Türkiye'de Troleybüs, Tramvay ve Metro Üretimi

Başlatan Traverten, Oca 13, 2017, 05:58 ÖS

« önceki - sonraki »

Traverten

Karsan ve Bozankaya'dan yerli elektrikli otobüs atağı

Karsan ve Bozankaya'dan yerli elektrikli otobüs atağı : Bozankaya ve Karsan, kent içi ulaşımda, yerel yönetimler tarafından büyük ilgi gören elektrikli otobüsün üretimi için stratejik iş birliği anlaşması imzaladı.

Bozankaya ve Karsan, kent içi ulaşımda, yerel yönetimler tarafından büyük ilgi gören elektrikli otobüsün üretimi için stratejik iş birliği anlaşması imzaladı. Bu kapsamında Karsan'ın Bursa'daki üretim tesislerinde, Bozankaya'nın Ar-Ge imkanlarıyla geliştirip batarya yönetim sisteminin patentini aldığı ve 2016 yılında ticarileştirdiği ilk milli elektrikli otobüs E-Karat üretilecek.

900 otobüs üretilecek

Karsan, Bozankaya ile yaptığı bu iş birliğiyle 3 yıllık sözleşme süresince 900 adet elektrikli otobüsün üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyor. Son dönemde tüm dünyada elektrikli araç projelerinin yükseldiğine ve İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün (İETT) de 2017 yılında elektrikli otobüs almayı planladığına dikkat çeken Karsan CEO'su Okan Baş, "Bozankaya'nın Ar-Ge alanındaki yakaladığı avantajı, Karsan'ın üretimdeki güçlü ve deneyimli altyapısıyla birleştirerek elektrikli otobüste hem Türkiye'de hem yurtdışında pek çok fırsat yakalayacağımıza inanıyoruz. Karsan'ın üretim kabiliyeti ve deneyimiyle, Bozankaya'nın mühendislik ve know-how gücünü birleştirerek hayata geçireceğimiz yeni üretim, şehir içi taşımacılığına ve sektörümüze yeni bir ilham verecek" dedi.

İhracat katlanacak

Sektörün geleceğini öngörerek 2010 yılında Ar-Ge çalışmalarına başladıklarını belirten Bozankaya Yönetim Kurulu Başkanı Aytunç Günay ise "İlk elektrikli otobüsümüz olan E-Karat'ı 2014 IAA Hannover Fuarı'nda tanıttık. 2016'da Konya ve Eskişehir'de yolcu taşımaya başlayan E-Karat, 2017 ilk yarısında İzmir'de faaliyette olacak. Almanya'da da 17 adet E-Karat'ımız yollarda ve ihracatımız en kısa zamanda bu sayının birkaç katına ulaşacak" diye konuştu.

http://www.rayhaber.com/2017/03/karsan-bozankayadan-yerli-elektrikli-otobus-atagi/#more-180835 Mesajı Paylaş

Traverten

Metro vagonlarının tavanı Bursa'da üretiliyor

Yeşilova Holding 42 yıl süren sanayi yolcuğunu yeni yatırımı Cansan Teknik ile taçlandırdı. Günümüzün önemli sektörlerinden birisi olan raylı sistemler pazarına giriş yapan Yeşilova Holding, yeni yatırımının açılışını geçtiğimiz günlerde Kayapa Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştirdi.

Yeşilova Holding'den yapılan açıklamaya göre "başlangıçta holdingin lokomotif şirketi kabul edilen CANSAN Alüminyum A.Ş. içerisinde bir departman olarak faaliyete başlayan ve zaman içerisinde gelişen talep ve artan üretim hacmi sonucunda ortaya çıkan CANSAN TEKNİK, Yeşilova Holding'in hızlı şekil alabilme kabiliyetinin bir sonucu olarak bugün istihdama katkı sağlayacak ayrı bir üretim tesisi olarak faaliyete geçmiştir" denildi.

Törende konuşan Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova yaptığı değerlendirmede "Günümüzün önde gelen sektörlerinden birisi olan raylı sistemler üretiminde yüzde 80 oranında alüminyum kullanıldığını keşfettiklerini belirterek, bu keşif sonrasında yaklaşık iki yıl önce yeni bir alana adım attıklarını" ifade etti. Sektörü araştırırken, sektörün lider firmalarını taradıklarını ve bu işi yaparken partner olarak kim ile hareket edebileceklerini sorguladıkları süreçte sektörün önde gelen firmaları ile çalışmalara başladıklarını kaydetti.

Konuşmasında, trenler ve raylı sistem vagonları için tavan modül sistemleri ve raf modülü sistemleri üretimi gerçekleştiren Cansan Teknik'in 5746 sayılı kanun çerçevesinde bakanlıkça onaylı Ar-ge Merkezlerinden birisi olan Yeşilova Holding Ar-Ge Merkezi çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirten Ali İhsan Yeşilova; yerli üretime, katma değer üretmeye ve ihracat yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Süreci paylaşan Yeşilova, "Tren ve raylı sistemler sektörü Cumhuriyet'tin ilk yıllarından sonra çok ihmal edildi. 5-10 yıl öncesine kadar hiçbir yatırım yapılmadı, ama son 10 yılda dünyadaki gelişmeler ve hükümetimizin teşvikleri ile önemli yatırımlar yapılmaya başlandı. Ülkemizde gerek şehir içi gerekse şehirlerarası ulaşımda raylı sistemlerin kullanım oranında ciddi bir artış yaşandı. Türkiye'deki bu gelişmeleri dünyada sektörün öncüleri de takip etmeye ve Türkiye'ye gelip konuşlanmaya başladılar. Biz de bu gelişmelere kayıtsız kalamazdık. Diğerlerinde olduğu gibi zamanı geldi ve raylı sistemleri de yeni bir organizasyon haline getirmek için yeni bir fabrika ile bir kez daha yola çıktı. Cansan Teknik işte böyle doğdu" dedi.

http://www.rayhaber.com/2017/07/metro-vagonlarinin-tavani-bursada-uretiliyor/
Mesajı Paylaş

Traverten

Yerlilik şartı raylı sistem sektörüne katkı sağladı


Türkiye'de demiryolları teknolojisinin geliştirilmesi için raylı sistem altyapı gereçlerinin ve raylı sistem araçlarının yerli sanayiciler tarafından üretilmesine destek verilmesi, az sayıda olan ama gelişmiş raylı sistem yan sanayisinin daha da güçlendirilmesi ve planlanmış etkili bir eğitim sisteminin oluşturulması acilen gerekiyor.

Raylı Ulaştırma Sistemleri ve Sanayicileri Derneği'nin (RAYDER), ülkemizde, sürdürülebilir toplu taşımacılık için raylı ulaştırma sistemlerinin gelişimine yardımcı olma misyonunu üstlendiğini dile getiren Yönetim Kurulu Başkanı Taha Aydın, "Raylı ulaşımın yaygınlaştırılmasına ilişkin politikaları desteklemek, AB ile entegre olacak şekilde raylı ulaştırma sistemlerine ilişkin standartların yerleşmesine önayak olmak, ileri ölçüde Ar-Ge, yenilikçilik, yaratıcılık, eğitim ve kalite yapılarının güçlendirilmesi kanalıyla rekabetçi yerli sanayinin gelişimine destek vermek, pazar, teknik gelişmeler, eğitim ve ilgili politikalar konusunda üyelerini düzenli olarak bilgilendirmek." dedi.

Demiryolu sektöründe faaliyet gösteren yerli sanayimizin gelişmesi açısından RAYDER'in, bu hedeflere uygun stratejiler ve politikalar oluşturduğunu ifade eden Aydın, altyapı ve araç üretimi yapan sanayinin günümüz uluslararası koşullarına uygun gelişmesi için çalışmalar yapıldığını vurguladı.

Raylı sistemlerde son zamanlarda yaşanan hareketlenmeyi, önemli gelişmeler olacağının ve sektörel ivmelenmenin yukarı doğru yöneldiğinin göstergesi olarak değerlendiren Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık kendi tramvayını, metrosunu üretmiş, milli trenini ve hatta hızlı trenini üretme çabasına girişmiş bir Türkiye var. Tüm bu çabalar, yan sanayiyi de geliştiriyor ve milli ekonomiye katkı sağlıyor. Günümüzde artık 'yerlilik, yerli üretim, yerlileştirme' kavramları üzerinde daha fazla duruluyor. Bu alanda dışarıya fazladan döviz ödenmesi, raylı sistemin Türkiye'de gelişimini gerekli kılıyor.

Yerli üretimle, cari açığı olumsuz yönde etkileyen ithalat en aza indirgenerek reel ekonomiye katma değer sağlanacak. Aynı zamanda teknolojinin gelişimi, yerlilik oranı artışı ile maliyetleri daha da düşürecek. Gelecekte yapılacak Ar-Ge çalışmaları, yerlileştirme çalışmalarındaki ilerlemeler ve kapasite kullanımındaki artışlar sayesinde yaklaşık yüzde 75 yerlileştirme ve buna ilaveten ekonomik iyileşmeler görülebilecek. Bu doğrultuda hükûmetin yasalaştırdığı yüzde 15 yerli ürün fiyat avantajının kullandırılması ve ihalelerde yüzde 51 yerlilik şartı, sektöre katkı sağladı. Yerli üreticinin desteklenmesi için bu uygulama önemli. Eksiklerin tamamlanmasıyla daha iyi sonuç vereceğine inandığımız bu uygulamayı destekliyor ve önemsiyoruz."

http://www.rayhaber.com/2017/07/yerlilik-sarti-rayli-sistem-sektorune-katki-sagladi/
Mesajı Paylaş

Traverten

Raylı Sistemlerde Yerli Üretim Hamlesi


Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümelenmesi (ARUS), Yerli Üretim İş Birliği Günleri'nin ikincisini gerçekleştirdi. Etkinlikte ana üreticiler; Durmazlar, Bozankaya, Hyundai Eurotem, Siemens, ARUS üyeleri ile aynı masada buluştu.

Programda; raylı sistem parça üreticileri, mühendislik ve tasarım, boji, klima, cer motoru ve kontrol sistemleri, gövde, aydınlatma sistemleri, yolcu bilgilendirme sistemleri, yazılım, kalite, test, belgelendirme ve diğer sahalarda faaliyet gösteren ARUS üyeleri, firma tanıtımları ve ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.

"Ülkemizin potansiyelini, ihtiyaçlarımızı üretirken kullanmak istiyoruz"
Geniş bir katılımın olduğu Yerli Üretim İş Birliği Günleri'nin açılışında konuşan OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, ülkemizin sanayi potansiyelinin bilinen ve görülenden daha yüksek olduğunu söyledi. Aydın, "Kendi ülkemizin potansiyelini kendi ihtiyaçlarımızı üretirken kullanmak ve bunu hayata geçirmek istiyoruz. Ülkemizin geleceği, özgürlüğümüz ve bağımsızlığımızın kritik yeri burası." dedi.

'Paramız var, istediğimiz yerden alırız!' düşüncesiyle ülkenin kalkınamayacağını, işsiz insanlara iş bulunamayacağını bildiren Orhan Aydın, şunları vurguladı: "Çalışan, üreten, tasarlayan herkese minnettarız. Hepsini kutluyor, teşekkür ediyoruz. Özellikle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın bu konuda yeterince dikkatli olduğunu düşünüyoruz. Yüzde 51 kavramının Türkiye'ye gelmesiyle bir paradigma değişikliğinin yaşandığını sanayicilerimizle beraber biz de gördük, yaşadık."

Yüzde 51 yazıldıktan sonra her şeyin bir anda değiştiğini, yabancı firmaların ve bürokrasinin bakışının değiştiğini aktaran Aydın, "Herkes yüzde 52, 53, 60, 70, 80'leri telaffuz ediyor. Bu bile bizim için yeterli değil. Biz kendi yerli ve milli firmalarımızı çıkararak, işleri onların üzerine odaklayarak, yanına gerekiyorsa yabancı firmayı; onun bulacağı modelleri biz şu anda daha çok istiyoruz. Türkiye'nin sektörle ilgili bütün paydaşları burada. Üniversiteler, STK'ları, firmalar, kamu kurumları hepsi bu grubun içerisinde. Türkiye'nin bu sektörle ilgili geleceğini hep beraber biz planlayacağız. Bu alanda ciddi bir potansiyel var. Savunma sanayiinden daha geniş bir alan burası." ifadelerini kullandı.

Başkan Aydın, belediyeleri de bu felsefeye yaklaştırmak istediklerini sözlerine ekledi.

"Sanayicilerimize de büyük görev düşüyor"
TCDD ve ARUS Yönetim Kurulu Başkanı İsa Apaydın, konuşmasına 23 Eylül 2017'nin, TCDD'nin 161. kuruluş yıl dönümü olduğunu belirterek başladı. "2003 yılından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın liderliğinde ve hükümetlerimizin desteğiyle yeni bir demiryolu seferberliği başlatılmış, demiryollarımız yeniden devlet politikası olarak kabul edilmiştir. Bu seferberlik kapsamında demiryollarına bugüne kadar 60 milyar liranın üzerinde yatırım yapılmıştır." sözleriyle devam eden Apaydın, söz konusu yatırımlarla; gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizi yüksek hızlı tren teknolojisi ve konforuyla tanıştırdıklarına işaret etti.

Demiryolu endüstrisinin ülkemizde gelişmesi ile yerli ve milli üretim kapsamında önemli çalışmalar yaptıklarını ve bunların devam ettiğini anlatan Apaydın şöyle devam etti: "TCDD'nin destekleriyle hızlı tren makasları, traversleri ve raylarını yerli olarak ülkemizde üretiyoruz. Dizel tren setini, yük vagonunu, dizel motoru ve E-1000 milli elektrikli lokomotifini, makas taşıma vagonu ve demiryolu sinyalizasyon sistemini yerli ve milli olarak üretmeyi başardık. Fakat bu yeterli değildir. 2023 yılı 500 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak, yurt dışına giden dövizi ülkemizde tutarak kalkınmaya destek vermek için demiryolu hatlarının yapımı ve demiryolu araçlarını yerli olarak üretmek için sadece TCDD'ye değil, sanayicilerimize de büyük görev düştüğünü dikkatlerinizi çekmek istiyorum."

"Özgüveni verirseniz hepsini yaparız"
ASO Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Özdebir, TCDD'nin 2003 yılından sonra şaha kalktığını ifade ederek, "Bu dev, ayağa kalktı. Gerek fabrikalarıyla, yerli dizel projesiyle, gerek elektrikli tren projesiyle ve bunun arkasından da inşallah hep birlikte hızlı tren de üretmemiz lazım. Bunu yapabilecek kabiliyette firmalarımız da var. Bu özgüveni siz bize verirseniz biz bunların hepsini fevkalade yaparız." dedi.

Türk Hava Yollarına yeni uçaklar alındığını, 1 milyar dolarlık offset konulduğunu, bunun için Bakanlığa teşekkür eden Özdebir, şunları paylaştı: "Dünyada bunun yüzde 100'e çıkartan ülkeler var. Biz de keşke onu başarabilseydik. Ankara sanayisi olarak 1 milyarlık offsetin üzerine en az 10 milyar daha ilave edeceğimize eminim. Raylı taşıtta da aynı şekilde. Türkiye'nin tedarik tarihçesinde TCDD aslında müthiş bir sessiz devrim gerçekleştirdi. İlk defa teknolojik ürün alımında yüzde 51 şartını koydu. Bu Türkiye'de ilktir. Sayın Başbakanımıza, müsteşarımıza, emeği geçenlere katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu, Türkiye tarihinde bir milat oldu. Ondan sonra bu tip alımların hepsinde yüzde 51 şartı kondu."

Politikaları oluştururken aynı zamanda ülke içindeki rekabetinde oluşturulması gerektiğine dikkat çeken ASO Başkanı, ana tedarikçi veya yüklenici olarak birbirleriyle yarışan en az ikişer tane firmanın olması gerektiğini söyledi. Özdebir, "Rekabet olan yerde her zaman Ar-Ge, inovasyon, verimlilik ve yarış vardır. En az 2 firma çıkarmalıyız. Özellikle Sanayi İşbirliği Programı kapsamında bu yarışmada birden fazla firmamın olmasında, rekabetin olmasında büyük fayda var." diyerek konuşmasını tamamladı.

"Yerli ve milli üretime geçmek milli görevdir"
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Orhan Birdal, 2003'ten itibaren milli ve yerli temalı seferberlikle demiryollarının şaha kalktığını, 80-90 yılda yapılan demiryolu yatırımından çok daha fazlasının bu dönemde yapıldığını ve yapılmaya da hız kesmeden devam edildiğini bildirdi.

Bakanlık olarak kendilerine ayrılan bütçe imkanları çerçevesinde yapabileceklerinin en fazlasını yapmanın gayreti içinde olduklarını kaydeden Birdal şöyle devam etti. "2003 yılından bugüne kadar Bakanlık olarak toplamda 347 milyar liralık yatırım yaptık. Bundan demiryolu sektörü 60 milyarın lirayı aşan bir pay aldı. Projeler tamamlandığında 2023 yılına kadar 3.500 km yüksek hızlı, 8.500 km de hızlı tren hattımız olduğu gibi konvansiyonel hatlarımızın tamamı elektrikli ve sinyalli olacak."

Ekonomik bağımsızlık için projelerin yanı sıra demiryolu sektöründe yerli ve milli üretime yönelmenin ve kendi milli imkanlarımızı oluşturmanın gerekliliğinin altını çizen Orhan Birdal, "Bu konuyla ilgili bugüne kadar oldukça önemli mesafeler alındığını görmekteyiz. Düne kadar en basit malzemeler bile ithal edilirken, bugün çeken ve çekilen araçları dahi TCDD'nin bağlı ortaklıklarında üretebilir hale geldik. Yerlileşme ve millileşme sürecini kendi yüksek hızlı trenimizi üretip en kısa sürede raylara indirerek taçlandırmayı ümit ediyorum." dedi.

Müsteşar Birdal son olarak şu hususları vurguladı: "Diğer sektörlerde olduğu gibi demiryolu sektöründen de yerli ve milli üretimin sadece kamu tarafından yapılmasını beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Siyasi istikrar ve buna bağlı olarak ekonomik istikrarın sonucu olarak büyüyen ve gelişen özel sektörümüzün yerli ve milli üretime geçmeleri milli bir görevdir. ARUS üyelerinin bugüne kadar yüzde 48'den yüzde 60'a varan yerlilik oranlarıyla toplam 224 ulaşım aracını milli marka olarak üretmeleri her türlü takdirin üzerindedir."

http://www.rayhaber.com/2017/09/rayli-sistemlerde-yerli-uretim-hamlesi/ Mesajı Paylaş

HDS

Siemens de yerli üretici olarak mı katılmış toplantıya? Mesajı Paylaş

Traverten

Raylı sistem araçları en az yüzde 51 yerli olacak

Metro, hafif raylı sistem, tramvay ve benzeri araçların asgari yüzde 51 yerli malı ile üretilmesine yönelik Başbakanlık Genelgesi, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Başbakan Binali Yıldırım imzasıyla yayımlanan genelgede, teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı sistemlerinin proje ve şartnamelerinin onaylanması ile standartlarının belirlenmesi görev ve yetkisi 26/09/2011 tarihli ve sayılı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararnamenin 15. Maddesi ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına verildiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda emniyet, güvenlik, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve il özel idareleri ile bunlara bağlı veya ilgili kurum kuruluş ve şirketlerin yapacağı metro, hafif raylı sistem, tramvay ile benzeri kullanılan çeken ve çekilen araçların asgari %51 yerli malı olacaktır.

Türkiye'de üretilen ürün ve hizmetlerin alımına dair teknik şartnameler başta olmak üzere yerli üretim ve hizmetlerin sunulmasını engelleyen ikincil mevzuat hükümlerine yer verilmeyecektir.

Yerli üretim ve alımlarla ilgili olarak yapılacak ihale ve sahip tedarik işlerinde yerli üretim ve hizmetlerin kullanımını sağlayacak teknik ve idari düzenlemelerin teşvik edilmesi için gerekli her türlü tedbir alınacaktır.

http://www.rayhaber.com/2017/11/rayli-sistem-araclarinin-en-az-yuzde-51-yerli-olacak/ Mesajı Paylaş

turkdefence

Güzel haber, İzban'ın son çift katlı ihalesi burdan yola çıkarak ya yerli ürün ortaya koyulana kadar ertelenmeli veya varolan ürün için yerli üretim şartı istenmelidir. Çift katlı ve Türkiye'de üretimi olmayan bir araç kimin aklına geldiyse artık. Mesajı Paylaş

HDS

#37
Kas 07, 2017, 03:29 ÖS Last Edit: Kas 07, 2017, 05:48 ÖS by HDS
Neye hizmet edeceği belli olmayan rakamlar bunlar.. %51'ler.

Ne numaralar dönüyor bu işlerde.


Neyse; Hiç değilse üretim tarafına da yerlilik şartı eklendi, yoksa %51 ayağına ithal makinelere, hatlara basıverceğidik paraları.


Ona da zamanında imzayı basan da, şimdi "Aaaa %51 yerli olmazsa olmaz" diyen de aynı adam. Ne değişti? Mesajı Paylaş

ÜNAL

Hükümet bu konuda eğer gerçekten samimiyse boş muhabbetleri bırakıp herkese güzelce kabul ettirmeli yerli malı kullanmayı.
Diğer taraftan Eskişehir 14 yeni Skoda tramvaya 26 milyon $ verince siz milli ekonomiyi düşünmüyorsunuz diye parayla çalışan gazetecilere Yılmaz hocayı topa tutturup aynı setlerden çok daha fazla alan Konya belediyesini müjde diye yansıtırsa kendi adıma işlerine geleni alsınlar derim bir birey olarak.
Ayrıca her ihalede yüz milyonlar yedirilen ülkede daha emekleme aşamasındaki raylı sistem üreten firmalarımıza bazı hibeler yapılsa en azından şirketlerin kendilerini toplamaları açısından çok iyi olur.
Eskişehir'deki ihalede yerli firma 30 milyon teklif edip kaybetmişti mesela.
Diğer taraftan izban için isterlerin çok doğru olduğunu okumuştum bir yerde.
Yani yerli yada yabancı bakılmaksınız istekleri çok yerindeydi.
Zaten ulaşım konusunda ülkenin zirvesinde olan bu şehrin işleyişi için daha farklı sistemlerin denenmesi de normal karşılanabilir. Mesajı Paylaş

Traverten

Türk Mühendisler Yerli ve Milli Tramvay Çekici Üretti

Samsun'da Makine Mühendisleri Kemal Yusuf Tosun ve Kadir Öney, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Metro İstanbul AŞ'nin talebi üzerine, Avrupa'daki değeri 475 bin Avro olan 'Uzaktan Kumandalı Çekiciyi, tamamen yerli ve milli olarak 350 bin liraya mal etti. Mühendisler 12 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda Elektrikli Manevra Aracı 150'yi (EMA 150) yazılımı dahil tamamen yerli olarak geliştirdi.

Samsun Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı SAMULAŞ'ta bulunan tramvaylarda denenen araç, testten başarıyla geçti. Uzaktan kumandalı EMA 150, Metro İstanbul AŞ bünyesinde, arızalanan tramvayları çekmek için kullanılacak.

'TEK YERLİ ÜRETİCİ BİZİZ'

Kullanıldıkları parçalar, yazılım ve tüm ekipmanların Türkiye'de Türk mühendisleri tarafından üretildiğini anlatan Makine Mühendisi Tosun, EMA 150'nin yerli ve milli bir araç olduğunu vurguladı. Aracın 5 vitesli olduğunu belirten Tosun, "Kademeli olarak 30 kilometre hıza ulaşabilmekte. Türkiye'de bu aracın tek yerli üreticisi biziz, onun için gurur duyuyoruz. Avrupa'daki emsalleri 475 bin avro olan çekiciyi tamamen yerli ve milli olarak 350 bin liraya mal ettik. Elektrik kesintilerinde tramvayların bulundukları yerden çekilmesi, bakım ve onarımlarının yapılması için EMA 150 kullanılıyor. Aracımız 80 metreden kumanda ile kontrol edilebiliyor. Aracın çekme kapasitesi 150 ila 200 ton arasında. 5 saatte şarj oluyor ve 60 gün kullanabiliyorsunuz" dedi.

http://www.rayhaber.com/2018/03/turk-muhendisler-yerli-ve-milli-tramvay-cekici-uretti/ Mesajı Paylaş

Eray

Merhaba,
İzmirde hizmete giren tramvayları hangi firma veya firmalar üretiyorlar ?
Ayrıca izmirde kullanılan elektrikli otobüslerin üretici firması hangisi bilgisi olan aktarabilir ise sevinirim. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Tramvaylar Hyundai-Rotem, elektrikli otobüsler Bozankaya. Mesajı Paylaş

Traverten

Yerli ve Milli Sileo Marka Elektrikli Otobüslerimiz

Sileo, elektrikli akü ile çalışan, 10m, 12m, 18m, 25m uzunluk seçenekleriyle, hızlı yolcu indirme-bindirme olanağı sağlayan, %100 alçak tabanlı, İtalyan CUNA, Alman VDV, StVZO görüş ve sürücü bölgesi standartlarına uygun, 75-232 yolcu kapasiteli, 4 saatlik şarjla 400 kilometre menzile sahip olan, çevre dostu, sessiz, verimli ve ekonomik Türkiye'nin ilk yerli elektrikli otobüsüdür.

Yeni SILEO, sahip olduğu rejeneratif enerji ile de fren enerjisini elektrik enerjisine dönüştürüp aracın bataryasını dinamik olarak şarj edebilen, içten yanmalı motor yerine aks üzeri elektrikli motor kullanılması ile geniş ve ferah bir iç hacim oluşturan, 10-25 m arasında uzunluk alternatifine göre 75 kişiden 232 kişiye kadar yolcu taşıyabilen çevre dostu bir araçtır.

Dizel araçlar genel koşullarda 100 kilometre başına 50 litre yakıt tüketirken, tüm yol koşulları dikkate alındığında yeni SILEO ortalama 0,8 kWh/km, yani yaklaşık 15 kuruşluk tüketim sergiliyor. Yolculuk esnasında rahatsız edici hiçbir motor gürültüsü olmayan yeni SILEO bu tasarımı ile şehirlerimizde ve yurt dışında büyük ilgi görüyor. Türkiye'de daha önce Konya, Eskişehir ve İzmir belediyelerinde kullanıldı.
Şimdi yeni nesil olarak Elazığ ve Manisa kullanacak.

2014 yılında Türkiye'nin ilk yerli yüzde 100 elektrikli otobüslerini üretmeye başlayan Bozankaya firması, 2017 yılında AR-GE çalışmaları ile geliştirdikleri 2. nesil araçlarını 20 adet 18 metre ve 2 adet 25 metre olmak üzere toplamda 22 adet yüzde 100 elektrikli yeni nesil SILEO elektrikli otobüs Manisa Belediyesi için, 18 metre uzunluğunda toplam 15 adet yeni nesil SILEO'yu da Elazığ Belediyesi için üretti. Manisa ve Elazığ belediyeleri için üretti. Araçlar partiler halinde 2018 sonuna kadar belediyelerimize teslim edilecek.

Sileo, şehirlerde yaşam kalitesinin artmasına katkıda bulunan ve dizel araçlara kıyasla %75'e yakın tasarruf sağlayan özellikleriyle ön plana çıkıyor. Ankara/Sincan'daki fabrikada tamamen Türk işçilerin emeğiyle üretilen milli ve yerli bir marka yeni nesil Sileo'lar yurt dışına da ihraç ediliyor.

http://www.rayhaber.com/2018/08/yerli-ve-milli-sileo-marka-elektrikli-otobuslerimiz/ Mesajı Paylaş

Traverten

Yılmaz Redüktör İlk Yerli Tramvay Dişli Kutusunu Üretti

3 yıl evvel, Durmazlar firması önderliğinde, ASELSAN ve kardeş firma ELK Motor arasında yerli tramvay çekiş sistemi tasarlamak ve üretmek konusunda bir anlaşma yapıldı. Proje, TEYDEB kapsamında yürütüldü ve başarıyla sonuçlandırıldı.

Bu projenin çıktısı olarak şu anda Durmazlar yüzde yüz yerli bir tramvay üretti. Motoru ELK, dişli kutusu Yılmaz Redüktör, sürücüsü Aselsan tarafından üretilen bu yerli tramvayın şasesi ve bogi çekiş sistemi ve tüm sistem entegrasyonu ise Durmazlar tarafından yapıldı.

Yılmaz Redüktör, Türkiye'de üretilen ilk yerli tramvay dişli kutusunu üretmenin gururunu yaşıyor.

ARGE'ye büyük önem veren Yılmaz Redüktör, ayrıca alternatif dişli malzemeleri ile dişli ömür ve yük taşıma kabiliyetlerinin artırılması, motora entegre sürücü, Nesnelerin interneti, yüksek verimli sonsuz vidalar gibi projeler yürütüyor.

http://www.rayhaber.com/2018/09/yilmaz-reduktor-ilk-yerli-tramvay-disli-kutusunu-uretti/ Mesajı Paylaş

HDS

Durmazlar'da epey üst bir yönetici ile bunu beş sene kadar önce tartışmıştık. "Siemens'le tramvayda bir yere kadar gidebilirsiniz, oturun planınızı yapın, yerlileştirin ve lideri de siz olun" diye.

"Vay ben onu nasıl satayım, vay yatırımı nasıl karşılayayım.." diye epey sızlanma dinlemiştim.

Aklı yolu bir. Ekosistem çok önemli. Bu günleri görmek ne güzel. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter