hemen ardından inşa edilen, ikinci el-kullanılmış ABD platformlarından alan donanmamız, yıllarca bakım/onarım/etki bakımından sorunlar yaşamıştır. Alman Lürssen tersanesi yapımı Doğan hucumbotunun envantere girmesi ile ilk kez yeni-kullanılmamış bir gemi ve güdümlü mermi (Harpoon) taşıyan bir platform ile tanışan Türk Deniz Kuvvetleri, söz konusu hucumbotu, Martı, Tayfun ve Volkan adlı kardeşlerinin izlemesi ile modern platformlara da ilk kez "merhaba" deme olanağına kavuşmuştur.

Ardından geçen süre zarfında tüm vurucu gücünü oluşturan,söz konusu küçük, güdümlü mermi taşıyan hucumbotlarının ardından Türk Deniz Kuvvetleri, ilki 1987 yılında envantere katılan Blohm&Voss yapımı Meko 200 sınıfı bir firkateyn ile daha büyük, daha yetenekli bir platforma, "Yavuz sınıfı" bir firkateyne kavuşmuştur. Yıllar süren bir tedarik programının ardından, temel gücünü modern hucumbot ve firkateyn kombinasyonlarının oluşturduğu Türk Deniz Kuvvetleri, ASuW ve karakol amaçlı görevleri 1960 yapımı "Hisar" sınıfı gemiler ile sürdürmek zorunda kalıyordu. Artık fiziksel anlamda eskiyen ve hem bakım/onarım, hem de görev ifası bakımından zafiyetler gösteren bu emektar platformların yerini alacak yeni bir gemi tedariki kaçınılmaz olmuştu. İşte Türkiye "MİLGEM" adıyla ilk kez bu sıralarda karşılaştığında takvimler 1996 yılını gösteriyordu. Denizaltı savaşı, keşif ve devriye amaçlı bu korvet tedarik programı tamamlanana kadar, boşluk doldurma amacı ile Fransa'dan 6 adet "Aviso" sınıfı korvet satın alındı.

MİLGEM-Milli Gemi konsepti kavramsal olarak 1996-1997'lerde tartışılmaya başlanmakta birlikte, ilk ciddi çalışmalar 2000 yılında başlatılmış ve Şubat/2000 tarihli SSİK kararı ile proje resmen başlatılmıştır. Uzun bir süre tedarik modeli ve platform yetenekleri konusunda devam eden çalışmalar, 2004 yılında İstanbul Tersanesi Komutanlığı bünyesinde "Milgem Proje Ofisi"nin kurulması ile fiili bir safhaya dönüşmüştür. Yaklaşık 3.5 yıl süren bir tasarım evresinin ardından Ocak/2007 yılında başlatılan ilk gemi inşaat programı, projenin ilk gemisinin Eylül/2008 de denize indirilmesiyle yeni bir aşamaya girmiştir. F-511 numarası ile "Heybeliada" adı verilen gemi bir korvet olarak sınıflandırılmıştır. 2.000 tonluk ağırlığı ve "stealth" mimarisi ile Türk Donanmasına ciddi bir güç kazandıracak gemi, 1 adet 76.mm Oto Melara top, 2X4 adet Harpoon gemisavar füze, 1 adet RAM uçaksavar/füzesavar füze sistemi, denizaltılara karşı MK.54 torpidoları, 2X12.7 mm STAMP ve 10 tonluk (Seahawk) helikopter taşıyabilme yeteneği ile, hem ASuW, hem de yüzey savaşları için ciddi bir yetenek taşımaktadır.

Ama projenin, daha doğru bir deyimle "Milli Gemi" edinim programının asıl önemi, ülkemizdeki ilk tasarım ve entegrasyon çalışması olmasından kaynaklanmaktadır. Gövdenin yanı sıra, farklı kaynaklar tarafından üretilen tahrik sistemleri, elektronik ekipmanlar ve silah sistemlerinin, birbirleri ile uyumlu bir şekilde çalışabilmelerini sağlayabilmek, çok ciddi bir deneyim ve beceri yeteneğini içermektedir. Gemiyi bünyesinde kullanılan sonar, radar, iletişim ve Elektronik harp sistemleri, çok sayıda silah sistemi, milli savaş yönetim sistemimiz GENESİS ile yönetilmektedir. Bunun yanı sıra geminin sonar, iletişim ve EH sistemleri yine milli çözümlerden oluşmaktadır. Radar gibi bazı  elektronik ekipman henüz milli olmasa da, kısa süre sonra tamamlanarak ulusal çözümler olarak serinin diğer gemilerinde kullanılabilecektir. Ayrıca başta Atmaca-gemi savar, Bora-uçak savar/füze savar, Akya-ağır torpido projelerinin tamamlanmaları ile birlikte Milgem'in tamamına yakın bir bölümü yerli ve milli çözümlerden oluşmuş olacaktır.

Tamamı 12 gemiden olacak projenin ilk 8 gemisi 2.000 tonluk korvet, son 4 gemisi ise daha büyük tonaj ve boyutta firkateyn olarak inşa edilecek ve TF-100 olarak adlandırılarak, mevcut Meko-200 firkateynlerinin ilk 4 adedinin yerini alacaktır. Gerektiğinde MK-41 VLS dikey atış sistemi ile de donatılabilecek Milgem platformu, geçtiğimiz günlerde resmen başlayan TF-2000 bölgesel hava savunma firkateynin de çok daha hızlı ve eksiksiz tamamlanabilmesine olanak tanıyacaktır. Alman ve İsveçli muadilleri ile karşılaştırılan Milgem, Türk Savunma Sanayinin geldiği durumu yansıtmakla kalmamakta, ayrıca önümüzdeki 10 yıl içinde ülkemizin, dünyadaki belli başlı savunma ürünleri ihracatçılarından biri olacağını da kanıtlamaktadır. Gövdenin yanı sıra, tamamı milli olan radar, sonar, iletişim, IFF, EH ve savaş yönetim sistemleri ile, füze, torpido ve stabilizasyon sistemlerinin tamamını üretebilen az ve sınırlı sayıdaki ülkeler arasına dahil olmamız; ülkemizin stratejik görünümünü ve uluslararası konumunu da ciddi oranlarda olumlu bir biçimde yükseltecektir.

Projenin SSİK tarafından resmen başlatılmasının ardından geçen 10 yılda gelinen durum aşağıdaki gibi özetlenebilir:

Türkiye gemi tasarım ve entegrasyon deneyimini geliştirmiş ve kanıtlamıştır.
Türkiye "stealth" teknolojisi ile gemi tasarlayabilen az sayıdaki ülkeden biri haline gelmiştir.
Daha önce var olmayan GENESİS gemi ve savaş yönetim sistemi, Havelsan tarafından geliştirilerek kullanımına başlanılmıştır.
Türkiye kendi "milli" sonarını geliştirerek kullanıma sokmuştur.
Gemi CODAG tahrik sistemini kullanan sınıfındaki ilk gemidir.
Türkiye "Atmaca" projesi ile yakında kendi milli gemi savar füzesine kavuşacaktır.
"Akya" ağır torpido projesinin devreye girmesi ile Türkiye su üstü ve sualtı gemilerine karşı kendi milli torpidosunu geliştirmiş olacaktır.
Aselsan tarafından geliştirilen 3D deniz radarları ile (arama, atış/kontrol,hava savunma) Türkiye "milli" radar tasarım ve imal yeteneğini pekiştirmiş olacaktır.
Aselflir 300 ile Türkiye gece/gündüz elektro-optik gözlem, izleme ve laser işaretleme teknolojisini kazanmıştır.
Geminin öz savunmasında kullanılan STAMP-stabilize makinalı tüfek platformu, yine Aselsan tarafından üretilen milli bir üründür.
Gemilerde kullanılacak torpido anti-tedbir sistemi teknolojisi Aselsan tarafından geliştirilmeye başlanılmış olup  yakında operasyonel olacaktır.

Sonuç olarak Güney Asya ve Orta Doğu ülkelerine ciddi bir ihraç şansı bulunan Milgem projesi, gelecekte Türkiye'nin dünyanın belli başlı silah ihracatçılarından biri haline gelmeye başladığının ilk somut göstergesidir. Mesajı Paylaş

MAGNETO

Şu aşamada Milgem gemilerinin hangisinden itibaren Atmaca kullanılması planlanıyor ? Mesajı Paylaş

süper çavuş

Peki 2010 dan sonra bugün sonuna yaklaşmakta olduğumuz 2015 te durum nedir ,,
o dönemde örneğin bir TF-100 mevzusu varken bugün adı bile anılmamakta ,,
korvet sayısı toplamda ne düşünülmekte , İ sınıfı MEKO 'ların yerine mi geçecek yada ?

Saygılar. Mesajı Paylaş

Kabardey

Yanlış hatırlamıyor isem HARZEMŞAH üstadın yaptığı açıklamada, 4 korvet peşinden, 4 adet İ sınıfı (yada diğer ismiyle TF-100) yapılarak kalan 4 korvet'de daha sonra yapılacak. Toplamda 4 firkateyn ve 8 korvet yapmış olacağız. 4 İ sınıfı gemi ilk hizmete giren 4 MEKO'nun yerini alacak. Bu işlemlere paralel olarak da 4 adet TF-2000 yapımına başlanacak.

Yanlış biliyor isem düzeltin, Atmaca'lar Ada sınıfı korvetlere ilk olarak entegre edilecekler. Daha sonra elimizdeki diğer gemiler için entegrasyon devam edecek. Saygılar. Mesajı Paylaş

süper çavuş

Kabaca 2025-30 arası döneme kadar Karadeniz , ege ve özellikle Doğu Akdenizdeki ilgi ve alaka alanlarımızı koruyabilecek 8 modern milli donanım ve silahlarla mücehhez edilmiş düşük görünürlülüğe sahip Korvet irisi denebilecek gemiye sahip olacağız ,,
Karadeniz ve Doğu Akdenizdeki bugün ve gelecekte karşılaşılacak tehditler düşünüldüğünde bu tehditler ile paralel olarak  Tuzla sınıfı karakol botları , modern güdümlü mermili hücumbot filomuz ile birleşince kademeli olarak Türkiye kıyı ve yakın sularda başta su altı savunma harbi olmak üzere önemli bir etkinliğe ulaşacak ve Donanmasının ana gücünün arkasınıda sağlama almış olacak ,,
Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Atmaca füzeleri üretim hızına ve adedine bağlı olarak tüm gemilere dağıtılacaklar. Başka bir deyişle Harpoon ile birlikte karma olarak kullanılacaklar...

Son S&H dergisinde (169) bir yanlış anlama var. Özellikle sınırlar ötesi barışı koruma ve bayrak gösterme görevleri nedeni ile, açık sularda, daha şiddetli deniz şartlarında, daha uzun süre ikmalsiz görev yapacak gemilere olan ihtiyaç iyice acilleşti. Bu yüzden Milgem korvet üretiminin yerini "İ" sınıfları aldı. Aslında "İ" sınıfı TF-100 programının karşılığı. Ancak "İ" sınıfı Milgem korvetin karşılığı değil. Çünkü Milgem'in görev yaptığı/yapacağı kıyı ve sığ sularda "İ" sınıfı ya da benzeri bir platform kullanmak efektif olmaz. Pahallı bir çözüm olur. Daha fazla personel, daha güçlü makineler, daha fazla yakıt tüketimi vs. gibi nedenler yüzünden. Bu nedenle Milgem korvet programı bir kısım revizyonla 4 adetlik bir üretim adedi ile devam edecek. Mesajı Paylaş

7Skies

#6
Eyl 28, 2015, 12:51 ÖS Last Edit: Eyl 28, 2015, 12:53 ÖS by 7Skies

Burada eklemek istediğim... Geminin savaş yönetim sistemi Genesis ten daha hayati olan Gemi Entegre Yönetim Platformuda millileştirilme aşamasında. Milgemlerde kullanılan Imtech Ürünü UniMacs 3000 yazılımı yerine Yalteks  şirketi bu şirketle yaptığı işbirliğinden kazandığı tecrübe ile yeni milli Gemi Entegre Yönetim Platformu geliştirmekte.


Gemi Entegre Yönetim Platformu;

Dağılımlı Mimari ile geminin tüm fonksiyonlarının gerçek zamanlı izlenilmesi ve kontrolu sağlayan program.
Özet Olarak bütün mekanik sistemler, bütün elekktrik sistemleri ve hasar kontrol.

Özelde,
Gemi motoru
Vites Kutuları
Pervaneler
Güç sağlayan sistemler
Elektrik Dağıtım sistemleri
Yangın Pompaları
Sıcaklık
Havalandırma sistemleri
Ortam hava ayarlaması
Soğuk/Sıcak su

Kısacası savaş, navigasyon ve kominikasyon haricindeki bütün gemi yönetimi IPMS ile yapılıyor.


Milgem 3 ve 4  için Tübitak ile Yaltes tarafından geliştirilen yönetim platformu





Savaş Yönetim Genesis
Gemi Yönetim Yalteks (Eskisi: Imtech Ürünü UniMacs 3000)
Navigasyon Aselsan
Komunikasyon Aselsan

Mesajı Paylaş
.

robust

MILGEM projesiyle askeri gemi tasarim ve uretiminde yeni bir doneme girildi mutlaka ama gidilecek cok yol var. Gemi alt sistemlerinn tasarim ve uretiminde milli firmalarin katkilari hizla artiyor. Benim sahsen gormek istedigim bir kac sene icinde operasyonel olacak farkli savunma sanayi sensor, ve silah sistemlerin Milgem-X sinifinda  kullanilarak TDK'nin envanterine girmesi. Genesis, CAFRAD radari, HISAR-A/O, Atmaca, STOP/Muhafiz, Aselsan 35mm CIWS, Hizir milli torpido karsi tedbir, yeni nesil EH sistemleri gibi Milgem daha milli yapacak sistemlerin kullanildigi bir firkateyn hem Turk savunma sanayinin dis pazarlara acilmasi icinde iyi bri reklam olabilir. Bir kac gemilik bir filo hem TDK'ni nisine yarar, hemde savunma urunleriin pzarlanmasna yardimci olur. Savunma sanayi buyudukce TSK'nin envanterine sistemin girmesinin onemi kadar bu sistemlerin yurtdisina satisida onem kazaniyor. Surdurulebilirlik denilen bir kavram vardir. Bu donguyu olusurabilmek icin surekli teknoloji yatirim yapmak, surekli yeni urunler gelistirmek gerekiyor. TSK'ya silah satarak bu sektor ayakta duramaz ve buyuyemez. Onemli projelerin ciktilarinin mutlaka ihrac edilebilir olmasi gerekiyor. Bunun icin hem siyasi destek( hukumetler arasi iliskiler), hem TSK'nin katkisi( artik ordular milli silah sistemlerinin pazarlanmasinda aktif rol oynuyorlar) gerekiyor. Milgem bu projelerden birisiydi bana gore ama iste bir cuval incir berbat edildi ihalesi iptal edilerek veya potansiyel musteriler siyaseycilerimiz kanli bicakli oldular. Mesajı Paylaş

minigitav

Teşekkürler sayın robust.Peki Hisar A ve O projeleri konusunda ne düşünüyorsunuz?Bir değerlendirme de onlar için yapabilirmisiniz? Mesajı Paylaş

süper çavuş

HİSAR-A ve O'nun önce tam anlamıyla bitirilmesi hazır edilmesi lazım ,, ondan sonra zaten füzeyi farklı görevler için uyarlamak çok zor olmayacaktır ,,
belki kısa vadede değil ama orta vadede HİSAR derivatifi RAM muadili bir milli ürün piyasada yerini alacaktır , özellikle 2020 sonrası inşa edilecek gemilerde görebiliriz belki , kısa menzilli gemi nokta savunması konusunda önemli bir oyuncu olabilir ,,
Öte yandan orta menzilli hava savunması konusunda ise GÖKTUĞ'un yerden havaya ve denizden havaya derivatiflerini bekleyebiliriz bence tabiki 2020 sonrasında ,,
Karada I-HAWK 'ları değiştirirken denizdede bazı gemilerimizde tamamen bazılarındada belki ESSM ile bir ortak kullanımı görebiliriz belki ,, Mesajı Paylaş

@r@gorn

3. gemi yapım hızı sizce normal mi? Ben İzmir'de oturuyorum. Haftada bir kez İstanbul'a giderim. Sabiha Gökçen'e iniş rotasında milgem yapımını görüyorum. 1 ve 2 nolu gemiler sanki daha hızlı inşaa edildi gibi. Ya de ben mi yanılıyorum? Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Sorun gemi inşa hızında değil üstadım. Malum nedenlerden dolayı (İhalenin RMK'dan alınması, değişen kararlar ve bazı konfigürasyon değişiklikleri nedeniyle) bazı alt sistemlerin tedarikinde gecikme yaşanıyor. Ama "İ sınıfı ve 4. Milgem inşa programlarının daha hızlı yürüyeceğini düşünmek için elimizde yeterli umut var. ;) Mesajı Paylaş

swat

Milgemde bir alt sistemin daha milli olması sevindirici mevcut sistemin ihracat potansiyeli olabileceği gibi, Diğer platformlarımız içinde şekillendirilerek kullanılablir böylece daha fazla milli alt sisteme sahip oluruz.

Mesajı Paylaş

Elçibey

    İ Sınıfı dediğimiz platform 3 bin ton civarında olacak dendi.Biz bu gemiye 32 ESSM koyabilecek miyiz.MEKO A 200 tasarımı var   
3.700 TON o da 32 ESSM taşıyor.Aradaki 700 tonluk büyüklük diğer sistemler için mi acaba?

Bir de Yavuz sınıfı yerine diye telaffuz ediliyor bizim gabyalar daha yaşlı değil mi neden yavuz sınıfı? Mesajı Paylaş
ZALİME ALP,MAZLUMA EREN...

HDS

#14
Eyl 30, 2015, 07:16 ÖS Last Edit: Eyl 30, 2015, 07:37 ÖS by HDS
Tonaj ile taşınan silahı, şunu bunu doğrusal bir karşılaştırmaya sokmak doğru olmayabilir. Quad-pack ESSM konfigürasyonundaki asıl ağır unsur, Mk-41 lançerin kendisi. O da 8 hücre.

Burada asıl ağırlık menzil getiren yüklerde.

Biz elimizdeki Gabya'ları en başta dijitalleştirdik. Yavuz'lar artık elimizdeki tek analog büyük parça gemiler. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter