Uluslararası İlişkilerde Yeni Kavramlar

Başlatan HARZEMŞAH, Nis 08, 2017, 09:33 ÖÖ

« önceki - sonraki »

HARZEMŞAH

Ülkemizde en entelektüel görünen çevreler bile, neyin ne olduğunu araştırmadan, bilmeden ve öğrenmeden kavramları birbirleri ile harman edip, tüm kötülüklerin anası olan Neocon ile BOP'u birbirine karıştırıp sözde stratejiler oluşturmakta ve sayfalar dolusu yazılar kaleme almaktadırlar.

Son yıllarda uluslararası ilişkilerde 4 kavram öne çıkıyor. Bunlar:

- Asimetrik Savaş
- Medeniyetler Çatışması
- Büyük Orta Doğu Projesi
- Neo-conservatism (Yeni Muhafazakarlık)

Bu kavramları kısaca özetlersek;

Asimetrik Savaş

Asimetrik savaş Pentagon kökenli bir tanımdır. "Asimetrik savaş", daha zayıf bir ordunun daha güçlü bir orduya karşı yürüttüğü rastgele/belirsiz şiddettir (Allen, 1997). Asimetrik savaşın özelliği çarpışırken beklenmeyen,alışık olunmayan taktiklerin kullanılmasıdır (Craig, 1998). Kavram; gelecekteki savaşların, iki eşit güç arasında değil de, nizami bir ordu ile, ona karşı savaşan terörist gruplar arasında geçeceğini ifade ediyor. Bu durumda savaş gereçleri de taktikleri de farklı olmak zorundadır

Medeniyetler Çatışması

Medeniyetler Çatışması kavramının sahibi Samuel P. Huntington'dur. Dünya bu kavramla ilk kez Huntington'un 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayınlanan makalesiyle tanıştı. 1940 yılından bu yana hiçbir makale bu kadar tartışılmadı, etki bırakmadı. Temel ilkesi, 2.Dünya Savaşı sonrasındaki ideolojik kutuplaşmanın, bu kez yerini din eksenli bir kutuplaşmaya bırakacağını öngörmektir.

Büyük Orta Doğu Projesi

İlk kez mayıs 2002'de Middle East Partnership Initiative - MEPI olarak açıklandı. Temel konsepti, Orta Doğu halklarının yaşam standartlarındaki düşüklük nedeniyle, zengin batılılardan nefret edip terör yolunu seçtikleri varsayımıdır. Amacı Orta Doğu'ya demokrasi, kadın hakları, serbest ticaret ve özgürlük getirmek; bölgedeki refah seviyesini Batıya olabildiğince yaklaştırmaktır. Bu kavramda laikliği nedeniyle ılımlı bir islam ülkesi olan Türkiye'nin, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve bazı Orta Asya ülkelerine model olmasıdır. Artık sekteye uğrayan bu çalışmanın Batı ülkeleri temsilciliğini İspanya, Doğu ülkeleri temsilciliğini de Türkiye yapmıştır.

Neocon-Neo Conservative (Yeni Muhafazakarlık)

1950'lerde oluşan bir kavram olmakla birlikte, 1980 ve 90'larda etkinlik kazanmış ve George W. Bush zamanında ABD yönetiminde temel ilkelerden biri haline gelmiştir. İlk olarak Bush'a hitaben yazılan 41 imzalı bir mektupla duyuruldu. Mektubu kaleme alanlar, tamamına yakını Yahudi olan bazı think tank analistleri, köşe yazarları ve politikacılardı. Temel ilkesi; ABD'nin uyguladığı tüm dış politikalarda, Dünyadaki en büyük müttefiki İsrail'i de gözetmesi, İsrail'in güvenlik ve çıkarlarını da korumasıydı. Doktrin daha da ileri giderek, bölgesinde İsrail'e tehdit olabilecek tüm ülkelerin; başta Irak, Suriye, İran, Suudi Arabistan v.s) olmak üzere, bazı ülkelerin bölünerek küçük devletçikler oluşturulması ve İsrail'e tehdit olmaktan çıkarılmasına kadar genişledi. İlk yayınlanan bölünmüş bölge haritalarında Türkiye, bölünecek ülkelere dahil olmasa da bir çok haritada bir kaç parçaya bölünen ülkelerden biri olarak gösterildi. Bölgede yeni oluşturulacak küçük devletçiklerin ABD kontrolünde ve İsrail denetiminde olması öngörülüyordu.

Özetle BOP-Büyük Orta Doğu Projesi sanıldığı gibi kötü değil aksine iyi bir doktrindir. Neocon-Neo Conservatism ise, bölgeyi yeniden şekillendirmeye çalışan, Türkiye dahil bölge ülkelerini bölmeyi amaçlayan, ülkemiz için felaket niteliğinde bir baş belasıdır.

Akademisyen, aydın ve entelektüellerimizin haklarında fikir beyan ettikleri kavramları karıştırmamaları dileği ile...
Mesajı Paylaş

Çıspıntır

BOP: Amacı Orta Doğu'ya demokrasi, kadın hakları, serbest ticaret ve özgürlük getirmek; bölgedeki refah seviyesini Batıya olabildiğince yaklaştırmaktır.
Hocam yapmayın etmeyin. BOP'u tasarlayanların gerçek niyetlerinin bu olduğuna mı inanıyorsunuz ?
 
 BOP uygulanan ülkelerin hangisinde barış refah huzur var. Demokrasi götürülen ülkelerden hiç biri terörden savaştan başını kaldıramıyor.
 
BOP un birde ılımlı İslamcıları desteklemesi var. Ilımlı İslamın bizdeki temsilcisi bir zamanlar Fetullah Gülen'di. Ne kadar faydalı bir proje gerisini siz düşünün.

Suriye'ye demokrasi getirmeye çalışan vahşi yobazlarıda görüyoruz. ÖSO nun içinde onbinlerce selefi var.

Mısır'da ki müslüman kardeşlerinde daha önceden vukaatlarından biliyoruz.
 

Ortadoğu ülkelerine bu yobaz manyaklarla mı özgürlük getirmeyi planladılar ?
Mesajı Paylaş

Merkator

@Çıspıntır

Ya yazıyı tam okumadın ya da okuduğunu anlamadın? Ayrıca kimseye hakaret etme hakkın da yok. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Çıspıntır üstadım.

Büyük Orta Doğu Projesi 2002 de başladı. Başladığında Saddam da, Kaddafi de yerinde idi. Ne Arap Baharı vardı ne de günümüzdeki terör ve iç savaş dalgası. Amaç söz konusu ülkelerin refah düzeyini artırarak, Batı standartlarına yaklaştırmaktı. Projenin resmi web sitesi şu:

https://mepi.state.gov/

Görüleceği gibi 2002 yılında başlayan proje, kadınlara ve gençlere burslar vermeyi, ilgili ülkelerdeki kadın haklarını ve kişisel özgürlükleri geliştirmeyi amaçlıyordu. Sonuçları ve başarısı tartışılır ama amaç Orta Doğuyu bölmek değildi. ABD'nin Orta Doğu'da çok sayıda küçük ülke oluşturmasını hedefleyen ve asıl niyeti kötü proje Neocon idi. Ayrıntılarını yukarıda yazmıştım. Türkiye ve bölgemiz için tehdit Büyük Orta Doğu Projesi değil Neocon doktrinidir. Kamuoyu Neoconu bilmediği için, Neocon ile BOP'u karıştırıyor. Bölgeye felaket getirecek projenin Neocon değilde BOP olduğunu sanıyor. Bunu vurgulamak istedim...

Soğuk savaş yeniden başladığı için bu Neocon denen bölücülük planı ülkemizde uygulanamaz. Türkiyenin bölüneceğine dair hayal kuranlar avuçlarını yalarlar. Bizim birincil önceliğimiz Irak ve Suriye'nin bölünmesini engellemek ve bu Neocon oyununu o iki ülkede de etkisiz kılmak olmalı... Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter