Stockholm Sendromu

Başlatan HARZEMŞAH, Tem 24, 2017, 09:17 ÖÖ

« önceki - sonraki »

HARZEMŞAH

Tem 24, 2017, 09:17 ÖÖ Last Edit: Tem 24, 2017, 09:40 ÖÖ by Yönetim
Konuya öncelikle "Stockholm Sendromu" deyiminin anlamını yazarak başlayalım ." Stockholm sendromu", pek çok rehin alma olayında yaşanmış bir sosyolojik ve psikolojik durumdur. Rehinenin kendisini rehin alan kişiyle hayran olması olarak da özetlenebilir. Wikipedi de basit olarak şöyle tanımlanmış: "Rehinenin olası diyalog sürecinde oluşan, duygusal anlamda sempati ve empati oluşması olarak özetlenebilecek psikolojik durumu anlatan bir terimdir. Psikiyatr Nils Bejerot tarafından adlandırılan sendrom, ismini 1973 yılında İsveç'in başkenti Stockholm'de yaşanan bir olaydan almaktadır. Banka soyguncusu tarafından altı gün boyunca rehin tutulan bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır. Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler."

Benim gözlemlerim, Stockholm Sendromu'nun yalnızca bireysel düzeyde kalmayıp toplumsal olarak da yaşandığı yönünde. Örneğin, Azerbaycan. Azerbaycan'lı kardeşlerim on yıllarca Rus egemenliği ve yer yer mezalimi altında kalmalarına, özgürlüklerini kaybetmelerine rağmen hala Ruslara ve Rus teknolojilerine hayranlık duyarlar. Keza bu durum tüm eski SSCB Cumhuriyetlerinde de (Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan) gözleniyor...

Libya'da da durum farklı değil. Gidenler bilirler, Libya'da da, kendilerine yıllarca büyük acılar çektiren İtalya ve İtalyanlara karşı büyük bir hayranlık vardır. İtalyan malları ve şirketleri revaçtadır.

Cezayir'deki Fransız hayranlığı da bundan aşağıya kalmaz. Yıllarca sömürülen, baskı altında kalan, toplu katliamlara uğrayan Cezayir'de de çok büyük bir Fransız hayranlığı vardır. Cezayir'liler buldukları ilk fırsatta-tabiri caizse-kasaplarına koşarlar.  Cezayir'de Fransa hala el üstünde tutulur. Gençlerin hayallerinde Fransa'da yaşamak vardır.

Şimdi konuya dönersek bunun nedenleri ne olabilir? Bir toplum, kendisine en büyük acıları çektirenlere niçin hayranlık duyar. Gittikleri Avrupa ülkelerinde itilip kakılan, horlanan, ezilen vatandaşlarımız Türkiye'ye geldiklerinde niçin cümlelerinde "Bizde de......" ya da "Bizim orada....." diye başlarlar.

Yurt dışına okumaya giden öğrencilerimiz, niçin gittikleri ülkeyi yere göğe sığdıramazlar?

Bu konuda fikri olan var mıdır üstatlar? Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#1
Tem 24, 2017, 09:40 ÖÖ Last Edit: Tem 24, 2017, 09:55 ÖÖ by delenda_est_carthago
"Yurt dışına okumaya giden öğrencilerimiz, niçin gittikleri ülkeyi yere göğe sığdıramazlar?"

Cevap veriyorum: yere goge sigdiramiyacak olmasalar niye oralara okumaya gitsinler ki ? Siz begenmediginiz ya da begenmeyeceginiz bir ulkeye okumaya gider miydiniz, ulkenizde okumak varken rahat rahat? Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

395V

Evrimsel açıdan düşünürsek sizi alıkoyan biriyle zıtlaşmak bu kişinin sizi daha çabuk öldürmesine neden olabilir. O yüzden bu gibi durumlarda kalan ataların uyumlu davrananları genlerini sonraki nesillere taşımış olabilir. Hayranlık duymak belki de kendi yapamadığımız şeyleri becerebilenlere karşı hissettiğimiz faydalı bir duygu. "Ben yapamıyorum o yapıyor, onunla iyi bir ilişki kurabilirsem ondan faydalanabilirim." gibi. "Beni alıkoyuyor olmayan özgürlüğüme o sahip." gibi belki de? Mesajı Paylaş

BETONBEY

Söylediklerinizde pekçok haklılık payı olsa da sendroma güzel bir örnek oluşturmuşsunuz... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

@395V

"Evrimsel açıdan düşünürsek ..."


Evrim demeyecektin hocam bak simdi konu nerelere gidecek :) Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

HDS

Ben başlığı Stockholm Sendromu'ndan açmaz ve soruyu oraların yüceltilmesi olarak tanımlamazdım. Şöyle diyebilirim:

Neden çalışan bir sistem ve başarıyı hedefleyen bir toplumsal mekanizma oluşturabilmiş ülkelerde bunları hemen ayırt edebilen ve bunun çok başarılı birer parçası olabilen yetkinlikteki Türkler kendi ülkelerine döndüklerinde buradaki "köhne" ve hatta "şarklı" denilebilecek sisteme hızla adapte oluyor, kah işbilirlikle, kah çabuk yılgınlıkla burada sistemin bir parçası oluveriyorlar? Bu "biz bize benzeriz" hali neden bizde bu kadar "kolay" giyiliyor.

Neden kendi sistemini bu kadar yerden yere vuran milyonların elinden bir bok çıkmıyor?


Sistemler şüphesiz ki yapıtaşlarından bağımsız olamazlar.


____


Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

#6
Tem 24, 2017, 11:10 ÖÖ Last Edit: Tem 24, 2017, 12:05 ÖS by HARZEMŞAH
Anatolia üstadım,

Üşenmeden verdiğiniz uzun yanıt için teşekkür ederim. Lakin konu ne Anatolia, ne de Türkiye...
Bu sorun tüm Dünyada mevcut. Eski İran Şahı Rıza Pehlevi'nin sözüdür:

"Batıya gönderdiğim öğrenciler kapitalist, doğuya gönderdiklerim ise komünist olarak dönüyorlar"

Bu nedenle ben konuya felsefik olarak yaklaşmak istemiştim. Üzerinize alınmanız gereksiz. Bakalım siz mezun olduğunuzda eleştirip yerden yere vurduğunuz bu düzeni değiştirmek için ne yapacaksınız? Yoksa işin kolayına kaçıp binlerce örneğini gördüğümüz gibi yurt dışında kalıp, bilgisayar başında ahkam kesip klavye şövalyeliği mi yapacaksınız? Göreceğiz...

Delenda üstadım, keşke ilim Bağdat'ta olduğu ve gittikleri ülkelerin yaşam standartları ve teknolojileri Türkiye'den daha üstün olduğu için yurt dışına gitselerdi gençlerimiz, ancak Bulgaristan, Romanya, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelerde binlerce öğrencimiz öğrenim görüyor. Üstelik YÖK tarafından tanınmayan üniversitelerde. Teknoloji ve sosyal yaşam ülkemizden daha mı iyi sizce o ülkelerdeki?

Neyse...
Üstatlar, konu kişiler değil. İsterseniz Libya, Cezayir, eski SSCB gibi ülke vatandaşlarının davranışları üzerine yoğunlaşalım. Keza bizde de "Kahrolsun Amerika" sloganı atan sağcı olsun solcu olsun gençlerimiz, Türk Malı ürünlere en uzak duran kitleler aynı zamanda. Gizli Amerikan hayranlıkları giyimlerine ve tüketim tercihlerine de yansıyor çünkü... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

Hocam tamam da

" Bulgaristan, Romanya, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelerde binlerce öğrencimiz öğrenim görüyor. Üstelik YÖK tarafından tanınmayan üniversitelerde.."

Buralarda okuyan ogrenciler sizin yukaridaki Stockholm Sendromu taniminiza girmiyor  ki :). Ben sizin taniminiza giren ulkelerden bahsettim.

Bence  illaki bir "sendromdan" bahsedeceksek bu Stockholm degil Dunning-Kruger Sendromu olmali :) Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

mechanicus

Ne ilginçtir ki almanyada milyonlarca Türk yaşamasına rağmen alman hükümetinin Türkiye politiklarınına bir avuç feto cu ve pkk lı yön veriyor. Hadi adam okumaya gitti veya buradan birşey çıkmayacağına kanaat getirdi ve ğöç etti eyvallah da arkadaş ne olursa olsun bu ülkenin/memleketin bir cemaat imamı yada ütopik ülke hayali kadar hiçmi hatrı yok kalmadı.

Yahudi lobisi yahudilere ermeni lobisi ermenilere çalışırken bizim lobici dediğimiz adamlarda devleti yıkmaya  milleti bölmeye çalışıyor. Ulan bari gidiyosun tamam eyvallah da bari bu adamların sesini kesmeye gayret et biraz bunun için çalış. Ama yok umurlarında değil. "A" partisi veya kişisi gitsin herşey düzelir hayalindeler ama bu ülkenin başına nice adamlar geldi niceleri gitti değişen birşey olmadı. 
Bu yüzden yazıp duruyorum amacı ideali hayali veya ülküsü olmayan adamın burda kalsada bi bok yapacağı yok diye.

Ama samimiyetle/içtenlikle söylüyorum. Irkçılık insan bilinç altına yerleşmiş en derin dürtülerden biridir. Bu ekonomi ile gelişmişlik ile bir süre bastırılabilir.Ama en ufak açlıkta yeniden hortlar ve önünü alamazsın. Gabrielin Türk kardeşlerim mesajı içlerini rahatlatıyordur ama  hitlerden öncede yahudi kardeşlerim diyen alman politikacıda vardır eminim.

Bence hayranlığınız/bağınız  ne olursa olsun doğup büyüğünüz memleketinize olsun...



Mesajı Paylaş

putty

Stokolm de bir banka soygununda içerdekiler rehin alınmış. Günler sonra rehineler bir şekilde rehin alanların tarafında kendilerini hissetmişler polise direnmiş mahkemede de şahitliği red etmişler. Bu tutsak alana alışma olayına bu ismi vermişler hikayesi de böyle.

Yukarıdaki örneklerde her şeyi de bu sendrom ile izah etmek doğru değil. İyi güzel muhteşem olan şeye bağlanmak zaten insanın doğasında olduğu bilinen bir şey. Amerika ya bağlanmak hatta Çin e bağlanmak stokolm sendromu sayılamaz. Kötüye bağlanmak alışmak gibi bir anlaşılmazlık olmalı. Iraklılar ABD askerlerine bağlanırsa bu olur bizim kiler ABD ye seyahat edince hayran oldular diye olmaz. Hayranlık normal başka bir şey Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter