Antartika'da Türk Üssü

Başlatan The Thing, Oca 24, 2017, 02:20 ÖS

« önceki - sonraki »

The Thing

Türkiye, Antartikada bir üs kurma çalışmalarını sürdürüyor.

Bu amaçla 2016 yılında ilk Türk Antarktik Araştırma Seferi'ni gerçekleştiren İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İTÜ PolReC), 2017 Antarktik sezonu için çalışmalarına hız verdi.

Türkiye'nin bilimsel çalışmalar yürüten ilk ve tek kutup araştırma merkezi olan İTÜ PolReC, Antarktika'da bulunan 31 ülkeye ait 101 araştırma üssünde sürdürülen bilimsel çalışmalara Türk bilim insanlarını da dâhil etmek amacıyla birçok ülkeyle iş birliği yapıyor. Yapılan anlaşmalar kapsamında Erciyes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gökhan Halıcı, 2017 Antarktik Yaz Sezonu için Çek Cumhuriyeti Masaryk Üniversitesi'ne ait Mendel Antarktik İstasyonu'nda çalışmalar yapmak üzere İstanbul'dan yola çıktı
.
Antarktika'ya götüreceği bayrak İTÜ PolReC Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy tarafından kendisine teslim edilen Halıcı'yı uğurlama törenine, Kutup Araştırmaları Öğrenci Takımı (PolSTeam) üyeleri de üniformalarıyla katıldı. Özsoy gelişmeyi, "Türkiye'nin Antarktik Bilim Üssü inşa edilene kadar, bilim kapasitesinin artırılması için diğer ülkelerin bilim üslerinin kullanılması, ikili iş birliklerinin yapılması hem bir gereklilik hem de bilim ruhu olarak karşımıza çıkıyor." sözleriyle yorumladı.

İTÜ PolReC önümüzdeki yıl, farklı kurumlardan 4 Türk bilim insanını daha Antarktika'ya gönderecek. Mesajı Paylaş

The Thing

Türkiye, Antarktika'ya üs kurmak için çalışmalara başladı

Türkiye, Antarktika kıtasına üs kurma konusundaki çalışmalarını hızlandırıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce bazı üniversiteler ve STK'ların çalışmalar yaptığı bu konuda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nı görevlendirdi.

Bakanlık, yol haritasını ve eylem planını belirledi. Bu yol haritasına göre, öncelikli olarak TÜBİTAK ve İTÜ'den bilim adamları ile uzmanların yer aldığı bir çalışma grubu oluşturulacak. Türkiye'ye ait olacak üs için fizibilite yapacak olan heyet, Türkiye'nin nasıl, ne büyüklükte ve hangi konumda bilim üssü kurması gerektiğini netleştirecek.

Heyet, Türkiye'nin bilimsel çalışmalarının yönünü, üs kurmak için gereken bilimsel ekipman ile yapı malzemelerini tespit edecek.

Heyette biyoloji, mühendislik, fizik, deniz bilimleri, jeofizik alanlarında uzmanlar olması bekleniyor. Bölgedeki hava kış aylarında eksi 80'leri bulduğu için heyet kasım ayında yola çıkacak.

Heyet, kıtada yaz döneminin yaşandığı 5 Kasım 2017 ve 15 Şubat 2018 tarihleri arasında kalacak.

Bütçe 2 milyon 800 bin dolar

Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bölgeye gemi ile seyahat edilmesini sağlayacak. Bu gemi, buz kıran niteliğine sahip olacak.

Bakanlık şimdi, Türkiye envanterinde bulunan bu nitelikte gemileri araştıracak. Bu nitelikte gemi temin edilemezse, kiralama yoluna gidilecek.

Türkiye'den bölgeye denizyolu ile seyahat 24 gün sürüyor. Bakanlık, yaptığı ön çalışmayla, ilk aşama için 2 milyon 800 bin dolarlık bir bütçe belirledi.

Konuya yönelik uluslararası anlaşmanın da bu arada TBMM'den geçmesi sağlanacak. 2014'te TBMM'ye sunulan Antarktika Antlaşması'nın kabulüne ilişkin düzenlemenin, genel kurulda kabul süreci hızlandırılacak. Mesajı Paylaş

The Thing

Antarktika kıtasına üs kurma çalışmaları hızlanıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın görevlendirildiği "Antarktika kıtasına üs kurma konusundaki çalışmalar" hızlanıyor.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü: "Antartika'ya bilim üssü kurulması çalışmalarına hız verdik. TÜBİTAK ve İTÜ ile hazırlayacağımız yol haritasını çalışıp ülkemiz için büyük bir adım atmayı planlıyoruz."
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca: "Antarktika kıtasında Türkiye'nin bilimsel çalışmalar yürüten "ilk ve tek" kutup araştırma merkezi PolReC'in ülkemizi gururlandıracak çalışmalara imza atacağına inanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın görevlendirildiği "Antarktika kıtasına üs kurma konusundaki çalışmalar" hızlanıyor. Bu kapsamda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından bilim insanları incelemelerde bulunmak üzere Antarktika'ya yola çıkmaya hazırlanıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce bazı üniversiteler ve STK'ların çalışmalar yaptığı Antarktika konusunda, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nı görevlendirdi. Bakanlık, yol haritasını ve eylem planını belirledi. Bu yol haritasına göre, öncelikli olarak Türk bilim adamları ile uzmanların yer aldığı bir çalışma grubu oluşturulacak.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Antarktika'ya bilim merkezi kurulması çalışmasının bakanlık olarak kendilerine verildiğini belirterek, Türkiye'nin Antarktika'da bilim üssü olacağını, Antarktika ile ilgili alınan kararlarda söz sahibi olmak için çalışılacağını belirtti. Bakan Özlü, "TÜBİTAK ve İTÜ ile hazırlayacağımız yol haritasını çalışıp ülkemiz için büyük bir adım atmayı planlıyoruz" diye konuştu.

"ÜLKEMİZİ GURURLANDIRACAĞIZ"

Antarktika çalışmaları İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) önderliğinde Türkiye'nin bilimsel çalışmalar yürüten "ilk ve tek" kutup araştırma merkezi PolReC tarafından yürütülüyor. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, bu kapsamda bilim insanlarının Antarktika'da çalışmalara başladığını, daha fazla bilim insanının da yola çıkmaya hazırlandığını belirtti. İTÜ Rektörü Karaca, Antarktika kıtasında Türkiye'nin bilimsel çalışmalar yürüten "ilk ve tek" kutup araştırma merkezi PolReC'in ülkemize gururlandıracak çalışmalara imza atacağına inandıklarını belirterek şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konuyu önemseyerek Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını görevlendirmesi ile çalışmalar hız kazandı. Hem motivasyon, hem de bilimsel çalışmalara verilen önemin sorumluluğunu üstlenmiş olmak gurur verici. Bu kapsamda Antarktika'da gerçekleştirilecek çalışmalarla ülkemiz için gururlanacağımız bilimsel çalışmalara imza atacağız"

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Yard. Doç. Dr. Nazlı Olgun Kıyak'ı 11 Şubat 2017 Cumartesi günü çalışmalarını yapmak üzere Şili Antarktik Üssü'ne gönderecek. Yolculuk öncesi açıklamada bulunan bilim insanı, "Kutup araştırmalarında Türkiye'nin başarılı olabileceğine inanıyorum. Çok önemli bir fırsat ele geçirdim ve bu yüzden ben de elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum." diye konuştu.

DÖRDÜNCÜ BİLİM İNSANI DA GİDİYOR

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Merkezi PolReC, yabancı ülkelerin kutup bilimleri ile ilgili birimler arasında yapılan anlaşmalar kapsamında, bilim insanlarını Antarktik Üssü'ne göndermeye devam ediyor.

28 Aralık 2016 tarihinde Erciyes Üniversitesi öğretim elemanı Prof. Dr. Gökhan Halıcı Çek Antarktik Üssü'nde görev almak için yola çıkmış, 10 Ocak 2017 tarihinde TÜBİTAK'tan Dr. Evrim Kalkan ve 19 Ocak 2017 tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) Araş. Gör. Adil Enis Arslan Bulgaristan Antarktik Üssü'ne çalışma yapmak üzere gitmişti. İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Yard. Doç. Dr. Nazlı Olgun Kıyak ise 11 Şubat 2017 Cumartesi günü Şili Antarktik Üssü'nde görev almak üzere yola çıkacak.

"ANTARTİKA'YA GİTMEK BENİ HEYECANLANDIRIYOR"

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Yrd. Doç. Dr. Nazlı Olgun Kıyak, Antarktika seyahati öncesinde şunları söyledi:

"Antarktika ve çevresinde metan döngüsü ile ilgili de bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmamış. İklim değişimi de göz önünde bulundurularak, Antarktika gibi hassas bir bölgede metan döngüsünün araştırılması, gelecekte küresel ölçekte oluşabilecek çevresel değişimleri tahmin etmek ve anlamak için önemlidir."

Antarktika'da 20 gün kalacağını anlatan Yrd. Doç. Dr. Nazlı Olgun Kıyak, "Antarktika'ya gitmek benim bir hayalimdi. Çoğu insanın hayalinin ötesinde bir şey bu. Bilimsel araştırma gemilerinde daha önce seyahat ettim. Çok farklı yerleri tanıma fırsatım oldu. Başarmamız için yeterince değerli bilim insanlarımız mevcut. Kutup araştırmalarında Türkiye'nin başarılı olacağına inanıyorum" diye konuştu.

http://www.denizhaber.com.tr/antarktika-kitasina-us-kurma-calismalari-hizlaniyor-haber-72637.htm Mesajı Paylaş

commandos

Aslında son günlerde bilim adına en sevindirici gelişmelerden biri. Şimdiye kadar olmamamız kötü ama yine de geç olsun güç olmasın.
Dün Fatih Altaylı Teke Tek'te Uzay ve Asteroid Bilimleri ile ilgili bir program vardı. Uzay bilim, gözlem ve asteroid konularına da ağırlık verilmesi kanaatindeyim. Ülkemizde özellikle Afyon bölgesinden asteroid krateri olduğu düşünülen bazı çukurlar ve bunların araştırılması gerekiyor. Ama hocalar kaynaksızlıktan dem vuruyorlardı. Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

The Thing

'Antarktika'ya üs kuracağız ve orada kalacağız'

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Antarktika'ya üs kurmak amacıyla 9 kişiden oluşan bir araştırma grubu gönderdiklerini ve söz konusu üssün 2018'de kurulmasını öngördüklerini belirterek, "Biz buraya üs kuracağız, bilimsel araştırmalar yapacağız. Sürekli orada kalacağız. Biz de oradayız, bir bakıma orada hak iddia ediyoruz." dedi.

Faruk Özlü, Antarktika'da mevsimlerin Türkiye'ye göre farklılık gösterdiğini ifade ederek, kıtada yaz mevsiminin 15 Kasım'da başlayıp 15 Mart'a kadar devam ettiğine dikkati çekti. Yaz mevsiminin sonuna doğru Antarktika'ya 9 kişiden oluşan araştırma grubu gönderdiklerini anlatan Faruk Özlü, öncelikli amaçlarının kıtanın neresinde üs kurulabileceğine ilişkin fizibilite etüdü yapmak olduğunu söyledi.

Gönderdikleri heyetten Antarktika'ya ilişkin bilgilerin gelmeye başladığını belirten Faruk Özlü, kıtadan gelen fotoğrafı paylaştı.

Antarktika ile ilgili anlaşmanın Meclis'ten geçtiğini aktaran Faruk Özlü, "Türkiye, Antarktika'nın sadece bilimsel amaçlarla kullanılmasını öngören anlaşmaya taraf oldu, onayladı. Dolayısıyla biz danışman olmayan ülke statüsünden, danışman ülke statüsüne geçiyoruz. Yaklaşık 53 ülke var. Hiç ummadığımız ülkeler orada üs kurmuşlar. Türkiye'nin de Antarktika'da üssü olacak." diye konuştu.

Dünyanın temiz içme suyu kaynaklarının önemli bir kısımının Antarktika'da bulunduğuna işaret eden Faruk Özlü, "Biz de Türkiye olarak, madem ki küresel bir oyuncu olmak istiyoruz, Antarktika'da bizim de üssümüz olacak. Biz de orada bilimsel çalışmalar yapacağız. Bunu Bakanlığımız şu anda koordine ediyor. Aslında bize bu görev Cumhurbaşkanlığımızdan verildi. Onlar, daha önce çalışmışlar. Bunu uygulamakla ilgili faaliyetleri üniversitelerimizle birlikte çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Söz konusu heyetin çalışma takvimine ilişkin bilgi veren Faruk Özlü, "Heyet 1 ay kalıp dönecek. Çünkü kış geliyor. Eksi 80 dereceye kadar soğuk olan bir yer düşünün. Hatta üs kuran ülkeler 1 sene sonra gittiklerinde, karlarla kaplı olduğu için nereye üs kurduklarını bulmakta zorlandıklarını ifade ediliyor. Bir fizibilite raporu çıkarılacak. Oraya kuracağımız yapılar, binalar Türkiye'de yapılacak, gemiyle gönderilecek. Onun boyutları ne olacak, ne kadarlık bir alanda çalışacağız etüt olarak çıkarılacak. Geminin buz kıran özelliği olması lazım. Envanterimizde bu özelliğe sahip gemiler yok. Belki bir yeni gemi yapacağız veya kiralayacağız." şeklinde konuştu.

Kıtadaki üssün 2018'de kurulmasının planlandığına işaret eden Faruk Özlü, "Türkiye büyük bir ülke. Biz, dünyada ilk 20 büyük ülke arasındayız. Türkiye, sadece içinde kapalı küçük bir ülke değil." dedi.

Antarktika Kıtasının varlığına ilişkin Piri Reis'in haritasında bazı işaretler olduğunu vurgulayan Faruk Özlü, "Biz bu haritayı yeni baştan yaptırdık, bunu Antarktika'da hak iddia eden ülkelerin, kanıt olarak sundukları bir müze var. O müzeye haritamızı gönderdik. 'Bizim de Piri Reis zamanında haritayı yaparken böyle bir kıta olduğuna işaret ediyor' diye bir belge olarak sunduk." diye konuştu.

Faruk Özlü, "Biz buraya üs kuracağız, bilimsel araştırmalar yapacağız. Sürekli orada kalacağız. Biz de oradayız, bir bakıma orada hak iddia ediyoruz." ifadesini kullandı.

http://www.denizhaber.com.tr/antarktikaya-us-kuracagiz-ve-orada-kalacagiz-haber-72993.htm Mesajı Paylaş

The Thing

Kuzey Kutbunda artan nükleer izotop seviyesi bir nükleer kaza ihtimalini işaret ediyormuş


Arktik bölgesinde nükleer faaliyet şüphesi

The Drive adlı sitede, "The War Zone" (Savaş Alanı) adlı köşesinde askeri havacılıkla ilgili yazılar kaleme alan Tyler Rogoway, Arktik bölgesinin Rusya eliyle silahlandırılmasına ilişkin şüphesini dile getirdi.

Rusya'nın Arktik bölgesindeki askeri faaliyetleri son birkaç yıldır dikkat çekiyor. Hatırlanacağı üzere Ekim 2015'te de bizzat Rusya Savunma Bakanlığı, Moskova'nın petrol ve gaz çıkarmak istediği Kuzey Kutbu'nda büyük bir askeri üs kurulduğunu açıklamıştı.

Rogoway, 17 Şubat'ta yayınlanan "Has There Been A "Nuclear Incident" In The Arctic?" (Arktik'te "Nükleer Bir Durum" Oldu mu?) başlıklı makalesinde (makalenin orjinali için bkz. http://www.thedrive.com/the-war-zone/7758/has-there-been-a-nuclear-incident-in-the-arctic) Avrupa çapında artan nükleer fizyon ile ilişkili radyoaktif bir izotop olan İyot 131'in tespit edildiğini, ABD Hava Kuvvetleri'nden atmosferi tetkik eden WC-135 "Constant Phoenix" uçağının devreye girmesinin de bu gizemi derinleştirdiğini ifade etti.

Makalenin tam metni şu şekilde:

"Geçtiğimiz ay (Ocak) Arktik'te nükleer bir kazayla veya kazalarla ilgili söylentiler çıktı. Bir kısmı resmi izleme kuruluşlarından alınan pek çok raporda, bölge genelindeki hava örnekleme istasyonları yoluyla nükleer fizyon ile ilişkili bir radyoaktif izotop olan İyot 131'in sıklıkla tespit edildiği bildirildi.

İzotop ilk olarak Norveç'in Rusya'daki Kola Yarımadası sınırındaki Svanhovd'da bulunan hava örnekleme istasyonu aracılığıyla Ocak ayının ikinci haftasında tespit edildi. Birkaç gün içinde İspanya'nın güneyindeki hava örnekleme istasyonları da az miktarda izotop bulunduğunu tespit etti. Gerçek şu ki İyot-131'in sadece sekiz günlük yarılanma ömrüne sahip olması, sadece birkaç gün önce gerçekleşen bir salınıma ve eski bir nükleer hadisenin kalıntısı olmadığına işaret ediyor.

Düşük yoğunluk seviyelerde olmasından ötürü, en azından geniş çapta insan veya çevre için herhangi bir sağlık riski bulunmuyor. Buna kıyasla bu son ölçümler, Fukushima olayı sırasında tespit edilenin yaklaşık 1000'de 1'i ve Çernobil felaketinden sonra Avrupa'ya yayılan radyoaktif bulutlardaki nükleer konsantrasyonunun 1,000.000'da 1'i kadar.

Cuma gününe (17 Şubat) kadar cevapsız geçen haftalardan sonra benzeri yakın zamanda neredeyse görülmemiş bir gelişme, ABD'nin WC-135 Constant Phoenix atmosferik test uçağını açıklama yapmadan Avrupa'ya göndermesi dikkat çekti. Bu benzersiz uçağın nükleer kazalara -özellikle nükleer savaş başlıkları patlamalarına- dayanacak şekilde tasarlandığı biliniyor.

Havada geniş alanlarda ve yükseklikte örneklem yaparak, herhangi bir radyasyon yayılımının işaretini daha iyi anlamak için kritik veriler sağlayabiliyor. Bu uçak nükleer testler sırasında bilim insanlarının hangi silahın patlatıldığını ve diğer verilerin yanı sıra patlamanın ne kadar büyük olduğunu tanımlamasına da yardımcı olabiliyor. Ayrıca, nükleer tesislerin erimesine benzer diğer radyolojik olayların etkilerini ve ölçeğini belirlemek için de kullanılabilirler. Örneğin WC-135'lerin Japonya'daki Fukushima nükleer santralinin çökmesine neden olan 2011 depremini takiben bölgeye intikal ettiği biliniyor.

Bu bilgiler birtakım cevapsız sorulara yol açıyor. İlki: WC-135 uçağı Avrupa'da ne yapıyor? Bu, bir eğitim uçuş için ve bilimsel çabaları desteklemek adına iyi değerlendirilmiş bir fırsat mı, yoksa belirli bir olaya tepki mi?

Rusların Kuzey Kutup bölgesi yakınlarındaki Novaya Zemlya'da nükleer silah testlerine başladıklarının kanıtı olduğunu iddia eden bir sürü kişiyi görmek için twitter'ı kontrol edebilirsiniz. Bu iddia birçok açıdan şüphelidir. Birincisi, o bölgede bir nükleer patlamaya işaret eden mütekabil sismik veriye sahip değiliz. Bazıları, küçük bir taktik nükleer savaş başlığının test edilmiş olabileceği ihtimalini öne sürdü; bir kere daha belirtmeli ki bu yine büyük bir patlama anlamına gelmektedir ve İyot 131 seviyelerinin böyle bir testin göstergesi olup olmadığı açık değildir. Tabii ki siyasi olarak konuşursak, nükleer silah testleri başlatmak, Moskova'nın nükleer silah politikasında büyük bir değişime gittiğine işaret edecektir.

ABD'nin bile nükleer denemelerini Başkan Trump başkanlığında başlatması hakkında bazı konuşmalar yapıldı fakat bu da abartı ve spekülasyonla karıştı. Niş stratejik yetenekler elde etmek için Rusya'nın kritik silah antlaşmalarından uzaklaşmaya gönüllü olduğunu gördüğümüz halde, Kapsamlı Nükleer Test Yasağı Anlaşması'nı ihlal etmek, bambaşka bir saldırganlık ve meydan okuma sinyali verecektir.

Daha olası bir ihtimal, sınırlı nükleer madde depolama, araştırma veya elektrik üretim sırasında bir kazanın meydana gelmesi olabilir. Rusya, nükleer tahrik mekanizmasını aktif denizaltılarının birçoğunda, Kirov sınıfı savaş kruvazörlerinde ve buzkıranlarında kullanıyor. Rusya aynı zamanda birden fazla uygulama için arktik bölgede nükleer güç kullanmakta. Sadece bu da değil, Rusya'nın Kuzey Kutbu'na yakın kuzey üssleri Soğuk Savaş'ın nükleer mezarlıkları olarak nitelendiriliyor.

Uluslararası toplum, yüzyıllarca Sovyet dönemi nükleer denizaltıların güvenli bir şekilde elden çıkarılması için son yirmi yılda Rusya ile birlikte çalıştı, ancak hizmet dışı gövde ve reaktör bölümleri, nükleer silahların tahrip edilmesini ve nükleer silahların atılmasını beklemek için hâlâ atıl duruyor. Birçok kimse Soğuk Savaş'tan sonraki on yıllar boyunca, bu araçları gerçekleşmeyi bekleyen kazalar olarak nitelendiriyor. Bu gemilerin bir kısmı Murmansk yakınlarındaki Kola Yarımadası'nda bulunuyor.

Rusya'nın en büyük nükleer atık depolama tesislerinden biri de devre dışı bırakılan bu denizaltıların reaktörlerinin depolandığı bölgede, Saida Körfezi (Rusya, Kola Yarımadası) yakınlarında bulunuyor. Bugün, 80 reaktör ve bu reaktörlerin ayrılmış parçaları burada büyük kaplarda depolanıyor. Neticede tesiste 155 reaktör ve atıklarının depolanması öngörülüyor. Bu tür zehirli, kompleks ve rahatsız edici cihazların elden çıkarılması kolay bir iş değildir ve belirli bir risk olasılığı söz konusudur.

Arktik bölgesi, aynı zamanda nükleer enerjiye dayalı diğer Soğuk Savaş kalıntılarıyla da doludur; bunlara Rusya'nın nükleer deniz fenerleri ve karakolları da dahildir. Görebileceğiniz gibi bu yüzeyin altındaki batık nükleer gemilerin kalıntıların ve diğer atıklar çevre için büyük bir tehdit oluşturuyor. Asıl sorulması gereken soru zarar verip vermeyecekleri değil, "ne zaman?" zarar vermeye başlayacakları sorusudur.

Soğuk Savaş döneminde Rusya, Kara Denizi'ne (Sibirya'nın kuzeyindeki Arktik Okyanusu'nun uzantısı) her türlü nükleer atığı boşalttı. Yaklaşık 17.000 konteyner ve 19 gemi civarında radyoaktif atıktan bahsediliyordu. SSCB ayrıca, bazıları harcanmış yakıt çubuklarına sahip 14 nükleer reaktörü aynı su kütlesine yerleştirdi ve diğer alt düzey nükleer atık formları doğrudan denize döküldü. Bunlardan biri olan Kola Denizi'nde batmış olan Rus denizaltısı K-27'nin tam anlamıyla bir saatli bomba olduğu söyleniyor. Bu sadece bölgelerden biri. Barents Denizi (K-159) ve Norveç Denizi (K-278) gibi diğer alanlardaki nükleer denizaltılar da terk edilmiş durumdadır. Deniz tabanı neyle kaplandı kim bilir? Hatta ABD'nin çok küçük olsa da, Sovyetler'in geride bıraktığı şekilde bir dönemler Grönland'daki Century Kampı'nda bulunan gizli reaktör gibi kuzey enlemlerindeki sulara kendi nükleer atıklarını bıraktığı biliniyor.

Tüm bunların üstüne, kutup bölgelerinde "gerçekten" çürüyen Rus nükleer maddeleri, nükleer enerji, gemi bakım ve araştırma istasyonları da Rusya'nın kuzey bölgelerine ulaşıyor.

Bütün bunları göz önünde bulundurarak, eğer İyot 131'in atmosfere spesifik bir şekilde salınımının, Sovyetler Birliği'nin yarattığı nükleer tahribattan ya da bölgedeki operasyonel reaktörlerden kaynaklanması daha olasıdır; bazılarının iddia ettiği gibi bir çeşit gizli atom testinden kaynaklanmamaktadır. Bu imkansız olmadığı anlamına gelmez, yalnızca olası değildir. Hatta tüm bunların Rusya'dan gelmeme ihtimali bile olabilir, Avrupa'da veya başka bir bölgedeki herhangi bir reaktörden sızmış olması mümkündür. Yine de, Artik'in muhtemelen geleceğin kilit savaş alanlarından biri haline gelmesi -ki bu Rus ordusunun bölgedeki faaliyetleri bağlamında ortaya çıkan bir realitedir- ve son birkaç yıldır Moskova'nın jeopolitik ve askeri duruşundaki büyük değişimi göz önüne alındığında, Rusya'nın bölgedeki gerçek niyetlerini kuşatan şüphelerin her zamankinden yüksek seviyede olduğu su götürmüyor.

Şimdi, Pentagon'un WC-135'inin hareketleri ve bulguları hakkında daha fazla bilgi yayınlayıp yayınlamadığını ve bölgedeki radyasyon hareketliliğinde yeni bir ize rastlayıp rastlamadığını göreceğiz. Söylenmesi gereken bir diğer husus ise bu gizemin, insanlığın kutup bölgelerinde bıraktıkları şeyler hakkında ve Soğuk Savaş'ın resmen sona ermesinden takribi otuz sene sonra hala tehlikeli bir tehdidin ne kadar risk taşıdığını hatırlatmasıdır.

Ekleme (22 Şubat 2017): WC-135 Constant Phoenix ve RC-135 Rivet Joint uçaklarının hem de tanker desteğinde Norveç ve Barents Denizi üzerinde yeni bir göreve çıktığı bildirildi.

Yazan: Tyler Rogoway

QHA

http://www.kaptanhaber.com/haber/45654/arktik-bolgesinde-nukleer-faaliyet-suphesi.html Mesajı Paylaş

The Thing

Türk Antarktik Ekibi çalışmalarını sürdürüyor

Kutup bilimleri alanında araştırmalar yapan Türkiye'nin ilk ve tek resmi merkezi İTÜ PolReC'in 9 kişilik Türk Antarktik Seferi Ekibi, Doç. Dr. Burcu Özsoy liderliğinde Antarktika'da kiralanan gemide çalışmalarını sürdürüyor.

İTÜ PolReC Müdürü Doç. Dr. Burcu Özsoy, Antarktika'daki sefer notlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Antarktika'ya vardıkları andan itibaren soğuk hava koşullarıyla mücadele ettiklerini anlatan Özsoy, hava sıcaklığının 2 derece iken hissedilen sıcaklığın eksi 5 dereceye kadar indiğini bildirdi. Daha önceden haritada belirledikleri noktalarda inceleme yapmak için duraklamak istediklerini, ancak kıtadaki şiddetli rüzgar nedeniyle zaman zaman gemiyi demirlemekte zorlandıklarını belirten Özsoy, bu süreçlerde mürettebatla birlikte ekip üyelerinin de ıslandığını söyledi.

Rüzgar dindiğinde, özel korumalı kıyafetlerini ve kara botlarını giyerek, zodyak botlarla kıtada inceleme yapmak için açıldıklarını kaydeden Özsoy, jeodezi (yeryüzünü ölçme işlemleri bilim dalı) ölçüm aletlerini denemek üzere sahaya çıktıklarını dile getirdi.

"Foklarla ilk karşılaşma"

Özsoy, sefer sırasında ilk olarak "Arjantin Carlini Araştırma Üssü"ne gittiklerini, üssün laboratuvarlarını, hastanesini ve kantinini gezdiklerini aktardı. Arjantin araştırma üssünün ardından, Risopatron Şili Araştırma Üssü'ne doğru hareket ettiklerine değinen Özsoy, "Risopatron Şili Araştırma Üssü sürekli faaliyet gösteren bir merkez değil, Türk Antarktik Seferi Ekibi olarak biz üsse gittiğimizde yeni kapanmıştı ve etrafta hiç insan yoktu. İnsanların olmadığını bilen foklar, karada yerlerini aldıklarından hareket kabiliyetimiz sınırlı oldu ama onlarla karşılaşmak güzeldi. Ekipten 3 kişi serbest dalış yaptı ve sediman (kayaçların parçalanması, aşınması sonucu oluşmuş parçacıklar) örneği aldı. Üssün çevresinin fotoğraflarını çektik ve ölçümler yaparak oradan ayrıldık." diye konuştu.

Risopatron Şili Araştırma Üssü'nden sonra Güney Kutup Dairesi'ne gidebilmek için gemiyle yola çıktıklarını işaret eden Özsoy, yolda Bryde Adası'nda durakladıklarını, buradaki buzulların dip kısmından araştırma için önemli veriler sağlayacak toprak ve su yosunu örnekleri aldıklarını vurguladı. Güney Kutup Dairesi güzergahındaki gözlemlerini anlatan Özsoy, "Risopatron Şili Araştırma Üssü'nden, Güney Kutup Dairesi'ne ulaşana kadar zor koşullarda 4 gün geçti. Öyle anlar oldu ki bulunduğumuz noktada, deniz buzları yüzde 80'lik alanı kaplayacak kadar etrafı sardı. Gemi, güzergah üzerinde bulunan Beer Adası'nda demirledi, burada 4,7 metreye serbest dalış yapıldı, görüntü ve sediman örneği alındı." ifadesini kullandı.

"1,2 kilometre uzunluğundaki buz dağlarına rastladık"

Özsoy, demirlenen Beer Adası çevresinde, Türk Antarktik Seferi Ekibinin önemli bir tespitte bulunduğuna dikkati çekerek, "Bu koordinatlarda yer alan adalar sadece 1936 yılına ait bir karalama haritası üzerinde görülmekte. Beer Adası çevresinde, seyir haritalarında ve uydu görüntülerinde seçilemeyen U şeklinde bir ada mevcut. Türk Antarktik Seferi Ekibi, bu U şeklindeki adanın içinde kalan deniz alanının, 3 saatlik çalışma ve ultrasonik ses dalgaları yardımıyla, deniz dibi derinliğini ölçtü, dikey deniz ortamındaki cisimlerin yüzeye olan mesafesini tespit etti ve haritasını çıkardı." değerlendirmesinde bulundu.

Beer Adası'ndan, Horseshoe Adası'na doğru yola çıktıklarını ve yersel doğrulama almak için Rothera İngiliz Araştırma Üssü'nü aradıklarını bildiren Özsoy, "Temmuz ayında ziyaret tarihleri belirlenen İngiliz üssünü ziyaret edip edemeyeceğimizi sorduk, üs komutanı da 'Türk ekibinin ziyaretinden çok memnun olacaklarını' söyledi ve bizde yola koyulduk. Bir gün sürecek bu zorlu yolculukta, 1,2 kilometre uzunluğundaki buz dağlarına ve geminin sağa, sola yattığına şahit olduk. Sonunda Rothera İngiliz Araştırma Üssü'ne vardık ve üssün laboratuvarını, uydu görüntüsü indiren istasyonunu, GPS ünitesini, kütüphanesini, toplantı odasını, uçak pistini, uçak ve zodyak hangarını gezdik, detaylı incelemelerde bulunduk." şeklinde konuştu.Özsoy, Rothera İngiliz Araştırma Üssü'nden, Anchorage Adası'na geçtiklerini ve orada topografik ölçümler dışında, fok ve kuş dışkısı ile sediman örnekleri toplandıklarını belirtti.

http://www.virahaber.com/turk-antarktik-ekibi-calismalarini-surduruyor-44094h.htm Mesajı Paylaş

supplychain

tatile cikmis gibi bir havalari var yazilanlardan... Mesajı Paylaş

The Thing

Kambur balinalar için Antarktika'ya gittiKaynak: Kambur balinalar için Antarktika'ya gitti

Antarktika'da Türk üssü kurulması yönünde çalışmalar sürerken bir Türk bilim insanı olan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Arda Tonay'da uluslararası bir çalışma için yola çıktı.Türk bilim insanları, dünyanın en soğuk, en kuru ve en yüksek kıtası Antarktika'da çalışmalarını son yıllarda hızla artırıyor. Bilim dünyasına katkıları her geçen gün daha çok fark edilen Türk bilim insanları çeşitli ülkelerin üslerine davet edilerek çalışmalarını sürdürüyor.Geçtiğimiz yıl Prof. Dr. Bayram Öztürk liderliğinde yapılan ilk bilimsel sefere katılan İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Arda Tonay, bu kez okyanustaki deniz memelilerini araştırmak için kıtaya gitti. Ukrayna'nın Galindez Adası'nda 21 yıldır sahip olduğu Vernadsky Üssü'ne davet edilen Tonay, 22. Ukrayna Antarktika Ekspedisyonu'nda araştırmacı olarak yer alacak. Tonay, Arjantin'in Ushuaia şehrinden Ukraynalı bilim insanlarıyla birlikte Ushuaia adlı gemiye binerek Galindez Adası'na gidecek.Kaynak: Kambur balinalar için Antarktika'ya gitti

Desenlerden tespitDeniz memelisi uzmanı Tonay, 17 gün sürecek sefer sırasında tüm deniz memelilerini gözlemleyecek. Tonay'ın hedefi özellikle kambur balinaların fotoğraflarını çekerek kuyruk yüzgeçlerinin altındaki desenlerden ayırt edici özelliklerini tespit etmek.Geçen yılki sefer sırasında 5 bireyi kimliklendirdiklerini anlatan Tonay, "Bunların 4'ü ilk defa tespit edildi ve Antarktika Kambur Balina Kataloğu'na girdi. Diğerinin ise, 2007'de Ekvador'da kaydedilen bir birey olduğu, 7 bin km'lik bu mesafeyi tamamlayarak dünyanın en uzun göçlerinden birini gerçekleştirdiğini ortaya çıkardık. 1 yıl sonra yine kambur balinaları gözlemlemek için yola çıkıyorum. Bakalım aynı bireyleri tekrar görebilecek miyiz veya yeni bireyler tespit edebilecek miyiz? Antarktika'da yaz sonu ve kış başlangıcı dönemdeyiz. Bu dönemde deniz buzları oluşmaya başlıyor ve ulaşım zorlaştığı için iç bölgelerde deniz çalışması yapılamıyor. Bulgularımız ile koruma alanları oluşturulması için Antarktika Sekretaryası'na önerilerde bulunacağız" diye konuştu.Kaynak: Kambur balinalar için Antarktika'ya gitti

'Çalışmalarımız sürekli olmalı'Kutup araştırmaları konusunda yurt dışındaki bilimsel kuruluşlar ile birlikte bireysel çalışmalar yürüten Türk bilim insanları, Mart 2016'da ilk Türk araştırma seferini düzenlemişlerdi. Türk üssü yapılması yolundaki çalışmaları tetikleyen ilk seferin lideri Prof. Dr. Bayram Öztürk, "Kutup bölgeleri ile ilgili Türk akademisyenlerin çalışmaları 1977'den beri sürüyor. Ukrayna'dan değerli bilim insanlarıyla işbirliği içerisindeyiz. Türkiye'nin beyaz kıtada çok önemli bilimsel katkılar sağlayacağına inanıyorum. Ancak çalışmalarımız mutlaka zaman serileri oluşturacak şekilde süreklilik kazanmalıdır" dedi.Kaynak: Kambur balinalar için Antarktika'ya gitti

http://www.virahaber.com/kambur-balinalar-icin-antarktikaya-gitti-44211h.htm Mesajı Paylaş

The Thing

Faruk Özlü: Antarktika'da gelecek yıl bilim üssümüz olacak

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Antarktika'da inşallah gelecek yıl kalıcı bir üssümüz olacak" dedi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli ile birlikte Düzce'de basın toplantısı düzenledi. Basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Bakan Özlü, Antarktika'ya kurulacak bilim üssü ile ilgili çalışmaların sürdüğünü söyleyerek, "Antarktika'ya 9 kişilik bir heyet gönderdik. Aslında bu proje bize Cumhurbaşkanlığımızdan geldi. Orada bir çalışma yapılmıştı. Yürütme konusunda bizim bakanlığımız uygun görüldü. Bize proje gönderildi. Biz projeyi sahiplendik. Kaynak ayırdık. İTÜ başta olmak üzere üniversitelerimizle görüştük. 9 kişilik heyeti fizibilite yapmak için Antarktika'ya gönderdik. Heyetimiz halen orada Antarktika'da. Biliyorsunuz Antarktika'da mevsim Türkiye'den farklı. 15 Nisan'a kadar orada kalacaklar. Şu anda fizibilite etütü yapıyorlar. Antarktika'da hangi bölgeye konuşlanacağız. Biliyorsunuz Meclisten Antarktika anlaşmasını onayladık. Şu anda Türkiye 53 ülkeden birisi. Oraya bir bilim üssü kuracağız. Heyet yakında gelecek. Gelen heyet bir rapor bize hazırlayacak. 'Kaç metrekarelik alana yerleşim ve buradaki yapılarımız, bina yapılarımız nasıl olsun, burada hangi çalışmaları yapalım' şeklinde rapor bize sunacaklar." ifadelerini kullandı.

'ORADA GELECEK YIL ÜSSÜMÜZ OLACAK'

Raporda belirtilen esaslara göre 15 Kasım'dan itibaren Antarktika'ya tekrar gideceklerini ifade eden Bakan Özlü, "Bu defa gemi ile gideceğiz. İlk seyahatimiz uçakla oldu. İstanbul'dan Şili'ye kadar uçakla gidildi. Diğer kalanı gemi ile gidildi. Bir gemi yapacağız, hazırlayacağız. Buzkıran özelliği olan bir gemi olacak. Bu gemi ile Antarktika'da kuracağımız üsse ilişkin yapıları Türkiye'de hazırlayıp gemi ile götüreceğiz. Orada inşallah gelecek yıl kalıcı bir üssümüz olacak. 15 Nisan'da heyet geri dönecek" dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/faruk-ozlu-antarktikada-gelecek-yil-bilim-ussumuz-olacak-haber-73579.htm Mesajı Paylaş

The Thing

Türk Antarktik Ekibi 2. sefere Aralık'ta çıkacak

Türk Antarktik Seferi Ekibi (TAE) Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy daha kapsamlı ve uzun sürecek ikinci fizibilite çalışmasını, araştırmacı sayısını da artırarak aralık ayında gerçekleştirmeyi planladıklarını belirtti.
Antarktika'da "Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü" kurulması için oluşturulan Türk Antarktik Seferi Ekibi (TAE) Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy, daha kapsamlı ve uzun sürecek ikinci fizibilite çalışmasını, araştırmacı sayısını da artırarak aralık ayında gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, "Türkiye'ye yakışanı yapmak adına yeşil bir üs kurmayı hedefliyoruz. Türkiye Bilimsel Araştırma Üssünde ilk etapta 20-25 bilim insanın çalışması ideal olacaktır." dedi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde kurulacak Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü için 24 Şubat'ta Antarktika'ya giden Burcu Özsoy liderliğindeki 4 farklı üniversite araştırmacılarından oluşan ekip yurda döndü.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (PolReC) koordinasyonundaki ekibin başında bulunan ve İTÜ PolReC Müdürü de olan Burcu Özsoy, 1. Türkiye Antarktika Seyrüseferi'ne ilişkin izlenimlerini AA muhabirine anlattı.

Burcu Özsoy, Antarktika'da kurulacak üs için en doğru noktayı tespit ederek, dünya literatürüne katkı sağlayacak bilimsel faaliyetlerde bulunmak için 1 ay boyunca gece gündüz çalıştıklarını belirterek, ön fizibilite aşamasını tamamladıklarını söyledi. Kıtada 4 bin kilometre yol katettiklerini, kara ve deniz olmak üzere 2 milyon metrekarelik alan ölçümü gerçekleştirdiklerini anlatan Burcu Özsoy, bu kapsamda 45 noktadan numune ve örnek aldıklarını, 17 topografik kara ölçümüyle 38 alanda gözlem yaptıklarını vurguladı. Daha kapsamlı ve uzun sürecek ikinci fizibilite çalışmasını, araştırmacı sayısını da artırarak aralık ayında gerçekleştirmeyi planladıklarını açıklayan Özsoy, o noktaya gelindiğinde "Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü" yerinin netlik kazanabileceğini dile getirdi.

Burcu Özsoy, Antarktika'da 1930'lu yıllardan bu yana kurulan 100 bilimsel araştırma üssü bulunduğunun altını çizerek, çalışmaları boyunca Şili, Arjantin, Çin, Ukrayna, Rus ve İngiliz üslerini ziyaret ettiklerini, ikili ilişkileri güçlendirdiklerini ve çalışmaların nasıl yürütüldüğünü gözlemlediklerini aktardı. Üç sefer sonucu bilimsel araştırma üs alanı belirleyen ülkeler bulunduğunu belirten Özsoy, Türkiye'nin de bir yıla 2 sefer sığdırarak önemli ve hızlı bir mesafe aldığına işaret etti.

"Yeşil bir üs kurmayı hedefliyoruz"

Kiralanan gemiyle çok başarılı bir sefer gerçekleştirdiklerini belirten Özsoy, "Türkiye'nin envanterinde bir buzkıran gemisi var ancak fizibilite için belirlenen tarihlerde müsait olup olmaması söz konusu. Bu yıl Türk Bayraklı bir gemiyle Antarktika'ya gitmek isterdik. İkinci fizibilite için yola çıkacağımız zamana kadar buzkıran gemi de alınabilir, kiralanabilir. Önemli olan amaçlarımıza uygun bir geminin elde edilmesi. Büyük ihtimalle yine kiralama yöntemine gidilecek." diye konuştu.

Burcu Özsoy, Güney Yarımküre'nin hava koşullarına dikkati çekerek, kış dönemindeki karanlık nedeniyle Antarktika'daki bilimsel araştırma üslerinin çoğunun yılın 4 ayı açık kaldığını kaydetti. Antarktika'da kurulacak Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü'nü fiziki, yer ve canlı bilimler konularını kapsayacak şekilde kurmayı hedeflediklerini vurgulayan Burcu Özsoy, "Antarktika'da bilimsel araştırma üsleri genelde konteyner tarzında kuruluyor ama Güney Kore'nin kurduğu yeni üs ile Belçika'nın kurduğu 28 milyon dolarlık üs, yüksek teknolojiye sahip, kendi enerjisini, suyunu üreten tamamıyla yeşil üsler. ABD'nin üs inşasında çok daha fazla miktarda para kullanılırken, diğer ülkeler 5 ya da 10 milyon dolara da üs kurabiliyor. Biz de Türkiye'ye yakışanı yapmak adına, yeşil bir üs kurmayı hedefliyoruz. Hedeflerimize ve belirlediğimiz standartlara göre bir maliyet çıkacaktır." ifadesini kullandı.

Antarktika'daki bilimsel araştırma üslerinin büyüklüğü yanında araştırma yapan bilim insanı sayıları hakkında da bilgi veren Özsoy, "ABD bir üssünde bin kişiye kadar konuşlandırabilirken, bir başka ülkenin üssü sadece 10 bilim insanıyla çalışıyor. Türkiye Bilimsel Araştırma Üssü'nde ise ilk etapta 20-25 bilim insanın çalışması ideal olacaktır. Çünkü diğer ülkeler de aynı şekilde yol katetmişler. Amacımız, Türkiye'deki tüm üniversitelerde özgün Antarktik bilimi yapmak isteyenlere hizmet verecek bir us kurarak, dünya literatürüne değerli katkılar sağlamak." değerlendirmesinde bulundu.

"Taşıdığımız bayrağın verdiği güç çok büyüktü"

Burcu Özsoy, Antarktika'da yaşadıkları zor ve ilginç anları da anlatırken, haritaların çıkarılması esnasında 5-6 saat karada soğukta kaldıklarını ancak üstlendikleri görevin motivasyonuyla zorluğun altından kalktıklarını kaydetti. Karaya çıktıklarında penguen ve foklarla karşılaştıklarını belirten Burcu Özsoy, şunları kaydetti:

"Foklardan, daha uzun kollu bir cinsin karada hareket kabiliyetleri vardı, dolayısıyla daha hızlı hareket edebiliyorlardı. Bir gün ölçüm yapmak için 200 kadar fokun bulunduğu bir yerde karaya çıkmamız gerekti. Bunlar köpek gibi havlama sesi çıkaran ve ısırabilen bir fok cinsi. Penguenler çok zararsız canlılar ama fokların bu cinsi adeta sizi kovalayabiliyor. Bunlardan kaçamazsınız ısırabiliyor fakat biz iyi anlaştık onlarla ve çok güzel korunduk. Güçlü bir ses çıkardığınızda bu fokların korkarak kaçtıklarını fark ettik ama bu tecrübeyi elde etmemiz birkaç günümüzü aldı."

Gemide iletişimin çok kısıtlı olduğuna dikkati çeken Burcu Özsoy, aileleriyle birkaç satır yazabildikleri cümlelerle görüştüklerini söyledi. "Taşıdığımız bayrağın verdiği güç çok büyüktü" diyen Burcu Özsoy, ekip olarak uyumlu çalıştıklarını, böylece zorlukların üstesinden daha kolay geldiklerini ifade etti.

Burcu Özsoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türk Antarktik Seferi Ekibi'ni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul ettiğine de değinerek, "Kendileri, Türkiye Cumhuriyeti çıkarları adına yaptığımız bu çalışmalara desteklerini tekrar ilettiler." dedi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersan Başar, İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Burak Karacık, İTÜ Geometrik Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Hakan Yavaşoğlu, İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Elemanı ve PolReC Hukuk Danışmanı Onur Sabri Durak, İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Elemanı ve PolReC Araştırmacısı Özgün Oktar, Gazi Üniversitesi görevlendirmeli İTÜ Geometrik Mühendisliği Öğretim Elemanı Ayşe Giz Gülnerman Gengeç, Hitit Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nurullah Alkan ve İTÜ PolReC Araştırmacısı Sinan Yirmibeşoğlu da desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü'ye teşekkürlerini iletti.​

http://www.denizhaber.com.tr/turk-antarktik-ekibi-2-sefere-aralikta-cikacak-haber-73627.htm Mesajı Paylaş

The Thing

Kutup bilim programı çalıştayı, İTÜ'de başladı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezi (İTÜ PolReC) öncülüğünde düzenlenen "Kutup (Arktik ve Antarktik) Bilim Programı Çalıştayı" üniversitenin Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde başladı.

İki gün sürecek çalıştayda Antarktika seferlerine katılan araştırmacılar, bölgede yapılan çalışmaları ve deneyimlerini anlatacak.

2017 Türk Antarktik Bilim seferinden dönen İTÜ PolReC araştırma ekibinin ve Bulgaristan Antarktik Enstitüsünde çalışan araştırmacıların objektifine yansıyan fotoğraflar, çalıştay süresince İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde sergilenecek.

Cumhurbaşkanlığının talimatı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında, İTÜ PolReC öncülüğünde düzenlenen çalıştaya İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanlığı Proje Yönetim Müdür Yardımcısı Ali Murat Önder, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürü Cemalettin Şevli'nin de bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan İTÜ Rektörü Prof. Dr. Karaca, Antarktika çalışmalarının, Türkiye'nin bilimsel çalışmalar yapan ilk ve tek kutup araştırma merkezi İTÜ PolReC tarafından yürütüldüğünü belirtti.

Prof. Dr. Karaca, İTÜ PolReC'in ülkeyi gururlandıracak çalışmalara imza attığını, bu seferin üniversiteye motivasyon ve İTÜ'nün bu noktada bilimsel sorumluluğu üstlenmesi dolayısıyla gurur kaynağı olduğunu bildirdi.

Karaca, Antarktika'ya "dünyanın buzdolabı" denebileceğini aktararak, "Çünkü bu bölge; iklim özellikleri ve yeraltı kaynakları açısından son derece değerli. Dünyanın en büyük su potansiyeli taşıyan bu kıtasında, yaklaşık 60 ülke bilimsel araştırmalar üzerine orada çalışıyor. Bu sebeple, Türkiye olarak bizim de orada olmamız gerekiyor. Bilim yerel olamaz. Bundan dolayı bu tür araştırmalarda küresel düşünüp küresel hareket etmemiz gerekir. İTÜ'nün misyonuna uygun projelere imza atıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türk Antarktik Seferi ekibi (TAE) Lideri Doç. Dr. Burcu Özsoy da Antarktika'da bir ay boyunca yapılan çalışmalarla ülkenin gelecekte kurabileceği bilim üssü için bir alt yapı hazırlamaya çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Aynı zamanda dünya bilim literatürüne katkıda bulunacak bilimsel çalışmalar yaptık. Coğrafi bilgi sistemleri, tektonik çalışmalar, lojistik, deniz bilimleri, kirlilik, deniz canlıları, deniz buz gözlemleri alanlarında bilim insanlarımız araştırma yaptılar. Sefer boyunca toplanan veriler en kısa sürede kaliteli bilimsel yayınlara dönüştürülerek bilim dünyasına katkı sağlamayı planlıyoruz. Bu seferlerin devamlılığı sayesinde ülkemizin Antarktika kıtası üzerinde söz hakkı olan bir konuma geleceğini ümit ediyoruz."

http://www.denizhaber.com.tr/kutup-bilim-programi-calistayi-itude-basladi-haber-73732.htm Mesajı Paylaş

Trilogy

Bakan Özlü: Türkiye, Antarktika'da söz sahibi olan 29 ülke arasında olacak


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'nin Antarktika'dan kurmayı planladığı bilim üssüne ilişkin, "İkinci seferimizi inşallah Kasım ayından sonra orada yaz mevsimi olduğu için Aralık ayı gibi düzenleyeceğiz. Ulusal programımızı hazırlayacağız" dedi.

Bakan Özlü, partisinin Kaynaşlı ilçesiyle merkeze bağlı Beyköy beldesindeki bayramlaşma programlarına katıldı. Daha sonra gittiği Düzce Üniversitesi (DÜ) bünyesinde kurulan Teknopark'ın inşaatını inceleyen Özlü, Antarktika'da bilim üssü kurmak için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Şu anda ulusal araştırma programımızı yazıyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi'nin öncülüğünde, Türkiye'nin birçok üniversitesinden araştırmacılar, Türkiye'nin Antarktika Ulusal Araştırma Programı'nı hazırlıyor. Antarktika'da söz sahibi olmak için üç kere sefer düzenlemek var. Birincisini düzenledik, 2 sefer daha düzenleyeceğiz. İkinci seferimizi inşallah Kasım ayından sonra orada yaz mevsimi olduğu için Aralık ayı gibi düzenleyeceğiz. Ulusal programımızı hazırlayacağız."
Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Antarktika Anlaşması'nın imzalandığını hatırlatan Özlü, "Türkiye, Antarktika'da söz sahibi olan 29 ülke arasında olacak." dedi.

Bir gazetecinin yerli otomobille ilgili sorusuna ise Özlü, "İnşallah bu ay içerisinde Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında toplanacağız. Bir açıklamamız olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Özlü, kentteki bayramlaşma programları kapsamında ilçelerde ziyaret gerçekleştirecek.

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201709031029979667-bakan-ozlu-antarktika-ikinci-sefer-aralik-ayinda/ Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter