İsrail

Başlatan Sihirbaz, Nis 25, 2017, 05:53 ÖS

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Almanya-İsrail: Dostluk ziyareti krize dönüştü

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in İsrail ziyareti iki ülke arasında siyasi krize dönüştü.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Gabriel'in ülkede bazı sivil toplum örgütleriyle görüşmesi üzerine Dışişleri Bakanı ile olan toplantıyı iptal etti.

Ürdün ziyaretinin ardından Kudüs'e geçen Gabriel burada Netanyahu hükumetini eleştiren iki insan hakları kuruluşu temsilcisiyle bir araya geldi: "İsrail Başbakanı'nın aynı zamanda dışişleri bakanının Almanya'yı ziyaret ederek hükümeti eleştiren kişilerle görüşmek istediğini ve bizim kendisine bunun mümkün olmadığını söylediğimizi düşünün. Bu mümkün değil. Aynı zamanda diğer taraftan bakarak düşünüyorum."

Almanya'nın geçtiğimiz Şubat ayında İsrail'in 4 bin konutlu yeni yerleşim kararını eleştirmesi üzerine Mayıs ayında hükumet düzeyinde yapılması planlanan görüşme ertelenmişti. Uluslararası toplumun eleştirilerine rağmen Tel Aviv yönetimi yeni konut planına devam ediyor.

http://www.euronews.com/2017/04/25/israel-germany-spat-over-minister-s-meeting-with-ngos Mesajı Paylaş

farabi

14 TEMMUZ CUMA
- Sabah saat 7.30 sularında Mescid-i Aksa'da silahlı eylem gerçekleştirildiği haberi geldi. Aksa'dan çıkan üç Filistinli genç, kapıda bekleyen iki israil askerini silahla ağır yaraladı. Bir asker ise seken kurşunla hafif bir şekilde yaralandı. Eylem gerçekleştiren üç gencin ikisi olay yerinde kurşunların hedefi olurken üçüncü genç Aksa'nın içine kaçtı ve genci kovalayan israil polisleri Kubbetussahra'ya yakın bir yerde yakalayarak kurşun yağmuruna tuttu.
- İsrail polis ve askerleri Aksa'ya girerek içerideki cemaati zorla çıkardı.
- İsrail, silahlı saldırıya uğrayan iki askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.
- İsrail İç Güvenlik Bakanı Gilad Erdan Aksa'ya gelerek olaylar hakkında polisten bilgi aldı.
- Olay sonrası israilli yetkililerden birbiriyle çelişen açıklamalar geldi. Netanyahu mevcut statükonun değişmeyeceğini belirtirken İç Güvenlik Bakanı Gilad Erdan artık Aksa'nın kontrolünün kendi ellerinde olduğunu ve Ürdün'ün hiçbir söz hakkının bulunmadığını söyledi.
- İsrail polisi, Aksa'nın ve Eski Şehir'in bütün kapılarını kapatarak girişlere yasak koydu. Cuma namazının Aksa'da kılınmasına izin vermeyeceğini duyurdu.
- Filistinliler, Cuma namazını Aksa'ya en yakın cadde ve sokaklarda eda ettiler. Cemaatin büyük bir çoğunluğu Süleyman caddesinde kıldı. Polis barikatları nedeniyle oraya gelemeyenler ise bulundukları cadde ve sokaklarda kıldılar.
- İsrailli yetkililer Filistinli teröristlerin (gençlerin) Aksa'yı kana bulayıp kutsiyetini çiğnediklerini ileri sürerek koydukları toplu yasağı savunurken Filistinliler ise gençlerin sivilleri hedef almadığını bilakis hukuksuz bir şekilde kapılarda duran ve sürekli Filistinlilere özellikle kadınlara ciddi boyutlarda sıkıntı ve zorluk yaşatan polisleri hedefe aldıklarını, yaşananların müsebbibinin yaptığı zulümler nedeniyle israilin kendisi olduğunu ve bu eylemi kesinlikle meşru gördüklerini belirttiler.
- İsrail, Kudüs müftüsü Şehy Muhammed Hüseyni tutukladı.
- İsrail, yeni bir karar alıncaya kadar Aksa'nın ibadete açılmayacağını açıkladı.
- İsrail askerleri, Aksa'da çalışan bütün görevlileri ve bekçileri Aksa'dan zorla çıkararak tutukladı ve ikindi ezanının okunmasına izin vermedi.
- Filistinliler ikindi, akşam ve yatsı namazlarını cadde ve sokaklarda kıldılar.
- (Ankara) Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin açıklama yapıldı. Yazılı açıklamada Haremi Şerif'te meydana gelen olaydan ve can kayıplarından üzüntü duyulduğu belirtildi. "İsrail'in işgal altında tutmakta olduğu Doğu Kudüs'teki başta Harem-i Şerif olmak üzere dini mekânların kutsiyetine ve tarihi statüsüne saygı gösterilmesinin insani ve hukuki gereklilik olduğunu hatırlatırız. Bu çerçevede Harem-i Şerif'in, olay sonrasında İsrail tarafından uygulamaya konulan giriş yasağı derhal kaldırılmak suretiyle ibadete açılması ve sükûnetin bir an önce sağlanması gerekmektedir" denildi.
- Filistin hükümetinin başkanı Abbas, üç gencin Aksa'nın kapısında gerçekleştirdiği eylemi kınadı ve Netanyahu hükümetinden namaz kılanlar için Aksa'nın kapılarını açmasını talep etti.
- Katar Dışişleri bakanlığı uluslararası topluma, Aksa'daki hukuksuzluğun önüne geçilmesi için sorumluluk alma çağrısında bulundu.
- 'Dünya Müslüman Alimler Birliği Kudüs Komitesi', 'Yurt Dışındaki Filistinli Alimler Heyeti' ve 'Kudüs Emanetimdir' kurumlarının ortaklaşa düzenlediği ve 15 ülkeden yaklaşık 200 din adamının katılımıyla İstanbul'da gerçekleşen 'Davetçiler ve Hatiplerin Aksa Buluşması'nda Kudüs'ü savunmanın her Müslümanın görevi olduğunu vurgulandı.
- Ankara'da AGD'nin düzenlediği protesto gösterisi ile İsrail'in Aksa'ya yönelik hukuksuzlukları ve koyduğu toplu yasak kınandı.
- Netanyahu hükümeti Pazar gününe kadar Aksa'nın kapalı kalmasını kararlaştırdı.
- Kudüs müftüsü kefalet karşılığı serbest bırakıldı.

15 TEMMUZ CUMARTESİ
- İsrail, Aksa Müdürü Şehy Ömer el-Kisvânî'nin gece 02.15'de Aksaya girmesine izin verdi. Şehy Ömer içeride gördüklerini şöyle açıkladı: "Olukça acı bir görüntü vardı. İçeride Aksa bekçilerinden sadece üç görevli vardı ve onlarda bir odada tutuklu tutuluyorlardı. İsrail askerleri kapalı alanlardaki her şeye zarar vermiş. Aksanın birçok yerini ve belgelerini tahrip etmiş."
- İsrail'in koyduğu yasağın devam etmesi nedeniyle Filistinliler ikinci günde sabah ve diğer vakit namazlarını Aksa'ya en yakın sokaklarda eda ettiler.
- İslami Heyet Kudüs'te toplantı düzenledi. Kudüslü müftü ve alimler bütün Arap ve İslam alimlerine çağrıda bulunarak Aksa'ya sahip çıkmalarını istediler. Toplantıda, uluslararası geçerli olan bütün kanunların israil tarafından çiğnendiği belirtilerek Aksa'daki yetki durumunun değişmemesi ve mevcut statünün devam etmesi gerektiğini vurduladılar. Ayrıca İsrailli polislerin önemli evraklara ve asırlık el yazması eserlere zarar verip içeriye casus cihazlar yerleştirmelerinden korktuklarını ifade ettiler.
- Katar, Kuveyt ve Ürdün'den İsrail'in Aksa'yı kapatmasına sert bir dille kınama geldi.
- Ürdünlüler Aksa'nın kapatılmasını protesto etmek için geniş katılımlı bir yürüyüş düzenlediler.
- Ürdün hükümeti, Aksa'nın acilen açılmasını istedi.
- Netanyahu hükümeti Pazar günü Aksa'yı kademeli olarak açacağını duyurdu.

16 TEMMUZ PAZAR
- Filistinli Müslümanlar, sabah namazını Aksa kapılara en yakın yerlerde kıldılar.
- İsrail Aksa'yı öğleyin saat 14.00'de açacağını duyurdu.
- Sabah saatlerinde İsrailli görevliler Aksa'nın kapılarının önlerine metal arama dedektörleri kurmaya başladılar.
- Kapatılmasının üzerinden tam iki gün geçmesinden sonra öğleyin önlerine elektronik arama cihazları yerleştirilmiş bir şekilde Aksa'nın kapılarından Esbat, Nazır ve Silsile olmak üzere sadece üç kapı açıldı. İki gün sonra ilk defa öğle ezanı semalara yükseldi. 1967'den sonra ilk defa 10 namaz vakti ezanları Aksa'da okunmamış oldu.
- İsrail, Babu Esbat hariç diğer kapıların anahtarlarını Vakıflar idaresine teslim etti ancak Vakıflar İdaresi yetkililerinin Aksa'nın kapalı kapılarını açmalarına izin vermedi.
- Kudüs Müftüleri ve Aksa görevlileri, elektronik kapılardan geçerek Aksa'ya girmeyi protesto ederek namazlarını Esbat kapısının önünde kıldılar. "Aksa'nın aynı yerde iki değil bir kapısı var ve biz vakarımızla sadece ondan geçeriz" açıklamasında bulundular. Yerli yabancı tüm Müslümanlardan da elektronik kapılar kaldırılıncaya kadar ibadet amaçlı Aksa'ya girmemelerini istediler.
- Kudüs eski Müftüsü İkrime Sabri başta olmak üzere müfü ve imamlar, İsrailin hukuksuzluğuna boyun eğip elektronik cihazlardan Aksa'ya girmenin caiz olmadığını ilan ettiler.
- Filistinli Müslümanlar ikindi vakti bir cenaze ile Esbat kapısından girme teşebbüsünde bulundular. İsrail polisi ise güç kullanarak cenazenin girdirilmesine izin vermedi ve girişleri engellemek için orada bulunanlara saldırdı.
- İsrail polisleri gün içinde iki kez Esbat kapısı önünde bekleyenlere (Mu'tasîmûn) joplarla saldırdı.
- İsrailli yetkililer yeniden silahlı olayların olmaması için elektronik kapıların gerektiğini iddia ederken Filistinli yetkililer ise elektronik kapıların varlığını kabul etmenin Aksa'nın egemenliğini İsrail'e vermek anlamına geleceğini, oysa Aksa'nın egemenliğinin İsrail'in elinde olmadığını vurguladılar.

17 TEMMUZ PAZARTESİ
- Filistinli Müslümanlar elektronik kapılardan geçmeyi reddettikleri için beş vakit namazlarını kapılara en yakın caddelerde kıldılar.
- Fanatik Yahudiler, polis ve özel kuvvetler eşliğinde günlük baskınlarını gerçekleştirdiler.
- Kudüs Müftüsü, Aksa Müdürü gibi yetkililer kapılardan geçerek namaz kılmanın, ibadet amaçlı Aksa'ya girmenin caiz olmadığını yinelediler. Şehy İkrime kapı önlerinde kılınan namazın da içeride kılınan namazın sevabıyla aynı olacağını söyledi.
- Bazı Filistinli yaşlılar elektronik kapılardan geçmeden Aksa'ya girmek için ısrar ettiler. Bir kaçı muvaffak olarak içeri girebildi.
- İbadet etme amaçlı olmadan, sadece içerideki durumu görmek için birçok Filistinli namaz vakti dışında Aksa'ya girdiler. İçeride gördükleri manzara yüreklerini parçaladı.
- Ürdün hükümeti İsrail'den elektronik kapıların acilen sökülmesini istedi.

18 TEMMUZ SALI
- Müslümanlar beşinci günde de namazlarını kapı önlerinde kıldı.
- İsrail polisi ve özel güvenlik güçleri, sabah 7.30'da Megaribe kapısını açarak fanatik Yahudilerin baskın düzenlemelerini sağladı.
- Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Mescid-i Aksa'ya yaklaşık 155 fanatik Yahudi'nin İsrail polisi eşliğinde baskın düzenlediğini duyurdu.
- El-Halil kentinde bir Filistinlinin, kontrol noktasına araçlı saldırı girişiminde bulunduğu iddia edildi. O Filistinli açılan ateş sonucu öldürüldü.
- Hamas Hareketi Sözcüsü Berhum, öldürülen Filistinli ile ilgili olarak "Şehit Hirbavi, temiz kanıyla, Kudüs için ve Mescid-i Aksa'yı savunmak amacıyla öfke operasyonlarının ilkini gerçekleştirmiş oldu" dedi.
- Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, İsrail polisinin Haremi Şerif'in Aslanlı Kapı bölgesinde yatsı namazından sonra cemaate yaptığı müdahalede plastik mermiyle vuruldu.

19 TEMMUZ ÇARŞAMBA
- Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri'nin İsrail askerlerince gerçekleştirilen saldırıda yaralanmasıyla ilgili sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden açıklama yaptı.
- Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, 36 kişiden oluşan fanatik bir Yahudi grubun İsrail polisi eşliğinde Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlediğini duyurdu.
- Mısır yönetimi İsrail'e Mescid-i Aksa'daki gerginliği daha fazla tırmandırmaması uyarısında bulundu.
- Kudüslü alimler, İsrail'in Mescid-i Aksa'nın kapılarına yerleştirdiği metal arama dedektörlerini kaldırmaması halinde, Filistinlileri, protesto için cuma namazını mescidin kapılarında ve çevresinde kılmaya çağırdı.
- Mescid-i Aksa'da cuma günü silahlı saldırı düzenleyerek 2 İsrail polisini öldürdükleri iddiasıyla vurularak öldürülen İsrail vatandaşı 3 Filistinlinin yaşadığı şehir olan Ummul Fehim, altı gündür polisin yoğun baskısı altında. Şehirde, kanunsuz aramalar, ev baskınları, sokak kontrolleri sürüyor.
- Knesset, İsrail'in Doğu Kudüs'ten çekilmesini engelleyen yasa tasarısının ilk okumasını onayladı.
- İsrail'in Mescid-i Aksa'ya girişlerinde Müslümanlara getirdiği kısıtlamalar, Batı Şeria'nın Ramallah kentinde yüzlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ile protesto edildi.
- Kuveyt Meclis Başkanı Ganim, İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerini görüşmek üzere Arap Parlamentosu'nu olağanüstü toplantıya çağırdı
- Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yetkilileri, uluslararası camia, Arap ve İslam dünyasına 'acil' notasıyla, İsrail'in Kudüs ve Mescid-i Aksa'da yaptığı ihlalleri durdurma adına müdahalede bulunmaları için bir mektup gönderdi.
- BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Haq "Kudüs'te kutsal mekanların bulunduğu bölümde ibadet özgürlüğünü engelleyecek adımlar atılmasından kaygı duyuyoruz" dedi.

20 TEMMUZ
- Yahudi yerleşimciler gruplar halinde Mescid-i Aksa'nın avlusuna baskın düzenledi.
- İsrail iç istihbaratı ve ordusunun Mescid-i Aksa'da devam eden gerginlikten endişeli olduğu ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya "tansiyonu düşürmesi" tavsiyesinde bulunduğu bildirildi.
- İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde 12 Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi.
- İsrail askerlerinin Batı Şeria'da "askerlere bıçaklı saldırı girişiminde bulunduğu" iddiasıyla bir Filistinliyi vurarak öldürdüğü bildirildi. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

İsrail El-Cezire'yi Ülkede Kapatmayı Planlıyor


İsrail İletişim Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada El-Cezire'nin kapatılmasının planlandığı belirtildi.

İletişim Bakanı Ayoub Kara El-Cezire muhabirlerinin basın kimliklerini iptal etmek istediğini kaydetti. Bu, muhabirlerin ülkede çalışmayacakları anlamına geliyor. Kara bu kararını El-Cezire muhabirlerinin alınmadığı basın toplantısında açıkladı.

El-Cezire Kara'nın kanalın İngilizce ve Arapça yayınlarını kapamak için harekete geçtiğini de belirtti.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu geçen hafta Kudüs'teki El-Cezire ofislerini kapatmakla tehdit etmişti.Netanyahu, El-Cezire'yi kentte şiddeti teşvik etmekle suçlamıştı.

Ürdün ve Suudi Arabistan Katar merkezli haber kanalının ofislerini kapatmışlardı. Kanal ve bağlı internet sitelerine Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn'de ulaşım engelleniyor. 4 ülke geçen teröre kaynak sağladığı ve İran'la yakın ilişkiler kurduğu gereköesşyle gerekçesiyle Katar'la diplomatik ilişkilerini kesmişti.

Suudi Arabistan liderliğindeki ülkeler El-Cezire'nin de kapatılması dahil olmak üzere Katar'dan 13 maddelik bir istek listesi sunmuştu. Katar suçlamaları reddediyor.

https://www.voanews.com/a/joining-some-arab-states-israel-says-it-plans-to-ban-al-jazeera/3974593.html Mesajı Paylaş

Revolver

Böylece, Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Bahreyn'in Katar komplosunun arkasında kimin olduğu da ortaya çıkmış oldu. İsrail'in El Cezireyi kapatma gerekçeleri ile muhteşem dörtlünün gerekçeleri aynı. Bildiğiniz gibi komplo, FBI'ın haklendiğini söylediği Katar dışişleri bakanlığının twitter hesabından atılan bir mesaj bahane edilerek başlatılmıştı. Böylece Katar'ın twitter hesabını hekleyenin de İsrail olduğu deşifre olmuş oldu. Mesajı Paylaş

Trilogy

İsrailli General Golan: PKK bir terör örgütü değil


İsrailli general ve eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı Yair Golan, Irak, Suriye, Türkiye ve İran'ı kapsayan 'Büyük Kürdistan'ı desteklediğini ve PKK'nın terör örgütü olmadığını savundu.

İsrail'in eski Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve halen faal komutanlarından olan Yair Golan, dün Washington'daki bir düşünce kuruluşunun panelinde konuşma yaptı. Golan konuşmasında PKK için, "Benim kişisel bakış açıma göre, PKK bir terör örgütü değil. Belki (bu sözler) manşetlere çıkacak ama; ben böyle görüyorum" dedi.

'BAĞIMSIZ VE BİRLEŞİK KÜRT OLUŞUMU ÇOK DA KÖTÜ BİR FİKİR DEĞİL'

"İran, Irak, Suriye ve Türkiye Kürtlerini -eğer ki bir araya getirirseniz- nasıl bir araya getireceğinizi ve sınırları ben tam olarak belirleyemem" diyen Golan, "Fakat İran'a ve bölgede yaygın olan istikrarsızlığa bakarsanız, bağımsız ve birleşik Kürt oluşumunun, bu bataklık için çok da kötü bir fikir olmadığını görürsünüz" ifadelerini kullandı. Golan, 'Büyük Kürdistan'ı kurmanın bölgede istikrara katkı sağlayacağını savundu.

'İRANLILAR BİZE BENZEDİKLERİ İÇİN ÇOK TEHLİKELİ'

General Aluf Yair Golan, bölgede tehdit olarak gördüğü İran'la ilgili de çarpıcı yorumlar yaptı: "İranlılar gelişmiş olduklarından, yüksek bir uygarlığa sahipler, başarılı akademik altyapıları, iyi sanayileri, bilim adamları ve yetenekli genç nüfusları var. Bize çok benziyorlar. Bize benzedikleri için de, çok çok daha tehlikeliler."

Golan, ABD'nin desteği olmadan İran'a bir şey yapamayacaklarını söyleyerek, İran konusunda da Amerika'dan destek istedi.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201709121030115104-israil-general-golan-pkk-teror-orgutu-kurdistan/ Mesajı Paylaş

Defence

Netanyahu'dan "Kürt devletine" destek


İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de yapmayı planladığı "bağımsızlık referandumundan" önce Kürt halkının kendilerine ait bir devlet elde etme yönündeki meşru çabalarını desteklediklerini belirtti.

Netanyahu'nun bürosundan yapılan açıklamada, "Terörizmin her türlüsünü reddeden İsrail, Kürt halkının kendilerine ait bir devlet elde etme yönündeki meşru çabalarını destekliyor." değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, "İsrail, PKK'yı reddediyor ve terörist bir örgüt olarak görüyor." ifadesi de kullanıldı.

ESKİ İSRAİL GENELKURMAY BAŞKANI İSE PKK'YI TERÖRİST ÖRGÜT OLARAK GÖRMEDİĞİNİ AÇIKLAMIŞTI

Jerusalem Post'un haberinde, Netanyahu'nun bu açıklamayı eski İsrail Genelkurmay Başkanı Yair Golan'ın "PKK'yı terörist bir örgüt olarak görmediği" sözlerinden bir hafta sonra yapmasına dikkat çekildi.  Golan, geçen hafta Washington Yakın Doğu Politika Enstitüsünde yaptığı konuşmanın soru-cevap bölümünde, şahsi görüşünün "PKK'nın terörist bir örgüt olmadığı" yönünde olduğunu söylemişti.      İsrail'in 1960'ların başından bu yana Kürt halkıyla iyi iş birliği yaptığını ifade eden Golan, "Ortadoğu'nun kaderiyle ilgili en olumlu gelişmenin, bir tür Kürt oluşumunun - bağımsız bir oluşumun- ortaya çıkması olacaktır." açıklamasını yapmıştı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, geçen ay da Irak'ta bağımsız bir Kürt devletini desteklediğini belirterek Kürtleri "değerlerini paylaşan cesur, Batı yanlısı insanlar" olarak nitelendirmişti. 

IKBY Başkanı Mesut Barzani, 7 Haziran'da siyasi partilerle gerçekleştirdiği toplantı sonrasında, uzun süredir tartışılan bağımsızlık referandumunun 25 Eylül 2017'de yapılacağını ilan etmişti.

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ise Barzani'nin referandum ilanından sonra yaptığı açıklamada, "bunun anayasaya aykırı olduğunu belirterek sonucu tanımayacaklarını" belirtmişti.  Irak Meclisi de yaptığı oylamada IKBY'nin 25 Eylül'de gerçekleştireceği "bağımsızlık referandumunu" reddetmişti. IKBY, 25 Eylül'de "bağımsızlık referandumu" yapma kararına uluslararası toplumdan destek bulamamıştı.
Türkiye, İran, ABD, Almanya ve Avrupa Birliği, Irak'ın toprak bütünlüğüne vurgu yapan uyarılarda bulunmuş, Rusya da Kürt yönetiminin referandumun sonuçlarını iyi düşünmesi gerektiğine işaret etmişti.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407572/netanyahudan-kurt-devletine-destek Mesajı Paylaş

nokta

ABD, İsrail'de hava savunma üssü kuruyor


ABD, İsrail'in hava savunması için füze savunma üssü kurdu. Üs, İsrail'in güneyindeki Necef (Negev) Çölü'nde İsrail Savunma Kuvvetleri Hava Savunma Okulu'nda kurulacak. ABD askerleri görev yapacak ve İsrail'in füze ve roket saldırılarından korunmasını üstlenecek.  Üs hava tehditlerinin tespiti, teşhisi ve durdurulmasını sağlayacak. İsrail Füze Savunma Komutanı General Zvika Haimovich'in, "ABD'li dostlarımızla İsrail'de ilk defa kurduğumuz askeri füze savunma üssünün açılışını yaptık" dedi. İsrail, geçen nisan ayında da "Davut Sapanı" adlı yeni orta menzilli füze savunma sistemlerini devreye sokmuştu.

http://www.c4defence.com/Gundem/abd-israilde-us-kuruyor/4872/1 Mesajı Paylaş

Defence

İsrail İHA vurdu


İsrail Ordu sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus, İsrail Savunma Güçlerinin, (IDF) 19 Eylül'de, Suriye-İsrail sınırındaki silahsızlandırılmış bölgeye giren bir insansız hava aracını (İHA)  bir Patriot hava savunma füzesi ile vurduklarını açıkladı.

Sözcü ayrıca, İHA'nın İran yapımı olduğunu ve Hizbullah tarafından işletildiğini belirtti. İHA'nın Şam'daki bir hava üssünden havalandığı açıklandı.

http://www.janes.com/article/74201/israel-shoots-down-uav Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Vay be? İHA'ya Patriot ha?

Vaktiyle bizim F-16, Suriye üzerinde İHA'ya Aim-9 Sidewinder attığında, "Yazık değil mi, niye top ile düşürmemiş?" teranesi yapılmıştı... Mesajı Paylaş

HDS

Bunun diğer bir dersi de batı hava savunma sistemlerinin ne kadar kısıtlı olduğu. Her şeye aynı roket. Mesajı Paylaş

Terra

İsrail'in Myanmar'a şaibeli silah satışı yargıya taşındı

İnsan hakları savunucuları, Myanmar ordusundan bir generalin Facebook'ta İsrail'deki temaslarına ilişkin bilgi ve İsrail silahlarıyla eğitim yapan Myanmar askerlerinin fotoğraflarını paylaşmasının ardından harekete geçti ve mahkemeye başvuruda bulundu.

İsrail Yüksek Mahkemesi, hafta içi yapılan ilk duruşmada çatışma bölgelerine silah satışıyla ilgili şikayetleri dinledi. Mahkeme heyeti, dava konusunda varacağı nihai hükümle ilgili medyaya yayın yasağı getirdi.  Davayı açan İsrailli aktivist avukat Eitay Mack, yaptığı açıklamada, Myanmarlı generalin ve bazı İsrail şirketlerinin Facebook paylaşımlarından derledikleri bilginin, etnik çatışmaların yaşandığı ülkelere verilen askeri eğitim desteği ve silah satışlarını ortaya koyduğunu vurguladı.

Mack, Myanmar Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in Facebook'ta İsrail askeri üslerine yaptığı ziyaretler ve burada imzaladığı anlaşmalarla ilgili fotoğraflar ile İsrailli savunma firmaları temsilcilerinin ziyaretleriyle ilgili paylaşımlarını dava dilekçesine koyduklarını ifade etti.

HEM MYANMAR GENELKURMAY BAŞKANI HEM DE SATICI FİRMALAR BUNU KENDİLERİ İFŞA ETMİŞ

Mack, sözlerini şöyle sürdürdü: "İsrail'in dünyanın farklı bölgelerine askeri eğitim ve silah desteği sağladığını biliyoruz ama kamuoyu bunun detaylarından haberdar değil. Bu satışları genelde hem İsrail hükümeti hem de alıcı ülke gizlemeyi tercih ediyor. Fakat burada farklı olan hem Myanmar Genelkurmay Başkanı hem de satıcı firmalar bunu kendileri ifşa etmiş." Mack, söz konusu paylaşımlarda Myanmar ordusunun İsrail'den Dvora tipi hızlı devriye botları satın aldığının anlaşıldığını, söz konusu araçların Sri Lanka hükümeti tarafından 2009'daki iç savaşta etnik Tamil azınlığa karşı yürütülen operasyonlarda kullanıldığını kaydetti.

http://www.dunyabulteni.net/manset/408689/israilin-myanmara-saibeli-silah-satisi-yargiya-tasindi Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

İşte bu yüzden İsrail'in Dünyada dostu yok.
İşte bu yüzden anti-semitizm tüm ülkelerde tavan yapmış durumda.
İşte bu yüzden İsrail'in kendinden başka düşmana ihtiyacı yok. Mesajı Paylaş

HDS

Yahu hakikaten neden Lavi teknolojisini, Phalcon'u Çin'e satarsın ki? Nedir yani? Mesajı Paylaş

Baltica

HDS hocam para icin degil. Bedava vermediler ama Lavi teknolojisinin transfer edildigi donem oncesinde,   Afrika'da, Cinliler ile Israilliler arasinda gercekten kiran kirana bir istihbarat savasi vardi. Lavi ve benzeri bazi anlasmalardan sonra goruldugu kadari ile Afrikada bir paylasima gittiler. Mesela bugun dahi, Tanzanya istihbaratini Israilliler egitirken, Sudanlilar boyuna Cin'e gidip geliyor. Tabii arada tasallutlar yine de olmuyor degil. Mesela Dar-es-Selaam' in yeni hava alanini ve binlerce yeni konuttan olusan devasa bir bir projeyi, Cinliler yapmaya baslamisken, Israil-Ingiliz destekli yeni Devlet baskani tarafindan insaatlar durduruldu... Mesajı Paylaş

Terra

İsrail, Myanmar'a şaibeli silah satışıyla ilgili sessiz

İsrail'in Arakanlı Müslümanlara yönelik saldırıların yaşandığı Myanmar'a şaibeli silah satışı delilleriyle yargıya taşınırken, İsrail hükümetinin resmi açıklama yapmaktan kaçınması ve silah satışına ilişkin haberleri yalanlamaması dikkati çekiyor

İsrail Yüksek Mahkemesi, Myanmar'a silah satışının durdurulması talebiyle insan hakları savunucuları tarafından açılan davada kararını verdi. Ancak mahkemenin yayın yasağı nedeniyle bu karar kamuoyuna açıklanmadı. Davayı açan İsrailli aktivist avukat Eitay Mack, söz konusu sürecin detaylarını anlattı. İki ülke arasındaki askeri ilişkileri uzun süredir yakından takip ettiğini belirten Mack, İsrail hükümetinin insanlık aleyhinde suç işlemeye devam eden Myanmar yönetimine silah satışını gizleme çabasında olduğunu söyledi. İsrail hükümetinin diğer ülkelerle yaptığı silah satışı anlaşmalarına ilişkin bilgileri genellikle kamuoyuyla paylaşmadığını hatırlatan Mack, Myanmar'la yapılan anlaşmada da benzer bir yol izlendiğini ifade etti.

İSRAİL'İN SESSİZLİĞİ

Mahkemenin varsayım üzerine kurulu davalara bakmadığını kaydeden Mack, "Ancak önemli olan İsrail hükümetinin dilekçeye verdiği tepkiydi. Hükümet, Myanmar'a silah ihracatı ile askeri eğitimi yalanlamadı, aynı zamanda yaptıklarına ilişkin ayrıntılı bilgi vermeyi de kabul etmedi. Eğer Myanmar'a silah ihracatı yapılmasaydı, hükümet söz konusu davayı neden incelemeye alsın?" ifadesini kullandı.

İsrail Yüksek Mahkemesi'nin geçen haftaki duruşmada çatışma bölgelerine silah satışıyla ilgili şikâyetleri dinlediğini aktaran Mack, ardından kararını verdiğini, ancak devlet makamlarının talebi üzerine mahkemenin karara ilişkin yayın yasağı koyduğunu söyledi.
Mack, "Yayın yasağı nedeniyle kararın içeriğini açıklayamıyorum. Söyleyebileceğim şu: Myanmar'a silah satışını protesto etmek ve bu satışın durdurulmasını istemek için perşembe günü Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Kudüs'teki evinin önünde bir gösteri düzenlenecek." dedi.

İSRAİL HALKININ TEPKİSİ

İsrail halkının, Myanmar'da yaşananlar ve mahkeme süreciyle yakından ilgilendiğine dikkati çeken Mack, "Herkes ne olup bittiğini iyi biliyor, ancak büyük bölümü İsrail'in çıkarlarını uluslararası kanun ve diğer yükümlülüklerden daha üstün görüyor." diye konuştu. Bu açıdan büyük gösteriler beklemediğini söyleyen Mack, şunları kaydetti: "Geniş bir halk hareketlenmesi olacağını ya da İsrail devletinin suçlanacağını sanmıyorum. İsrail'in Myanmar'a silah ihracatı devam edecektir. Sadece silah satışından değil, suç eylemlerinde kullanılabilecek askeri eğitim ve bilgilerin aktarımından bahsediyorum. Bu nedenle konu sadece silah satışı değil."

"MYANMAR'A SİLAH SATIŞI MESELESİ SADECE TİCARİ AMAÇLA İLGİLİ DEĞİL"

Meselenin paranın ötesinde olduğunu vurgulayan İsrailli aktivist avukat, şöyle devam etti: "İsrail onlarca yıldır sadece Myanmar'a değil diğer diktatörlüklere de silah satıyor. Myanmar'a silah satışı meselesi sadece ticari amaçla ilgili değil, siyasi sadakatin satılması söz konusu. Bu bir çıkar meselesi. Myanmar, İsrail'in Asya'daki en uzun ömürlü müttefiklerinden biri. 1950'lerden bu yana iki ülke arasında diplomatik ilişkiler mevcut. İsrail, Filistin topraklarını sonsuza kadar işgal etmek için uluslararası örgütlerden kendisine koşulsuzca destekçi ve arkadaş arıyor. Myanmar'la olan durum da sanırım böyle."

http://www.dunyabulteni.net/manset/408991/israil-myanmara-saibeli-silah-satisiyla-ilgili-sessiz Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter