Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmat (SOM)

Başlatan 7Skies, Eki 08, 2015, 05:16 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Postulat

Bir soru daha sormak istiyorum.

Belki tespit ve takip mekanizmaları tarafından yavaş olarak dahi tanımlanabilecek seyir füzelerinin neden görev profillerinden biri, son aşamada ani bir şekilde irtifa kazanıp hedefe dalış gerçekleştirmektir?

Özellikle yükseliş aşamasında, olası bir şekilde motorun ürettiği itki arttırılacak ve dolayısı ile üretilen ısı da artacaktır ki bu da termal izin artması anlamına gelecektir. Aynı zamanda hedef takip radarlarına oldukça pürüzsüz ve denizi yalama moduna göre daha büyük bir alan sunulacaktır. Ayrıca önemli miktarda da hız kaybedilecektir.

Modern CIWS'lerin çoğu neredeyse 90 dereceye kadar yükseliş açısında koruma sağlayabiliyor?

Mesajı Paylaş

putty

#31
Ara 27, 2015, 10:57 ÖS Last Edit: Ara 27, 2015, 11:02 ÖS by putty
Belki dalışa geçerken kazanacağı hız olabilir. Birde tabiki hedef bu yandan başka hedef tepeden başka hedef sonuçta. Bir hedefi tepeden vurmanın imhasında mantıklı sebepleri olabilir. 100x100  m lik bir binayı en kenarından niye vursun merkezinden vurmak varken. En kenarı öbür kenara 100 m uzakta merkezi ise 50 m uzakta bütün kenarlara.  Bir gemiyi de tepeden vurmanın avantajları olabilir su altından deleceği kesin mesela o zaman tekneyi.
Benimde hep sormak istediğim bir konu bu. Dalış ile motorunda hala çalıştığı düşünülür ise füzenin hızı ses üstü hıza ulaşabilir mi? Mesajı Paylaş

Postulat

Isıl pilde de dikkatimi çeken bir şey var. 6 saat dokunmayınız yazıyor. Buradan, içerideki tepkimenin 3-4 saat sürdüğü şeklinde bir çıkarım yapıyorum, doğruluğundan emin olmamak ile birlikte. En fazla yarım saat kullanılabilen bir füzenin, 2-3 saat kullanılabilecek "büyük abileri" ile arasındaki ortak parçalardan biri olabilir gibi.

Tabi o "büyük abiler", somut bir şeylere dönüştüyse...

Bir de şu üzerinde durulmayan, boosterlı Som-j mevzusunu da merak ediyorum.

Neden booster konuldu? Motoru başlatmaya yönelik bir araç olarak düşündüm ama ben? Ani çok yüksek bir itki ile motoru başlatan elemanın yükünden kurtulunuyor falan şeklinde bir şeyler uydurdum ama....
Tomahawk gibi bir itki yönlendirme kabiliyeti var mı?
Karadan fırlatılmaya yeterli miktarda itki üretiyor mu, üretiyorsa bunu füzenin havada tutunabileceği hızlara ulaşana kadar sürdürebiliyor mu? Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

F-35 uçaklarının gövde içi silah istsyonlarına sığabilecek şekilde tasarlanan füzedir SOM-J. Bildiğimiz SOM füzesinden ebat olarak daha küçüktür ve +100 nm menzile sahip olacaktır.

Bildiğim kadarıyla SOM-J füzesinde booster yoktur.

Booster'ların temek gürevi yerden veya gemiden fırlatılan bir seyir füzesini havada tutunup motorlarını çalıştırabilecek bir hıza ulaştırmaktır. Bundan sonra booster ayrılır, motorlar çalışır ve seyir füzesi yoluna devam eder.

Uçaktan atılmak üzere tasarlanan SOM ve SOM-J gibi füzeler için booster'a ihtiyaç yoktur, çünkü uçağın hızı ve irtifası füzenin ihtiyaç duyduğu başlangıç koşullarını sağlamaktadır.

Turbojet motorların genel karakteristiği, belli bir (rüzgar) hızın altında çalıştırıldıklarında verimleri düşük oluyor ve yeterli itki sağlamakta zorlanıyorlar. Yüksek hızlara eriştikleri vakit turbojet motorların verimleri ve ürettikleri itki çoğalıyor. (Turbofan motorlar ise her hız kademesinde yüksek verim sunar. O nedenle, modern uçakların tamamına yakını turbofan motor kullanır.)

İşte booster füzeyi yüksek hıza çıkartarak 2 fayda sağlıyor:
1- Turbojet motorun verimli olduğu hıza erişmiş olduğu için menzil ve yakıt tüketimine fayda sağlıyor.
2- Füzeyi aniden yüksek hızlara ulaştırdığı için, düşük hızlarda havada tutunmayı sağlayacak büyük kanat gereksinimini ortadan kaldırarak daha küçük bir kanat tasarımına imkan vermektedir. Mesajı Paylaş

Postulat

Hocam Som-j'nin yayinlanan sunumunda bahsettigim booster yapisini gorebilirsiniz. Mesajı Paylaş

Postulat

#35
Ara 28, 2015, 06:39 ÖS Last Edit: Ara 28, 2015, 07:03 ÖS by Postulat
https://youtu.be/13nDH9C0usg?t=2m19s

"Turbofan motorlar ise her hız kademesinde yüksek verim sunar"
Bu doğru olmamalı. Hava alıklarının belli bir yapıda tasarlanmasının, gelen havanın hızının düşürülmesinin bir amacı olmalı?

Biraz dolaştım, booster kullanılan, havadan ateşlenen bir seyir füzesi ile karşılaşmadım.

Booster için Türkçe kelime yok mu yahu?  İtici falan pek uymuyor.

Hatta, bu konudaki ısrarımı sürdürerek, Som'un ses hızının üstüne çıkabileceği iddiamı yinelemek istiyorum. Motor aynı, ağırlık düşük, booster var. Yalnız ilgi çekemiyorum.

Mühimmatı taşıyan uçağın 0,9M ile uçuşu esnasında boosterlı bir Som'u bırakması onu rahatlıkla ses üstü hızın üstüne çıkartacaktır. Bundan sonra, F-35'in A/B modu olmadan ses üstü hızını koruyabilmesi gibi bir seyir gerçekleştirilebilir.

Bir soru daha:

http://media.defenceindustrydaily.com/images/ORD_BGM-109_Tomahawk_Block_IV_Cutaway_lg.gif
Resimdeki çizimde Tomahawk'ın motorunun hava alığından gelen açıyı 90 derece ile karşılayacak şekilde yerleştirildiğini fark ettim. Neden böyle bir yola başvurulmuş? Nozulün motorun  açısın ıtelafi etmek için yamulması, bir anlamda pasif itki yönlendirme yapması, genel anlamda üretilen itkiyi etkiler mi? Nozüle zarar vermez mi? Mesajı Paylaş

süper çavuş

Hocam süpersonik değil ama yüksek sesaltı/transonik süratlerde devamlı seyir olabilir , SOM 'un seyir hızı ortalama 0,6-0,8 mach arasında kabaca sanırım ,, SOM-J 'de bu devamlı şekilde 0,85-0,95 mach gibi olabilir bunuda yüksek G'li manevralarla birleştirmiş olabilir , gemi savunmalarından kaçmak için manevralar yaparken bu momentumunu koruyabilir belki ,
birde SOM-J 'nin bir farkıda ana kanatlara ilaveten öne açılı ters kanatları var buda yüksek manevra yeteneği için kanımca  ,,    Mesajı Paylaş

Postulat

Acaba ters açılı kanatların ana kanatlar ile birlikte kullanımı, kanat alanının "sanal" bir şekilde büyümesine yol açmış olabilir mi? İki kanat arasındaki boşluk, bir miktar kaldırma kuvveti üretiyor olabilir mi?


Oluşturduğum bir örnek. Tabi ki benim paint üzerinde betimlediğim kadar mükemmel hava akımı olmayacaktır ama buna benzer bir etki alınabilir mi?



Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

#38
Ara 30, 2015, 06:05 ÖS Last Edit: Ara 30, 2015, 06:14 ÖS by HeleBiDinle
""Turbofan motorlar ise her hız kademesinde yüksek verim sunar"
Bu doğru olmamalı. Hava alıklarının belli bir yapıda tasarlanmasının, gelen havanın hızının düşürülmesinin bir amacı olmalı?"



Aslında en temel olan motor turbojet (Turbine ve Jet kelimelerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş bir kelimedir) veya kısaca jet dediğimiz motordur. Diğerleri bu motordan türeme motorlardır.

TurboJet - Bildiğimiz jet motorudur. Küçük hacimli ve hacmine göre büyük güç üreten bir motordur. Küçük hacminden dolayı görece az bir miktar hava emer, bunu jet yakıtıyla yakıp egsozundan yanmış çok sıcak gazları büyük bir itki kuvveti oluşturarak püskürtür. Turbojet motorlu bir uçak pistte duruyorken kanatları üzerinde hava akımı olmaz. Pistte hareket ediyorken de kanatların üzerindeki hava akışı yaklaşık olarak uçağın o anki hızı kadardır. Yeterli kaldırma kuvvetini elde edebilmek için uçağın pistte yeterince hızlanması gerekir. Kanat üzerinde daha hızlı hava hareketi elde etmenin pratik bir yolu yoktur; bu da daha uzun kalkış mesafesi ve/veya daha düşük kalkış ağırlığı olarak kendini gösterir. Ayrıca yakıt verimliliğine de olumsuz katkıda bulunur. Yani bu motor düşük ileri hızlarda verimli değildir. Ayrıca çok gürültülüdür.



Avantaj olarak, küçük hacimlidir, yüksek güçlüdür ve düşük hava direnci nedeniyle yüksek irtifa ve yüksek hızlarda yüksek verim elde edilir.  Mesela efsanevi Concorde uçağı turbojet motor kullanır.

TurboProp - Turboprop motorlar temel olarak ucuna pervane takılmış turbojet motorlarıdır. Genellikle önde olan pervane çok miktarda havayı hareketlendirerek kanat üzerine gönderir. Bu sayede uçak henüz duruyorken veya pistte ilerliyorken bile motorların devirlenmesiyle birlikte kanat üzerinde uçağın hızından çok daha yüksek hızlarda hava akışı olur ve bu hızlı hava akışı kanatların kaldırma kuvvetini artırır. Yani uçak kısa pistlerden veya daha fazla yükle havalanabilir. Bu da yakıt tüketimine olumlu katkıda bulunur.



Yani turboprop uçaklar, avantaj olarak, ağır kaldırabilir, kısa kalkış yapabilir, düşük hız verimleri yüksektir ve iyi bir yakıt ekonomisine sahiptir. Dezavantaj olarak, turbojet motorlardan daha büyük ve ağırdır ve büyük pervane parçaları nedeniyle yüksek (süpersonik) hızlara çıkamazlar. Hız arttıkça kocaman pervane kanatları yüksek hava direnci oluşturmaya başlar; bunun da pratik bir çözümü yoktur.

TurboFan - Turbojet ile turboprop arasında kalan hibrit bir motor şeklidir ve her iki motor türünün de en optimum olumlu taraflarını bünyesinde barındırır. Temel olarak bir turbojet motorun ucuna takılmış büyükçe bir fandan oluşur ve büyük fan olmak üzere motorun tamamı bir kanister (hava kanalı) içerisine yerleştirilmiş durumdadır. Motor devirlendikçe öndeki fan tarafından emilen çok büyük miktarlarda hava hem merkezdeki daha küçük turbojet motorun içinden ve büyük oranda da bu turbojetin etrafındaki hava kanalından geçer.



Uçak pistte duruyorken bu motor devirlendiğinde fanın çok miktarda hava emişi yapması nedeniyle kanatlar üzerinde bir hava akımı oluşturmaya başlar (turboprop kadar verimli değildir, orası ayrı). Bu durumda kalkış sırasında uçağın kanatlarındaki hava akış hızı uçağın o anki hızından çok daha yüksek olur. Bu da turbojet'ten daha iyi bir kalkış performansı anlamına gelir.

Genel kalkış performansı (kısa pist ve/veya yüksek ağırlık) sıralaması en iyiden kötüye şu şekildedir: TurboProp, TurboFan, TurboJet.

Öte yandan Turbofan motorlar görece en sessiz motorlardır.

Turboprop motorların büyük pervanelerinin getirdiği, yüksek (süpersonik) hızlardaki hava direnci ve dolayısıyla verim düşmesi sorunu, ön tarafındaki büyük fan nedeniyle turbofan motorlarda da vardır. Ancak turboprop motorlarda pratik olarak yapılamayan bir çözüm turbofan motorların sözkonusu dezavantajını ortadan kaldırır: Hava alığının girişine değişken geometrili bir tertibat yapılarak yüksek uçuş hızlarına çıkıldığında hava alığının girişi daraltılarak motora daha düşük hızda hava gelmesi sağlanır. Böylece fanlardaki hava direnci düşürülerek yüksek süratlerde motorun veriminin düşmesi önlenir. Mesajı Paylaş

Postulat

#39
Ara 31, 2015, 01:01 ÖÖ Last Edit: Ara 31, 2015, 01:07 ÖÖ by Postulat
"this means the ramp is in its up position at high speeds and the ramp is in its down position at low speeds, thus high angles of attack
http://www.f-15e.info/joomla/en/technology/engines/100-air-inlets"

"yüksek uçuş hızlarına çıkıldığında hava alığının girişi daraltılarak motora daha düşük hızda hava gelmesi sağlanır"

Bu iş biraz daha karışık gibi. İki bilgi uyuşmuyor sanki.

Ayrıca herhangi bir cevap alamadığım bir üst iletideki düşüncem, göz gezdirebildiğim kadarı ile düşük hızlarda işe yarayabiliyor ama yüksek hızlarda bu durumun araştırılması ile ilişkin bir bilgiye rast gelemedim.

Acaba Som-j'nin ters açılı kanatları sadece birer basit yapı elemanı olabilir mi?
Booster sorularım da güncelliğini korumakta. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Sayın Postulat,

Vermiş olduğunuz linkte şu ifade geçiyor ve gayet de anlaşılır görünüyor:
"The variable ramps provide air at optimum subsonic flow to the face of the engine fan inlet within a wide range of aircraft speeds. "

Bu ifadedeki en önemli noktanın altını çizdim ve can alıcı kelimesi olan subsonic ifadesini ise kalınlaştırdım. Yani demek istiyor ki F-15 uçağı ses hızının 2,5 katından daha hızlı uçarken bile, değişken hava alığı rampaları, motor fanına optimum subsonic (ses altı = 1 mach'tan daha yavaş) hava akışı sağlar.

Yani gördüğünüz gibi hava akışını uygun hızlara yavaşlatmaya yarayan hava alıkları sayesinde turbofan motorların dezavantajları giderilmiş ve her hız kademesinde optimum verim yakalanmış. Zaten bu yüzdendir ki sivil ve askeri havacılıkta en yaygın kullanılan motor çeşidi turbofan motordur.

Aslına bakarsanız bu özel hava alığı tasarımları havayı sadece yavaşlatmakla kalmaz; basıncını, vakum etkisini, türbülansları vs. bir sürü parametreyi de kontrol eder...

Eder etmesine de, bu konuların hepsi de uçak mühendisliğinin detaylarına girer. Biz de herhangi bir konudan bahsederken, konuda hasbel kader adı geçen her detay için böylesine derinlere inecek olursak buradan bir kitap veya bir doktora tezi falan çıkarma durumunda oluruz.

Böyle bir şeye ne bilgi birikimimiz ne de vaktimiz yeterli gelir. Üstelik konuşmakta olduğumuz konuyu da fena halde saptırıp detaya boğmuş oluruz.

Zaten önceki mesajımız yeterince uzun ve karmaşık olmuş; haliyle olayı en basit biçimde anlatacak ifadeler kullanmaya gayret ediyoruz. Bu aşamada detaylar bizim odağımızın dışında kalıyor.

O nedenle Hatice'ye değil Neticeye odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum.

Biz buraya nereden gelmiştik?..

Turbofan motorların tüm hızlar için verimli olduğunu söylemiştim. (Kaldı ki bu cümle yazdığım mesajın ana fikri değildi, sadece bir detaydı.)

Siz de özel hava alığı tasarımlarını neden göstererek bunun doğru olamayacağını söylediniz. (Mesajın ana fikrini bırakıp detaya odaklanmaya başladık.)

Ben de uzun mesajımda motor tiplerini, avantajlarını ve dezavantajlarını belirterek, özel hava alıkları sayesinde turbofan motorların daima verimli oldukları görece düşük hızlarda hava ile beslendiklerini ve dolayısıyla uçak için her hız kademesinde verimli olduğunu söyledim. (Detaya odaklanma kısmını ben daha bir derinlere taşımış oldum. Mesajın ana konusu unutuldu.)

Sonra siz bir link verip itiraz ettiniz. (Aslında detayın içinde geçen başka bir detaya itiraz etmiş oldunuz.)

Yukarıda da verdiğiniz linkten bir alıntı yaparak, uçağın (süpersonik dahil) her hız kademesinde motora iletilen havanın ses altı (daha yavaş) hızda tutlduğunu gösterdim. (Ben de detayın detayına yapılan itirazın doğru olmadığını göstermiş oldum.)

Sizi ikna edebildim mi bilemiyorum, ama benim açımdan konu artık netleşmiştir.

Umarım ana konuyu daha fazla detaya boğmak durumunda kalmayız.

Saygılar. Mesajı Paylaş

Postulat

Benim hatam.

İlginiz için teşekkürler.

Mutlu yıllar. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Aslında sayın postulat şunu farkettim. Sayın Helebirdinle'nin mesajlarında paylaştığı birçok gerçeği basit bir google araştırması ile de bulabilirdik. Ama daha derli toplu ve türkçe öğrenmiş olduk sayesinde, kendisine teşekkür ediyorum. Bu hususta birkaç ekleme de ben yapmak istiyorum.

Her ne tip olurlar ise olsunlar(ramjet hariç), tüm jet motorları subsonic hava ile beslenmek durumundadırlar. Bu nedenle hava alığı mimarisi de, motora giden eğimli hava yolu mimarisi de, motorun önüne konan hava kırıcı mazgal mimarisi de (ki rus uçaklarında yabancı nesnelerin ve kuşların etkisinden korunmak için de kullanılır) kullanılabilir. Örneğin F-4 tayyaresindeki hava alığının gövdeye birleştirildiği noktadaki bıçaklar, motor yolunda oluşturulan şok dalgaları ile havanın hızını düşürmeye yararlar.

Fakat değişken hava alıklarının tek işlevi yüksek hızlarda hava yoğunluğunu düşürmek değildir. Bu tip hava alıkları hava yoğunluğunun az olduğu yüksek irtifalarda içeri daha çok hava alıp motoru aktif halde tutmak için gerekli beslemeyi de sağlarlar. Bu nedenledir ki F-16 ve F-15 uçakları aynı tip motorları kullansalar da, servis tavanı olarak büyük farklılık gösterirler. (GE yada PW fark etmez)

Buna birde ilave hava alığı kavramı eklemek mümkündür. Özellikle rus havacılığında kullanılan bu model yüksek hücum açılarında ve ekstrem manevralarda motorun yeteri kadar beslenebilmesi amacıyla geliştirilmiştir. Örneğin Su-27 serisi tayyarelerde hava alığının hemen altında jaluziye benzeyen bu kısmı çok net görebilirsiniz. Fakat bu durum eski MiG-29A serisi yada Yak-130 serisi uçaklarda kullanılan ve motorun yabancı cisimler tarafından bozulmasını önleyen hava alığı kapağı ile karıştırılmamalıdır.

Seyir füzeleri özeline gelince, öncelikle havadan karaya atılan her türlü mühimmatın subsonic hızlarda bırakılmak için dizayn edildiğini vurgulayarak işe başlayalım. Elbette süpersonic hızda iken de bomba yada bir başka tip mühimmatı bırakmak da mümkündür. Bu konuda uzman olan mhm kardeşimiz işin teknik detayları hakkında bizleri daha fazla aydınlatır umudundayım. Bununla birlikte özel parametreler isteyen bu işlem, seyir füzelerinde çok daha karmaşık hale gelir. Netice itibariyle kendi bünyesinde de jet motoru taşıyan bu füzeler daha katı parametrelere muhtaçtır, hem bırakılma aşamasında hemde kendi uçuş zarfında. Ayrıca farklı sürat ve parametreler isteyen böylesine karmaşık bir tayyarede, kendi ideal uçuş parametrelerine ulaşana kadar kinetik enerjisini düşürmek, yükseltmek vb. için havayı daha iyi kavrayan geniş kanatçıklara, gerekirse bir boostar'a vb. ilave çözümlere ihtiyaç duyacağı malumdur. Bu nedenle F-35 gibi supercruise kabiliyetli bir tayyare için üretilen Som-J füzesinin ardında oldukça karmaşık bir hesaplama olduğu ve şimdilik birçok hususun örtülü kalması gerektiği bellidir. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

Postulat

"Ayrıca farklı sürat ve parametreler isteyen böylesine karmaşık bir tayyarede, kendi ideal uçuş parametrelerine ulaşana kadar kinetik enerjisini düşürmek, yükseltmek vb. için havayı daha iyi kavrayan geniş kanatçıklara, gerekirse bir boostar'a vb. ilave çözümlere ihtiyaç duyacağı malumdur"

Merhaba,

0.8M hızla seyreden bir uçaktan bırakılan bir mühimmatın ilk bırakıldığı anda aynı hızla ,yani kendisini kaldıracak kadar kaldırma kuvveti üretebilecek halde, hareket edeceği kesindir. Elbette motor sürtünmeyi yenebilecek kadar itki üretene kadar belli miktarda hız kaybedecektir, eğer irtifasını korumaya çalışırsa. Orta yüksek irtifadan bırakılan seyir füzeleri için bu sorun olmayacaktır. Terminal safhada yükseliş-dalış manevralarını uygulayabilen bir füze, bu tür hız değişimlerini de güdüm sistemi sayesinde telafi edebilir.

Seyir füzesinin irtifa kaybının, hız kaybının kabul edilemeyeceği tek nokta alçak irtifalardır.

Demek ki füzenin oldukça alçak irtifalardan atılma gibi planları var? Roket motoru belli irtifalar için uygun hale getirilmiş, sadece füzenin irtifasını koruyacak, sürtünmenin zararlı etkisine karşı koyabilecek kadar itki üretmesi sağlanabilir. Sonrasında da zaten füze, turbojeti ile seyrine devam edecektir.

Boosterda kanatçıkların olması da füzenin ancak kendisini taşıyabilecek kadar kaldırma kuvveti ürettiğini gösteriyor sanki?

Mesajı Paylaş

süper çavuş

Hocam SOM-J zaten aslen bir gemisavar füze olacak , tanıtım videosunda dahi F-35 'ler deniz seviyesinin biraz üstünden uçuyor olması gereken yada beklenen de bu denilebilir zaten  .. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter