Beyin Göçü Nasıl Önlenir?

Başlatan ESTERGON, May 06, 2017, 08:09 ÖS

« önceki - sonraki »

sadalone

Birde dolar milyonerlerinin kaçışı var...Buna ek olarak yılın ilk üç çeyreğinde Barcelona da satılan 8800 gayrimenkul'ün 1000'den fazlasını Türkler almış.Aynı şekilde Yunanistan ve diğer pek çok ülkede Türklerin gayrimenkul alımı ve yatırımı uçuşa geçti.

Mesajı Paylaş

saladin

#31
May 17, 2017, 05:25 ÖÖ Last Edit: May 17, 2017, 05:31 ÖÖ by saladin
delenda_est_carthago nokta atis yapmakta, bu konuda yazdigi butun tespitler cok dogru bence.

@hds,
tesadufen san'lardan ayrilan, ABD en iyi universitelerinden birinden doktorali bir  tanidigim  Hollanda'ya gitti daha yeni. Bu Hollanda'nin cazibe merkezi olmasinin sebebi ne (niye Almanya degil de Hollanda)?

Ek olarak ABD'de tanidigim hic bir Turk su asamada donmekten bahsetmiyor, eskiden buyuk cogunluk  bir sure sonra donecegiz modundaydi. Onun disinda Turkiye'den bir suru tanidigim Avrupa'ya gitti, gitmeyenlerde bana nasil gidebiliriz diye soruyorlar. Bu sayede Ankara antlasmasi diye bir seyden bile haberim oldu.....

@harzemsah,
Hocam Turkiye'de diktatorluk de yok, ic savas da. O yuzden Turkiye'den cikan insanlari, Suriye'lilerle bagdastirmak ne kadar dogru bilmiyorum. Gerekli saygiyi gormeyen gidiyor, ihtiyac duyulursa da zamani gelince gel dense geleceklerini tahmin ediyorum.

Mesajı Paylaş

BETONBEY

Özel sektörde bile pekçok şirket eğitimini karşıladığı yada kritik projelerde yer verdiği çalışanlarıyla gizlilik sözleşmeleri, belirli bir süre çalışma zorunluluğu getiren anlaşmalar yaparken bu ülkenin ekmeğini suyunu içip, imkanlarından faydalanıp belirli bir yere geldiğinde çekip gidene hiçbir şart altında iyi bakmam, bakmayacağım.

Hava kuvvetleri pilot yetiştirirken (ordunun genelini kapsar)12-15 sene zorunlu hizmet şartı getirmese kaç tane pilot orduda kalırdı ?

Beyin göçünü neredeyse normal karşılamak, güzellemekte neyin nesi...

Ülke şartlarını daha iyi noktalara taşıması, sorunlara çözüm üretmesi gereken taifenin şartlar kötü diye ülkeden ayrılması bence Suriye'lilerin ülkelerini terk etmesinden daha beter bir durumdur. En azından Suriye'liler neredeyse mecburiyetten hayatta kalabilmek için ülkelerini terkediyor ki onu bile hoş görmez, kabul etmez iken, az yada çok ülkemin sağladığı imkanlarla bir yerlere gelebilen insanların daha lüküs şartlar için keyfekeder ülkeyi terk etmesi hakkında hiçte iyi şeyler düşünmüyorum. Haliyle Suriye'liler ile de kıyaslama bile yapmıyorum.

Ülkede değişimi, gelişmeyi sağlayacak, bu hususta mücadele edecek taife bu taife değilmidir ?

Bu gönül borcunu ödemek istemeyenin ise Sayın Harzemşah'ın söylediği üzere yolu açık olsun. İyi zamanda bunu yapanların kötü zamanlarda ne yapacağı aşikardır ve onlara ihtiyaç yoktur kanaatindeyim.

Saygılarımla Mesajı Paylaş

Baltica

@Betonbey, aslinda, bu "Giden"leri iki kategoride ele almak lazim. Birincisi, Universiteden yeni mezun, daha iyi bir post graduate kalitesi veya sizin de dediginiz gibi daha iyi hayat kosullari icin gidenler. Ama mesleginde belli bir yere gelmis, orta yaslara yakin veya orta yaslarda, Turkiye'de zaten nisbeten iyi kazanan, nisbeten iyi kosullarda yasayan ikinci grup bu nedenle gitmiyor. Onlarin temel gidis sebebi, ulkelerinde, kendi uzmanliklarina yeterince deger ve saygi gosterilmedigi hissi ve kendi uzmanliklarini, tum kapasitelerini kullanabilecekleri bir ortami bulamamis olmalari.  Mesajı Paylaş

BETONBEY

Bu sebeple ABD'ye yada bir diğer gelişmişe hizmet etmelerini hoş karşılamalıyız yani ???

Üstadım örneğin Aziz Sancar büyük bir bilimadamı, bu su götürmez bir gerçek ama ülkeme ne faydası var ? Mesajı Paylaş

mechanicus

Bir astrofizikçinin yada kuantum mekanikçisinin başka bir ülkeye gidişini anlayışla karşılarım (bilge demirköz hocayı şerh düşerek tabi) Ama savunma sanayinin % 50 si dışa bağlı bir ülkede buna birşeyler katabilecek adamların şu veya bu şekilde göçüp gitmesinide anlayışla karşılamamı beklemeyin.

2. dünya savaşından sonra braun satrun 5 roketini amerikada yaptı ama almayada kalanlarda bugün almanyayı ilk 5 e sokmayı başardı. Aynı durum japonlar ve çinliler için de geçerli.
En ilginç vakkada yer paspaslayan hademe ile nükleer reaktör tasarlayan adamların eşit hayat koşullarında yaşamaya mahkum edildiği sovyetlerin  ne muazzam bilimsel ve teknik şaheserler üretebildiği örneğidir.

Ne gariptir ki bugün bizdeki beyin göçü için öne sürülen bahaneler yukarda saydığım devletler ve o dönemler için kat ve kat fazlaydı. Lakin adamlar çalıştı ve memleketlerini nerelere getirdiler.

""""Biz her şart ve koşulda buradayız. İyi günde de kötü günde de... """"

Büyük üstadın gözleri buğulandıran mesajı ardından başka söylenmesi gereken birşey de yok sanırım.
Saygılarımla



Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#36
May 17, 2017, 10:41 ÖÖ Last Edit: May 17, 2017, 10:49 ÖÖ by delenda_est_carthago
@Betonbey

Hamasetle, suclamalarla, amiyane tabirle  goygoyla peynir gemisi yurumuyor ne yazik ki. Yavas yavas tersine beyin gocu almaya baslamis bir ulkeyken  ciddi seviyede beyin gocu veren bir ulkeye evrilmis olmanin sebeplerini irdelemek, cozum yollari bulmaya calismak yerine gidenleri suclamak tabii ki daha kolaydir, cok daha rahattir, insanlarin (tabii ki kalanlarin ) bir kismi da size hak verir, alkislar, tatmin olursunuz  vs..  Ama son tahlilde hicbir bir ise yaramaz, devekusu gibi basini kuma gommekten de hicbir farki yoktur. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

commandos

İnsanların temel hak ve özgürlüklerini, güvenliklerini ve en başta hukuku düzgün işletemezseniz açıkçası entellektüel ve yetişmiş beyin göçünü durduramazsınız.. Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

HDS

Beri yanda, demotivasyonun, mutsuzluğun en bulaşıcı şey olduğunu da unutmamak gerek. Bu "gidiş"in bir kısmının da bir "moda" olduğunu da anlamak gerek. Bunun da geriye doğru bir "yankı"sının, bir "geri tepme"sinin olmayacağını düşünmemek gerek. Bir kısım giden kendi mutsuzluğunu "oralara" da götürecektir. Yahut belirli entegrasyon sorunları da yaşayabilecektir. Ve dönmeyi şüphesiz düşünecektir. Ama mesele o değil:

Türkiye hep çok az sayıda insan yetiştirebildi. Hep çok ama çok az insanla işlerini kotarmak durumunda kalabildi. Onun için de hep en fazla bir kaç konuya konsantre olabildi; Elindeki insan stoğu ne kadarına yetiyor ise o kadarına çözüm bulabildi.

Şimdi ise, tıpkı daha müreffeh ve gelişmiş, yahut daha "büyük" ülkelerdeki gibi, bir taraftan savaş uçağı yapmak, bir taraftan ona takacak füzeyi, bu füzenin ucundaki ısıya duyarlı detektörü, çip seviyesinde yapmak gibi bir derdimiz var iken, aynı şekilde, Türkiye'nin her yerini fiberoptik internet ağı ilke donatmak, Kazakistan'da otomobil fabrikası kurmak, Polonya'daki yeni bilmemne otomobilinin robotik hattının kurulması işi için Güney Koreli ile de yarışmak durumundayız. Arada da çakı gibi, adam gibi de piyade yetiştirmek, orduyu da onbinlerce yeni "komando" ile donatmak durumundayız. Üstelik tüm bunlar için de tek insan kaynağımız "Aziz Türk Milleti", aha da buyuz ve bu kadarız.  

Sıkıntı da bu; Türkiye II. Mahmut'tan beri belirli on ve yirmi yıllık periyotlarda elindeki sınırlı insanı kanalize ederek çözebildiği birer ikişer konunun tümünü, halen ve hatta çok daha derin olarak, ve bunun da üzerinde misli ile derin sorunların bir gayret altına girmek zorunda kaldığında, bırakın eldeki yetişkin insan stoğunu ilk defa ama ilk defa çoğaltmayı, elindekinden de oluyor. Sıkıntımız orada. Derdimizin, "mesele"lerimizin büyümü ve derinleşme misli ile ters orantılı olarak onu çözecek insan stoğumuzu kaybediyoruz.

Bize şu anda, hem teknikte, hem filolojide, hem tarihte, hem eğitimde, hem fende, hem fizikte, hem matematikte, hem ve her türlü mühandislikte, dünya ve coğrafya çalışmalarında, toprakta, otomasyonda, makinecilikte, pure science işlerde, malzeme mühendisliğinde, elektronikte, ama onun da hem VLSI'cılığında, hem de telekomculuğunda, yazılımda, radarcılıkta, denizcilikte, çarkçılıkta, kaptanlıkta, kurmaylıkta ve askerlikte, bunu da piyadeciliğinde, tankçılığında, pilotluğunda ve topçuluğunda ve dahi istihkamcılığında, idamede, iaşede, lojistikte, iyi teknisyenlikte, iyi emlakçılıkta, iyi müeahitlikte, vs vs sv vs vs vs vs ama bin türlü konuda yüzbinlerce iyi meslek erbabı gerekirken, kaynaklarımızı kaybediyoruz.

Bunu da, Alman yapmadı. Bu derdi başımıza biz ördük.  ;) Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın delenda_est_cartago,

Farklı bir deplasmanda henüz 20 yaşında yurtdışından ilk teklifini almış bir insan olarak gitmeyerek hiçbirşey kaybettiğimi düşünmedim, düşünmüyorum da...

Çok para kazanmıyorum, aman aman bir şekilde takdir de edilmiyorum ama ülkemde yaşıyorum ve ödenecek bir minnet borcum yok çok şükür :)

Entellektüel taifenin bu ülkeye ait olmama ve çıktığı yumurta kabuğunu küçük görme, beğenmeme anlayışı neredeyse 200 senesini dolduruyor.

Eskiden en azından vatanına, milletine bağlı, örflü, adetli, etik değerleri sağlam nesiller yetiştiriliyordu. Sorun şartlar değil, insanlar ve sahip oldukları yada olamadıkları değerler...

Bundan 30-40 sene evvel bu ülkedeki şartların daha mı iyi olduğunu zannediyorsunuz ki Türkiye'nin beyin göçü alan ülke konumundan beyin göçü veren ülke konumuna döndüğünü düşünüyorsunuz ?

Sayın Mechanicus çok güzel özetlemiş. Gitmek isteyenin dün 100 tane sebebi vardı, bugün 1000 :)

Son olarak burada fikrimizi ortaya koyuyoruz, goygoy yapmıyoruz sayın üye, sizin fikriniz ne kadar muteber ise bizimki de o kadar muteber, kullandığınız lisan ile seviyeyi düşürmeyiniz. Mesajı Paylaş

mechanicus

İnsanın yaşadığını hissetmesi temel hak ve özgürlükleri tartışmak veya buna kavuşma arzusu taşımak değildir

http://www.e-berk.com

Bunu yapabilmektir bence.

Buralarda ne uçak mühendisleri varki kamyon vinci yapıp dünyaya çatır çatır satıyor koca fabrikalarda kaç kişiye iş imkanı sağlıyor.

Konunun birbirimizi kıracak bir tarafı yok bence. Her insanın kendi tercihidir. Ama şu varki eğer hayatta bir amacınız bir idealiniz yoksa nereye giderseniz gidin büyük dişlinin küçük ve önemsiz bir parçası olursunuz. 
Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Biz başka bir gezegende ya da ülkede mi yaşıyoruz?
Biz hak ettiğimizi düşündüğümüz yaşam standartını tutturabilmiş miyiz?
Toplum bize saygı duyuyor mu?
Benim Dünya görüşüm bu ülkede her geçen gün eriyip erozyona uğramıyor mu?
Mutlu muyum?

Ama yukarıdaki tüm sorular benim kişisel sorunlarımdır. Yalnızca beni etkiler. Ama katkıda bulunduğumuz, yönettiğimiz projeler tüm ülkeyi ve halkı etkiler...

Ne yani, benim Dünya görüşüme uygun, yediğime, içtiğime, giydiğime, konuştuğuma kimse karışmayacak, daha fazla para kazanacağım diye doğduğum toprakları terk edip başka ülkelere mi gideceğim? Ya yeteneklerim ve bilgi düzeyim doğrultusunda benim yapacaklarımı kolaylıkla ikame edemeyecekse bu ülke? Yine de kendimi düşünüp, "önce" ben diyerek ülkemi terk mi edeyim?

Benim Dünya görüşüme goygoy ya da hamasi diyenlerle ortak hangi noktamız olabilir ki? Eğer "önce vatanım" demek hamasi bir söylem olsa idi ne Atatürk çıkardı bu ülkeden, ne de Güney Doğu'da destan yazan kahramanlar. Ömer Halisdemir, "Bana ne, bu işin sonu ölüm" deseydi tarih değişir miydi bu ülkede?

Gidenlerin yolu açık olsun, bol kazançlar, yepyeni otomobiller, iyi eğlenceler dileriz. "Orada kendilerine "pis Türk" dendiğinde ya da yabancı düşmanlığına maruz kaldıklarında hatırlarlar bu tartışmaları elbet...

Biz zengin bir ülkede ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamaktansa, kendi vatanımızda birinci sınıf yurttaş olmayı seçtik. Hepsi o... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#42
May 17, 2017, 12:45 ÖS Last Edit: May 17, 2017, 03:36 ÖS by delenda_est_carthago
@ HDS
"Türkiye hep çok az sayıda insan yetiştirebildi. Hep çok ama çok az insanla işlerini kotarmak durumunda kalabildi. Onun için de hep en fazla bir kaç konuya konsantre olabildi; Elindeki insan stoğu ne kadarına yetiyor ise o kadarına çözüm bulabildi. (...)Sıkıntı da bu; Türkiye II. Mahmut'tan beri belirli on ve yirmi yıllık periyotlarda elindeki sınırlı insanı kanalize ederek çözebildiği birer ikişer konunun tümünü, halen ve hatta çok daha derin olarak, ve bunun da üzerinde misli ile derin sorunların bir gayret altına girmek zorunda kaldığında, bırakın eldeki yetişkin insan stoğunu ilk defa ama ilk defa çoğaltmayı, elindekinden de oluyor. Sıkıntımız orada. Derdimizin, "mesele"lerimizin büyümü ve derinleşme misli ile ters orantılı olarak onu çözecek insan stoğumuzu kaybediyoruz. "

Kesinlikle katiliyorum. Kaybeden gidenler degil cunku, ulkenin kendisi. Dolayisiyla ortadaki sorunu anlamaya calisip cozum arayisina girmek yerine gidenlerin arkalarindan esip gurlemek, bu insanlari vatansever olmamakla, neredeyse vatan hainligiyle suclamak herhalde pek de vatansever bir durus olmasa gerektir :).

@betonbey

Kişisel hikayeniz pek  hoş, ama konuyla hicbir alakasi yok. Ortada  veriler var, yukarida HDS'in belirttigi gibi onemli bir yetismis  insan kaynagi sorunuyla  karsikarsiya kalacak ulke. Bunu cozmek istiyor muyuz istemiyor muyuz, soru budur.

Denmis ki:
"Bundan 30-40 sene evvel bu ülkedeki şartların daha mı iyi olduğunu zannediyorsunuz ki Türkiye'nin beyin göçü alan ülke konumundan beyin göçü veren ülke konumuna döndüğünü düşünüyorsunuz ?"

Sekilsel olarak seviyeye pek bir ehemmiyet gosterirken tartismanin iceriksel seviyesiyle pek ilgilenmiyorsunuz sanirim. Ilgilenseydiniz  konuya  baliklama atlamadan once bu konuda daha once ne yazilmis daha onceki iletilerde, ona bakmaktan imtina etmezdiniz.  30-40 yildan  falan bahsetmiyoruz. bundan 8-10 yil oncesinden bahsediyoruz. Yukaridaki mesajlarda Alman basinindan 2008 yilinda cikmis makalelerle gosterdim, Turkiye ozellikle 2004'ten sonraki surecte, 2010 civarina kadar avrupa'da dogmus buyumus ve Universite egitimi almis Turkler'den, yani bildiginiz Alamanci  Gastarbeiter'lerin ozellikle universite  egitimli cocuk ve torunlarindan tersine beyin gocu almaktaydi. Bakmaya zahmet etmek istemezsiniz diye size bir iyilik yapayim, buraya tekrar kopyalayayim:

"Mesela Almanya'da yasayan 3'uncu-4'uncu jenerasyon  Turklerin yuksek ogrenim almis olanlarindan bayagi ciddi goc vardi Turkiye'ye. Almanya'da dogup buyumus, Turkiye'ye ancak tatillerde gelmis gencler Almanya'da hala suren ayrimciligin tadina bakinca, bir de Turkiye'deki olumlu ve umit veren atmosferi gorunce Turkiye'yi Almanya'ya tercih etmeye baslamislardi.

Ben cok iyi hatirliyorum Alman basininda ve hatta televizyonlarinda bu konuyla ilgii haberleri, "Almanya'daki  Turklerin onbinlerce Euro yatirim yaptigimiz, egitimli, universite mezunu, bize faydasi olabilecek, alman  toplumuna en iyi entegre olma kabiliyetine sahip kismini Turkiye'ye kaybediyoruz, bize sosyal yardima muhtac olma ihtimali yuksek, problemli ve  niteliksiz kisim kaliyor" diye endiseleniyorlardi.

Almanya'dan Turkiye'ye tersine beyin gocu ile ilgili 2008 yilina ait bir haber. Almanca bilenler icin enteresan olabilir:

http://www.spiegel.de/spiegel/a-554163.html
http://www.spiegel.de/spiegel/a-554163-2.html

O tarihlerde yapilan bir arastirmaya gore almanya'daki,  buyuk cogunlugu almanya dogumlu universite mezunu turklerden %38'i Turkiye'ye gocmek istediklerini belirtmisler.  Cok ciddi bir rakam.
"

Demek ki dogru seyler yapinca cazibe merkezi olunabiliyor. Neredeyse oluyormusuz da.

Isin enteresan tarafi,  pozisyonunuzun kendi icinde tutarsiz oldugunun farkinda bile degilsiniz:
Eger beyin gocunun bir sorun oldugunu, ulkeye zarar verdigini  dusunuyorsaniz, gidenlere kizip onlari vatan hainligiyle suclamak yerine gitmemeleri ve hatta geri donmeleri icin ne yapmak lazim ona kafa yormalisiniz, cunku vatanseverlik bunu gerektirir. Yok eger beyin gocunun sorun olmadigini, ulkeye zarar vermedigini dusunuyorsaniz o zaman gidenlere niye kizip onlari niye ve neyle sucluyorsunuz? Madem beyin gocu sorun degil, ulkeye bir zarari yok, o zaman size ne gidip gitmemelerinden?

Seviye meselesine geri donecek olursak iceriksel anlamda tutarsiz oldugu asikar, cozum odakli olmayan  hamasi pozisyonlari seviyeli, dolayisiyla  muteber goremiyorum, cunku ulke icin zararli buluyorum. Dolayisiyla kusura bakmayin ama, bizim orada goygoya goygoy derler. :)
Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

HDS

Biz para kazanmaya düşman milletiz.  :)

Bu gidenler oluk oluk "para".. Üstelik, ben bunu geçtiğimiz yirmi-otuz seneden beri, kredi taksidi öder gibi, daha da malı almadan, bir "söz"e, bir "gülüş"e kanar gibi, tıkır tıkır ve tüm imkanlarımı seferber ederek, dişimden tırnağımdan artırdığım ile ödemişim. Tam hayrını görüp, yaptığım bu yatırımın misli ile karşılığını görecekken yatırdığım "sermaye"den de bunun önümüzdeki yıllarda çalışıp kazandıracağı "kar"dan da oluyorum. "Ciro" hepten göçük zaten.

Ya biz gelen ilk Rus turist kafilesi uçağını sular sıkarak, zeybekler oynayarak askeri ve mülki erkana kılıç kalkan tokuşturtturarak karşılamış milletiz. Kıçı kırık heriflerin gözünün yağını yemediğimiz kaldı, bu "farklı" kitlenin de nazını çekeceğiz. El mahkum. Üçün beşin peşinde dolanırken aha da arkada elliler yüzler kayboluyor.

Türkiye ve Türkler halen mahallenin Laz müteahitine emanet edilemeyecek kadar mühim topraklarda ikamet ettiğini, büyük devlet dertleri ile yüzleştiğini reddediyor. 

Bunu yapıyor olamayız. Ben bunu reddediyorum: "Ne halleri varsa görsünler" demeyi kabullenemiyorum. Bugün kibrit çakar, halısının köşesindeki detayına kadar ilmek ilmek, saç baş yolarak kurduğum tesisimi yakarım, ama bir tane adam kaybetmeye tahammül edemem.

Kast edilen muhakkak "Efem 3. köprüye neden Yavuz adını verdiniz?" zevzekliği olamaz. Ama bu insanların burada özel bir çaba harcamadan ve hep ileriye giderek tutunabiliyor olması gerek.




Ama biz içinde "yaratmak" kelimesi geçtiği için üniversite kurullarında makale reddedilen bir ülkeyiz. Bir durun yahu. Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#44
May 17, 2017, 03:11 ÖS Last Edit: May 17, 2017, 04:09 ÖS by delenda_est_carthago
@ Harzemsah'in iletisini simdi gordum, kendimi cevap vermek zorunda hissettim.

Hocam gidenlerin ya da gitmek niyetinde olanlarin arkasindan bagirip cagirip onlari yeteri kadar vatansever olmamakla, neredeyse vatan hainligiyle itham etmek, onlara hakaret etmek,  @HDS'nin o kadar yatirim yaptigini soyledigi bir tek personelinin gitmesini bile engelleyecekse, ya da yurtdisina kaybettigimiz bir tek bilim adaminin bile geri donmesini saglayacaksa buyrun hep beraber bagirip cagiralim, hakaret edelim, kuselim, bence hicbir mahsuru yok. Goygoy ve hamaset diye nitelenen iste  bu davranis tarzidir.

Beyin gocu sorununu  kufur ederek, canlari cehenneme diyerek, yani goygoyla, hamasetle cozen bir ulke bilmiyorum ben. Bilen varsa gostersin lutfen.

Uzum mu yemek isteniyor, yoksa bagciyi dovmek mi? Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter