Karabağ Sorunu ve Azerbaycan-Ermenistan Savaşı

Başlatan Observer, Mar 29, 2017, 01:35 ÖS

« önceki - sonraki »

petibor

Karabağ sorununa dair bir araştırma makalesinde çözüm beklentisi olarak bir kaç ihtimal ile birlikte toprak takası da kuvvetli çözüm ihtimali olarak değinilmiş. Bu çözüm Karabağ'ın Laçin koridoru ile birlikte Ermenistan a bırakılması ve Nahcıvan ile kara bağlantısı sağlayacak şekilde Megri boğazından geçit sağlanması üzerinde bir ortak fayda beklentisi var. Bende bu istikamette bir fikre sahibim. Bunun masada kuvvetli bir fikir olarak bulunuyor olduğunu öğrenmekten mutlu oldum. Burada bir çıkarım yapmak gerek. Neden bu sorun askeri yolla çözülmüyor? Sebebi bu toprak takasının er geç gerçekleşeceğinin bilinmesi ve arzulanmasıdır. Bu Azerbaycan ın Nahcıvan ile kara bağını sağlaması kadar bizim de Türk dünyası ile kara bağını Türk devletleri üzerinden sağlama imkanına kavuşmamızı sağlayacaktır. Azerbaycan'ın bu sayede Gürcistan a esir olmadan denize ulaşabilecek olmasını da Azerbaycan kazanımı olarak görmek gerek. Çok güzel bir çözüm bence de. Buna bizim ve Azerbaycan'ın birlikte çalışmamız lazım.



2.3. Toprak Takası Planı
Birçok gözlemciye göre, şimdiye kadar önerilen çözümler içerisinde
2001 yılında Key West, Florida'da yapılan toplantıda önerilen toprak taka-
sı planı anlaşmazlığı sona erdirmek açısından en iyi fkri ortaya çıkarmıştı.

Bu önerinin bir çok açıdan anlaşmazlık meselelerinin çoğuna cevap veren
bir öneri olduğu düşünüldü: Karabağ Ermenileri için güvence sağlıyordu,
Azerbaycan'ın  toprak  bütünlüğü  korunuyordu,  anklav  topraklarda  yaşa-
yan halka ulaşımı mümkün kılıyordu ve bölgesel entegrasyon sağlıyordu.
Ancak önerinin ayrıntıları  tartışılamamış, siyasi  irade eksik kalmış ve  iç
destek konusunda yaşanılan problemler nedeniyle bu çözüm önerisi daha
ileriye taşınamamıştır.

Tarafar  toprak  takası  planını  1999  yılında  konuşmaya  başlamıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı'nın bölge uzmanı Paul Goble'ye  ithafa Goble
Planı olarak da bilinen  toprak  takası planı şu şekildeydi; Ermenistan gü-
ney bölgesi Meghri'de bir koridorla Azerbaycan'a Nahcivan bölgesine bir
geçiş  sağlayacaktı.  Bunun  karşılığında  da  Laçin  koridoru  Ermenistan'a
verilecekti.

 Bu şekilde Ermenistan Dağlık Karabağ'a bir geçiş sağlarken,
Azerbaycan da kendisine ait olan Nahcivan Özerk Bölgesine bir koridorla
geçiş sağlayacaktı.
Sıkı bir gizlilik içerisinde yapılan, her iki ülke başkanlarının yüz yüze
gelerek görüştüğü müzakereler  sonucunda 1999'un Kasım  ayında  İstan-
bul'da  yapılacak  olan AGİT  zirvesinde  barış  anlaşmasının  imzalanması
planlanıyordu.

Ancak 27 Ekim 1999'da Ermenistan parlamentosuna bir saldırı ger-
çekleştirildi. Silahlı bir grup parlamentoya girerek 8 kişiyi öldürdü. Ölen-
lerin arasında Başbakan Vazgen Sarkisyan ve Ermenistan Parlamento Söz-
cüsü Karen Demirciyan da vardı.  İkisi de dönemin  en  etkili  siyasetçile-
riydi. Bu saldırı olmasaydı anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı kesin
olmamakla beraber, o dönemde Ermenistan parlamentosundaki saldırıdan
önce her  iki  tarafın da bu  tür bir anlaşma  imzalamaya çok yakın olduğu
biliniyordu.
 
Bu takas planının başarılı olamamasının nedenlerinden biri de önemli
detayların  açıklığa  kavuşturulamaması,  özellikle  koridorların  nerelerden
geçeceği ve derinliklerinin ne kadar olacağı konusunda anlaşılamamasıy-
dı. Ayrıca, anlaşma aynı zamanda toprak kaybı anlamına da gelebileceğin-
den ülke içinde muhalefet yaratacağı bekleniyordu.
 
Ermenistan parlamentosundaki saldırının daha sonra  takip eden mü-
zakereler üzerinde ciddi etkileri oldu. Ermenistan parlamentosundaki sal-
dırıdan sonra Koçaryan Ermenistan içindeki kırılgan güvenlik durumunu
göstererek müzakerelerde daha az  işbirliğine gitti. Haydar Aliyev bu dö-
nemde ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı ve yerine kimin geçeceği
meselesine odaklanmaya başladı. Aralık 2003'te de vefat etti.
Ardından  İlham Aliyev Başkan  oldu  ve müzakerelerde  yeni  dönem
Nisan 2004'te başladı. Ermenistan ve Azerbaycan'ın Dışişleri Bakanları
görüşmeleri yeniden başlatmak  için Prag'da bir araya geldiler. Prag'daki
ilk toplantıyı takip eden zamanda iki bakan ve iki başkan 2004-2005 ara-
sında bir seri önemli görüşme gerçekleştirdi. Bu süreç "Prag süreci" olarak
adlandırıldı.
 

Dağlık Karabağ Müzakerelerinin Geleceği
İdil TUNÇER KILAVUZ1
AVRASYA ETÜDLERİ 52/2017-2 (51-78)
Geliş Tarihi: 26.05.2017    Kabul Tarihi: 19.10.2017
T.C. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı
http://dergipark.gov.tr/download/article-file/422210
Mesajı Paylaş

dum

Ermenistanın (yani rusyanın)  iran ile kara sınırını kapatacak bir hamle olur bu. 

Bu arada  sadece koridorların takası yetmez.  Nahçıvan zaten azerbaycanın..  karabağ ise işgal edilmiş statüde.. denk değiller.. adil bir anlaşma için karabağdan bir miktar toprak da almalı azerbaycan.

Mesajı Paylaş

Tigerfish

Baya pragmatik yaklaşıyorsunuz. Karabağ'ın tümünü alsa? Ermenistan'ın başına ne kadar ılımlı bir lider gelsede Karabağ'dan en ufak taviz vermeyecekleri kesin. Diplomatik çabalar hep boşa gitmiştir. Mesajı Paylaş

petibor

#18
Şub 07, 2019, 11:00 ÖÖ Last Edit: Şub 07, 2019, 11:30 ÖÖ by petibor
Bizlerin göz ardı ettiği bir gerçek var. Azerbaycan için bile geniş bir özerkliğin içine sindirildiği Karabağ gerçeği var ortada. Bu temelde görmek gerek olayı. İşgali tanımayız tabi empatide yapmayacağız ama bu işgalin bir geri plan aklı var sebebi var. Tabi burada Karabağ denilen yerin şu andaki işgal bölgesinin çeyreği olduğunu da bilmek gerek. Erministan ın Karabağ işgalini nasıl gördüğünü bilelim. Gerçek çekirdek Karabağ'ı ayrı tutulur ise onunla Ermenistan arasında laçin koridorunu ilhak edilmesi zaruri koridor olarak görüyor kalan işgal edilmiş yerleri ise Azerbaycan'a bırakılması gereken ancak barış olmadan güvenlik kaygısı ile bunun olamayacağına değinen Ermenistan var. Bir karış toprak vermem direnci yok yani Ermenistan da ve Azerbaycan da ise oralar benim için Bakü toprağı gibi vatan toprağıdır pozisyonunda olmayan Azerbaycan gerçeğide var. Yani bu tablo karşılıklı ödünler vermeye müsait bir zeminde şu an için

Bizim için önemli olan elbette Azerbaycan'a ve onun ötesindeki bir dünya kardeş toprağa kara bağlantımızın olmasıdır. Atatürk Nahçıvan ile kara sınırı olacak şekilde İran devleti ile toprak takası yapmıştır zamanında. Adamın ne kadar öngörülü olduğunu görüyor musunuz Sovyetlerin çok kötü niyet ile Nahcıvan ile kara sınırımız olmasını son metreleri ile haritayı çizerek engellemesine karşın Atatürk İran ile ilişkilerin iyi olduğu dönemde çok küçük toprak takası ile bu kara bağını sağladı, biz bu sayede şimdi Nahçıvan'a gidebiliyoruz kara sınırımızdan. Ama ne çare Azerbaycan-Nahcıvan bağlantısı yok. Azerbaycan nerede ise işgal edilen Karabağ kadar büyük Nahçıvan a Gürcistan-Türkiye üzerinden yada İran üzerinden ulaşabiliyor. Bu harita elbette değişmek zorunda bu Azerbaycan için feci bir tablo. Ermenistan içinde Karabağ olayını böyle görmek gerek. Hukuki olarak değil ama fiilen ve iki tarafın kabulleri ile Karabağ da Ermenistan ın karadan ulaşamadığı kadim toprağı gibi. Masada bu iki sorun bir paket çerçevesinde çözülecek Karabağ Ermenistan a bırakılacak Nahcıvan ile Azerbaycan arasında kara bağı sağlanacak. Tabi burada büyük bir sıkıntı var oda Ermenistan ile İran ın kara bağlantısının kopması demek olur Azerbaycan Nahcıvan kara bağlantısının sağlanması. Ermenistan gibi hapsolmuş bir ülke bunu istemez. Rusya'da öbür sıkıntı. Rusya da Türkiye nin Türk coğrafyası ile kara bağı olsun istemez. Burada Ermenistan ın Rusya ya rağmen bunu kabul etmesi için uygun zeminin sağlanması gerek. Buda Rusya ile olan bu çok ileri bağımlılığın azaltılması ile olabilir. ABD' nin bizim yaklaşımımıza desteği var zaten ve bu biraz daha kuvvetlendirilmeli. Ermenistan'ı benim görüşüm Rusya'dan kurtarmak gerek. Bizim şimdiden Ermenistan ile ilişkileri geliştirmemiz gerekiyor bu gerçekten çok gerekli zeminin hazırlanması için. Ermenistan'a denize kolay ulaşma yolu sağlayalım özel kolaylık gösterelim zira böyle kıyısı olmayan kara ülkelerinin denize yaklaşma imkanları anlayışla düzenlenir. Azerbaycan'ı kızdırma küstürme söz konusu değil bir zemin hazırlama ipleri biraz ele alma bütün yükü Azerbaycan'a bırakmamak gerekiyor. Siz her sorunu çözün ben sonra ilişkimi toparlarım olmaz.

Toprak takası nasıl olacak o merak konusu. Nahçıvan ile bağlantı sağlanacak o belli ama statüsü nasıl olacak mutlaka gevşek bir ortak kullanıma izin veren sahipsiz  yani ortak sahipli bir Megri boğazı statüsü oluşacak. Böyle olur ise Türkiye'nin üçüncü gözlemci ülke olması bile söz konusu olabilir. Öbür sorunda Karabağ özerk mi olacak Ermenistan'a mı kalacak. Özerklik Azerbaycan için gelgitlerle de dolu olsa dillendiriliyor ara ara. Ermenistan'a bırakılacak olsa karşılığında ciddi bir toprak almak gerekir Megri koridoru adil bir toprak değişimi olmaz. Ama sonuçta Azerbaycan için Nahcıvan gibi çok büyük bir vatan toprağına direk ulaşım sağlanacak olması Azerbaycan'ı yinede karlı kılabilir ama halkına izahı çok kolay olmaz. Bu takas ve statülerde anlaşamıyorlar belli ki. Benim önerim Küçültülmüş Karabağ ın Ermenistan'a yaklaşmış bir toprağın Ermenistan'a bırakılması dır. Azerbaycan'ın kazanımı çok stratejik olacak. Denize dost ülkeden ulaşmak Azerbaycan için çok değerli bir kazanım ve tabiki Nahcıvan'a ulaşımda.

Ancak ruhumuzun derinlerinde hapsolmuş küçük bir ama var dillendirmediğimiz ama hiç unutamadığımız. Biz Azerbaycan'ın ne kadar sorunlarını çözmesini isteriz oda biraz muğlak bir durum. Safavi-Osmanlı travmetik tarihi unutulacak bir tarih değil. Azerbaycan bizim ruhumuza işlemiş bir ürperti korku ile baktığımız bir kardeş. Daha ileri bir tabloda İran daki Güney Azerbaycan parçası ile birleşmiş bir Azerbaycan ister miyiz mesela ben hiç sanmıyorum doğrusu. A Tipik B Tipik Türkiye tarih olmuş bir mevzu değil hatta çok diri bir sorun hala. Azerbaycan da burada tarihi bir aktördür bizim açımızdan. Yani ben her derdini çözmüş bir Azerbaycan istiyor muyuz çok emin değilim. Buna karşın bizi cesaretlendiren şey kadim topraklara kara bağı ile kazanılacak muazzam stratejik kazanımlardır.
Mesajı Paylaş

petibor

#19
Şub 07, 2019, 11:48 ÖÖ Last Edit: Şub 07, 2019, 11:54 ÖÖ by petibor
Benim bu tabloda Türkiye devletinden beklentim açık olarak çözüm önerisini masaya toprak takası olarak koyması ben bunu istiyorum demesidir. Azerbaycan kızacakmış filan bunlarla pozisyon alamayız bizim fikrimizi açık açık söylememiz gerek. Bu çözüm öneriside elbetteki Nahcıvan Azerbaycan arasında Megri boğazından kara bağının sağlanacağı bir çözüm üzerine olmalıdır. Elbette Karabağ'ı Ermenistan a bırakın edin gibi nihai şeylere öneri getirmek yanlış olur. Bunlar iki ülkenin çözeceği detaylardır ama bizim çözüm Nahçıvan ile kara bağı olmalı mutlaka üst çatı önerisi ile tarafımızı niyetimizi ortaya koymamız gerek. Ayrıca çok gizli çok ketum da olmak kamu oyunu duruma hazırlamak açısından yanlış oluyor. Azerbaycan reklamlarda bile Karabağ bizim derse tartışmayız derse bu işler kemikleşir pragmatiklik hakkın kısıtlanır masa başında. Ara ara bu düşünceler dillendirilmeli halkın paydaş olması sağlanmalı. Bunu Azerbaycan yapamıyor ise Türkiye ortaya fikirler atarak tartışmayı açabilir. Bir öneride toprak takası denmeli öneriler konuşulmalı tartışılmalı Azerbaycan da.  Bu alenilik Ermenistan'ı da   cesaretlendirecek kendi kamu oyunda tartışmayı sağlayacak. Her şeyi masa başında kapalı odalarda konuşmak doğru değil. Türkiye'nin de samimiyetsiz duruşunu beğenmiyorum böyle çözüm odaklı olmayan sorunu siz çözene kadar biz gardaşımızla omuz omuzayın o ne derse bizde oyuz dememeli. Bizde Azerbaycan analizini yapıp işimize yarayan yaklaşımı Azerbaycan içinde mutlaka faydalı da olacak ise ilan edelim. Bizim arzumuz budur diyelim. Ama tabi ki Azerbaycan için faydalı ise. Azerbaycan'ın kendi halkına söylemi samimiyetsiz olabilir o söyleme esir olamayız o kendi halkı ile bir ortak duruş pozisyonudur ama her zaman söylemler gerçekleri ifade etmez. Biz burada gerçeği kendimiz analiz edelim ve ilan edelim. Megri boğazı sorunu üzerine çözümler üretilmeli diyelim. Azerbaycan belkide böyle bir Türkiye istiyor. Mesajı Paylaş

factoraptor

Karabağda yaşayan güncel Ermeni sayısını biliyor musunuz? 150 bin. O da şişik resmi rakam. Doğru olsa bile, doğru dürüst bir "il merkezi" anca çıkar bu nüfustan.


Bu nüfusun çoğu asker. Önemli bir kısmı yaşlı kesim. Çok az "workforce" içeren bir bölge orası. Ermeni devleti neredeyse zorla oradaki Ermenileri orada tutuyor. Hepsi en iyi ihtimalle ya Ermenistana ya da Avrupaya göçüyor.

Peki Azerbaycan varsayımsal bir savaş sonrası orayı tamamen ele geçirse, Azeri Türkü nüfusun orayı geri alması kaç sene sürer? Bence 10 sene kalmadan orada Azerbaycan kontrolü perçinlenir.

Totalde Ermeni nüfusu 3 milyon civarı. Bu nüfusunda eridiği ortada. Taviz vermek için sebep yok. Azerbaycanın yapması gereken iki şey var;

1- Karabağ kendi kontrollerindeymişçesine dibine kadar altyapı götürmek.

2- Karabağ kendi kontrollerindeymişçesine oraların yakınlarına yatırım yapmak.

Ruslar sonsuza dek orada kalamaz. Önünde sonunda İtalya kadar ekonomisi olan Rus devleti süper güç iddiasını yitirecek. Hatta tahminim, önümüzdeki on yıllarda temel derdi ne Avrupa ne de Kafkaslar olacak. 1.5 milyarlık Çin nüfusunun Sibiryadaki kaynaklar için geleceklerini biliyorlar. Son dertleri oralar falan olacak tahminim.

İşte o zamanlarda "şakkadanak" Karabağ "şakkadanak" Megri geçidi gelebilir. Optimistik planlar her zaman kötüdür ama taviz verilmesi halinde haydut olan taraf biz oluruz. Gerek yok.. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter