İran Neden F-14 Aldı?

Başlatan HAKAN KILIÇ, Ağu 22, 2017, 12:42 ÖS

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

Ağu 22, 2017, 12:42 ÖS Last Edit: Ağu 22, 2017, 01:02 ÖS by Yönetim
ABD F-14'leri İran'a neden sattı?

İran'ın şah döneminde almış olduğu F-14 Tomcat savaş uçaklarını ve bu uçakların ününü hepiniz duymuşsunuzdur. Peki hangi tehdide karşı aldığını biliyor musunuz? İsrail mi? Hayır.

Peki içinde Amerikalı ve İranlı mürettebatın olduğu RF-4EPhantom keşif uçaklarının Sovyet hava sahasını kevgire çevirdiğini ve dahi Mig'ler tarafından vurulan RF-4E uçağını?

Son olarak sizlerin SR-71 Stratejik Keşif uçağı olarak bildiğiniz uçağın YF-12 versiyonunu zamanında İran Şahı'nın Amerika'dan almak için uğraştığını?
Yüzünüzdeki hayret ifadesini görür gibiyim. Ben de bilmiyordum yeni öğrendim.İran neden Şah döneminde F-14 Tomcat avcı uçağı aldı? F-14 almasını gerektiren tehdit ne idi? Rus Mig-25R uçaklarının İran üzerinde ne işi vardı? Cevapları konusunda az çok bilgi sahibi olmakla birlikte birçoğunu hala merak ettiğim, hatta bazılarını hiç duymadığım bu konuları bir makale gördüm. Orijinali İngilizce olarak aşağıdaki linkte;
https://warisboring.com/why-iran-really-bought-f-14-tomcats/

Bu makaleyi kaynak belirterek çevirip, size sunabilirdik. Ancak ben makaleyi birebir olarak çevirmektense sizlere aktarırken bazı açıklamalar eklemeyi daha uygun ve anlaşılır gördüm.

Kısa kısa olmak şartı ile kendi araştırmalarımdan derlediğim bilgileri ve yorumları da ekledim. Yani bu yazı, klasik makalelerim gibi uzun web, kitap, dergi araştırması, kişisel arşivimin derlenip yorumlanması şeklinde olmayacak.

İran, İslam devriminden yani 1979'dan önce, Şah döneminde ABD'den F-14 Tomcat avcı uçaklarını aldı. Bu alışın hikâyesini anlatmayacağım çünkü çeşitli kaynakların yanında Türkçe kaynaklarda anlatanlar var oralardan uzun uzun okunabilir.

F-14'ÜN FARKI

Sadece F-14 hakkında kısa bilgi vermekle yetineceğim.Çift motor, çift kuyruk ve koca bir buruna sığan büyük radarı ile F-14 Tomcat (Azgın/erkek kedi) zamanının çok güçlü bir uçağı idi. Manevra kabiliyeti, harekât yarıçapı, taşıdığı batı dünyasında hala daha muadili yapılmamış olan en uzun menzilli hava-hava füzesi AIM-54 ile tam bir hava üstünlüğü uçağıydı.

Uçak gemilerine kimseyi yanaştırmayan bu uçaklar üretildiğinde rakipsizdi. "Rakipsizdi" diyorum, çünkü malum bugün ABD bir uçak yaptığında örneğin F-22 gibi, Rusya ve Çin karşısına en azından bir rakip çıkarabiliyor (T-50/Su-57, J-20). Ancak F-14 uçak gemilerinde göreve başladığından (USAF F-15'i dâhil) rakipsizdi. Yıllarca, Su-27 üretilene kadar da Ruslar bu kabiliyette bir uçak yapamadı.

AIM-54'ten başka Sidewinder ve Sparrow füzelerini de taşıyan bu hava üstünlüğü (airsuperiority) uçağı Vietnam zamanı henüz üretilmemiş, Körfez savaşında ise az çok demode olmuş ve daha çok hava kuvvetlerini savaşı olan Çöl Fırtınası'nda donanma gemilerini korumuş ve Basra üzerinde kuş uçurtmamıştır. Körfez Savaşında görev alsa da az sayıda hava devriyesi yaptığından hava zaferi de azdır. Bu savaşta hava üstünlüğünü için daha çok USAF ve Suudi F-15'leri görevlendirilmiştir.

Popüler olduğu zamanlarda büyük bir savaşa denk gelmediği için zafer kazandıramayan F-14, İran-Irak Savaşı'nda ise sadece AIM-54 ile İran'a 63 hava zaferi kazandırdı. Ayrıca aşağıdaki linki incelerseniz aynı savaşta AIM-9 ve AIM-7 füzesi ile de çok sayıda hava zaferi mevcut.

En ilginç özelliği kanatlarının gövde içindeki bir makara sistemi sayesinde ileri-geri doğru açılıp kapanabilmesidir. Uçak, yüksek hıza veya ses hızına çıkarken geriye doğru kapatıp, iniş-kalkış veya hava muharebesinde ise ileri doğru yanlara açarak manevra kabiliyetini maksimize ediyordu.
Bugün bile Amerikan Donanması'nın Çin Donanması (PLAN) karşısında zafiyete uğrayabileceği tartışmalarının bir kısmı F-14 ile ilgili. Malum Çin denizi veya başka denizlerde yani kara üslerinden uzak yerlerde yüzen hava üsleri uçak gemileridir. ABD uçak gemileri deniz hava sahasını ve donanmanın gemilerini hava saldırılarına karşı korumak için F-18 Hornet taşıyorlar.

Söylenen şu; Hornet'ler, F-14'den daha modern bir uçak olsa da harekât yarıçap yani havada kalış süresi düşük. Çinlilerin ikincisini yaptığı ve dörde tamamlayacakları uçak gemilerinin ana muharip uçağı ise Sukhoi türevi J-15. Mükemmel bir uçak ve F-18'ler için zorlu rakip.
Şimdi ABD'de denizciler "F-14'leri kaldıracağımıza modernize mi etseydik?" diyorlar. Çünkü F-35B'de tek motor F-18 gibi harekât yarıçapı düşük. Büyük burunlu / büyük radarlı ve füze taşıma kapasitesi yüksek Sukhoi/J-15'ler ciddi sorun olacak gibi gözükmekte.

Amerika yönü ile en meşhur hava zaferi ise 1989'da iki Libya Mig-23 uçağının düşürülmesi ve Körfez savaşındaki zaferler. F-14 hava zaferlerini daha önceki makalelerde hazırladığım ve şu ana kadar web ortamında veya herhangi bir kitapta bu derece ayrıntılı ve geniş kapsamlısına maalesef ki rastlayamadığım (Acig.org sitesini demeyin çünkü bu konuda yanlış bilgiler ve çok sayıda eksikleri var) F-14 hava zaferleri ile ilgili olanları blog adresimdeki ilgili bölüm linkinden bakabilirsiniz. "ATEŞLEYEN UÇAK TİPİ" sütunlarının altında F-14 yazan kısımları inceleyiniz.
Link;
http://hakankilicaero.blogspot.com.tr/2017/08/yaknda-yaynlanacak-f-14-tomcat-makalem.html?view=flipcard

Evet, şimdi en başta linkini verdiğim makaleye çeviri-yorum yöntemi ile başlıyorum.
İran'ın, ABD'den F-14 Tomcat savaş uçaklarını satın almasının üzerinden 40 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, anlaşma konusunda hala birçok yanlış anlama var. Bu satın almanın gerekçesini yazan çoğu yayın/kaynak olaya basit bir yorum getiriyor. Bu yoruma göre, İran'a karşı MiG-25R Foxbat keşif uçaklarıyla Sovyetler tarafından yapılan aşırı keşif uçuşlarının F-14'lere ihtiyacı doğurdu.
Oysa gerçek biraz daha karışık. Sovyet hava sahası ihlalleri aslında İran'ın güçlenen ordusuna ve bunu başarmak için ABD yapımı savaş uçakları ile teçhiz edilmesine yanıttı. (F-4E Phantom gibi)

CIA'in, 1953'te İran hükümetine karşı bir darbe düzenledikten sonra Tahran'ın yakın bir ABD müttefiki olduğunu unutmamak lazım.Bunu takip eden yıllarda ABD ve İran askeri birlikleri birlikte çalıştı ve İran, SSCB ile sınır paylaştığından çeşitli ABD askeri ve istihbarat birlikleri İran'a üsler kurdu.
İran'ı merkezli ve SSCB'yi hedef alan ABD keşif operasyonları, ABD bombardıman uçaklarının Sovyet hava sahasına girebileceği rotaları araştırdı. 1960'ların sonunda, İran'a ait (ABD'nin sattığı) RF-5A keşif uçaklarından uçan Amerikalı pilotlar, yeni inşa edilen askeri üs ve tesisleri bulmak ve fotoğraflamak için SSCB üzerinde uçmaya başladı (Henüz casus uyduların olmadığı yıllar).

1971'de ise ABD, İran'a McDonnell Douglas RF-4 Phantom uçaklarını sattı. (Bir dönem Türk Hava Kuvvetleri'nde de kullanılan bu uçak, F-4'lerin keşif versiyonu. Burun topu çıkarılmış yerine öne ve iki yana bakan camlar ve içlerine de büyük optik kameralar konmuştu. O zamana göre yüksek çözünürlüklü ıslak film fotoğraf çeken makinalardı. Filmler banyo yapıldıktan sonra üzerinde çalışma yapılıyordu)

RF-4'ün ileri keşif yetenekleri İranlılar için gerçek bir göz açıcıydı. RF-4'ler, dünyanın o bölgesindeki diğer benzer savaş uçaklarından daha hızlı ve uzun menzilli idi. İlerleyen yıllarda İran RF-4'leri Suudi Arabistan, Irak, Güney Yemen ve SSCB üzerinde yüzlerce gizli keşif/casus uçuşu gerçekleştirdi. (Bu yıllar yüksek irtifa hava savunma sistemlerinin henüz çok yaygın olmadığı SA-2'lerin yeni yeni yayıldığı yıllardı.)

SSCB'ye karşı İran keşif operasyonları yıllarca ABD Hava Kuvvetleri'yle işbirliği içinde devam etti ve bu uçuşlara değişik kod isimleri veriliyordu. Nitekim İran RF-4'lerden biri, Kasım 1973'te Sovyet Mig uçağı tarafından vurulduğunda mürettebattan biri Amerikalı pilot (öndeki pilot) diğeri ise İranlı (arkadaki SSS-silah sistem subayı) idi. Bu aksilik olmasına rağmen, bu tür operasyonlar devam etti. 1978 yılına gelindiğinde bazı İranlı RF-4 pilotları Sovyet hava sahasında Sovyet hava kuvvetlerinin pilotlarının çoğundan daha fazla uçuş zamanı geçirmişlerdi.
(Bu olayı fazla derinlemesine olmasa da biraz "Google" kaynağı ile araştırdım.

-8 Kasım 1973'te İran H.K.'ne ait RF-4C Phantom II keşif uçağı, SSCB hava sahasında MiG-21SM tarafından vurulmuş ve pilotlar atlamış. İranlı pilot 16 gün sonra serbest bırakılmış. Bu serbest bırakma çok değerli bir casus takası mı, yoksa ne karşılığında bunu merak etsem de henüz öğrenemedim.
-1977 yılında ise İran'da Mehrabad üssünden kalkan 2-434 kuyruk numaralı RF-4 Phantom II uçağı yine SSCB hava sahasında vurulmuş.)
Sovyetler ise (İran hava sahası ihlallerine karşı) misilleme yapmak amacı ile Mig-25R'leri İran üzerine keşif uçuşları göndermeye başladığı dönemde (1978) yeni imal edilmiş ve İran'a satılmış olan F-14 Tomcat avcı uçakları Rus Mig-25'lerine radar kilidi attı. Ondan sonra ise bildiğimiz kadarı ile Sovyetlerin İran üzerinde on yıl boyunca bilenen bir hava faaliyeti olmadı.
(Mig-25'de o tarihlerde modern ve yeni bir uçak idi. ABD yapımı stratejik keşiş/casus uçağı hız rekortmeni SR-71'den başka hızına erişebilecek uçak yoktu. Hatta uzun mesafeden ateşlenen radar güdümlü füzelerden 2,5 Mach'a yakın hızı ile kaçması ile meşhurdu. Füze yakıtı bitirene kadar geçen 10-20 saniyelik sürelerde yüksek hıza çıkarak füzeyi yaya bırakıyordu. Ancak yine de demek ki Ruslar işi şansa bırakmak istememişler veya İran'da riske girecek bir şey görememişler diye düşünebiliriz. Ayrıca o yılların uydu teknolojisinin İran açısından olmasa da Sovyetler açısından ilerlediği yıllar olduğunu unutmamak lazım)

İRAN F-14'LERİ NASIL ALDI

Efsaneye göre, Temmuz 1973'te İran'da iki detaylı brifingin ardından ABD hükümeti İranlı Şah M.RızaPehlevi için F-15'e karşı bir F-14 hava savaşı gösteri uçuşu düzenledi. USNAVY F-14 mürettebatı müthiş bir performans sergiledi ve Şah hemen alım için emir çıkarttı. (Ticaret başarısı bir yana o devir için taktik uçaktan ziyade stratejik bir avcıyı İsrail ve diğer muhalif ABD yetkililerine rağmen İran'a satılmasında ki tehdit Mig-25 tehdidi ve Amerika için çok değerli olan Sovyet toprakları üzerinde yapılan İran keşif uçuşlarıydı.F-4 sahibi İran'ın o devir için çevresinde tehdit gördüğü tek uçak Mig-25 olabilirdi).

USNAVY mürettebatının gösterideki becerileri hakkında hiç şüphe yok ancak bu türden hikâyeler, İran'ın, Şah'ın, hükümetin ve İran hava kuvvetlerinin tamamı bir grup kumarbazmış (aslında iyi politikacı demek daha mantıklı bir tanım olurdu) gibi gösteriyor. Nitekim İran'ın F-14'leri satın alma kararı, İran'ın petrol ve gaz satışlarındaki karlılık artması ile cesaretlendirdiği 1960'lı yılların başında yani hava kuvvetlerini mevcut en iyi savaş uçaklarıyla donatmaya karar verdiği 1960'lı yılların başlarına kadar uzanabilir.

(Yazıda bir resim altında "Sovyet hava kuvvetinin MiG-25R uçakları Mach 2.4 hızındaydı. Ancak İran'a büyük bir tehdit oluşturmadılar. Tahran'ın büyük siparişini F-14'lere vermesinin gerçek nedeni değillerdi" yorumu yapılmakta. Esas nedenin ABD destekli keşif uçuşlarına devam etmek için İran'ın sanal tehlike senaryosuna bizdeki halk dili ile gaza getirilmesi olduğunu ima etmiş gibi geldi. Ticari sebeplere ek olarak.)
O zaman Pentagon ve Kongre'nin bir "Üçüncü Dünya ülkesinden" silah satın alması için bir niyet mektubu alması çok sıra dışıydı. İran, General Dynamics F-111 savaş uçaklarını da 1964'ten beri talep etmekteydi. Bunun yerine İran hava kuvvetleri, çok daha küçük toplam 100 Northrop F-5A/B FreedomFighters savaş uçaklarını almak zorunda kaldı.

Bununla birlikte, İranlılar devam ettiler ve yöneticilerinin amaçlarını gerçekleştirmek için yaptıkları etkiden istifade etmeyi öğrendiler. Bir pilot olarak Şah, Amerikalı politikacılarla silah anlaşmaları yapmayı başardı. Bu önemli başarılardan biri de hala uçurulan F-14 uçaklarıydı…

İRAN İNGİLTERE'NİN BOŞLUĞUNU DOLDURMAK İSTEDİ

O zamanlar, İngiltereSüveyş'in doğusundaki mal varlıklarından çekilmek üzereydi. Şah, Ortadoğu'da barış ve istikrarın korunması için ABD kamuoyuna ustalıkla kendini gösterdi ve İngilizlerin yarattığı boşluğu doldurdu.

1969'da Şah, başka bir anlaşma ile bu sefer 130 F-4E için (F-4'lerin en son versiyonu idi) başarıyla müzakere etti. İranlılar baskı yapmaya devam ediyordu. İleri hava savunma gereksinimleri konusunda büyük bir çalışmanın ardından, İran hava kuvvetleri İran'ın engebeli arazisinin havadan erken uyarı platformları ve uzun menzilli radar ve silahlarla donatılmış bir hava gücü olmasını dikte ettiği sonucuna vardı. Şah yine harekete geçti. 1970 ve 1972 yılları arasında Lockheed YF-12 hakkında bir brifing talep etti. YF-12, 3,5 Mach üstü dünya hız rekortmeni stratejik keşif uçağı olan ünlü SR-71 Blackbird'ün CAI tarafından kullanılan az daha büyük versiyonu idi.

Sonuçta YF-12 verilmedi ama 80 adet F-14 Tomcat ve Boeing E-3 Sentry AWACS anlaşması yapıldı. (Körfez ülkeleri içinde şu an sadece Suudi Arabistan'da da E-3C mevcut).

E-3'lerin 1973'ten beri halen geliştirme safhasında olmalarına rağmen, F-14 Tomcat'lar hazırdı. Aslında, F-14 ve E-3, maliyetleri ve karmaşıklığı nedeniyle ABD Kongresi'nde şiddetli bir dirençle karşı karşıya kaldı. Şah İranlı Mehli bankasına Grumman'a ödeme talimatı vererek şirketin (Grumman) İran için 80 F-14'ü inşa etmesini emretti.

A/YF-12 / SR-71'leri talep ettiğini ilk kez bu makale ile öğrendim ve gerçekten şok oldum. Yani düşünsenize İran'ın yıllarca Moskova, Telaviv, Riyad, Ankara gibi şehirlerin üzerinde bu uçaklarla keşif yaptığını. O yıllarda bu ülkelerin ne YF-12 / SR-71 kadar yükseğe çıkan uçağı, ne de onu yakalayacak füzesi vardı. Gerçi bugün bile Suudilerin ve bizim yüksek irtifa hava savunma füzemiz yok ama İsrail F-15'leri alana kadar veya Arrow füzeleri servise girene kadar bu uçakları yıllarca durduramazdı. Gerçi tahmin üzerine konuşmak çok sağlıklı değil. İran devriminden sonra uygulanan ambargo zamanı bu uçakları uçurması çok zor olurdu. Çünkü bu uçaklar F-14'lerden çok daha fazla bakım isteyen ve bırakın o zamanın 10-20 yıl sonrasının teknolojisini barındıran uçaklardı. Bir gün SR-71'i yazarsam abartmadığımı anlayacaksınız).

Bu adımdan cesaret alarak, diğer araştırmacıların da takip ettiği üzere kongrenin, Amerikan donanmasının kendi F-14 filosuna sahip olmasını finanse etmek anlamında fazla bir seçeneği kalmamıştı. Bir üçüncü dünya ülkesi dünyanın en iyi önleme uçağına sahip olacaktı fakat Amerikan donanması bunu kendi satın almayacaktı. Olacak iş değildi.

Öte yandan İranlılar sadece uçak almadıklarının farkındaydılar. Komple bir silah sistemi elde etmişlerdi. İçinde uçak, aviyonikler, silahlar, destek ve altyapısı da olan. İşte bu yüzden sağ kalan İran F-14'leri hala son derece kabiliyetli biçimde destekleniyor, uçmaya devam edebiliyor.

Bitirmeden önce birkaç kendi görüşümü daha antrparantez eklemek istiyorum. Bugün İran F-14'leri, zamanında ne kadar yedek parça stoğu yapıldıysa veya sonradan ambargoya rağmen ne kadar alındıysa halen daha faal. Sayılarının 20-30 adet arası olduğu,bazılarına görede 40 tane olduğu söyleniyor.Diğer bir ilginç olay da; ABD'ni F-14'leri servisten kaldırmasından sonra klasik avcı uçakları gibi paslanmaya karşı köpükleyip çölde veya hangarda yedeğe çekeceğine imha etmiş olması. Bunun tek sebebi parçaların İran'ın eline geçmemesi idi. Ancak buna rağmen İran'ın bir kısım F-14 parçalarını bu uçaklardan elde ettiği batı medyasında haber oldu ki bu bir skandaldı.

Bugün İran'ın ithal ettiği Rus ve Çin yapımı havadan-havaya füzeleri teknik olarak F-14'lere uyarlaması imkânsıza yakın. Dolayısı ile İran F-14'leri kendi yenilediği ve modernize ettiği AIM-54'lerle uçuyor ama füzenin motor performansı konusunda olmasa da elektronik yani güdüm ve kaçma-kurtulma yöntemlerine dayanıklılığını gösterecek yazılımı konusunda ciddi şüphe duyabiliriz. Geriye kalan diğer AIM-7 ve AIM-9 füzeleri ise çok eski versiyonlar ve çoğu itibari ile raf ömrü dolduğundan F-14'ler ile çevre ülkelerde ki (biz dâhil) savaş uçakları karşısında ciddi rekabet edemeyecektir.

F-14'ün ekstrem özellikleri de bugün geçerliliğini yitirmiştir. Örneğin Irak savaşında büyük radarı sayesinde AWACS gibi kullanılmıştı. Ancak bugün herkesin AWACS benzeri uçakları olması ve modern savaş uçakların radar menzillerinin çok artması bu avantajı da nötralize etmiştir. Modern EH sistemlerine sahip olmayan F-14'lere İran'ın harici olarak takabileceği yine modern rekabetçi bir EH podu da yoktur.

Ayrıca 2017'lı yıllarda İran hava kuvvetlerinin en modern uçağı az sayıdaki Mig-29 ile zayıf bir hava gücü olduğunu ve Rusya'dan SU-30 almak için ciddi gayret içinde olduğunu da belirtelim. Ancak yoğun ısrara rağmen Rusların neden satmadığıda merak konusu. Ulusal savunma sistemini savunma silahlarından ziyade az sayıda seyir/anti-ship füzeleri ile balistik füzeler (yüzlerce) üzerine inşa eden İran, güçlü bir savunmadan ziyade aktif caydırıcılık üzerine bir milli savunma sistemi kurmuştur.

Hava, deniz ve kara gücünün modern sistemlerden yoksun olmasının eksiğini 30 yıldır sürdürdüğü daha önceki makalelerde sık sık değindiğim "İran balistik füze programı" ile gidermiştir. Bu gerçeğin, bazılarımız farkında olmasa da, bazılarımız küçüksese ve önemsemese de ve bir kısmımızda kınasa da farkında olmak ve İran için bir zorunluluk ve tek şans olduğunu bilmek lazım.(Dünyada ambargoya uğramış ama bunu akıl edememiş bir sürü devlet varken ne kadar sinir olsak da takdire şayan). Bu zorunluluk şu ki, İran devriminden sonra batıdan eskisi gibi modern silahlar alamayacağının ve mevcut sistemlerinde yedek parça sıkıntısı yüzünden idamesini zor olacağını gören İran konvansiyonel silahlar yerine çareyi balistik füzelerde yani kitle imha silahı taşıyıcılarında bulmuştur.

http://www.kokpit.aero/iran-neden-f-14-aldi]http://www.kokpit.aero/iran-neden-f-14-aldi Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter