Deniz Kuvvetleri Projeleri ve Tersanelerin Durumu

Başlatan ocay, Eki 09, 2015, 12:11 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

HDS

Kidd mi gönderecekler ne yapacaklar..  :P


Bu arada yakın zamanda da olduğu gibi, römorkör vs gibi destek gemi sınıfından gemi tedariki yapıyoruz Amerika'dan. Belki OHP'lerden, yeni söndürülmüşlerden bir iki "hulk" gövde daha alır işimize bakarız. Mesajı Paylaş

Atılgan

Kulislerde 3 tane daha Perry geleceği konuşuluyor. Biri yedek parça olarak kullanılırken ikisi acil ihtiyaç kaleminden modernize edilip filoya katılacakmış. Gemilerin sayısal olarak yetersiz olmasından dolayı sürekli yurt dışında görevde olmaları nedeniyle personelin motivasyonu çok bozukmuş. Mesajı Paylaş

süper çavuş

Kidd mi kaldı ?
Avustralya Perrylerine çökebilirmiydik acaba ?? Mesajı Paylaş

ocay

DİMDEG gibi büyük proje Sefine Tersanesi verildi; DESAN da Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botu almıştı. 3-4 yıl kadar önce de SELAH LDG Projesine alarak askeri gemi yapım işine girdi.

RMK artık iyiden iyiye çekilmiş gibi; ancak her sene yeni bir oyuncu üretim işine giriyor. Mesajı Paylaş

Alkyone

ASELSAN-HAVELSAN İş Ortaklığı ile SSM arasında Barbaros Sınıfı Fırkateyn Yarı Ömür Modernizasyon Projesi ile ilgili olarak ASELSAN payı toplam bedeli 175 milyon 783 bin avro ve 457 milyon 491 bin lira olan sözleşme imzalandı. Teslimatlar 2025'e kadar gerçekleştirilecek
https://twitter.com/gooksel/status/981198646007025665 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Test7

Modernizasyonun içeriği ne olabilir? Mesajı Paylaş

murattekin

Elektronikler, ED-EH sistemleri, konsollar, belki yapısal iyileştirme. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

R.A.K

Deniz Kuvvetleri'nde ANKA ve Bayraktar TB2 dönemi

Deniz Kuvvetleri'nde ANKA ve Bayraktar TB2 İnsansız Hava Araçları beraber görev yapacak.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı halihazırda hizmet alımı yoluyla ANKA Blok-B İnsansız Hava Aracı kullanıyor. Halihazırda hizmet alımı yolu ile kullanılan ANKA Blok-B'de Aselsan tarafından geliştirilen SARPER Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) kullanılmıyor. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı toplamda 12 adet ANKA Blok-B İHA tedarik edecek ve bu İHA'larda faydalı yük olarak elektro-optik sistemle birlikte SARPER de bulunacak

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bu alımın yanı sıra keşif, gözetleme ve anlık müdahale yeteneğini geliştirmek için 10 adet Bayraktar TB2 İHA tedarik edecek. Böylece Tür Deniz Kuvvetleri, Kara Kuvvetleri ve Jandarma'dan sonra Bayraktar TB2'nin üçüncü kullanıcısı olacak.

http://www.defenceturk.net/deniz-kuvvetlerine-anka-bayraktartb2


Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın envanterinde bulunan S-70B Seahawk helikopterlerinin Flir sistemleri değiştirilecek.

http://www.defenceturk.net/s-70b-seahawklarin-flir-degisecek

Mesajı Paylaş

Kartalbey

İhalesiz alımlara devam. Vestele "defol git" deniyor. Mesajı Paylaş

HDS

Dükkana da çökebilirlerdi.  ???
Yapılmamış değil.. Mesajı Paylaş

murattekin

 Adam Anka'yı seçmiş, araya TB2'yi sıkıştırmışlar. Gizlice alma şansları yoktu degil mi? Mesajı Paylaş
Murat Tekin

Terra

Sarsılmazın Yavaşçalara çökmesi gibi değil mi? Mesajı Paylaş

ocay

Sağlık Bakanlığı'nın uzun süredir planladığı Hastane Gemisi Projesi hala aktifmiş, bir de balıkçılık denetim gemisi ("Fishery Protection Vessel") gibi bir proje var. Bu herhalde Sahil Güvenlik projesi olsa gerek. Mesajı Paylaş

BATTLESTAR

2006'dan beri savunma sanayisini ve askeri piyasayı takip eden birisi olarak Türk silahlı Kuvvetlerinin uzun vadedeki envanter yapılanmasını şöyle planlandığını düşünüyorum.

Türkiye Uzun vadede minimum olarak ;

4x Kıta saha filosu (4 tf-200'in Türk karasularını komple saldırıya kapattığından kasıt ), 2 Açık deniz filosu (Komuta ve Hafif uçak gemisi olarak da kullanılabilecek Anadolu ve Rumeli'den kasıt Kızıldeniz ve Akdeniz/ Kuzey Afrika için birer filo), 2x Yakın Deniz Denizaltı Av Filosu ( Adriyatik ve  Doğu akdenizin girişinde avlanacak serbest filolar, belki kadardeniz. )

Kıta Saha Filosu ;

1x Tf-2000 AAW
2x İ sınıfı ASUW
1x Milgem ASW (Ufak Hızlı iç denizler için daha hızlı tarama yapabilecek bir gemi)
1x Type-214 (Filo Öncüsü, Keşif , ASW /ASUW)

Açık Deniz Filosu ;

1x LHD
1-2x TF-2000 AAW
2-3x Tf-4500 ASUW
1x Tf-4500 ASW (Milgemin açık denizler için elverişsiz olmasından dolayı)
2x Mil-Den (Gezgin saldırı kapasiteli vurucu güç )
1x Type- 214 Filo Öncüsü


2x Yakın Deniz Denizaltı Av Filosu ;

4x TS-1700 Aip



Genel Filo Toplamı Minimum ;

Ana Harp ;

2x Lhd

6x Tf-2000(Zaten 4+2 opsiyon)

6x Tf-4500 ( Modernizeli Meko ve perry sınıfı yerine)

8x İ sınıfı ( Zaten savunma dergilerindeki röportajlarda 4+4 şeklinde üretileceği yazılmıştı )

4x Milgem


Toplam : 24 Savaş Gemisi ( Şu an envanterden çıkarılmayan Buraklar dahil 24 gemi idame ettiriyoruz.)

4x Milden (Ts-1700 den daha ağır ve vurucu bir denizaltı olacağı açık)

6x Type-214 Aip

8x Ts-1700 Aip (Büyük ihtimal milli aip çözümü olarak sunulacak)


Toplam : 18 Denizaltı. (Şu an 14 ve biz denizaltıy önem veren ve kuvveti geliştirmek isteyen bir kuvvetiz.) Bir kaç blog da veya röportajda görmüştüm sanırım 6 Type-214 le değil Milli denizaltı ile (büyük ihtimal ts-1700) ile envanterden eski denizaltılar çıkarılacak diye.  Mil-den daha büyük ve ileri bir proje) ( Zaten tecrübe içinde  ilk daha hafif olanı daha sonrada daha büyüğü yapmak mantıklı)

Vs. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Benim bu husustaki görüşlerim oldukça farklı. Öncelikle şu soruyu sormak istiyorum ben. Türk donanmasının acilen ihtiyaç duyduğu şeyler nelerdir?..

1. Daha fazla personel. 7.000 kişi alınacak diye bir niyet beyanı var ama ihtiyaç 35.000+ aslında. Muharip gücümüz ufak ama görev yükümüz çok ağır, yetişemiyoruz. Personel yıllardır büyük fedakarlık ve vatan-aile özlemi içinde çalışıyor. Yıllarca en ağır operasyonlara maruz kalan bu kuvvetin içindeki maduriyetlerin giderilmesi ve bir an önce insanların minimal düzeyde bile olsa rahatlatılması gerekiyor.

2. Daha fazla bütçeyi bırak bütçe kesintilerinden kurtulmak bile büyük iş. Ki gerçekten şu sıralar baya baya zor durumda deniz gücümüz. Eksikleri de çok. Proje bazında da hep en sona doğru iteleniyor.

3. Daha fazla muharip gemi. Tonajda iyi gibi görünsek de aslında muharip gemi oranı açısından zayıfız. Destek gemilerimiz çok, muharip kuvvetimiz az. Muharip gemi der iken de önceliğin deniz altı güçlerimize verilmesi gerekiyor. Az sonra yazacağım sahip olduğumuz denizlerin huyları ise, bunun temel sebebi.

Düşünsel boyuta gelinde... İşte orada ipler iyice kopuyor. Benim bu noktada biraz radikalce görüşlerim var. Amma ve lakin radikal de olsa realist olduğunu da düşünüyorum. Bunlardan biraz bahsedeyim...

Öneri 1. Kapalı ama çok hırçın denizlerimiz var. Karadeniz ve Batı Akdeniz ve "Lodosta" Marmara ve Ege. Akdeniz hariç bunların tamamı kapalı denizler. Genel olarak kapalı denizlerde büyük tonajlı ve ciddi yetenekli gemiler, kolay hedef olacağı için bulundurulmaz. Fakat öte yandan bu suların huyu tuttuğunda ise değme korvet, hücumbot, firkateyn seyir icra edemez, limanına hapsolur. Füze atsan sapar hedefine ulaşmaz. Mayın döksen sürüklenir gelir seni vurur.  Denizaltı dışında seyredecek sağlam bir unsur bulman zordur bu sularda.

İşte bu nedenle yeni bir yaklaşım şart. Ufak ama ciddi yeteneklere sahip, milli ağır torpido başta olmak üzere iyi bir silah yükü barındıran, muhakkak klasik ve etkili bir top sistemi olan, su üstü bir gemi olsa da tam olarak su geçirmez dizayna sahip, ABD Zumvalt sınıfının küçültülmüş örnekleri misalini verebiliriz burada zihinlerde kolay canlandırmak amacıyla, özel ele alınmış ve ekstra dayanıklı gövdeye sahip, korvetler inşa edilmeli.

Öneri 2. Yine bu denizler için Mikro ve Midi yerli deniz altı güçleri geliştirilmeli. Bunlar belirli bir üsse bağımlı olabilirler, bunun mahsuru yok. Fakat havadan bağımsız tahrik sistemlerine sahip olmaları önemli. Milli torpido, Milli ve dalgalı denizlere özel geliştirilmiş, hata düzeltme sistemli mayın ve onu dökme sistemi, mayın ve torpido arası hibrit milli sistemlere sahip bir özel deniz altı gücü hayal ettiğim.

Öneri 3. Elimizdeki kuvvet ve gemi yapısı Doğu Akdeniz, Ege ve Marmara için her halükarda uygun. bu açıdan en büyük eksikliğimiz etkili hava savunma kabiliyetine sahip olan firkateyn yada üstü klasmandaki gemiler. Bu nedenle bir an önce Aster-30 (öncelikli) ve Sea Captor (Öz savunma amaçlı) gibi modern sistemleri barındıran teknelerin temin edilmesi yada inşa edilmesi gerekmekte.

Öneri 4. Bu önerimi bir akış halinde twitter'da yayınladım. Buraya aynen aktarıyorum:

Sizinle bir hayalimi daha doğrusu isteğimi paylaşmak istiyorum. Malum bazı kişiler Uçak Gemisi olarak nitelendirse bile şu anda Anadolu LHD gemimiz inşa halinde. İspanyol Navantia firmasının Lisansı altında ürettiğimiz bu gemi oldukça önemli. İleride inşallah Rumeli adında bir kardeşe kavuşması da öngörülüyor. Aslında bu gemi Navantia Atlas sınıfının en ağır versiyonu olan 26.000 tonluk dizaynın da biraz daha gürbüz ve canlısı. Grafikte üst sıranın sağında 13.000 tonluk bir versiyon daha göreceksiniz. İşte ben o gemiyi de istiyorum ama LHD olarak değil.



İç dizaynını tamamen elden geçirip, an az 72+72 adet dikine fırlatma lançerine sahip, hava savunma ağırlıklı bir tayyare olarak. Ayrıca geniş güvertesi ve araç park alanı sayesinde, normalde kara konuşlu Hisar, Aster, Patriot, S-400 gibi sistemleri de denizden kullanabilir. Sizlere böyle bir gemiyi A. Beylerbeyi yada A. Subaşı ismiyle neden envanterde görmek istediğimi de aktarayım efendim.

Her ne kadar haritada uslu uslu yerinde dursa bile, gerçekte Karadeniz ve Mora'yı geçtikten sonra tüm Akdeniz oldukça hırçın denizleridir. Huyu tuttuğunda değme Firkateynin, Korvetin, Yük gemisinin seyrine izin vermez bu denizler. Ancak ağır tonajlı ve çok ciddi savaş gemileri seyir icra edebilir. Libya'dan vatandaşlarımızı tahliye etmemiz gerektiğinde, bunu neden hemen yapamadık, 45 gün kadar denizin sakinleşmesini bekledik sanıyorsunuz? Evet Anadolu bu açıdan da gerekli ve gerçek bir güç çarpanı.

Hava savunma amaçlı firkateynlerimiz de malum gecikecek. Gelseler bile acaba Anadolu'ya eşlik edebilecekler mi çok hırçın deniz koşullarında? (ABD'nin Zumvalt sınıfı destroyerlerinin dizaynına birde bu açıdan bakın)

Bu nedenle en azından 13.000'lik kardeş bir gemiyi de Anadolu'nun yanında bulundurmak isterdim açıkçası. Böyle bir ihtimalin başka faydaları da var ama konuyu dağıtmak istemiyorum. Yalnızca Anadolu'ya bir Beylerbeyi yada Subaşı lazımdı deyip geçelim. Tabi Rumeli'ye de. Saygılarımla...

NOT: Ayrıca bu gemi geniş güvertesinden normalde karadan karaya dizayn edilmiş çok sayıda balistik füzeyi de ateşleyebilir. İleride gerçekleştireceğimiz yüksek menzilli balistik füze ve seyir füzesi testleri için platform olabilir. Velhasılı kelam sayısız fayda sunabilir.

Kaynak: https://twitter.com/aybarsmeric/status/996967953496240128

Birçok başka düşünce ve görüm de var fakat... Kafa karıştırmamak ve konunun özünü bozmamak adına daha fazlasını dillendirmeyeceğim. Özellikle deniz havacılığı ve deniz piyadeleri hususundaki vizyon ve öngörülerimi paylaşmamayı özellikle tercih ettiğimi de söylemeliyim.

Özellikle konu Savunma Sanayi olduğunda diğer ülkelerden ne kadar geride olduğumuzu acı biçimde fark ediyoruz. Yapmamız ve tekrar keşfetmemiz gereken ne çok şeyler olduğunu. Yapayalnız bırakıldığımızı ve kendimizden başka dostumuz olmadığını. Çok daha kolay hayal kırıklığına uğrayabiliyor, yada kararsız kalabiliyoruz. Fakat unuttuğunuz iki husus var ki efendim, hatırlatmak isterim. Çünkü çok çok önemliler!..

1. Artık bilgi ve iletişim çağında yaşıyoruz. Artık küresel ekonomi devrinde yaşıyoruz. Bilgi ve knowhow'a legal yada illegal yolları kullanarak ulaşmak çok daha mümkün ve olası hale geldi. Nitelikli insan ticareti ve kiralaması da ha keza. Bu unsurları kullanmayı öğrenmemiz gerekiyor artık. Bu sayede büyük zaman kazanma potansiyeli taşıyoruz.

2. Sanayi çağı medeniyeti, bilgi çağı medeniyetine dönüşme aşamasında. Dünya heniz bilgi çağı medeniyetine ulaşmadı ve ulaşması da kısa değil uzun sürecek. Bu geçiş döneminin gerek kültür gerek bilimsel olarak sancılarını yaşamaktayız şu anda. Klasik ekonomik değerler bile yerini ExO ekonomik değerlere bırakıyor. Yüz yıllık bir Skorsky firmasının değeri, kıçı kırık bir Uber uyglamasının 1/10'u etmiyor borsalarda. İşte bu durum bize ülke olarak, geleceğe ve geleceğin gerçeklerine dost bir konsept geliştirebilir isek, bırakın rakiplerimize yetişmeyi onların kat ve kat önüne de geçebilme şansı tanıyor. Kısacası aklımızı kullanmamız gerekiyor. Gücümüzü ve dolayısıyla savunma sanayimizi yapılandırırken felsefi tabanını da özgün ve sağlam tutmamızı gerektiriyor.

Burada anlatmış olduğum şeylerin benzerlerini, hava kuvvetleri başta olmak üzere, defalarca yazdım yada ip ucu olarak tüm yazılarıma serpiştirdim. Fakat yeterince anlaşılamadığım kanaatine ulaştım. Bu nedenle artık ip uçları dağıtmayı bırakıp açık açık yazmaya başlıyorum. Elimizdeki en kıymetli unsur olan zaman akıp gidiyor. Artık titreyip kendi özümüze dönmemiz gerekiyor. Saygılarımla...

Aybars MERİÇ Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter