TUBİTAK TUG-Ulusal Gözlemevi

Başlatan The Thing, Ağu 13, 2017, 09:42 ÖS

« önceki - sonraki »

The Thing

TÜG-TÜBİTAK ULUSAL GÖZLEMEVİ


Kısaltılmış adı ile TUG yani TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Antalya'nın Elmalı ilçesi sınırlarında Bakırlıtepe de kurulmuş bir rasathanedir.

Ulusal bir gözlemevi kurulması ve bu gözlemevinin ülkemizdeki tüm gökbilimcilere hizmet vermesi fikri 1960'larda ilk kez İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nüzhet GÖKDOĞAN ve Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Abdullah KIZILIRMAK tarafından gündeme getirilmeye başlanmıştı. Bu fikrin hemen destek bulmasından sonra ilk önemli adım, TÜBİTAK bünyesinde 1979 yılında "Uzay Bilimleri Araştırma Ünitesi" adı altında bir birimin kurulmasıyla atıldı. Bu ünite 1983'te "Ulusal Gözlemevi Yerseçimi Güdümlü Projesi" ne dönüştürülerek gökbilimcilerin uzun sürecek macerası başlamış oldu.

Ulusal bir gözlemevi kurulması konusundaki düşünceler 1983 yılında "Ulusal Gözlemevi Yerseçimi Güdümlü Projesi" haline dönüştüğü zaman artık yerseçimi çalışmaları resmen başlatılmış oluyordu. Ankara, İstanbul, Ege, Boğaziçi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ni temsil eden 7 araştırmacı projenin yürütücülüğünü üstlendi. Böylece uzun ve zorlu bir çalışma başlamış oldu.

Proje çerçevesinde ilk aşamada Türkiye genelinde 17 aday dağ belirlendi ve bunlardan aşağıda sıralanan 4 tanesinde eş zamanlı astronomik görüş ve meteorolojik gözlemler yapılmaya başlandı. Zor koşullar altında ve kısıtlı imkanlarla yapılan bu gözlemlere o yıllarda ülkemizdeki hemen hemen tüm gökbilimciler destek verdiler. Gözlemevi için 4 aday bölge belirlendi:

Muğla, Kurdu : 1612 m
İzmir, Ödemiş : 2159 m.
Adıyaman, Nemrut : 2206 m.
Antalya, Bakırlıtepe : 2547 m.

Uzun çalışmaların ardından Gözlemevinin Antalya/Bakırlıtepe'de kurulmasına karar verildi.

1991 yılında yeniden belirlenen TÜBİTAK Yönetimi DPT'ye sunulmak üzere TAD Başkanlığı'ndan 5 yıllık bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi istedi. Hazırlanan proje 20 Temmuz 1991'de TÜBİTAK'a sunuldu. DPT'ye iletilen proje 1992-1996 yılları arasını kapsayan yaklaşık 7 Milyar TL bütçeli bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi olarak başlamış oldu.

7-11 Eylül 1992 tarihlerinde İnönü Üniversitesi'nde yapılan 8. Ulusal Astronomi Toplantısı sırasında, bu projenin yürütücülüğüne Prof. Dr. Zeki Aslan'ın önerilmesine karar verildi. Zeki Aslan'ın hazırlayıp sunduğu, 1992 yılı için 541 milyon TL bütçeli, TBAG-DPT destekli bir yıllık proje, Ulusal Gözlemevi Kurulması adı altında 1 Ekim 1992'de yürürlüğe girdi.

Gözlemevi kuruluş çalışmaları belirli bir aşamaya geldiğinde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Kuruluş ve İşletme Yönetmeliği olarak 17.07.1995 tarihli ve 22346 sayılı Resmi Gazete'de yayınlandı. Ardından 6 Ekim 1995 tarihinde de ilk müdürü olarak Prof. Dr. Zeki Aslan atandı.

2500 m yükseklikte modern bir araştırma merkezi kurmak hiç de kolay olmadı. Saklıkent'ten gözlemevine yol açılması, elektrik hattının döşenmesi, teleskop ve hizmet binalarının yapılması, gözlemevinde çalışacak teknik, idari ve araştırmacı personelinin oluşturulması gibi önemli aşamalar birer birer aşılarak 5 Eylül 1997 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından TUG'un resmi açılışı yapıldı.

Halen;

-RTT150,
- T60
- T100
- Rotse III-D

adlı 4 teleskopa sahip olan TUG, çok sayıda astronomi projesine ev sahipliği yapmakla ve eğitim faaliyetlerinde bulunmaktadır..

TUG hakkında ayrıntılı bilgi için:

http://www.tug.tubitak.gov.tr/index.php Mesajı Paylaş

Danişment

Bu projenin bize katkısı nasıl olacak? Bu kadar masraftan maksat sabaha kadar yeni gezegen aramak değildir heralde acaba nasıl olacak? Ne umuyoruz bu projeden? (Bu sorular doğru sorular mı bilmiyorum) Mesajı Paylaş

merzifonlu

Çok basit sayın Danişment, uzay çalışması yapacaksan yani uzayda uydum şuyum buyum olsun diyorsan, önce uzayı gözlemeyi ve uzayla ilgili hesap kitap yapmayı öğrenmelisin. Bunun da yolu temel bilimden yani astronomiden geçiyor. Mesajı Paylaş

putty

İnsanlığa faydalı olmak gibi bir işimizde var her şey para değil ki. Mesajı Paylaş

Danişment

Ülkemiz daha büyük dertler ile meşgulken kesinlikle ve kesinlikle zannetmiyorum ki mesele insanlık olsun. Ancak ortaya çıkacak kıtmetsiz dereceden bilgiler insanlık adına sunulur, duyurulur.

 Hatta NASA bile insanlık falan demesin böylesine bir küresel yarışta o marsa giden araçlar bile zannetmiyorum ki insanlık adına gitsin. İnsanlık kelimesisadece medyatik laflar için meze olur bu dünyada. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Danişment üstadım bu bir bilim. Hem de temel bilim. Eğer bu işlerle uğraşmayacak isek Türk Uzay Ajansını niçin kuruyoruz? Bu konuda da mı yabancılara el açıp onlarda bilgi lütfu bekleyeceğiz? Uzaya gönderdiğimiz uydulardan birinin, bu işlerden anlamadığımız için, atılış anında bir uzay çöpüne çarpıp parçalandığını kaçımız biliyor?

Keşke bir futbol stadyumuna yatırdığımız para kadar yatırım yapsaydık bu bilime?
Türkiye'deki en büyük teleskop 1.5 mt. çaplı aynası ile Antalya/Elmalı'daki TUG da. Dünyanın en büyük teleskobu ise İspanya'da 10.5 mt. çapında. Bizimkilerin Dünyada esamesi okunmuyor.

(Bu arada bir örnek olması açısından: Dünyanın en büyük teleskobunun maliyeti yaklaşık 4oo milyon TL. Galatasarayın TT Arenasının maliyeti ise 800 milyon TL. Yani TT Arena ile 2 adet Dünyanın en büyük teleskobu yapılabilirdi) Mesajı Paylaş

putty

Yıldızlardan kripton çıkartacak halleri yok insanlığa hizmet işte daha başka ne olacak teleskop işte her ülkede var. Mesajı Paylaş

Danişment

HARZEMŞAH üstadım, üstad diyerek kibarlık ettiğiniz için teşekkür ederim ama kesinlikle haketmiyorum bu sıfatı.

  Benimde aradığım niyet sizin ve sayın merzifonlu'nun bahsettiğiydi.
Sayın putty bahsettiğinizi ise itibar çalışması olarak görüyorum.
Teşekkürler Mesajı Paylaş

HDS

Öte yandan, bu tür alengirli işlerle uğraşmak hesaplama, veri tabanı, tasarım ve imalat konusundaki kabiliyetlerinizi çok ama çok arttırır. Bu işleri de çok sallamamak gerek. sadece "romantik" konular değiller bunlar.

Sadece bilim değil, genel ülke "yetkinliği" de böyle üstüne vazife olmayan şeylerle artar. Yoksa hepimiz zaten halı dokuma tezgahlarının başında olur takılırdık öyle. Mesajı Paylaş

hergeleci

Hindistan sefaletle urgrasmasina ragmen neden dunyanin bas firlatma aktorlerinden biri haline geldiyse ondan. Ne uzucu ki boyle cok temel bir isle ugrasiyoruz hala.

Asteroid erken uyari, otonom yeni uzay navigasyon tekniklerinin calisma prensibi kutlelerin bulunup olculmesi, vs vs veya en basitinden teorilerimizin coktugu aykiri yerlerin bulundugu uzayin boylece yeni fikirleri/teorileri/bilimi/teknolojiyi tetikleyecek olmasi dolayisiyla.

Para yoksa ben kapatacak/satacak bir kac sey biliyorum. Mercedeslerle baslasinlar...
Mesajı Paylaş

The Thing

TÜBİTAK teleskobuyla 'zonklayan' yıldız keşfedildi


TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin teleskobuyla, İstanbul Üniversitesi'nden araştırmacı bir grup 'zonklayan yıldız' keşfetti.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nin (TUG) teleskobuyla, İstanbul Üniversitesi'nden araştırmacı bir grubun yeni bir yıldız keşfettiğini bildirerek, "Başka bir yıldızı takip ettikleri sırada, titreşimleriyle farkedilen yeni yıldızın türü, Delta Scuti. Yıldızın yüzeyinde adeta kalp çarpması şeklinde gerçekeleşen renk değişim hareketleri sebebiyle bu tür, 'zonklayan yıldız' olarak biliniyor." dedi. Ergin, TUG'un son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

YÜZEYİNDE KALP ÇARPMASI ŞEKLİNDE GERÇEKLEŞEN RENK DEĞİŞİMİ

Türk bilim insanlarının, TÜBİTAK teleskobuyla ağustos ayında bir gezegen (Öte-gezegen) keşfettiğini hatırlatan Ergin, Ulusal Gözlemevi uzmanlarının ve burada araştırmalarını yürüten akademisyenlerin çalışmalarına büyük bir hızla devam ettiğini söyledi.

Ergin, İstanbul Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Sinan Aliş önderliğindeki bir grup araştırmacının, TUG teleskobu ve algılayıcısıyla yürüttükleri gözlem projesi çalışmalarında, yeni bir yıldız keşfettiklerini belirterek, "Başka bir yıldızı takip ettikleri sırada, titreşimleriyle farkedilen yeni yıldızın türü, Delta Scuti. Yıldızın yüzeyinde adeta kalp çarpması şeklinde gerçekleşen renk değişim hareketleri sebebiyle bu tür, 'zonklayan yıldız' olarak biliniyor." diye konuştu.

"3 SATTE BİR PARLIYOR"

Keşfedilen yeni yıldızın, Kutup Yıldızı'nın da içinde bulunduğu Küçük Ayı adlı takımyıldızda yer aldığını dile getiren Ergin, yıldızın yüzey sıcaklığının da güneşe benzer şekilde 6000 Kelvin olarak tespit edildiğini kaydetti.

Ergin, "zonklayan yıldızların" teknik özelliklerini anlatarak, "İç yapılarındaki kararsızlıklar nedeniyle 3 saatlik aralıklarla yarıçaplarını artırıp azaltan Delta Scuti yıldızları, dönemli bir şekilde şişip büzülüyorlar. Bu sırada, yıldızın büyüklüğü artarken, yoğunluğu azalıyor, sıcaklığı artıyor. Sıcaklığın artması ise yıldızın parlaklığını önemli ölçüde arttırıyor. Astronomlar bu parlaklık artış azalış düzeninden yıldızın "zonklayan yıldız" olduğunu anlayabiliyorlar." ifadelerini kullandı.

Dikkatli ve titiz çalışma sonucu farkedilen zonklayan yıldız keşfi çalışmasının, Uluslararası Astronomi Birliği'nin (IAU) yıldızlar bülteninde yayınlanmak üzere kabul edildiğine dikkati çeken Ergin, araştırmacıların yeni yıldızı ayrıntılı incelemeye alacaklarını ve parlaklık değişimlerini takip edeceklerini vurguladı.

http://www.ntv.com.tr/teknoloji/tubitak-teleskobuyla-zonklayan-yildiz-kesfedildi,9wDrw0Ngb0SJWz3UAqtLHw Mesajı Paylaş

putty

Uzayda yıldız keşfedilmesini garip buluyorum. Gökyüzü belli orda başlıyor burda bitiyor teleskopa bir yazılım yükle ne kadar yıldız varsa hepsini bulsun bir dahada kimse yıldız bulamasın. Yıldızın nasıl bulunacağı belli doğrultursun izlersin bulunur heralde. Yap olsun bitsin nesini keşfediyorlar yada daha keşfedemiyorlar. Şurada yıldız varmı bakarsın varsa vardır yoksa yoktur neyini keşfediceksin. Mesajı Paylaş

saladin

Hmmm, peki. Mesajı Paylaş

commandos

@putty, o iş sanıldığı kadar kolay değil aslında. Çöle baktığını düşün ve orada bulman gereken toplu iğneler var, yada benzeri çok küçük nesneler. Zannımca biz insanlık olarak uzayın çok az bir kısmını tarayabildik. Daha taranabilecek çoook fazla yer var. Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

The Thing

Uluslararası Triton Kampanyasına, TUG RTT150 Teleskobu ile Katıldı

TUG, Güneş Sisteminin en dış ve sekizinci gezegeni konumundaki Neptün'ün 14 uydusundan en büyüğü Triton'a ilişkin gözlemde bulundu. Neptün'ün tersi yönünde dönen Triton, güneş sisteminde bu özelliğe sahip tek uydu olarak biliniyor. Ayrıca atmosferi de mevsimlere göre değişim gösteren Triton'un incelenmesinin bu nedenle büyük önem taşıdığı belirtiliyor. 16 Yıl önce 2001 yılında Triton yörüngesi gereği Samanyolu'ndaki parlak bir yıldız ile dünyanın arasından geçti. Böylece güneş tutulmasına benzer bir yıldız tutulması meydana geldi ve kısa süre için yıldız görünmez oldu. 16 yıl önceki bu olaydan sonra Ekim 2017'de Triton'un tekrar parlak bir yıldızı örteceği hesaplanarak, gözlem için yıllar öncesinden hazırlık yapıldı. 5 Ekim'deki yıldız tutulmasının gölgesi Kazakistan'dan başlayarak Güney Avrupa'dan geçti ve Meksika'da sona erdi. TUG da bu kuşakta yer aldı. Tutulma kuşağında kalan TUG, Türkiye'nin en büyüğü olan 150 cm ayna açıklıklı "RTT150" teleskobuyla tutulmayı izledi. TUG, çok sayıda gözlemevinin olduğu uluslararası kampanyaya katılarak yeni veriler elde etti. Böyle bir gözlem, tutulma kuşağı içinde kalan tüm gözlemevlerinin uluslararası katılımıyla yapıldığından Triton'un atmosferi sürekli gözlenmiş oldu.

TUG'dan yapılan yüksek çözünürlüklü gözlemler, her 1 saniyede yaklaşık 2 kilometre Triton atmosferinin izlenmesine imkan tanıdı. Böylece sık gözlem yapılarak Triton'un atmosferinin daha önce anlaşılamayan yönlerinin anlaşılır olacağı belirtildi. Gözlem sırasında "RTT150" teleskobundaki çok yüksek hızda görüntü alabilen kamera, saniyede 20 adet yüksek kaliteli ölçüm yaptı. Elde edilen bu bilgiler, daha sonra gözlenecek tutulmalardaki verilerin analizi için referans olarak kullanılacak. Böylece, Triton'un atmosferinin uzun dönemli değişimi incelenmiş olacak. Triton'un atmosferinin dünyadan incelenebilmesi için yıldız tutulmasının meydana gelmesi gerekiyor. 1990'lı yıllarda gerçekleşen ilk yıldız tutulmasının gözlemleri sonucu, 1993-1997 döneminde Triton'un atmosferinin genişleme gösterdiği saptanmıştı. Bu genişleme, 2001 yılında yapılan yıldız tutulması gözlemleriyle de doğrulandı. Triton ile ilgili 1993-2001 yıllarında beş yıldız tutulması gözlenirken, bu dönemlerde bazı tespitler yapıldı. Triton'un atmosfer basıncının söz konusu dönemde iki kat arttığı saptandı. Triton atmosferinin 25. ve 50. kilometrelerindeki katman sıcaklığının sabit olduğu ve yaklaşık 52 kelvin dereceyi bulduğu belirlendi.

http://www.tubitak.gov.tr/tr/haber/uluslararasi-triton-kampanyasina-tug-rtt150-teleskobu-ile-katildi Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter