Kıbrıs Sorunu

Başlatan Atılgan, Nis 07, 2017, 02:31 ÖS

« önceki - sonraki »

Alkyone

Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Atılgan

Nikos Anastasiadis: Türk topluluğunu tekrar müzakere masasına davet ediyorum

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, doğalgaz arama faaliyetlerinin Türkiye tarafından engellendiğini savunarak, bunun durdurulması halinde Kıbrıs müzakerelerine yeniden başlamak istediğini ileri sürdü.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis, Rum kesimince tek taraflı ilan edilen Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) içerisinde hidrokarbon arama faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Ada etrafındaki doğal kaynaklardan elde edilecek gelirlerin tüm Kıbrıslılara ait olduğunu iddia eden Anastasiadis, elde edilmesi planlanan gelirin bir devlet fonunda toplanması ve Ada'nın birleşmesi halinde paylaşılması amacıyla hükümetin meclise yasa teklifi sunduğunu belirtti.

'Planlar normal seyrinde devam edecek'

Anastasiadis, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yetkililerinin Rum tarafının tek taraflı adımlarına yönelik açıklamalarına ilişkin ise "Kıbrıs'ın enerji planları normal seyrinde devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Türk tarafının, Rum kesiminin egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunan Anastasiadis, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin MEB'deki egemenlik haklarının ihlalinin sonlandırılması halinde, Türkiye ve Kıbrıs Türk topluluğunu tekrar müzakere masasına davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

'Tek başınıza bu zenginliğe sahip olamazsınız'

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ise bir televizyon programında yaptığı açıklamada, Kıbrıs adası ve etrafındaki doğal kaynakların sahibinin iki halk olduğuna işaret ederek, "Bizim rızamız olmadan bu kaynakların birileri aracılığıyla çıkarılması, dünya piyasalarına taşınması ve bunun üzerinden gelir elde edilmesi anlamlı değildir." şeklinde konuştu.

GKRY'nin, Kıbrıs Türk halkının rızası olmadan bunu yapmasının zaten uluslararası hukuka da hakkaniyet ilkelerine de aykırı olduğuna dikkati çeken Özersay, Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile birlikte verdiği mesajın açık ve net olduğuna vurgu yaptı.

Özersay, Akdeniz'de çıkan doğal kaynaklarda Kıbrıs Türk halkının da ortak pay sahibi olduğuna değinerek, "Kıbrıs Türk tarafı artık doğalgaz arama faaliyetleri konularında bir aktör konumundadır. İzleyici konumunda değildir. Bu kaynakların sahibi iki halktır. Oranı tartışılır, ayrı bir meseledir. Bir malın iki ortak sahibi varsa diğer tarafın da rızası alınması gerekir, tek başınıza siz bu zenginliğe sahip olamazsınız. Bunun üzerinden bazı şirketlere yetki verip yolunuza tek yanlı devam edemezsiniz." değerlendirmesinde bulundu.

'Anastasiadis'in açıklamaları iç kamuoyuna yönelik'

Dışişleri Bakanı Özersay, Rum lider Nikos Anastasiadis'in Akdeniz'deki tek yanlı doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin yaptığı açıklamanın kendi iç kamuoyuna yönelik olduğunu belirterek, "Kıbrıs'ta kapsamlı çözüm olmadan önce eğer hepimize ait olan bu zenginlikler ile ilgili bir şey yapılacaksa ya her iki tarafın da rızasıyla birlikte yapacağız ya da buna müsaade etmeyeceğiz." dedi.

Anastasiadis'in 'Akdeniz'deki enerji planlarına aynı şekilde devam edeceğini' söylese bile bu alanda faaliyet yapılmasını sağlayamayacaklarını, böyle bir yetkilerinin olmadığını, bu bölgede halen uyuşmazlığın sürdüğünü ve bu kaynakların başka sahibinin de olduğunu ifade eden Özersay, "Hükümetimizin, Türkiye ile birlikte aldığı inisiyatif ile artık herkes bu kaynakların Rum tarafının aldığı tek başına kararlarla kullanılamayacağını görüyor, biliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Özersay, Rum liderin açıklamasına bakıldığında 'Kıbrıs Türk tarafını bir nevi kandırabileceklerini' düşündüklerinin görüldüğünü, öyle bir dönemin artık geçmişte kaldığını bildirdi.

http://www.denizhaber.com.tr/nikos-anastasiadis-turk-toplulugunu-tekrar-muzakere-masasina-davet-ediyorum-haber-79679.htm Mesajı Paylaş

murattekin

Rum yönetimi ne zaman başı sıkışsa hemen bi müzakere patlatıp sonrasında Türklerle anlaşamadık diyerek oy kazanmaya çalışır. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

Alkyone

Akdeniz'deki sondaj geriliminde çarpışmaya ramak kalmış

Doğan Haber Ajansı'nın (DHA) diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İtalyan ENI şirketine ait 'Saipem 12000' adlı yüzen dev petrol platformu ile Türk donanmasına ait davaş gemisinin  Akdeniz'de çarpışmasına 'ramak kalmış.'
Habere göre önce ENI'ye ait 'Saipem 12000' adlı gemi, araştırma yapmak için Akdeniz'deki 3. bölge olarak bilinen alana hareket etti. Ankara'nın bölgede Rumların doğalgaz aramasına 'kesinlikle müsaade edilmeyeceği' kararının ardından Türk savaş gemileri yola çıktı. Doğalgaz araştırma gemisi 'Saipem 12000' bölgeye yaklaştığında, karşısında Türk savaş gemilerini buldu. Gemi yoluna devam etmek isteyince Türk savaş gemilerinden biri, rotasını 'Saipem 12000'e doğru çevirdi.

'BİRLİKTE BATACAĞIZ'

Bunun üzerine paniğe kapılan İtalyan şirketine ait geminin kaptanı, Türk savaş gemisi ile telsiz bağlantısı aracılığıyla acil iletişime geçti.
Saipem'in kaptanı, Türk savaş gemisinin kaptanına, "Önümüzden çekilin yoksa birlikte batacağız" diye çağrı yaptı. Türk savaş gemisinin kaptanı ise "Hızımızı ve rotamızı kontrol edemiyorum" karşılığını verdi.

Bunun üzerine 'Saipem 12000'in kaptanı, "Hızınızı ve motorunu kontrol ediyorsun. Ben bunu görebiliyorum" diye konuştu.

Ancak Türk savaş gemisi rotasını değiştirmedi. Bu hamle karşısında araştırma gemisinin kaptanı, "Tamam, rotamı değiştiriyorum" diyerek gemiyi bölgeden uzaklaştırdı.

https://tr.sputniknews.com/dogu_akdeniz/201802231032373115-akdeniz-sondaj-gerilim-carpisma/?utm_source=https://t.co/w2mw7Rtybm&utm_medium=short_url&utm_content=gPa6&utm_campaign=URL_shortening

Türk askeri gözünü karartırsa  8)  Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

farabi

#19
Şub 23, 2018, 10:28 ÖÖ Last Edit: Şub 23, 2018, 10:35 ÖÖ by farabi
Biraz da burada kafa ütüleyeyim ; Doğu Akdeniz'de ve Ege'de savaş bu şekilde veriliyor. Münhasır ekonomik bölgeler ateş gücü ile değil fiziksel olarak, donanmanın oradaki varlığı ile korunur. Doğu Akdeniz halihazırda dünyanın en gergin bölgesiyken , üzerine etki sahasını Akdeniz'in ardında taşımak isteyen donanmanın , ana harp grubunda modernizasyon ve bütçe kısıtları altında atacağı en önemli adım özel tersaneler üzerinden temin edeceği düşük maliyetli bir karakol korveti olabilir. Mesajı Paylaş

Atılgan

Güney Kıbrıs'tan pasaport ve sınır kapısı tehdidi

Güney Kıbrıs Rum Kesimi Başkanlar Konseyi, Akdeniz'de devam eden doğalgaz krizi ile ilgili olarak sert önlemler alınması için çalışma başlattı.
Başkanlar Konseyi'nin salı günü yapılan toplantısında, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafına karşı bir dizi önlemlere başvurulması ve hareket tarzlarının geliştirilmesi ele alındı.

Rum Politis gazetesine göre önerilenler arasında KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçiş noktalarının kapatılması, KKTC yetkililerinin 'Kıbrıs Cumhuriyeti' pasaportlarının iptali de yer alıyor.

Sınır kapılarının kapatılması ve pasaportların iptali yönündeki önerileri 'aşırı' söylemler olarak değerlendiren gazete, "Bu öneriler bazı partilerin tepkisini çekti" diye yazdı.

Toplantı sonrasında Türkiye'nin kınandığını kaydeden gazete, Rum lider Anastasiadis'in kendisine yönelik baskılar artarsa, bu önerileri son müzakere kozu olarak kullanacağını" belirtti.

http://www.denizhaber.com.tr/guney-kibristan-pasaport-ve-sinir-kapisi-tehdidi-haber-79692.htm Mesajı Paylaş

farabi

Böyle bir hata ile KKTC'nin tanınmasının yolunu açarlar. Mesajı Paylaş

bnb

Akdeniz'de sular giderek ısınıyor... ABD'den tehlikeli hamle

Doğu Akdeniz'de sular giderek ısınıyor. ABD hükümeti Suriye'deki durumun kendi kontrollerinden çıkması nedeni ile 6. Filosunu Akdeniz'e gönderme kararını aldı.

2018-03-02 12:22:00

Akdeniz'de sular giderek ısınıyor... ABD'den tehlikeli hamle
Doğu Akdeniz bölgesinde doğalgaz krizi bayağı ciddi boyutlara ulaşmaya başladı.

Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen ve Suudi Arabistan'ın hışımından kurtarılan Katar'ın Emiri Hamad Bin Halifa al Thani, 25 Şubat günü Yunanistan'ın başkenti Atina'ya resmi bir ziyaret yaptı.

Liar marka kişisel jet uçağı ile Atina'daki Eleftherios Venizelos havaalanına indikten sonra geceliği 12 bin Avro olan "Hotel Grande Bretagne" otelinin Kral Dairesine giden Katar Emiri, otelden hiç çıkmamacasına 3 gün Atina'da kaldı ve hem resmi hem de ticari görüşmeler yaptı.

Ticari görüşmeleri ve Yunanistan hükümet yetkilileri ile yaptığı görüşmeler çok önemli. Bir yerde de Doğu Akdeniz'deki doğalgaz krizini tetikleyici içerikte. Özellikle Exxon-Mobil grubunun yetkilileri ile Atina'da görüşmesi ve Exxon-Mobil grubunun Katar Petrol Şirketi ile ortaklaşa Kıbrıs Rum tarafının tek taraflı ilan ettiği 10. Parselde ortaklaşa ilkbaharda arama ve sonbaharda da sondaj yapmasına karar verilmesi Türkiye ve KKTC açısından bir takım sıkıntılar çıkaracak önemde.

Kıbrıs Rum tarafının tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge içindeki 10. parselde Exxon-Mobil-Qatar Petroleum konsorsiyumuna ait 2 gemi arama ve sondaj faaliyetlerine 5 Mart günü başlıyor. Sondaj ise Ekim ayında yapılacak.

Güçlü bir Amerikan şirketi olan Exxon-Mobil şirketinin kirasında bulunan Ocean Investigator ve Med Surveyor adlı arama ve sondaj gemileri şu anda Doğu Akdeniz'de bulunuyor. Ocean Investigator adlı sondaj gemisi Atina'nın güney doğusundaki, Türkiye düşmanı teröristlerin eğitildiği "ünlü" Lavrion şehrinin açıklarında demirli. Med Surveyor adlı gemi ise İsrail'in liman kenti olan Hayfa'nın 350 kilometre (190 deniz mili) açığında, Kıbrıs adasının güneyinde demirli. Her iki gemi Exxon-Mobil-Katar Petrol konsorsiyumunun aldığı ortak karara göre gerektiği sayıdaki sondaja Ekim ayında başlayacak.

ABD 6. FİLOSUNU AKDENİZ'E GÖNDERİYOR

ABD hükümeti ise Suriye'deki durumun kendi kontrollerinden çıkması nedeni ile 6. Filosunu Akdeniz'e gönderme kararını aldı.

İşin ilginç yanına ve büyük tesadüfe göre, 10. Parselde başlayacak arama ve sondaj işlemleri tam da 6. Filonun Doğu Akdeniz'e geleceği tarihle çakışıyor. ABD'nin gerçekte vermek istediği mesaj, "ABD, Rumların tek yanlı Münhasır Ekonomik Bölge ilanını ve bu bölge üzerindeki egemenlik haklarını tanımaktadır ve 10. Parselde Exxon-Mobil-Katar Petrol konsorsiyumunun yapacağı işlemleri de desteklemektedir. Türkiye'nin müdahalesi olursa da gerektiğinde 6. Filo söz konusu arama ve sondaj gemilerini koruma görevini yapacaktır." demeye getiriyor.

GÖSTERMELİK HAREKET

Tesadüfe bakın ki, Suriye'deki olumsuz gelişmeler nedeni ile ABD Deniz Filosundan 4 gemi, USS New York (LPD-21), USS Iwo Jima (LHD-7), USNS William McLean (T-AKE-12) ve USS Oak Hill (LSD-51) 28 Şubat Çarşamba günü Cebelitarik boğazından Akdeniz'e giriş yaptı. Hedefleri Levant, daha doğrusu 10. Parselin yer aldığı Güney Batı Kıbrıs açıkları ile 3. Parselin yer aldığı Mağusa Körfezi arasındaki bölge.

Göstermelik amaç, Suriye'ye olası müdahale. Gerçek amaç, Pazartesi günü 10. Parselde arama işlemlerine başlayacak olan Ocean Investigator ve Med Surveyor adlı gemilere muhafızlık etmek ve olası bir Türk müdahalesine mani olmak.

Anastasiadis bu nedenle dün yaptığı açıklamada "Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliğinin isteksizliği nedeniyle Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması imkansız" dedi. Güvencesi ABD ve AB. İstediği ise asırlardır yaptıkları gibi Batılı devletlerin Türkiye'ye yapacakları baskılar ile Kıbrıs adasına tamamen hakim ve egemen olmak…

Haber7 Mesajı Paylaş

Revolver

6.filo zaten akdenizde Mesajı Paylaş

Atılgan

"Bu konu Türkiye'nin kırmızı çizgisi, sonuçları olur"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Beştepe'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Kalın, Doğu Akdeniz'deki 6. filo gerilimiyle ilgili olarak, "Doğu Akdeniz'de petrol, doğalgaz vs. aramalarıyla ilgili kurulmuş bir rejim var, düzen var. Münhasır ekonomik bölgeler var. Burada hem KKTC ve Güney Kıbrıs tarafının ortak bir çalışma ile arama faaliyetlerini yapması yönünde bizim baştan ortaya koyduğumuz bir prensip var. Rum yönetimi bunu ihlal ediyor. Bundan sonra da bu ilkemiz değişmeyecek. Arama gemisinin oraya gelmesiyle ilgili bir sürecin ilerlediğini biliyoruz. 6. Filo henüz oraya gelmiş değil. Bizim girişimlerimiz bu çerçevede devam ediyor. Bizim ukdemizde olan bölgelerde biz arama çalışmalarına devam edeceğiz. Çağrı yapmak isterim. Doğu Akdeniz'i bir fayda nokrası haline getirelim, çatışma bölgesi haline değil" dedi.

http://www.denizhaber.com/guncel/bu-konu-turkiye-nin-kirmizi-cizgisi-sonuclari-olur-h74238.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Bu "kırmızı çizgi" terimini bu kadar çok kullanarak zayıflatmamak lazım. Nasıl bundan önce İtalyan Saipen 1200 sondaj gemisini bölgeye sokmamakla ne kadar haklıysak, bu kez ExxonMobil'in gemileri konusunda da o kadar zayıfız. Durum şöyle:

Önce Rum Yönetimi tek yanlı olarak petrol ve doğalgaz arama amacı ile Akdenizde arama parselleri açıkladı. Biz bunu KKTC'de yaşayan soydaşlarımızın hakların gasp edilmesi olarak nitelendirip, bir yandan KKTC adına da arama parselleri ilan ederken, bir yandan da Türkiye Cumhuriyeti olarak kendi arama parsellerimizi ilan ettik.

Rumlar 3 numaralı parselde arama yapmak için İtalyanlar ile anlaştılar ve İtalyan Saipen 1200 gemisi bölgeye geldi. Ama söz konusu 3 numaralı parsel KKTC'nin verdiği arama ruhsatlarındaki bölgelerden biri ile çakışıyordu ve bunu gerekçe göstererek bir NAVTEX ilan ederek İtalyan Saipen 1200 sondaj gemisinin bölgede çalışmasını engelledik. Gerekçemiz son derece haklı idi.

Bu kez Rum Yönetimi 10. parselde arama için ExxonMobil ile anlaştı. Ama 10.parsel ne Türkiye, ne KKTC ve hatta ne de Rum Yönetimi ile ilgisi olmayan uzakta bir alan idi. Biz bu kez de "Tüm Kıbrıs halkını ilgilendiren bir karar Rum Yönetimi tarafından tek başına alınamaz" gerekçesi ile aramaya karşı çıktık. Oysa bu 10.parseldeki gerekçemiz, 3.parselde olduğu kadar kuvvetli ve inandırıcı değildi.

Sonuç olarak Amerikan 6.Filosu bölgeye niçin geliyor bilinmez ama, uluslararası hukukta "uluslararası sularda" yapılacak bir çalışmaya engel olmaya yetecek hukuki gerekçemiz yok. Çünkü eğer bizim mantığımız ile gidersek Sierra Leone de Norveç'e gidip, "tüm insanlığın malı olan bu doğal kaynaklarda petrol çıkarmaya hakkınız yok" gerekçesi ile itiraz edebilir. Bu nedenle bu "kırmızı çizgi" terimini sık sık kullanmamak, eğer kullandıysak da gereğini yapmak gerek. Mesajı Paylaş

Revolver

Peki yani ne yapalım, sineye mi çekelim? Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Ah üslup ah....

Elbetteki hayır. Yapılacak ilk iş KKTC olarak yeni araştırma parselleri yayınlamak ve ExxonMobil'in 1 km. uzağında sondaja başlamak olmalıdır. Madem o sular uluslararası sular ya da Rum Yönetiminin iddiasına göre "Kıbrıs'ın ekonomik hükümranlık alanındadır", o halde "aynı hükümranlık alanı KKTC için de geçerlidir" savını kullanmak gerekir.

"Kırmızı çizgi" terimini kullanmadan da meydan okunabilir. Mesajı Paylaş

Alkyone

Pentagon'dan 6. filo iddialarına yalanlama


Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan Pentagon Avrupa Kuvvetler Komutanlığı (EUCOM) masasında görevli sözcü Johny Michael, Kıbrıs açıklarında Rum yönetiminin tek taraflı sondaj çalışmalarına katılması gündeme gelen Exxon Mobil'in durumuna ilişkin, "ABD'nin 6. filosunun Exxon Mobil'i korumak için Doğu Akdeniz'de olduğu iddiaları tamamen asılsızdır." ifadelerini kullandı.
Michael şöyle devam etti:

"Iwo Jima Amfibi Hazırlık Grubu ve 26'ncı Deniz Sefer Birliği 6'ncı Filo görev bölgesine düzenli bir program görevi üzerine gönderilmiştir. Wasp sınıfı Ambifibi USS Iwo Jima ve Deniz Sefer Birliği dahil beraberindeki Amfibi Filosu 6 Mart'ta Juniper Kobra 2018 tatbikatına katılmak üzere İsrail'e vardı."

Juniper Cobra 2018 tatbikatının ABD ile İsrail arasında düzenli yapılan bir eğitim tatbikatı olduğunu ifade eden Michael, tatbikatın üç hafta süreceğini ve bilgisayar destekli füze savunma, kriz takviye, dış afet yardımı gibi eğitimler konusunda simülasyonlardan oluştuğunu kaydetti.

İddalarda adı geçen Oak Hill gemisi bölgeden ayrıldı

Michael, iddialarda adı geçen diğer gemi Harpers Ferry sınıfı USS Oak Hill çıkarma gemisinin ise bölgeden ayrılıp Karadeniz'de Romanya'nın öncülük ettiği 2018 Bahar Fırtınası Tatbikatı'na katılmak üzere 7 Mart'ta Çanakkale ve İstanbul Boğazı'nı geçtiğini aktardı.

Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmede bulunan ABD Donanmasından bir yetkili ise iddiaları yalanlayarak, İwo Jima Amfibi Hazırlık Grubu gemilerinin grup halinde sevk edildiğine dikkati çekti. Yetkili, bu savaş gemisi sevkiyatlarının aylar öncesinden yapıldığını ve genellikle 7 aylık görev süresinden oluştuğunu aktardı.

İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, İwo Jima grubu gemilerinin 6 Şubat'ta ABD'nin doğu yakasından ayrıldığını ve 6. filo görev bölgesine vardığını ifade ederek, şöyle dedi:

"Gemilerin sevklerinde çok daha büyük bir resim var. Donanma ileri zamanlı programlarla çalışır. Bir Amfibi Hazırlık Grubunun sevki diğer Amfibi Hazırlık Gemi Grubu ile o gemi grubunun özellikle nereye gideceği üzerinden koordine edilerek yapılır."

Yetkili, İwo Jime gemi grubunun İsrail ile tatbikattan sonra bölgede kalıp kalmayacağının veya burada ne yapacağının bulunduğu bölge komutanlığının kararına bağlı olacağını belirtti.

"Sıra dışı bir durum değil"

Türk güvenlik kaynakları da AA muhabirine yaptıkları açıklamada, söz konusu haberleri yalanlayarak bu yöndeki iddialarla Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirtmişti.

Bunun üzerine ABDli petrol devi Exxon Mobil'in Kıbrıs adasının güneyinden yer alan 10. parselde sondaj çalışması yapmayı planladığı ile ilgili haberler üzerine Yunan ve Rum basını Exxon Mobil gemilerinin ABD'nin 6'ncı Filo'nun bölgeye sevk ettiği gemilerce korunacağı iddialarına yer vermişti.

Rum yönetiminin tek taraflı sondaj yapmayı planladığı düşünülen parseller bakımından İtalyan ENI şirketinin faaliyet göstermeye çalıştığı 3. parselle ABD'li Exxon Mobil şirketinin faaliyet göstermek istediği 10. parsel, konumları itibarıyla farklılık gösteriyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş gemileri KKTC'nin münhasır ekonomik bölgesi içinde bulunması sebebiyle ENI firmasına ait Saipem 12.000 gemisini engellerken, güvenlik kaynakları, 10. parselin KKTC ve Türkiye münhasır ekonomik bölgesi dışında kaldığına dikkati çekiyor.

ABD gemilerinin Akdeniz'de önceki yıllarda da NATO ve diğer ülkelerle ortak deniz tatbikatlarına katıldığını belirten yetkililer, bazı haberlere konu olan bu gemilerin bölgede bulunmasının sıra dışı bir duruma işaret etmediğini vurguluyor.
https://aa.com.tr/tr/dunya/pentagon-dan-6-filo-iddialarina-yalanlama/1083782
Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Sihirbaz

Kıbrıs'ta Gerginlik Sürüyor: Türk Tarafı Sondaj Hazırlığında

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, eğer Güney Kıbrıs tek taraflı şekilde doğalgaz projesinde ısrarlı olursa Türkiye'nin desteğiyle sondaj yapacakları mesajını verdi.

Kıbrıs adasında doğalgaz kaynakları çerçevesinde enerji konusunda Türk ve Rum tarafları arasında gerilim devam ediyor. Türkiye'nin fiilen doğalgaz arama faaliyetlerine Türk tarafı lehine destek verme tavrı da sürerken; Ankara'dan Rum tarafına uyarı yapılması dikkat çekti.

Özersay ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs'taki gelişmeler hakkında ikili ve heyetler arası müzakereler sonrasında yapılan ortak basın toplantısında, Rum tarafına uyarı niteliğinde sözler sarf etti.

Güney Kıbrıs'a Ankara'dan mesajlar ileten Özersay, Suriye konusunda, münhasır ekonomik alanlar konusunda Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgede dikkate alınması gerekli bir ülke olduğunu gösterdiğini söyleyerek, Kıbrıs Türk halkı olarak Türkiye Cumhuriyeti gibi bir garantör ülke ve stratejik ortağa sahip olmaktan memnun olduklarını da ifade etti. Özersay, "Türkiye ve KKTC'nin, Kıbrıs sorunu, deniz yetki alanları ve doğalgaz konusunda tam bir mutabakat" içinde olduğunu söyledi. Özersay, "KKTC ve Türkiye'nin, 2011 yılından bu yana Kıbrıs sorunu çözülmeden doğalgaz arama çalışmaları gibi adımların atılmaması" gerektiğini defaten açıkladığını vurguladı. Özersay, "İlla sorun çözülmeden hidrokarbon faaliyetleri yapılacaksa da Rum ve Türk tarafları arasında bu konuda anlaşma sağlanması" gerektiği görüşünde olduklarını belirterek, "Eğer 'ben tek taraflı yapacağım ısrarını sürdürürseniz siz yetki verdiğiniz gibi biz de şirketlere yetki veririz, sizin kazdığınız gibi biz de kazarız' demiştik. Şimdi o son aşamaya geldik. Eğer tek taraflı işlemler konusunda ısrarlarında devam ederlerse Türkiye Cumhuriyeti'yle istişare halinde, KKTC de yetki verdiği Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı üzerinden kazı aşamasına geçecek. Bu çok uzak bir gelecek de değildir" dedi.

Diplomatik çözüm kapısını da işaret etti

Özersay, Türk tarafı olarak Kıbrıs'ta müzakere sürecinin şeklinden ziyade ortak vizyon sahibi olunması gerektiğini belirterek, konu başlıklarını özüyle ve makul şekilde ele almayı istediklerini anlattı. Özersay, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak süreci çözümden yana, barışçıl bir şekilde ileriye taşımaya kararlı olduklarını da söyledi.

Kıbrıs'ın enerji kaynakları meselesinde de barış vurgusu yapan Özersay, "Özellikle Kıbrıs Rum tarafının bu zenginliği Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazır olduğunu bir biçimde göstermesi gerekir. Önümüzdeki dönemde haklarımızı Türkiye ile birlikte koruma konusunda hiçbir tereddüt ortaya koymayacağız. Bu kararlı duruşu ileriye taşıyacağız. Hala daha önümüzde bir diplomatik çözüm imkanı vardır, Türkiye Cumhuriyeti ile istişare halinde bir fırsat penceresi vardır. Bu fırsat penceresinin açık olduğunu vurgulayarak ama haklarımızı da sadece sözde değil, fiiliyatta da koruma kararımız devam edecek" diye konuştu.

Özersay ayrıca, "Bizimle oturup bunu konuşmaya başlarlarsa bir orta yol bulunabileceği kanaatimiz mahfuzdur" diyerek, yine de Rum tarafıyla diplomasiye açık olduklarını dile getirdi.

Ev sahibi Bakan Mevlüt Çavuşoğlu da, Rum kesimine tek taraflı hidrokarbon sondaj ve araştırma çalışmalarını durdurma çağrısını yineleyerek, 'KKTC ve Türk halkının ada etrafındaki rezervlerde hakkı vardır ve bu hak garanti altına alınmalıdır. Bu konudaki mesajlarımızı BM, AB ve Kıbrıs'la ilgilenen tüm ilgili kurum ve ülkelere ilettik. Rum tarafının tek taraflı bu tür çalışmalarına izin veremeyeceğimizi de güçlü bir şekilde bir kere daha vurgulamak isteriz" dedi.

Çavuşoğlu, "Türkiye'nin garantör ülke olarak KKTC ve Kıbrıs Türk halkının haklarını korumakla mükellef" olduğunu söyledi. Çavuşoğlu, Rum tarafına da "Adada 'sıfır asker sıfır garanti' yaklaşımı ham hayalden bile ötedir. Crans Montana'da da bu hayallerden, bu rüyalardan artık vazgeçmelerini, uyanmalarını tavsiye etmiştik ama gördüğümüz kadarıyla henüz bu rüyadan uyanmamışlar. Dolayısıyla böyle ham hayaller peşinden koşmak yerine adadaki gerçekleri daha iyi idrak etmelerini tavsiye ederiz" diye seslendi.

Çavuşoğlu, geçen yıl Ocak ayında Cenevre'de, Temmuz ayında da Crans Montana'da düzenlenen müzakereler ve konferanslarda Rum tarafının, mevcut parametrelerle bir sonuca varmak istemediğini gösterdiğine dikkati çekerek, "Hem KKTC'de hem Rum tarafında seçimler sona erdi. Önümüzdeki süreçte bu konu hem BM hem de AB nezdinde gündeme gelecek ama her şeyden önce ne yapacağımızı kararlaştırmamız lazım. Bunun için önümüzdeki günlerde Türkiye ve KKTC olarak neler yapabileceğimizi yani ne istediğimizi, hangi yöntemle bir çözüme gidebileceğimizi değerlendireceğiz. Bir yol haritamız olacak" diye konuştu.

Adada sınır kapıları açılabilecek mi?

Bu arada Kıbrıs adasında müzakere sürecinde Mayıs 2015'te güven artırıcı önlemler mutabakatı kapsamında Gazimağusa'daki Derinya ve Lefke'deki Aplıç sınır kapılarının açılıp açılmayacağı da merak konusu.

Özersay, sınır kapıları konusunda ise, "Geçmişte Yeşilırmak sınır kapısının açılmasında maalesef benzer bir mutabakat olmasına rağmen Kıbrıs Rum tarafı sözünü tutmamıştı. KKTC, Derinya ve Aplıç kapılarının her ikisinin açılmasını da desteklemektedir. Aplıç sınır kapısının açılması konusunda Kıbrıs Rum tarafının üzerine düşeni yerine getirmediği gözlemliyoruz. Ancak bu iki kapının aynı gün aynı saatte olmasa bile birbirine yakın tarihte eş zamanlı olarak birbirinden koparılmadan açılması gerektiğini söylüyoruz ve destekliyoruz" açıklaması yaptı.

https://www.amerikaninsesi.com/a/kibrista-gerginlik-suruyor-turk-tarafi-sondaj-hazirliginda/4307108.html Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter