Yıldırım Füzeleri ve Balistik Füze Çalışmaları

Başlatan ocay, Eki 07, 2015, 11:05 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Postulat

Titan füzeleri bilgisayarına üç adet hedef girili olarak silolarda bekletilirmiş. Yeni nesil Minuteman gibi füzelerde de bu durumun değişmediğini varsayıyorum. Bu bilgiyi bilmiyor olsaydık Titan'ın sıvı yakıtlı olması sebebi ile silolarda tutulduğu, katı yakıtlının tutulmasına gerek duyulmayacağı çıkarımına varabilirdik ancak Minuteman katı yakıtlı bir füze. ABD'nin yer altı siloları kurmasının sebebi de benim düşünceme göre hassas hedef vurma amacının güdülmesi.    Muhtemelen denizaltı gemilerinden ateşlenen kıtalar arası füzeler de çok büyük kısıtlamalar altında. X noktasından kutuplara 5000km gitmek ile batıya 5000km gitmek arasında büyük farklılıklar olması bunun nedenlerinden biri olabilir.

Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Sayın Postulat ve Ayibarishi,
Muhteşem tartışmanıza katılamadım çünkü bir savaş hikayesini yeni bitirdim ve sonrasında da bu günlerde de Arrow füzeleri ile yatıp kalkıyorum. Mesaiden gelip geceleri kalan az vakitle ancak yetişebiliyorum. Ancak iki hususla katkıda bulunmak isterim.
Birincisi ben muniteman-III füzesinin taşıdığı 10 başlığı belli bir yelpaze ile bıraktığını ancak başlıkların manevra yapamadığını sanıyordum. (bu konuyu fazla araştırmadım aslında bu kısmını hiç diyebilirim). Ancak amaç zaten bir sürü sahte hedef arasından kaçırmak. Rusları A-135/235 samolet , SH-08 Gazelle, A-350 galoş anti-balisitik füzelerinden ne kadar var ki ve bu hantal fırlatma sistemleri ile  ne kadar hızlı reaksiyon gösterebilecek durumdalar. Henüz S-500 efsaneside doğmadı.S-500 ün gerçek bir üstkatman ABM olacağı söyleniyor. Arrow-3, GBı veya SM-3 gibi.

Dolayısı ile minuteman rusyaya ulaştığında aslında başlıkların manevra yapmasına pek gerek kalmayacak.

Diğer husus önceki sayfada minuteman ların silolarda saklanması ile ilgili yazdıklarınıza ilave olarak şunları ekleme isterim tabi katılmayabilirsiniz.

Ben haber de yapmıştım ruslar çok büyük yatırımla SSCB zamanından kalan yer altı siloları modernize ediyorlar. SS-18 gibi dev en büyük füzelerini buralara yerleştirecekler. Başkları da var. Füze kapaklarını yine dev çelik bariyer şeklinde ilave korumada yapacaklar amaç nükleer bomba düştüğünde silo ve kapağı zarar görmesin.

İKİNCİ VURUŞ YETENEĞİ;
Tüm bunlar yani neden silolarda sorusunun cevabı ikinci vuruş yeteneği. ABD nin Malmstrom AFB, Minot AFB, F.E. Warren AFB  Whiteman AFB, Ellsworth AFB, Grand Forks AFB gibi üslerde yer altı silolarda çelik kapaklar arkasında tutmasının sebebi bu. Savaşı ikinci vuruş yeteneğine haiz olan kazanacak daha doğrusu karşı tarafın ikici vuruş yeteneğinin kaybettiren.


Sanılanın aksine ilk bombalar Washington ve Moskova'ya değil, karşı tarafın yularıda saydığım nükleer füze silolarının tam üstüne yada Fort Greely gibi yerlerde bulunan GBI  türü anti-balistik füze silolarına. Sonra zaten karşı taraf yol geçen hanı.
Yani ilk füzeler gönderildiğinde karşı taraf savaşa devam edememeli.
Denizaltılar bu yüzden çok önemli ve stratejik çünkü nerede olduğu bilinmiyor. Soğuk savaş karşı tarafın saldırı denizaltılarının yerini tespit etmek için denizaltılar arası kovalamaca ile geçti.

Diğer bir husus çinliler balisitk yörüngeye sadık kalmayan çok tehlikeli ancak ICBM olamayan daha kısa menzilli bir füze yaptı. Fuarlar da sergiliyor. Terminal aşamasında yönlendirilebiliyor. Bence çok tehlikeli PAC veya THAAD bunu vurabilirmi merak ediyorum.
resmi aşağıda bir maklemden, ayrıca en aşağıda minuteman füzesi animasyonu var. çelik kapağa dikkat.



https://youtu.be/xyhFS5b1K10 Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hakan üstadım, ikinci vuruş yeteneği denizaltılar değil midir? Karaya konuçlu ıcbm'ler birinci, nükleer başlıklı füze taşıyan denizaltılar da ikinci... Mesajı Paylaş

putty

#33
Mar 13, 2016, 11:06 ÖÖ Last Edit: Mar 13, 2016, 11:08 ÖÖ by putty
B611 MR  olan bir ülkeyi konvansiyonel bir savaşta yenmek çok zor olmalı. Ülkelerin caydırıcılık gücünü katlayan böyle silahlar çok değerli. Elinde yeterince var ise düşmanın başı büyük belada demektir. Gemiler tesisler köprüler binalar üsler hava alanları her şey tehlikede demektir. Seyir füzesi için etrafa birer stinger olan asker koysan önlemimi aldım diyebilirsin ama buna dünyanın en pahallı en zor edinilen önleme sistemleri gerekiyor.
Yıldırım ile olan kardeşliği göz önüne alınırsa acaba biz bu anlamda nerede olabiliriz. Başarmış olabilir miyiz yada üzerinde çok uğraşılan gizli projelerden biri olabilir mi. Ulusal yetenekler masaya konunca bana en kötü ihtimal ile dahi üzerinde çalışılıyor olmalı gibi geliyor. Mesajı Paylaş

Postulat

Bahsi geçen füzenin belirtilen özelliklerinin oldukça abartılmış olduğunu düşünüyorum. Bir füze uçuş sonuna kadar balistik yörünge seyretmiyorsa uçuş şeması ancak şöyle olabilir: Düşük maksimum irtifa, daha yüksek yatay hız. Bu atmosferin kalın bölgelerinde geçirilen sürenin artması, yüksek hızda atmosferde seyir ve dolayısı ile de füzenin maksimum menzilinin düşmesi demek değil midir? Kaçınma manevralarının ise yeni nesil füzelere karşı çok cılız kalacağını düşünüyorum. Bunun nedenleri ise yüksek hızda önemli manevralar yapamayacak olması, yaptığı takdirde ise önemli hız kaybedecek olması ve kontrol yüzeylerinin çok küçük olması. Varsa bile itki kontrolünün birkaç saniye sonra etkisiz hale geleceği için denkleme dahil etmiyorum. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Söyledikleriniz çok mantıklı ama adamlar nasıl iddia ediyo o zaman .Mühendis arkadaşlar daha iyi bilir. Söz konusu çinliler  ise gerisi teferrüattır HQ-9 u bize ABM füzesi diye satmaya kalkmadılarmı?
Ama yinede adamlar böyle reklam yaptığına göre son anda manevra yapabiliyor olamazmı yani sisn dediğiniz gibi ABM lerden kaçması zorda sık sık değil belki tek bir hedef güncelleme manevrası. Mesajı Paylaş

titan reyiz

Eğer bu füze mach10+ hızlara ulaşabiliyorsa -ki bu zaten vurulması için başlı başına bir sorun teşkil eder - terminal safhada yapacağı ufak bir manevra dahi vurulmasını epey güçleştirecek. Hele bir de ICBM gibi mach 15+ hızlara ulaşabiliyorsa düşmanın işi gerçekten zor. Ayriyeten füzenin belirli bir rotaya sadık kalmaması da hedefinin belirlenmesini güçleştirecek ve düşmanın reaksiyon verebileceği zamanı kısaltacaktır diye düşünüyorum. Mesajı Paylaş

Postulat

B611 serisinin M3 civarındaki hızlara ulaştığından dahi şüpheliyim. Buna kanıt olarak yukarıdaki türevini gösterebilirim. Füze Mach10 gibi hızlarda uçuyor olsaydı başlığının yüksek ısıya dayanabilir şekilde tasarlanmış olması gerekirdi. Böyle bir şey olduğunu düşünmüyorum çünkü füzenin önüne yerleştirilecek ısı kalkanı, sensörü kör edecektir. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Sayın Harzemşah (bu arada size başka bir konu ile ilgili mail atmıştım)

Yanlış biliyorsam tekrar yazın lütfen ancak, SLBM 'ler sizin dediğiniz gibi 2. vuruş yeteneğinin ana silahı ama yeterli görmüyorlar diye düşünüyorum,
yani amaç karşı tarafa ilk saldırıyı yapmak veya yaparken silolarını füze çıkamaz hale getirerek karşı saldırıyı engellemek. sadece SLBM ler değil. O zaman ICBM leri FED'in altın rezervi gibi çelik bariyerler altına saklamanın manası ne hem daha çabuk harekete geçer hemde zaten ta amerikaya kadar konvansiyonel saldırı nasıl olacak, oysa şöyle düşünün,
Putin'nin kafası attı ve ilk saldırıda tüm ICBM silolarının olduğu üsler vuruldu bundan sonra ne olur? Hedeflerden hedef beğen,
İ
İşte bu yüzden Ruslar bir taraftan siloları amerikan seviyesine getirirken bir taraftan da SS-24 leri 8X8  çekişli 16 tekerlekli koca tırlara bindiriyor. Bence ABD için en büyük tehdit denizaltılar değil.  Çünkü denizaltılar zaten birbirini kovalıyor kaçarsa da şansına aslında en büyük tehdit ifadesi yanlış oldu esas çaresi olmayan şey bu Topol serisi.
Düşünün bir kere sibirya ormanlarına saklanmış (bunlarda 10 başlıklı) mobil ICBM ler hava şartlarıda kötü ise bir ağaç altına girmiş sizin yerinden haberiniz olmadan aylardır orada. Daha kötüsü geçende iranın yaptığı şov gibi mağaralarda. ancak bir farkla bunlar mobil ve kilometrelerce yol alıyor. Siz nükleer tırmanma ve akabinde meydana gelen savaş kararı sonucunda füzeleri ateşlediğinizde onlar bir gün öncesinde mağaralarından çıkmış dağılmış bile.
Velev ki bir delinin ateşlediği füze saldırısı karşısında hazırlıksız idiler hepsi başaramasa biel bir çoğu dağ ve benzeri korunganlardan çıkıp 20 dakika olan sürelerinin sonunda ateşlemeyi başaracaktır.

Zaten geleceğin savaşları başlık savaşı değil erken uyarı savaşı olmayacak mı?
Mesajı Paylaş

Postulat

Nükleer füzelerin siloları hedeflediği kanısına nasıl vardınız? Yanlış mı hatırlıyorum, kısa bir süre önce bu füzelerin hedefleri, kullanım şekilleri vb. "sızdırılmıştı" ya da ortaya çıkmıştı ve hedeflerin büyük şehirler olduğu ortaya çıkmıştı?

Merak ediyorum, zamanının nükleer füzelerinin hedeflerinden biri Türkiye olmuş mudur? Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hakan üstadım,

Doktrine göre ilk saldırı karadaki ICBM'ler ve uçaklar ile yapılır. Eğer bu kabiliyet düşman tarafından yok edilmişse devreye ikincil saldırı gücü olan SSBN'ler girer. Denizaltıların yerini tespit etmek sanıldığı kadar kolay değildir. Kaldı ki ABD'nin MX füze projesi, yer altında onlarca kilometrelik bir tünel, belirli periyotlarda ateşleme kapakları ve tünel içinde rayların üzerindeki hareketli nükleer başlıklı füzeler dolaşması fikrine dayanıyordu. Yani mevcut yüzlerce kapağın hangisinden çıkacağı belli olmayan füzelerden. Ayrıca savaş olasılığı olduğunda, C-17'lere yüklenip sürekli havada tutulmaları ve gerektiğinde ABD'deki yüzlerce hava alanından en yakındakine inip ateşlenmesi de öngörülüyordu... Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Çok fazla araştırma yaptım kaynağı hatırlamıyorum ama genel bir kanaat oluştu .İlk yollananlar hep karşı tarafın silolarına gönderlecek şeklinde okudum.Bahsettiğinin haberleri duydum ama ayrıntılı incelemedim. Çok iddia ettiğim şeyler vardır ancak bir de bize ne anlatılırsa (yani okursak) o kadarını bildiğimiz şeyler. Eğer yanlış olduğundan emin iseniz yada bir kaynak var ise lütfen paylaşın ben makalelerdeki ilgili paragraftaki cümleyi de bulup düzelteyim.
Ya da forumda konunun uzmanı arkadaşlardan bilgisi olan var ise?
Benim için bu önemli bir konu.
tşk. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Sayın Harzemşah kardeşim bana üstad diyosun ya eziliyorum resmen
Yav ben bu C-17 olayını ilk kez duydum bu ne ya. Bu güne kadar başlık sayısı ve şu mobil Topol'lar yüzünden Amerikan ICBM daha doğrusu nükleer gücünü küçümsemişim. Ben hep Ruslara korkularından kafa tutamıyorlar sanıyordum şu ukrayna, gürcistan ve son olarak suriye (gerçi suriye danışıklı döğüş) olayından sonra.

Ancak bu başlıkda şu ana kadar okuduklarımdan görülüyorki dengesizlik söz konusu değil nükleer denge aynen soğuk savaş zamanı gibi devaö ediyor hala 1-1
teşekkürler. Mesajı Paylaş

Postulat

Bugünün, yani geçmişin, nükleer başlıklarının transferi savaş esnasında ya da barış hâlinde ne kadar mümkündür ya da kolaydır?

https://www.youtube.com/watch?v=FU60LWUAUis Mesajı Paylaş

saladin

Nukleer denge 1:1 derken? Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter