Baykar Makine

Başlatan Energy, Nis 02, 2017, 08:14 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Energy

DAHA BÜYÜK İNSANSIZ UÇAKLAR VE JET YENİ HEDEFİMİZ

Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, "Daha büyük insansız uçaklar ve insansız jet, yol haritasında görülen yeni hedeflerimiz." dedi.

Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, "Havacılıkla, rasathane ile uğraşan alimlerimizin başına neler geldiğini gördünüz veya Cumhuriyetin ilk yıllarındaki girişimcilerin başına neler geldiğini biliyoruz. Bürokratik vesayet dediğimiz şey, o gün de varmış, bugün de var. Bu girişimlerin önünün açılması için bir kere bürokratik vesayet duvarının yıkılması lazım." dedi.

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen "Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu" (Inspiring Best Practices Forum - IBPF) Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.

Sektörlerinde başarılı isimlerin, ilham veren başarı hikayelerini anlattığı forumda Baykar Teknik Müdürü ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, "Geleceğin Akıllı Teknolojilerinde Milli Uygulamalar" başlıklı oturumda konuştu.

Bayraktar, yaptığı konuşmada, teknolojide bir paradigma kırılması yaşandığını ifade ederek, insansız hava araçlarının da havacılık sektöründe paradigmanın kırıldığı yer olduğunu anlattı.

Baykar'ın tek başına ortaya çıkmasının yeterli olmadığını dile getiren Bayraktar, Türkiye'nin dünya arenasında temsili ve rekabeti için, onlarca girişimin farklı stratejik alanlarda, atılım yapması gerektiğini kaydetti.

2000'li yıllarda savunma sanayisinde dışa bağımlılığı kırmak için yola çıktıklarını belirten Bayraktar, "Biz cıvatasına kadar dışarıya bağımlıyız. En ufak bir sıkıntıda, parça alamayacağız. Amerika parça vermeyi kestiğinde, elimizde 20 günlük stokumuz var. Biz bu dışa bağımlılıktan bıktık. İnsansız hava araçları, yeni bir alan, yeni bir kırılım ve bu alanda bizim de söz sahibi olmamız lazım, diye yola çıktık." ifadelerini kullandı.

"EZBERCİLİĞİ ORTADAN KALDIRMAMIZ GEREKİYOR"

Bir girişimci olarak gördüğü sorunlara ve yaşanan sıkıntılara değinen Bayraktar, şöyle devam etti:

"Sadece sanayileşme ile kazanılacak yüksek teknoloji ve bilgi yeterli değil. Bir yandan -o hep söylenen- eğitim sistemindeki ezberciliği ortadan kaldırmamız gerekiyor. Matematiği, temel bilimleri öğretirken, biraz daha uygulamaya dayalı bir sistem kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. Havacılıkla, rasathane ile uğraşan alimlerimizin başına neler geldiğini gördünüz veya Cumhuriyetin ilk yıllarındaki girişimcilerin başına neler geldiğini biliyoruz. Bürokratik vesayet dediğimiz şey, o gün de varmış, bugün de var. Bu girişimlerin önünün açılması için bir kere bürokratik vesayet duvarının yıkılması lazım. Dünyanın bir çok yerinde, devletin en azından gölge etmemesi gerekiyor. Hatta çoğunda Güney Kore gibi ülkelerde devlet desteğini görüyorsunuz. Türkiye'de son 10-15 senede farkındalıkla birlikte destekleniyor, bu tür girişimler. Bizde çok sayıda teknopark kuruldu. Bunların küçük girişimcileri desteklemesi lazım ama yüksek getirisinden dolayı bir çoğunda bankaların, finans kurumlarının yer aldığını görebiliyoruz. Bunun inovasyonla uğraşacak girişimciyi, desteklemesi gerekiyor."

'DAHA BÜYÜK İNSANSIZ UÇAKLAR VE JET YENİ HEDEFİMİZ'

Baykar'ın hedefleri ve uzay çalışmalarına girip girmeyeceği ile ilgili soruyu Bayraktar, "Biz Baykar olarak alanımızı dar tutmak istiyoruz. İnsansız sistemler ama insansız hava aracı sistemleri. Odağımızı dağıtıp, dünyadaki rekabetten geri kalmak istemiyoruz. Google gibi bir dev bile 'ben arama motoru yapıyorum' diyor. Microsoft 'ben işletim sistemi yapıyorum' diyor. Microsoft, kalkıp insansız hava aracı yapmıyor. Böyle bir işe giren firmaların projelerinin çoğu akamete uğradı. Dünya devleri bile cüsselerine rağmen alanları dışında işlere girmiyor. Daha büyük insansız uçaklar ve insansız jet, yol haritasında görülen yeni hedeflerimiz." diye yanıtladı.

http://www.airlinehaber.com/daha-buyuk-insansiz-ucaklar-ve-jet-yeni-hedefimiz/
Mesajı Paylaş

nokta

BAYRAKTAR MİNİ İHA HAVADA 100 BİN SAATİ AŞTI

İstanbul Teknik Üniversitesinde düzenlenen Milli Teknoloji Buluşması, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca ve çok sayıda öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye'nin ilk insansız hava araçlarının, tasarlandığını ve bunların ilk milli insansız hava araçları olduğunu belirten Selçuk Bayraktar, "Bugün 'Bayraktar Mini İHA' havada 100 bin saati aşmış durumda. Büyük olan da havada ve 14 bin saati geçmiş durumda. İnşallah bu gibi girişimlerin sayısı bu yaptığımız işbirliği çerçevesinde artacak. Sadece havada değil, karada, denizde ve bunun ötesinde uzayda, uydu sistemleriyle ve yakın zamanda Antarktika'da, inşallah ülkemizin bayrağını hakettiği yerde dalgalandıracağını düşünüyoruz" dedi.
Milli ve özgün kavramlarla bu alanda dönüşümün yapılacağını belirten Bayraktar, "Buna 'Milli Teknoloji Hamlesi' diyebiliriz. İstiyorsak 5.0,10.0 da diyebiliriz ama muhakkak kendi koyduğumuz şartlara uygun şekilde olmalı" diye konuştu.

http://www.airkule.com/haber/HAVADA-100-BIN-SAATI-ASTI/26769 Mesajı Paylaş

canıtez

ERDOĞAN'DAN MİLLİ İHA TESİSLERİNE ZİYARET


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Baykar Makina'nın Ar-Ge ve üretim tesislerini ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Baykar Makina'nın Milli İHA Ar-Ge ve Üretim tesisini ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tesisler hakkında Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ve Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar bilgi verdi.

Baykar Makina'nın resmi Twitter hesabın yapılan paylaşımda "Sayın Cumhurbaşkanımız Milli İHA Ar-Ge ve Üretim tesisimizi teşrif ettiler." ifadeleri kullanıldı.

https://www.airlinehaber.com/erdogandan-milli-iha-tesislerine-ziyaret/ Mesajı Paylaş

Terra

Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, HUFBM Projesinde yer alan şirketlerle görüşecek


TSK'ya insansız hava aracı üreten Baykar firmasının Genel Müdürü Haluk Bayraktar,  Havacılık-Uzay Farkındalık ve Bilgi Merkezi (HUFBM) Projesi kapsamında İkitelli bölgesindeki sanayicilerle bir araya geliyor. 24 Ağustos Perşembe günü İkitelli Organisa Sanayi Bölgesi Yönetim Binası'nda gerçekleşecek toplantıya HUFBM projesi için İkitelli OSB bünyesinde ki savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde yer alan firmaların yetkilileri katılacak.

İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Başkanlığı liderliğinde yürütülen Havacılık-Uzay Farkındalık ve Bilgi Merkezi (HUFBM) Projesi'nin devamı niteliğinde olan HUFBM-2 Ar-Ge Ve İhtisasa Dönüşüm Projesi, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) 2016 Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı kapsamında desteklenmeye uygun bulunmuştu.

İlk aşaması  31 Ağustos 2016 itibariyle tamamlanan HUFBM projesi, Hava Harp Okulu ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nin ortaklığı ile yürütüldü.  Projede, İkitelli OSB bünyesinde ki savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde yer alabilecek firmaların tespiti ile ilgili olarak bir veri tabanı çalışması yapılmış, ilgili 628 firmanın yetkinlikleri belirlenmiş ve üreticilerin havacılık ve uzay sanayi ile ilgili kapasite analizi çalışması yapılmıştı.

Bu çalışmaların yanı sıra savunma, havacılık ve uzay sanayilerinde farkındalığı arttıracak farklı konularda toplam 18 adet eğitim ve seminer, 4 adette teknik inceleme ve havacılık müze gezisi gerçekleştirilmişi. Bu süre zarfında havacılık, uzay ve savunma sanayinin yerli (TAI, THY Teknik) ve uluslararası (Boeing) müşterileri ile tanışma toplantıları düzenlenmişti. Proje süresi boyunca etkinliklere 826 kişinin katılımı sağlanmıştı.

HUFBM projesi ile İOSB içerisinde yer alan işletmelerin yüksek katma değerli, yüksek teknoloji ve bilgi yoğun ürün ve hizmetler üretebilir hale gelmesinin ve küresel ekonomide söz sahibi olabilmesinin ilk adımları atılmıştı.

HUFBM Projesinin devamı niteliğinde hazırlanmış olan Havacılık - Uzay Farkındalık ve Bilgi Merkezi (HUFBM)-2 Ar-Ge Ve İhtisasa Dönüşüm Projesi için yeni proje ortakları Hava Harp Okulu Komutanlığı, Yıldız Teknik Üniversitesi ve SAHA İstanbul Derneği ile İstanbul Kalkınma Ajansı Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı kapsamında proje başvurusunda bulunulmuş ve proje kabul edilmişti.

HUFBM-2 Ar-Ge ve İhtisasa Dönüşüm Projesi ile KOBİ'lerin havacılık sektöründe faaliyet gösterebilmeleri için ihtiyaçları olan ISO 9001-2015 ve AS 9100 türünde sertifikalara sahip olabilmelerini sağlayacak eğitimlerin verilmesi ve sertifikasyon süreçlerinde ihtiyaç duyulacak danışmanlık hizmetinin İOSB bünyesinde geliştirilerek firmalara sunulması amaçlanıyor. Ayrıca firma sahiplerinin Ar-Ge faaliyetlerini, kurgulayabilmesi için düzenlenecek Ar-Ge farkındalık eğitimleri ile hedef gruptaki firmaların Ar-Ge yetkinliklerinin arttırılması hedefleniyor. Bu süreçte sanayicilerin ihtiyaç duyacağı teknolojilerin üretilmesi konusunda Üniversite -Sanayi işbirliklerinin projeler kapsamında gerçekleştirilebilmesi de proje hedefleri arasında.

http://www.kokpit.aero/ikitelli-sanayicileri-hufmb-projesi Mesajı Paylaş

Defence

Jet motorlu İHA'lar yolda


İHA üreticisi BAYKAR Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar jet motorlu İHA'ların müjdesini verdi

TÜRKİYE milli silah ve savunma sistemlerinde hedef büyüttü. Jet motorlu insansız hava araçları geliyor. Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasındaki en önemli adımlardan biri de milli savunma sistemleri. Milli savunma sistemleri içinde etkin bir rolü olan İHA'lar özellikle terörle mücadelede etkin kullanılıyor. 10-15 kadar hava aracı terör bölgelerinde görev yapıyor. Şimdi bu sistemlerin geliştirilmesi için çalışmalar hızlandı. Bayraktar Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, insansız hava araçlarında müjdeyi verdi. İHA'dan daha büyüğü ve gelişmişi üzerinde çalıştıklarını söyleyen Selçuk Bayraktar,  "4.5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın 5-6 kat büyüğü, daha hızlısı, daha çok yükseğe çıkabilen modeli üzerinde çalışıyoruz." diye konuştu. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü envanterinde 30 adet Bayraktar İHA, faaliyete devam ediyor. 16 insansız silahlı Bayraktar ise teslim edilecek. Önümüzdeki dönemde bu rakamların artırılması planlanıyor.

Mesajı Paylaş

Merkator

Baykar 4,5 ton ağırlığında yeni bir İHA geliştiriyor


İnsansız Hava Araçları (İHA) konusundaki çalışmaları ile tanınan Baykar Makina şirketi, toplam kalkış ağırlığı 4,5 ton olan yeni bire araç tasarlamak üzere çalışmalara başladı.

Konuyla ilgili bilgi veren Baykar Makine Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, "Şu an 4,5 ton kalkış ağırlığına sahip, Bayraktar'ın birkaç kat daha büyüğü olacak bir tasarım üzerinde çalışıyoruz. Bu araç daha yükseğe çıkacak, daha fazla havada kalacak. Daha farklı görevler yapacak. Bunun yanında Milli İnsansız Muharip Savaş Uçağı olarak adlandırılan yani insansız jet olarak belirtebileceğimiz proje üzerinde çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

40 bin feet'e yani yaklaşık 13 bin 300 metreden uçabilecek jet motorlu İHA, 0.8 MACH yani saatte 850 kilometre hıza çıkabilecek. 

30 ADET BAYRAKTAR VAR

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Jandarma'nın ve Emniyet güçlerinde 30 adet Bayraktar Taktik sınıf İHA bulunuyor. Bunların 8'i SİHA yani silahlı İHA. Selçuk Bayraktar, 16 adet aracın da önümüzdeki dönemde imal edilip teslim edileceğini söyled

http://www.kokpit.aero/baykar-jet-motorlu-iha Mesajı Paylaş

meraklı

Bayraktar İHA'lar 30 bin metrekarelik bu merkezde üretiliyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar "Bir ülkenin, teknolojik açıdan kendine yeterliliğinin en temel unsuru yetişmiş insan kapasitesi oluşturmak" dedi.

Son dönemde İnsansız Hava Araçları (İHA) alanında büyük başarılara imza attık. Şu ana kadar TSK'da 32, EGM'de 6 İHA'mız var ve 30 bin saatin üstünde uçuş yaptı. Üstelik ilk milli İHA'mızı ihraç bile ettik. Son olarak yaptığımız yerli Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile de teknolojide geleceğin söz sahibi ülkeleri arasında olacağımızı ispatladık.

Bu milli gururla gittiğim Baykar İHA Proje Şantiyesi'ne, Baykar Teknik Müdürü ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar karşıladı beni. Yerli İHA'larımızın üretildiği 30 bin metrekarelik bu teknoloji üssü büyük bir hangarı andırıyor. Bayraktar ile tüm üretim birimlerini gezmeye başladık. İHAların tasarımından beynine, boyanmasında kullanılan tek bir iplik tanesine kadar her şeyi büyük bir heyecanla anlattı. Bu projeye hayatını adadığını fark etmemek mümkün değildi. "İHA'lar gibi başarıların yüzlercesi olsun Türkiye'de, dip dalgası gibi toplumun içinden bir teknoloji seferberliği çıksın istiyorum. Ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine hatta ötesine hep birlikte çıkaracağız. Asıl gayemiz bu" diyerek başladı söze.

TAMAMEN MİLLİ TEKNOLOJİ

Yerli bir İHA tüm ihtişamıyla karşımda duruyordu. Heyecanla sordum: 'Şimdi bu İHA'nın her bir parçasını biz mi üretiyoruz? Bu teknolojiye sahip miyiz artık?' 'Evet' dedi ve devam etti: 'Tüm yazılımlarını, elektroniklerini hatta ayrodinamiğini kendimiz tasarlayıp üretiyoruz. Şu ana kadar TSK'da 32, EGM'de 6 İHA 30 bin saatin üstünde uçtu. Türkiye'nin yurt dışına ihraç ettiği ilk uçağı da yapmak bize nasip oldu. Tamamen yerli teknoloji.'

Bu başarı birden bire oluşmuş olamazdı. Yüzlerce yetişmiş beynin bilgi ve tecrübenin eseri olmalıydı. Peki, hangi arada oldu tüm bunlar, şu aşamaya gelene kadar neden duymadık? Anlattı Bayraktar: "İHA'lar yıllar önce dünyadaki birkaç gelişmiş ülkede konuşulurken, biz gelecekte bu teknolojiye sahip olmanın bizi öne geçireceğinin farkındaydık."

ASKERLE SAHAYA İNDİK

Şimdi bu uçakları başka ülkelerden de satın alıyor olabilirdik ama 'bizim başkalarının uçağıyla işimiz yok' dedik. Askerle birlikte sahaya indik, cephede kaldık. Diyarbakır, Hakkâri, Şırnak, Erzincan'da çadırda kaldık aylarca. Teknolojimizin eksiklerini askeri şartlar altında görmüş ve belirlemiş olduk. Her şeyin bizim ihtiyaçlarımızı karşılaması ve tamamen özgün olabilmesi için altı ay Batman'da hangarda yattık. Bu çalışmalar sonucunda Türkiye, SİHA'lara sahip oldu. Üstelik mühimmatıyla birlikte. İçinde 40 farklı bilgisayar var. Her şeyini biz yapıyoruz. Lazer tutuyor ve lazer tuttuğu yere mühimmat gidiyor."

Bu araçları başka ülkelerden de alabileceğimizi söyleyenler olduğunu hatırlatıyorum. Yüz ifadesi değişiyor Bayraktar'ın: "Başka ülkelerden alırsak uçakları, içinde milyonlarca yazılım var. Sınır dışına çıktığı anda düşebilir. Tetiğe basarsınız yanlış yere atabilir. Dışarıdan getirdiğimiz tüm teknolojiler bizi bağımlı hale getirir. Milli ve özgün olmak zorundayız. Türkiye'yi bu anlamda bağımsız kılmak zorundayız. Bu araçlar da kırılma noktamızdır" diyor.

HATASIZ ÇALIŞIYORUZ

Uçak hangarında dolaşmaya devam ediyoruz. Diğer yandan bu işte hataya asla yer olmadığını, bu yüzden çok dikkatli ve ince çalışmanın gerektiğini anlatıyor. Eliyle bir bilgisayar ekranını işaret edip 'Burada üçlü bir sistem var. İkisinin kırmızı dediği bir şeye diğeri yeşil derse eleniyor. İkili bir sistem olsa eleme olamaz, doğruluğundan da emin olamayız. Hataya yer yok bu işte. Araba olsa kenara çekip tamir edersiniz. Ancak gökyüzünde böyle imkânınız yok. Ufak bir hata büyük felaketlere yol açabilir. Bu yüzden hatasız çalışıyoruz' diye vurguluyor.

TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM BAŞLIYOR

Üst kata, mühendislerin olduğu ofise geçiyoruz. Oldukça genç bir ekip var. Çoğu stajyer olarak gelip devam etmiş işe. Onları göstererek ,"ABD tüm dünyadan beyin topluyor. Kendi iç kaynakları yetmiyor çünkü. Biz de beyin toplamak istiyoruz. Teknoloji deyince insanın aklına makine, bilgisayar, yazılım geliyor ama bizim asıl meselemiz insanla ve toplumla. Biz teknoloji üreten bir ülke olacaksak bu ancak toplumsal bir dönüşümle olacak" diyor Bayraktar. Peki, bu dönüşümü nasıl başlatacağız? "Uzun bir yolumuz var önümüzde" diyorum. Başıyla onaylayarak 'İşte bunun için Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı'nı kurduk" diyerek yola çıkış hikayelerini anlatıyor: "Bir toplum ve ülkenin, teknolojik açıdan kendine yeterliliğinin en temel unsuru yetişmiş insan kapasitesi oluşturmak. Türkiye Teknoloji Takımı bu inançla yola çıkarak, Türkiye'nin bu alanda yetişmiş insan kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Vakfımız bu hedef doğrultusunda iki ana alana odaklandı. Eğitim ve girişimcilik. Eğitim ayağında, DENEYAP atölyeleri en temel organizasyon alanlarımız. Vakıf 2017 yılbaşında faaliyete başladı. Geleceğin teknoloji yıldızları adlı bir program düzenlendik. Yazılı ve proje ödevi şeklinde bir seçme sürecimiz oldu. 16 bin öğrenciden 430 kişiyi seçip 36 aylık ücretsiz eğitim sürecine başlattık. Proje odaklı bir eğitim, öğrencilerin bir saati bile bir şey üretmeden geçmiyor. Atölyelerinde robotik, kodlama, elektronik, nesnelerin interneti, siber güvenlik, yapay zeka, makine öğrenmesi, imalat teknolojileri ve tasarım, İHA yapımı gibi dersler var ve mutlaka somut projeler üretiyorlar."

Küresel adalet için milli teknoloji hamlesi

Selçuk Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi'nin fitilini İHA'lar ateşlediklerini ancak ileriye doğru yürürken kendi inançlarımızdan asla ödün vermeyeceğimizi söylüyor: "Bugün kullandığımız tüm teknolojinin kökeninde savunma sanayii vardır. Özellikle ABD'nin hegemonyası ve kendi kurduğu düzeni devam ettirebilmek için bulduğu teknolojidir. Sonrasında sivilleşip dünyaya yayılıyor. Biz hegemonya kurmak için teknoloji üretmek istemiyoruz. Adalet, eşitlik herkese kolaylık getirsin diye istiyoruz. Biz bu değerlerle yola çıkıyoruz. İnancımız gereği etik ve ahlaki olacağız. Bir tane yalan bulaştıracak olsak yani bir halka zayıf olsa o uçak uçmaz. Gökyüzü yalan kabul etmez, hesaba karışmış bir yanlış uçağınızı düşürür ve bedelini en ağır şekilde ödetir.

Uçan arabalara bineceğiz

Beni fazlasıyla heyecanlandıran ise vakfın teknoloji alanındaki gelecek planları. Mesela 2030 yılında her yerde otonom araçları görecekmişiz. Bilgisayarın araba olması yani. Bir de uçacaklar. Şu an hayal gibi gelse de buna kesin gözüyle bakılıyor. Vakıf olarak da bu otonom araçlar üzerine çalışılıyor. Katma değer bunlardaymış çünkü. Yani sadece icat eden, üreten olmak yetmiyor. Bunları satabilmek yani girişimcilik de ayrı bir alan. Vakıf girişimciliği de destekliyor.

Hedefimiz 20 yıl sonrası

Başarıyı getirecek olanın mevcut teknolojiyi değil 20 yıl sonrasının teknolojisini yakalayabilmek olduğunu söyleyen Selçuk Bayraktar, "16. Yüzyıla kadar teknolojide ilerideyken sonrasında gerilemeye başladık. Bu da nesilden nesile aktardığımız bayrak yarışında hep geride kalmamıza neden oldu. bu yarışta dünyayla aynı hızda koşarsak yine hep geride kalacağız. Önde koşmamız gerekiyor ki, ilerleyebilelim ve daha hızlı koşabilelim. İnsanlı uçak üretimini geçmişte kaçırdık mı, o zaman bunu üretmek için uğraşmayacağız. 20 yıl sonra ne olacak ona odaklanıp geliştirmemiz gerekiyor. Teknolojide kırılma noktalarını görüp onlara odaklanmalıyız. Stratejik alanları belirleyip peşinden gitmeliyiz. Mevcudu değil geleceği yakalayabildiğimizde dünyaya da teknoloji satabileceğiz" diye konuşuyor.

Üreten gençlik geliyor

Türkiye'de eğitim sistemi yıllardır tartışılıyor. Bununla ilgili hükümetin girişimleri de var. Bayraktar'a "DENEYAP atölyeleri bir örnek olabilir mi?" diye soruyorum. "Eğitimle ilgili tartışmaların gündemde olması olumlu bir durum ama biz tartışmaların doğru zeminde gitmediğini görüyoruz. İşin özü sadece seçme sınavının kaç tane olacağı ve kaç soru sorulacağı değil. İşin özü, genç nüfusu sahip bir ülkenin milyonlarca gencinin nasıl yetiştirilip nasıl yönlendirileceği meselesi. Gençlerin yüzde yüzünü nasıl kazanıp, ülkesi için nasıl üretken hale getirebiliriz konusuna kafa yormamız lazım. Bizim gençlerimiz en iyi okullarda bile eğitim görseler 25 yaşına kadar hiçbir şey üretmeden zaman geçiyorlar. 25 yaşından sonra hadi bir şeyler üret diyoruz. Vakfımızın amacı, denemekten yapmaktan çekinmeyen gençler yetiştirmek" diye anlatıyor. Üretken, meraklı, teknolojiyle barışık nesle yol gösterecek olan kadro da önemli ama bunu oluşturmak da zor. Bu konudaki yaklaşımlarını da şöyle açıklıyor Bayraktar: "Boğaziçi, İTÜ, YTÜ gibi üniversitelerden öğrenciler ortaokul ve lise öğrencilerine eğitmenlik ve koçluk yapıyorlar. Ortaokul veya lisenin ilk yılında Deneyap programlarına kabul edilen bir öğrenci 36 ay ücretsiz eğitim görüyor. İlk 18 ay derslerin yoğun olduğu, ikinci 18 ay ise ulusal ve uluslararası teknoloji yarışmalarına katıldıkları bir süreç geçiriyorlar."
Konuştukça desteklenen öğrenciler arasında uluslararası başarılara imza atanlar olduğunu öğreniyorum. Bu yıl, desteklenen 25 takımın 8'i uluslararası yarışmalarda derece almış. Bir üniversite takımımız Japonya'da düzenlenen Dünya Robotik Şampiyona'sında 5 dalda birden birinci olmuş. Bir ortaokul öğrencimiz ise Euroinvent yılın genç muciti ödülü almış. Gurur duymamak mümkün değil.

Teknoloji alanında bu projenin bir fitili ateşleyeceğini söylüyor Selçuk Bayraktar. "Hedefimiz çok yönlü, yenilikçi, üretken, dışa dönük, takım çalışmasına yatkın ve elbette ülkesi ve insanlık için çalışan gençler yetiştirmek" diye de ekliyor.

İcat eden çocuklar

T3 Vakfı yakın zamanda pek çok yeni bilim merkezi açacak. Selçuk Bayraktar yakın gelecekteki hedeflerini şöyle anlattı:
* Türkiye'nin en büyük çocuk üniversitesini kuruyoruz. 2018'de açılacak. Astronomi, ekoloji, matematik, fizik, kimya, teknoloji, drama gibi atölyeler, keşif alanları bulunacak. Hafta sonları üstün yetenekli çocuklar, hafta içleri okullardan gelecek tüm çocuklar atölyelerden yararlanacaklar. Çocukların merak duygularını tetiklemeyi, onları başka bir dünya ile tanıştırmayı hedefliyoruz.

İstanbul'un ilk bilim merkezinin kurulum süreçlerine destek oluyoruz. Üsküdar Bilim Merkezi yılda 500 binden fazla insanı ağırlayacak, Haliç Tersanesi'nde İBB tarafından kurulacak Bilim Merkezi'nin ise yerli ve yabancı bir milyondan fazla ziyaretçisi olacak. Bilim Merkezleri çocuklara bilimi sevdirmek, çok kompleks ürünlerin ardında temel bilim yasalarının bulunduğunu göstermek için muhteşem yerler.

http://savunmaveteknoloji.com/iste-bayraktar-ihalarin-30-bin-metrekarelik-uretim-ussu/ Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter