Avrupa Kolordusu

Başlatan Observer, Mar 29, 2017, 02:53 ÖS

« önceki - sonraki »

HDS

Aynen Hocam, Bizle de köprüler kırıldı, "Ağam, balam" işleri deve oldu. Ama, bu post-cihan harbi liberalismusu ortamında, delikanlı gibi de çıkıp "Lan olm bu makineleri, arabaları biz mi yiyelim?" diyemiyor da, "Vay efem Trump da ne fena, ne edepsiz.." diye yakarıp duruyorlar. Her kötülüğün anası ya Amerikalılar, pardon Trump yahut da Putin. Onlara bu tuzağı hazır eden Obama halen en "harbi" Avrupa dostu.

Bu kültürün bu kadar mahallenin "Fatmagül'ün suçu ne"sini oynaması anlaşılır gibi değil. En kötüsü, sürdürülebilir değil.



Helikopter krizi çıktığında Polonya Savunma Bakanı Fransız mevkidaşına "Lan senin dedene çatal bıçak kullanmayı benim dedem öğretti" diyordu. Araları açılmaya başladı iki ucun. Hakikaten herifler olayı "Fort Trump"a kadar götürdü.


Bu sersem Avrupalılar, akıllarını başına devşirse ve bizimle Akdeniz çevresi bir medeniyeti ve kuzeye giden ticaret yollarını canlandırmaya çalışsa ne güzel olacaktı aslında. Biz de Yunan ile yaşar giderdik. Mesajı Paylaş

petibor

Dünya çok gergin bir yüzyıla girdi belkide felaketler yüzyılını yaşıyoruz bilemeyiz ama işaretler hiç iyi değil. Dünyanın patlayan nüfusu teknoloji küçülen dünya ve kaynakları teknolojinin yaygınlaşması garip bir geleceği yaklaştırıyor. Herkesin Amerikalı gibi Alman gibi yaşamaya hakkı olan bir geleceğe gidiyoruz bu küçücük yer küre bunca insanı nasıl asgari seviyede mutlu kılacak her yeni mutlu insan eski mutlu yaşamaya alışmış bunu kendinin doğuştan hakkı zanneden batılılardan biraz tırtıklayacak. Tırtıkla tırtıkla bir yerde batı belkide korumaya geçecek hala gücü kaldı ise. Başladılar işte ama nereye varacak bu kendini koruma faşist bir hal alır mı alırsa tehdit olur mu. Şunu da göz ardı etmeyelim dünya mız uygarlığımız sadece bir yarım yüzyıl kadar barışı yaşayabildi onuda soğuk savaşlı barış olarak yaşadı. Bu dünyanın yani normali savaşmaktır açık ara ile. 50 yıl savaşları kısmen durdurduk diye dünya artık böyle demek fazla iyimserlik olur nerden o kanıya vardık daha dün bir bugün iki. Bir bakmışsın belkide gücü yeten yine imparatorluklar kuruyor kıtaları istila ediyor eskisi gibi. Abarttım tabi ama geçici sulh döneminin farkına varalım diye diyorum bu sulh dünyanın alışık olmadığı kısa bir döneme has bir sulh tu ve biz insanlık bunu normal olan diye görüp gevşememeliyiz. İşaretlerde hiç iyi değil. Bizim bu yüzden çok çok aciliyet ile şu silahlanma politikamızı olgunlaştırmamız lazım. Bir daha o 18 yy sonu halde yakalanmayalım dünyanın savaş yıllarına. 18 yy da biraz savunma sanayi seferberliğimiz ola şimdi bizim ne Ege ne petrol derdimiz olurdu sadece biraz demografi derdimiz olurdu.  Dünyanın gidişatı çok kötü işaretler taşıyor. Komik abuk liderler devri başladı insanlar bunlarla kendilerini korumaya çektiler. Kaddafiye gülerdik şimdi ABD bile kaddafi gibi adamla yönetiliyor. Mesajı Paylaş

Mermi

Belçika, Norveç, Hollanda hava kuvvetlerini tamamen JSF-35 uçaklarına emanet ediyor. %100 Abd' ye bağımlılar. İngiltere, İtalya ise ciddi anlamda Abd' ye bağımlı olacaklar. Doğu Avrupa ülkeleri ise zaten ABD'yi dört gözle bekliyorlar. Kısacası adamlar geleceklerini çizmişler. Bu saatten sonra geri dönüş mümkün değil. Evet, Almanya ve Fransa endüstriyel olarak çok iyiler. İsteseler çok kısa sürede askeri kapasitelerini ve üretimlerini çok ciddi anlamda arttırabilirler. Ama pazar gitmiş. Bu ülkeler kim bilir kaç yıl sonra savaş uçağı alacaklar. Hava savunma sistemi vs alacaklar. Şimdi savunma işini yıllarca ABD'ye ýıkmanın bedelini ödesinler. Mesajı Paylaş

Mermi

Birde Emmanuel Macron, Belçika'nın ABD'den F-35 almasına şaşırıyor. Neden şaşırıyor ki ? Asıl koca Avrupa'nın F-35'in Muadilini üretemediğine şaşırması lazım. Çin ,Rusya bile birşeyler yapmaya çalışıyorken. Mesajı Paylaş

HDS

Bunların hepsi eski F-16 kullanıcıları. Bununla ilgili de hiç bir dertleri yok. A/B model alarak başladıkları F-16 serüvenlerinde halen 2010'lu yıllar seviyelerine getirebildiler uçaklarını. Ucuz, maliyet etkin, sürekli güncelleniyor. Arkasında kapı gibi ülke var. Mesajı Paylaş

Mermi

#35
Kas 12, 2018, 02:01 ÖS Last Edit: Kas 12, 2018, 02:03 ÖS by Mermi
Haklısınız. Bu forumlarda hep tartışıldı Abd' bize F-35 vermezse alternatifi ne olur diye. Hiç gerçekten akla uygun bir alternatif bulunamadı. Bu ülkelerin durumuda pek farkı yok.  Hiç bir ülkeye maliyeti 85 milyon dolara inmiş  5. Nesil uçağı bırakıp EF al veya Rafale al diyemezsin ki. Bir aralar forumda bir üstadın adı aklıma gelmedi bir sözünü hatırlıyorum. Uçak seçmek pakt seçmektir diye. Amerikan uçağı kullanan ülkelerin bağımsız hareket edebileceklerini düşünmüyorum. Mesajı Paylaş

petibor

Sitenin sahibi dedi onu Mesajı Paylaş

swat

Ayrıca Trump'da Macronun Eurocorps çıkışından sonra çok haklı, ABD yıllardır AB ülkelerinin savunma bütçelerini arttırması yönünde görüş bildiriyor, AB ülkeleri ise %2'nin altında bütçe oluşturarak bunu özellikle seçim döneminde siyaset malzemesi yapıyorlar. Özellikle Soğuk savaş sonrası AB kaynaklarını refaha ayırırken silaha pek ayırmadı.

Haklısınız şu an savaşa hazır olmayan Uçaklar Helikopterler ve Tanklar Almanya ve Fransa için bir hamlede düzeltilebilecek şeyler. Fakat Yeni Ab üyelerinin büyük bir kısmı F-16 aldı, ve potansiyel F-35 müşterisi haline geldiler.

En basitinden Mirage'ın pazarı ile Rafael'in pazarı ve pazar başarıları arasındaki fark Eurocorps'un olabilirliği için bir referans teşkil eder aynısı EF-2000 için de geçerli. Mesajı Paylaş

factoraptor

Küresel bir savaşın yaşanma ihtimali, "retaliatory unit" lerin çeşitliliğinin ve sayısının artmasıyla üstel olarak artacaktır.Günümüzde böyle bir savaşın yaşanmayacağını ileri süren analistlerin temel argümanlarından biri de savaşın hızla nükleer bir hal alacak olması ve bu durumda savaşın meşhur MAD teorilerine uygun bir katastrofiye dönüşmesidir. Kapanış cümlesi ise klasik "ancak böyle bir şeyi kimse göze alamaz" şeklindedir. Bu analizde varsayılan ön koşullara bakıldığında varılan sonucun analizin şartları ile tutarlı olduğu görülür. Peki, ya taraflar içerisinde bulundukları durumu en azından askeri derecede nükleer defansif asimetriye dönüştürürlerse?

Bu konuda özellikle Çin ve Rusya, konvansiyonel cephedeki zayıflıklarını bildiklerinden, nükleer bir asimetri oluşturma peşindeler. ABD bunun farkındayken, AB bu konunun üzerine eğilip düşünmedi bile. Bu anlattığım ihtimalin gerçekleştiği "First Strike" adlı bir videoda, sadece nükleer saldırı kabiliyetine güvenmenin büyük bir hata olduğu anlatılıyor.

ABD, mevcut haliyle gerçekten bir cephe savaşına hazırlanıyor. Bunu Avrupadan da bekliyorlardı. Fakat Macron açık açık "bunu yaparsak senin için değil sana ve senin gibi manyaklara karşı yaparız zaar" dedi ve ortalığı karıştırdı. Mesajı Paylaş

HDS

#39
Kas 14, 2018, 11:07 ÖÖ Last Edit: Kas 14, 2018, 12:50 ÖS by HDS
@factoraptor, MAD durumu da değişiyor. Çin'in halen yüzlü adetlerde başlığı var. Pek adedini arttıracağa da benzemiyor. Lakin Rusya kendi nükleer altyapısını geliştiriyor.

Çin şimdinin ve geleceğin konvansiyonel ve konvansiyonel olmayan metotlarına yatırım yapıyor. Güncelde, Amerika'nın bunların ikisine de yatırımı gerekiyor. Bu ikisi çok zor.

Elinde 7.000 başlık olan ve halen çok sıkı SSBN'ler yapabilen Rusya ile nükleer deterrence, 10.000'er tonluk destroyerleri leblebi gibi suya atan, F-22'ye yaklaşan kabiliyette J-20'ler yapan Çin ile de konvansiyonel olarak karşılaşacak yatırımı yapması gerek.

Bu durumu da uzun süre götüremez. Bunun 80'lerdeki gibi tek bir "Air Land Battle" doktrini karşılığı yok. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Ekonomik çıkarlar çeşitlendikçe taraflarda artacaktır. Taraftan kastım 2 cepheli dunya değil duruma göre 3-4 cepheli güç profilidir. AB ordusunu da bu çizgide okumak gerekiyor sanırım.

Düşünce kuruluşlarına aslında gelişen konjonktürde çok fazla ihtiyaç var ama mevcutların kısırlığı akla ziyan seviyeye gelmiş vaziyette iken nasıl gelecek profilleri olusturuluyor-olusturulacak merak ediyorum. Mesajı Paylaş

petibor

Türkiye en azından tokatlanıp hizaya sokulamayacak bir ülke gücüne askeri anlamda ulaşması gerek. Şu anda tam buna uygun ilerliyoruz. Ben geleceğin yakın geçmiş kadar sınırlara ulusal onura hakka saygı duyulan bir dünya olarak devam etmeyeceği endişesindeyim. Mesajı Paylaş

HüsamettinErTürk

@HDS

''Elinde 7.000 başlık olan ve halen çok sıkı SSBN'ler yapabilen Rusya ile nükleer deterrence, 10.000'er tonluk destroyerleri leblebi gibi suya atan, F-22'ye yaklaşan kabiliyette J-20'ler yapan Çin ile de konvansiyonel olarak karşılaşacak yatırımı yapması gerek.''


Üstadım amerikanın bu şekilde(2 cephede diyebileceğimiz) silah savaşına girmesi SSCB'nin amerikayla yarışmaya takat getirememesine bağlı olarak dağılması gibi bir süreci getirir mi ABD için?

Malum ABD SSCB'ye karşı nasıl bir üretim üstünlüğüne sahipdiyse bugün çin de abd'ye karşı sayısal olarak(nitelik olarak değil) üretim üstünlüğünü yakalamış durumda abd hem rusyayı askeri olarak dengelemek hem de çini baskılamak zorunda böyle bir durumda hangi ekonomi ayakta kalabilir?

Mesajı Paylaş

factoraptor

@HüsamettinErTürk hocam zaten @HDS hocamın dediği acayip derecede sermaye gerektiren bu rekabet için ABD "eski dünya"dan burnunu çekmiyor ya..

Lazım olanı ordan alacak, hatta yetmeyecek Avrupalılardan da isteyecek. Hatta istiyor. Defansa gelin diyor alenen.

Tabii burada esas soru, güç dengesini ABD sürdüremezse mevcut küresel konjonktürde ne gibi değişiklikler olacağıdır. Eğer petrodolar sisteminin yıkılması, eski global standartların dünya üreticilerini Batılı tekellere mecbur bıraktığı durumun artık kalmaması ve özellikle enerji alanlarında Batının söz sahibi olmaktan çıkması gibi durumlar ortaya çıkarsa bunu Batı dünyası kabullenmeyip, ciddi eskalasyonlara gidebilir. Aslında yaşadığımız her bir hadise, bunun Batı tarafından engellenme girişimi olarak okunabilir. Tamamen değil ama kısmen.

İşte böyle bir durumda yaşanabilecekler listesinin askeri seçenekleri tarafların doktrinlerine baktığımızda çok şiddetli görünüyor. Çin'in inşa ettiği "public shelter" lara bakılırsa adamlar "lan 1.5 milyar adamız, bu kadar adamı KBRN ile kıyanı yaşatmazlar, ben de paşa paşa attirition war yaparım Asyada" diyor gibime geliyor. Çünkü hepsi doğu taraflarında, dağların içerisinde ve klasik zırhlı piyade tipi askeri birimlerin yığınaklarıyla paralelde inşa edilmiş görünüyor.

Rusya bu konuda tamamen farklı bir noktada. Çin'e tehlikeli bir "partner" gözüyle bakıyor. Ama fazla seçeneği yok. O da ICBM olayında ileri gitmiş durumda. Dead Hand Strike ları meşhurdur.

Bir de Avrupadaki hengam anlantik aksını farklı yönlere çekerse Trump gibi adamlar başta olsun olmasın hep aynı Amerikan politikalarını izleyeceğiz gibi görünüyor.
Mesajı Paylaş

HDS

@HE, Hocam bunu bir "çift cepheli savaş" olarak düşünmemek gerek. Nihayetinde nükleer halen nükleer.

Ama Amerika'nın bugünkü petro-dolar hakimiyetini sürdürebilmek için ettiği efeliği sürdürebilmesi ve eski hasımları, kendince güçleri yerinde ve dinç ekonomileri de baskılayabilmesi için bir "caydırıcılık" dengesini sağlaması gerek.

Rusya'da o başlıklar oldukça o nükleer gücü de tutmak zorunda -ki bu çok pahalı. Herifin neredeyse tüm ICBM'leri 60'lardan kalma. Bugün, Ohio sınıfı SSBN'leri değiştirmek için adedi €7 milyardan denizaltı yapmaktan bahsediyorlar. Öyle 3-4 de değil. Herifin şu anda 45 nükleer denizaltısı var. Bunların da zamanla değişmesi gerekecek. Öyle Virginia Payload Module ile falan baş edilecek gibi değil. Amerika'daki 200 civarı nükleer reaktörün de yarısı, yani 100 civarı sadece donanmada çalışıyor ve bunlar zamanla yenilecek -ve bunların hepsi ya nükleer triadın parçaları ya da güç aktarımı mekanizmasının parçaları.

Amerika, Sovyetler sonrası rahatlıkla, triadı epeyce seyreltmiş ve kısıtlamıştı. Şu anda Amerikan nükleer başlıkları da işte o 45 denizaltı tarafından taşınıyor. Oysa Amerikan nükleer triadı ICBM'ler ve zaman zaman da IRBM'ler, TBM'ler, Stratejik bombardıman kabiliyeti ve bunun bir ayağı olan uçak gemisi konuşlu taktik nükleer yetenekli uçakların atacağı başlıklar ve en nihayetinde, en tehlikelileri SSBN+Trident/Tomahawk sac ayaklarından oluşmaktaydı.

Yeniden yükselen bir nükleer tehdite karşı Amerika ya bir postür değişikliğine gidecek, ve mesela diyecek ki; Yok arkadaş, ben artık stratejik bombardımana emek harcamayacağım, ya da bu yukarıdaki ayakların hepsini modernize edecek yahut yenileyecek. Bu füzelerin de, denizaltıların da, uçak gemisi konuşlu kabiliyetin de, özellikle de stratejik bombardıman kabiliyetinin de ömrü var ve hepsi ayrı ayrı çok çok çok pahalı sistemler.


Eskiden olsa iyiydi. Karşında Sovyet vardı, ona karşı nükleeri basıp Soğuk Savaş'ın ilk 30 senesini öyle kurtardılar. Sovyetlerin asıl alt edilmesindeki, yani "geriletilmesi"ni başaran ise, NATO kuvvetlerinin Air Land Battle adı ile özetlenen konvansiyonel güçlerini çok geliştirebilmiş ve ortaya koyabilmiş olmaları. Bunu da savaş sonrası toparlanan ve 73 petrol krizini de atlatmış, zenginleşen Avrupa, mesela Almanya Amerikan M-1 ve M-60'larının yanına 5.000'e yakın Leo-2 koyabilince başardı.

Çin ise bambaşka bir durum. Çok hızlı değişiyor, gelişiyor. Kendini militarize ettikten sonra pek alışıldık olunmayan bir halde büyüdü. Üstelik AI gibi bambaşka ve eskiden olmayan acayip şeylerle epey ilgileniyor. Eski Sovyetler gibi de değil, Amerika şu anda ne ile uğraşıyor ise onunla uğraşıyor.


Özellikle karşısına sürülen ilk set, adalar zincirini, yani Japonya, Tayvan'ı, vs'yi aşabilmek için çok ciddi bir satıh donanması kapasitesi geliştiriyor. Hava gücü oluşturuyor. Denizaltı konusunda çok başarılı değil, ama su üstü konusunda da çok ilerledi. Neredeyse Amerikan AEGIS'lerini tokatlayacak gemileri birer birer indiriyor denize.

Amerika'nın bu konuda da hazırlıklı olması gerekiyor. Sadece silolarına ICBM koyarak, yahut sadece SSBN yüzdürerek caydıramazsın bunu. Zira, Sovyete karşı NATO'nun 80'lerde uyguladığını da bu kez Çin Amerika ve şürekasına uygulamaya kalkıyor. Üstelik donanması ile, uçağı ile, parası ile, yurt dışı yatırımları ile, ticari ve endüstriyel espiyonajı ile.


Çin çok açık ve net, Pasifik'te bir savaş için şartları ve kuralları ortaya koydu. Amerikan F-35 ve F-22'lerinin kendine ulaşabileceği ve önleme yapabileceği her platformu ve üssü yerle yeksan edecek kadar taktik balistik ve seyir füzesi kapasitesine yüklendi. Ardından, düşük görünürlüklü, ancak çok uzun menzilli, çok uzun menzilden saldırabilecek füzeler taşıyan J-20 gibi bir tasarıma yönlendi. "Sen düdük kadar menzilli F-22 ile bana yaklaşamayacakken, ben senin tüm destek kapasiteni uzun menzilli füzelerin ile vururum" diyebildi.


Amerikalı bunun için aslında kısa menzilli olan F-35C'lerine tanker desteği sağlasın diye MQ-25 dronunu projelendirdi, falan filan. Yahut, Nimitz ve Ford sınıfına ihtiyaç duymadan yerel bir destek sağlayabilsin diye USS Tripoli gibi gemiler ve F-35B ikilisini projelendirdi.


Bu durumda Çin'den de karşı ataklar geliyor. Bu durum akla 60'ların sonunu, 70'leri getiriyor. Tedbir, karşılık ve karşı tedbirler şeklinde. Ancak şu anda Pasifik'te el üstünlüğü galiba çoğunlukla Çin'de.

Amerika bakalım bu iki tehdit ile nasıl baş edecek? Yahut, hangisi ile etmeyecek ve el sıkışacak?  :) Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter