Türkiye'de Astronomi Çalışmaları

Başlatan commandos, Eyl 09, 2016, 03:59 ÖS

« önceki - sonraki »

commandos

Erzurum Atatürk Üniversitesi öncülüğünde sınıfında "3+ üzeri teleskop barındıran 3. en yüksek sitesi" olacağı planlanmaktadır. Sanırım çok faydalı olacağını düşündüğüm güzel bir proje.

http://dag.atauni.edu.tr/?page_id=63

Not: Bu konunun üzerinde durulması, gözden kaçırılmaması için buraya yeni konu açmak istedim. Mesajı Paylaş
Dünyada iki bilinmeyen vardır; biri Kutuplar, diğeri Türkler...
-Albert Sorel-

Teknisyen

3+ dan kasıt 3000 metre üzerinde konumlanması mı?

Mesajı Paylaş

HDS

Galiba öyle. İki parametre var zaten. Ayna çapı -ki 3m ayna çapı artık çok büyük değil- bir de irtifa.

Yüksek irtifadaki sıcaklık değişimlerinden o aynayı çarpıtmadan kullanabilmek ise işin "challenge" tarafı.  :) Mesajı Paylaş

swat

mükemmel bir proje özellikle doğuda yatırımdan uzak kalmış üniversiteleride hareketlendirip yeni proje üretmeye zorlar belki? Mesajı Paylaş

The Thing

Türk bilim insanları ilk kez bir gezegen keşfetti


Ankara Üniversitesi ve Ege Üniversitesinde görevli öğretim üyesi üç Türk bilim insanı ile bir doktora öğrencisi, Güneş sistemine 212 ışık yılı uzaklıkta Jüpiter benzeri bir "öte-gezegen" keşfetti.

Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Yılmaz, yaptığı açıklamada, 2007 yılında Ankara Üniversitesi'nden araştırmacıların liderliğinde başlattıkları, Türk, Japon ve Rus bilim adamlarından oluşan uluslararası bir proje çerçevesinde sürdürülen "gezegen arama" çalışmalarının ilk meyvesini verdiğini söyledi.
Son yıllarda bir TÜBİTAK projesi ile de desteklenen bu çalışma ile Antalya Bakırlıtepe'de bulunan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde 1,5 metre ayna çaplı Rus-Türk Teleskobu ile Japonya Okayama Astrofizik Gözlemevi'nden işbirliği çerçevesinde sağlanan iyodin hücresi aygıtı kullanılarak, çok hassas gözlemler yaptıklarını belirten Yılmaz, bu analizler sonucunda yıldızları gözlediklerini ve çıkan sonuçlardan da bazı değişimleri fark ettiklerini ifade etti.

Yılmaz, bazı değerlerin değişiminin, yeni bir gezegen kaynaklı olabileceğini anladıklarını ve bu alanda çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Çalışmalarımız sonucunda ben, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Osman Selam, Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Varol Keskin ve Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nde doktora öğrencimiz İbrahim Özavcı ile beraber Jüpiter benzeri bir Güneş dışı bir gezegen (Öte-gezegen) keşfettik. Türk bilim adamları ilk defa bir gezegen keşfetmiştir. Bunun gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Jüpiter'den 1,5 kat daha büyük boyutlara sahip bu yeni gezegen, yıldızının etrafında bir tam yörünge turunu neredeyse bir yıl sürede tamamlamakta. Gezegen, Jüpiter benzeri bir gaz devidir ve dolayısıyla yaşam barındırma ihtimali yoktur. Keşfedilen 'öte-gezegen', yıldızına olan uzaklığının, Dünya-Güneş arası mesafeye eşittir. Bulduğumuz gezegen ile alakalı bir makale yazdık. Bu makale, astronomi literatürünün en saygın yayınlarından 'Astronomy&Astrophysics' dergisinde yayınlandı. 10 yıllık emeğimizin karşılığını da bu şekilde aldığımızı düşünüyorum."

"GEZEGENE 'TÜRK YA DA ATATÜRK' İSMİNİ KOYABİLİRİZ"

Güneş sistemine 212 ışık yılı uzaklıkta buldukları Jüpiter benzeri bir "öte-gezegen"e "Türk ismi" koymak istediklerine dikkati çeken Yılmaz, bununla ilgili bir oylama da yapılabileceğini kaydetti. Yılmaz, "Bildiğim kadarıyla Japonya, ABD, Fransa ve Kanada, keşfettikleri ilk gezegene bir isim verdiler. Bizde de neden olmasın? Böyle bir düşüncemiz var. Benim "Türk", "Türk1" ve "Atatürk" isimleri aklımdan geçti." ifadelerini kullandı.

http://www.ntv.com.tr/teknoloji/turk-bilim-insanlari-ilk-kez-bir-gezegen-kesfetti,OESjCo-Jr0S8Cx2Epp0qEQ Mesajı Paylaş

The Thing

TÜG-TÜBİTAK ULUSAL GÖZLEMEVİ


Kısaltılmış adı ile TUG yani TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Antalya'nın Elmalı ilçesi sınırlarında Bakırlıtepe de kurulmuş bir rasathanedir.

Ulusal bir gözlemevi kurulması ve bu gözlemevinin ülkemizdeki tüm gökbilimcilere hizmet vermesi fikri 1960'larda ilk kez İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Nüzhet GÖKDOĞAN ve Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Abdullah KIZILIRMAK tarafından gündeme getirilmeye başlanmıştı. Bu fikrin hemen destek bulmasından sonra ilk önemli adım, TÜBİTAK bünyesinde 1979 yılında "Uzay Bilimleri Araştırma Ünitesi" adı altında bir birimin kurulmasıyla atıldı. Bu ünite 1983'te "Ulusal Gözlemevi Yerseçimi Güdümlü Projesi" ne dönüştürülerek gökbilimcilerin uzun sürecek macerası başlamış oldu.

Ulusal bir gözlemevi kurulması konusundaki düşünceler 1983 yılında "Ulusal Gözlemevi Yerseçimi Güdümlü Projesi" haline dönüştüğü zaman artık yerseçimi çalışmaları resmen başlatılmış oluyordu. Ankara, İstanbul, Ege, Boğaziçi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ni temsil eden 7 araştırmacı projenin yürütücülüğünü üstlendi. Böylece uzun ve zorlu bir çalışma başlamış oldu.

Proje çerçevesinde ilk aşamada Türkiye genelinde 17 aday dağ belirlendi ve bunlardan aşağıda sıralanan 4 tanesinde eş zamanlı astronomik görüş ve meteorolojik gözlemler yapılmaya başlandı. Zor koşullar altında ve kısıtlı imkanlarla yapılan bu gözlemlere o yıllarda ülkemizdeki hemen hemen tüm gökbilimciler destek verdiler. Gözlemevi için 4 aday bölge belirlendi:

Muğla, Kurdu : 1612 m
İzmir, Ödemiş : 2159 m.
Adıyaman, Nemrut : 2206 m.
Antalya, Bakırlıtepe : 2547 m.

Uzun çalışmaların ardından Gözlemevinin Antalya/Bakırlıtepe'de kurulmasına karar verildi.

1991 yılında yeniden belirlenen TÜBİTAK Yönetimi DPT'ye sunulmak üzere TAD Başkanlığı'ndan 5 yıllık bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi istedi. Hazırlanan proje 20 Temmuz 1991'de TÜBİTAK'a sunuldu. DPT'ye iletilen proje 1992-1996 yılları arasını kapsayan yaklaşık 7 Milyar TL bütçeli bir Ulusal Gözlemevi kuruluş projesi olarak başlamış oldu.

7-11 Eylül 1992 tarihlerinde İnönü Üniversitesi'nde yapılan 8. Ulusal Astronomi Toplantısı sırasında, bu projenin yürütücülüğüne Prof. Dr. Zeki Aslan'ın önerilmesine karar verildi. Zeki Aslan'ın hazırlayıp sunduğu, 1992 yılı için 541 milyon TL bütçeli, TBAG-DPT destekli bir yıllık proje, Ulusal Gözlemevi Kurulması adı altında 1 Ekim 1992'de yürürlüğe girdi.

Gözlemevi kuruluş çalışmaları belirli bir aşamaya geldiğinde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Kuruluş ve İşletme Yönetmeliği olarak 17.07.1995 tarihli ve 22346 sayılı Resmi Gazete'de yayınlandı. Ardından 6 Ekim 1995 tarihinde de ilk müdürü olarak Prof. Dr. Zeki Aslan atandı.

2500 m yükseklikte modern bir araştırma merkezi kurmak hiç de kolay olmadı. Saklıkent'ten gözlemevine yol açılması, elektrik hattının döşenmesi, teleskop ve hizmet binalarının yapılması, gözlemevinde çalışacak teknik, idari ve araştırmacı personelinin oluşturulması gibi önemli aşamalar birer birer aşılarak 5 Eylül 1997 tarihinde dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından TUG'un resmi açılışı yapıldı.

Halen;

-RTT150,
- T60
- T100
- Rotse III-D

adlı 4 teleskopa sahip olan TUG, çok sayıda astronomi projesine ev sahipliği yapmakla ve eğitim faaliyetlerinde bulunmaktadır..

TUG hakkında ayrıntılı bilgi için:

http://www.tug.tubitak.gov.tr/index.php Mesajı Paylaş

Danişment

Bu projenin bize katkısı nasıl olacak? Bu kadar masraftan maksat sabaha kadar yeni gezegen aramak değildir heralde acaba nasıl olacak? Ne umuyoruz bu projeden? (Bu sorular doğru sorular mı bilmiyorum) Mesajı Paylaş

merzifonlu

Çok basit sayın Danişment, uzay çalışması yapacaksan yani uzayda uydum şuyum buyum olsun diyorsan, önce uzayı gözlemeyi ve uzayla ilgili hesap kitap yapmayı öğrenmelisin. Bunun da yolu temel bilimden yani astronomiden geçiyor. Mesajı Paylaş

putty

İnsanlığa faydalı olmak gibi bir işimizde var her şey para değil ki. Mesajı Paylaş

Danişment

Ülkemiz daha büyük dertler ile meşgulken kesinlikle ve kesinlikle zannetmiyorum ki mesele insanlık olsun. Ancak ortaya çıkacak kıtmetsiz dereceden bilgiler insanlık adına sunulur, duyurulur.

 Hatta NASA bile insanlık falan demesin böylesine bir küresel yarışta o marsa giden araçlar bile zannetmiyorum ki insanlık adına gitsin. İnsanlık kelimesisadece medyatik laflar için meze olur bu dünyada. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Danişment üstadım bu bir bilim. Hem de temel bilim. Eğer bu işlerle uğraşmayacak isek Türk Uzay Ajansını niçin kuruyoruz? Bu konuda da mı yabancılara el açıp onlarda bilgi lütfu bekleyeceğiz? Uzaya gönderdiğimiz uydulardan birinin, bu işlerden anlamadığımız için, atılış anında bir uzay çöpüne çarpıp parçalandığını kaçımız biliyor?

Keşke bir futbol stadyumuna yatırdığımız para kadar yatırım yapsaydık bu bilime?
Türkiye'deki en büyük teleskop 1.5 mt. çaplı aynası ile Antalya/Elmalı'daki TUG da. Dünyanın en büyük teleskobu ise İspanya'da 10.5 mt. çapında. Bizimkilerin Dünyada esamesi okunmuyor.

(Bu arada bir örnek olması açısından: Dünyanın en büyük teleskobunun maliyeti yaklaşık 4oo milyon TL. Galatasarayın TT Arenasının maliyeti ise 800 milyon TL. Yani TT Arena ile 2 adet Dünyanın en büyük teleskobu yapılabilirdi) Mesajı Paylaş

putty

Yıldızlardan kripton çıkartacak halleri yok insanlığa hizmet işte daha başka ne olacak teleskop işte her ülkede var. Mesajı Paylaş

Danişment

HARZEMŞAH üstadım, üstad diyerek kibarlık ettiğiniz için teşekkür ederim ama kesinlikle haketmiyorum bu sıfatı.

  Benimde aradığım niyet sizin ve sayın merzifonlu'nun bahsettiğiydi.
Sayın putty bahsettiğinizi ise itibar çalışması olarak görüyorum.
Teşekkürler Mesajı Paylaş

HDS

Öte yandan, bu tür alengirli işlerle uğraşmak hesaplama, veri tabanı, tasarım ve imalat konusundaki kabiliyetlerinizi çok ama çok arttırır. Bu işleri de çok sallamamak gerek. sadece "romantik" konular değiller bunlar.

Sadece bilim değil, genel ülke "yetkinliği" de böyle üstüne vazife olmayan şeylerle artar. Yoksa hepimiz zaten halı dokuma tezgahlarının başında olur takılırdık öyle. Mesajı Paylaş

hergeleci

Hindistan sefaletle urgrasmasina ragmen neden dunyanin bas firlatma aktorlerinden biri haline geldiyse ondan. Ne uzucu ki boyle cok temel bir isle ugrasiyoruz hala.

Asteroid erken uyari, otonom yeni uzay navigasyon tekniklerinin calisma prensibi kutlelerin bulunup olculmesi, vs vs veya en basitinden teorilerimizin coktugu aykiri yerlerin bulundugu uzayin boylece yeni fikirleri/teorileri/bilimi/teknolojiyi tetikleyecek olmasi dolayisiyla.

Para yoksa ben kapatacak/satacak bir kac sey biliyorum. Mercedeslerle baslasinlar...
Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter