ABD ve AB Arasındaki Güç Savaşları

Başlatan Sihirbaz, Mar 18, 2017, 07:07 ÖS

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Dünyanın en büyük ekonomilerinde Trump etkisi

Almanya'nın Baden-Baden şehrinde bir araya gelen dünyanın en büyük 20 ekonomisinin maliye bakanları, toplantı sonucunda yayınladıkları bildiride öncekilerde olduğu gibi serbest ticarete vurgu yapmadı.

Bu duruma ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Önce Amerika' diyen korumacılık politikalarının yol açtığı belirtiliyor. Görüşmeleri takip eden basın mensuplarının haberlerine göre, bildiriye içinde Çin'in de olduğu birçok ülke serbest ticaret vurgusunun konulmasını isterken ABD buna karşı çıktı. O yüzden maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının katıldığı toplantıya, delegasyonların bu konuda yaptığı ısrarcı tartışmaların damga vurduğu aktarıldı. Kanada ve toplantı başkanı Almanya'nın arabulucuğuyla bildiride fikir birliği sağlandı.

ABD'ye Japonya destek verdi

Önceki toplantı bildirisinde korumacılığa karşı çıkılması gerektiği maddesi eklenmişken bu bildiride sadece, "Ticaretin ekonomilerimize yaptığı katkıyı güçlendirmek için çalışıyoruz" ibaresi konuldu. Ticaret konusunda maliye bakanları ve merkez bankası başkanları hayati bir önem taşımazken en azından aynı görüşte olmaları ülkelerin aynı anlayışta buluştuğunu vurguluyor.
Ancak bu toplantıda ticaret konusunda net bir duruş sergilenememesi, bu konunun Temmuz ayında düzenlenecek G20 liderler zirvesine taşınmasına yol açacak.

Financial Times'ın haberine göre özellikle Çin temsilcileri, bildiride korumacılığa karşı bir dil olması yönünde ısrar ederken karşı cephede ABD'ye Japonya destek verdi. Toplantıda yaşanan atmosfer geçen gün Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Amerikalı lider Trump arasında yaşanan toplantının da bir yansıması gibiydi.

Trump, Merkel'e Avrupa ile birçok anlaşmada adil bir şekilde davranılmadıklarından ötürü şikayet etti.
Şimşek: Ticaret için şeffaflık gerek Fransa Maliye Bakanı Michel Sapin, serbest ticaretin bildiride vurgulanmamış olmasından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını vurguladı. İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond, ABD'ye zaman verilmesi gerektiğini söyleyerek şimdi bir cevap almak için ısrar etmenin ters bir cevap alınmasına yol açacağını aktardı.

Tartışmaların odağındaki ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin ise serbest ticarete inandıklarını ancak bazı anlaşmaları gözden geçirmelerinin gerektiğini söyledi. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ise Bloomberg televizyonuna yaptığı açıklamada, açıklığın ticaret için anahtar bir role sahip olduğunu ve istihdamı yok ettiğine dair bir veri olmadığını söyledi.

http://www.bbc.com/news/business-39315098 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri Arasında Gümrük Tarifeleri Gerginliği Tırmanıyor

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasında gümrük tarifeleri gerginliği tırmanıyor. Konu Dünya Ticaret Örgütü'ne taşınabilir. Son olarak ABD yönetiminin bazı Avrupalı markalara uyguladığı tarifeyi yüzde 100'e çıkarma tehdidinin ardından Avrupalı yetkililer konuyu yakından takip ettiklerini açıkladı

Wall Street Journal, Trump yönetiminin AB'nin hormon destekli Amerikan etlerine uyguladığı yasağa misilleme olarak Rokfor peynirleri, Perrier sodaları ve Vespa motosikletlerine gümrük vergisini arttırabileceğini ileri sürdü.

Öte yandan Almanya Dış İşleri Bakanı Sigmar Gabriel de ABD'nin 5 AB ülkesinden ithal ettiği yassı çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergilerini arttırma planını eleştirerek bunun Amerikalı üreticilere uluslararası ticaret kanunlarına aykırı şekilde haksız bir rekabet üstünlüğü sağlayacağını belirtti.

http://www.euronews.com/2017/03/31/trade-trouble-as-trumps-s-beef-with-the-eu-hots-up Mesajı Paylaş

putty

Bu kötü haber Türk Yunan sorununa Ege sorununa Doğu Akdeniz sorununa Kıbrıs Sorununa ayrı bir pencere açacak bir gelişme. Ama bizi ciddi bir rakip karşısında çok güçsüz duruma düşüreceği için tahminimce ilerleyen zamanda bizi formda tutacak gayretli tutacak zinde kılacak bir rekabet yaratacak.

Avrupa'da yeni askeri işbirliği! 'Avrupa Birliği Ordusu kuruluyor'

Kurulduğu günden bu yana savunma alanında büyük ölçüde ABD'ye muhtaç olan ve NATO şemsiyesinden yararlanan Avrupa Birliği, askeri alanda kendisine takılan 'kâğıttan kaplan' benzetmesinden kurtulmak için önemli bir adım attı. AB üyesi 23 ülke, 'savunma alanındaki işbirliğini daimi yapıya kavuşturmak' (PESCO) ve bir üst düzeye taşımak için niyet beyanında bulundu.



Avrupa'da yeni askeri işbirliği Avrupa Birliği Ordusu kuruluyorSavunma alanında daimi ve derinlemesine işbirliği AB'nin onlarca yıldır tartıştığı ve antlaşmalara yansıttığı bir konu olsa da şu ana kadar tam anlamıyla devreye sokulamadı. Bu adımın atılmasındaki en büyük engel, NATO'nun rolünün zarar göreceği ve olası bir AB ordusuna kapı açılacağı endişesiyle her türlü girişimi bloke eden İngiltere'ydi.

Bu ülkenin AB'den ayrılma kararı alması ve Rusya'nın son dönemdeki askeri faaliyetlerinin 'endişe verici' boyutlara ulaşması, Almanya ile Fransa'nın savunma alanında yeni bir hamleyi gündeme taşıması sonucunu doğurdu. Her ne kadar yüksek sesle dile getirilmese de AB'nin savunma çabasının ardındaki nedenlerden biri de ABD'ye olan bağımlılığı düşürmek. Bu yaklaşımın zemin kazanmasında ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'daki Avrupa ülkelerine yönelik yaklaşımı etkili oldu.

23 ÜLKEDEN DESTEK

Almanya ve Fransa'nın öncülük ettiği PESCO'ya savunma alanındaki faaliyet ve oluşumlara katılmayan Danimarka imza atmayacak. PESCO, bazı projelerde AB üyesi olmayan ülkelere de açık olacak ancak bu ülkelere karar alma mekanizmasında söz hakkı tanınmayacak. Üçüncü ülkelere açıklık konusunda 2019'da AB'den ayrılması öngörülen İngiltere yoğun çaba gösterdi. 27 ülkeden 23'sinin onay verdiği PESCO'ya katılım gönüllük temelinde yapılıyor. İlk katılanların onay vermesi halinde şu an katılmayan ülkelerin katılımı da mümkün olacak. Ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmediği düzenli şekilde denetlenecek ve taahhütlere uymayanların kapsam dışı bırakılması gündeme gelebilecek.

ORTAK PROJELER

Üye ülkeler arasındaki savunma bağının güçlendirilmesi ve işbirliğinin artırılmasını hedefleyen PESCO bağlamında atılacak adımları şu şekilde özetlemek mümkün:

-AB'nin askeri operasyonları için üye ülkeler personel, ekipman, eğitim ve altyapı alanlarında belirgin katkı sağlayacak.

-Savunma harcamalarında düzenli artış sağlanacak. Savunma harcamalarının yüze 20'si tedarik, yüzde 2'si ise araştırma ve teknolojiye ayrılacak.

-İlk aşamada AB üyeleri arasındaki uyumu artırma ve eksikleri giderme amacıyla yeni askeri ekipman geliştirmeye yönelik projeler devreye sokulacak. Tank ve insansız hava aracı üretimi ilk akla gelen projeler arasında.

-Sonraki aşamalarda Avrupa askeri hastane merkezi oluşturulacak. Benzer bir adım lojistik alanında da atılacak.

-İlk etapta 5.5 milyar Euro düzeyinde bir kaynak devreye sokulacak.

NATO ETKİLENİR Mİ?

Aralıktaki AB Zirvesi'nde nihai hali verilecek olan PESCO'nun NATO'yu nasıl etkileyeceği de cevabı merak edilen sorular arasında. Genel kanı AB'nin bu oluşumunun NATO'ya rakip olamayacağı ve tamamlayıcı nitelikte olacağı yönünde. Her ne kadar AB savunma alanında yeni bir hamlede bulunmuş olsa da askeri imkan ve yetenekler açısından ABD'ye ihtiyaç duymayı sürdürecek. NATO ile AB arasındaki işbirliğinde son dönemde oldukça iyi bir çizgi yakalandı. AB'nin savunma alanında atacağı adımların, AB imkanlarından daha çok yararlanabilecek olması nedeniyle, NATO'yu da güçlendirici etki yaratması öngörülüyor. 'AB ordusu' fikrinin ise üye ülkeler arasında henüz yeterli zemin olmaması nedeniyle kısa vadede hayata geçirilmesine ihtimal verenlerin sayısı oldukça az.

http://www.hurriyet.com.tr/avrupada-yeni-askeri-isbirligi-avrupa-birligi-ordusu-kuruluyor-mu-40643639 Mesajı Paylaş

Alkyone

Avruapanın ekonomi de lider ülkesi Almanya savunma harcamalarında bütçesiyle orantılı bir düzeltmeye yönelmediği sürece bu "Avrupa ordusu" meselesi ölü bir projedir. Ki ufukta böyle bir strateji değişikliği gözükmüyor Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

putty

Arkasında tehdit yaratabilirsen bir manga adam bile büyük güçtür ezip geçemezsin. ABD askerini at hadi Suriye den hepi topu bir kaç bin kişi. Rodos a birer ikişer tane uçak gönderseler AB sınırını korusa bu uçaklar ne yapacağız karşımıza Yunan uçağı yerine Polonya uçağı Romanya uçağı çıkacak. Mesajı Paylaş

sadalone

Almanya savunma harcamalarını 2024'e kadar %1.2'den NATO hedefi olan %2'ye çıkarmayacak mıydı Mesajı Paylaş

HDS

Almanya'nın savunma bütçesinden önce 2. DS'ndan beri ilk kez güncellemeye giriştiği savunma doktrini konusunda kararını vermesi gerekiyor. Dünyanın gidişatı konusunda bir öngörüye sahip olarak ona göre hareket etmesi gerek.

Bunun yanında, bakalım Fransa ile Almanya'nın, yahut Doğu Avrupa ile Batı'nın arası nasıl olacak? Güney ne edecek? Biz ne yapacağız? Rusya ne olacak? Orta Doğu'da kim ne yapacak? Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#7
Kas 13, 2017, 01:52 ÖS Last Edit: Kas 13, 2017, 02:00 ÖS by delenda_est_carthago
Almanya'nin  savunma butcesini GDP'sinin %2'sine cikarmasi Rusya'dan daha buyuk  ya da hemen hemen esit bir savunma butcesine sahip olmasi anlamina gelir. Pratikte mumkun olacagini pek sanmiyorum. O kadar parayi yeni birlikler ihdas etmeden, personel sayisini artirmadan vs.. harcamalari bence  mumkun degil.

Ha ABD ve AB ulkeleri Almanya'nin Rusya kadar hatta ondan daha buyuk  bir askeri butceye sahip olmasini gercekten ister mi ya da istemeli mi, o da baska bir soru. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

HDS

Bir miktar F-35'i hemen iteleyebilirlerse Almanya'ya rahat ederler. Uçak zaten para tuzağı gibi. :)
Yanında epeyce de Amerikan mühimmatı gazlar, yahut Almanya'nın kundirik mühimmatları için bir servet de oraya gömdürürler.

Almanya zaten bu tayyareleri %4 bilemedin %5 harbe hazırlık oranı ile kullanabileceğinden de, epeyce bir uğraşır debelenirler.



Bu arada galiba şimdilik en "güvenli" harcama olan lojistiğe para gömüyor Almanya. MAN'a epey 6x6 vs siparişi vermişler. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Eski forumumda Alman ordusunda çalışan bir Türk üye vardı. Konuşmalarının geneli Alman ordusunun harbe hazırlık oranının gerçekten çok düşük olduğu ve genelde tüm ordunun ciddi bir modernizasyona ihtiyaç duyduğu yönündeydi.

Almanların sadece bu ordu modernizasyonu bile dünyanın parasını yiyecek.

Durum Trump'ın Almanlara silahlanma konusunda giydirdiği kadar var. Bu üye sürekli orduya para harcanmamasından ve tüm kaynakların ekonomi için seferber edilmesinden dert yanardı.

Bu bilgiler ışığında AB ordusu en hazır ülke olan İngiltere'de birlikten ayrılmışken bence yakın gelecekte gerçekleşmesi zor bir proje...

Sanki Trump'ı iktidarda iken idare edelim de nasıl olsa gidince gene bildiğimiz gibi yaparız tarzı bir düşünce hakim :)

Bu minvalde de dostlar alışverişte görsün deyü ortaya bir dünya haber çıkıyor, çıkar gibi... Mesajı Paylaş

putty

AB öteden beri NATO nun AB ordusu olmasını ve ABD ve Kanada gibi ülkeler ile eskiye benzer işbirliğinin devamını istiyordu. Bizi istemiyorlardı Türkiye siz yeni bir NATO kurmak yani. Şu anda bunu resmi olarak yapamadıkları için fiilen buna giden bir süreç başlatıyorlar. İlerde ki tablo şu olacak. AB ordusu ile ABD - Kanada arasında kuvvetli işbirliği olan bir pakt oluşacak ve NATO dan bu ülkeler fiilen yavaş yavaş geri durarak onu pratikte yok kılacaklar. Bizsiz yola devam edecek batı ittifakı. Veto hakkımız olmasa şimdiye kadar çoktan NATO yu buna dönüştüreceklerdi ama bunlar oy birliği ile olan şeyler NATO sisteminde bu yüzden olmadı. İtilmiş kakılmışlığın ayrı bir sahnesi yani. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya, Fransa ve İngiltere'den ABD'ye gümrük vergisi çağrısı

Almanya Başbakanı Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile İngiltere Başbakanı May, ABD'ye AB'ye karşı ticari bir önlem almaması yönünde çağrıda bulundu. AB'nin kendi çıkarlarını savunmaya hazır olduğu belirtildi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşme sonrasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Theresa May ile Pazar günü telefonda görüştü.

Görüşme sonrasında açıklama yapan Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, görüşmenin üç lider arasında görüş alışverişi ile eşgüdüm amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Seibert, üç liderin "ABD'nin Avrupa Birliği'ne karşı ticari bir önlem almaması" yönünde bir çağrıda bulunduklarını, ancak ABD'nin bu yönde bir karar alması durumunda "Avrupa Birliği'nin kendi çıkarlarını çok yanlı ticaret düzeni kapsamında savunmaya hazır olduğu" konusunda anlaştıklarını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Mart'ta aldığı karar doğrultusunda ABD'ye ithal edilen çeliğe yüzde 25 ile alüminyuma yüzde 10 ek gümrük tarifesi uygulanmasına karar verilmişti. Ancak Başkan Trump, AB ülkelerine 1 Mayıs'a kadar geçici bir muafiyet tanımıştı.

Cuma günü Beyaz Saray'da görüşen Başbakan Merkel ile Başkan Trump'ın görüşme sonrasında yaptıkları ortak basın toplantısında Merkel, Trump ile bu konuda fikir alışverişinde bulunduklarını, ancak kararı Başkan Trump'ın vereceğini aktarmıştı. Trump ise ABD ile Almanya ve AB arasındaki ticari ilişkilerin "karşılıklı" olmasını istediğini belirtmişti.

İran anlaşmasının devam etmesi konusunda mutabakat

Alman hükümet sözcüsü Seibert, Pazar günü telefonda konuşan üç Avrupalı liderin İran ile yapılan nükleer anlaşmanın yürürlükte kalması konusunda bir kez daha mutabık kaldıklarını aktardı. Sözcü, Merkel, Macron ile May'in İran'ın balistik füze ve bölgedeki gücü konuları üzerine yoğunlaşan başka anlaşmaların yapılması için bütün taraflarla çalışmaların yapılmasını desteklediklerini yinelediler.

Merkel ile Trump görüşmesinde gündeme gelen konular arasında İran ve Trump'ın yenilenmesini istediği, yoksa çekilmekle tehdit ettiği İran'la imzalanan nükleer anlaşma da yer almıştı. Başbakan Merkel anlaşmanın İran'ın Ortadoğu'daki hedeflerine ulaşmasını engellemek için bir "ilk adım" olduğunu ve bu anlaşma üzerinden daha ileriye doğru yol alınabileceğini belirtmiş, ancak bu anlaşmanın İran'ın hedeflerini kontrol altına almak için yeterli olmadığını da söylemişti.

Trump ise İran'ı kastederek, "Onlar nükleer silah yapmayacaklar. Buna güvenebilirsiniz" demişti.

http://www.dw.com/tr/almanya-fransa-ve-ingiltereden-abdye-g%C3%BCmr%C3%BCk-vergisi-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-43584672 Mesajı Paylaş

Alkyone

#12
Haz 09, 2018, 12:35 ÖÖ Last Edit: Haz 09, 2018, 01:02 ÖS by Alkyone
Almanya sanırım fetöye cephe almış
Nihayet ticaret savaşları ve Amerikanın Alman büyükelçisinin yarattığı şok dalgası ile fetönün bir kalesi daha düştü
https://twitter.com/BulutGulcuN/status/1005143189114834945

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron İran ile nükleer anlaşmadan çekilen ve yeni gümrük vergileri getirmeye çalışan ABD'yi G7'den kovmakla tehdit etti.
https://www.yenisafak.com/dunya/macron-trumpi-tehdit-etti-3357056 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

delenda_est_carthago

#13
Haz 09, 2018, 02:22 ÖS Last Edit: Haz 09, 2018, 02:28 ÖS by delenda_est_carthago
Daha bir hafta  10gün önceki mesajlarımdan birinde nde yazdığım gibi:

"Tam da ABDnin etrafi kirip dokmeye baslamasi dolayisiyla Turkiye ile Almanyanın çıkarlarının kismen de olsa ortusmeye baslayacagi bir doneme girilirken Almanya ile  kanli bicakli bir durumda olunmasi gayet ironik olsa gerek."

Bu arada Suudi veliaht MbS Alman şirketleri Suudi devlet ihalelerinden dışlama kararı aldı falan... AB içinde Pro ABD anti Alman bir blok oluşmaya başladı. ıster visegrad deyin ister intermareum.

Demek ki iki tarafta da  çıkarların örtüşmeye başladığı görülmüş. Bizimkiler illaki Almanya'da seçim propagandası yapacağız falan diye bastırmıyor, Almanya iç politika malzemesi olarak kullanılmıyor referandumdaki gibi. Nazi lafları havada uçuşmuyor. Rheinmetall'ın Leo2 upgrade'leri Alman basınında pek haber olmuyor, kıyamet koparılmıyor. Türkiye haberlerde pek Yok.

2012'ye kadar olan döneme dönülmeSi imkansız tabii, kamu diplomasisi olarak, ama en azından pragmatizmle geri dönülmeye çalışılıyor sanırım. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

HDS

#14
Haz 09, 2018, 06:51 ÖS Last Edit: Haz 09, 2018, 06:54 ÖS by HDS


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter