Sig Sauer P320 Amerika'nın yeni hizmet tabancası.

Başlatan strongarm, Oca 23, 2017, 03:50 ÖS

« önceki - sonraki »

strongarm

Oca 23, 2017, 03:50 ÖS Last Edit: Oca 24, 2017, 03:51 ÖÖ by strongarm
Merhabalar,


Amerikan Ordonatı'nın XM17 veya "Modular Handgun System/MHS" tanımıyla 2011 yılında başlattığı,  Beretta M92 esaslı M9
tabancalarının miadı dolup tamamen değiştirilmesi esasına dayanan testleri, bu sene başında ve ülkenin dillere destan "Shot
Show" ticari fuarı ilk gününde, elemelerde varlığını devam ettiren, Beretta, Glock ve Smith Wesson'a karşı Sig Sauer P320'nin
zaferinin ilanı ile neticelendirilmiş bulunmaktadır.

Adedi 207 Amerikan Doları bedeliyle 280000 tabancanın, 580  milyon toplam meblağla on yıl içinde teslim edileceği, bildirinin
diğer önemli bir hususudur.

Tam çelik Colt1911'den aluminyum alaşım gövdeli Beretta M9'a, oradan plastik gövdeli P320'ye geçiş, Amerikan Ordonatı'nın
tabanca gelişim sürecini iyi takip ettiğinin bir göstergesi olsa gerektir.

Başta sinema sektörü, bu gelişimden etkilenecek hayli kitle olacaktır. Bir hizmet tabancası olarak, muhtemelen ilk onda yer
alması akılcı bir seçimle hayli zor olan P320 gibi bir tabancanın, görülen tek üstünlüğü, Ordonatın mutlak  isteği olan "Modüler"
özelliğinin varlığı olsa gerektir.

Bundan böyle hakkında çok şey yazılıp söylenecek olan bu tabancanın özelliklerine kısaca bakmak faydalı olacaktır. P320;

- İğne ateşlemeli, tek hareketli bir darbe düzenine sahiptir. Yani, kurulu silahta, kapsüle vurup ateşleme verecek eleman,
kendini bu ahvalde tutan parçanın küçük bir hareketiyle işini yapmağa hazır beklemektedir. Filvaki, silahın tanıtımı, DAO olarak,
başka bir değiş ile, darbe elemanını hem kuran hem de serbest bırakan türde yapılmaktadır. Bu tabirin, ateşleme iğnesini
serbest bırakmadan önce, üzerinde bağlı bulunan otomatik blok devresini nihayetine kadar açması fiilini, kurma mahiyetinde mi
yorumladığı bayağı açık bir sorudur.

- Silahın, başka hiç bir örnekte görülmeyen ateşleme iğnesine bağlı, tetik kolunun etkisiyle yukarı hareket veren bir levye
vasıtasıyla dönerek hareket yolu yatağındaki yuvasından kurtulan bir darbe güvenliği mevcuttur. Mamafih, bu düzenin, kurulu
durumu idame gibi bir hassaı yoktur. Sadece, kazara kurtulan ateşleme iğnesinin kapsüle ulaşımına mani  olabilmektedir.

- Rakiplerinden farklı olarak. sahra sökümünde, darbe elemanının kurulu durumuna hiç bir müdahale olmadan, sürgüyü gövdeden
ayırmak mümkün olabilmektedir. Bunu gerçekleştiren, plastik gövde içindeki çelik karkasın sol tarafında yer alan, söküm mandalı
dönme işleminin arkaya ittiği, ancak şarjör çıkarılınca hareket yolu boşalan bir koldur. Metal gövdesiyle hayli ağır kütleyi havi bu
parça, tasarımcılarının farketmediği, düşme sırasında, şarjör çıkarılmışsa, ateşleme iğnesini serbest bırakabilme gibi bir özelliğe
sahiptir.

- Diğer test örneklerinden farklı olarak, tetiik kolu, öne doğru hareketle ateşleme fiilini gerçekleştirmektedir. Bu nedenle de
rakiplerinde bulunan, tetik üzeri ikinci bir tetik gibi görünen otomatik emniyete yer verilmediği söylenmektedir. Filvaki, namlu üzeri
bir düşüşte veya kılıfa, sair bir yere  itilerek yerleştirilen silaha yönelik kazara sürtünmelerin etkisini bertaraf edecek bir başka
güvenlik düzeni de mevcut değildir.

- Namlu ekseni, altettiğı diğer rakiplerinden farkedilir kadar  yüksektir ve bunun peşpeşe atışlarda hedefe tevcih faktörü
yönünden zaafı inkar ediimez.

- İki taraflı güvenlik mandalı, yalnızca tetik kolu hareketini bloke etmekte, böylelikle silahın emniyet halinde sürgü hareketiyle dolumuna
izin vermektedir. Düzenin, kurulu haldeki ateşleme iğnesini darbelere karşı koruma özelliği mevcut değildir.

Bunun yanında;

- Seri numarasını taşıyan tek parça, çelik gövde karkası, her ebatta plastik dış gövdeye lahzında monte edilebilerek hizmet
grupları için  değişik ebatta örnekerin oluşturulmasına imkan vermektedir.

- Amerika'da yapılacak olmasına mukabil, İsviçre aslının üretim hassasiyeti imajına sahiptir...

Amerika'nın yeni tabancası işte budur muhterem arkadaşlar.



Saygılar.

Mesajı Paylaş

ayibarishi

Üstadım benim bir sorum olacak. TFB'de okuduğum haberden anladığım kadarıyla: ABD Ordonatı tarafından değerlendirilen ve daha güçlü .40SW fişeğini kullanan üç tabancanın biri de Türk üretimi idi. Heckler & Koch VP40, SIG P320 ve Canik TP40AF.

Kaynak: http://www.thefirearmblog.com/blog/2016/04/01/breaking-afp/

Müsait bir zamanınızda Canik ürünlerini ve kişisel savunma silahı olarak beğendiğiniz kalibre ve modeli bizimle paylaşabilirseniz çok sevinirim. Saygı ve muhabbetlerimle... Mesajı Paylaş

strongarm

#2
Oca 24, 2017, 05:43 ÖÖ Last Edit: Oca 26, 2017, 02:02 ÖS by strongarm
Sayın ayibarishi,



Yurt Savunma/Canik kuruluşu, devlet destekli hafif sanayi müesseselerinin içinde, muhtemelen işini en iyi yapan müessesedir.
Özellikle CZ75 klonları, güvenirliğini kanıtlamış, iyi tabancalardır. Çelik gövdeler ve sürgü, dövme/ talaşlı tesviye, alaşım gövdeler
kütükten talaşlı imalat yöntemiyle yapılmaktadırlar. Modeline bakılmaksızın hepsi de tercih edilebilecek ürünlerdir.

Plastik gövdeli Canik tabancalarının durumu biraz daha değişiktir. Bu silahların görünürde büyük kısmı Walther p99'dan, ilgili
patentler henüz koruma altındayken kopya edilmişler, hatta dış ülkelerde satışa sunulmuşlardır. Filvaki alakadar üretim tekeli
tescilleri yaklaşık üç yıl kadar önce sona ermişse de, başlangıçtaki Walther suskunluğuna anlam verebilmek güçtür.

iİk model TP9'lar, Walther P99'lar gibi, DA/SA modlarında çalışabilmekte, onlar gibi, tetik basılı durumda ardarda atışlarda tek
hareket, istenirse küçük bir sürgü devinimiyle çift harekete geçebilmekte, sürgü üzeri bir mandalla tetikten alınabilmektedirler.
Tabanca, orijinalinden farklı olarak, tetik üzerinde pasif güvenlik yapılanmasını ihtiva etmemekte, çift taraflı iğne boşaltma ve
farklı yapıda sökme mandalları taşımaktadır. Esas modelde mevcut olan tırnak hareketine bağlı "Namlu Dolu Müşiri" bu silahlarda
yoktur. Tetik ve takılma dişi aksamı, MIM yöntemiyle ve oldukça güvensiz toleranslarla yaptırıldığından, seri üretimde muhtelif
aksamalar görülmüş, fason imalatcı firma değiştirilerek bunların önüne geçilmiştir.

Walther P99 tabancaları, çift hareketli tetikle aynı istikamette, geriye doğru çalışan tetik kolu üzerindeki takılma dişiyle bağlantı
kesici görevini üstlenen integral çıkıntının sürgü altındaki uzun hareket yolu nedeniyle, kapak kapalı durum güvenliğine sahip
değildirler ve bu özellik, TP9'da aynen kullanıldığı gibi, fazladan, sahra sökümünde, gövdeden ileri sürülerek çıkarılan sürgününün
içindeki ateşleme iğnesi önünde her daim bir mani teşkil eden tetik kolu/takılma  dişi etkileme çıkıntısının yoldan uzaklaştırılması
için, geriye doğru giderek alçalan meyilde daha uzun yapıda imal edilerek, söküm hareketi esnasında kurulan ateşleme iğnesinin
tam gücüyle iğne güvenlik bloğuna çarptırılarak durdurulması esasına bina edilmiş bir sahra söküm yöntemi geliştirilmiştir. Silahın
orijinalden farklı ve olumsuz özelliği budur. Ateşleme iğnesi güvenlik bloğu arızalı ise, namlu dolu bir TP9, bu ahvalde. söküm
sırasında muhtemelen kazara ateşleme verebilecektir.

Canik kuruluşu TP9 ilk modelinin ardından, önce tek hareketli ve üzeri anlamsız şekilde tetikten alma mandalı ile mücehhez SA,
ardından, bu parçanın yer verilmediği SF, daha sonra hassas atışa uygun yapıda SFX, daha da sonra, sahra söküm uygulamasının
değiştiriildiği Elit/Elite örneklerini, duyulduğu kadarıyla bu versiyonun DA türünü, tek taraflı tetikten alma mandalıyla üretime almıştır.

İlk modeli takibeden örneklerin bir kısmında tırnak benzeri bir aksamla çalışan "Namlu Dolu Müşirleri", tetik üzerinde "Glock" benzeri
pasif emniyet mandalları, tek  hareketli türlerde sahra sökümü için tetik düşürme uygulaması görülmektedir. Buradan hareketle,
muhtemelen, ilk modeldeki, kurulan iğnenin söküm sırasında iğne güvelik bloğuna vurdurularak durdurulması" uygulamasınına ara
verildiği sonucu çıkarılabilir. Ancak "Elite" örneklerinde, bir zamanlar Mauser HSc, CZ52, HK4 ve HKP9'larda kullanılan, sahra
sökümünde, "sürgü öne hareketinin kısıtlı mesafe sonrası yukarı alınarak devam ettirilmesi" uygulamasına geçilmesi ve bundaki
ilk öne sürüm aralığının kurulma mesafesinden daha fazla görünümü, baştaki tehlikeli yaklaşıma, tetik düşürme işleminden feragat
gayesiyle dönüldüğünün muhtemel göstergesi sayılabilir.

Ezcümle ifade edilmek istenirse; Canik CZ75 klonları, gönül rahatlığıyla tercih edilebilecek ürünlerdir. Plastik gövdeli Walther P99
klonları ise, kuruluşun, aslında olmayan bazı yapılanmaları sırf değişiklik olsun diye uygulamaya koymaları nedeniyle ve zaten esas
alınan Alman modeli, tasarımından gelen bazı aksaklıkları havi olduğundan uzak durulması uygun görülen tabancalardır.

TP9'un klonlandığı P99 serisi tabancalar, tek harekette, takılma dişinin değil, kurulu darbe elemanını o ahvalde tutan levyeye
destek olan parçanın yoldan çekilmesi esasıyla çalıştıklarından, tetik özellikleri diğerlerinden çok değişik ve hassas silahlardır.
Hizmet silahından çok atış silahı vasfına yakın bu nitelikleri nedeniyle genel maksat için kopyalanması düşünülebilecek örnekler
değildirler. Türün güvenli, sahra ve savaş şartlarına uygun tek modeli, Hollanda polisi için geliştirilerek tetik bağlantıları tamamen
değiştirlen, yarım kurmalı ve istenildiğinde tetikten alınarak mükerrer vuruş özelliğine sahip kılınan P99Q modelidir. Canik kuruluşunun,
bu kadar emek ve serveti, zikredilen modele hasretmesi uygun olabilirdi.



Saygılar.








Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın Strongarm,

Kendime bir tabanca alma niyetim var. Sarsılmaz ST 9-9, Sarsılmaz ST 10, Canik 55 TP9 SF Elite arasında kaldım. Ayrıyeten Sarsılmaz serisinden favori silahınız hangisidir merak ettim.

Profesyonel anlamda silah kullanmasını ve taşımasını bilirim. Genel anlamda silah bilgim var ama lutfederseniz uzman görüşünüzü almak isterim :) Mesajı Paylaş

Merkator

#4
Oca 24, 2017, 11:07 ÖÖ Last Edit: Oca 24, 2017, 11:14 ÖÖ by Merkator
Sayın Betonbey,sayın Strongarmın Sarsılmaz ST9 ve Canik TP9 SF tabancalarını ayrı ayrı ve ayrıntılı olarak değerlendirip analiz ettiği incelemeler forumun bireysel silahlar başlığında mevcut. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın Strongarm'ın tercihi ve nedeni nedir ?

Önemli olan bu... Mesajı Paylaş

strongarm

#6
Oca 25, 2017, 04:50 ÖÖ Last Edit: Oca 25, 2017, 10:19 ÖÖ by strongarm
Sayın BETONBEY,



Özellikle bir silah tercihinde, ürünün ve yapımcısının vasıfları çok önemlidir. Bu keyfiyet, ülkemiz için daha da ehemniyet
kesbeder. Her iki kuruluşun yurtdışı imajları bizler için gurur vesilesidir. Ancak, çok yakın kişilerden duyulan ve yaşanan
vukuatta, maalesef Sarsılmaz ismi yurtiçi kullanıcılarında bu seviyede  görülmemektedir. Firmanın, bu tavrı, yaşanan
onca olaydan alınan dersle son zamanlarda değişim göstermiş, iyiye yönelmiş olabilir, lakin, karar kademesi en üst mevkii
tutumu mazide ne ise, fırsat bulduğunda aynını tekrardan sakınmayacaktır. Bizzat şahit olunan bir vakıada, müesseseden
adeta hatırla alınan. ihracat ürünü bir bindirme namlulu çiftede, üst namluda yaklaşık on santimlik bir çatlak görülmüş,
"Avda mahzuru olmaz" mealindeki itirazlarına rağmen ısrar sonucu, altı ay sonra, bu kere fişek yatağı kaynak görmüş bir
namlu ile zar zor değişim sağlanmış, tüfek atım görmeden bir köşede muhafaza edilmiştir.

Sarsılmaz ST9, HK USP ve HS2000 koalisyonu, iğne ateşlemeli, tek hareketli ve kurulu darbe elemanını o ahvalde tutan
parçayı bloke eden müsbet, elle etkilendirilen güvenlik mandalını iki yanda havi, yapılandırmanın iyi imali halinde, namluda
fişek ve emniyeti kapalı olarak taşımaya müsait bir hizmet tabancasıdır. Silahın teknolojik vasfı, Kilitli sürgülü FN M1922
den, yani yaklaşık bir asır öncesinin özelliklerinden, yalnızca ateşleme iğnesi otomatik bloğu ile farketmekte, güvenlik niteliği
ihtiva ettiği aksam refakatınde, onun seviyesine dahi ulaşamamaktadır.

Canik TP9 Elite, namlu dolu olarak güvenle taşınabilecek bir tabanca değildir. Onun da ateşleme yolunu bloke eden otomatik
emniyeti mevcut olsa da, bir darbe vukuunda, kullanıcısını bir anda, haznede fişek ancak kurulu olmayan darbe elemanını havi
bir tabancayla başbaşa bırakabilir. Sarsılmaz ürünü aynı ahvalde, fazladan güvenlik mandalının açılması işlemini gerektirecektir.
Canik Elit'in sahra sökümü. Sarsılmaz'dan kolaydır. Ancak, gerçekte, takdire şayan akıl işlekliğiyle değiştirilen yeni söküm
uygulamasının işe yararlığını tetkik için, otomatik iğne güvenliği sökülmüş silahın namlusuna sadece kapsülü havi bir kovan
sürerek söküm sırasında ateşleme olup  olmayacağına bakmak gerekir. Bu işlemin olumlu neticelenmesi ve genelde, namlu dolu
taşıma alışkanlığı namevcut ise, satış sonrası hizmetleri nazara alındığında muhtemel alım, Canik yönünde olmalıdır.

Tercih hakkı her zaman kullanıcıya aittir.  Bilgi aktarımı ancak yol göstericidir.



Saygılar.
Mesajı Paylaş

BETONBEY

Üstadım bilgilendirme için çok teşekkürler, memnun kaldım :)

Satış sonrası hizmet devamı çok önemli bir kavram ve bu konuda ikaz için tekrar teşekkür ederim. Sarsılmaz'dan yana bir tercihim vardı zira Kılınç 2000 Light'ın sıhhatli atışları bir nevi seçimim için done oluşturmaktaydı.

Şahsi tabancamız olacağı için dolu taşıma derdimiz genelde olmayacaktır.

Üstadım satış sonrası hizmet haricinde Sarsılmaz'ın K2 modeli için görüşlerinizi merak ettim.

Lutfeder, cevaplarsanız sevinirim.

Saygılarımla Mesajı Paylaş

strongarm

Sayın BETONBEY,



K2, Sarsılmaz'ın kuruluş olarak ürününe, bünyesinden müsbet birşeyler katabildiği
nadir örneklerdendir. Namlu kilit dayamasını tek olarak, kovan atma açıklığı arkasına
almak, bunlardan en işe yarayışlısı denılebilir. Diğerleri, her zaman olduğu gibi görselde
kalmaktadır. Yurtdışında en çok tutulan tabancalardandır.


Saygılar. Mesajı Paylaş

çoti

Sayın strongarm,

Paylaşımınız için teşekkürler.
P320 nin öne çıkan temel özelliği olarak farkli kalibre ve ķonfigürasyonlar arasında geçisin kolaylıkla sağlanabilmesi gösterilmektedir. Asrın başlarinda yapılan bir çok silahta sadece namlunun değistirilmesi ile 7,65mm Br. Ve 9mm Kb çaplari arasinda geçisin sağlanması görülürken günümüzde namlu sürgü yay vs. Gibi Aksamdan olusan kitler ile değişik kombinasyonlar yapılabilmektedir. P320 nin modülerlik anlamında diğerlerinden farklı yada üstün kılan özelliklerinden bahsedebilirmisiniz.

Saygılarımla Mesajı Paylaş

strongarm



Sayın çoti,



P320, Amerikan Ordonatı testlerine giren tabancalarda "Modüler" özelliği taşıyan tek örnektir. Plastik gövde içindeki çelik karkas
sabit kalarak muhtelif ebatlara taşınabilmekte, daha da ötesi, bu karkasın da değişimiyle tabanca iğne ateşlemeliden horoz
vuruşluya geçiş de sağlayabilmektedir. Ancak, bu testlerin talep ettiği bir keyfiyet değildir. Bu özelliğiyle kazanan yarışmacı
olmasının yadırganacak bir tarafı olmaması gerekir. Moduler vasfının ordonata kazancı, büyük oranda, istenen güvenlik birimleri
için en az maliyetle gerekli silahı temin edebilmektir ve günümüzün şartlarında, büyük önem taşıdığı inkar edilemez. Şaşırtıcı
olan husus, diğer katılımcıların, bariz olan bu isteğe rağmen, neden yapılanmalarını değiştirmedikleri olsa  gerektir.


Saygılar. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sayın Strongarm bilgilendirme için teşekkürler :) Mesajı Paylaş

Merkator

Sayın Strongarm. MPT-76 konusundaki düşüncelerinizi çok merak ediyorum. Eğer sakıncası yoksa görüşlerinizi iletebilirmisiniz lütfen?
Sanırım bu ülkede bunu sizden daha iyi yapabilecek kimse yok? Mesajı Paylaş

strongarm

#13
Oca 31, 2017, 05:05 ÖÖ Last Edit: Oca 31, 2017, 07:50 ÖÖ by strongarm
Sayın Merkator,



Hakkımdaki düşünceleriniz için teşekkürler. Aslında çok şey söylenebilecek MPT-76 için kısa tanıtım ve değerlendirme zor
olsa gerektir.

Bilindiği gibi bu tüfeğin esası Eugene Stoner/Bill Sullivan tasarımlı Amerika'nın yarım asrı aşkın süredir kullanmakta olduğu
M16'dır.

Projenin çıkışı, kendi kendini yetiştirmiş heveskar tasarımcı Stoner'in, otomatik tüfeklerde gelecek görüp, peşpeşe atışlarda,
bağımlı zaman dilimleri içinde hareket halinde olan: Önde çekirdek ve arkada, kapak, taşıyıcı, gaz piston ve silindiri, irca
yayı, kılavuzu gibi kütlelerin hepsinin namlu  ekseni üzerinde ve mümkün olduğunca simetrik yapıda olmasının, en az hedeften
sapmayla en etkili vuruşları çıkarabileceği savına dayanmakta ve daha çok sivil kullanıcıları amaçlamaktadır. Askeri alana
intikali, Bill Sullivan çalışmalarıyla olmuş, bir şekilde geri hizmet personeline dağıtım öngörülürken, silahın kullanım rahatlığı
nedeniyle bir anda tüm ordu güçlerine teşmili gerçekleşmiştir.

Tüfeğin çalışma prensibi, "Doğrudan Gaz Çarpmalı" değil, "Gaz Genleşmeli"dir. Ateşleme sırasında namlunun uygun bir boyu
sonrası alınan gaz, uzunca bir boru vasıtasıyla onun arkasında kilitli durumda olan kapağı bu ahvalden kurtaracak taşıyıcı
blok içine sevkedilmekte, kütleyi bir anda harekete geçirmeden genleşerek devinim verme kademesine ulaşmakta ve namlu
içi basınca eş bir etkileşim yaratarak, dönerek açılan kilit geçmelerine çok az, hemen hemen elle hareket verme seviyesi bir
güçle, geçen zaman içerisinde çekirdeğin namludan çıkışını sağlayarak kapağı açmakta, boşaltma ve yeniden doldurma için
arkaya itmektedir. Normal gaz pistonlu tüfeklerde, namlu üst veya altında konumlandırılmış gaz silindiri bu silahta, kapak bloku
arkasında ve namlu ekseni üzerindedir. Atış sırasında yerini muhafaza eden kurma kolu, kapak taşıyıcı blok arkasında ve dipçik
içine yerleştirilmiş irca yayı, onunla birlikte geri giden ve ağırlığı nedeniyle dönüş zamanını uzatarak otomatik atışta sürat
azaltıcı görevi üstlenen tampon silindiri, tamamen, namlu ekseni üzeri konumlu ve olabildiğince merkezden simetrik dağılımlı
kütleler halindedir. İlk yapım yılları sonrası değiştirilen barut kimyası nedeniyle tüfek içinde oluşan kirlilik, aynı çaplı başka bir
modelden farklı değildir. Ateşleme sırasında hareket halinde olan elemanlardan herhangibirinin şekil ve konum değişikliği, tüfeğin
yapım felsefesini bozacaktır. Aslında, tek eksenli devinim prensibinin sağladığı özellikleri daha ekonomik biçimde tedarik edecek
başka sistemler de yapılmıştır ve bizzat Stoner'in bu konudaki çalışma ürünü, günümüz piyade tüfeklerinin çoğunun aslını teşkil
eden AR 18'dir.

Zaman içinde sivil sektöre, yarım otomatik türlerinin satılmasıyla, silahın yapılanmasında değişikliklerle yeni imalat monopolü
tescilleri hız kazanmış, tüfek bir anda Amerika'da en çok satılan, bir ikincisine ihtiyaç gerektirmeyen seviyeye ulaşmış, Avrupa
kökenli firmalarca, hem sivil hem askeri sektörde pazar kazanma kaygulu yeni üretimler başlamıştır. HK 416/417 bunlardan biridir.
Yeni nesil M16 klonlarının tamamı, namlu üst veya altında konumlu silidirlerden tahrik alan metal pistonlu, silahın yapılandırma
amacına ters düşen, asimetrik kütle, sürtünme ve kapak gerisi namlu içine eş basınç olmadığı için ek zorlama getiren türlerdir.

Milli Piyade Tüfeği projesinin tesisinden amaçanan kazanım gayesi müphemdir. Oluşturulan müesseseler, ulusal alışkanlığımız olan
"Kopyacılık" dürtüsüyle ve başka bir örnek yokmuş gibi hemen HK 416 modelini seçmişler, eninde sonunda onun küçük farklarla
aynısı sayılacak MPT-76'ya vücut vermişlerdir.

Tüfek, iddialara göre "Özgün Tasarım"dır. Hatta özellikle, gene "Gaz Genleşmeli" prensibiyle çalışan, patentli !... Piston sistemi,
Dünya'da benzersizdir. Bilindiği gibi "Gaz Genleşmeli" sistem, gaz tahrikinin, ilgili mekanizmayı aniden harekete geçirmediği,
alakadar kütlelerin devinim sınırına kadar  gücü sağlayınca tedrici olarak artan bir iş yapabilme kabiliyeti veren, askeri alanda
geniş kullanımını M14 tüfekleriyle, sivil alanda, Beretta. Fabarm ve daha bir hayli örnekte sürdüren, öteden beri bilinen ve
kullanılan bir çalışma şeklidir ve araştırma eksikliği nedeniyle MPT-76 tasarımcılarının özgün tasarım vehimini taşımaktadır.

HK 416/417 tüfekleri askeri pazarda son zamanlarda hayli talep bulmuştur. Fransa'nın dahi  FAMAS'larını bu modelle değiştirceği
söylenmektedir. Yukarıda izah edilmeğe çalışıldığı gibi, gaz piston vuruşlu M16'ların icraatını daha ucuz ve sağlıklı temin edecek
AR18 türevi hayli model mevcuttur ve yenileri de tasarım halindedir. Malzeme ve üretim kalitesi iyi olduğu takdirde bir süre iyi
hizmet verecekleri kesindir. MPT-76 da bu silahın bir uyarlaması olduğuna göre, şimdilik yapılabilecek, aynı temennii ona tevcih
etmekten başka bir şey değildir.



Saygılar.


Mesajı Paylaş

Merkator

Doyurucu ve ayrıntılı yanıtınız için teşekkür ederim Sayın Strongarm. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter