Yıldırım Füzeleri ve Balistik Füze Çalışmaları

Başlatan ocay, Eki 07, 2015, 11:05 ÖÖ

« önceki - sonraki »

ocay

Devlet sırrı olarak saklanıyor!

Türkiye'yi karadan karaya uzun menzilli füze üretebilen ülkeler sınıfına sokan stratejik önemi çok yüksek proje.

150 km menzilli Yıldırım-1 ile 300 km menzilli Yıldırım-2 modelleri uzun süredir kullanımda. 900 km'lik bir üst versiyon Yıldırım-3'ün ise üretilip TSK envanterine girdiği söyleniyor. Bu füzenin test atışları Sinop açıklarında başarıyla gerçekleşti. Fakat Türkiye'nin asıl hedefi kıtalararası balistik füzeyi de üretebilmek. Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yıldırım'ın menzilinin en az 2500 km'ye çıkarılması talimatı vermişti.

SIR GİBİ SAKLANIYOR

TSK, ROKETSAN ve diğer ilgili kurumlar için Yıldırım'da gelinen son durum 'devlet sırrı'. Savunma çevreleri, menzilinin 2000 km olduğu iddia edilen Yıldırım-IV modelinde olumlu sonuç alındığını ileri sürüyor.


http://www.aksam.com.tr/ekonomi/devlet-sirri-olarak-saklaniyor/haber-450060 Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Haberi bir an ciddi sandım ama yayınlanan gazete "akşam" :)  neden yazdığı belli. Ne kadar anladığı da.
Bu konuda çalışma var doğru İdef de mühendis ser verip sır vermedi laf alamadım ağızlarından. Bir şeyler olduğu belli, talimatta var doğru basına yansıdı. Ama talimatı verenler ne anlama geldiğinin bence tam olarak farkında değil. Birincisi 2000 km menzil için daha çok aş ekmek lazım bir iki yılda bu başarılabilinir ise çok büyük iş yapılmış olur. Yani İran'ın 20 -30 yılda yaptığını biz kısa sürede yaparsak ikimizden birinde sorun veya ciddi dış yardım var demektirki İran ciddi K.kore ve Çin yardımı almasına rağmen... Zaten o zaman örneğin herşeyini biz yapıp roket motorunu alırsak ki uçak gibi değil zaten en önemli parçası ozamanda biz yapmış olmayız satın almış gibi bişe olur.
Daha da önemli olan husus 2000-2500 km menzilli bir balistik füzenin eğer KİS (kitle imha silahı) politikanız yok ise verimli bir silah olmayacağı. Fayda maliyet açısından boş bir uğraş olacağı. Oysa anti-balistik füze sistemlerine patriot ve SM-3 gibi ne kadar parta harcasanız o kadar mantıklı. Eğer ülkemiz köklü bir politika değişkliğine gitmez ise (ki ben tavsip etmem bence değişmemeli) yani nükleer silahların yayılması anlaşmasını tanımayacak ve diğer kimyasal ve biyolojik silahları da kullanmayı düşünmez ise MRBM füzelerine ihtiyacı olmayacaktır.
Neden?
Çünkü CEP mesafesi 50-100 metre olan 100 milyon usd leri bulan bir silahı bir tane binayı vurmak için göndermek o da binaya denk gelecek mi bellide değil en basidinden israftır. BU SEBEPLE TÜM DÜNYADA MRBM VE ÜZERİ IRBM,ICBM FÜZELERİ KİS TAŞIR.
Peki İran neden 2000-2500 km menzilli Sejil-2 ve shahab-3 füzelerini niye üretti?
Cevap: Çünkü ileride nükleer başlık takma hayali vardı bir tafaftan nükleer teknolojiyi kazanmaya çalışırken bunları taşıyacak tek sistem olan uzun menzilli balistik füzeleride diğer taraftan geliştirmeli idi. Ne Mig-29 ları ne F-14 leri ile bunları hiçbir Avrupa ve İsrail şehrine kadar taşıyamaz dı.
Ayrıca 19-20 adet civarı BM-25 MUSUDAN füzesini kuzey koreden direk alım yöntemi ile tedarik etti. Bunların tepesine kimyasal füze takıp takmadığını bilmiyoruz. En azında Amerikalılar biliyosa da ben bilmiyorum. Bu füzelerde ki amacıda yukarıdaki gibi.
Sonuç biz önce politikamızı gözden geçirmeli, sonra 2000-2500 ötesi menzile dayanmalıyız.
Çin füzesi almalı mıyız? Başlıklı yazımı belki görmüşsünüzdür. Balistik füze önleme konusunda başarısız FD-2000 füzesini almak yada ortak üretmek yerine ayrıca  2000 km menzilli balistik füze üretme konusundaki gayretlerimizi (gerçekten ciddi çalışma var ise) 100-200 km irtifa menzili anti-balisitk füze geliştirmeye harcasak çok daha faydalı ve verimli olacaktır. (hava savunma füze sistemi olarak alınmasına karşı değilim yani sadece uçak vurmak amaçlı. Almışken her iki amaçlı olanların alınmasının daha mantıklı olduğu aşikar)
Bana deselerki Türkiye hangisini kendisi geliştirse idi daha faydalı olurdu? İsrail üretimi Arrow-3 mü,
Çin DF'leri, İran sejil-2 leri, K.Kore TD-2 leri gibi 2000 km üzeri balisitk füzeler mi?

Cevabım Arrow-3 gibi anti-balisitk füze sistemleri olurdu?
Saygılarımla. Mesajı Paylaş

HDS

Bugün Rus kuvvetleri yaklaşık 1500 km menzilden, Suriye'deki hedefleri seyir füzeleri vasıtası ile vurdu. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

SOM tarzı ve diğer türlerde tomahawk benzeri füze geliştirme çalışmalarını sonuna kadar destekleyip memnun olduğumu belirtmek isterim. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Sayın Hakan Bey;

Görüşlerinize çok büyük oranda katılıyorum. Fakat 2000 - 2500 km. menzilli balistik füze hususunda ufak bir revizyon ile. Evet bu şekilde tarif edilir ise aynen söyledikleriniz doğrudur. Fakat hadi şu şekilde bir tarif yapalım:

Milli uzay ve uzay savunma programlarımız doğrultusunda, alçak yörüngeye uydu yerleştirebilecek bir füzeye ihtiyacımız var desek. Bu nedenle 250 - 300 kg. civarında bir faydalı yükü, alçak yörüngeye ulaştıracak, hafif ve etkili, kara ve deniz platformlarından ateşlenebilecek, gerek dünya yörüngesi yönünde gerekse yörünge tersi istikametinde fırlatmaya müsait enerji başarımına sahip, sıvı yakıt kullanan görece ufak bir füze tanımlasak. Sizce nasıl olur?

Bu füzenin öncelikli görevi istenildiği zaman bir istihbarat ve / veya iletişim uydu zincirini yörüngeye taşımak desek. Yani barışçı bir ana amaç ortaya koysak.

Bu füzenin ikinci öncelikli görevi bir anti uydu akıllı mühimmatını alçak yörüngeye taşımak desek. Ve böylece askeri - teknolojik bir amaç da oluştursak.

Doğası itibariyle tek bir nükleer, kimyasal ya da tercihan biyolojik başlığı yalnızca 2000 - 2500 km değil, çok daha uzun bir menzile taşıyabilecek milli bir silah platformuna da sessizce sahip olmuş olabilsek.

Kötü mü olurdu? Şahsi kanaatim tehdit edebilme kabiliyeti de, en az savunma kabiliyeti kadar önem taşımaktadır. Elbette şu anda hava savunma sistemleri, bu tip bir füzeden daha önemlidir. Bizim durumumuzda özellikle. Fakat potansiyel düşmanlarımızın rahatlığına da bakar mısınız? Zaten sahip oldukları teknolojinin her açıdan ekmeğini yiyorlar ki buna uluslar arası politika dahil. Ayrıca balistik füzeler yapı itibariyle, seyir füzelerinden daha farklı avantaj ve az da olsa dezavantajlara sahiptir, malum önlenmesi de daha zordur. Bence doğru kamufle edilmiş bir program ile elde edilecek kabiliyetler, uzun vadede milli çıkarlarımıza daha çok hizmet edecektir. Saygılarımla. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

#5
Eki 08, 2015, 07:31 ÖÖ Last Edit: Eki 08, 2015, 01:29 ÖS by Yönetim
Ben de sizin söylediklerinize katılıyorum. Milli SLV hedefimiz var aslında bir taşla iki kuş amaçlıyorlar ama hedefi siyasiler koyunca bana samimi ve umut vaat edici gelmiyor. Genel kurmay isteği ve ciddi SSM desteği olan bir proje olsa diyeceğim ki adamlar düşünmüş Roketsan fizibilite çalışması yapmış x,y,z firması bende varım demiş yapacaklar.SOM,Atmaca vb. Ama şimdi siyasiler çıkıp uzaya kendi uydumuzu göndereceğiz deyince kendi uçağımızı 2023 de uçuracağız milli yerli yolcu uçağı yapıyoruz deyince malum. kokpitte okumuşsunuzdur milli yolcu uçağımızı ne derece yapıp yapmadığımızı genel kurmay ve sivil havacıların uçağı beğenmemelerini. FX in 2023'e yetişmesini imkansız olduğunu söylemeye gerek var mı?
Sonuçta ben SLV konusunda kısa vadede umutsuzum ayni zamanda Çin veya başkasının teknoloji vereceğini de düşünmüyorum. İran 20-30 yıldır uğraştı kim bile ne ....... lıklar yapıyor Kuzey Kore ve Çin'e bu teknolojileri almak için. Yeni başardı. İsrail zaten ABD nin küçük yeğeni. Avrupa HEMAN' i oluşturmuş gidiyor.. Rol model alabileceğimiz sadece Pakistan ve Hindistan. onlar nasıl yaptı ise bizde bir yerden başlamalıyız. Ama yine de bu iş uzun ve çok zor, hem para hem gayret, azami derecede lazım. Ben ABM füzelerini daha çabuk ve kolay elde edilir görüyorum. Kıyasladığım balistik füzeleri 2.500 km yani MRBM olanları. SOM,  ATMACA, CİRİT gibi füzelerle takdir edersiniz ki kıyas bile yapılmaz yani keşke olsa SVL yapımı milli FX/TX çapında bir proje ve maliyet olduğunu iddia ediyorum.

Son sözüm bir ülke (sivil değil) milli savaş uçağını ve SLV sini yapabiliyorsa zaten her şeyi yapıyordur. Araba falan hikaye. Dünyadaki tüm teknolojik gelişme ve ilerlemeler havacılık ve alt kolu füze teknolojisine hizmet eder.
Dünya üzerinde en akıllı bilgisayar (yerdekiler hariç) F-22 de, en yüksek teknoloji havadan havaya füzelerde, en yüksek teknoloji gerektiren malzeme bilimi uçak parçalarında, en korunmuş yazılımlarda yine askeri havacılık ve füze teknolojisinde kullanılmaktadır.
İşten acil yazdım.  Yazım ve mantık hatalarından dolayı sizden ve moderatörden özür dilerim.Malum kokpitte değil finans sektöründe çalışıyorum.
Saygılar. Mesajı Paylaş

HDS

Eski dönemlerden birinde, bilişim sektöründeki bir arkadaş ile tartışmıştık; Binali Yıldırım'ın bazı bilişim konuları ile ilgili yorumlara kızıyordu. Ben de aynı derecede yersiz bulurken, bir adamdan da ancak bu kadarının beklenebileceğini savunurdum. Aynı adam, hem karayolu, otoban ile, hem körfez köprüsü ile, hem hızlı tren ile, hem Kars'taki yük treni ile, yük lokomotiflerinin projelendirilmesi ile, havalimanları ile, THY ile, ILS sistemi ile, limanlar ile, buradaki kreyn kabiliyeti ile, otoyol geçiş sistemleri ile, Boğaziçi Köprüsü'nün overholü ile, Marmaray ile, telefon ve internet altyapısı ile, Türksat ile aynı anda ilgileniyor. Bunların hepsini bilebilmesi mümkün değil. Çözüm artık bilişim mevzularını bunlardan ayırmaktı.

Askerin kafasında uzun bir süredir yerli SatCom kabiliyeti, yerli çevresel GPS kabiliyeti, yerli istihbarati uydu kabiliyeti edinilmesi fikri var. Ancak Orko'nun geçenlerdeki tedarik başlığında yazdığı gibi, bu "çılgın" projelerin Oytep'lere kadar izdüşümlenmesi çok çok zor. Yani; Mevcut düzenek ile bunların tesisi kolay değil.

Daha da "ezcümle" siyasetin bu konuda koyduğu, bazen garip, bazen dillendirmekte abuk -ki adam siyasetçi, ne etsin- çıtalar olmasa, bu işlere yürüyebilmemiz neredeyse mümkün değil. O "siyaset" parmağı iyi ki var.

Ancak, bu "siyaset" parmağı da kendi çocuğunu yiyen vahşi hayvanlar gibi. Bazı doğumların ölü doğmasına sebep oluyor. Kimi işler, bir tür "doğal seleksiyon" ile ol-a-mıyor. Bunlara teknik değil, organizasyonel yapılanmamız pek müsade etmiyor. Oralarda değiliz.

Bunlar şüphesiz ki, bulanık bir imbikten süzülen, eğrisi ile doğrusu ile konuşulan şeyler. Ancak "kervan yolda düzülüyor". SLV dediğimiz mevzu, banzen endüstrinin ddaha "havai", yani en kısa sürede "hakediş"e ulaşım ve gerçekleştirme planlarının SSM tarafından şiddetle eleştirildiği bir hale evriliyor. Bir kompozisyon başlığı yazıldı, bir konu verildi ve bunun altı doluyor, tartışılıyor. Bu şüphesiz ki başarının kesinliğini göstermez, ancak olması gerekendir. Delinin biri de bir taş atmadıkça, "talep gelsin"ci endüstrimiz ve düşünce kitlemiz sebepli, bir halt tartışılmıyor.

Nihai "ezcümle"; Bu iş bata çıka bir yerlere gidiyor. Yarın öbür gün bunun tepesine ne takıp atacağınız size kalmış.

Bunun benzerini G. Kore en kritik komponentleri Amerika'dan alarak girişti. Kaç tanesi lançerde patladı. Bunlar bilinmeyen şeyler değil. Ama denemek gerekiyor. Aynını da minik İsrail daha 70'lerde başardı. Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ


HARZEMŞAH

SSİKin 7 Ocak 2015 tarihli toplantısın ardından yapılan açıklama. Sizce kamuoyunun ve halkın anlamadığı 1.madde ne anlama geliyor? Toplantının ardından Başbakan Davutoğlu'nun bizzat kendi ağzından, "Çalışmalar ve gelişmeler memnuniyet verici" demesinin anlamı ne olabilir?


SAVUNMA SANAYİİ İCRA KOMİTESİ, GÜNDEMİNDE YER ALAN KONULARI GÖRÜŞMEK VE İLGİLİ KARARLARI ALMAK AMACIYLA SAYIN BAŞBAKANIMIZIN BAŞKANLIĞINDA TOPLANMIŞTIR. ALINAN KARARLAR AŞAĞIDAKİ GİBİDİR:
I. UYDU FIRLATMA SİSTEMİ PROJESİNDEKİ GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLMİŞ VE ÇALIŞMALARIN HIZLANDIRILARAK DEVAMINA KARAR VERİLMİŞTİR.
II. SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN UZUN MENZİLLİ BÖLGE HAVA VE FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ PROJESİ HAKKINDA BİLGİ ARZ EDİLMİŞ VE GÖRÜŞMELERE DEVAM EDİLMESİNE KARAR VERİLMİŞTİR.
III. SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI TARAFINDAN DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI TAMAMLANAN ÇEŞİTLİ PROJELER ELE ALINARAK;
1. MİLLİ MUHARİP UÇAK GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ KAPSAMINDA ÖN TASARIM AŞAMASINA GEÇİLMESİ,
2. TOPLAM 100 ADET TEDARİK EDİLMESİ PLANLANAN YENİ NESİL F-35 SAVAŞ UÇAĞINDAN DAHA ÖNCE VERİLEN 2 ADET SİPARİŞE İLAVE OLARAK 4 ADET UÇAĞIN DAHA TEDARİK EDİLMESİ,
3. TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NİN MUHABERE KABİLİYETLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ,
4. MİLLİ PİYADE TÜFEĞİ (MPT-76) PROJESİNDE SERİ ÜRETİME GEÇİLMESİ,
5. DAHA ÖNCE ALIM KARARI VERİLEN 6 ADET AĞIR YÜK HELİKOPTERİNE İLAVETEN 5 ADET DAHA (CH-47F - CHINOOK) HELİKOPTERİN TEDARİĞİ,
KONULARINDA KARAR VERİLMİŞTİR.
IV. İCRA KOMİTESİ AYRICA YÜRÜTÜLEN PROJELER KAPSAMINDA ORTAYA ÇIKAN İLAVE İHTİYAÇLARIN TEDARİKİ İÇİN SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞINI YETKİLENDİRİLMİŞTİR.
KAMUOYUNUN BİLGİSİNE SUNULUR. Mesajı Paylaş

putty

Aslında gelişmiş devlet oluyoruz biz bu aralar asıl önemli faktör o. Ama ölçülemeyen ve içinde yaşarken fark kolay fark edilemeyen bir şey olduğundan geçiş evresinde bunu göremiyoruz. Gelişmiş olunca cirit yapmak için Roketsan ın becerisine ihtiyaç duyulmaz. Yap dedim mi birileri toplanır yapar. Neden bir sürü yerde birden zırhlı araç, iha, insansız kule, simülatör, piyade tüfeği yapılıyor? Sebebi gelişmiş devlet olma eşiğinde oluşumuz. Birileri çıkıyor yapabiliyor ondan. bir sürü zırhlı araç üreticimiz var oysa düne kadar FNSS in ihalesi ile heyecanlanıyorduk. Şimdi KOÇ alasını yapmış ilgilenen yok. Bu fark nereden çıkıyor? Gelişmiş olmaktan çıkıyor. Yapılamaz dememek lazım gelişmiş devletler yaparlar istedikten sonra. Biz geliştik mi gelişmedik mi buna karar vermek TAI yi Roketsan ı irdelemekten daha önemli. Ben geliştik demiyorum ama eşikte bir yerde olunca biraz gelişmişlik işaretleri olur. Yarın ne olacak o muğlak eşik de biraz aşılacak muğlaklık kalmayacak. O yarına göre düşünmek lazım firmaları çok önemsemeye gerek yok. Bünye bir şeyler çıkarır debelene debelene. Bu potansiyeli var saymak hamasi bir yaklaşım değil, çok gerçekçi. Gelişmek normaldir bir gün olur bizde o günleri yaşıyoruz. İtalya İspanya oluyoruz olay bu alışmak gerek. Mesajı Paylaş

Postulat

I. UYDU FIRLATMA SİSTEMİ PROJESİNDEKİ GELİŞMELER DEĞERLENDİRİLMİŞ VE ÇALIŞMALARIN HIZLANDIRILARAK DEVAMINA KARAR VERİLMİŞTİR.


SSCB'nin bu kabiliyete kavuşması, ABD için yeni bir tehdit ortaya çıkarmıştı, ICBM'ler.

Peki bu projenin başarıya ulaşmasının dünya üzerinde etkileri ne olacaktır? İran, Pakistan ve Kuzey Kore, halen füze denemeleri ile CNN'de manşet oluyor iken Türkiye'nin böyle bir kabiliyete kavuşması nasıl yorumlanacaktır, yorumlanmalıdır?

Bir-iki tonluk kütlenin 700km civarına yerleştirilebilme kapasitesi, dünyanın her yerini vurabilmenin bir diğer adı değil midir?

Ruslar ilk ICBM'lerini hem yörüngeye uydu yerleştirmek için hem de nükleer saldırılar için geliştirmişler. Hatta bu füze, bizim son TürkSAT'ı fırlatan Proton'un atası. Bizim de bu füzeyi belli ve gerekli değişimler ile bir saldırı aracına dönüştürebilmemiz imkan dahilinde mi?

Mesajı Paylaş

assslan

Zaten bu proje ICBM' in örtüsü. Amacımız çok açık: Nükleer başlık taşıyan ICBM. Bunu yapmadan bize huzur yok. Mesajı Paylaş

Postulat

#12
Ara 12, 2015, 04:15 ÖS Last Edit: Ara 12, 2015, 04:21 ÖS by Postulat
ICBM'lerin bize salt huzur katmaktan ötesi olduğunu  ama ICBM'lerin, bir ülkenin ve kültürün köşeye sıkıştırılmasının imkanını ortadan kaldıran enstrümanlardan fazlası olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Merak ettiğim bir konu var. ABD , geçmişte -belki de halen- , Minuteman füzelerini, hedefleri belli, balistik rotaları hesaplanmış olarak saklıyor(du). Şu an, bu füzeler nasıl güdümleniyor? Füze, kabaca, Moskova'ya mı gittiğini biliyor ve rotayı kendisi mi hesaplıyor  yoksa sadece T+1.30'da ikinci safha çalışacak, T+2.00'da 2 derece şuraya yönelinecek şeklinde mi hareket ediyor? Bunu soruyorum çünkü bir uydu taşıyıcısından ICBM'ye evrimin nasıl değişiklikler gerektirdiğini merak ettiğim için soruyorum. Mesajı Paylaş

Postulat

Bir soru daha,

yukarıda belirttiğim proje dahilinde yabancı ürünlere, örneğin ABD menşeili roket motorlarına erişim ve motorların roket üzerinde kullanımı, ithalatı mümkün müdür? Kore'nin Rus motorları kullandığını biliyoruz.

Brezilya ile bir ortaklık düşünülebilir mi?

Mesajı Paylaş

Sabri Ünal

Muhtemelen Füze Kontrol rejimine direk takılacak bir soru sordunuz... Mesajı Paylaş
>>> Kaynak belirtmediğim her düşünce şahsi kanaatimdir. Fikirlerinizle uyuşmuyorsa çöpe atın gitsin.


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter