Oca 23, 2019, 10:07 ÖÖ

Sohbet

Başlatan petibor, Ağu 25, 2016, 09:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Eray

Şu aralar savunma sanayisine çokça yatırım yapılıyor evet ama ileride ne olacak?

Gözlemlerime dayanarak söylüyorum büyük firmaların hepsi üniversitelerdeki hemen hemen bütün deneyimli hocaları topluyorlar. Zaten doğru düzgün bir şey aktaramayan üniversitelerin git gide içleri boşaltmaya başlıyor diye düşünüyorum. Bu durum bence ileride çok daha büyük sorunlar açacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz ? Mesajı Paylaş

Eray

#571
Haz 20, 2018, 05:32 ÖS Last Edit: Haz 20, 2018, 05:40 ÖS by Eray
Merhaba bilgisi olanlara Akınsoft'u sormak istiyorum. Nasıl bir fabrika cidden bahsi geçildiği gibi seri üretimde robot üreten bir fabrika mı?
Yoksa popüler olmak için ortaya atılmış bir yalan mı? Çin'den ithal edip ben ürettim diyen bir yer mi? İşin içinde gerçekten bahsi geçildiği gibi bir arge yapılıyor mu?

Bunu neden sordum? Öğrenciler arasında çok popüler olan bir şirket. Ama işin aslını bilmiyorum. Kendi sitesine koydukları fotoğrafları inceliyorum. 1 tane (kaç eksen olduğunu pek anlayamadığım) torna makinesi ve onun çevresine kurulmuş küçük bir atelye haricinde 10 15 kadar insanın çalıştığı bir yer olarak görüyorum.

Bulunduğum bazı topluluklar içinde özellikle oraya teknik gezi düzenlenmesini isteyen insanlar var. Ancak bu insanlar çoğunlukla bilgi değil fikir sahibi olan insanlar. Ben işin içini merak ettiğim için bu soruyu sormak istedim. Mesajı Paylaş

putty

Camdan dışarı baktım benim araba hariç bütün arabaların üzerinde battaniye var. İnşallah dolu yağmaz Mesajı Paylaş

sadalone

Mahfi Eğilmez gibi çok değerli bir isme bile tahammül edememişler dün sabah NTV'den kovmuşlar.Bu zihniyetle ülke'deki kadrolar daha ne kadar kötü hale gelecek merak ediyorum.

Kadroların kalitesiyle ülke'nin arasında adeta uçurum var, normal'de asla bir yere gelemeyecek adamlar çok kritik yerlerde bulunuyor.Dolayısıyla bu kadrolarla bu ülkenin yürütülmesi mümkün değil bu sürdürülemez.

Mesajı Paylaş

murattekin

Neredeyse hiçbir kanalın haberi izlecek gibi değil. Hepsi bir rüya aleminde. LSD çekmiş gibiler. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

matmat26

#575
Tem 05, 2018, 04:37 ÖS Last Edit: Tem 05, 2018, 04:41 ÖS by matmat26
2002-2017 arasi Avrupa Nufus değişimi.
*Mülteci ve göçler hariç tutulmuş sanirim.

Türkiye nüfusuna bir Hollanda eklemiş. 4.5 milyon multeciler ile de Hollanda + Danimarka.  :D

Ulkemizin nüfusu artarken, çevremizde nüfus azaliyor. Olan nüfusu bile koruyamiyorlar. Bu bizim icin uzun vadeli firsat






Kaynak:
https://twitter.com/DrDataStats/ Mesajı Paylaş

HDS

O halde gelsin bu artan ve işsiz güçsüz nüfus için Millet Kıraathaneleri. Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

En azindan yarim yuzyildir soylenegelen bir klise bu.

Degil efendim degil, bu nufus avantaj firsat  falan degil. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

matmat26

#578
Tem 06, 2018, 06:38 ÖS Last Edit: Tem 06, 2018, 06:43 ÖS by matmat26
Ben Nüfusun önemine inaniyorum. Türkiye coğrafyası 110-120 milyon insanı evrensel medeni degerler ile yaşatıp, yetecek büyükte.

Yeterki  Kültürel, Ekonomik olarak Pakistan, Bangladeş seviyesine düşmeyelim. Bir büyük yıkım yasamayalim. Savaşa girmeyelim. Cografyamizda irili ufakli ulkeler bize karşı ne yaparlarsa yapsınlar. Günün sonunda bize nefesleri yetmeyecek. Bunu günümüzde Yunan yaşıyor.


30 yıl sonra elinde bugün tuttuklarinin işe yaramadığını gören, kendini daha cesaretli ve korkursuz göstermeye çalışan da yaşayacak.

Kimse inanmasada ben yeni kuşağın 1930, 1940,50,60,70,80 dogumlulardan kat be kat daha kaliteli, uyumlu, nitelikli olduğunu düşünüyorum. (Bu arada 1910 ile 1970 arası insanlara büyük saygi duyuyorum. Çünkü bu ülkeyi inşa etmek için en buyuk zorluk ve sıkıntıyı bu nesil çekti.)

1940 doğumlu eğitimsiz ile 1990 doğumlu egitimsiz arasinda dağlar kadar pozitif fark var. 1990 doğumlu , 1940 dogumluya gore daha uretken, çünkü calismak zorunda.

Çünkü günümüzde 10 dönüm bostan yan gel yat osman kalmadı. 20 yıl önce 50 dönüm ekin ekip bir yil geciniyordun. Suan mümkün değil.



Orta yaşın üstünde bir çok insan Y ve Z kuşağına her türlü kara çalıyor. Siz Kendi cocuklariniza inanciniz yok mu? Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#579
Tem 06, 2018, 07:18 ÖS Last Edit: Tem 06, 2018, 07:55 ÖS by delenda_est_carthago
 Hangi ülke sırf kuru nüfusuyla kalkınmış tarihte acaba??? Tam tersi, savaşlarda nüfuslarının önemli bir miktarını kaybetmiş ülkelerde çok daha hızlı gelişme görüyoruz. Bkz ikinci dünya savaşından sonra Almanya ve Japonya, Kore savaşı sonrası güney Kore.

sırf genç nüfusla olaydı bu iş Hindistan dünyanın en güçlü ülkesi olurdu, per capita GDP si yerlerde sürünmezdi. Yıllarca İngiliz sömürgesi olarak kalmazdı. Keza Mısır. Keza Nüfusunun sadece 6da biri insan gibi yaşayabilen Çin.

Eğitilemeyen bir genç nüfusun sosyal dokuya verdiği zarar ve yolaçtığı Siyasi instabilite de cabası. Hiç nüfusu hızla artan stabil bir demokrasi var mı acaba dünyada? Neden acaba?
Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

sadalone

Genç nüfusla övünecek bir durumda değiliz aksine nitelikle hale getirmediğimiz için gelecekte başımıza büyük bela olacak.Genç işsizliği yüksek, kadınların iş gücüne katılımı çok çok kötü durumda yani biz zaten mevcut nüfusumuzdan bile yararlanamıyoruz onlara bile iş yaratamıyoruz.Dünyanın gidişatına baktığımızda gelecekte de iş yaratabileceğimizi sanmıyorum.

Bizimle benzer nüfusu olan Almanya'da 45 milyon çalışan var bizde bu rakam 30 milyon,  üstelik tarım dışı olarak bakıldığında çok daha kötü durumdayız.

Rahmi Koç birkaç sene önce bir röportaj vermişti kendisine katılıyorum.

"Nüfus 80 milyon kişiye doğru gidiyor. Bu bize büyük bir ayak bağı oluyor. 50-60 milyonda kalsaydık çok daha zengin olurdu bu ülke"
http://www.haberturk.com/ekonomi/para/haber/1093312-rahmi-koc-80-milyon-nufus-ayak-bagi-dedi

Kore'nin kalkınmaya başladığı 1970'de nüfusu 32 milyondu  Türkiye'nin ise 34 milyondu.Bugün onların 50 milyon nüfusu varken bizim 80 milyon nüfusumuz var.

Bizim nüfusu artırmak yerine mevcut nüfusun katma değer üretimini artırarak vatandaşlarımızın refahını artırmak üzerine bir yol izlememiz gerekiyor. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Tamamen aynı kanıdayım ve tamamen aksini düşünüyorum...

Olaya eğer refah açısından bakarsanız %100 haklısınız. Eğer elinizdeki pastayı ne kadar az dilime bölerseniz, kişi başına düşen pay artar, refah düzeyi yükselir. Ama olay sadece ülkenin refah düzeyini artırmak değil ki?

İşin bir de demografik yönü var. Toplumu ileriye götüren, toplumun kaymak tabakasını oluşturan eğitimli, kültürlü ve komplike meslek sahibi kitlenin doğurganlığı azalırken, herhangi bir meslek sahibi olmayan, "Ne iş olsa yaparım abi?"ci nüfusun oranı gittikçe artıyor. Böyle giderse yakında ilk okul ve ortaokul bitirmiş olmak bile bir tercih nedeni olacak. Bu nedenle bu duruma düşmemenin başlıca çözümü, nitelikli kitlenin doğurganlığını artırmak, vasıfsız kitlenin ise azaltılmasını sağlamak. Böylece toplumdaki kalifiye meslek sahibi olanların sayıları artacak ve ülke da nüfus artışı kuru kalabalık olarak değil, tam tersine potansiyel bir güç haline gelecektir....

Ama nasıl?

Mesajı Paylaş

sadalone

Dediğiniz tabi ki bir çözümdür ama uygulanabilir olduğunu sanmıyorum.

Eğitimli, kültürlü kitle sonuçta başka bir ülke'den gelmedi onların da büyük çoğunluğu bir kaç nesil önce ırgattı.

Herkese eşit fırsatın verildiği iyi bir eğitim sistemi oluşturmaktan başka bir çözüm yok gibi duruyor.


Mevcut nüfusumuzun potansiyel bir güç olmamız için engel yada eksik olduğunu sanmıyorum.Refahı artırmak asıl önceliğimiz olmalı bugün eğer G.Kore yada İspanya seviyesinde bir kişi başı milli gelire bir refaha sahip olsak dünyanın en büyük 5 ekonomisinden biri olacaktık.


Mesajı Paylaş

şirpençe

Nüfus muhabbetini görünce aklıma Amcamın lafı geldi. Kalabalığı insanların umursamaz halini görünce söyle der bana.

"Ulan oğlum bi memlekette 90 senedir savaş olmaz mı hiç etraftaki adama bak bu kadar adamı Devlet nasıl besleyecek bunların yarısının ölmesi lazım" diyor.

Amcam 80 yaşına merdiven dayadı kendine de çok iyi bakar yeme içmesine dikkat eder hiç kendini üzmez.
Şimdi diyecem amca ıyi güzel diyonda senin hiç ölmeye niyetin yok  ;D
Isin ucunda bastonu kafaya yemek de var susuyoruz mecburen  ;D Mesajı Paylaş

HDS

@Harzemşah, Abi geçenlerde Türkiye'de bürokrasinin ciddi bir kısmının halen ne kadar "stratejik" olduğu, Türkiye'yi ileride ne kadar büyük dertlerden kurtaracağını idrak etmedikleri, özel bir teknolojiyi ve çeşitli ürünlerini geliştiren bir enstitü/akademi'deki bir "enstitü" şefine görüşmeye gittim. Gördüklerimden çok da etkilendim.

Kadıncağız sonra apar topar gitti, kızı sınava girmiş, yaşadıkları "ilçe"de "İmam Hatip"ten başka okul yok. Puanı anadolu lisesine yetiyor, lakin, o da Anadolu İmam Hatip. Ebeveynler çocuklarını imam hatip okuluna vermek zorunda değil. Bundan uzak durmakta da haklı olmanın sebepleri de var.

Türkiye'nin en büyük üç "beyin" kaynağı; İstanbul'da daha doğru dürüst bütün bir hat toplu taşıma yok. Metrosu, banliyö treni bitmemiş, insanların yolda süründükleri bir şehir. Ama devletimiz Sivas'a hızlı tren yetiştirme derdinde. Ankara "Melih Gökçek" adlı bir hadsiz hudutsuz düzenbaza emanet edilmişti. Bir tek şehri öğütüp satmadığı kaldı toz olarak. Son kale İzmir'di, o da İstanbul'u 5-6 sene geriden takip ediyor. Bu üç şehirde de her "mahalle"de çocukların her gün götürülebileceği doğru dürüst parklar yok. Çoğunda yürüyecek kaldırım bile yok. Anaokullaşma, kreşleşme yerlerde. Boktan bir oyun grubu kılıklı kreş için 40-50K TL isteniyor İstanbul'da. Ankara çok farklı değil, İzmir yarıda.

Hayat eritici, çoluk çocuk büyütmek bu insanlar için bir "servet" transferi. Yollarda sürünmek, kaldırımlarda bebek arabası tekerleği kırmak demek.




Devlet zaten vatandaşını "salmış çayıra", "başınızın çaresine bakın" diyor. Bunlar nasıl üresin yahu? Herkes Özlem Tekin mi olsun?..  ;) Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter