Avrupa Birliği

Başlatan Sihirbaz, Oca 27, 2017, 02:23 ÖS

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Avrupalı Liderler Trump'ın İşkence Açıklamalarından Rahatsız

Başkan Donald Trump'ın terörle mücadele konusunda yaptığı son açıklamalar, 'waterboarding' olarak bilinen yasaklanmış sorgulama yöntemine dönülüp dönülmeyeceği ya da CIA'in diğer ülkelerde terör zanlılarını sorguladığı merkezlerin yeniden açılıp açılmayacağı yönünde tartışmalara yol açtı.

Amerikan basını tüm dünyada tepki çeken terörle mücadele programına yeniden dönülmesinin düşünülüyor bile olmasının, Avrupa'da paniğe yol açtığını yazıyor.

Konu, Brexit sonrası Amerika ile yakın ilişkileri korumayı amaçlayan ve bu hafta Washinton'a gelerek görüşmelerde bulunan İngiltere Başbakanı Theresa May'in ziyaretini de güçleştiren unsurlardan biri.

Gerek iktidardaki Muhafazakar Parti üyeleri, muhalefet partisinin ileri gelenleri ve aralarında Harry Potter kitapları serisinin yazarı J.K. Rowling'in de olduğu ünlü isimler, Trump'ın hafta içi CNN televizyonuna yaptığı açıklamada söylediği "İşkence işe yarayabilir" ifadesini eleştiriyorlar.

Ayrıca Amerikan medyasında, terör zanlılarının tutulduğu diğer ülkelerdeki CIA hapishanelerinin yeniden açılmasının değerlendirildiği haberler daha da dehşet uyandırıyor.

Bu sorgulama merkezlerinin yeniden açılmasıyla ilgili kaygılar, Başkan Trump'ın, Amerika'nın zanlıları nasıl sorgulayacağı ile ilgili bir gözden geçirme kararının olduğu iddia edilen kararname taslağına dayandırılıyor.

New York Times Gazetesi ve Associated Press haber ajansı hafta ortasında üst düzey yöneticilerin arasında dolandığı söylenen kararname taslağına ulaştıklarını iddia ediyor. Beyaz Saray sözcüsü Sean Spicer ise söz konusu taslağın Beyaz Saray'dan çıkma bir belge olmadığını söyledi. Ancak sözcü taslak ile ilgili başka bir yorum yapmadı ve kime ait olabileceğine dair de bir şey söylemedi.

New York Times gazetesi, çarşamba günkü haberinde adını açıklamadığı üç yönetim yetkilisine dayanarak, söz konusu taslağın salı sabahı Ulusal Güvenlik Konseyi üyelerine değerlendirmeleri için dağıtıldığını yazdı.

Önde gelen İngiliz Muhafazakar Milletvekili Andrew Tyrie, İngiltere Başbakanı May'i Trump ile buluşması öncesinde uyardı, May'in Trump ile buluşmasında net bir biçimde İngiltere'nin söz konusu sorgulama merkezleri konusunda Amerika'ya yardımcı ve destek olmayacağını söylemesi gerektiğine dikkat çekti. Tyrie, Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmasında "Cuma günü Başbakan May, Trump ile görüştüğünde ona 11 Eylül sonrası İngiltere'nin de içine sürüklendiği işkence merkezleri konusunun yeniden gündeme gelmesinin artık hiçbir şekilde mümkün olmayacağını anlatacak mı?" diye sordu.

Tryrie'nin sorusuna İngiltere Başbakanı May "Değerli dostuma işkence konusundaki tavrımızın çok net olduğunu garanti edebilirim. İşkenceye izin vermiyoruz, buna dahil olmayacağız ve şu anki karşı tavrımız devam edecek" diyerek yanıt verdi.

Bir başka muhafazakar kongre üyesi Sarah Wollaston da Twitter'dan yazdığı mesajında "İşkenceyi savunarak dünya sahnesinde liderlik yapamazsınız" dedi.

İngiltere'de muhalefetteki İşçi Partisi'nin lideri Jeremy Corbyn'de Başbakan May'i uyardı ve "Donald Trump ile görüştüğünüzde ülkemizin değerlerini savunun, onun işkence gibi insanlık dışı, yasal olmayan ve istihbarat açısından hiçbir işe yaramayan fikirlerine karşı çıkın" dedi.

May Londra'dan Washington'a gitmek üzere ayrılırken yaptığı açıklamada, Trump ile aynı fikirde olmadıkları konuları açık bir biçimde konuşmaktan çekinmeyeceğini söyleyerek, Trump'ın kadınlar ve Müslümanlar ile ilgili yorumlarına da atıfta bulundu.

Avrupalı liderler sorgulama merkezlerinin açılması ve işkence metotlarına karşı olduklarına vurgu yapıyorlar. Liderler, Trump yönetiminin, George Bush döneminde kullanılan terörle mücadele programına dönülmesinin, bu mücadelede ABD-Avrupa işbirliğine zarar vereceği uyarısında bulunuyorlar. İşbirliğinin bozulmasının istihbarat ve bilgi paylaşımına da zarar vereceğine dikkat çekiliyor.

Uzmanlar sorgulama merkezleri konusunda Avrupalı hükümetlerin Trump'a yardım etmek isteseler bile yasal olarak bunu yapabilmelerinin çok zor olduğunu söylüyorlar.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yakın geçmişte, Bush döneminin Avrupa ile işbirliği ve Guantanamo'daki mahkumların durumuna ilişkin bazı kararlar aldı.

Polonya, İtalya ve Makedonya, Başkan Bush döneminde CIA tarafından yürütülen Yüksek Öneme Sahip Tutuklu programına dahil oldukları için yasal bazı yaptırımlar ile karşı karşıya kaldılar. Bunların arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Polonya'yı bu ülkede işkence gördükleri gerekçesi ile iki Guantanamo tutuklusuna 262 bin dolar tazminat ödemeye mahkum ettiği dava da var.

Uzmanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının çoğu Avrupa ülkesini, işkence teknikleri ve aşağılayıcı muamele içeren yöntemler kullanılan terörle mücadele programında Amerika'yla işbirliği yapmaktan alıkoyduğunu söylüyor. Mahkemenin kararlarında bu yöntemler işkence ve sıra dışı uygulamalar olarak ifade ediliyor. Bu kararlar çerçevesinde tutuklu ve hükümlü haklarının daha az olduğu ülkelere terör zanlıları gönderilerek burada bu yöntemlerle sorgulanmaları yasaklanmış oluyor.

Oxford Üniversitesi "Hukuk Kuralları ve İnsan Hakları Projesi" uzmanlarından Brian Chang, Avrupa Konseyi'ne üye 47 ülkenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile işbirliği ve anlaşmalarının farklı seviyelerde olduğunu hatırlatıyor. Chang, bu noktada devletlerin basın ve siyasi baskıların insan haklarına karşı yaklaşımı belirleyeceğini ve Trump ile işbirliği yapmayı zorlaştıracağını, aksi davranan ülkelerin işkence, insan hakları ve aşağılayıcı davranışlar konusunda kötü bir şöhrete sahip olacağına dikkat çekiyor.

Bush döneminde Amerika ile işbirliği, sorgulama merkezleri ve şüphelilere karşı sıra dışı yöntemler kullanma, Avrupa'da bugün hala tartışmalı konular. O dönem uygulanan Yüksek Öneme Sahip Tutuklu programına ilişkin detaylar bugün birer birer gün ışığına çıkıyor. Başkan Bush'un döneminde İngiltere'de Tony Blair hükümetinde görev yapan bakanların bazıları ki - bunlar arasında dönemin Dışişleri Bakanı Jack Straw da var - halen İngiliz mahkemelerinde CIA'in bu yöntem ve sorgulamalarına destek verdikleri gerekçesi ile yargılanmaya devam ediyor.

Fransız ve İspanyol mahkemelerinde de devam eden davalar var. Bu yılın başlarında Guantanamo'da görev yapmış Amerikalı Orgeneral Geoffrey Miller bir Fransız mahkemesi tarafından kendisine yapılan ifadeye gitme çağrısını reddetti. Dava Mourad Benchellali adlı Fransız vatandaşı olan bir Guantanamo tutuklusu tarafından açılmıştı.

George Bush yönetimi 11 Eylül saldırılarından sonra işkence metotlarının kullanılmasına onay vermişti. Bu uygulamalar 2009 yılında Barack Obama'nın başkan olmasının ardından çıkarılan resmi yasaklama kararına kadar devam etti.

2006 yılının başlarında Avrupa Konseyi CIA'in Avrupa'daki sorgulama merkezlerinin tespit edilmesi ve faaliyetleri ile ilgili bir dizi soruşturma başlattı. Bu konu ayrıca Avrupa Parlamentosu tarafından da soruşturuldu. Ancak tüm bu soruşturmalarda çok da ileri gidilemedi. Konu Avrupa Parlamentosu'nun, üye ülkeleri araştırmalara engel olunduğu gerekçesi ile kınaması noktasına kadar vardı.

Avrupa Parlamentosu Litvanya, Polonya, İtalya ve İngiltere'yi Bush dönemi CIA operasyonlarına destek veren ülkeler olarak duyurdu. 2014 yılında resmi olarak yayınlanan Amerikan Kongresi işkence raporu eski Polonya Başbakanı Aleksander Kwasniewski'nin ülkesinde CIA sorgulama merkezi açılmasına izin vermek için imza attığını ortaya çıkardı.

http://www.voanews.com/a/europeans-push-back-against-trump-torture-remarks/3694996.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB: Ukrayna'daki çatışmalar ateşkesin açıkça ihlalidir

Avrupa Birliği, Ukrayna'nın doğusunda yoğunlaşan çatışmaların ateşkesi ihale ettiğini ve derhal durdurulmasını istedi.
AB Komisyonu Sözcülüğünden yapılan açıklamada, son birkaç gündür Ukrayna'nın Avdeyevka kenti etrafındaki yasak silahların kullanıldığı ve ağır bombardımanların yaşandığı çatışmaların ciddi can kaybına yol açtığı belirtildi. Çatışmaların Minsk Antlaşması'nda belirtildiği üzere, ateşkesin açıkça ihlali olduğu ve sivil halkı tehlikeye attığı kaydedildi.

Çatışmanın Derhal Durdurulması İstendi

Olayların aynı zamanda, yerel halka temel hizmetlerinin sağlanmasında büyük ölçüde aksamalara yol açtığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Çatışmaların derhal durdurulması çağrısı yapıyoruz. Bu, aynı zamanda kritik öneme sahip altyapıların acilen tamir edilmesine de olanak sağlar. Ateşkesin tam olarak uygulanması, sorunun barışçıl ve sürdürülebilir bir şekilde çözülmesinin temelini oluşturan, Ukrayna'nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilen Minsk Antlaşması'nın tam olarak uygulanması yolunda çok önemli bir adımdır."

Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk'te 2014'ten beri Ukrayna ordusu ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında aralıklarla çatışmalar yaşanıyor. Son olarak Donetsk bölgesindeki Avdeyevka kentinde yoğunlaşan çatışmalarda 3 Ukrayna askeri ölürken, 24 asker yaralandı. Çatışmalarda ayrıca Rusya yanlısı ayrılıkçılardan 10 kişinin öldüğü, 25 kişinin yaralandığı belirtildi.

http://www.voanews.com/a/eu-condemns-clashes-in-ukraine/3700061.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Avrupa Birliği Liderleri Malta'da Toplandı

Toplantının ana konusu Libya ve Kuzey Afrika ülkelerinden Avrupaya mülteci akını idi.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump Avrupa Birliği'ni derinden sarsarken, Avrupalı liderler Malta'da toplandı. Avrupalı liderler Trump'ın göçmenler ile ilgili aldığı karara sert tepki gösterdi. Kararın endişe verici olduğu belirtildi. Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk liderle birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları göçmen krizine çözüm arıyor. Uluslararası kuralların ihlal edilmeyeceği belirtiliyor. Avrupalı yetkililer Trump'ın izinden gitmek istemiyor. Amaç göçmen akınını durdurmak ve Kuzey Afrika ülkeleri ile anlaşma sağlamak. Kaçak göç konusu Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenen Malta'yı yakından ilgilendiriyor.

http://www.euronews.com/2017/02/02/malta-summit-eu-migration-thinking-hypocritical Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Avrupa Birliği, Rusya'ya Karşı Katı Tutumunu Sürdürüyor

Avrupa Birliği dışişleri bakanları Rusya üzerindeki baskının devam etmesini istiyor. Ukrayna'nın Doğu'sunda şiddet tırmanırken, Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini Avrupa Birliği'nin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi:

"Doğu'daki şiddetin tasfiye edilmesi önemli. Kırım'ın ilhakı konusunda politikamız ve Minsk anlaşmasının uygulanmasını önemsiyoruz ayrıca Normadiya formatı var. Bütün Ukraylanıların yararına olacak sosyal ve ekonomik kalkınmayı desteklemek istiyoruz."

Ocak ayından bu yana Ukraynalı askerler ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında çatışmalar tırmandı. Avdeyevka kasabasında son bir hafta içinde yaklaşık 30 kişi hayatını kaybetti. İngiltere dışişleri bakanı Boris Johnson Avrupa Birliği'nin izlediği politikayı sürdürmesi gerektiğini söyledi:

"Bunu kimin başlattığı konusunda belirsizlik yaşanıyor ancak yaptırımların gevşetilmesi söz konusu olmamalı. Rusya üzerinde baskı devam etmeli."

Cumartesi günü Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ile telefonda görüşen Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump çatışmaların sona ermesi için Moskova ve Kiev ile çalışmalar yürütmeye hazır olduğunu belirtti.

http://www.euronews.com/2017/02/06/eu-vows-to-keep-sanctions-on-russia Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Avrupa Komisyonu Başkanı Junkler: "İngiltere AB'yi Bölebilir"

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı alan İngiltere'nin birliği bölebileceği uyarısında bulundu.

Alman radyosuna konuşan Juncker, Mart ayında resmi müzakereleri başlatması beklenen Londra'nın birlik üyelerine farklı taahhütlerde bulunarak AB'yi bölebileceği tehlikesine dikkat çekti.

AB ülkelerinin birlik olmaları gerektiğini belirten Juncker ayrıca, ikinci kez komisyon başkanlığı için aday olmayacağını belirtti.

http://www.reuters.com/article/us-britain-eu-juncker-idUSKBN15Q0J4 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB Adalet Divanından Başörtü Kararı

Avrupa Birliği (AB) Adalet Divanı'ndan başörtüsü kararı geldi. Mahkeme, işverenlerin çalışanlara başörtüsü yasağı getirebileceğine hükmetti.

Lüksemburg merkezli AB Adalet Divanı, iş yerlerinde çalışanların "görünür bir biçimde dini, siyasi, felsefi sembolleri taşımaları" hakkında Belçika ve Fransa'dan yapılan iki başvuruyu karara bağladı.

Mahkeme, "işverenlerin, çalışanların iş yerlerinde iç kurallar gereği herhangi bir siyasi, felsefi veya dini sembolün görünür kullanımını yasaklamasının doğrudan ayrımcılık teşkil etmediğine" hükmetti.

Her iki davada da Belçika ve Fransa'daki temyiz mahkemeleri, Avrupa Adalet Divanının, AB içtihatları ışığında konuyla ilgili mütalaa vermesini istemişti.

http://www.euronews.com/2017/03/14/in-the-first-case-of-its-kind-the-european-court-of-justice-rules-that-employers-are-allowed-to-ban-employees-from-wearing-visible-religious-symbols Mesajı Paylaş

Sihirbaz

İngiltere Brexit İçin 29 Martta Düğmeye Basıyor

İngiltere hükümeti, Brexit'in (Avrupa Birliği'nden ayrılmanın) ilk resmi adımını 29 Mart'ta atacağını duyurdu.

Başbakan Theresa May, bu tarihte AB'ye ayrılma talebini resmen bildirecek ve Lizbon Anlaşması'nın 50. Maddesi işletilecek.

Sonrasında, iki taraf arasında iki yıllık müzakere süreci başlayacak. Görüşmelerde, Brexit sonrasında iki taraf arasındaki ilişkilerin nasıl şekilleneceği müzakere edilecek.

http://www.euronews.com/2017/03/20/the-british-government-will-trigger-article-50-formally-starting-the-process-of-leaving-the-eu-on-march-29 Mesajı Paylaş

The Thing

AB Süperbilgisayar Çalışmalarına Odaklanıyor

Dünyanın en yüksek performanslı 10 süper bilgisayarların hiç biri Avrupa ülkelerinde bulunmuyor. Fransa ve Almanya başta olmak üzere 7 Avrupa ülkesi bundan böyle bu konuda işbirliği içinde çalışacak. Avrupa Komisyonu bu kapsamda Roma'da Dijital Gün etkiliği düzenledi. Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı Andrus Ansip işbirliği içinde çalışmanın önemine vurgu yaptı:

"Büyük Avrupa Birliği ülkeleri için bile kaynak bulmak zor. Bu yüzden işbirliği içinde çalışarak exascale bilgisayar üretmek için kaynak sağlayabiliriz."

Üniversiteler, savunma sanayi, ulusal güvenlik, üretim endüstrisi ve daha birçok şirket yoğun miktarda veriyle çalışan endüstrilerin başında geliyor. Bu şirketler, kısa zamanda, anlamlı sonuçlar elde edebilmek için süper bilgisayarları kullanıyor. İspanyol yetkili Carmen Vela inisiyatifin başarıya ulaşacağını belirtti:

"Bu inisiyatif birlikte çalışmamız halinde başarıya ulaşacak. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi diğer ülkeler çok daha fazla kaynak ayırıyor. Ancak büyük avantaja sahibiz zira bilgiye hakimiz. Avrupa bilgiye önem veriyor kaynak eksikliğinin bu yüzden üstesinden gelebiliriz."

Avrupa Birliği yüksek teknoloji konusunda küresel aktör olma yolunda ilerleme sağlamaya çalışıyor.

Avrupa Komisyonu yetkilisi Roberto Viola diğer Avrupa ülkelerinin de projeye katılabileceğini söyledi:
"Çekirdek yatırımcı grubu diğerlerine süper bilgisayar özelliklerini tedarik eden ülkeler. Dolayısıyla, öncelikle ülkelerin imzalayan taraf olması normal. Diğer ülkeler de ilgilendiklerini belirttiler."

Süper bilgisayar projesi çok vitesli Avrupa Birliği konusunda örnek teşkil ediyor.

http://www.euronews.com/2017/03/23/europe-sets-sights-on-supercomputer-future Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Papa Francesco: Avrupa Birliği kendini sorgulamalı, korkulara hapsolmamalı

Avrupa Birliği'nin temellerinin atıldığı Roma Antlaşmaları'nın 60. yıldönümü töreni için Roma'ya gelen AB liderleri bu akşam Vatikan'da Papa Francesco ile görüştü.

Papalık Sarayı'nda yapılan görüşmeye, geçen yıl bir referandumla AB'den ayrılma kararı alan İngiltere dışındaki 27 AB ülkesinin liderleri ve AB kurumlarının temsilcileri katıldı. Liderlere hitaben bir konuşma yapan Papa, AB'nin bugün karşı karşıya olduğu krizleri yenebilmesi için kendisini sorgulaması gerektiğini söyledi.

2014'te Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada AB'yi "artık doğurgan olmayan bir büyükanneye" benzeten Papa, bu akşamki konuşmasında da Avrupa'nın yaşlılık hastalıklarından mustarip olduğunu söyledi. Papa, "Bugün artık uzayan insan ömründe 60 yıl olgunluğun zirvesidir, kendimizi sorgulamaya çağrıldığımız kritik bir yaştır. AB'nin de bugün kendisini sorgulaması, yaşın kaçınılmaz olarak getirdiği hastalıklarını tedavi etmesi ve yeni yollar bulması gerekiyor" diye konuştu. Roma Antlaşması'nın imzalanmasının ardından geçen 60 yılda dünyanın çok değiştiğine dikkat çeken Papa, bugünün krizlerine yanıt verebilmek için Avrupa kurumlarının "insanı merkez alması" gerektiğini, AB'nin "bir kurallar ve protokoller bütününden ibaret olamayacağını" söyledi.

Yıkılan duvarlar, örülen duvarlar

Göç krizinin üzerinde özellikle duran Papa Francesco, "Bu yılların göç krizi yalnızca sayısal, ekonomik ya da güvenlikle ilgili bir sorun olarak ele alınamaz" dedi ve "duvar örme" yaklaşımını şöyle eleştirdi: "Baltık Denizi'nden Adriyatik'e kadar uzanarak kıtayı bölen o duvarı yıkmak için ne çok çaba sarf edildi! Fakat bugün o çabalar unutuldu. Birbirinden ayrılan ailelerin, ve bu ayrılığın yol açtığı fakirliğin ve sefaletin trajedisi de unutuldu. "Önceki nesiller, bu zorla üretilen düşmanlığın izlerini yıkmayı arzuluyorlardı; şimdi ise zamanımızın 'tehditlerini', savaştan ve fakirlikten kaçan ve yalnızca kendileri ve sevdikleri için bir gelecek arayan kadın, erkek ve çocukların oluşturduğu uzun kuyruğu nasıl dışarıda tutabileceğimiz tartışılıyor."

'Popülizmin panzehri dayanışma'

Avrupa'nın "sahte güvenlik korkuları içine hapsolmaması" çağrısı yapan Papa, Avrupa'nın tarihinin "diğer halklarla ve kültürlerle buluşmaya" dayandığını vurguladı. Papa ayrıca, popülizmin egoizmden beslendiğini ve panzehrinin de "dayanışma" olduğunu söyledi.

http://www.bbc.com/news/world-europe-39388818 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Londra ve Frankfurt borsalarının birleşmesine AB engeli

Avrupa Birliği'nin (AB) mali denetim kurumları, Londra Borsası ile Frankfurt'taki Alman borsası Deutsche Boerse'nin 'rekabeti engelleyeceği' gerekçesiyle izin vermedi.

Birliğin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu 29 milyar euroluk anlaşmaya, belli mali hizmetler konusunda fiili tekel yaratacağı gerekçesiyle karşı çıktı. Komisyon'un rekabetten sorumlu yetkilisi Margrethe Vestager, "Avrupa ekonomisi iyi işleyen piyasalara ihtiyaç duyuyor. Bu sadece bankalar ve diğer mali kuruluşları ilgilendiren bir şey değil. Şirketler parasal kaynaklarını rekabetçi piyasalardan sağladıkları zaman bütün bir ekonomi bundan faydalanıyor" dedi.

Birleşme gerçekleşseydi, Avrupa'nın en büyük iki borsası bir araya gelmiş olacaktı.

Londra borsasının sahibi olan London Stock Exchange grubu ve Deutsche Boerse, Avrupa Komisyonu'un kararını üzüntü ile karşıladı.
London Stock Exchange'den yapılan açıklamada, "Birleşme gerçekleşseydi mali piyasalarda dünya çapında öncü bir şirketi doğacaktı" dendi.

Deutsche Boerse'den yapılan açıklamada ise birleşme halinde yeni şirketin 'Kıta Avrupası ile İngiltere arasında köprü olacağı' vurgulandı.

AB teklifi yeterli bulmadı

London Stock Exchange, İtalya'daki Milano borsasını da yönetiyor. Şirket, şirket tekelleşme kaygılarını gidermek amacıyla Fransa'daki borsa alım satım işlemlerinin gerçekleştirildiği birimini elden çıkarmayı teklif etmişti. Ancak AB bunun tekelleşme sakıncalarını gidermekte yeterli olmayacağına karar verdi.

http://www.bbc.com/news/business-39430799 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Brexit Sonrası Cebelitarık'ın Geleceği Belirsiz

İngiltere il İspanya arasında bir kriz yaklaşıyor. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı İspanya'nın Cebelitarık'taki egemenlik iddiasını yeniden gündeme getirmiş; İspanyol hükümetü, Brexit kararı sonrası geçici olarak Cebelitarık Boğazı'nın egemenliğinin Madrid ve Londra arasında paylaşılmasını talep etmişti.

İngiltere'nin denizaşırı toprağı Cebelitarık'ta halkın yüzde 96'sı Avrupa Birliği'nde kalmaktan yana oy kullanmış olsa bile Brexit kararından en çok etkileneceklerden biri de onlar.

Cebelitarık'ın Brexit ile tek pazardan çıkacak olması hali hazırda kaygıları yüksek tutarken AB ise İspanya'ya, İngiltere bloğu terk ettikten sonra Cebelitarık ile AB arasında gelecekteki ilişkileri veto etme hakkı verdi.

Birlik böylece İspanya'nın güney ucundaki "paylaşılamayan kayalığın" (Cebelitarık) özel statü kazanma umutlarını da suya düşürmüş oldu.

İspanyol hükümetinden bir sözcü, "İstediğimiz ve başından beri söylediğimiz şey buydu" diyerek, Madrid'in karardan memnun olduğunu söyledi.

Cebelitarık hükümetinin Başkanı Fabian Picardo ise karara karşı çıktı. Picardo yaptığı açıklamada, İspanya'yı Brexit sürecini Cebelitarık üzerindeki egemenlik iddiasını ileri götürmek için "manipüle" etmekle suçladı.

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı İspanya'nın Cebelitarık'taki egemenlik iddiasını yeniden gündeme getirmiş; hükümet, Brexit kararı sonrası geçici olarak Cebelitarık Boğazı'nın egemenliğinin Madrid ve Londra arasında paylaşılmasını talep etmişti.


http://www.euronews.com/2017/04/01/gibraltar-slams-spain-over-the-eu-s-proposed-brexit-guidelines Mesajı Paylaş

TolgaHM

İngiltere'nin el cevap...


Avrupa Birliği'nden gelen, İngiltere'nin AB'den çıkışının ardından İspanya'nın Cebelitarık üzerinde söz sahibi olması gerektiği yönündeki yorumları yanıtlayan İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, "Cebelitarık satılık değil. Cebelitarık takas edilmeyecek" dedi.

İNGİLTERE HAKİMİYETİ SONA ERMEYECEK
The Telegraph'ın haberine göre, Avrupa Birliği'nden çıkış görüşmelerinde Cebelitarık'ın pazarlık konusu yapılmayacağını söyleyen Johnson, "İngiltere ve Cebelitarık halkının rızası olmadan" bölgede İngiltere hakimiyetinin sona ermeyeceğini söyledi.

AB ÖNERİSİ: İSPANYA DA SÖZ SAHİBİ OLMALI
AB önerisinde İngiltere ve İspanya arasında Cebelitarık konusunda anlaşma sağlanması gerektiği söyleniyordu.

Cebelitarık geçtiğimiz yıllarda da İngiltere ve İspanya arasında gerilim yaşanmasına yol açmıştı.

Johnson, Cebelitarık'ın statüsünün 1713'den beri değişmediğini, İngiltere'nin ortak pazara girişinin de bir değişim yaratmadığını belirtti.





http://www.ensonhaber.com/boris-johnsondan-abye-cebelitarik-tepkisi-2017-04-02.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Steinmeier: Almanya AB'yi korumaya kararlı

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier Avrupa Parlamentosundaki konuşmasında 'Avrupa Birliği'nin güçlendirilmesi' çağrısı yaptı. Steinmeier, Almanya'nın Avrupa Birliği'ni korumaya karalı olduğunu' ifade etti.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier Avrupa Parlamentosu (AP) genel kurulunda yaptığı konuşmada Avrupa Birliği'nin (AB) Britanya'nın ayrılmasından sonra birlik ve beraberliği daha güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Steinmeier aynı zamanda Almanya'nın Avrupa'nın geleceği açısından taşıdığı sorumluluğa da vurgu yaptı. Britanya'nın AB'den ayrılmasını acı ve hatalı bir karar olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Steinmeier, "Dünyamızda bir Avrupa ülkesinin AB olmadan tek başına sesini duyurabileceğini ve çıkarlarını daha iyi kollayabileceğini söylemek doğru olmaz", dedi.

Almanya'nın Avrupa'nın birliğini korumak, küçük ve büyük ortaklarıyla birlikte Avrupa'nın geleceğini inşa etmek istediğini belirten Steinmeier ortak çizgiden sapılmaması uyarısında bulundu. Almanya Cumhurbaşkanı sık sık alkışlarla kesilen AP genel kurulundaki konuşmasında 'Avrupa'yı dünya sahnesinde eş değerli bir aktör yapamadıkları takdirde tek ülkeler olarak diğer güçlerin elinde oyuncak olacaklarını' söyledi.

Steinmeier, halkı, terör ve iklim değişikliği gibi tehlikelerin dikenli teller ve duvarlarla savuşturulabileceğini söyleyerek kandırmaya çalışmanın sorumsuzluk olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı, kolay çözümlerin popülist ve otoriter akımların tercihi olduğuna dikkat çekti. Yalanla gerçek arasındaki farka önem vermeyenlere demokratların kararlılıkla karşı çıkmaları gerektiğini vurgulayan Almanya Cumhurbaşkanı, 'bir önceki nesilden kalan mirası Avrupa karşıtlarına bırakamayacaklarını' ve bu konuda 'Almanya'ya özel sorumluluk düştüğünü', söyledi. Steinmeier 'birleşmiş Avrupa'nın ortak tarihlerinin ve coğrafyalarının tek geçerli uzantısı olabileceğini' ve 'Almanya'nın Avrupa Birliği'ni korumaya karalı olduğunu' ifade etti.

'Avrupa gücünü sorumluluk ortaklığına borçludur'

Frank-Walter Steinmeier konuşmasında 'Almanya'nın Avrupa'yı kendi amaçlarına hizmet eden bir araç olarak gördüğünü' söyleyen ABD Başkanı Donald Trump'ın sözlerine de değindi. 'Buna en hafif tanımıyla yanlış anlama denebileceğini' belirten Steinmeier 'Avrupa'nın gücünü münferit ülkelerin liderliğine değil, bir bütün halinde sorumluluk üstlenmesine borçlu olduğunu' söyledi. Strazburg'dan önce Paris'i de ziyaret eden Almanya'nın yeni cumhurbaşkanı Avrupa Parlamentosu'na yaptığı ziyaret sırasında AP Başkanı Antonio Tajani, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Alman Avrupa parlamenterleri ile de bir araya geldi. Frank-Walter Steinmeier Cuma ve Cumartesi günleri de Yunanistan'ı ziyaret edecek.

http://www.dw.com/de/steinmeier-fordert-mut-von-europ%C3%A4ern/a-38288108 Mesajı Paylaş

Atılgan

İspanyol Savaş Gemisi Cebelitarık'ı İzinsiz Geçti

Brexit sonrası AB ile İngiltere arasında başlayan gerilim Cebelitarık üzerinden büyüyor.

Britanya'ya bağlı bulunan ve İspanya yarımadasının güneyinde yer alan Cebelitarık hükümeti yetkilileri, İspanyol donanmasına ait bir geminin kendi kara sularına izinsiz girdiğini açıkladı.Dün öğleden sonra İspanyol gemisinin, kara sularına "kanunsuz şekilde girdiğini" bildiren Cebelitarık hükümeti, sosyal medya üzerinden de geminin görüntüsünü paylaştı.

İngiltere'nin AB'den ayrılma sürecinde Cebelitarık'ın akıbetinin ne olacağı konusunda görüş ayrılıkları çıkmış, İngiltere hükümeti Cebelitarık'ın Brexit'te pazarlık konusu olarak kullanılmaması gerektiğini belirtmişti. 300 yılı aşkın bir süredir İngiliz egemenliğinde bulunan Cebelitarık Boğazı üzerinde İspanya da hak iddia ediyor. Bölge, dış politika ve savunma hariç, vergilendirme de dahil olmak üzere her konuda özerk yönetiliyor. İngiltere'nin burada bir askeri üssü, limanı ve havaalanı bulunuyor.

http://www.virahaber.com/brexit-sonrasi-cebelitarik-bogazinda-kriz-44237h.htm
Mesajı Paylaş

Defence

Cebelitarık boğazı, Akdeniz'de yeni bir gerilime yol açıyor

İngiltere ve İspanya arasında gerilime sebep olan Cebelitarık, Brexit sürecinde tartışmaya yol açan ilk konu oldu. İngiltere "Savaşa hazırız" tehdidi savururken bölgede konuşlanan Rus donanması, ABD'nin nükleer denizaltıları için tehlike arz ediyor.
İngiltere'nin İspanya sınırındaki denizaşırı toprağı Cebelitarık, Brexit sürecinde tartışmaya yol açan ilk konu oldu. Akdeniz'e açılan kapı Cebelitarık, Avrupa'nın yeni bir savaşın kilit noktasını da arz ediyor. Bölgede yasak olmasına rağmen İspanya'nın izni ile bulunan Rus donanması ABD nükleer denizaltıları için tehlike arz ediyor.
 
Cebelitarık Boğazı, ABD'nin nükleer başlıklara sahip denizaltıları için erişebilir bir liman konumunda. ABD gemileri, Cebelitarık Üssü'nde hiçbir bilgilendirme yapmaksızın demirleme hakkına sahipken Akdeniz'de bulunan İspanyol ve diğer NATO üslerini ise ancak önceden haber vererek kullanabiliyor.
 
İspanya, Cebelitarık Limanı'nın tam karşısında yer alan Ceuta Limanı'nda, AB'nin ambargo kararına rağmen, Rus donanmasının demirlemesine izin veriyor. Rus donanmasının, ABD'nin nükleer güç taşıyan gemilerinin karşısında bulunması bölgenin tansiyonunu yükseltiyor. ABD, Akdeniz'de yapacağı operasyonlar için bilgi sızması ihtimaline karşı endişeli.
 
Cebelitarık Boğazı, Akdeniz'e girmek ya da çıkmak isteyen gemiler için bir tıkanma noktası. Herhangi bir savaş durumunda bu boğazda çok az sayıda gemi ile büyük donanmalara üstünlük sağlanması mümkün olabiliyor. Bu da bölgenin stratejik önemini arttıran sebeplerin en önemlilerinden biri olarak görülüyor.

http://www.denizhaber.com.tr/cebelitarik-bogazi-akdenizde-yeni-bir-gerilime-yol-aciyor-haber-73733.htm
Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter