Tıp Dünyası

Başlatan Alkyone, Kas 05, 2017, 12:22 ÖS

« önceki - sonraki »

Baltica

Sabri, Cunki, "elin gavuru (!!!)", her ne kadar "Gavur" da olsa, isini dogru durust yapiyor. Turk ilac firmalari en buyugunden, en kucugune duzgun yapmiyor.

BETONBEY, Benim yasim, Ziya Ozel'in, TV'de, program program gezip (Gerci o zamanlar, fazla kanal da yoktu ya !) "Kansere care olacak ilac buldum !" diye, caresiz onkoloji hasta ve yakinlarini nasil umitlendirip, sonra ozel muayenehanesinde astronomik vizit ucretleri aldigini hatirlamaya yetiyor ! Ve evet Ziya Ozel bir SARLATANDIR !!! Bir kere bosver, buldugu seyin, bir ilac olmayip, bir cesit mustahzar olmasini, Tib egitiminden en kucuk bir nasip almis bir kimse bile -Bak doktor demiyorum- Kanserin, birbiri ile alakasiz onlarca cesidi oldugunu, tek bir ilacin, butun kanser hastalarini iyilestiremeyecegini gayet iyi bilir.

Tababetin ilk kurali, "Primum non nocere !/Once zarar verme !" dir. Ziya Ozel'in, yaptigi ve soyledigi hic bir sey tababet etigine uygun degildi...

Teknik olarak da, In vitro calismalar, Phase III, calismalarina baslayabilmek icin on hazirlik olmak disinda, hic bir sey ifade etmez. Asil olan Phase III calismalarindan alinacak sonuctur.    Mesajı Paylaş

matmat26

#16
Kas 16, 2017, 06:11 ÖS Last Edit: Kas 16, 2017, 06:14 ÖS by matmat26
Akciger kanseri olup, "sayılı günleri var" diyerek hastaneden gönderilen..

Denize düşen yılana sarılır misali.. Bolu Nallıhan da bir amcanın yaptığı bitkisel karışımı aksatmadan içip..
1 ayda tümörün büyümesini durdurup, küçülten.. Ve hala yaşayan..  Öyle anlı şanlı Onkologların dahi bu nasıl olur diyeceği türden..

Bunlar gözlerimizle görülmüş, yaşanmıştır.

Fakat aynı bitkisel karışım başkasında tesirde etmemiştir.  Bu şans işi..
 - Hayat, paha biçilemeyecek kadar değerlidir.

50-60 tl verip canının kurtulması ve ömrünün uzaması-uzatılması en azından "denemek" için bile küçük rakamlardır.

Belki 10 kişiden sadece 1 kişiyi kurtarırsın. 10 kişinin tamamında etkili olmaya bilir.
100 kişide ise 10 kişi yapar.

Hangimiz ömrü boyunca 1 kişinin hayatını kurtarabildik ?

Dolayısıyla kalan 9 kişi "bu insanlara" şarlatan , paramızı yedi vs diyebilir. 
Bununda bana göre bir önemi yok.

Çünkü zaten Modern Tıp sana çözüm sunamamış.. Ortalığı berbat etmiş. Sonrada eve paketlemiş..
Sen ise yana döne çözüm arıyorsun.. gibi gibi...

Bu adama şarlatan demek için; yaptığı işte 1 kişinin bile hayatını kurtarmamış, ömrünü uzatmamış olması gerekiyor.

Eğer ki 1 kişinin hayatına dokunabilmişse onca yılda.. Bana göre başarılıdır.

Not. İsmini aratıp sorguladığım da.. Hayatına dokunduğu insanlara tanıklık eden ve memnun kalan insanların gözlemleri mevcut..

Syg.
Mesajı Paylaş

BETONBEY

Baltıca, ilaç piyasaya çıkıp, dünyanın parasıyla ülkeye ithal edilmeye başlandığında bu söylediklerinin hepsini sana hatırlatırım.

Ama o saatten sonra neye yarar değilmi... Mesajı Paylaş

Alkyone

Harvard'da Türk profesörden tıp dünyasını heyecanlandıran kolesterol buluşu


Harvard Üniversitesinde genetik ve kronik metabolik hastalıklar üzerine çalışan Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil liderliğindeki Sabri Ülker Merkezi araştırma ekibi, kolesterol seviyesi hücre içinde yükseldiğinde uyarı veren ve kolesterolün zararlı etkilerine karşı hücreleri koruyan bir mekanizma geliştirdi.

Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesindeki laboratuvarının kapılarını AA ekibine açan Hotamışlıgil, tıp dünyasını heyecanlandıran çalışmaları ve geliştirdikleri mekanizmaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Diyabet, kalp hastalığı, şişmanlık, dejeneratif hastalıklar gibi yaşla beraber gelen kronik metabolik hastalıklar üzerine çalıştıklarını anlatan Hotamışlıgil, en temel mekanizmalardan biri olan metabolizmanın nasıl çalıştığını ve nasıl bozulduğunu anlamaya çalıştıklarını söyledi.

"Bu hastalıklarla mücadelede elimizde önemli bir silah olacak"

Hotamışlıgil, "Halk arasında kolesterolün korkutucu tarafı kandaki yükselmesi ve bu yükselme de özellikle kalp ve damar hastalıkları, beyin ve metabolik hastalıklar için büyük bir risk faktörü fakat onun riske dönüşmesi süreci çok daha uzun, esas hasar kolesterolün hücre içinde yükselmesi ile başlıyor ve sistemi yavaş yavaş kemirip, organ düzeyinde, sonra dolaşım düzeyinde ve uzaktaki organlar düzeyinde problemler yaratıyor." dedi.

Hotamışlıgil, "Bizi en çok heyecanlandıran sadece bir hastalığa yönelik buluş değil, bütün hücreleri ve o hücrelerin çalıştığı bütün fonksiyonları değiştirebilmeyi mümkün kılabilecek bir mekanizma. Bir şalter gibi düşünelim, bir dedektör var kolesterolü algılıyor, nerede ne kadar olduğunu, yeterli yüksekliğe vardığında kapanıyor sonra açılıyor. Bu sistemi, her dokuda ve her hastalık koşulunda açıp kapatma yöntemleri geliştirmek üzere bir yola çıkıyoruz ve bunu başarabilirsek bütün bu hastalıklarla mücadele etmek için elimizde önemli bir silah olacak. Öngördüğümüz hayal ettiğimiz şey bu." diye konuştu.

İlk olarak uygulama alanında karaciğer yağlanması ve ona bağlı bozukluklara bakacaklarını ifade eden Hotamışlıgil, daha sonra diyabet ve sindirim sistemiyle ilgili olan pankreas hastalıkları üzerinde test edeceklerini belirtti.

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/harvardda-turk-profesorden-tip-dunyasini-heyecanlandiran-kolesterol-bulusu/969506 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone



Türk bilim insanları cerrahide 3D teknolojisine imza attı


Türk bilim insanlarınca, gerçek organların radyolojik görselleri kullanılarak, 3D organ modelleri geliştirildi. Türk hekimler tarafından bu organlar üzerinde yurt dışından ve yurt içinden gelen hekimlere ilk kez ameliyat tekniklerinin uygulandığı eğitim verildi.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Huri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ERASMUS Plus Yükseköğretim Programı kapsamında, "Yenilik ve İyi Uygulama Değişimi" için stratejik ortaklık alanında "Cerrahi Uygulamalarda 3D Yazıcı ile Üretilen Organlarla ve Diğer Sanal Gerçeklik Yöntemlerinin Kullanıldığı Eğitim Projesi (MedTRain3D Mod Sim)"nin hayata geçirildiğini belirtti.



Eğitim ilk kez Türkiye'de gerçekleştirildi


Koordinatörlüğünü HÜ Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Huri'nin üstlendiği proje kapsamında ilk kez Türkiye'de gerçekleştirilen eğitime, Çekya, İtalya, Güney Kore ve Yunanistan'dan hekimler katıldı.

Ürololoji, kadın-doğum uzmanları, genel cerrahi, anatomi uzmanları, bilgisayar, biyomedikal mühendislerden oluşan bir ekipte, Türkiye'yi 30 bilim insanının temsil ettiğini ifade eden Huri, proje kapsamında gerçek insan organlarının 3 boyutlu modellenerek 3 boyutlu yazıcıyla elde edildiğini söyledi.

Ameliyat öncesi "hastalıklı bir model organ" üzerinde çalışma imkanı

Bu modellerin, gerçekle birebir aynı şekilde hastalıklı organ olarak hazırlandığını anlatan Huri, "Gerçek organ radyolojik görseller kullanılarak 3D modelleme, 3D yazıcı ve sanal gerçeklik simülasyonuyla yerli ve milli simülatörler geliştirildi. Geliştirilen 3D modelleri, hastaların ilgili organlarındaki yapıyla birebir aynı üretildi." dedi.

Bu çalışma kapsamında ameliyat öncesinde "hastalıklı bir model organ" üzerinde çalışma imkanı elde edildiğini aktaran Huri, bunun gerçek uygulama öncesinde tecrübe kazanılmasına olanak sağladığını vurguladı.

Huri, şunları kaydetti:

"Gerçek organların radyolojik görselleri kullanılarak, bizim geliştirdiğimiz sistemlerle 3D olarak hastalıklı organ modelleri hazırlanıyor. Daha sonra gerçeğiyle birebir aynı olan bu modelleri kullanarak, eğitimlere katılan tıp doktoru ve öğrencilerine bu organ modelleri üzerinden cerrahi tedavi uygulamalarını istiyoruz."

Üretilen model üzerine damarlar, dokular, tümör, taş, kanlanma gibi ne varsa onların da yerleştirildiğini ifade eden Huri, bu modellerin Hacettepe Üniversitesi'nin öncülüğünde, ODTÜ Teknokent'te görev yapan bilim insanlarınca geliştirildiğini söyledi.

"Yaklaşık 200 tıp doktoruna ve öğrencisine eğitim verildi"

Proje kapsamında ilki Türkiye'de gerçekleştirilen eğitimlere, 4 ülkeden yaklaşık 200 tıp doktoru ve öğrencisinin katıldığını aktaran Huri, "3D teknolojisiyle geliştirilen hastalıklı organlar üzerinde çalışma imkanı bulan bilim insanları, 11 ayrı cerrahi bölümde 40'a yakın birbirinden farklı cerrahi ve anatomik uygulamalar gerçekleştirdi." diye konuştu.

Kadavra eğitimine de kolaylık sağlayacak

Huri, geliştirilen 3D modellerin gerçekle hem dokusal hem yapısal anlamda birebir aynı olduğu için kadavra eğitiminde de büyük kolaylık sağladığının altını çizerek, şöyle devam etti:

"Anatomi olmadan cerrahi öğrenilemez. Bu nedenle mutlaka öğrencilerin organlar üzerinde çalışma yapması gerekir. Bu nedenle, tomografi ve MR görüntüleri kullanılarak 3D boyutlu yazıcılarla, benzer yumuşaklıkta fonksiyonların katıldığı modellerle öğrencilerin çalışabilmesi mümkün hale geldi. Amacımız, tıp eğitiminde kalitenin artması, cerrahi eğitimlerin hasta öncesi uygulamadan önce verilmesi, hasta komplikasyonlarının azalması, bu şekilde öğrenme eğrisinin kısalması ve maliyetlerin azalmasıdır."

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/turk-bilim-insanlari-cerrahide-3d-teknolojisine-imza-atti/1045451 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone



Biyoyazıcıyla üretilecek deri çipi kobaylığa son verecek


Gebze Teknik Üniversitesi'nde (GTÜ) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından desteklenen proje kapsamında, biyoyazıcılarla üretilecek deri çipiyle ilaç geliştirmede hayvan ve insan denek kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Projenin yürütücüsü GTÜ Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Akpek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapay deri ve deri çipi üzerine bir proje geliştirdiklerini belirterek, dünyadaki çalışmaların daha çok yapay derinin en üst katmanını laboratuvar ortamında üretmeyle ilgili olduğunu söyledi.

Kendi çalışmalarında derinin tüm katmanları olan epidermis, dermis ve hipodermisi laboratuvar ortamında üretmeyi hedeflediklerini ifade eden Akpek, üretilen yapay derinin yanık ve dermatoloji hastalarında kullanılabileceğini kaydetti.

Akpek, çalışmalarının belirli kademelerden oluştuğunu dile getirerek, "Projede deri çipi geliştiriyoruz. Deri çipi de organ çipi teknolojisinin uzantısı olacak. Bu da yeni bir teknoloji, 2014 yılında ABD'de başladı. Bunu Türkiye'de ilk defa gerçekleştiriyoruz. Kimyasal ürüne ve ilaca deri nasıl reaksiyon verecekse aynı reaksiyonu verecek bir deri çipi üretmeye çalışacağız. Bu sayede ilaç ve kozmetik ürünü geliştirme çalışmaları çok daha süratli olabilecek." şeklinde konuştu.



"Üreteceğimiz çip, insan derisiyle aynı tepkiyi verecek"

Kozmetik ve ilaç geliştirirken ciddi oranda önce hayvan sonra da insan deneklerine ihtiyaçları olduğunu anlatan Akpek, bunun çalışmanın hem masraflı hem de uzun sürmesine neden olduğunu bildirdi.

Akpek, bu aşamanın hayvanlara ve insanlara eziyete varabilen müdahalelere yol açabildiğini aktararak, "Halbuki biz bunu tamamen çip ortamında deri ilaca nasıl reaksiyon verecekse o şekilde karşılık verecek bir çip geliştireceğiz. Böylelikle hayvan ve insan deneklerine ihtiyaç kalmayacak. Diğer aşamada ise üreteceğimiz deri dokusunu protez organlara eklemlemeye çalışacağız." diye konuştu.

Çalışmayı kendi özel tasarladıkları biyoyazıcılarla yapacaklarını bildiren Akpek, hastanın derisinden alınan dokuları kullanarak bunu yapacakları söyledi.

Akpek, bir ilacın laboratuvar ortamında pazara inmesinin yaklaşık 5 ila 10 yıl arasında zaman aldığını, bunun da ilk 4 yılının denek hayvanları üzerinden gerçekleştiğini belirterek, deri çipinin geliştirmesi ve gerekli izinlerin alınmasının 1,5 yıl süreceğini kaydetti.

"Projenin en önemli kısımlarında birisi vicdani kazanç"

Denek hayvanlarında çalışma sonucunda sorunla karşılaşmaması üzerine klinik uygulamalara geçtiklerini dile getiren Akpek, "Klinik uygulamada da sorun çıkmaması sonucunda ilaçlar pazara sunulabiliyor. Ürettiğimiz deri çipiyle hayvan deneklerini ve insan deneklerini tamamen ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Böylelikle en kötümser durumda dahi veya en karmaşık ilaçlar, laboratuvardan pazara inmesi 5 yıl sürecek. Bu muazzam bir para ve zaman kazancı. Bundan sonra hayvan ve insan deneklerine ihtiyaç duymayacağımız için bu önemli bir vicdani kazanç olacak. Projenin en önemli kısımlarında birisi bu." şeklinde konuştu.

Akpek, deri çipiyle ilgili dünyada az örnek bulunduğunu anlatarak, Türkiye'de ilk kez böyle bir çalışma yapıldığını bildirdi.

Türkiye'de ilaç geliştirme çalışmalarının sınırlı olduğunu belirten Akpek, Ar-Ge aşamasında en fazla karşılaşılan masrafın hayvan denekleri olduğunu söyledi.

Hayvansal deneme ve klinik uygulamalar için etik kurul izinleri gerektiğini ve bunun uzun sürdüğünü kaydeden Akpek, deri çipiyle bu süreyi ortadan kaldırarak hem ekonomik hem de Ar-Ge çalışmaları açısından önemli bir adımın atılmış olacağını kaydetti.

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/biyoyaziciyla-uretilecek-deri-cipi-kobayliga-son-verecek/1067258 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Alkyone



'KASK'la beyin hasarları ambulansta tespit edilebilecek


İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle kaza, darbe ve damar tıkanıklığı sonucu oluşan beyin hasarlarının ambulansta tespitini sağlayan, Ambulanslar İçin Beyin Kanaması Erken Teşhis ve Görüntüleme Sistemi'nin (KASK) tanıtımı gerçekleştirildi.



İTÜ Ayazağa Kampüsü Elektrik Elektronik Fakültesi Ömer Korzay Konferans Salonunda gerçekleştirilen tanıtım töreninde konuşan İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Akduman, KASK'ın kaza, darbe ve damar tıkanıklığı sonucu oluşan beyin hasarlarını ve ölümlerini ambulansta teşhis ederek önlemek ve azaltmak amacıyla üretildiğini söyledi.

İSTKA'nın desteğiyle bu projeyi gerçekleştirdiklerini belirten Akduman, şöyle konuştu:

"Dünyada ve ülkemizde inme, en ölümcül ikinci hastalık olarak sıralanmakta ve aynı zamanda yetişkinlerde görülen nörolojik bozuklukların en önemli nedenini oluşturmaktadır. Beyne giden damarların tıkanması ile oluşana iskemik inme, beyindeki damarların yırtılması ile oluşana ise hemorajik inme denir. İskemik inmede oluşan kan pıhtısının eritilmesine yönelik ilaçlar verilir, fakat aynı tedavi hemorajik inmede uygulanırsa yüksek olasılıkla hasta kaybedilir. Bu nedenle inmenin kaynağının ilk müdahale esnasında ve tedaviye başlanmadan önce doğru şekilde tespit edilmesi hayati önem arz eder. Tespit, hastahane öncesi, daha hasta olay yerinde veya ambulans ile nakledilirken yapılmalı ve hastahane ekibine bildirilerek doğru müdahale için gerekli hazırlığın yapılması sağlanmalıdır. KASK inme nedenini hastahane öncesi hızlı ve doğru tespit eden cihaz olarak geliştirilmişdi."

KASK'ın İTÜ de tasarlandığını, prototipinin üretildiğini ve yapılan testlerin başarıyla sonuçlandığını söyleyen Akduman, "Travma sonrası ambulanslarda mobil olarak hastanın beynindeki semptomun iskemik mi, yoksa hemorajik mi olduğunu tespit eder, kanamayı görüntülediği için hastanın durumunu sürekli monitor eder, kısa zamanda doğru tedavinin başlamasını sağlar, iyonize radyasyon içermez. İki adet prototip geliştirilmiştir. Patent başvuru çalışmaları tamamlanmak üzeredir. Fantomlar üzerinde yapılan testler başarıyla sonuçlanmıştır. Klinik testlere başlamak için Sağlık Bakanlığı, İlaç ve Tıbbi Cihazlar Genel Müdürlüğü'ne başvuru yapılmıştır." ifadelerini kullandı.

http://aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/kaskla-beyin-hasarlari-ambulansta-tespit-edilebilecek/1071058
Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

putty

#22
Şub 22, 2018, 05:48 ÖS Last Edit: Şub 22, 2018, 05:51 ÖS by putty
İTÜ bunu iyi pazarlar ise zengin olabilir.
Sormazsam çatlarım en soldaki adamın kafasının arkasındaki seramiğin deseni niye farklı. Aşırtmacalı döşemişler yatay çizgi dikey çizgi diye bütün seramik karolar kurala uyuyor ama o tek bir tane karo seramik anlamsız şekilde noktalı desende. Simetri takıntımı tetikledi o odada çalıştığımı düşünemiyorum Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter